|
Sıradan bir Kürt köylüsü Kürt oldugunun bilincine bu süreç dahilinde varmıştır. Kürt kimligi konusundaki kazanımlarının bu silahli mücadele ile ve bu süreçte şekillendigini düşünmektedir. Kürt kimliginin devlet tarafından tanınmasının ise Pkk sayesinde oldugunu düşünmektedir. Bu yüzden de her Kürt'ün şöyle ya da böyle Pkk sempatisi vardır. Kürtlerin ezici bir çogunlugu bu savaşta en azından tarafsızdır. Pkk taraftarı olmasa bile devlet yanlısı hiç degildir. Bir tarafa direkt meyilli olsa zaten bu savaşı sürdürme imkanı da kalmaz. Bu tüm önyargıların uzagında sosyolojik bir olgudur ve dogru okunması gerekir.
|
Bu çok yanlış bir tahlil.
Kürt kimliği derken başka birşey mi kastediyorsun bilemiyorum ama "Kürtçe konuşmak, 'Kürt asıllı*yım' demek Kürt kimliğine sahip olmaksa bu ne 90'larda tanınmıştır ne de bugün devlet tarafından tanınmaktadır.
Ben çocukluğumdan beri bu tanıma göre Kürt kimliğinin tanındığını bilirim.
İçimizde 50'sini, 60'ını deviren arkadaşlarımız var. Onlar da teyit ederler ki Kürtçe konuşmak, kürt demek, Kürdüm demek her zaman vardı.
Polis, hangi Kürt ameleyi Kürtçe konuşuyorsun diye içeri atmıştır bugüne kadar.
PKK terörünün "Kürdüm" diyebilmeye hiçbir katkısı olmamıştır.
Ne katkısı olmuştur?
Kürtlerin bir kesiminde ulusal bilinç uyandırabilmiştir.
Ne yazık ki bu bilinç ırkçılık ve Türk düşmanlığı şeklinde oluşmuştur.
"Her Kürdün pkk'ya sempatisi olduğu da büyük yanlıştır.
Kürtlerin büyük kesimi başta din ve siyasi nedenler olmak üzere pkk'dan çok uzaktır. Ardından terör, terör sebebiyle hizmet gelmemesi, asker ile terörist arasında kalma sebeplerinden pkk'ya soğuk bakar.
Öyle olsa pkk'nın yasal partisi 1,5-2 milyon oy değil, 10 milyon oy alırdı herhalde.
Kürt kimliğine daha geniş çerçevede yaklaştığımızda ise pek fazla birşey değiştiği söylenemez.
Değişen sadece AB'nin yaklaşımıdır, eskiye nazaran açıkça dile getirilen görüşler sözkonusudur artık.
Kürt Kimliğinde değişimler vs.karınlarını doyurmuyor, Kürtlerin sorunlarını çözmüyor. İşsizliğe, yoksulluğa, sömürüye, insanlık dışı yaşam şartlarına çözüm olmuyor. Tüm bunların çözülmesi toprak devrimiyle, feodalitenin tasfiyesi ile, şeyhliğin, şıhlığın, ağalığın, aşiret reisliğinin bitirilmesiyle mümkün olabilir. Doğu ve güneydoğu'da proleteryanın oluşturulmasıyla düzelebilir.
Bunun önünde ise en büyük engel terördür, Güneydoğu'nun geleceğinin karanlık ve güvensiz görülmesidir.
Terör örgütü ise bunu mesele olarak görmez.
Ne terör örgütünün ne de yasal partisinin bu konular üzerinde bir eylem planı, programı, düşüncesi yoktur. Olamaz da.