Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 14-07-2009, 22:06
ugurce82 ugurce82 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 02 Jul 2009
Mesajlar: 829
Standart Kurandaki Çelişkiler ve bilimdışılıklar

“Allah kimi doğru yola iletmek isterse, onun kalbini İslama açar, kimi de saptırmak isterse ...
kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah inanmayanları küfür bataklığında bırakır” (Enam Suresi,
ayet 125).
Dikkat edileceği gibi burada Tanrı, dilediğini “Müslüman” ve dilediğini “kafir” yapıyor.
Kafir yaptıklarını cezalandırıyor! Hiç Tanrı ‘ kişileri hem kafir yapar hem de kafirdirler diye
cezalandırır mı?
Bakara Süresindeki, “Dinde zorlama olmaz” (Bakara
Suresi, ayet 256), hükmüyle, Tevbe Suresi’nde müşrikleri İslama zorlamak amacıyla yer alan,
“Müşrikleri bulduğunuz, yerde öldürün...”
(Tevbe Suresi, ayet 5) şeklindeki hüküm, çelişme
halinde bulunan hükümlerdendir. Bu hükümlerden birincisi, yani “Dinde zorlama olmaz.”

hükmü, Muhammed’in henüz güçlü durumda olmadığı, zorlama yollarına başvuracak
yeterliliğe sahip bulunmadığı zamanlarda ve günlük siyasetinin gereği olmak üzere
konmuştur. Bu ayeti içeren Bakara Suresi, her ne kadar Kur’an’ın ikinci sırasında yer almakla
beraber, 87. sure olarak inmiş bir suredir. Buna karşılık “Müşrikleri bulduğunuz yerde
öldürün”
şeklindeki ayet, Tevbe Suresi’ndedir. Tevbe Suresi ise, hem Kur’an’daki sıra
itibariyle -ki 9. suredir- hem de nüzul (iniş) sırasına göre -ki 113. sure olarak inmiştir- Bakara
Suresi’nden daha sonraki bir tarihe rastlar. Bu ayeti Muhammed, güçlendiği ve İslamı kılıçla
yerleştirmeye başladığı dönemde koymuştur.
Kur’an,
müşriklerin (Tanrı’ya eş koşanların) öldürülmelerini emreder (örneğin bkz. Tevbe Suresi, ayet
5); oysa kanunlarımıza göre “müşrik” diye adam öldürmek, “cinayet işlemek” demektir. Yine
bunun gibi Kur’an, İslam’dan başka bir dine yönelenleri “sapık” diye tanımlar (örneğin bkz.
Al-i İmran Suresi, ayet 85) ve ehl-i kitab’a (Yahudilere ve Hıristiyanlara) karşı, İslamı kabul
etmelerine ya da kendi elleriyle küçülerek “cizye” (kafa parası) ödemelerine kadar, savaş
açılmasını emreder (Tevbe Suresi, ayet 29); “cizye”yi İslamı kabul etmemelerinin cezası
olarak görür;oysa bütün bunlar kanunlarımıza göre suç niteliğinde şeylerdir.


Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 14-07-2009, 22:10
ugurce82 ugurce82 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 02 Jul 2009
Mesajlar: 829
Standart

Yunus Suresi’nde, “(Allah) dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı... Allah’ın izni
olmadan hiç kimse inanamaz...” (Yunus Suresi, ayet 99-100) diye yazılı. Yani
“inanan”lardan olmak, Tanrı’nın isteği ve izniyle olan bir şey; ama buna karşılık NahI
Suresi’nde, kişi, kendi davranışından dolayı sorumluymuş gibi gösterilmekte:
“Yaptıklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz” (Nahl Suresi, ayet 93).
Şûra Suresi’nde kişi, özgür iradeye sahipmiş ve kendi davranışlarının sorumluluğu
altındaymış gibi gösterilmekte:
“Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir” (Şûra
Suresi, ayet 30).
Mürselat Suresi’nde, benzeri nitelikte bir diğer hüküm şöyledir: “(Allah’ı) Yalanlamış
olanların o gün vay haline! Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette (cennette)
gölgeliklerde ve pınar başlatandadırlar...” (Mürselat Suresi, ayet 40-41).
Ancak, Kehf Suresi’nde bunun zıddı olan bir hüküm var ki, kişinin Özgür iradeye ve
sorumluluğa sahip olmayıp, Tanrı’nın keyfine tabi olduğunu bildirmekte:
“...Allah’ın doğru yola eriştirdiği kimse hak yoldadır. Kimi de saptırırsa artık ona, doğru
yolu gösterecek bir rehber bulamazsın” (Kehf Suresi, ayet 17).
Görülüyor ki, burada Tanrı, doğru yola erişmenin ya da doğru yoldan sapmanın kişi iradesine
değil, Tanrı iradesine bağlı olduğunu bildirmekte!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 14-07-2009, 22:12
ugurce82 ugurce82 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 02 Jul 2009
Mesajlar: 829
Standart

Kur’an’ın çeşitli surelerinde Tanrı’nın insanları, sırf kendisine ibadet etsinler
diye yarattığı yazılıdır. Örneğin, Zariyat Suresi’nde, “Cinleri ve insanları, yalnızca bana
ibadet etsinler diye yarattım...” (Zariyat Suresi, ayet 56-58) denilmektedir. Ahzab Suresi’nde,
Tanrı’ya ibadet edenlerin Tanrı tarafından büyük bağışlamalara ve mükafatlara (ecr’e)
kavuşacakları bildiriliyor (Ahzab Suresi, ayet 35; ayrıca bkz. Tevbe Suresi, ayet 112; Secde
Suresi, ayet 15-17). Mü’min Suresi’nde Tanrı’nın şöyle konuştuğu yazılıdır:
“Rabbiniz, ‘Bana kulluk (ibadet), edin ki, size karşılığını vereyim. Bana kulluk (ibadet) etmeyi
büyüklüklerine yediremeyenler, alçal-mış olarak cehenneme gireceklerdir’ buyurmuştur”
(Mü’min Suresi, ayet 60).
Dikkat edileceği gibi, bu ayetlerle Tanrı, kişileri kendisine ibadet ettirmek için onlara bir
karşılık vereceğini söylemekte; yani onların ibadetine muhtaçmış gibi bir durumda. Çünkü,
muhtaç olmamış olsa onların kendisine ibadet etmelerine aldırmazdı. Ancak, bunları söyleyen
Tanrı, insanların ibadetine muhtaç olmadığını söylemekten geri kalmaz: “Ey insanlar!
Allah’a muhtaç olan sizsiniz. Zengin ve övülmeye layık olan ancak odur” (Patır Suresi, ayet
15). Yorumcuların bildirmesine göre bu ayetin anlatmak istediği şey şudur: “Din ve ibadet
Allah’ın ihtiyacı değil, insanların ihtiyacıdır... (Allah) sizin ibadetinize muhtaç olmadığı gibi,
bütün ihtiyaçlarınızı tatmin edebilecek kudrete de maliktir...”’ Evet, ama eğer Tanrı,
insanların kendisine ibadet etmelerine muhtaç değil idiyse neden kalkıp, “Cinleri ve insanları,
yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım...” (Zariyat Suresi, ayet 56-58) diye konuşsun?
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 14-07-2009, 22:29
ugurce82 ugurce82 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 02 Jul 2009
Mesajlar: 829
Standart

“Ey Muhammed, sen öğüt ver; esasen sen sadece bir öğütçüsün. Sen onlara zor kullanacak
değilsin... Kim inkar ederse... Allah onu... azaba uğratır... Hesaplarını görmek bize
düşmektedir” (Gaşiye Suresi, ayet 21-26).
Yine bunun gibi Nahl Suresi’nde, “Eğer yüz çevirirlerse, ey Muhammed, sana düşenin sadece
açıkça tebliğ olduğunu bildir” (Nahl Suresi, ayet 82) denilmektedir. Buna benzer bir ayet
Şûra Suresi’nde şöyle der:
“Ey Muhammed, eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki, biz seni onlara bekçi göndermedik, sana
düşen sadece tebliğdir” (Şûra Suresi, ayet 48).
Yunus Suresi’nde, “inkarcılara” karşı hoşgörülü bir tutum havası yaratan şu ayet bulunur:
“Ey Muhammed, seni yalanlarlarsa, ‘Benim yaptığım bana, sizin yaptığımı sizedir; siz benim
yaptığımdan sorumlu değilsiniz, ben de sizin yaptığınızdan sorumlu değilim’ de... De ki, ‘Ey
insanlar, Rabbinizden size gerçek gelmiştir. Doğru yola giren ancak kendisi için girmiş ve
sapıtan da zararına olarak sapılmıştır; ben sizin bekçiniz değilim’...”(Yunus Suresi, ayet41-
108).
Yine bunun gibi “nıüşrik”lere (puta tapanlara), inkarcı olanlara ve İslama yanaşmayanlara
karşı bu yeryüzü dünyasında zorlama olmayacağı, onları kendi sorumluluklarıyla, kendi
“günahlarıyla” baş başa bırakmak gerektiği, çünkü yaptıklarının cezasını kıyamet günü
görecekleri konusunda “Kıyamet günü her ümmete bir şahit getiririz...” şeklindeki ayetler ve
bu ayetler doğrultusunda hadisler de bulunur
Ancak, bu aynı Kur’an’da Tanrı’nın, yukarıda söylediklerini unut-muşçasına ya da
inkarlarcasına konuştuğu, dinde zorlama yolunu seçtiği, “müşriklere” ve “kafirlere” ölüm
saçtığı, onlara karşı “vuruşmalı” şekilde, yani kılıçla savaşmak üzere Muhammed’i
görevlendirdiği görülür. Örneğin, Tevbe Suresi’nde, “...Ey Muhammed, inkarcılarla ... savaş,
onlara karşı sert davran” (Tevbe Suresi, ayet 73) der. Enfal Suresi’nde, “... (inkarcıların)
boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın” (Enfal Suresi, ayet 12) diye ekler. Tevbe
Suresi’nde, “...müşrikleri nerede görürseniz öldürün” (Tevbe Suresi, ayet 5) dedikten sonra,
ehl-i kitab’a (yani Yahudilerle Hıristiyanlara vd...) karşı, İslami kabul etmelerine ya da
“cizye” (kafa parası) vermelerine kadar savaşılmasını emreder ve şöyle der:
“Kendilerine kitap verilenlerden Allah’a ve ahret gününe inanmayan, Allah ve Resulünün
haram kıldığını haranı saymayan ve hak dini (İslam dinini) kendine din edinmeyen kimselerle,
küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın” (Tevbe Suresi, ayet, 29).
Enfal Suresi’nde de şöyle emreder:
“...yalnız Allah’ın dini (yani islam) kalana kadar savaş” (Enfal Suresi, ayet 39).
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 15-07-2009, 02:00
barudi barudi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Jun 2009
Mesajlar: 1.459
Standart

önce erdemli olun
http://www.turandursun.com/forumlar/...850#post199850
burada ki haksizliginizi kabul edin, yanildiginizi ifade edin ondan sonra böyle konu acin. hatta bu konudan da vardi buralarda arama seceneklerinden bulabilirsiniz sayin ugurce82
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 15-07-2009, 16:14
En el hak En el hak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jun 2009
Mesajlar: 417
Standart

sn barudi,

gözleri görmeyen kulakları duymayan kalp gözü kapanmış ve okuduğunu anlamayan şu garibe erdemli biri olarak aşağıdaki ayetler hakkında ne düşündüğünüzü açıklarmısınız??


AHZAP SURESİ 50
Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helal kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
AHZAP SURESİ 51
Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah kalplerinizdekini bilir. Allah hakkıyla bilendir, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
AHZAP SURESİ 53
Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz ,hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikahlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu Allah katında büyük bir günahtır.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 15-07-2009, 16:28
nefes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
nefes nefes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2009
Mesajlar: 149
Standart

önce 50. ayet: Ey muhammed kafana göre takıl, amca kızı hala kızı cariye ganimet deme istediğin kadar keyfine bak. (eğer böyle bir ayet vahyedersem, kendi cennetimi yaratabilirim)
sonra 51. ayet: Ey muhammed dilediğini bırak olmadı geri al azıcık takıl sonra onun amcasının kızıyla takıl. (bazılarından bıkmaya başladım. bu vahiy iyi geldi)
sonra 53. ayet: Ey muhammed herkes zırt pırt dalmasın evine efendi olsunlar. (yahu bu millet de ne meraklı benim karılara. en güzellerini ben kaptığım için gelen gözünü çevirmeden edemiyor. bu vahiy de buraya cuk oturdu.)

İşin dalgası bir yana şundan eminim ki kadın düşkünü olan insanlar, her türlü fantazi için en sinsi oyunları kafalarında kurgulayabilirler. Bir özeleştiri olarak kendimi örnek gösterebilirim bu konuda
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 16-07-2009, 01:06
barudi barudi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Jun 2009
Mesajlar: 1.459
Standart

jazz_01´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sn barudi,

gözleri görmeyen kulakları duymayan kalp gözü kapanmış ve okuduğunu anlamayan şu garibe erdemli biri olarak aşağıdaki ayetler hakkında ne düşündüğünüzü açıklarmısınız??


AHZAP SURESİ 50
Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helal kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
AHZAP SURESİ 51
Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah kalplerinizdekini bilir. Allah hakkıyla bilendir, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
AHZAP SURESİ 53
Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz ,hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikahlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu Allah katında büyük bir günahtır.
bunun cevabini surada verdim:
http://www.turandursun.com/forumlar/...2&postcount=32

akliniza daha da takilacak sorular olabilir
http://www.turandursun.com/forumlar/...?t=6038&page=4

isterseniz surdan biraz daha devam edin okumaya olmadi yine sorarsiniz kafaniza takilanlari..
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 16-07-2009, 05:26
barudi barudi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Jun 2009
Mesajlar: 1.459
Standart

ugurce82´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
“Allah kimi doğru yola iletmek isterse, onun kalbini İslama açar, kimi de saptırmak isterse ...
kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah inanmayanları küfür bataklığında bırakır” (Enam Suresi,
ayet 125).
Dikkat edileceği gibi burada Tanrı, dilediğini “Müslüman” ve dilediğini “kafir” yapıyor.
Kafir yaptıklarını cezalandırıyor! Hiç Tanrı ‘ kişileri hem kafir yapar hem de kafirdirler diye
cezalandırır mı?
Sen o diledigi kisi olmaman icin ne yapman lazim? Düsün bakalim biraz...
ugurce82´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bakara Süresindeki, “Dinde zorlama olmaz” (Bakara
Suresi, ayet 256), hükmüyle, Tevbe Suresi’nde müşrikleri İslama zorlamak amacıyla yer alan,
ugurce82´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
“Müşrikleri bulduğunuz, yerde öldürün...”
(Tevbe Suresi, ayet 5) şeklindeki hüküm, çelişme
halinde bulunan hükümlerdendir. Bu hükümlerden birincisi, yani “Dinde zorlama olmaz.”
hükmü, Muhammed’in henüz güçlü durumda olmadığı, zorlama yollarına başvuracak
yeterliliğe sahip bulunmadığı zamanlarda ve günlük siyasetinin gereği olmak üzere
konmuştur. Bu ayeti içeren Bakara Suresi, her ne kadar Kur’an’ın ikinci sırasında yer almakla
beraber, 87. sure olarak inmiş bir suredir. Buna karşılık “Müşrikleri bulduğunuz yerde
öldürün”
şeklindeki ayet, Tevbe Suresi’ndedir. Tevbe Suresi ise, hem Kur’an’daki sıra
itibariyle -ki 9. suredir- hem de nüzul (iniş) sırasına göre -ki 113. sure olarak inmiştir- Bakara
Suresi’nden daha sonraki bir tarihe rastlar. Bu ayeti Muhammed, güçlendiği ve İslamı kılıçla
yerleştirmeye başladığı dönemde koymuştur.
Kur’an,
müşriklerin (Tanrı’ya eş koşanların) öldürülmelerini emreder (örneğin bkz. Tevbe Suresi, ayet
5); oysa kanunlarımıza göre “müşrik” diye adam öldürmek, “cinayet işlemek” demektir. Yine
bunun gibi Kur’an, İslam’dan başka bir dine yönelenleri “sapık” diye tanımlar (örneğin bkz.
Al-i İmran Suresi, ayet 85) ve ehl-i kitab’a (Yahudilere ve Hıristiyanlara) karşı, İslamı kabul
etmelerine ya da kendi elleriyle küçülerek “cizye” (kafa parası) ödemelerine kadar, savaş
açılmasını emreder (Tevbe Suresi, ayet 29); “cizye”yi İslamı kabul etmemelerinin cezası
olarak görür;oysa bütün bunlar kanunlarımıza göre suç niteliğinde şeylerdir.
5.ayetten önce 4. ayete bakalim...

إِلَّا الَّذِينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ ثُمَّ لَمْ يَنْقُصُوكُمْ شَيْئًا وَلَمْ يُظَاهِرُوا عَلَيْكُمْ أَحَدًا فَأَتِمُّوا إِلَيْهِمْ عَهْدَهُمْ إِلَىٰ مُدَّتِهِمْ ۚ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَّقِينَ

Evet yukarda bir olay anlatmissiniz kismen dogrudur, müslümanlar henüz zayiftilar kan dökülmemesi icin müsriklerle bir antlasma yaptilar. Bu antlasma üzerine inen ayette ne yaziyor?
"Müsriklerle yaptiginiz antlasmada eger müsrikler sözlerinde sadik kalirsa siz bu antlasmaya süre bitene kadar uyun" buyuruyor.
Ayetin basinda ILLA var ufak bir arastirmayla ILLA nin ne anlama geldigini ögrenebilirsiniz ama ben yinede söyleyim ILLA istisna anlamina gelen bir kelimedir. Yani sunu sunu sunu yap ama bunu yapma gibi.
Peki 1.ayette ne yaziyor?
Müsriklerle iliskinizi kesin demiyor mu? cünkü antlasmayi bozmuslar, sözünde durmayanla birlikte olmayacaksin emri bu ama ILLA 4.ayette yaziyor neymis istisnayi durum? antlasmayi bozmayanlara karsi öldür mü diyor? hayir antlasma mühleti ne ise ona uyun diyor.
5.ayet antlasmayi bozanlari anlatiyor cünkü yalan söylemis oldular sözlerinde durmadilar.

Gelelim "Dinde zorlama yoktur." cümlesine. Evet Islam Dini'nde zorlama yoktur, ama teblig vardir. Önce anlatirsin, karsindaki kisi anlattiklarini kabul etmezse öldürmen mi gerek? sen bunu mu anliyorsun Tevbe 5'den?
Bir kisiyi zorla Islam'a yönelmesi icin baski uygulanilmamasi konusunda bir uyaridir bu ayet.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 16-07-2009, 05:36
barudi barudi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Jun 2009
Mesajlar: 1.459
Standart

ugurce82´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yunus Suresi’nde, “(Allah) dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı... Allah’ın izni
olmadan hiç kimse inanamaz...” (Yunus Suresi, ayet 99-100) diye yazılı. Yani
“inanan”lardan olmak, Tanrı’nın isteği ve izniyle olan bir şey; ama buna karşılık NahI
Suresi’nde, kişi, kendi davranışından dolayı sorumluymuş gibi gösterilmekte:
“Yaptıklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz” (Nahl Suresi, ayet 93).
Şûra Suresi’nde kişi, özgür iradeye sahipmiş ve kendi davranışlarının sorumluluğu
altındaymış gibi gösterilmekte:
“Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir” (Şûra
Suresi, ayet 30).
Mürselat Suresi’nde, benzeri nitelikte bir diğer hüküm şöyledir: “(Allah’ı) Yalanlamış
olanların o gün vay haline! Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette (cennette)
gölgeliklerde ve pınar başlatandadırlar...” (Mürselat Suresi, ayet 40-41).
Ancak, Kehf Suresi’nde bunun zıddı olan bir hüküm var ki, kişinin Özgür iradeye ve
sorumluluğa sahip olmayıp, Tanrı’nın keyfine tabi olduğunu bildirmekte:
“...Allah’ın doğru yola eriştirdiği kimse hak yoldadır. Kimi de saptırırsa artık ona, doğru
yolu gösterecek bir rehber bulamazsın” (Kehf Suresi, ayet 17).
Görülüyor ki, burada Tanrı, doğru yola erişmenin ya da doğru yoldan sapmanın kişi iradesine
değil, Tanrı iradesine bağlı olduğunu bildirmekte!
Bu sefer degisik bir örnek verecegim.

Bir isveren diledigi isciyi secme hakkina sahiptir, sen eksik oldugun bir konuda is istemeye gidersen, isveren seni bir süzer önce bakar ki bu benim isime yaramaz der seni dilememis olur, peki asil sorun nedir? sen bu isi ögrenmemissin veya cok az bilgiye sahipsin.

Ama tersi durumunda adam bakar bu benim isime yarar der seni diler ve ise alir, cünkü sen bu is hakkinda altyapiya sahipsin isi biliyorsun demektir.

Peki burdan ne anliyoruz? önce o dileme durumuna gelmen gerektigini, bu kisim da insanin kendi iradesindedir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:03 .