![]() |
İslam'ın Yükselişi ve Ateizmin Çöküşü...
Ateizm, yani Allah'ın varlığını inkar düşüncesi, eski çağlardan beri var oldu. Ancak bu fikrin asıl yükselişi, 18. yüzyıl Avrupası'ndaki bazı din karşıtı düşünürlerin felfeselerinin yayılmasıyla ve siyasi sonuçlar vermesiyle başladı. Diderot, Baron d'Holbach gibi materyalistler, evrenin sonsuzdan beri var olan bir madde yığını olduğunu ve madde dışında bir varlık alemi bulunmadığını öne sürdüler. 19. yüzyılda ateizm daha da yaygınlaştı. Feuerbach, Marx, Engels, Nietzsche, Durkheim, Freud gibi düşünürler, ateist düşünceyi farklı bilim ve felsefe alanlarına uyguladılar.
Ateizme en büyük desteği sağlayan kişi ise, yaratılışı reddeden ve buna karşı evrim teorisini öne süren Charles Darwin oldu. Darwinizm, ateistlerin asırlardır cevap veremedikleri "canlılar ve insan nasıl var oldu" sorusuna, sözde bilimsel bir cevap getirdi. Doğanın içinde, cansız maddeyi canlandıran ve sonra da ondan milyonlarca farklı canlı türü türeten bir mekanizma olduğunu iddia etti ve pek çok kişiyi bu yanılgıya inandırdı. Tarih ve sosyolojinin Marx ve Durkheim, psikolojinin ise Freud tarafından ateist temellerde açıklandığını zannediyorlardı. Oysa bu görüşlerin her biri, 20. yüzyıldaki bilimsel, siyasi ve toplumsal gelişmelerle yıkıldı. Astronomiden biyolojiye, psikolojiden toplumsal ahlaka kadar pek çok farklı alandaki bulgu, tespit ve sonuçlar, ateizmin tüm varsayımlarını temelinden çökertti. Devami.. (kaynak: dinlertarihi.net) veya http://www.harunyahya.net/V2/Lang/ru...ail/Number/981 |
Saygdeger ihsanbey;
Yaziya, yanit burda; http://www.turandursun.com/forumlar/...&postcount=850 Saygilarimla; evrensel-insan |
Yazıyı baştan sona okudum. Gerçekten etkileyici bir yazı olmuş. Çelişkide olan birini etkileyebilir Fakat benim mantığım böyle bir şeyi reddediyor. Böyle bir yaratıcı varsa nerede ?
Kendini neden göstermiyor... ? Mantıgım dinleri asla kabul etmiyor. Belki bir yaratıcıyı kabul edebilir fakat öyle birşey olsa şimdiye ortaya çıkmalıydı... :) |
Sayın İhsanbey;
Diyelim ki Allah var. Akıllı tasarım da var. Bu islamiyetin (diğer dinler gibi) uydurma bir din olduğu gerçeğini değiştirir mi? Akıllı tasarım teorisi kanıtlanırsa, evrim teorisi çökerse bu dinlerin bir zaferi mi olur? Evrim Teorisi çoktan kendisini kanıtlamıştır. Sadece ilk canlının nasıl var olduğu konusunda belirsizlikler vardır. 5 yıl sonra sadece organik molekülleri hammadde olarak kullanarak labaratuar ortamında ilkel de olsa bir canlı üretilse bile sizler dinden vazgeçmezsiniz. Bunu kanıtlayan başlıklara gereği halinde link verebilirim. Oysa, pervasızca savunduğunuz dinler çoktan kendi mantıksızlıkları içerisinde boğuldular. İnsanların büyük bölümünün dinlere hala inanıyor olmasının sebebi gerçeklerden haberdar olmayışlarıdır. Benim 4 sene önceki halim gibi yani. Haberdar olmayanlara diyecek bir şeyim yok. Ama bu siteye ulaşıp yazılanları okuma şansına sahip olmuş dindarların hala mantıksızlıkları savunuyor olmalarının arkasında ne var acaba? saygılar... |
Saygideger arkadaslar;
Insanoglunun ortaya koyumuyla, bilinen tek yaratici ve akilli tasarimci, insanoglunun kendi turu ve biridir. Basligin yazisida, bir insanoglu biri olarak, bunu kanitlamaktadir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Bu durumda Allah'ın tanzim ettiği bir sistemle karşı karşıyayız demektir. Bunu -teşbihte hata olmaz- bir oyun olarak da algılayabiliriz. Kuralları yaratıcı tarafından konulmuş ve biz de bu oyun içinde kendimizi bulmuş, aciz ve zayıf yaratıklarız. Bu durumda Allah, eğer isterse apayrı alemler yaratır -tıpkı Dünya gibi- ve de burada yaratıklarını bir imtihana tabi tutar. Dilerse boyutu değiştirir ve kendisini gösterir -Ahiret'te olacağı üzere- İslam inancında iman esası vardır. Allah kendini cisim gibi gösterseydi -ki İslam'da Allah cisim değildir- inancın bir esprisi kalmazdı. Allah'ın isteği, işaretlerden yola çıkıp akılla Allah'ı bulmak ve onun sistemine tabi olmaktır. Böyle olunca da yine Allah'ın vadi olarak büyük mükafatlara ulaşır. Yani işin başında Allah'ın kudreti sonsuz bir varlık olduğunu kabul ile bizim ona ihtiyacımız olduğunu idrak vardır. Bu insan için yaratılıştan gelen bir ihtiyaçtır. Ateistler de önyargısız olarak baktıklarında böyle bir sığınılacak varlığa ihtiyacı olduğunu görürler. mesele sadece insanda yaratılıştan gelen nefsin ve kibrin kırılmasıdır. yani acziyetini itiraf - ki bunun en müşahhas örneği namazdaki secdedir- ve Allah'a mutlak itaat inancıdır... ifade edebiliyor muyum bilmem ama istersen bu konuda sorular sorabilirsin. bildiğim kadarıyla cevaplamak ve şüphelerini gidermek isterim... |
Alıntı:
evrim konusunda tartışmaya girmek istemiyorum çünklü konu uzun ve gereksizdir. Allah ilk canlıyı kutsal kitapta açık bir şekilde ve mantıki delillerle açıklamıştır. din, ilk insandan itibaren vardır zaten, neyi kanıtlayacak ki? bu zamanda dahi insanların tamamına yakını iyi kötü bir Allah inancına sahip olması zaten bir kanıt değil mi sizce? Çünkü bu bizim kodumuzda var. Mutlak bir yaratıcıya bağlanma ihtiyacı, biz reddetsek de en azından vicdani olarak herkesin hissettiği bir şeydir. eminim ki siz de böyle düşünüyorsunuz. sadece inanmak, bazı sorumluluklar getireceği için zorlanıyorsunuz sanırım. evet kardeşim, biz dinden (İslam'dan) vazgeçmeyiz. çünkü müslümanlara göre vahiy akıldan önce gelir. çünkü akıl sınırlıdır. bakın işte, ölüme çare bulabiliyor muyuz? bu teknolojiye rağmen hala yaşlanmayı engelleyemiyoruz. fakat bu, akıldışı bir inanca sahip olduğumuz anlamına gelmiyor. sadece aramızdki mesele şu: biz akılla gidebileceğimiz noktaya gidiyor, sonunda motoru yakmamak için işi vahye havale ediyoruz. insanlığın tarihi de böyle yazılmıştır zaten. İslam'ın gerçekliği sadece akli bir delil değildir. hisler de önemlidir. kalbi tatmin için bu gereklidir. müslüman Allah'ı görmeden onun varlığına inanır. eserlerine bakar ve mantık yürütür. bu kadar hassas dengeler sahipsiz değildir ve boşuna yaratılmamıştır. belki her şeyi neden-sonuç ilişkisine dökemeyiz. zaten öyle olsaydı imanın bir değeri kalmazdı ki... (Bu arada gerçeklikleri açarsan sevinirim kardeşim) |
Şimdi bir bakalım, bir adet makale, bilimsel verilere bakarak evrimin çöktüğünü iddia edip işi yaratılışa bağlamışlar. Kimin yorumları varmış ve kanıtları neymiş?
Birinci itiraf diye sundukları sözler: Reading Üniversitesi'nden ateist felsefe profesörü Anthony Flew e ait. Ne demiş evrenin bir başlangıcı olduğunu bilim kanıtlamış. Ciddimisiniz. Adam cağız bu nedenle savunmakta zorlanıyormuş, neyi, ateizmi. E vazmı geçmiş ateizmden. Hayır, e ne çıkıyor bundan, ateizmden vazgeçmemiş sadece bilimsel bir gerçeklik ile söylediği sözlerin belli bir kısmı alıntılanıp ateizm çöktü gibi saçma sapan bir yere bağlanmış. Çöktüm gülmekten. İkinci eleman daha ilginç. Amerikalı astronom George Greenstein, adamın sözlerinin yine alıntılanıp sanki bir itiraf varmış gibi yorum katıp çarpıtmakta pek hoş olmuş. burdanda arkadaşlar akıllarınca evrim çöktü, tanrı kanıtlandıya sonucu bağlayacak uzun bir söylev sunmuşlar. Sanırsınızki bilimsel bilgilerle Birileri tanrı var demiş, bu tanrıyada islamın tanrısı allah demiş, birde din olarakta islamın insan ürünü olmadığı kanıtlanmış. Ne demogoji ama. Sonu dahada berbat.Direk sözlerini çarpıttıkları ateist bilim adamlarının arkasından tüm ateistleri akılsız ve cahil diye tanımlamışlar. Hadi ordan diyeceğim o son kısıma.kanıtlanan tek şey çok güzel demogoji yapabildiği bu yazıyı yazanların. İslamımı kabul ettireceksiniz bu yazıyla insanlara sanıyorsunuz. Kalp beyin konusu yeterde artar islamın insan ürünü olduğunu kanıtlamaya ki tonla diğer çelişkilerde cabası. Tanrıyı falan hiç kanıtlayamazsınız bu saptırmayla. Yok mu daha iyi bir hikayeniz? şimdilik saygımla gittim.. |
aliyarafsal kardeş, güzel bir noktaya temas ettin. evet, ne yaparsak yapalım müslümanlar olarak Allah'ın varlığını sizin kabul ettiğiniz kriterlere göre ispatlamamız mümkün değil. zaten buna ihtiyaç da yok. çünkü Allah neden-sonuç ilişkileriyle ispatlanamaz. benim göstermek istediğim şey, Allah'a bilimsel deneylerle ulaşmanın imkansızlığı (çünkü Allah cisim değildir), fakat mantıki olarak ona ulaşabilmenin zarureti. biz diyoruz ki Allah eserleriyle ayan beyan görünür. başka bir delile ihtiyaç duymaz. Kuran'ın bize öğrettiği metot budur. yani eserden müessire gitmek. mantık basit: her şeyin ve her düzenin bir banisi vardır. bütün sistemin banisi de Allah'tır. inancımıza göre zaten eğer dileseydi Allah herkesi icbari olarak kendisine itaat ettirirdi. ama bunu dilemedi. İslami kaynaklardan öğrendiğimiz kadarıyla Allah, kullarından kendi iradeleriyle yaratıcılarını bulmaları ve böylece onun hükümlerine teslim olmalarını arzu eder. dediğimiz gibi imanın teorik olarak değeri, görmeden inanabilmektir. kimse gözle görülen bir şeye "iman etmez"...
|
Sayın ihsanbey;
Sizin iddialar sunup kanıtlamadan vaazlarla işi götürme yönünüz sizin sorununuz. Delile ihtiyaç duymuyorsanız bu makale nedir? Neyse şimdi size ben bir soru sorayım, fatiha suresi ile ilgili, sizin iddianız vardı o konuda, Gizli "de ki" kelimesi olduğunu fatiha suresinde iddia etmiş ve kanıtlamadan gitmiştiniz. Halada alınmıyorsunuz görüyorumki, Alıntı:
Evet kanıtlamanızı bekliyorum. Vaaz ötesine geçin bakalım fatihanın Deki ibaresini bizde görelim.. Sizinde iddia edip kaçmadığınızı her seferinde kanıtlayın... Şimdilik saygımla gittim... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Kim öğretiyor size bu yanlış bilgileri. Darwinizm canlıların ve insanın (ki zaten insanda bir canlı) nasıl var olduğuna sözde bilimsel bir cevap getirmemiştir. Darwinizm ilk canlı ortaya çıktıktan sonra diğerlerinin bu canlı türünden nasıl evrildiğini açıklamaya çalışan bir TEORİ dir. Sıradan, bayat, herzamanki OL DEDİK OLDU hikayesini bir daha tekrarlamaktan öteye gidememişsiniz. Zaten acınası haldedir inanırlar, Tanrıları saklandığı yerden çıkamadığından sözde kulları doğruyu gösterme çabasındadır yıllardır.:closed_2: |
Alıntı:
Fatiha meselesine gelince, aziz İslam alimlerimiz bu konuda ciltlerce dolu açıklama yapmıştır. Surenin başında insana hitaben metinde yer almayan "de ki" ibaresi saklıdır. tefsirlerde bunu görebilirsiniz. Arapça üzerinden tartışmaya da girebiliriz arzu ederseniz. çünkü Kuran'ı hakiki olarak anlamada bu elzemdir. Fatiha'da hitap insana olmakla birlikte Allah, vahiy vasıtasıyla kullarına kendisine nasıl yakarışta bulunacağını "öğretmiştir". bunda mantık dışı bir şey yok çünkü Kuran'da bu mantık çok sayıda göze çarpar. bu yüzden kullar günde en az 20 kez kendi dilleriyle Allah'ın öğrettiği şekliyle Rablerine niyazda bulunur. bu da onlar için en büyük huzur kaynağıdır. çünkü muhatabı, her şeyin yaratıcısı olan kudret sahibi Allah'tır. müslümanlar iddiada bulunmaz. vahyi gerçek bilip onunla amel eder ve konuşur. vahiy dışında konuşulanlara itibar etmeyin, onlar akli yorumlara girer ve çürütülebilir. öürütülemeyecek olan ise Allah kelamı ve onun Resulüne bildirdikleridir. biz de bu çerçevede dini anlamlandırmaya çalışırız, vesselam... |
ihsanbey bir dolu yazı yazmışsın "de ki" ifadesini hala gösterememişsin. Adam sana açık net soruyor hani "de ki" nerde? Yok öyle bir şey ben uydurdum, desene.
|
Tanrı'ya atılmış tokat ibaresi durumu kurtarmaya çalışmanın diğer adı sanırım. Kuran kendisiyle çelişmez. İlahi kelam ilk insana ne demişse aynen muhafaza etmiştir. Teoriyle uğraşmaz, gerçeği söyler. insanların aklını kullanması ise -eğer önyargısız bir akıl ise- insanı kesinlikle mutlak yaratıcıya ulaştırır. Allah bir şeyi ispat etmek zorunda değildir. Dünya hayatında bazı "ayetler" gösterir ve insanın böylece kendisini bulmasının yolunu açar, insanları "zorlamaz", sizin onu inkar etmenizin sebebi sadece Allah'ın böyle dilemesidir. Bu Kuran için bir sorunsal değildir. Hz. İbrahim ve birçok bilim adamı Allah'ı mantıken bulmuştur, deneyle değil. deneyle Allah bulunmaz. bunun sağlamasını kalp yapar. herkeste inanma eğilimi vardır, çünkü Allah böyle kodlandırmıştır insanı. insana düşen önyargısız düşünmek ve Allah'ı bulmaktır. mesele bu kadar basittir. siz hala inanmak için laboratuar deneylerinden medet umun. Allah kalp ile bulunur, mantıkla bulunur. kendini göstermeyen Allah da ahirette ayan beyan belli olacaktır ancak imtihan bu dünya için geçerli olduğundan iş işten geçecek ve Allah hükmünü icra edecektir. bunu deneyle ispatlamamı beklemeyin...
|
Alıntı:
|
Yav ihsan bey karınca var mı? Bunu tartışıyor muyuz, hayır. Karınca elbette var var olduğunu ortaya koyabiliyor. Tanrı bir karınca kadar varlığını ortaya koyamıyorsa ve varlığı tartışma konusu oluyorsa bu nasıl aciz bir tanrı, böyle tanrı mı olur?
|
Alıntı:
sizin bu yazdıklarınız tanrı kavramını destekler nitelikte olmuş. eğer madem evrenin yapılıp-yapılmadığı/yaratılıp-yaratılmadğı üzerinde konuşuyorsak şöyle demeliyiz. her yapan yaptığından önce olduğuna göre (mesela marangoz masadan öncedir, mimar binadan öncedir. burada ikisinin aynı zamanda olma ihtimali bile yok!) madem tanrı zamanı da yaptı/yarattı o halde zamandan da öncedir, yani zamanın dışındadır, yani zaman yokken tanrı vardır. sakın siz de tanrıyla insanı kıyaslamışsınız demeye kalkmayın, sadece örnek veririm ben maksat açıklayıcı olsun. saygılarımla... |
Alıntı:
bu sitede 100lerce delil var birini bile okumadınız mı? Sizin gibi cengaverleri çok gördük. Çelişkilerle yüzyüze gelince mazeretler uydurup toz oldular. Bir de siz şansınızı deneyin isterseniz. Aşağıdaki iki farklı çelişkiye bile kılıf uydurmaya ömrünüz yetmez. İsterseniz 35 tane daha var. İslamın uydurma olduğuna ikna olmanız için kaç çelişki gerekiyor? Onu da bilelim. http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=19987&highlight=naziat&page=5 (43 numaralı mesajdan itibaren) http://www.turandursun.com/forumlar/...in+yerine+kalp Diğer dinlerin avukatlığına hevesli değilim. Ama sizin diğer dinler konusunda doğru bilgi sahibi olmadığınız ortada. İncil'in tahrif olduğu bir şehir efsanesidir. İncil diye bir kitap inmemiştir ki tahrif olsun. İsa'nın çevresindekiler (Matta, Yohanna, Markos, Luca...) isa'nın anlattıklarını ayrı ayrı kaleme almışlardır. Yani gözlemci sıfatıyla bir nevi kendi kitaplarını yazmışlardır. 325 yılında (İznik Konsili tarafından) bu farklı kitaplardaki gerekli görülen bölümler derlenerek tek bir kitap halinde toplanmıştır. Musa'ya da kitap falan inmemiştir. Musa mermer tabletlerle insanların karşısına çıkmıştır. Daha sonra etrafındaklere anlattıkları kitap haline getirilmiştir. Diğer dinleri güya kardeş dinlermiş gibi gösterme muhammedin Mekke'deyken başvurduğu bir kurnazlıktır. Medine'ye gelince iş değişmiştir. Kuran'a "yahudileri, hristiyanları öldürün" gibi ayetler bile koymuştur. Bunları bildiğiniz halde amacınız laf kalabalığı yapmak, forumu sabote etmek ise çok ayıp. saygılar... |
Alıntı:
|
sevgili yasasinbilim;
sizin verdiğiniz bir ayeti ben de araştırayim dedim. burada sizin açıklamanız var: Bakara 29: O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı. Sonra (kendine has bir şekilde) semaya yöneldi, onu yedi kat olarak yaratıp düzenledi (tanzim etti). O, her şeyi hakkıyla bilendir. ben de başka mealcilerden bir kaç tane aynı ayete bakayım dedim. burada: Ali Bulaç : Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O'dur. Sonra göğe yönelip (istiva edip) de onları yedi gök olarak düzenleyen O'dur. Ve O, herşeyi bilendir. Ahmet Varol :Yeryüzünde bulunanların tümünü sizin için yaratan O'dur. Bunları yarattıktan sonra göğe yönelerek onları da yedi gök halinde düzenledi. O her şeyi bilmektedir Diyanet İşleri Meali(Eski):Yerde olanların hepsini; sizin için yaratan O'dur. Sonra, göğe doğru yönelerek yedi gök olarak onları düzenlemiştir. O her şeyi bilir. Edip Yüksel Meali:Yeryüzünde herşeyi sizin için yaratan O'dur. Sonra göğe yönelip onu yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi Bilir. Süleyman Ateş Meali:O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı; sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, herşeyi bilir. Yaşar Nuri Öztürk:O Allah'tır ki, yeryüzündekilerin tümünü sizin için yarattı. Sonra göğe saltanat kurdu da onları yedi gök halinde düzenledi. O Alîm'dir, her şeyi çok iyi bilir vs vs. galiba sizin çeviride bir tane 'yarattı' kelimesi fazladan araya karışmış mealleri okursak genelinde düzenledi ibaresi geçiyor, yaratma değil. zaten bir şeyin düzenlenmesi için önce yaratılması gerekmez mi? saygılar... |
Alıntı:
saygılarımla... |
Alıntı:
Yani şöyle olmalıydı mı diyorsunuz? O, yerde ne varsa hepsini sizin için düzenledi. Sonra (kendine has bir şekilde) semaya yöneldi, onu yedi kat olarak yaratıp düzenledi. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Bir yarattı kelimesi vardır bakara 29 da ancak bir yanlış çeviri daha var ,7 kat gökleri yarattı değil,kat kelimesi yoktur, 7 gökleri düzenledi veya semaları düzenledi olacak aslı. Varın yorumu siz yapın bu durumda. Gelelim sayın ihsanbeye, hadi kanıtlarıyla sunun şu Fatiha suresindeki gizli "de ki" Nerde. Tefsirlerin doğruluğuna ancak kuranda olmayan kelimeler uydurularak inanıyorsanız vay halinize. Elmalılı dahil tüm tefsirciler bu gerçeği örtpas etmeye çalışmışlardır. Orda ne de ki vardır nede başka bir şey. Resmen tanrı sözü değil insan sözüdür kutsal saydığınız fatiha suresi. Okuyun ve görün. Ayrıca unuttunuz galiba kuran sonradan yazıldı, yani kuranda olmayanı tefsirlerle kurtarmaya çalışmak zorunda kalıyorsunuz ki buda imkansız, çünkü ilk toplayıp yazanlar bunu nasıl öğrenmişse öyle yazmışlar. Hata onların deseniz kuranın tahrif olduğunu kabul etmeniz gerekir. Bozulmamıştır der iseniz gizli "deki" uydurmak zorunda kalırsınız tüm tefsirciler gibi. buda çarpıtmanın önde gideni. Şİmdilik saygımla gittim... |
Alıntı:
Hangisine güveneceğiz? Arapça bilen arkadaşlara danışmak lazım. Tefsirciler, çelişkilerle karşılaştıkça yeni tefsirler üretiyorlar çünkü. Nereye çekersen oraya gider mi bir kutsal kitap? |
Saygideger arkadaslar;
Ben size tum metni vereyim de, ona gore tartisin. BAKARA - 29 هُوَ الَّذِي خَلَقَ لَكُم مَّا فِي الأَرْضِ جَمِيعاً ثُمَّ اسْتَوَى إِلَى السَّمَاء فَسَوَّاهُنَّ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ Huvellezî halaka lekum mâ fîl ardı cemîan summestevâ iles semâi fe sevvâhunne seb’a semâvât(semâvâtin), ve huve bi kulli şey’in alîm(alîmun). 1. huvellezî (huve ellezî) : o ki 2. halaka : yarattı 3. lekum : sizin için 4. mâ : şey 5. fî el ardı : yeryüzünde 6. cemîan : hepsi 7. summe : sonra 8. estevâ : yöneldi, istiva etti 9. ilâ : ... e 10. es semâi : sema, gökyüzü 11. fe : böylece, sonra 12. sevvâhunne : onları dizayn etti, düzenledi 13. seb'a : yedi 14. semâvâtin : semalar, gökler (gök katları) 15. ve huve : ve o 16. bi kulli şey'in : herşeyi 17. alîmun : en iyi bilen Saygilarimla; evrensel-insan |
ALDATMACA
Tarihin en acı derslerinden biri şudur: Yeterince uzun zaman aldatılmışsak, aldatmacayı ortaya koyan her türlü kanıtı reddederiz. Gerçeği bulmakla ilgilenmeyiz artık. Aldatmaca bizi kafeslemiştir. Tuzağa düştüğümüzü kendimize bile itiraf etmek, son derece acı vericidir çünkü. Bir kez şarlatana iplerinizi verdiniz mi bir daha ...hiçbir zaman geri alamazsınız. Böylece, yenileri çıkagelene kadar eski aldatmacalar sürer gider. Carl Sagan |
Benim fikrime gelince ,bütün konunun ta en başında ki ilk cümle de diyor ki tanrının olmadığı tartışması eski çağlardan beri yapılıyordu ama 18YY'da güçlenmiş Ateizm fikri?Şimdi şunu sormak istiyorum,tanrının olmadığı derken eski çağlarda ki hangi tanrının olmadığı fikri 18.YY da gelişti ?Ateş tanrı,Gök tanrı?Manitu?Allah?İsanın ki mi?Zeusun olmadığı fikri mi ilk çağlardan beri vardı sonra 18YYda gelişti bu fikir?Eski çağlar derken ne kadar eski çağlar?Çünkü gerçekten de eski çağlarda tanrı diye bir fikir bile yoktu?Neden?
|
Alıntı:
biraz da olayı çarpitmaya çalışmadan yazarsak iyi olur. mealler ortada. yarattı demiyor, düzenledi diyor. bak ben arapça uzmanı değilim ama orjinal metin burda: هُوَ الَّذِي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِي الْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ اسْتَوَىٰ إِلَى السَّمَاءِ فَسَوَّاهُنَّ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ ۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ Huve-lleżî HALEKA lekum mâ fi-l-ardi cemî’an śümme-STEVA ile-ssemâ-i fesevvâhunne seb’a semâvât(in)(c) vehuve bikulli şey-in ‘alîm(un) birinci kısmda haleka diyor, yani yaratmak demek. son kısımda ise istiva diyor yani düzenlemek demek. gerekirse sözlükten de örnek veririm. yine tekrar ediyorum, arapçaya hakim biri değilim, sitedeki diğer arkadaşlara saygısızlık olmasın. ama buradaki aşikar kelimeler. bence faza ısrarcı olma dostum. zamanını yeni 'çelişkiler' aramakla meşgul ederbilirsin. sagılarımla... |
sevgili evrensel insan, ben mesajımı yazarken sizin iletiniz gelmiş herhalde. aynı içeriği ben de yazdım.
saygılarımla... |
Soruma merakla cevap bekliyorum :) Çelişkilere gelince o kadar çok ki zaten zamanımızı meşgul edecek kadar zor olmuyor bulmak...
|
Bakara 29 ile igili tartışmaya gelince bir de şimdiye kadar en saygın mealcilerden biri kabul edilen Elmalılı Hamdi Yazır'a bakalım ne demiş?
29-O öyle bir yaraticidir ki, yerde ne varsa hepsini sizin için yaratti; sonra iradesini göge yöneltip onlari yedi gök olarak düzenledi. O, her seyi pek iyi bilendir. Nereye varacaksa :D düzenlemiş ... |
Alıntı:
|
Alıntı:
saygılarımla... |
Benim bahsettiğim eski çağlar mesela m.ö 270 Roma imparatorluğu olabilir.Ve ya o kadar yabancı bir kültüre de gerek yok Muhammed öncesi arap yarım adası olsun varsın ayrıca benim bahsettiğim bir eski çağ yok konuyu açan arkadaş demiş bunu ateizm eski çağlardan beri vardır diye.Hadi tekerleğin icadı olsun ne fark eder?Zaman kazanmak için biraz daha sağlam sorular sorsanız?Tekerliğin icadı sırasında da var mıydı ateizm?Allah karşıtlığı_?Sonradan mı güçlendi_?Yoksa allah kavramı önce çıktı da sonra mı ateizm var oldu mesela Mısır olsun Ra dönemi?O zaman da var mıydı?Allah karşıtlığı?Sonradan mı güçlendi_?Yoksa Musa çıktı bir yehova kavramı attı ortaya da ondan sonra mı ?
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Peki o zaman nebe 32.ayette cennetinde erkeklere yaşıt turunç göğüslü kızlar içi dolu kadehlere ne demeli?Bu mudur?Evrensel doğru_?Cennette turunç göğüslü kızlar için mi fitre zekat verip oruç tutacağız gerekirse cihad edeceğiz muhammedi resul bileceğiz_?Cennetteki içi dolu kadehler için mi yer yüzünde içki içmeyeceğiz?Öz bakii madem?O zaman kadınlar toptan günahkar olsa kimse gık diyemez neden recm ederler anlamam ki neden kadın günahkar olmasın cennette bişi vaad etmiyorsun ki kadına?Ama erkeğe ediyorsun? |
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:43 . |