![]() |
Allah Alemi yoktan yarattı diyenlere, karşı delil
teselsülün inkar edilerek olayların başlama noktasını kabul ederek. yani olaylar neden eser şeklinde sonsuza dek gidemez, bir noktada, yani nedensiz neden olan alahda durmulıdır diyenler, kendilerince alemin ezeli olmadığını ve allahın alemi yoktan yarattını söylediler. fakat burada göremedikleri incelik şudur: olaylar zincirini geçmişte bir noktada kesip, allaha dayandırıyorlar bunu, ancak allah ezelidir, eğer allaha dayanıyorsa bu olaylar zinciri, o halde bu zincirin başlangıçsız olması gerekir. hem allaha dayandırıp, hem allaha ezeli deyip, hem de bu zincirin başlangıcı var diyemezsiniz
tam anlatamamış olabilirim. bu kitaplarda olmayan bir izahtır, dediğimi anlayanlar aleme ezeli demek zorunda kalacaklardır. allaha inanıp, alaha ezeli demek için de, sudur anlayışı kabul edilmelidir. ancak ibn sina farabi modeli bir akıl teorisini kabul etmiyorum, keyfiyetini, nasıllığını açıklayamadığım bir şekilde, alem allahın bilgisine göre ezeli olarak sudur etmiştir diyorum, buradaki sudur çıkma, taşma manasına gelen ifade mecazidir. 15 videom var; "teselsül batıl değildir" adlı videoda bunu anlattım, bi kaç güne bu video yüklenebilir. bu videom 10 vidyom var: http://tr.netlog.com/go/explore/vide...oid=tr-2251379 açılmıyosa, bu linki msn den tıklayın açılıyor daha fazla video için benzer videolar kısmından bakabilirsiniz ben namaz kılıyorum ateist değilim netlog sitesi yasaklanırsa şöyle yapın: ktunnel.com adresini açın, yukardaki linki Begin Browsing yazılı yere yapıştırın, tıklayın, video açılmazsa "ara" yerine "kursatotcu" yazın tıklayın, profiller markalar yazan yerde "videolar" var ona tıkla, ordan izle. yukardaki linki tıklayınca video direkt açılmazsa "ara" yerine "kursatotcu" yazın tıklayın, profiller markalar yazan yerde "videolar" var ona tıkla, ordan izle. |
şimdi başka bi forumda eski yazılarıma bakıyorken bişe gördüm. ben eskiden alahın varlığının başlangıcını savunuyorken, gözden kaçırdığım bi incelik varmış, şahsın biri beni bu konuda uyarmış ama ben onun dediğini anlamamışım şimdi o yazıyı göstereyim;
11. ayda 2005 yılında şahsın bana yazdığı yazı: Sevgili Kürşat ben bir müslüman olarak cevap vereyim. Eğer evren sonsuzdan beri yani ezelden beri var olsaydı , bugüne kadar hiçbir maddenin gelememesi gerekirdi diyorsun.Çünkü sonsuz zaman evvelinden beri varlarsa bu sonsuz zamanı asla aşamayacaklar ve günümüze ulaşamayacaklar diyorsun.Yok eğer ulaşmışlarsa başlangıçları sonsuz-ezeli değil ki bugüne gelebilmişler diyorsun.A ve B zaman aralığı sonlu olmalı ki a noktasındaki bir varlık b noktasına ulaşabilmeli diyorsun.....B noktası günümüzü temsil ediyor tabii ki...... Ama senin burada tam açıklamadığın yanlışa sapmalarını ben burada okuyuculara hatırlatayım.Sen bu mantığını yüce Allah için de kullanıyorsun ve O'nun da ezeli olmadığını ve bir başlangıcının olduğunu iddia ediyorsun.Çünkü diyorsun eğer Allah ezeli olsaydı günümüze asla ulaşamazdı diyorsun ve bir çuval inciri berbat edip herşeyi mahvediveriyorsun. Birincisi senin bu yanlış mantığını şöyle kolayca çürütmüştüm.Sen yokluğun ezeli olduğunu kabul ediyorsun farkında olmasan da...Örneğin yokluk yoktur diyorsun veya yokluk yaratılamaz diyorsun.Her iki şıkta da yokluğun sonsuzdan yani ezelden beri var olduğunu kabul ediyorsun ama farkında değilsin.Ben de sana dedim ki madem yokluk ezeli,o zaman o ezeli olan yokluk günümüze nasıl geldi?Sense bu soruma cevap veremedin. Sonra da ben sana dedim ki nasıl ki yokluğun ezeli olduğunu kabul ediyorsun ama aynı zamanda günümüze gelebildiğini biliyorsun,aynı şekilde yüce Allah'ın da ezeli olduğu halde günümüze ulaşabilmesini kabul etmelisin.Yokluk bile bunu başarabildiğine göre(senin mantığına göre),yüce Allah için bu çok kolaydır. Zaten bir şeyin sonsuz olabilmesi,hem ezeli hem de ebedi olabilmesi için hem sonsuz geçmişe,hem sonsuz geleceğe hem de bugüne ulaşalabilmesi gerekir.Yani yüce Allah için hepsi çok kolaydır. peşine adama demişim ki: allahın başlangıcını kabul etmeden yapılan alemin varlığına ilişkin izahların hepsi de aslında allahın varlığının başlangıcını kabul etmeye varıyor. bunu anlatacam aslında sende allahın başlangıncını savunuyon ama farkında değilsin bunu sana gösterecem. isteyenle görüşürüm. ben zaten yokluk yok demiştim. nerden çıkarıyon benim yokluğa ezeli dediğimi adambana demiş ki: sevgili Kürşat söyledim ya,yokluk yok deyince aslında onun var olduğunu söylemiş oluyorsun ama farkında değilsin izah: ben anlattığım nedenlere binaen allahın varlığının başlangıcını savunmuştum. sonra alahın varlının başlangıçlı olmaması lazım deyip, ezeli alem görüşünü temellendirme yoluna gitmiştim. ancak yukarda şahsın söyledikleri çok önemli bir tespitti. ve aklen allahında ezeli olması gerektiğinin net bi izahıydı. adam diyo ki: eğer allahın varlının başlangıcı olursa şu olur: mantıken başlangıçtan bahsedebilmek için, bu başlangıçtan önce zamanı ( o yokluk demiş) kabul etmek gerekir. başlangıç ancak zamanda olabilir. dolayısıyla sen: "allahın varlının başlangıcını savunsan bile, farkında olmadan zamana ezeli demiş oluyosun. sonuç olarak "olaylar geçmişten bugüne madem geldi, öyleyse gelebildine göre bi başlangıçtan gelmeli, ( sonsuz geçmişten bugüne gelinemez ve sonsuzluk tüketilemez prensibine göre) o halde allahın da varlığının başlangıcı olmalıdır" diyosun ama unuttuğun şu: peki o halde zaman ezelden bugüne nasıl geldi? yani bu sorudan kaçamazsın. allahın varlığının başlangıcını, sırf bu sorudan kaçmak için savunmuştun. ama gördüğün gibi bunu savunmakla da, bu sorudan kaçamadın. öyleyse alahın varlığının başlangıcını savunmanın bi anlamı kalmadı. zaten bunu savunamayacağını da sana kanıtlamış oldum diyor. bu şahsa bu tespitinden dolayı teşekkür ediyorum şu an tarih 2009 haziran. ben alemin ezeli ve alahında ezeli olduğunu 2006 ilk aylarda savunmaya başlamıştım |
ben yoktan değil vardan var olduğumuzu sanıyorum.
bu varlıktır. alemdir. yukarlarda sakallı tahtta oturmuş bekleyen bir tanrı değil. Alah , Tanrı, Yehova,Brahma, Vişnu, Zeus . bunlar insanların aptıkları tanrı kavramları. ve insan beyninin ürünü. insan ölünce bu tanrılarda sürekli ölmekte ve başka tanrılar yaratılmakta. başkalarının yarattığı tanrı kavramları üzerinden tartışılıyor. ancak öyle bir tanrı yok. |
Merhaba
Var dan var olmak tuhaf bir kavram.. ilginç !! O zaman yokluk nasıl var olabiliyor. ? Saygılarımla... |
genellemeler yapmak pek doğru değil ama. ben varlık & alemi yaşam olarak görüyorum. bu insan da olabilir, doğa da olabilir bilmediğimiz bir kuvvet de olabilir. biz alemden geldik. alemdir varlık. bu bildiğimiz tanrı değil. yokluk varlıka çelişkide . biz böceklerin , ağaçların, taşların yaşadığı gibi uyum içerisinde yaşasak bu alemde varız.ben böyle düşünüyorum. sizin imzanızda yazılan altı çizilecek bir cümle. insan o kitaplardan daha değerli ve büyük bir hazine.
|
Saygideger keci;
Var da, yok da; varlik kavraminin ifadeleridir. Birisi varlik kavramini; olumlu, yani var; digeri de; varlik kavramini olumsuz, yani yok diye ifade eder. Dolayisiyle; var ve yok ifadelerine girmeden once; varlik kavramimizin olmasi gerekir. Bu bir uclemdir. Ne var?, varlik; ne yok?, varlik. Dolayisi ile; var olmak, bir var sayimdir. Yani var ve sayim, yani pozitif ve bir. Ya da soyle dersem daha iyi algilanabilir belki. Yok varligin olumsuz bir ifadesi olarak vardir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Çok güzel anlatmışsınız doğru; kavramsal olarak böyle; ancak olayı nesnelleştirmek istersek, şöyle bir örnek verebilir miyiz acaba ? Bir insan düşünelim. Bu insanın vücudunu sınırlayan derisinin dış yüzeyi örneğimizde yokluk olsun yani burada insan yok, iç yüzeyide varlık olsun yani insan var. Şimdi dış yüzeyindeki yokluk kavramını yavaş yavaş sonsuza doğru azaltalım. Dolayısı ile tüm evreni doldursun insan derisinin iç bölgesi, en sonunda ne olur ? Yokluk ortada olmaz, eğer yokluk yoksa var dediğimiz şeye nasıl var diyebiliriz. Bu durumda varlık dediğimiz şeyde yok olacaktır. Öyleyse yokluk varlıktan önce vardı. Varlık onun sayesinde var oldu diyebilir miyiz ? Saygılarımla... |
Saygideger keci;
Sana soyle izah edeyim. Bir bebegi dusun; elini goruyor fark ediyor ve "ua" diyor. Simdi bu ornekte; bebek elini fark etmeden once; "ua" diyebilirmiydi? Diyemezdi. Demekki; bir seyin once algilanmasi lazim. Peki sey algilanmadan once nedir? iste soru bu. Eger algi ve kavram pozitifse, ki oyledir. Ozaman; algilanmadan once negatiftir. Yani; INSANOGLU; NEGATIFI POZITIFE DONUSTURMUSTUR. Buradaki negatif iki turludur. ikinci negatif ise; bebek "ua" demeden once; dusuncesinde beliren unlem veya sorudur. Iste sorunun isareti yani "ua" veya unlemin isareti, yani "ua" ikili pozitiftir. Yok ise negatifin anlamini veren ifade seklidir. Yani; ifade olarak vardir. Eger ne yok? sorusunun cevabi varsa; o zaman, yok; pozitiften sonra gelir, yani ucuncu negatiftir. ORTADA, UNLEM VEYA SORU YOK ISE; ISARET TE OLAMAZ. CUNKU ISARET O SORUNUN VEYA UNLEMIN ISARET ETTIGIDIR, YANI POZITIFTIR. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Bu bahsettiğiniz felsefecilerin uzun zamandan beri tartışageldiği bir kavram, sizin söylediğiniz "bir seyin once algilanmasi lazim" ifadesi. Bu durumda bebek elini algılamadan önce eli yok muydu yani ? Bu durumda evrenin algılayamadığımız kısımları aslında yok mudur ? Yani biz evreni algıladığımız için mi var oluyor ? Ben rüyalarımı da algılıyorum ama hiç birinin gerçek (var) olduğunu görmedim. Bunu tam anlayamadım. Önce bu kavramı açıklığa kavuşturursak daha sonra pozitif ve negatif kavramlarını tartışabiliriz sanırım.. Not : Yazınızı tekrar okuduğumda olayı oldukça karmaşık bir şekilde ifade ettiğinizi farkettim. Pozitif ve negatif kavramlarını kullanarak varlık ve yokluk kavramını ifade etmeye çalışmışsınız. Bu kavramlar da yokluğun yokluğu zaten bir yokluk değilmidir ?. Neden 3. 5. vb. negatif (yokluk) kavramlarına ihtiyaç duyuyorsunuz ? Halihazırda bile zıddı olmayan bir şey var olamazken yokluğun yokluğu nasıl var olabiliyor. ? Bunlar zorlama yorumlar olmuyor mu ? Benimki çok daha basit bir önerme değil mi ? Ayrıca tüm bu soru, işaret, ünlemlerin olmadığı durumda, ne var ? Yani bebek doğmamışken... Peki elini gördüğünde söylediği "ua" kelimesini nereden üretti de söyledi. Bu bilgi nereden geldi. ? Eğer atalarından gelen genlerden dersek ilk atası bu bilgiyi nereden aldı ? Saygılarımla... |
|
Saygideger keci;
Bu bahsettiğiniz felsefecilerin uzun zamandan beri tartışageldiği bir kavram, sizin söylediğiniz "bir seyin once algilanmasi lazim" ifadesi. Bu durumda bebek elini algılamadan önce eli yok muydu yani ? Bebek icin yoktu. Bu durumda evrenin algılayamadığımız kısımları aslında yok mudur ? Algilayamiyorsan yoktur. Yani biz evreni algıladığımız için mi var oluyor ? Algiladigin seyi; evren diye kavramlastiriyorsun. Ben rüyalarımı da algılıyorum ama hiç birinin gerçek (var) olduğunu görmedim. Her algilanan gercek degildir, soyutlar dogru ile algilanir. Bunu tam anlayamadım. Önce bu kavramı açıklığa kavuşturursak daha sonra pozitif ve negatif kavramlarını tartışabiliriz sanırım.. Not : Yazınızı tekrar okuduğumda olayı oldukça karmaşık bir şekilde ifade ettiğinizi farkettim. Pozitif ve negatif kavramlarını kullanarak varlık ve yokluk kavramını ifade etmeye çalışmışsınız. Bu kavramlar da yokluğun yokluğu zaten bir yokluk değilmidir ?. Neden 3. 5. vb. negatif (yokluk) kavramlarına ihtiyaç duyuyorsunuz ? Bir seyi algilayabilmen icin onun var olmasi gerekir ve sen onu algilarsan var olur. Algi da; ya yansisi olan maddedir, ya da sezilen, duyum ile alinan inanctir.Halihazırda bile zıddı olmayan bir şey var olamazken yokluğun yokluğu nasıl var olabiliyor. ? Bunlar zorlama yorumlar olmuyor mu ? Tum kullanim insanoglu eliyle ve insanoglu adina ve insanoglu icindir.Benimki çok daha basit bir önerme değil mi ? Birsey ne kadar detayli aciklanirsa; basitlesir. Ayrıca tüm bu soru, işaret, ünlemlerin olmadığı durumda, ne var ? Yani bebek doğmamışken... Bebek icin bir sey yok. Peki elini gördüğünde söylediği "ua" kelimesini nereden üretti de söyledi. Bu bilgi nereden geldi. ? Fark edis, bir algidir, buradaki algida yansidir. Bebegin yansiyan algiya karsi kurdugu dialogdur "ua" Kavrami dusunce yaratir. Dusuncenin de kavram yaratabilmesi icin; yansi veya sezinin algisi gerekir.Eğer atalarından gelen genlerden dersek ilk atası bu bilgiyi nereden aldı ? Konu bilgi degil; bebegin algiladigi yansiyasn ile, yani eli ile iletisimidir "ua" Saygılarımla; evrensel-insan |
Saygideger keci;
Sana cok basit bir soru? Kavrami olmayan herhangibirsey soyleyebilirmisin? Soyleyemezsen, yok oldugu icin mi, soyleyemezsin?, yoksa; henuz kavramlasmadigi icin mi? Konu varlik-yokluk degil; insanoglundan once hicbirseyin kavramlasmamis olmasidir. Kavramlasmamis bir seyi de; ne varla, ne yokla ifade edemezsin. Ifade edebilmen icin, birseyin kavramlasmasi gerekir. Tanrini var olmasi veya yok olmasi bir ifadedir. Tanri kavrami olmasa ifade edemezsin. Saygilarimla; evrensel-insan |
Saygideger evrensel-insan
Kavram, kavramı hakkında bir şey söyleyemiyorum. Ama kavram var öyle değil mi ? Anladığım kadarıyla, biz yokken evrende yok anlamına geliyor söyledikleriniz öyle mi ? Yani özne biziz, evren biz kavradığımız için var ? O zaman bizden önce de bizim kavrayışımız mı vardı ? Ki biz bu kavrayış sayesinde var olduk. Alıntı:
Henüz kavramlaşmayan şeyler varsa, bizden öncede bizim kavramımız olmamalıydı diye düşünüyorum. Bir kavramı ifade etmeden önce o şeyin var olması gerekmiyor mu ? Ve eğer biz kavramadan o şey varsa; bizim kavrayışımıza olan ihtiyaç ne ? Ve o kimin kavrayışı idi ? Soyuttan somuta geçebilirsek sevineceğim Aslında sorun onun ifade edilmesi değil var olup olmaması, bu yüzden belki inanç ispata ihtiyaç duymayan ve anlatılamayan sadece algılanan bir olgudur. ifade ve kavramın ötesinde olduğu için... Saygılarımla.... |
Saygideger keci;
Kavram, kavramı hakkında bir şey söyleyemiyorum. Ama kavram var öyle değil mi ? Hersey bir kavramla belirlenir. KAVRAMI OLMAYAN SEY VARSA; BELIRLENMEMISTIR. Anladığım kadarıyla, biz yokken evrende yok anlamına geliyor söyledikleriniz öyle mi ? Yani özne biziz, evren biz kavradığımız için var ? Hayir, insanoglu yokken; evren'e evren diye kavram veren yok. Evren, biz kavradigimiz icin degil; var olani kavramlastirdigimiz icin. O zaman bizden önce de bizim kavrayışımız mı vardı ? Ki biz bu kavrayış sayesinde var olduk. Bizden once sadece kavram, ifade, algi, yansi ve tum soyutlar yoktu. Kisaca, insanoglu VARDI ve VARSAYDI. Alıntı: insanoglundan once hicbirseyin kavramlasmamis olmasidir o zaman bu söylediğiniz nasıl mümkün olur .? Henüz kavramlaşmayan şeyler varsa, bizden öncede bizim kavramımız olmamalıydı diye düşünüyorum. Bizden once bizim kavramimiz yoktu zaten. Biz var olarak algiladigimizi kavramladik. Bizden once olanlari algiladik ve kavramladik. Bizden once olani, kendimizi ve her algiladigimizi; kavramla OZDESLESTIRDIK. Bir kavramı ifade etmeden önce o şeyin var olması gerekmiyor mu ? Algisini aldigin icin kavramliyorsun zaten. Algi da; ya yansiyanin ya da inanilanin algisidir. Yansiyan somut, inanilan soyuttur. Ve eğer biz kavramadan o şey varsa; bizim kavrayışımıza olan ihtiyaç ne ? Ve o kimin kavrayışı idi ? Soyuttan somuta geçebilirsek sevineceğim Cok guzel bir soru. Biz sadece algiladigimizla iletisim kurmak icin kavram verdik. Sorunda dogal dusuncenin; o kavram verilene sahip cikmasindan kaynaklandi. Aslında sorun onun ifade edilmesi değil var olup olmaması, bu yüzden belki inanç ispata ihtiyaç duymayan ve anlatılamayan sadece algılanan bir olgudur. ifade ve kavramın ötesinde olduğu için... Inanc; sezgisi veya duyumu algilanana verilen kavramdir. Kavram olarak her inanc vardir. Ama o kavrami ifadede; ya var ya yok ifadesi kullanilinir. Inanc em pozitiftir, yani tartisma disidir. Tartisilan; seye inanma veya inanmamadir. Inanci tartismak degil; ancak kavram olarak izah eder ortaya koyar ve aciklarsin ondan sonrada; neyin inanci konu ise onu inanma veya inanmamayla ifade edersin. Iste inanma, inanmamada; kavrama sahip cikip; inanca tasinan sey hakkinda ifade belirtmektir. Kisa ve oz; INSANOGLUNDAN ONCE SOYUT YOKTU ve SOMUTU KAVRAM ILE BELIRLEYECEK, YANI "VAR" DIYECEK, INSANOGLU YOKTU. Soyutu da, yani tanri ve inancida, somutu da, yani maddeyide kendini de; kavrami ile belirleyen insanogludur Saygilarimla; evrensel-insan |
Allah Evreni Yarattı.
Peki allah evreni yaratmadan önce tos tos öyle oturuyormuydu, sonsuz yıllar boyu. canı sıkılmıyormuydu. neden evreni yaratmak için evreni yarattığı zamana kadar bekledi, ve artık evreni yaratma zamanı geldi dedi, ne oldu da o zamanın geldiğine karar verdi. Evreni yaratmadan önce kimleri cehennemde kızartıp zevkten dört köşe oluyordu, Sonsuz boşlukta, cinlerle perilerle oturup peri masallarımı dinler yada anlatırdı. Allah bunca doğa kanunlarını (fizik , kimya) nerden kimden öğrendi. heh he, müslüman kardeşler yine kızacak. soru kısa ve öz. Allah evreni yaratmadan önce ne yapardı. |
Sayın walla...
Allah'ı kendin gibi bir varlık olarak düşünürsen aynen dediklerin doğrudur.Ama o senin gibi bir varlık değil.Zamandan mekandan ayrıdır.Yaratılmamış yaratmıştır.Sizin aklınızın bile eremeyeceği sonsuzluk içindedir.Başlangıcı ve sonu yoktur. İncilde kendini şöyle tanıtır; "I am the alfa and the omega,the first and the last,the beginning and the end" Vahiy(REVELATİON) Neden incilden örnek verdim,hani siz hristiyan buluşlarına atıfta bulunuyorsunuz ya demekki onlara karşı bi sempatiklik var,o yüzden... Saygılarımla... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Tamam hep aynı nokta etrafında dönüyorsunuz (başım döndü :) ) ama benim merak ettiğim, kavramlardan önce olan şey o zaman hiç bir şekilde algılamadığımız ve kavramlaştırmadığımız şimdi ise bize olan yansıması ve bizim onu algılamamız sayesinde adına madde demiş olduğumuz şey (töz) nasıl var olabildi ? Önemli not : Son cümledeki var kelimesini Kavram olarak algılamayın lütfen. Bunu algılanan şey olarak algılayınız. Ek not : işaret değişikliğinde denklem değişiyor mu ? Yani var 'a negatif; yok 'a pozitif dersek denklem aynı mı kavram ve algı için ? Tersinirlik özelliği var mı ? Saygılarımla |
Alıntı:
Önce kelimesi bir başlangıç ifade eder, bir referans yani start çizgisi dolayısıyla evren yaratılmadan önce herhangi bir start çizgisi de yoktu bunun için böyle bir soruda anlamsız kalıyor. O start çizgisi de Allah (C.C) tarafından yaratıldığı için yani... Saygılarımla.... |
Alıntı:
Yukarıdaki alıntıda kalın harflerle vurguladığım "sizin" kelimesi beni biraz rahatsız etti. Paragrafı bütün olarak okuduğumda Allah'ın nasıl bir varlık olduğuna bizim değil ama sizin aklınızın erdiği gibi bir hüküm çıkıyor. Size zahmet bizim aklımızın eremeyeceği bu şeyi bize sanki altı yaşında bir çocuğa anlatır gibi anlatabilir misiniz? Bir de; yukarıda Allah'ı tasvir ederken kendi sözcükleriniz yerine Kur'an'da Allah'ı tasvir eden şeyleri yazmışsınız; üstelik yine Kur'an'da Allah'ı tasvir eden birçok şeyi; örneğin onun işittiği yani kulağı olduğunu, arştaki bir tahtta oturduğu yani "oturma eylemi"ni yapabilecek bir fizyonomisi olduğunu atlamışsınız. Bu konulara aklı ermeyen bu naciz kulu aydınlatırsanız sevinirim. A. |
Alıntı:
A. |
bunuda yeni buldum: allah alemi sonradan yarattı diyolar ya. allah zaten ezeli dolayısıyla şu mana çıkıyo: "ezelden sonra yarattı alemi". burda ise şu problem var: ezelden sonra ne demektir. ezelilik, baş değildir ve "ezelilikten sonra" dendiğinde bu süre ölçülemez. şöyle söylim: "allah, alemi kendi zatından sonra yaratttı" dediklerinde biz sorduk bu süre sonlu mu sonsuz mu. onlar sonlu demek durumunda kalır. ama sonlu sürenin bir başı birde sonu olmalıdır. buna göre ( ezel ....... alem ) aradaki süre sonlu kabul edildi ama ezel bir baş olmayıp. başlangıçsızlıktır. hal böyle iken. bu süre sonlu süre olarak değerlendirilemez.
dolayısıyla ezelden sonra ifadesi çelişkili ve hatalı olur. tekrar diyorum: ezelden sonra deniyo. bir şeyden sonra dendiğinde, şu anlaşılır. bi baş olmalı ki o baştan itibaren belli süre geçtikten sonra bir nokta daha belirlersin; olur sana sonlu süre. yani bekleme süresi. ancak ezeliyet zaten baş olmayıp başlangıçsızlık olduğundan, bu aradaki sonlu varsayılan süre başlayamaz. dolayısıylada allah alemi sonradan yarattı denemez. ( dediğimi anlayan var mı acaba anlayan varsa bir de o ifade etsin lütfen) |
konuyla ilgili yorumunuz yok
|
Alıntı:
Sizin yanılmış olduğunuz nokta şurası, Alıntı:
Bakın diyelimki bir sandalye yaptınız. Bunu siz doğduktan sonra belli bir yaş ve tecrübeye geldikten sonra yaptınız. Sandalye ortaya çıktıktan sonra şimdi siz sandalyenin öncesi mi olursunuz ? Dolayısı ile sizde sandalye mi olursunuz ? Yoksa alakanız yok mudur ? Saygılarımla... |
Alıntı:
A. |
allah için zaman olmadına dair delilin var mı. dersen ki olduna dair delilin var mı vaar derim : allaha ezeli dediniz ezelilik zaman kavramıdır öleyse allah içinde zaman geçer. şimdi allah için zaman olmadına dair delilin varsa söle
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Leibniz oku, anlarsın. Anlatmak uzun. A. |
Alıntı:
Ezel dediğimiz şey sınırlarla algılayan aklımızın , sınırsız olanı anlatmak için kullanmış olduğu kavramdır. Matematikteki sonsuz bile ezel veya ebed 'e karşılık gelmez çünkü onu bile tanımlayarak sınırlamışızdır. Dolayısı ile ezelden önce veya sonra diye bir şey olmaz, sınırları olan şeyin öncesi ve sonrası olur. Sınırları olmayan şeyin sadece kendisi olur. Ama onu algılayamayız çünkü biz sadece sınırları olan'ı anlayıp algılayabiliriz. Bu herhangi bir sınır olabilir. Sınır bir farklılık durumu bir zıtlar birleşmesidir. Ama bir şeyin zıddı yoksa sınırıda yoktur. Allah' ı (C.C) aklımızla algılayamamızın sebeplerinden biri budur. Aklımızın sınırlı ve sınırlı olanı akledebilmesinden. Saygılarımla... |
Alıntı:
A. |
Alıntı:
Teşekkür ederim , biliyorum şaka yapıyorsunuz. :) Ama merak ediyorum. Bunu nasıl başarıyorsunuz ? Yani Kendinizi sınırlamamayı ? Veya sınırsız olanı düşünüp kavrayabilmeyi ? Saygılarmla.. |
Alıntı:
Emin değilim ama benzer ortam deneyimleri bir dereceye kadar yardımcı oluyor olabilir: örneğin scuba dalışı, zifiri karanlık ve tamamen sessiz bir ortamda kalmak, uzun süren meditasyonlar gibi ... A. |
Yani bunun bilimsel ve akli bir açıklaması yok mu diyorsunuz sayın azınlık ?
Sebep sonuç ilişkileri içerisinde. Şu bilimsel gerçekten dolayı şöyle bir sebebi var bunun diye ? İyi de benim inancımın nesi var ki o zaman ? Yaratıcının var olmasının önünde hiç bir engel yok. Acaba bunun bilimsel bir açıklamasını yapabilecek bir şey yapılamaz mı sizce.. Yani sınırsız olanın algılanması ile ilgili olarak.. Saygılarımla.. |
Saygideger keci;
Tamam hep aynı nokta etrafında dönüyorsunuz (başım döndü ) ama benim merak ettiğim, kavramlardan önce olan şey o zaman hiç bir şekilde algılamadığımız ve kavramlaştırmadığımız şimdi ise bize olan yansıması ve bizim onu algılamamız sayesinde adına madde demiş olduğumuz şey (töz) nasıl var olabildi ?-keci- Ben bu sorularin cevabini uzun uzun ve aciklayici olarak "evrensel'in kosesi"n de yazdim. Sana da, kisaca soyle diyeyim. Insanoglu, evren butunlugu ve genisligi icinde; diger parcalar gibi bir parcadir. Kendi parcasi adina, kendi parcasinin algisiyla ve yine kendi parcasi icin;dusunup, soru-cevap yontemiyle kavram yaratmaktadir. Birincisi; insanoglunun kendi parcasi dahil, hem diger parcalari ve hemde bugunku anlamiyla evreni ortaya koymasi mumkun degildir. Ne bu sorular tukenecektir, ne de verilen cevaplar tatmin edici olacaktir. Bu temelde bakildiginda; bilimin epistemolojik duzeyi olarak; insanoglu, big bang ile maddeyi aciklamaya calismaktadir. Ya da inanc olarak tanri ile herseyi aciklamaya calismaktadir. Kisaca insanoglunun iki cikis noktasi vardir. Birincisi madde, ikincisi tanri. Her iki cikis noktasida; ne soru olarak sonuclandirilabilir, ne de cevap olarak tatmin edici olabilir. Zaten inancin kaliciligi ve epistemolojinin varligi da bu yuzdendir. Herkes gibi sende bu konuda; ya inanctan ya da epistemolojiden yola cikarsin, bu da senin secimindir. Bana gelince; beni insandisilik pek ilgilendirmiyor. Birincisi; insandisiligi ortaya koyan insanoglu. Ikincisi ortaya koydugu dogal dusuncesinin koken ve temeli geregi; bir uclem ve ikili ve de karsitlik icermekte. Ucuncusu dili geregi; bu uclemi tek icinde gizlemekte ve sadece birini one cikarmakta ve gene dili geregi; sadece ikilemi teke indirgemekte ve karsitlardan birini ortaya koyabilmekte ve ortaya koydugu hangi tek olursa olsun, diger teke karsi dusmekte. Dilin bu noktasal, kesinlikci, ve noktalama ozunun uc olusturan uyesi; BIR POZITIF ve NOKTA dir. Bunun karakteride; Birin ikilemden indirgenerek noktalanmasi, Pozitifin karsitliktan indirgenerek pozitiflenmesi ve noktanin da iki karsit degere sahipligi. Iste butun bu temelde; insanoglu insandisi herhangibir soruya verecek yanitinin tek bir cevabi vardir, o da sorundur. Iste benim dusunce uretim ve ortaya koydugum alan; bu sorun alanidir. Bu sorunu da ben hemen hemen her konuda, "evrensel'in kosesi" n de ortaya koyuyorum. Bu sorunun icinde kalmanin bir tarafida; insanoglunun, kendi turune donemeyip; kendini "yok" saymasi ve bu yuzden de insanlasamamasi. Tum dusuncesini yasam ve iliskisi ne odaklayacagina; insandisi ve insanlik disina odaklanmasi. Önemli not : Son cümledeki var kelimesini Kavram olarak algılamayın lütfen. Bunu algılanan şey olarak algılayınız. Ek not : işaret değişikliğinde denklem değişiyor mu ? Yani var 'a negatif; yok 'a pozitif dersek denklem aynı mı kavram ve algı için ? Tersinirlik özelliği var mı ? Neye ne dedigin degildir onemli olan, neyi ne ile ve nasil ortaya koydugundur. Bu ortaya koyusta sabittir ve sorgulanmaz ve de degistirilemez, tabi ki bu dogal dusunce icin gecerlidir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Bilimsel tarafını bilim adamlarına sorman gerek. A. |
Allah evreni yoktan yaratabiliyorsa, evren neden kendiliğinden var olamıyor. Evrenden daha buyuk bir güc, varlık yani Allah var olmuş ise kendi kendine, Evren neden olmasın. dimi ama.
|
Alıntı:
Ezeli ve ebedi olan Allah (C.C) için var olmak sözkonusu değildir. Var olmak; sadece, daha önce "yok" olan şeyler için geçerlidir. İşte bu yüzden de akıl onu anlıyamaz. Saygılarımla... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Sizin beklediğinizi düşündüğüm cevabı vereyim. "Nasıl ?" Allah (C.C) 'dan başka ezeli ve ebedi olan bir şey yok ki ? İnsan aklı referanslara göre çalışır. Eğer onu referans alacak herhangi bir şeyiniz yoksa.. Buna imkan yoktur. Bunu kanıtlayabilirsem O' na yok demek gerekecek (Haşa), Kanıtlayamazsam beklediğiniz sonuç çıkacak bu ise bir paradoks Ama yinede bir tek yolu var " Kanıtlanamaz " ifadesi sözlerimin kanıtıdır. Saygılarımla.. |
Alıntı:
He he cok komiksin :) arkadas bunu akil algilayamaz diyor sen kanitla diyon Akil algilayamiyorsa farz etki kanitladi hangi aklinla algilayacan ? Saygilar........ |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:23 . |