![]() |
Kurandaki Çelişkiler ve bilimdışılıklar
“Allah kimi doğru yola iletmek isterse, onun kalbini İslama açar, kimi de saptırmak isterse ... kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah inanmayanları küfür bataklığında bırakır” (Enam Suresi, ayet 125). Dikkat edileceği gibi burada Tanrı, dilediğini “Müslüman” ve dilediğini “kafir” yapıyor. Kafir yaptıklarını cezalandırıyor! Hiç Tanrı ‘ kişileri hem kafir yapar hem de kafirdirler diye cezalandırır mı? Bakara Süresindeki, “Dinde zorlama olmaz” (Bakara Suresi, ayet 256), hükmüyle, Tevbe Suresi’nde müşrikleri İslama zorlamak amacıyla yer alan, “Müşrikleri bulduğunuz, yerde öldürün...” (Tevbe Suresi, ayet 5) şeklindeki hüküm, çelişme halinde bulunan hükümlerdendir. Bu hükümlerden birincisi, yani “Dinde zorlama olmaz.” hükmü, Muhammed’in henüz güçlü durumda olmadığı, zorlama yollarına başvuracak yeterliliğe sahip bulunmadığı zamanlarda ve günlük siyasetinin gereği olmak üzere konmuştur. Bu ayeti içeren Bakara Suresi, her ne kadar Kur’an’ın ikinci sırasında yer almakla beraber, 87. sure olarak inmiş bir suredir. Buna karşılık “Müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün” şeklindeki ayet, Tevbe Suresi’ndedir. Tevbe Suresi ise, hem Kur’an’daki sıra itibariyle -ki 9. suredir- hem de nüzul (iniş) sırasına göre -ki 113. sure olarak inmiştir- Bakara Suresi’nden daha sonraki bir tarihe rastlar. Bu ayeti Muhammed, güçlendiği ve İslamı kılıçla yerleştirmeye başladığı dönemde koymuştur. Kur’an, müşriklerin (Tanrı’ya eş koşanların) öldürülmelerini emreder (örneğin bkz. Tevbe Suresi, ayet 5); oysa kanunlarımıza göre “müşrik” diye adam öldürmek, “cinayet işlemek” demektir. Yine bunun gibi Kur’an, İslam’dan başka bir dine yönelenleri “sapık” diye tanımlar (örneğin bkz. Al-i İmran Suresi, ayet 85) ve ehl-i kitab’a (Yahudilere ve Hıristiyanlara) karşı, İslamı kabul etmelerine ya da kendi elleriyle küçülerek “cizye” (kafa parası) ödemelerine kadar, savaş açılmasını emreder (Tevbe Suresi, ayet 29); “cizye”yi İslamı kabul etmemelerinin cezası olarak görür;oysa bütün bunlar kanunlarımıza göre suç niteliğinde şeylerdir. |
Yunus Suresi’nde, “(Allah) dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı... Allah’ın izni olmadan hiç kimse inanamaz...” (Yunus Suresi, ayet 99-100) diye yazılı. Yani “inanan”lardan olmak, Tanrı’nın isteği ve izniyle olan bir şey; ama buna karşılık NahI Suresi’nde, kişi, kendi davranışından dolayı sorumluymuş gibi gösterilmekte: “Yaptıklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz” (Nahl Suresi, ayet 93). Şûra Suresi’nde kişi, özgür iradeye sahipmiş ve kendi davranışlarının sorumluluğu altındaymış gibi gösterilmekte: “Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir” (Şûra Suresi, ayet 30). Mürselat Suresi’nde, benzeri nitelikte bir diğer hüküm şöyledir: “(Allah’ı) Yalanlamış olanların o gün vay haline! Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette (cennette) gölgeliklerde ve pınar başlatandadırlar...” (Mürselat Suresi, ayet 40-41). Ancak, Kehf Suresi’nde bunun zıddı olan bir hüküm var ki, kişinin Özgür iradeye ve sorumluluğa sahip olmayıp, Tanrı’nın keyfine tabi olduğunu bildirmekte: “...Allah’ın doğru yola eriştirdiği kimse hak yoldadır. Kimi de saptırırsa artık ona, doğru yolu gösterecek bir rehber bulamazsın” (Kehf Suresi, ayet 17). Görülüyor ki, burada Tanrı, doğru yola erişmenin ya da doğru yoldan sapmanın kişi iradesine değil, Tanrı iradesine bağlı olduğunu bildirmekte! |
Kur’an’ın çeşitli surelerinde Tanrı’nın insanları, sırf kendisine ibadet etsinler diye yarattığı yazılıdır. Örneğin, Zariyat Suresi’nde, “Cinleri ve insanları, yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım...” (Zariyat Suresi, ayet 56-58) denilmektedir. Ahzab Suresi’nde, Tanrı’ya ibadet edenlerin Tanrı tarafından büyük bağışlamalara ve mükafatlara (ecr’e) kavuşacakları bildiriliyor (Ahzab Suresi, ayet 35; ayrıca bkz. Tevbe Suresi, ayet 112; Secde Suresi, ayet 15-17). Mü’min Suresi’nde Tanrı’nın şöyle konuştuğu yazılıdır: “Rabbiniz, ‘Bana kulluk (ibadet), edin ki, size karşılığını vereyim. Bana kulluk (ibadet) etmeyi büyüklüklerine yediremeyenler, alçal-mış olarak cehenneme gireceklerdir’ buyurmuştur” (Mü’min Suresi, ayet 60). Dikkat edileceği gibi, bu ayetlerle Tanrı, kişileri kendisine ibadet ettirmek için onlara bir karşılık vereceğini söylemekte; yani onların ibadetine muhtaçmış gibi bir durumda. Çünkü, muhtaç olmamış olsa onların kendisine ibadet etmelerine aldırmazdı. Ancak, bunları söyleyen Tanrı, insanların ibadetine muhtaç olmadığını söylemekten geri kalmaz: “Ey insanlar! Allah’a muhtaç olan sizsiniz. Zengin ve övülmeye layık olan ancak odur” (Patır Suresi, ayet 15). Yorumcuların bildirmesine göre bu ayetin anlatmak istediği şey şudur: “Din ve ibadet Allah’ın ihtiyacı değil, insanların ihtiyacıdır... (Allah) sizin ibadetinize muhtaç olmadığı gibi, bütün ihtiyaçlarınızı tatmin edebilecek kudrete de maliktir...”’ Evet, ama eğer Tanrı, insanların kendisine ibadet etmelerine muhtaç değil idiyse neden kalkıp, “Cinleri ve insanları, yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım...” (Zariyat Suresi, ayet 56-58) diye konuşsun? |
“Ey Muhammed, sen öğüt ver; esasen sen sadece bir öğütçüsün. Sen onlara zor kullanacak değilsin... Kim inkar ederse... Allah onu... azaba uğratır... Hesaplarını görmek bize düşmektedir” (Gaşiye Suresi, ayet 21-26). Yine bunun gibi Nahl Suresi’nde, “Eğer yüz çevirirlerse, ey Muhammed, sana düşenin sadece açıkça tebliğ olduğunu bildir” (Nahl Suresi, ayet 82) denilmektedir. Buna benzer bir ayet Şûra Suresi’nde şöyle der: “Ey Muhammed, eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki, biz seni onlara bekçi göndermedik, sana düşen sadece tebliğdir” (Şûra Suresi, ayet 48). Yunus Suresi’nde, “inkarcılara” karşı hoşgörülü bir tutum havası yaratan şu ayet bulunur: “Ey Muhammed, seni yalanlarlarsa, ‘Benim yaptığım bana, sizin yaptığımı sizedir; siz benim yaptığımdan sorumlu değilsiniz, ben de sizin yaptığınızdan sorumlu değilim’ de... De ki, ‘Ey insanlar, Rabbinizden size gerçek gelmiştir. Doğru yola giren ancak kendisi için girmiş ve sapıtan da zararına olarak sapılmıştır; ben sizin bekçiniz değilim’...”(Yunus Suresi, ayet41- 108). Yine bunun gibi “nıüşrik”lere (puta tapanlara), inkarcı olanlara ve İslama yanaşmayanlara karşı bu yeryüzü dünyasında zorlama olmayacağı, onları kendi sorumluluklarıyla, kendi “günahlarıyla” baş başa bırakmak gerektiği, çünkü yaptıklarının cezasını kıyamet günü görecekleri konusunda “Kıyamet günü her ümmete bir şahit getiririz...” şeklindeki ayetler ve bu ayetler doğrultusunda hadisler de bulunur Ancak, bu aynı Kur’an’da Tanrı’nın, yukarıda söylediklerini unut-muşçasına ya da inkarlarcasına konuştuğu, dinde zorlama yolunu seçtiği, “müşriklere” ve “kafirlere” ölüm saçtığı, onlara karşı “vuruşmalı” şekilde, yani kılıçla savaşmak üzere Muhammed’i görevlendirdiği görülür. Örneğin, Tevbe Suresi’nde, “...Ey Muhammed, inkarcılarla ... savaş, onlara karşı sert davran” (Tevbe Suresi, ayet 73) der. Enfal Suresi’nde, “... (inkarcıların) boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın” (Enfal Suresi, ayet 12) diye ekler. Tevbe Suresi’nde, “...müşrikleri nerede görürseniz öldürün” (Tevbe Suresi, ayet 5) dedikten sonra, ehl-i kitab’a (yani Yahudilerle Hıristiyanlara vd...) karşı, İslami kabul etmelerine ya da “cizye” (kafa parası) vermelerine kadar savaşılmasını emreder ve şöyle der: “Kendilerine kitap verilenlerden Allah’a ve ahret gününe inanmayan, Allah ve Resulünün haram kıldığını haranı saymayan ve hak dini (İslam dinini) kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın” (Tevbe Suresi, ayet, 29). Enfal Suresi’nde de şöyle emreder: “...yalnız Allah’ın dini (yani islam) kalana kadar savaş” (Enfal Suresi, ayet 39). |
önce erdemli olun
http://www.turandursun.com/forumlar/...850#post199850 burada ki haksizliginizi kabul edin, yanildiginizi ifade edin ondan sonra böyle konu acin. hatta bu konudan da vardi buralarda arama seceneklerinden bulabilirsiniz sayin ugurce82 |
sn barudi,
gözleri görmeyen kulakları duymayan kalp gözü kapanmış ve okuduğunu anlamayan şu garibe erdemli biri olarak aşağıdaki ayetler hakkında ne düşündüğünüzü açıklarmısınız?? AHZAP SURESİ 50 Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helal kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. AHZAP SURESİ 51 Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah kalplerinizdekini bilir. Allah hakkıyla bilendir, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.) AHZAP SURESİ 53 Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz ,hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikahlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu Allah katında büyük bir günahtır. |
önce 50. ayet: Ey muhammed kafana göre takıl, amca kızı hala kızı cariye ganimet deme istediğin kadar keyfine bak. (eğer böyle bir ayet vahyedersem, kendi cennetimi yaratabilirim)
sonra 51. ayet: Ey muhammed dilediğini bırak olmadı geri al azıcık takıl sonra onun amcasının kızıyla takıl. (bazılarından bıkmaya başladım. bu vahiy iyi geldi) sonra 53. ayet: Ey muhammed herkes zırt pırt dalmasın evine efendi olsunlar. (yahu bu millet de ne meraklı benim karılara. en güzellerini ben kaptığım için gelen gözünü çevirmeden edemiyor. bu vahiy de buraya cuk oturdu.) İşin dalgası bir yana şundan eminim ki kadın düşkünü olan insanlar, her türlü fantazi için en sinsi oyunları kafalarında kurgulayabilirler. Bir özeleştiri olarak kendimi örnek gösterebilirim bu konuda :) |
Alıntı:
http://www.turandursun.com/forumlar/...2&postcount=32 akliniza daha da takilacak sorular olabilir http://www.turandursun.com/forumlar/...?t=6038&page=4 isterseniz surdan biraz daha devam edin okumaya olmadi yine sorarsiniz kafaniza takilanlari.. |
Alıntı:
Sen o diledigi kisi olmaman icin ne yapman lazim? Düsün bakalim biraz... Alıntı:
Alıntı:
5.ayetten önce 4. ayete bakalim... إِلَّا الَّذِينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ ثُمَّ لَمْ يَنْقُصُوكُمْ شَيْئًا وَلَمْ يُظَاهِرُوا عَلَيْكُمْ أَحَدًا فَأَتِمُّوا إِلَيْهِمْ عَهْدَهُمْ إِلَىٰ مُدَّتِهِمْ ۚ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَّقِينَ Evet yukarda bir olay anlatmissiniz kismen dogrudur, müslümanlar henüz zayiftilar kan dökülmemesi icin müsriklerle bir antlasma yaptilar. Bu antlasma üzerine inen ayette ne yaziyor? "Müsriklerle yaptiginiz antlasmada eger müsrikler sözlerinde sadik kalirsa siz bu antlasmaya süre bitene kadar uyun" buyuruyor. Ayetin basinda ILLA var ufak bir arastirmayla ILLA nin ne anlama geldigini ögrenebilirsiniz ama ben yinede söyleyim ILLA istisna anlamina gelen bir kelimedir. Yani sunu sunu sunu yap ama bunu yapma gibi. Peki 1.ayette ne yaziyor? Müsriklerle iliskinizi kesin demiyor mu? cünkü antlasmayi bozmuslar, sözünde durmayanla birlikte olmayacaksin emri bu ama ILLA 4.ayette yaziyor neymis istisnayi durum? antlasmayi bozmayanlara karsi öldür mü diyor? hayir antlasma mühleti ne ise ona uyun diyor. 5.ayet antlasmayi bozanlari anlatiyor cünkü yalan söylemis oldular sözlerinde durmadilar. Gelelim "Dinde zorlama yoktur." cümlesine. Evet Islam Dini'nde zorlama yoktur, ama teblig vardir. Önce anlatirsin, karsindaki kisi anlattiklarini kabul etmezse öldürmen mi gerek? sen bunu mu anliyorsun Tevbe 5'den? Bir kisiyi zorla Islam'a yönelmesi icin baski uygulanilmamasi konusunda bir uyaridir bu ayet. |
Alıntı:
Bir isveren diledigi isciyi secme hakkina sahiptir, sen eksik oldugun bir konuda is istemeye gidersen, isveren seni bir süzer önce bakar ki bu benim isime yaramaz der seni dilememis olur, peki asil sorun nedir? sen bu isi ögrenmemissin veya cok az bilgiye sahipsin. Ama tersi durumunda adam bakar bu benim isime yarar der seni diler ve ise alir, cünkü sen bu is hakkinda altyapiya sahipsin isi biliyorsun demektir. Peki burdan ne anliyoruz? önce o dileme durumuna gelmen gerektigini, bu kisim da insanin kendi iradesindedir. |
Alıntı:
Ayetlerde de yazdigi gibi bizim ibadete ihtiyacimiz vardir, bu da müslümanlarin siniflarini belirleyici durumdur, kim daha itaatli, kim daha itaatsiz buradan anlasilir, kim cani gönülden ibadetlerini yapiyorsa, en basta da celiskide kaldiginiz konudaki gibi Allah bu kisiye hidayeti nasip eder, ama isteksiz zoraki ibadet eden kisiler her an sapikliga düsebilecek durumda olan kisilerdir. Cennet'in de dereceleri vardir... not: Patir suresi diye sure yok Fatir olacakti. |
Alıntı:
Ve örnek vermis oldugun diger ayetlerin hepsi savas konusunda inen ayetlerdir. Teblig baska bir sey savas baska bir sey. |
. Barudi yaptığın yorumlar gerçekten çok komik mesnetsiz yorumlar. Bu ayetler arasında çelişki olmadığını iddaa ederken artık yorum gücünde sınırları zorluyorsun. inanmak isteyince elbette inanırsın. ve mutlaka herşeye bir cevabın olur. ama muhammedi muhammedin dönemini ondan önceki dönemleri inançları dilden dile dolaşan efsane türü safsataların önce tevrata oradan da kurana geçtiği çok açık. peki bana şunu söylesene sen kabenin gerçekten kutsal olduğuna inanıyor musun yapılış hikaye sini biliyor musun. Eğer gerçekten kutsalsa tevratta neden kabenin kutsallığından bahsetmez(hersey oradan alıntı olduğu halde) Ayrıca kuranın heryerinde Allahın birşeyi yaratması için ol demesi yeter yazıyor. peki kurandaki allah evreni niye altı günde yaratmış 7. gün arşa dinlenmeye çıkmış. hatta bacak bacak üstüne atmış. (insana benzemediğide pek çok ayette geçtiği halde hep bu tür insansı benzetmeler yapılıyor o ayrı hikaye onunla ilgili ayetleride yazıcam.) Ben sana bunlartın cevabını vereyim bunların hepsi eskilerden beri dilden dile dolasan safsatalarolduğu için muhammed çevresindeki enayileri inandırmak için bu masalları kullanmış.
Ayrıca yine ol demesi yeterli iken allah insanı yaratamak için önce çamurdan şekil oluşturuyor sonra ona kendi ruhundan üflüyor. Bunların ne kadar komik olduğunu göremiyor musun? Ama bunlar ilkel topluluklar için normal hikayelerdi. günümüzün aydın insanları bunlara inanmazlar. Yine kuranın bir yerinde ibrahimin tanrısına bana insanları nasıl tekrar dirilttiğine kanıt gösterebilir misin dediği tanrısının da ona kuşları parçalayıp oraya buraya attırdığı sonra onların dirilip tekrar uçtukları anlatılır. Bu akla mantığa bilime aykırıdır. Düşünün size peygambersiniz allahın söylediğine inanmıyorsunuz ve kanıt göstermesini istiyorsunuz o da buna kızmıyor ama muhammedden mucize isteyenleri azarlayacaktır. varmı böyle bir adaletsizlik. |
Sayin Ugurce
Komik olan sizin kulaktan duyma bilgilerle tartisma platformu olusturmaniz, cevabinizida alinca böylece konuyu dagitmak adina eveleyip geveleyip konuyu baska yere cekmeniz. Önce bu konuyu bitirelim sonra o bahsettiklerinize geceriz. Diger konu basliginda da bu sekilde istiyordunuz teker teker gidelim diye, hani ne oldu? Zaten daha bu konuya ilk mesajimda belirtecektim sizin copy paste yaptiginizi ama beklemeyi tercih ettim ve simdi %100 eminim. Hatta sizinle diger tartisma konumuzu buraya koyamamaniz da bir gercek, hani Nisa 88-99 Ayetleri hakkinda düsünceniz vardi. Cevabinizi alinca yapabileceginiz tek sey kacmak oldugunu anliyorum hareketlerinizden.. Hic de zorlamiyorum yorumlarimi, bir tane mesnetsiz yorumumu detayli sekilde aciklayiniz dilinize ve düsüncenize güveniyorsaniz. |
Siteye her zaman girme fırsatı bulamıyorum o yüzden herşeye cevap yazamıyorum ama madem istiyorsunuz sizinle bu konuyu tartışalım.
Şimdi bana şu ayetleri bir açıklar mısınız? ama iman gözlüğüyle değil. “Dinde zorlama yoktur...” (Bakara Suresi, ayet 256) “...Kur’an, alemler için ancak bir öğüttür” (Kalem Suresi, ayet 52). “Allah dini (İslam) ortada kalana kadar onlarla savaşın” (Bakara Suresi, ayet 193). Eğer yüz çevirirterse onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün ve hiçbirini dost ve yardımcı edinmeyin” (Nisa Suresi, ayet 89). “...müşrikleri nerede bulursanız öldürün...” (Tevbe Suresi, ayet 5) ehl-i kitab’a (Yahudilere ve Hıristiyanlara) karşı, İslamı kabul etmelerine ya da kendi elleriyle küçülerek “cizye” (kafa parası) ödemelerine kadar, savaş açılmasını emreder (Tevbe Suresi, ayet 29); “cizye”yi İslamı kabul etmemelerinin cezası olarak görür. “Ey inananlar! Yakınınızda bulunan inkarcılarla savaşın! Sizi kendilerine karşı sert bulsunlar. Bilin ki Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir...” (Tevbe Suresi, ayet 123-125.) |
Alıntı:
Saygılar |
evet nerede bulursanız öldürün :) insan diyecek kelime bulamıyor kardeşim. bu kadar olur... ateist arkadaşların en büyük numaraları da konudan konuya atlamak. hala şu meseleye bir çözüm bulamadık. yıllardır...
|
ya peki kardeşim ben yanlış verdim şimdi aydınlanmak istiyorum sen bana o ayetileri tek tek açıklar mısın? İslamda cihat var mıdır yook mudur bunu da anlatırsanız sevinirim ha bir de Türklerin müslüman oluşuyla ilgili örneklerle süslerseniz açıklamanızı sevinirim
|
Sayın ugurce82
İstediklerinize cevap olarak sayfalarca yazı yazsam yine yetmez. Bir kere İslam'ı bir kenara bırakıp şunu sormalısınız kendinize. Cihat nedir? Savaş nedir? Mücadele nedir? Allah, savaşla ilgili Kur'an da ilk Sizinle savaşanlarla sizde savaşın demiştir. Bu cihatı desteklemek değil müdafaa dır. Ama sizlerin şu mantığınız yanlıştır. Münafıkları nerede bulursanız öldürün kelimeleri geçen ayet ve bu ayetin önceki ve sonraki ayetlerini bütünü ile ele almıyorsunuz. Hani şöyle sözler vardır. "aya baktım seni gördüm sana baktım ayı gördüm." "oku da adam ol baban gibi, eşşek olma." Bu cümleleri ortadan alıp yazarsan anlam farklı olur, sizin yaptığınız bu. Ya da ikincisinde virgülü koyma anlam farklı olur. Saygılar. |
O bunu demis , su bunu ima etmise takilmak istemiyorum , butun bu form boyunca dikkatimi sadece bir cumle , tek bir cumle cekti ,,
"boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın" Allah , kusursuz ,yaratan , sonsuz guc sahibi , ol dedimi olan , bir hic bir tanima sigmayan aklilara ziyan bir varlik ,,, Neden boyle bir ulvi varlik , esir insanlarin parmaklarinin dogranmasini ister. Esir bu , adi ustunde , artik sana zarar verecek durumda degil , Bakin boynunu vurmasini anlarim , dusmani yok etmek ,oradan kaldirmak .. allah gibi bir ulvi varliginin tanimina uymaz , ama anlarim ,, ama parmaklarini dogramak!! O insani hayati boyunca sakat birakmak ! Bu nasil yaratik ,hic kusura bakmayin , ama yaratik , Esir bir insanin parmaklarinin dogranmasini isteyebilen, talep edebilen , emir eden bir sey ,,, allah tanimina uymaz , kutsi bir varlik olmakdan cikar ,, yaratik olur Iskencenin akla gelmiyecek yontemlerini bilen , ogutleyen , bir yaratik... Biraz empati yapin , parmaklari dogranan bir insan dusunun , O sahneyi aklinaza ,gozunuzun onune getirin, Su forma takildigimdan beri , ilk mesajdan bu yana , hep o sahneyi dusluyorum ,, parmaklari dogranan bir insan ,, Bunu nasil allah emreder ! , kendi yarattigi insanalari yine baska insanlar tarafindan boyle iskence edilmesini dusunebilir , izin verebilir... Bunun inanmakla , kafirlikle alakasi yok !, allah tanimi icersinde bir varligin , basit insanlarin kendisine inanip inanmamalarinin fazla bir onemi olmamasi lazim , Ama kurandaki alllah bunu oylesine bir saplatin haline getirmis ki , onlari oldurmek , boyunlarini vurmak Ona az geliyor , oylesine ofke ve nefret ve hadi diyelim insanlikdan cikmiski ,, ancak bir sadistin aklina gelebilecek bir yontemle ile , Bu ufak,basit , cahil insanlari sirf inanmiyorlar diye , parmaklarini dogratacak kadar gazap ile iskenceden geciriyor. Allah boyle bir seyi isteyebilir mi? taleb edermi ,emir buyurur mu? , allah , insan denen herseyi ile ona bagli , onun ol demesi ile olan , kendi yarattigi onemsiz varliklar icin , oldurun kesin asin iskenceden gecirin der mi? bu nasl ulvilik bu nasil sonsuzluk bu nasil tanrilik !!! , Once bir allahi dusunun ,sonra parmaklari dogranan insani , bu iki kavrami yan yana getirin , eger ikisini birbirine uyusturabiliyor , bu tabloda hic bir aksaklik yanlislik gormuyorsaniz , ya allah taniminda bir hata var , yada bizim insanligimizda .. saglicakla ! |
Alıntı:
ya güzel kardeşim tamam ben yanlış anlamışım sen bana anlat. sadece senden bunu istiyorum. aydınlanmak istiyorum sadece. ama ayetlerin hepsini senin dediğin gibi inceleyerek ve kaynaklar göstererek. |
Benim söyleyeceklerimle aydınlanmanız mümkün değil, çünkü ben o derece bir insan değilim.
Gerçekten gönülden istiyorsanız, Kur'an ı önyargısız tekrar okumanızı öneriyorum. Saygılar |
Alıntı:
|
hep kaçış cevaplar
|
Alıntı:
Hangi esirden bahsediyorsun? beynindeki hayal gücünden mi? 9- Hani siz Rabbinizden yardım istediğinizde Allah bu çağrınıza 'Ben size ardarda gelecek bin kişilik bir melek ordusu ile yardım edeceğim' diye cevap verdi. 10- Allah sadece müjde olsun ve kalpleriniz güven bulsun diye size bu yardımı yaptı. Zaten yardım, zafer doğrudan doğruya Allah katındandır. Hiç kuşkusuz Allah üstün iradeli ve hikmet sahibidir. 11- Hani Allah, korkunuzu gidermek için sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Ayrıca sizi temizlemek, şeytanın vesvesesinden arındırmak, kalplerinizi pekiştirip kaynaştırmak ve ayaklarınızın yere sağlam basmasını sağlamak için size gökten su indirdi. 12- Hani Rabbin meleklere "Ben sizinle beraberim, mü'minleri yüreklendirin, ben kafirlerin kalplerine korku salacağım, vurun boyunlarını, indirin darbelerinizi parmaklarına,' diye vahyetti. Cok acik ve net hic bir seyi düsünmeden, okumadan bilmeden müslümanlari kötülemek amaciniz... Basarili olamayacaksiniz cünkü iftiralariniz yalanlariniz yüzünüze vurulacak... |
12- Hani Rabbin meleklere "Ben sizinle beraberim, mü'minleri yüreklendirin, ben kafirlerin kalplerine korku salacağım, vurun boyunlarını, indirin darbelerinizi parmaklarına,' diye vahyetti.
o kafirler senin peygamberinden bile daha yürekli ve hümanist,senin peygamberin arkasinda allah denen tanri oldugu halde magaralara saklandi ama o senin kafir diye tanimladigin insan insanlari uyandirmak ugruna canini saklamaya bile gerek duymadi,iste fark burda. |
Alıntı:
|
biraz daha sakin olabilir misiniz?????
|
Alıntı:
|
mesele bumudur yani ?
Benim anlatmaya calistigim uzerinde dusunundugum konu cok daha farkli , bunun esirlede cok fazla alakasi yok ,, ama konuya gecmeden once , iyi bu ayetleri yazdin , onlar hakkinda da bir iki kelam edelim , Bu ayetler bedir savasi sonrasi gelmistir, Savas sonunda mekkeliler yenildiginde , onlardan kalan mallar icin muslumalar arasinda ganimet tartismasi olur.. Bu ayetler o tartisma uzerine gelir .. Zaten ayetin kelime manasi da savas ganimetidir. Ilk ayetde muhammed ganimetleri , allah ile kendisi arasinda paylastirinca , muslumanlar arasinda hosnutsuzluk ve ofke ortaya cikmsitir. muhammed , onlara " savasin aslinda allahin gonderdigi melekler ve allahin mekkelilerin yuregine korku salmasi ile kazanildigini,muslumanlarin bu zaferde paylari olmadigi " soylemistir. Yani sunu dusunebiliyromusun ,, ortada bir ganimet var , oyle yada boyle bir savas sonrasi , muhammed bu ganimetin allaha ve kendisine ait oldugu iddaa ediyor, Bu taksimden hoslanmayan muslumanlara ise , asil zafer kazananin allah ve onun gonderidigini 1000 melek ordusu oldugunu soyluyor , Sen allahin bir savas ganimeti konusunda araya girerek insanlara bu tur laflar soyliyebilecegini dusunebiliyormusun ! Bu nasil bir tanridir? ganimetlerde bile gozu olan bir tanri ! yani bunu mu savunuyoruz , Isin asil aci tarafi , muslumanlara soz geciremeyen bir tanri ayni zamanda , Soz geciremiyor , cunku muhammed sonunda ganimetletlerin 1/6 ne razi oluyor ve geri kalanini dagitiyor... Yine soyluyorum , bir allah kavramini dusunun , birde savasda elde edilen ganimetlere el koymaya calisan allahi ,, bunlar biribirine uyuyor mu? bu tabloda bir tuhaflik gormuyormusunuz.. Beni musadik olayini bir dusunun , esir alinmis bir toplumun , erkeklerinin nasil iskenceler altinda olduruldugunu ,, Bu sahneleri bir gozunuzun onunde canlandirin , iskence ile oldurulen yahudileri bir dusunun , sonra da allahi , yuce varligi , sonsuz kudreti , sizce bunlar birbirlerine anlamli mi? fazla bir sey istemiyorum , |
Alıntı:
|
Sn Niveru
Size bir tüyo verecegim, eger elinizde bir Kuran-i Kerim varsa özellikle bir mealli Kuran, yani hem orijinal arapcasi, hemde yaninda türkce yazili olandan, bazi ayet sonlarinda " ﻉ " isareti vardir, mesela burda 10.ncu ayetin sonunda var bu isaret kücük bir ayin harfidir. Kuran'in bir cok yerinde de vardir 1-3 sayfada bir genellikle denk gelirsiniz. Bu isaretin anlami, konu degisikligidir. Yani iki " ﻉ " arasinda bir konu anlatilir. Eger altiyla üstüyle karistirirsak anlamak zorlasir. Eger bu hususa dikkat gösterirseniz Kuran'i daha iyi anlayacaginiza eminim, isterseniz bir müddet bu sekilde bir deneme yapin.. |
Alıntı:
Benim anlatmak istedigim o degildi, ben iktidarliktan da söz etmedim, yani söyle düsünün birisi sizin aileden birini öldürdü varsayalim, sonradan bu sahis pisman oldu geldi sizden özür diledi ve dost olmayi teklif etti, sizin tepkiniz ne olurdu? |
Su enfal ayetlerini yazdigimda , sonradan aklima geldi de gulumsedim , komik hatta ,
1400 yil once , bir savas olur , Asil elde etmek istediklerinde az dahi olsa ; ki onlarin ilk amaci sufyanin kervanini yagmalamakdi; ortada bir ganimet , mal vardir. Muslumanlar muhammede sorarlar , bu ganimetin paylasimi nasil olacak diye, Muhammed , mallarin , allaha ve kendisine ait oldugu soyler , yani tamamina sahip cikar Diger muslumanlar bundan pek hoslanmaz , cunku onlar bu mallar icin savasmislar , hatta aralarindan olenler olmustur. Bu hosnutsuzluklarini acik olarak muhammedin yuzune soylerler ve ofkelerini dile getirirler. Bunun uzerine , muhammed , sizlerde kim oluyorsunuz , asil savasi kazanan , melek ordusunu yardima gonderen , dusmanlarin kalplerine korku salan , allahdir . diyen ayetleri arguman olarak one surer. Olay tamamen bir mal paylasimi kavgasidir ve muhammed kendi elini guclendirmek icin allahin ayetlerini ortaya koyar ,digerlerini susturmak ve sindirmek icin , bu ayetlerin gelmesinin baska hic bir sebebi yOK !, aradan 1400 yil gecer ve bu ayetlerinin bir mal paylasim kavgasinda ortaya konan bir politik arguman disinda hic bir sey olmadigini bilmeyen bir inanir , turan dursun sitesine gelir ve --Bakiniz allahin mucizesi , bedir savasinda meleklerin yardimi ile binlerce kafiri yendiler diye hemde inanarak yazar yazar yazar! O gunun ortaminda paylasim kavgasinin tam ortasinda cikan bu ayetler artik gumuzde bir mucize olarak karsimizdadir ! Ne diyim buyrun inanin , ama ya allah bu kadar kudretli ve ulvi degil , ya bu din allahin haa birde , 800 kiseye karsi gelen 1000 melek ancak 70 kisi oldurebilmistir, yani allahin askeri gucude o kadar abartilacak bir sey degildir :) sn burani ben ayetleri hem hadis , hemde gelis sebeblerine bakarak okuyorum , o konuda sizde bir calisma yapin |
Alıntı:
ben sizin fazla ön yargili oldugunuzu düsünüyorum, bunun icin de bir noktayi size isaret ettim. Tabii ki isterim ki bu hususu dikkate almaniz, yinede siz bilirsiniz. |
Alıntı:
Sonuçta muhammet sıradan biri değil, yaptığı her hareketin sonuçlarını hesaplayarak yapmıştır. Bu tarz bir harket düşman sayısını azaltıp daha fazla taraftar toplamasınız sağla. Yani bir bakıma iktidarla alakası var |
Alıntı:
|
Alıntı:
"Bu Tarz Hareket" den ne kast ettiniz anlayamadim, biraz acabilirseniz.... |
Alıntı:
örneklemem de o yöndeydi, ha belki ben bile affetmem, günümüzde meshur bir laf var zaten "Affetmek Allah'a mahsustur." diyor gencler :) ve affetmiyorlar hic. Bardak kirma gibi bir niyet icinde degildim, tamamen o döneme ait bir örnek.. |
Alıntı:
Yukarda açıkladığınız bazı insanları affetmesi, daha fazla taraftar toplmasını sağlar. Muhammet akrabalarını öldüren sonra öğretilerini kabul edip af dileyenlere gösterdiği hoşgörü nedense muhaliflerine gösterilmemiştir. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:54 . |