|
HAKKA 40 - Kuşkusuz Kur'ân, şerefli bir peygamberin (Allah'tan) getirdiği sözdür.
HAKKA 41 - O bir şair sözü değildir, siz çok az inanıyorsunuz.
HAKKA 42 - Bir kâhin sözü de değildir, ne de az düşünüyorsunuz!
HAKKA 43 - O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.
HAKKA 44 - O, bize isnâden bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı,
HAKKA 45 - Elbette biz onu bundan dolayı kuvvetle yakalardık.
HAKKA 46 - Sonra da onun şah damarını keser atardık.
HAKKA 47 - O vakit sizden hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.
|
Arkadaş üstteki ayetleri Muhammed'in peygamber olduğuna, kendiliğinden konuşmadığına dair delil olarak getirmiş.
Nerden getirmiş bu ayetleri? Kur'an'dan?
Kur'an'ın Allah sözü olduğunu nerden biliyor? Peygamber öyle diyor?
Peygamberin peygamber olduğunu nerden biliyor? Kur'an öyle diyor?
Kur'an'ın dogru söylediğini nerden biliyor? Kur'an'ı Allah gönderdi, Allah yalan söylemez.
Kur'an'ı Allah'ın gönderdiğini nerden biliyor? Kur'an öyle diyor. Peygamber de öyle diyor.
Peygamber'in doğru söylediğini nerden biliyor? O bir peygamber, elbette doğru söyleyecek.
Muhammed'in peygamber olduğunu nerden biliyor? Kur'an öyle diyor.
Kur'an'ın doğru söylediğini nerden biliyor? ....
uzatmayayım...
Üç fail var ortada, üçü de birbirlerine şahitlik ediyor. Başka bir şahit de getiremiyorlar. Üçü dönüp dolaşıp birbirini tasdik etmekten başka bir delil getiremiyor.
Muhammed günümüzde yaşasaydı onun peygamber olamayacağına, olmadığına en başta şimdiki Müslümanlar kanaat getirirdi. Zira henüz beyinlerini yıkayacak onlara hoş vaadlerde bulunacak bir inancı benimsememiş, halen akıllarını kullanıp neyin çelişki, neyin imkansız, neyin mantıksız olduğunu bilebilecek akli düzeye sahip olacaklardı.