![]() |
hz. muhammed'in sünnet olmayı önermesinin mantığı nedir?
din dışı perspektiften bakarsak hz. muhammed'in neden sünneti önerdiğini neye bağlayabiliriz. cinsel hazları aza indirmek ve fazla miktarda evlilik dışı çocuk olmasına engel olduğunu söyleyebilir miyiz?
sünnetli olmanın cinsel haza etkisi nedir? bilgisi olan arkadaşların yazılarını bekliyorum. teşekkür ederim |
USTDEDESI: SÜNET OLMAK SAGLIK AÇISINDAN KI ÖNEMINI AÇIKLAYABILIRSEK YANI HIJENIK OLMASI DAHA GÜZEL BIR BASLIK OLUR BENIM GÖRÜASÜM ...
|
Sünnetin ne sağlıkla nede hijyeniklikle alakası vardır. Gavurlar, kafirler, zındıklar, münafıklar (Yani sünnet olmayanlar demek istedim :D :D ) Pis mi?, hijyenik değil mi? Sağlıksız mı? Onun için mi avrupa ve amerika insanlarının ortalama yaşam süreleri daha kısa!!!!!!? :D :D
|
bence de sağlık açısından önemli olduğu şüphe götürür. bununla ilgili bilimsel bir çalışma var mı?
bu arada nickim ustedesis burkay |
SELAM NICKINI YANLIS YAZDIM KUSURA BAKMA ... bence de sağlık açısından önemli olduğu şüphe götürür. bununla ilgili bilimsel bir çalışma var mı?
BU NEYI DEGISTIRIR SENIN GÖZÜNDE EGER BIR BILIMSEL ÇALISMA VARSA ISLAMAMI YÖNELICEKSIN ? NEYSE BENIM BU KONUDA FAZLA BILGIM YOK INCELEMEDIMDE ... FIKRI OLAN ARKADASLARA SAYGI DUYMAK GEREKIR ... |
soruyu islama geçmek için sormadım, sadece bunun arkadasındaki mantığı öğrenmek istedim.
|
SAYGI DUYARIM ...
|
Muhammed, geçmişteki bazı peygamberlerin çizgisinin devamı olduğunu iddia ediyordu. Bunlar içinde özellikle İbrahim ve Musaya önem veriyordu. İnanışa göre İbrahim (asıl adı Abraham'dır) 80 yaşındayken kendisini satırla sünnet etmiştir. Yahudilere göre sünnet farzdı. Muhammed taktik gereği bu ibadeti ümmetine tavsiye etmiştir. Zaten yahudilerden sadece sünneti değil pek çok öğeyi kötü şekilde kopyalamıştır. Bu taktiği daha iyi anlamak için şöyle bir örnek verebilirim:
Türk halkı Atatürke özel bir önem verir. Bir parti lideri Atatürkün çizgisinde olduğunu gerçekçi bir şekilde ortaya koyabilirse halkın bu eğiliminden faydalanmış olur. Mekkede yahudiler azdı ama Medinede çoktu. Muhammed, Mekkede müşrikleri kazanmakta başarısız olunca Medinede yahudileri kazanmaya, onları etkilemeye çalıştı. Onlara uymaya çalıştı başlarda. Sünneti bu bağlamda düşünmek gerekir. Sağlıkla bir ilgisi yoktur. Sünnetin fiziksel sağlık açısından zararları tartışmalı olsa bile psikolojik olarak zararlı olduğu su götürmez bir gerçektir. Sünnetin eski Mısırda görüldüğü biliniyor. oraya da orta afrikadan geldiği en kuvvetli teorilerdendir. |
Yeter ki İslam birşeyi emretsin ya da tavsiye etsin. İlla ki karşı çıkacaksınız. Müzmin muhaliflik böyle birşey ama aceleci bir tavır bu.
Bir defa farz kılınan ya da tavsiye edilen hükümlerde illa ki pratik bir fayda olması regekmez. Bu bir. Ama İslam asla insana zararlı birşeyi de emretmez ve tavsiye de etmez. Cem Efendi, "Sünnetin fiziksel sağlık açısından faydası tartışmalı olsa bile psikolojik olarak zararlı olduğu su götürmez bir gerçektir." Nerden biliyorsun? Sen sünnet olunca bunalıma mı girdin, depresyonun mu depreşti, neye dayandırıyorsun bu iddianı? Bir de şu mevzu var. İslam, kendinden önce uygulanan güzel şeyleri tekrar eder, tekrardan emreder ya da tavsiye eder, siz kalkıp bunda ayrı şeyler arıyorsunuz. İslam'dan önce de Sünnet olmanın varlığı neyi değiştirir ki? Ha, sünnet olmaktan illa ki pratik bir fayda bekliyorsanız böyle şeyler de var. Yani sünnet olmak yararlı. zararlı falan değil. Bugüne kadar sağlıklı ve usulüne uygun bir şekilde sünnet olmuş erkeklerin hiçbirisinde penis kanserine rastlanmamıştır. New England Journal of Medicine adında bir dergi var. Amerika'da çıkıyomuş bi de dünyaca ünlü top dergisiymiş falan. Siz itibar edersiniz bu tip şeylere diye örnek gösteriyorum. Bu dergide yirmiye yakın doktorun katılımıyla yayınlanan bi araştırma raporuna göre sünnet sadece erkekler için değil, erkeğin hanımı için de bazı hastalıklara karşı koruma olanağı sağladığı belirtiliyormuş. İngilizce bilenler takılsın bu dergiye. Dergide yer alan araştırma raporuna göre, rahim kanseri vak’alarının yüzde 99’undan sorumlu tutulan popilmavirus (hpv) sünnetli erkeklerde daha az görülüyor. Çünkü, sünnetsizlerin sünnet derisinin iç kısmına virüs daha kolay yerleşiyor ve smegna’ya bulaşarak bu kısmı zedeliyor. Böyle şeyler ve daha birsürü şey işte. |
Sünnet, ilkel toplumlara ait dinsel tapınma ritüelidir. İlk çıkış yerinin orta afrika olduğu, oradan Mısır' a, Mısırlılardan yahudilere, Yahudilerden ise İslama geçtiği tarihsel bulgularla sabittir. Sünnet, aslında tanrının insanı mükemmel yarattığı fikriyle de çelişmektedir. Madem insan mükemmel yaratıldı neden bir organının canlı parçası kesilip atılmaktadır? Bunda ne amaç olabilir?
Sünnet olmak, saç veya tırnak kesmek ile çok farklıdır. Böyle benzetme yapanlar çok yanılmaktadır. Saç ve tırnak uzantıları cansızdır, sinir ve damar ihtiva etmez. Oysa sünnet edilen parça canlıdır, damar ve sinir ihtiva eder. Ayrıca sünnet sırasında bazen kazaların meydana geldiği, kalıcı hasarların oluştuğu da bilinen gerçeklerdendir. Bilhassa eski çağlar için anestezi sorunu ve iyileşme sürecinde enfeksiyon gelişmesi problemleri vardır. Bu nedenle sağlık açısından risklidir. Sünnet için ileri sürülen gerekçeler minareye kılıf uydurmaktan öteye gidemez. Sünnetsiz penisde görülen hastalıklar tüm erkeklerin sünnet olması için gerekçe olamaz. Örneğin bademcikler de pek çok insanda enfeksiyon kaynağıdır ve cerrahi olarak alınması önerilir. Ancak çok sayıda insanda bunun görülmesi tüm insanlar için genelleme oluşturamaz. Her birey için ayrı karar verilir. Sünnet, bir çocuğa, onun iradesi dışında uygulanan bir vahşettir. Bu net şekilde böyledir. Çünkü çocuğun iradesi ve onayı dışında zor kullanılarak, bir organının canlı parçası dinsel ritüel uğruna kesilmektedir. Kanlı bir dinsel ayindir. Sünnetin aleyhindeki tıbbi makaleler, lehindekinden fazladır. Bunlara ileride yer vereceğim. Psikolojik açıdan sünnetin çocuklarda psikolojik tahribat yarattığını görmek için bilimsel makalelere bile gerek yok, yaşınız belli bir seviyeye geldi ise ve Türkiyede yaşıyorsanız zaten çevrenizde çok sayıda örneğini göreceksiniz. Yok eğer bilimsel makale de istiyorsanız, psikiyatri dilinde kastrasyon korkusu adında çok sayıda makalenin yayınlandığını biraz araştırırsanız bulursunuz. Mesele müzmin muhaliflik değil böylesine kanlı dinsel ritüelleri, tapınma ayinlerininin gerçek yüzünü insanlara göstermektir. Bu tip ilkellikler oldukça bunları yıkmaya çalışan muhalifler de olacaktır. Her şey daha güzel bir dünya için. |
sünnet
kesinlikle sana katılıyorum
bu sünnet sadece olaya biraz ciddiyet ve kural koymak amacıyla uydurulmuş bir oyun üstelik te faydası kadar ve hatta onda daha fazla zaraları bulunmaktadır..... sünneti sadece kendisi kullanmamış bildiğim kadarıyla ilk önce kadınlarda uygulanan bişeyken daha sonra erkek kölelere uygulanmış ve daha sonra da şimdiki erkek kölelere uygulanmaktadır........ :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D ben sünnet edildiğim için çok pişmanım fakat çocuğum olursa yaptırmayacağım............. |
Merhaba,
Bu konuda daha önce de bir tartışma olmuştu. Ben bir Müslüman’ım. Kuran’a dayalı İslam’a inanıyorum. Ve buna göre dinimi yaşamaya çalışıyorum. Sünnet adetinin gereksiz bir adet olduğunu düşünüyorum. Muvahhit bir Müslüman olarak oğlumu da sünnet ettirmeyeceğim. |
sana katılıyorum Cem, ben 6 yaşında sünnet oldum ve hala psikolojimde kötü bir yer edinmişliği vardır sünnetin.
|
Şu psikolojik uzantıyı biraz daha açsanız diyorum. Sünnet, psişik olarak ne tür hasarlar oluşturuyor? Bilimsel makaleye gerek yok filan deme işte. Varsa ispatlanmış bir teori getir görelim. Onaylanmış sabit veriler göster ama, kıvırma mantığından kaynaklanan şeyler olmasın.
|
aşkolsun aliminyum kardeş, ben ne zaman kıvırdım :(
|
Yaratılış 17: 9-10 Tanrı İbrahim'e, "Sen ve soyun kuşaklar boyu antlaşmama bağlı kalmalısınız" dedi,"Seninle ve soyunla yaptığım antlaşmanın koşulu şudur: Aranızdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek.
Sünnet Tevratta yehovanın İsrail oğulları ile yaptığı anlaşmanın bir işareti olarak konulmuş. Ve sonra bir gelenek haline gelmiş anlaşılan ve islamiyete de geçmiş. bence çok gereksiz bişey sünnet, yani şimdi allah bizi en mükemmel şekilde yaratıysa bu sünnet olayı niye. Allahın yarattığını değiştirmek ne haddimizeee :D |
"yani şimdi allah bizi en mükemmel şekilde yaratıysa bu sünnet olayı niye. Allahın yarattığını değiştirmek ne haddimizeee "
Stingray gibi Böyle harikalar çıkmıyor mu arada. Çok eğlenceli oluyorlar aslında ama kendileri açısından üzücü tabi. Usrenin sana demedim abi kıvırıyon diye. Cem için söyledim onu. İkide bi psikolojik zarar deyip duruyo da daha bişey göremedik ortada. |
Eywallah kardeşim;):)
|
|
ARKADASLAR KONU GENE ÇÖZÜLMEDI ... HEP ALAYLI TAVIRLAR SERGILEYEN ATEIST LER MI OLUCAK BEN SIZE SÜNNET OLAYINA BIR AÇIKLIK GETIREYIM ATEISTLERIN ANLIYACAGI SEKILDE ... BAKIN ÖZELLIKLE MÜSLÜMANLARIN ERKEKLERDEKI CINSEL ORGANI DOGUSTAN BÜYÜK OLDUGUNDAN BUNDAN BIR PARÇA KESMEK GEREK GÖRÜLMÜS MASAL DA BURDA BITMIS ... ( BU YAZIMLA BILMEDEN INSANLARI KIRDIYSAM ÖZÜR DILERIM ) AMA BAZEN BÖYLE HICIVLE YAZAN ARKADASLAR VARYA ... :D
|
sen de mi bürütüs :D :D :D
|
Arkadaşlar aranızda sünnet manisi bilen var mı?Ben bi tane biliyorum.
"yumurtanın sarısı,gitti çükün yarısı." :D :D :D |
abi eşşeğin kulağına su kaçtı gibime geliyor :D :D
|
Konuyu nasıl sulandırdım amma! :D :D :D
|
Biraz espri iyi geldi tabi ama şimdi biraz daha ciddileşme zamanı:
Sünnetin psikolojik zararları Goldman , Sünnet: Gizli Travma (1997) kitabı ve Sünnetin Psikolojik Sonuçları (1999), adlı makalesi ile erkek sünnetinin psikolojik sonuçları üzerinde geniş çalışmalar yapmıştır. Doktorların, çocukların sünnetle ilgili yaşadıkları acıyı, çaresiz oldukları ve kendilerini savunamadıkları için ihmal ettiklerini söylemiştir. Anatomi çalışmaları, sinir hücrelerindeki kimyasal değişiklikler ve bebeklerin davranışları konusundaki çalışmalar, onların acıyı yetişkinlerden daha fazla hissettiklerini kanıtlamıştır. Amerikan Pediatri Akademisinden diğer araştırmacılar Goldman'ın çalışması ile fikirbirliğine vardılar. Bu araştırmacılar yaptıkları çalışmalarda sünnetli çocuğun annesine karşı tavrının değiştiğini, uyku düzeninin bozulduğunu, ve acı verici etkilere karşı aşırı şekilde tepki göstermeye başladığını tespit ettiler. Bazı anneler, çocuğun sünnet edildiği günün hayatlarındaki en kötü gün olduğunu belirtmişlerdir. Amerikan Psikoloji Derneği'nin tanımına göre travma "insanın günlük hayat tecrübelerini aşan, olaylara denir, örneğin fiziksel şiddet, işkence veya bireyin güvenliğini tehdit eden herhangi bir şey." Fiziki şiddet bir tarafta vücuda yönelik herhangi bir istismardır, işkence ise, aşırı stress veya acıya yol açan davranıştır. Her iki durum da travmatiktir, saldırı veya yaralama, şiddet veya işkence amacıyla yapılmamış olsa bile. Yukarıdaki tanımlar, eylemin kendisine ve eylemin yapan kimsenin amacından bağımsız olarak buna verilen insan tepkisine aittir. Bebek ne kadar küçük olursa, travmadan zarar görme ihtimali o kadar fazla olacaktır. Goldman, insanların kendi sünnetleri ile ilgili duygularını neden ifade etmediklerine dair bazı açıklamalar getirmiştir. Onların, prosedürü-sağlık yararlarını düşünerek- yaygın bir inanç olarak gördüklerini, ya da yaşadıkları acıyı hatırlamak istemediklerini, düşünmüştür. Dolayısıyla, aşağılamayı veya acıyı hissetmemek için bir savunma mekanizması ile onu bastırırlar. Bir diğer sebep, ECS'nin, çocuk konuşmayı öğrenmeden çok küçük bir yaşta yapılıyor olmasıdır. Bu yüzden, erkekler acı verici sünnet hatıralarını kelimelerle ifade etmezler, ancak diğerlerine karşı duyarsızlık ve açıklanamaz öfke gibi davranışlarda ifade ederler. Goldman, çocukları sünnet eden doktorların psikolojisini analiz etmiş, ve onların biliçdışı bir şekilde, kendi acı verici sünnet hatıralarını başkalarına yansıttıklarını söylemiştir, çünkü o sırada bu kendileri için açıklanamaz bir travma idi. İnsanların töre ve geleneklere uymak için inançlarını adapte etmeleri böyledir. Dolayısıyla, tıp kurumundan erkekler, (ki aralarında sünnet yaygındır) sünneti desteklerler, bahaneleri de, prepusun herhangi bir yararının olmadığı, ve çocukların zaten birşey hissetmedikleridir. Sünnete kuvvetle inanan doktorlar, kendi fikirleri ile uyum içinde olmayan yeni bilgileri şiddetle reddederler. Kendi teorik inançları ve pratik uygulama ile arasındaki uçurum büyüdükçe, yeni bilgilere karşı dirençleri artar. Prosedürü anababanın istekleri doğrultusunda yaptıklarını söylerler. Dolayısıyla sünnet, meslekten olmayanlarca karar verilen tek cerrahi prosedürdür. Ne var ki doktorlar anababaların kararlarında, ECS'nin zararları ve prepusun fonksiyonları konusundaki bilgileri saklayarak, ve hatta tavsiye edilir olduğunu söyleyerek aktif rol alırlar. Öte yandan anababalar da, doktorlar katıldığına göre prosedürün iyi olduğunu düşünürler, ve yapılmasını isterler. Her iki durumda da, sünnet, sosyal olarak kabul edilebilir bir prosedür olduğu için yapılır. Seham Abd el Salam © Cairo, June 1999 B.Sc in Medicine, Graduate Diploma in Medicine, Graduate Diploma in Art Criticism, MA Anthropology Tıp ahlakına yön veren dört temel ilkeyi çiğnemesi açısından sünnet : -Yararlılık -Zararlı Olmama -Yasallık -Otonomi Çocukların tedavi amaçlı olmayan sünneti bu ilkelere göre değerlendirilmelidir. Sünnet bu dört ilkenin hepsini ihlal eder, çünkü ; 1) Tedavi-amaçlı olmayan sünnet yararlılık testini geçemez, sünnetin belgelendirilmiş bir yararı yoktur. 2) Zarar vermeme ilkesini de geçemez çünkü sağlıklı işleyen dokunun alınması ile vücut yaralanmasına ve acıya yol açar . 3) Yasallık ilkesini ihlal eder çünkü hastanın vücut-bütünlüğüne olan yasal hakkını ihlal eder. 4) Otonomi ilkesini ihlal eder çünkü rıza bir temsilci tarafından verilmelidir. |
hocam kadın sünneti var bir de aspartamın verdiği adreste, ona ne buyuruyorsun?
|
Vay be. Bizim toplumun bize ettiklerine bak. "Hadi koçum, erkekliğe ilk adımını atıyorsun" diye pışpışlayıp yatırıyolar bıçağın altına, başımızda kıs kıs gülerlerken olan bize oluyormuş demek. İyi de aqa her çocuk hatta her insan yaşadığı acılar karşısında ne kadar kudret sahibidir ki? Yani sünnete niye özel bi ayrıcalık tanıyorsunuz. "İstemesek karşılaşmayabileceğimiz türden bi acımı ki bu? Ayrıca analarına kaşrı değil babalarına hatta öevrelerine karşı da tavırları değişiyo çocukların ama bu daha önce hiç başlarına gelmeyen birşeyi yaşadıkları için niye olmasın? Sünnet değil de ata binmesini öğrense mesela aynı tepkiler gene doğacak çocukta.
Onaylanmış sabit veriler istemiştik ama yok gene kişisel yorumlardan öteye geçememiş. Zaten psikolojinin en büyük açmazı bu. % 100 onaylanmış teorileri yok denecek kadar az. |
Cem kardeş şaka bir yana benim sorumu cevaplayan olmamış, ben burada sünnetin yararını ya da zarını sormak istememiştim, sonuçta muhammed böyle bir şey buyurmuşsa bunu niye istemiş olabilir. mesela adam kız çocuklarını toprağa atıp gömmeyin demiş, bunun mantığı bellidir. böyle bir işkence olamaz, ama sünneti niye istemiş? kendisi bunun için bir gerekçe söylemiş mi? sen biliyorsundur bunları, ha sen bilmiyorsan mutezile kardeşe sor öğren:))
evet aydınlatırsanız sevinirim. |
Ustedesis,
İlk yazımda sorunun yanıtına değinmiştim. Daha sonra konu yararları ve zararlarına döndü, kendi açtığın başlığı iyi takip etmiyorsun galiba. Alüminyum, Önce sünnetin psikolojik zararlarını göster dedin. Ben de Türkiyede yaşıyorsan çevrene baktığında yeterince örneğini göreceksin dedim tatmin olmadın, illaki bilimsel makale olsun dedin. Al sana makalenin yazarından yayım yılına dek detaylı bilgilerin olduğu bir bilimsel makale sunuyorum, bu sefer de diyorsun ki "psikolojide %100 lük kesinlik olmaz". E kardeşim madem psikolojide %100 lük kesinliğin olmadığına inanıyorsun ne diye benden bilimsel psikolojik makale istersin? |
şu site'yi biraz incelerseniz yeterince aydınlanırsınız bu konuda:
http://www.geocities.com/tabibler/ |
Peygamberimiz ne diye sünneti tavsiye etsinki?O dönemde müşrik,kafir,yahudi,müslüman herkes sünnet oluyor zaten.Hani yapılmasa,tavsiye etmesini anlayacağım da,zaten yapılan birşeyin tavsiye edilmesinin mantığını anlamadım ben.Yoksa bunu sonraki yüzyıllarda İslam'a giren toplumların sünnet olması için uydurulmuş olmasın.Ha bu uydurmada sünnetçilerin parmağı yoksa bıyıklarımı keserim ben.Az para değil ya 1 çük 100 ytl,1000 çük 100.000 ytl. :D :D :D
|
Aspartam, nakilsiz İslam hoşuna gidebilir. salt akılla herşeyi halledeceğini zannedebilirsin.
"Dört şey var ki, bunlar peygamberlerin sünnetlerindendir. Sünnet olmak(Hitan), güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek" (Tirmizî, Ahmed b. Hanbel, Müsned,). "Hiç kuşkusuz ilk misafir edinen ve ilk kez sünnet olan Hz. İbrahim'dir" (Muvatta, Sıfatun-Nebi)" "Usaym b. Kelib'in babasından, onun da dedesinden naklettiği rivâyete göre, dedesi demiş ki: "Peygamberimiz (s.a.s)'e geldim ve İslamiyeti kabul ettim. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurdular: Kendinden küfrün kıllarını at ve sünnet ol" (İbn Hanbel III, Ebu Davud, Tahare, ) Kaynaklarda da Peygamberimizin Hz. Hasan ve Hüseyini doğumlarının 7. gününde iken sünnet ettirdiği ifade edilir. Usaym b. Kelib'in babasından, onun da dedesinden naklettiği rivayete göre, dedesi demiş ki: "Peygamberimiz (s.a.s)'e geldim ve İslamiyeti kabul ettim. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurdular: Kendinden küfrün kıllarını at ve sünnet ol" (Ahmed İbn Hanbel III, 415; Ebu Davud, Tahare, 129). Tirmiziyi, Ahmed Bin Hanbeli, Ebu davudu, Serahsiyi, Suyutiyi, Taberiyi vesaireyi ıskala, bunların hiçbirisine güvenme, bunları çıkar at İslamdan. Hadisleri kabul etme, Kuranı yorumlayıp hayata geçirmede salt aklın yeteceğine inan. Yanlış. Böyle bir durumda yeryüzündeki Müslümanlar adedince İslam çıkacaktır ortaya. Ayrıca Cem. Senden kişisel yorumlar istemedim. Onaylanmış sabit veriler dedim. Google a giriyim, "Sünnet Olmanın faydaları" yazayım, en az 100 tane site çıkmazsa ben de neyim. Senin Goldmanın karşısına Dr.Fritz Kahn ı çıkarayım, ne farkedecek, ne değişecek. Sünnetin 10 tane zararını saysan 1000 tane faydasını getirirler sana. eğer bilimsel bir çıkış arıyorsan kişiden kişiye değişkenlik gösteren halet-i ruhiyelere sarılmayacaksın. Ya değilse böyle kendinle çelişkiye düşmekten kurtulamazsın. |
Sevgili kardeşim sünnet sünnet değildir.Birşeyin sünnet olabilmesi için Kur'anda bir dayanağının olması gerekir.Şuna İbrahimden beri gelen bir örf de ona katılırım.Ama sünneti dini bir boyuta taşıdığınız zaman,adeta bir itikadi meseleymiş gibi elealdığınız zaman bu dine kötülük etmiş olursunuz.
|
Alıntı:
Çocuğun kendi rızası dışında canlı ve kanlı bir organ parçasının kesilmesi bir insan hakları ihlalidir. Çünkü çocuğun rızası dışında ve tıbbi gereksinme olmaksızın yapılan bir eylem vardır ki ana-babanın dinsel tapınımı uğruna çocuğa fiziksel zarar verilmektedir. Ancak uygulamanın yaygınlığı ve dinsel temelleri nedeniyle bu konuda henüz yeterli muhalefet yoktur. Ancak gittikçe sesler yükselmektedir bu ilkelliğe karşı. Sünnet etik olarak cerrahi müdahale kapsamına da girmiyor çünkü cerrahi müdahaleler tanımı gereği hastanın iyilişmesine yönelik uygulamalardır. Oysa sünnette iyileşmesi gereken bir hastalık söz konusu değildir. Vahşi ve çok ilkel bir tapınma ayinidir. |
helal olsun Cem, sana saygı duyuyorum içten(aslında içten-derinden saygı demek istedim).
bizim ülkedeki kasap doktorlar yüzünden tıp da islam gibi benim için, böyle şeyler duymak çok hoşuma gidiyor. 6 sene önce bir fıtık ameliyatı olmuştum, hala canım yanar, anam ağladı(harbiden ağladı) lanet olsun devlet hastaneleri ve benzeri ilkel üniversite hastaneleri ve emekli sandığı sigorta sistemi, allah varsa önce kendisinin sonra yarattığı bu alemin belasını vermeli.(kabul ediyorum tipik duygusal ateist çıkışı yaptım) |
[quote]allah varsa önce kendisinin sonra yarattığı bu alemin belasını vermeli.(kabul ediyorum tipik duygusal ateist çıkışı yaptım)
Ollmaadıı Uussrreninnn(laz ziyanın ağzıyla okuyun) smile97 |
abi beni gaza getirme yoksa içindeki lazı çıkarırım senin de. sen değil misin ben türk değilim lazım, ana dilim de lazcadır diyen. etnik kökeninden damarına girerim, horon tepersin valla, kemençe de çalıyom zaten, ondan sonra unuturuz kim müslüman kim ateist, madonnanın bir sözü var"muzik insanları birleştirir"(music makes some people come together)
sevgiler sunarım |
her sabah kalktığımda hala fıtığım ağrıyor(sadece sabah değil)
yani ben kula sövmeyi sevmiyorum(hangi birine sövecem), allahı yok mu bunun kardeşim?:) yani olay bundan ibaret. |
Ha şimdi iş şuna dayandı: Sünnet olmanın psikolojik faydasının olup olmaması, bunun hakkında bilimsel bir makalenin varolup olmadığıyla belirlenebilir. Öyle mi Cem?
Ayrıca sünnet olmanın "teorik"fiziksel zararlarını geçtin, iş geldi psikolojik zararlara. Bu senin için bi gelişme, tebrikler. Ayrıca ben sana sünnet olmanın psikolojik faydaları hakkında yığınla makale sunabilirim demedim, sünnet olmanın faydaları dedim sadece. Sünnet olmanın çocuk psikolojisi üzerindeki etkilerini araştıran bi Müslüman var mı bilmiyorum, belki de vardır, pek de ilgilendirmiyor beni, beni ilgilendiren bunun mefhum-u muhalifinin zırva oluşu, yani çocuğun sünnet olduktan sonra psikolojik bir yıkıma uğradığı yalanı. Özellikle de bu psişik değişimin salt sünnet olmakla açıklanmaya çalışılması. Hangi psikolog bir olayın ruh üzerindeki etkisini tek bir biçimle açıklar ki? Goldman yapmış gerçi ama Goldman'ın böyle bişey yumurtlaması insan ruhu üzerindeki etki bırakan şeylerin salt etki eden şeylerin yapısıyla açıklanamayacağını gölgelemez. Goldman kendi uzmanlık alanının ilkelerine ihanet etmiş. Hele bir de insan hakları ihlali diye bişey zırvalamışsın. Ne demekse artık, işi hukuki boyuta mı taşıyacaksın niyetin ne bilmiyorum. İstersen Leyla Şahin gibi AİHM'ye dava açın, cidden öneriyorum bunu. AİHM de olayı araştırmak için sünnet olmanın çocuk psikolojisi üzerindeki yıkıcı tesirlerini bi yana koysun, fiziksel faydalarını bi yana koysun, olayı bilirkişilere intikal ettirsin, tıpçılar, psikologlar, sosyologlar bi araya gelsinler, Amerika'da, Avrupa'da insanlar neden sünnet oluyo müslüman olmadıkları halde onu filan açıklasınlar, bilimsel bişeyler çıkar belki ortaya, belki ona itibar edersiniz. Ayrıca Aspartam kardeşim. Sünnet olmanın Kuran'da birebir karşılığını bulsaydık o şey zaten Sünnet olmazdı, muhtemelen farz ya da vacip filan olurdu herhalde. peygamber'in kendisinin sünnetli olduğuna ve sünnet olmayı da ashabına, dolayısıyla da ümmetine tavsiye ettiği ve sünnet olmayı güzel ve iyi birşey olarak nitelendirdiği için sünnet olmayı Peygamber sünneti olarak addediyoruz. Hz. İbrahim'den beri gelen bi örf olduğuna da karşı çıkmam ancak Hz. İbrahim peygamber'den itibaren peygamberlerin ve hassaten de Son Peygamber'in uyguladığı ya da uygulanmasını irade buyurduğu bir olgu ise Sünnet olmaya Sünnet derim ki Kavlî/Fiilî sünnet çeşitleri altında istediğimiz yere koyabiliriz bunu. |
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:51 . |