Cem ile Söyleşi



- Turan Dursun’u da kisaca anlatabilir misiniz?

“Hayatinin çok uzun bir dönemini adadigi Islam ve diger dinlerin birer aldatmaca olduguna karar verdiginde bunu bir aydin cesareti ile ele aldi.”

Cem: Turan Dursun 1934 yilinda dogdu. Babasi onun “Basra ve Kufe’de bile görülemeyecek kadar büyük bir Islam Alimi” olmasini istiyordu. Bu nedenle devlet okuluna göndermedi. Medreselerde, seyhlerin ve din hocalarinin yaninda geçti çocuklugu. Zeki oldugu için en agir Arapça egitim kademelerini hizla geçti; ileri düzey Arapça ve Kuran Dönemi Arapçasi’ndan farkli olan 11. ve 12. yy Arapçasi’ni ögrendi. Imam olabilmek için ilkokulu disaridan bitirdi. Sivas Müftülügü’ne kadar yükseldi. Hayatinin çok uzun bir dönemini adadigi Islam ve diger dinlerin birer aldatmaca olduguna karar verdiginde bunu bir aydin cesareti ile ele aldi. Öldürülme riskinin çok yüksek oldugunu çok iyi bildigi halde düsüncelerini baskalarina da anlatma sorumlulugundan kaçmadi. Ilk kitabinin basimindan iki ay kadar evvel öldürüldü. Ölümünden sonra ondan fazla kitabi ve sekiz ciltlik ‘Kuran Ansiklopedisi’ yayimlandi. ‘Mukaddime’ adli bir de çeviri kitabi vardir.


- www.turandursun.com nasil ortaya çikti? Yola çikis amaciniz ve hayata karsi durdugunuz yer neresidir? Web sitenizin temellendigi bir görüs var mi?

“Turan Dursun'u savunmayi diger siyasi düsüncelerimi savunmak ile ayni çerçeve içinde sikistirmisim, onu daraltmisim”

Cem: 1997 Yilinda çesitli kisisel görüslerimi anlatacagim bir web sitesi hazirlamaya karar verdim. Lycos Sirketi’nin ücretsiz web alanindan faydalanarak Kürt sorunu, Kibris sorunu gibi konularda fikirlerimi belirttigim küçük bir site yaptim. 3-4 Sayfadan olusan bu sitenin bir sayfasinda da Turan Dursun'u tanitmistim kisaca. Sonralari gelen ziyaretçi mesajlarindan sanki “Turan Dursun'u savunmayi diger siyasi düsüncelerimi savunmak ile ayni çerçeve içinde sikistirmisim, onu daraltmisim” izlenimi aldigim için sitedeki diger sayfalari iptal edip yalnizca ‘Turan Dursun temasi’ islemeye basladim. Böylece Kibris sorunu veya Kürt sorunu hakkinda benden farkli düsünenlerin de Turan Dursun'u diger sorunlarla karistirmadan, salt kendisi olarak algilayacaklarini düsündüm.

Ilk 2 yil günde 3-4 olan ziyaretçi sayisi 1999'da 30-40'a ulasti. Sitede açilan forum Türkiye'de alaninda bir ilk oldu. 2002 Yilinda Lycos hiçbir açiklama yapmadan siteyi kapatti. Özel islerim sebebiyle site 2004'e kadar kapali kaldi. Bu tarihte domain adi alinaraktan site tekrar açildi ve yine ilgi gördü. Iki buçuk yila yakin sürede 1000'e yakin ‘hack’ girisimi oldu. 6-7 Tanesini basarabildiler. Bu nedenle toplam 10-15 gün kadar yayinimiz kesildi. Ancak her seye ragmen pes etmedik.

“Hiçbir zaman ‘militan yapilanma’dan yana olmadik.”

2005 Yilindan itibaren sitede bireysel yönetimden ‘Yönetim Kurulu yönetimine geçme’ fikrini uygulamaya karar verdim. Gerek Turan Dursun'u gerekse Türkiye Ateist ve Dinsizleri’ni temsil etmek ancak bir kurulun islevi olabilirdi; ilgili ve üretken insanlar da çogalmisti. Simdilerde Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu, Tercüme Grubu ve Evrim Grubu gibi yapilarimiz var.

Turan Dursun Sitesi olarak ilkeli bir birlikteligi temel aldik. Sadece din ve dinsizlik konularinin ele alindigi sohbet ortamindan ibaret degiliz; bir tüzük olusturduk. Demokrasi ve insan hak ve özgürlüklerine saygiyi temel ilkemiz kabul ettik. Ileride gerçek bir Ateist/Dinsiz Dernegi kurmayi veya en azindan böyle bir dernegin kurulumunda yer alacak kisilerin yetistigi yer olabilmeyi hedefledik. ‘Din’e olmasa bile inananlara saygiliyiz. Forumlarimizda inançlar ve bunlarin unsurlarina küfür ve hakarete izin vermiyoruz. Bu tür davranislarin ‘özgürlük’ kavraminin sinirlari içerisinde oldugunu kabul etmiyoruz. Hiçbir zaman ‘militan yapilanma’dan yana olmadik. Baska bir deyimle “Sen bendensin, ayni yoldayiz! Bu nedenle -ne olursa olsun- ben senin yanindayim ve her seyine göz yumarim!” politikasi izlemedik.


- Destek aldiginiz örgütler, sivil toplum girisimleri, basin/ medya kuruluslari, alternatif yasam platformlari vb. var mi?

Cem: Hiç bir kurulus veya platformdan destek almiyoruz. Tamamen bagimsiz bir internet yapilanmasiyiz. Tamamen üyelerimizin gücüne dayaniyoruz.


“Çok sayida Turan Dursun ortaya çikti” desek abartmis olmayiz.

- Siteyi kurdugunuz günden bugüne aldiginiz tepkiler ne yönde ve bu süreçte bir degisim fark edebiliyor musunuz?

Cem: Hayati boyunca dinsel degerlerin elestirilemez oldugu fikriyle yetistirilen insanlar sitemizle karsilastiklarinda sok oluyorlar. Kimisi sadece dine çagriyi içeren teblig yapiyor, kimisi de küfür ediyor. Ancak olumsuz izlenim alanlarin %99'unun ‘sitemizde ileri sürülen iddialardan hiçbirine düsünsel degeri olan yanitlar verememesi’ önemli bir belirlememdir. Büyük çogunluk “Yapmayin bunlari, yanarsiniz!” düzeyinde mesajlar yaziyor. Olumsuz yorumlarin yaninda sitemizle tanismakla yalniz olmadigini anladigini söyleyen, büyük mutluluk duydugunu belirten pek çok insan da var. On yil içinde en büyük degisim bu oldu. Ilk yillarda bu tabu alaninda tartisan çok az sayida Ateist/Dinsiz var iken son yillarda bu sayi çok artti. “Çok sayida Turan Dursun ortaya çikti” desek abartmis olmayiz. Bazi üyelerimizin yaptigi tespitleri okudugumda Turan Dursun'u okurken duydugum heyecani ve kesfetme duygusunu yasiyorum. Özgür düsünce sahibi zeki gençlerimiz var. Onlarin çogaldigini görmek beni mutlu ediyor.


“Kitalar arasi terör estirmeyi övünç sayan Milli Egitim anlayisinin ‘Ogün Samastlar’in ideolojik besin kaynagi oldugunu düsünüyorum.”

- Turan Dursun suikasti da birçok suikast gibi karanlik köselerde tozlanmaya mahkum birakilmis olanlardan… Faili meçhul(!) cinayetlerde bir gelisme görebiliyor musunuz? Hrant Dink suikasti da altmis bir suikastla ortak kaderi mi paylasacak, yoksa artik bir seyler artik degisecek mi sizce?

Cem: Devlet, kamuoyuna karsi sorumluluktan ziyade ‘batili ülkeler’ karsisindaki kötü imajini düzeltme kaygisiyla ‘Dink cinayeti’nin zanlisini yakalamada hizliydi. Ancak tetikçiyi yakalamakla is bitmiyor. Rachel Dink'in dedigi gibi “Bir bebekten katil yaratan karanliklar sorgulanmali!” Iste bu karanlik, bu siddet kültürü devletin egitim sisteminden de kaynaklaniyor. Neredeyse Cumhuriyet’in ilanindan bu yana her ilkögretim okulunun bas kösesinde “öz evladini katleden, babasini-annesini-kardesini zehirleten, kimi alkolik-deli padisahlarin resimleri” yer aliyor. Kitalar arasi terör estirmeyi övünç sayan Milli Egitim anlayisinin ‘Ogün Samastlar’in ideolojik besin kaynagi oldugunu düsünüyorum.

Çanakkale savaslarinda bizimle birlikte Araplarin -ki 77. alayin tamami Arap idi- ve de Kürtlerin savastigini gizlemek, basariyi salt Türklere atfetmek de milli kibiri yükseltiyor. Benzeri pek çok örnek verilebilir. Iste masum bebekleri birer katil yapan süreçte bu yanlis egitim anlayisinin önemli payi oldugunu düsünüyorum. Devletin tetikçiyi yakalayip arkasindaki güce dokunamamasinin nedeni biraz da bu.. Zira devletin, suçun olusum ortamini hazirlamaktaki rolü büyük….


- 19. Ocak’ta Hrant Dink’in öldürüldügünü duydugunuzda ne hissettiginizi soracagim fakat cevabiniz 90 sonrasi tüm suikastlarda hissettiklerinizle ayni olacak sanirim… Halâ hiç bir seyin degismemesine ve gerçek faillerin yakalanmamasina yönelik olarak somut bir tepkide bulunuyor musunuz?

Cem: Turan Dursun da, Hrant Dink de bu toplumda tabu kabul edilen/ettirilen iki konuda açikça söz söyleme cesareti göstermistir. Birisi dini digeri ise milli degerlerle ilgili olarak toplumda genel kabul görenin tersi yönde görüs bildirmistir. Bu açidan konumlarini benzer görüyorum. Turan Dursun'un öldürülmesi nedeniyle hissettigim aci ile Hrant Dink'in öldürülmesi sonrasi hissettigim aci ayni derecededir diyebilirim.


- Bugün hala halkin çok büyük bir kismi Turan Dursun’u tanimiyor. Bunun nedeninin bir çok alanda karsilastigimiz sansür uygulamasi oldugunu düsünüyorum. Sizce bu sansürü kirmak için ne yapmamiz gerekir?

Cem: Tüm olanaklari kullanarak mücadele etmekten baska çare yok. Internet azinliklarin ifade araci olarak olanaklar sunuyor. Bundan maksimum oranda faydalanmak gerekiyor. Bu arada her ne kadar bir Alevi kanali olsa da SuTV gibi demokratik-özgürlükçü TV kanallarinin yayina baslamasi bana umut veriyor.


“Bir gün “Versene bana o Komünist kitaplarindan birini..” diyor ve okuyor.”

- Aslinda Turan Dursun’un sansürcü zihniyetle ilk çatismasi Sivas’tan Sinop’a sürgün edilmesiyle baslamis. 1990’da öldürülmesine kadar giden süreçte neler yasadi Dursun?

Cem: Sinop'a sürgüne gönderildiginde orada bir ögretmenle tanisiyor. Bu ögretmen de kendisi gibi sürgünde.. Ögretmen bir Marxist. O’nun için “Ne iyi bir insan; keske komünist olmasaymis!” diye geçiriyor içinden. Bir gün “Versene bana o Komünist kitaplarindan birini..” diyor ve okuyor. Marxist olmuyor ama dini reddetmesinde bu olayin etkisinin oldugunu tahmin ediyorum. Ancak bu olayda beni asil etkileyen sudur: Muhafazakar Müslümanlarin kendi temel ilkelerine ters gelen kitap okuduklari pek görülmez. Islam’i mutlak dogru gördükleri için farkli görüsleri ögrenmek istemezler. Turan Dursun'un benimsemedigi bir düsünceye ait bir kitabi okumak ve ögrenmek istemesi bana onun, farkli yasam anlayislarini da ögrenmeye açik, arastirmaci, bilimsel-süpheci, özgür düsünceli bir insan oldugu fikrini veriyor.


“Süleyman Ates ve Yasar Nuri Öztürk o dönemde karsisina çikamiyor Turan Dursun'un.”

70'li yillarda TRT'de bir dönem çocuk programi yapimciligina basliyor. Programlarda laik, demokratik degerlere yaptigi vurgular nedeniyle görevine son veriliyor.

Islam'i ve dini elestiren yazilarini kitaplastirabilmek için yayinevlerini kapi kapi dolasiyor. En demokrat yayinevleri bile korkuyor kitaplarini yayimlamaya. En sonunda Dogu Perinçek'in kapisini çaliyor; Perinçek kabul ediyor. Ayni zamanda o dönemde çikardiklari “2000'e Dogru” adli dergide de bir köse veriyor Turan Dursun'a. ‘Eren Kutsuz’ takma adiyla bu kösede yazdigi yazilar 80'lerin sonlarinda büyük yankiya sebep oluyor. Süleyman Ates ve Yasar Nuri Öztürk o dönemde karsisina çikamiyor Turan Dursun'un. Çünkü Turan Dursun Islam'a ve Arapça’ya çok hakim. (Ancak o öldükten sonra yazabildiler.)
Simdilerde de Arif Tekin, Ilhan Arsel, Erdogan Aydin var ayni mücadeleyi devam ettiren. Ancak onlarin Arapçasi Turan Dursun kadar iyi degil; bazisinin hiç yok...


- Karsilastiginiz olumsuz tepkiler ve sorunlar arasinda ölüm tehditleri vb. tehlikeler var mi?

Cem: Muhafazakar Müslümanlar’in büyük çogunlugu mesajlarinda bizi Allah'a havale ettiklerini, cezamizin onun tarafindan verilecegini söylüyor. Ancak aralarinda bizim izimizi aradiklarini, bulduklarinda öldüreceklerini, hatta önce iskence yapacaklarini, kestikleri kafamizi baska bir sitede yayinlayacaklarini söyleyenler de mevcut.


- Tabulari yikarak daha güzel bir dünya yaratmaya çalisan kardeslerimizi oyunlara kurban verirken siz kendinizi nasil güvende hissediyorsunuz?

Cem: Siddet kültürünün varligini halen önemli derecede devam ettirdigi Türkiye'de kendimizi güvende hissetmemiz mümkün degil. Ancak mücadeleyi birakmak da mümkün degil. Atletizmdeki bayrak yarisi gibi bayragi birilerinin alip devam etmesi ve baskalarina da devretmesi gerekiyor. Asil bunu yapamazsak Turan Dursun ölmüs olacak. Riskin bilincinde olarak mücadeleye devam etmek gerekiyor.

- Emeginiz ve ilginiz için çok tesekkür ederim. Kolay gelsin, iyi çalismalar!

 

FORUMLARIMIZ

 

Facebook Sayfamız

facebook

Youtube Sayfamız

Youtube