11. yüzyıl: Isaac ibn Yashush , Yaratılış 36'daki Edom krallarının Musa öldükten sonra bilinmeyen bir kimse tarafından eklenildiğini söylemiştir. Bu sebepten ötürü Isaac “gaf yapıcı” olarak anılmıştır.
15. yüzyıl: Rahip Tostatus, bazı bölümlerin kahinlerden biri tarafından yazıldığını, Musa tarafından yazılmadığını ileri sürmüştür.
16. yüzyıl: Andreas van Maes bir editörün Musanın yazdıklarına ilavelerde bulunduğunu ileri sürmüştür.
17. yüzyıl: Thomas Hobbes Musanın yazdıklarıyla çelişen kısımların kolleksiyonunu hazırlamıştır.
18. yüzyıl: 3 araştırmacı( Witter, Astruc ve Eichhorn) Tevrat'taki ikili anlatımların iki farklı yazar tarafından yazıldığı sonucuna varmıştır. İkili anlatımlara bazı örnekler:
Bu çiftlerin birbiriyle çeliştiği görülür. Çoğunlukla, biri tanrıyı Yahweh diye adlandırırken diğer Elohim olarak adlandırmıştır.
19. yüzyıl : bilginler Tevrat'ta bir kaç üçlü anlatımın da olduğunu farkettiler. Bu, üçüncü bir yazarın karıştığını gösterdi. Sonra Yasanın Tekrarı’niın Tevrat’taki diğer dört kitaptan farklı bir dil stilinde yazıldığına karar verdiler. Sonuçta, 19.yüzyıl sonunda, liberal bilginler Tevrat’ta 4 yazarın ve 1 editörün aktif bir yer aldığı görüşünde uzlaştılar.
20. yüzyıl : Akademikler belgesel hipotezi hangi mısraların kimin tarafından yazıldığını belirleyerek rafine ettiler. Ayrıca bu yazarların isimlerini de saptamaya çalıştılar. 1943’te, Papa XII. Pius bir divino afflante spiritu dağıtımı yaptı ki bunda akademikleri İncildeki yazıların kaynağını araştırmaya davet etti. Son arkeolojik buluşlar ve linguistik analiz araçları hipotezdeki araştırmayı kolaylaştırdı.
Belgesel hipoteze olan inanç bir takım faktörlerle tetiklendi, şöyle ki :
Bu faktörler dinbilimcilerin Tevrat'ın hibrid(melez) ve Musanın ölümünden ve kitapta anlatılan olaylardan epey sonra yazılmış olduğu sonucuna varmasını sağlamıştır. Yazarlar ve redaktörler bilinmiyor. Böyle olduğundan, Musanın okuma yazması olmadığına dair inaçları muhtemelen yanlıştı. Mısır'dan Çıkış zamanında Yahudilerin etrafında yaşayan bir çok büyük medeniyetin okur yazar olduğuna dair arkeolojik kanıt bulunmuştur. Dolayısıyla Musa'nın da okuma ve yazma bildiği kabul edilebilir.
Belgesel hipoteze göre çeşitli yazarlar tarafından yazılmış yazılar:
J:
E:
D:
P:
R:
Yaratılışın ilk on bölümünde J, P ve R nin pasajlarını belirten bir kopya hazırladık. Her bir yazarın yazıları farklı bir renkle gösterildi. (Yaratılış'ın ilk 10 bölümünün hangi bölümlerinin hangi yazarlar tarafından yazıldığını gösteren bu çalışmanın ingilizcesine http://www.religioustolerance.org/jepd_gen.htm adresinden ulaşabilirsiniz.) Yaradılış hikayelerinde ilk efsane P tarafından yazılmıştı. Ikinci bölüm boyunca J devreye giriyor ve ikinci bir hikaye anlatıyordu. Nuh tufanında, yaradılış 6:5 den 8:22’ye, redaktör alternatif bir yaklaşım getiriyordu. P den ve J den seçimler sunuyordu. Yaradılış 6:5 den başlanıp J nin ilavesi okunabilir; tüm bir hikaye. baştan başlanıp P’nin yazısı okunabilir. P sürekli, J den dikkate değer bir şekilde farklı olarak yazmıştır.
Belgesel hipoteze göre Pentateuch nasıl evrimleşmiştir:
Friedmann (dipnot 3), Asurlular, Kuzey Krallığını milattan önce 722’de fethettiklerinde bir çok göçmenin güney İsrail'e aktığını ve gelirken yanlarında kutsal E yi getirdiklerini öne sürmüştür. Akabinde, E ve J birleştirilerek tek bir döküman haline getirilmiştir ve JE olarak anılmıştır.
D muhtemelen bir yüzyıl sonra yazılmıştır. Milattan önce 622’de, yazıldıktan kısa bir süre sonra, rahip Hilkiah tarafından tapınağın yakınında bulunmuştur.Daha sonra D, JE ile birleştirilmiştir.
P Kral Josiah’ın ölümünden önce M.Ö. 609’da yazılmıştır, muhtemelen Kral Hezekiah’ın hükümdarlığı sırasında. JE’ye bir alternatif olarak yazılmıştır.
R ; J,E, P ve diğer dökümanları Yahudilerin ilk 4 kitabı içinde birleştirmiştir.Tevrat'ı tamamlamak için buna Yasanın Tekrarı’nı -D’nin yazılarını- eklemiştir.
Düzenlemeyi yaptığında, JE, D ve P dökümanları geniş bir deveran içindeydi. Herbiri çeşitli guruplar tarafından destek görmekteydi. R bu kaynakları birbirine daha bağlı tek bir döküman haline getirmeye çalıştı. Friedmann’a göre redaktör Ezra’ydı.
Doğaldır ki, çeşitli yazarlar sık sık yazılarına İsrail ve Yahuda dışındaki önceki pagan kaynaklarından alıntılar yapmışlardır. “Mezapotamya’da bulunmuş yazılara bakılarak çok açıktır ki Tevrat'takine paralel bir edebiyat milattan önce 3. bin ile 1. bin arasındaki bir dönemde var olmuştur. Hukuk kurallarını, yaratılış öykülerini, ilksel hikayeleri, epik öyküleri, ve Mezopotamya tarihinin çeşitli dönemlerinin benzeri hikayelerini biliyoruz.” Nuh’unkine paralel olan bir sel hikayesi eklenebilir.
Belgesel hipotezin kötüye kullanımı:
1919’da, Alman Nazi Partisi kurulduğunda, belgesel hipotez Alman din adamları tarafından geniş kabul görmekteydi. Naziler bu hipotezi Tevratın efsaneler, mitler, kahramanlık öyküleri ve kurguların bir kolleksiyonu olduğuna olan inançlarını yükseltmek için kullandılar. “ Naziler yeniden gözden geçirdikleri Alman Hıristiyanlığı adı verilen bir hıristiyanlık geliştirdiler ki bundaki Tevratı alman mit ve efsaneleriyle değiştirdiler. Alman Hıristiyanlığı halk tarafından tutulmadı, fakat nazi partisinin liderlik inançlarına örnek oluşturduğundan bir çok ünlü Alman hıristiyanın şehit olmasına katkıda bulundu.
References: R.E. Friedman, "Who Wrote the Bible?" Harper Collins, San Francisco, CA, (1997). Ibid, Page 79 Ibid, Page 87-88 P.C. Craigie, "The Old Testament: Its Background, Growth & Content," Welch Publ. Co, Burlington ON Canada, Page 121. Ken Collins, "The Torah in modern scholarship," at: http://www.kencollins.com/Bible-p2.htm Copyright © 1997 to 2001 incl., by Ontario Consultants on Religious Tolerance Latest update: 2001-AUG-14 Written by: B.A. Robinson
Bu yazı Usrenin tarafından http://www.religioustolerance.org/chr_tora1.htm sitesinden Türkçeye çevrilmiştir.