Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #41  
Alt 01-06-2008, 22:36
milomanara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
milomanara milomanara isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 17 May 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.807
Standart

Bence bu bir arap sapkınlığı. Çok öznel olsada yaşadım bir olayı örnekleyeyim: Çalıştığım firmanın arap müşterisiyle(Birleşik Arap Emirlikleri'nden) Bakırköy'de kahve içiyoruz, önümüzde de buz pateni pisti var insanlar paten yapıyor. Neyse adam 45-50 yaşlarında kır sakallı falan, kız arkadaşımın resmini göstereyim(evli bu arada) sana dedi, cep telefonunu açıp resmi uzattı. Gösterdiği resimde 13~14 yaşlarında bir kızcağız elinde ayısıyla gülümsüyor! Ben salak salak yanlış oldu bu kızın galiba dedim Herif bişey söylemedi aldı telefonu cebine koydu.

Benim anlamadığım küçük kızlarda "kadınlık" ögesini bulabilmeleri, bana kalırsa kadını kadın yapan, davranışları, tarzı, kısaca "kadın" gibi olması, çekici yapan da bu. Sırf taze diye olmamış meyveyi yemek gibi bişey, ne diyeyim arap işte(evet genelledim, yine olsa yine genellerim)
Alıntı ile Cevapla
  #42  
Alt 01-06-2008, 23:21
Lestat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Lestat Lestat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Mar 2008
Mesajlar: 520
Standart

Yav biz bu adamlara kızıyoruz yok 50 yaş küçük kızla evlenmiş 20 yaş küçük kızla evlenmiş diye ama ortada bir evlilik olduğuna göre karşıdaki de istemiş bizim kızabileceğimiz burada üzmezin yaptığı,muhammedin yaptığı olabilir anca istekli bir evlilik varsa arada 60 yaşta olsa kim nediyebilir ki.

Gerçeğin ne kadarına dayanabilirsin?
Alıntı ile Cevapla
  #43  
Alt 01-06-2008, 23:28
AYATA AYATA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 10 May 2006
Mesajlar: 1.416
Standart

Şöyle düşün lestat 60 yaşındasın 18, 20 li yaşlarda bir kız yanaşıyor sana, konuşuyorsunuz, gülüşüyorsunuz, anlatıyor sana hayatını....ve sokuluyor yavaşça...be adam hiç mi düşünmezsin bu kızcağız belkide baba sevgisi hiç tatmadı, baba sıcaklığı hiç bilmiyor , arkasını dayayacağı bir dağ gibi baba hiç olmamış, ruhundaki ürekek güvercin havası sesiziliyor....demek atacan yatağı o yanaştı bana diye....
Alıntı ile Cevapla
  #44  
Alt 01-06-2008, 23:39
Lestat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Lestat Lestat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Mar 2008
Mesajlar: 520
Standart

yav sirius ben nie atayım yatağa tmm haklısın öyle de olabilir ama hepsi mi bu yüzden evlendi.tmm baba sevgisi eksikliği falan.çocuk yapıyor kız oda baba sevgisi eksikliğinden mi yani.

Gerçeğin ne kadarına dayanabilirsin?
Alıntı ile Cevapla
  #45  
Alt 02-06-2008, 03:30
AYATA AYATA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 10 May 2006
Mesajlar: 1.416
Cool

ben altmış yaşında olursam eğer ve o yaştayken 18 lik bir kız bana yaklaşırsa....şuh bir gülüşle bile olsa.....Kur'an nasıl derdi cüzzamlı görenler için...."Aslan görmüş Zebralar gibi kaçarım" bu, bu insan doğasına aykırı...Estetik de değil...
Alıntı ile Cevapla
  #46  
Alt 02-06-2008, 03:37
Lestat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Lestat Lestat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Mar 2008
Mesajlar: 520
Standart

sirius sen 60 yaşına gelince bir daha konuşalım bence

Gerçeğin ne kadarına dayanabilirsin?
Alıntı ile Cevapla
  #47  
Alt 03-06-2008, 04:00
walla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
walla walla isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2006
Bulunduğu yer: Ben anadolunun her karış topragindan, suyundan, güneşinden ve havasından doğdum, ben anadoluyum...
Mesajlar: 1.692
Standart

Kur'anda direk kadin yasini arayin demedim,zaten yazmaz,ama o üstün bir ahlak üzeredir sizin akliniz aliyormu 60 yasinda 9 yasindaki kizla evlenmis olsun,hepsi ona iftiradir,

Gulmemek için kendimi tutmuyorum ve guluyorum.

Bedenimin her zerresi Anadoludur. Ben anadolunun her karış topragindan, suyundan, güneşinden ve havasından doğdum, ben anadoluyum...
Alıntı ile Cevapla
  #48  
Alt 03-06-2008, 10:05
benun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
benun benun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 May 2008
Mesajlar: 41
Standart

Peygamberliğin gelişinden on yıl sonra, 50 yaşındayken eşi Hz. Hatice’yi kaybeden peygamberimiz (asm.) kendisine hem ev işleri ve çocuklarının bakımında yardımcı olacak, hem de İslâm’a davet faaliyetlerinde destek olacak eşlere ihtiyacı vardı. Bunun için bir yandan yaşlı ve dul bir kadın olan Sevde’yi, öte yandan da en yakın arkadaşı olan Hz. Ebubekir’ in kızı Hz.Ayşe’yi istetti.

Hz. Peygamberin bu isteği, vahyin başlangıcından 10 yıl sonradır. Hz. Ayşe vahiy başlangıcından beş altı yıl önce doğmuştur. Dolayısıyla Hz. Ayşe’nin peygamberimizle evlendiği yaşın 17-18 olduğu ortaya çıkar.

Bu konu, daha detaylı bir şekilde Mevlana Şibli’ nin “Asr-ı saadet” kitabında geçer. (İst. 1928. 2/ 997)

Hz. Ayşe’nin evlendiği zaman yaşının büyük olduğunu, ablası Esma’nın biyografisinden kesin olarak anlıyoruz. Eski biyografi kitapları Esma’dan bahsederken diyorlar ki: “Esma 100 yaşındayken, hicretin 73. Yılında vefat etmiştir. Hicret vaktinde 27 yaşındaydı. Hz. Ayşe ablasından 10 yaş küçük olduğuna göre, onun da hicrette tam 17 yaşında olması icap eder. Ayrıca Hz. Ayşe, Hz. Peygamber’den önce Cübeyr’le nişanlanmıştı. Demek evlenecek çağda bir kızdı.” (Hatemü’l enbiya Hz. Muhammed ve hayatı, Ali Himmet Berki, Osman Keskioğlu, s. 210)

Peygamberimizin evliliklerini nefsanî ve şehevanî telâkki eden, eski zaman münafıkları gibi, yeni zamanın ehl-i dalaletine verilen kesin ve susturucu cevap:

Evliliğin iki ana gayesi vardır.. Biri neslin çoğalması, diğeri şehevanî duyguların meşru dairede tatmin edilmesidir.. Neslin çoğalması evliliğin illeti, yani en öncelikli gayesidir. Nefsanî arzuların tatmini ise o vazifeyi gördürmek için yaratıcı tarafından verilmiş cüzi bir ücrettir. Tıpkı şahsi hayatın devamı için yemeğin içine konulan lezzet gibi.

Gerek tarihî açıdan, gerekse insan yaratılışı açısından Peygamberimizin evliliklerini incelediğimizde karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor.

25 yaşına kadar, gençliğinin en heyecanlı çağında kavmi içinde bekar yaşamış ve hiçbir kadınla ilişkiye girmemiş, iffet sahibi olduğu, dost ve düşmanın ittifakıyla sabit olmuştur. Hatta kavmi ona her yönüyle güvenilen biri olarak "Muhammedül-Emîn" unvanını vermişlerdi.

Oysa içinde bulunduğu toplum, çok kadınla münasebeti normal addediyordu; Buna rağmen o, gerek 25 yaşına kadar ve gerekse daha sonraki hayatında pek çok hem de bakire kızla hayatını birleştirebilirdi. Ancak o, böyle yapmayıp kendisinden 15 yaş büyük, 40 yaşında dul bir kadınla evlenmiştir. Hem de bu evliliği eşi vefat edene kadar tam 25 yıl sürmüştür. Yani elli yaşına kadar tek ve dul bir hanımla yetinmiştir.

Onun evliliklerinde nefsaniyet olmadığının bir delili de, müşriklerin davasından vazgeçmesi için yaptıkları teklife verdiği cevapta saklıdır.

Müşrikler, amcası Ebu Talip'e gelip, "yeğenin eğer başımıza reis olmak istiyorsa onu reis yapalım veya en güzel kız ve kadınlarımızı ona verelim. Ta ki, bu davadan vazgeçsin." dediler.

Amcası bu teklifi ilettiğinde Efendimiz (a.s.m) şu karşılığı verdi:

"Ey amca! Eğer sağ elime güneşi, sol elime de ayı koysalar 'vallahi ben bu davadan yine vazgeçmem"

Bu cevap onun neyin peşinde olduğunu, kadın gibi, reislik gibi insanların değerli addettikleri şeylerin onun nazarında ne kadar değersiz olduğunu ispata yeter.

İkinci evliliği ise Hz. Hatice'nin vefatından sonra yine yaşlı ve dul bir kadınla, Hz. Sevde ile olmuştur.

Hz. Sevde ile de üç yıl yaşadıktan sonra, yaklaşık 54 yaşına kadar hep tek kadınla yaşamıştır. İlginçtir ki, onun çok kadınla evliliği hayatının bundan sonraki son on yılı içinde gerçekleşmiştir Bu gerçekler karşısında evliliklerinde şehvani ve nefsanî arzuların tatmin gayesini aramak insan tabiatını ve tarihî gerçekleri inkar etmekle mümkündür.. Ve bu yaklaşım asla insaflı ve mantıklı bir yaklaşım sayılamaz. Olsa olsa kasıtlı bir karalama maksadı taşır.

Hayatının son yıllarına rastlayan evliliklerinde yukarda zikredilen evliliğin dayandığı her iki gayenin, îslin çoğalması ve nefsanî arzuların tatmininin bulunmadığını görürüz. Zira nesli, ilk eşi Hz. Hatice'den devam etmiştir. Daha sonraki evliliklerinde çocuğu olmamıştır. Sadece Mısır'lı Mariye'den rahim dünyaya gelmişse de bir buçuk yaşında vefat etmiştir.

Görüldüğü gibi evliliklerin ana gayesi olan neslin çoğalması, tarihî bir gerçek olarak Hz. Hatice'nin dışındaki evliliklerinde yoktur.

Geriye evliliğin ikinci derecedeki gayesi kalıyor, Yani nefsanî ve şehevanî duyguların tatmini. Peygamberimizin çok kadınla evliliğinde gerek fıtrat ve gerekse tarihî gerçekler açısından bu gayenin aranamayacağını gördük. Zira bir insanın nefsanî ve şehevanî arzularının en ateşli ve uyanık bulunduğu şüphesiz 15-45 yaş dönemidir.. Şayet Hz. Peygamber, bu dönemde birçok güzel kadınla evlenmiş, sonradan onları terkedip daha başka genç güzel kadınlar almış olsaydı, şehvanî hisleri tatmin yolunda ileri sürülen iddialar bir dereceye kadar haklılık kazanmış olurdu. Oysa o böyle yapmamış, tam tersine hayatının son on yılı içinde (53-63) aralarında Ümmü Seleme gibi yaşça ilerlemiş, ve birçok çocuğu olanlar da dahil, aldığı hanımları ileri yaşlarda ve dul olarak almıştır. Meselâ, Hz. Sevde 53 yaşında ve dul. Hz. Zeyneb binti Huzeyme, 5O yaşında ve dul. Ümmü Seleme 4 çocuklu ve 65 yaşında bir dul. Ümmü Habibe dul ve 55 yaşında, Meymune 2 çocuklu ve dul.

Bir başka tarihî gerçek de şudur. Bu hanımlardan eceli gelip ölenlerin dışında hiçbirisinden de ayrılmayı düşünmemiştir.

Gençlik çağı geçtikten sonra nefsanî ve şehvani arzularda gerileme olduğu inkar edilemez bir fıtrat kanunu ve yaratılış gerçeğidir.

İşte Peygamber Efendimizin çok evliliklerini tahlil ettiğimizde karşımıza bu ibretli tablo çıkmaktadır.

Özetle ifade edecek olursak, 15-45 yaş dönemindeki evliliklerde nefsanî ve şehevanî gaye aranabilir. Oysa Efendimiz, bu dönemde genç ve bakire kızlar ve kadınlarla evlenmemiştir. Tam tersine 40 yaşında, üstelik dul bir kadın olan, Hz. Hatice ile evlenmiştir. Ve bu evliliği Hz. Hatice'nin vefatına kadar sürmüştür.

Çok evlilikleri, nefsanî duyguların büsbütün gerilemeye yüz tuttuğu 53 yaşından sonraki dönemde gerçekleşmiş olduklarına göre, bu evliliklerde mantığın gereği olarak başka gayeler aramak zaruridir. Bu sadece aklın ve mantığın değil, insan tabiatının ve insaflı bir değerlendirmenin de zorunlu bir gereğidir.
Alıntı ile Cevapla
  #49  
Alt 03-06-2008, 10:07
benun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
benun benun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 May 2008
Mesajlar: 41
Standart

Siz çok evlilik var diye islamiyete söz söylüyorsunuz avrupanın daha ileride ve önde olduğunu söylüyorsunuz bir derece doğru ama size göre doğru. Avrupa dediğiniz yerde evlilik denen şey kalmamış zaten kim kime dum duma bir kişi ile evli görünüyor ama yattıklarının haddi hesabı yok!Bunu inkar etmenin gereği yok zaten herşey ortada.
Alıntı ile Cevapla
  #50  
Alt 03-06-2008, 10:10
AYATA AYATA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 10 May 2006
Mesajlar: 1.416
Standart

demek si kendinizi böyle kandırıyorsunuz...o da güzel
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bir yaşındaki kızla evlenilir! -miş :) Onursal Bedirhan Kadın & İslam 7 31-01-2009 22:48
en küçük üye ben miyim??:) jeyik Yeni Üyeler 31 28-10-2008 23:50
KÜÇÜK KIZ sodomo-- Konu-dışı 15 16-11-2006 23:21
Cinlerle evlenmek mümkün mü? İslam 63 20-10-2005 15:47

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:07 .