Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.ayetler (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2116)

sargon 14-05-2006 00:43

Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.ayetler
 
Kuran yazıldığı sırada dizilmediğinden dolayı böyle bir ileri iki geri dolaşarak okuyacağız. Alak suresi 96. sure idi. İkinci sure olan Kalem Suresi ise 68. sure. Neden Kalem dendiği ilk ayetten anlaşılıyor. Üç yada dört bölüme ayrılabilir. İlk 16 ayetin olduğu bölüme "Şerefli Peygamber" de deniyor. Önce ayetleri verelim.

1.Nun. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun.
2.Sen, Rabbinin nimetiyle bir mecnun değilsin.
3.Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır.
4.Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin.
5.Artık yakında göreceksin ve onlar da görecekler.
6.Sizden, hanginizin 'fitneye tutulup-çıldırdığını.'
7.Elbette senin Rabbin, kimin Kendi yolundan şaşırıp-saptığını daha iyi bilendir; ve kimin hidayete erdiğini de daha iyi bilendir.
8.Şu halde yalanlayanlara itaat etme.
9.Onlar, senin kendilerine yaranmanı (uzlaşmanı) arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp-uzlaşacaklardı.
10.Şunların hiçbirine itaat etme: Yemin edip duran, aşağılık,
11.Alabildiğine ayıplayıp kötüleyen, söz getirip götüren (gizlilik içinde söz ve haber taşıyan),
12.Hayrı engelleyip sürdüren, saldırgan, olabildiğince günahkar,
13.Zorba-saygısız, sonra da kulağı kesik;
14.Mal (servet) ve çocuklar sahibi oldu diye,
15.Kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman: "(Bunlar) Eskilerin uydurma masallarıdır" diyen.
16.Yakında Biz onun hortumu (burnu) üzerine damga vuracağız.


Not: Arkadaşlardan katılım bekliyorum.

meas_0 14-05-2006 00:59

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
sargon;

al-i imran suresini ekleyecektim, lakin gel görki, ne diyor 200 ayettir...

Medine döneminde inmiştir. 200 âyettir. Sûre, adını 33. âyette geçen “Âl-i İmrân” tamlamasından almıştır. İmrân, Hz.Mûsâ ile Hz.Hârûn’un babasıdır. Âl-i İmrân, İmrân ailesi demektir.

kaç sayfa yapar bu sence?

sargon 14-05-2006 01:03

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
meas, nuzul sırasına göre gidiyoruz. Ayrıca bir günde bir surenin tümünü ele almayacağız. Her gün 15-20 ayet. Bu sureye ilişkin yazabilirsin yada daha önce açtığım Alak'la ilgili.

meas_0 14-05-2006 01:16

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
müzemmil, suresinden devam ederek, belirttigin şekilde gideceksek, en azından daha farklı tefsirler kullanmak gerek, bende daha farklı bir tefsiri yazayım faydası olur karşılaştırma açısından..

sargon 14-05-2006 01:40

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Ben internette üç tefsirden takip ediyorum. Elmalılı, Seyyid Kutub ve Mevdudi'nin tefsirleri. Alak'la ilgili topic'te linklerini verdim. Eğer önerdiğin başka tefsir varsa linklerini verirsen bakarız. Yok internette olmayan tefsirse bize bir özet geçmen gerekecek. Yapabilirsen tabii seviniriz.

Sıralama olarak Hz.Osman'ın sıralamasını kullanıyorum. *Elimdeki sıralama bu. Bir de şu adreste sıralama var. Sanırım aynı sıralama.

http://www.enfal.de/sureler.htm

Müzzemmil, Kalem'den sonra geliyor. Elinde Osman'ınkinden başka bir sıralama var mı? Çünkü bu konuda tartışmalı bir konu biraz.

meas_0 14-05-2006 01:44

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
sıralama olarak yok, fakat ben genede, farklı tesfirlerden bakarak yazmaya çalışırım, fırsat buldukca.

sargon 14-05-2006 03:22

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
1. ayetten başlayalım.

Üç şey üzerine yemin edilerek başlanıyor. "Nun" harfi, "kalem" ve "yazı" üzerine.

Elmalılı burdaki "Nun" harfi üzerine yapılan tartışmaları bir parça özetlemiş. Okuması bile bir işkence. Yani ortada tartışacak birşey yok. Kitaplar dolusu bu "nun" harfini tartıuşmışlar. Öyle ki Elmalılı şöyle bir yorum yapmış: "Bunun asıl hükmü de meydan okuma ile ilimde derinleşenleri imtihandır." Gördüğünüz gibi bu Nun harfini anlamak öyle herkesin harcı değil.

Ne mi tartışmışlar. Ne yok ki, kimi demiş ki büyük balıktır, hani şu dünyanın üstünde durduğu, kimisi demiş divit hokkasıdır, yada nurdan bir levhadır, yada cennette bir nehirdir. Bu kadar tartışma niye yapılır. Hiç. Skolastizm olsun. Bunun adı da ilim işte.

Bu "ilim"den bir iki örnek verelim ki daha iyi anlaşılsın:

Yüce Allah'in ilk yarattigi sey kalemdir. O yaratilinca bütün olacaklar oldu. Sonra buhar yükseltildi, ondan gökler yaratildi. Sonra yaratildi. Yer o Nûn'un sirtina dösendi, sonra arz hareket etti, derken iyice çalkandi, onun üzerine daglarla sabitlestirildi. Onun için daglar
yere karsi böbürlenirler. Ibnü Abbas böyle dedi ve âyetlerini okudu. (Elmalılı)


Ibnü Abbas'tan rivayet eyledikleri bir hadis olmak üzere söyle nakletmistir: "Yüce Allah Nun'u yaratti. Sonra onun üzerine arz yayilip dösendi. Bu nedenle Nûn deprendi. Bu sebeple arz meyledip kimildadi. Bu suretle daglar oturtulup yer onlarla sabitlestirildi. Ibnü Abbas daha sonra âyetlerini okudu".

Geçmeden kaleme de değinelim. İki ayrı rivayet var, aktarılıyor. Her ikisine göre de Allah ilk önce "kalemi" yaratıyor. Sonra gökleri, sonra yeri vb.

Nun'u, kalemi geçip de asıl içeriğe gelirsek ilk suredeki olayın burda da sürdüğünü görüyoruz. İlk surede yani Alak'da hani Muhammed'i tehdit eden Ebu Cehil vardı. Şimdi de aynı olay sürüyor. Bu surede de sen mecnun değilsin deniyor (2.ayet), sen iyi ahlaklısın (4.ayet) deniyor. -Bu arada "büyük ahlak üzerindesin" nasıl bir türkçedir ya, var mı böyle bir söz türkçede, siz hiç "sen büyük ahlak üzerdesin " diyen birini duydunuz mu. -

Senin çıldırdığını, içine cin girdiğini (6.ayet) söylüyorlar.Onlar görecekler kimin sapıttığını, göstereceğiz, sen onlara uyma(8.ayet) deniyor.

Olay şöyle. Muhammed için Mekke'de o bir mecnun diyorlar, içine cin girmiş diyorlar. Arapların inandıkları tanrılar için kötü sözler söylüyor, ve her üç tefsirde de pazarlık gündeme geliyor. 9. ayet pazarlığın anlatıldığı ayetdir. Mevdudi şöyle açıklıyor: "Yani, onlar senden İslâm'ı tebliğde biraz gevşeklik göstermeni isterler. Karşılığında da sana karşı muhalefetlerini hafifletecekler. Onların sapıklıklarına uyarak kendi dininden taviz verirsen onlar da seninle uzlaşacaklar."

Seyyid Kutub ise 3 tane pazarlık teklifi saymış. Buynlardan ilki Ebu Talib'e yapılıyor, diğer ikisi ise Utbe ve Ümeyye'nin de içinde olduğu bir grup tarafından yapılıyor. Muhammed bu teklifleri kabul etmiyor. Seyyid Kutub'dan ilk pazarlık teklifini buraya aktaralım hatta:

Kureys'liler Ebu Talib'e bu sözleri söyleyince, Ebu Talip Peygamberimizi çagirip söyle dedi: *"Ey Yegenim, senin kavmin gelip bana söyle söyle diyor (Kureyslilerin kendisine söyledikleri sözleri bir bir anlatti.) Bana ve kendine aci. Altindan kalkamayacagim bir yükün altina salma beni:' Bunun üzerine Peygamber Efendimiz amcasinin kendisine karsi tutum degistirdigini, *kendisine verdigi destegi çekecegini, kendisini Kureyslilere teslim edecegini, artik kendisine yardim edecek gücünün kalmadigini sanarak amcasina su karsiligi verdi: "Amcacigim, Vallahi bu isten vazgeçmem için günesi sagima, ayi da soluma koysalar yine de vazgeçmem. Allah bu dini üstün getirene veya ben bu ugurda ölene kadar bir an bile mücadeleden geri kalmam." Daha sonra Peygamberimiz duygulandi ve aglamaya basladi ve gitmek üzere ayaga kalkti. Tam gidecekken Ebu Talip; Peygamberimizi çagirdi. Peygamberimiz dönünce, Ebu Talip söyle dedi: *"Git istedigini konus. Vallahi seni asla kimseye teslim etmeyecegim."

Bu *pazarlıklarla ilgili ayetten sonra 10-16. ayetler arasında birisi tehdit ediliyor. O zamanın Arabistanında en ağır cezalardan sayılan burnuna damga vurmakla tehdit edilen bu kişi Velid b. Muğire. Biraz daha zayıf bir iddiaya göre ise bu kişi Ahnes b. Sureyk'dir. Önce bütün kötü özellikleri sıralanıyor, sonra da yakında hortumuna (burnuna) damgayı vuracağız deniyor. Bu ayetlerin belirli bir kişiye dönük olmadığı, genel olarak söylenmiş olduğu da söyleniyor ama bir sonraki ayette Müzzemmil'de de aynı olay (sövmeler) devam edecek. Dolayısıyla somut bir kişiden bahsedilmiş olması daha kuvvetli bir ihtimal.

Tam bir arapsaçı örneği daha. Ağıt yakma gibi, birine hışımla yüklenme gibi, birbirinden kopuk cümleler ardı ardına sıralanıyor. Bir şiir, bir şarkı olunca hükmü var. Ama kesinlikle kendi başına birşey ifade etmiyor.

Bu arada Velid'in 9 özelliği sıralanıyor. Şunların hiçbirine itaat etme dedikten sonra bu özellikler sıralanmış. Bunlar arasında olan kulağı kesik ne demektir diye düşünebilirsiniz. "Piç" demek olduğu konusunda anlaşma var.

Mevdudi'ye göre:
Metinde geçen "Zenim" kelimesi, Arap dilinde zina mahsulü çocuk için kullanilmaktadir.

Elmalı'ya göre ise:
Ibnü Cerir'in tefsirinde açiklandigi gibi tefsirciler Ibnü Abbas ve digerlerinden bu kelimenin
tanitimi hususunda sunlari nakletmislerdir: "Nesebi süpheli, nesebi baskasinin nesebine
katilmis, piç, kötülükle taninmis, kötü damgali, damgali kâfir, çok zalim, asagilik,
fena huylu...."

sargon 14-05-2006 08:31

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Öncelikle bu 16 ayette ne dendiğini anladık. Arapsaçını çözdük. Devam edebiliriz artık.

Kuran'ın ilk ayeti Alak, sonraki ise Kalem. Alak'ta iki olay anlatılıyordu. Cebrail'in gelip Muhammed'i sıkması ve "oku" demesi, sonra da Ebu Cehil, burda da Muhammed'in bir mecnun olmadığı ve Velid. Yani Muhammed'in iki düşmanı.

Kuran'ın bu şekilde başlaması size garip gelmiyor mu? Muhammed 40 yaşında peygamber olduğunu söyleyene kadar güvenilir, sevilir biriymiş. Hacer-ül esvet taşının yerine konması sırasında onun önerisi yerine getiriliyor örneğin. Peygamberliğini nasıl ilan ediyor? Önce Alak, sonra Kalem sureleriyle. Bu durumda bir çelişki ortaya çıkıyor. Daha ortada söylenmiş 10 tane bile ayet yokken, ki Alak'ın sadece ilk 5 ayetini düşünmemiz gerek, birden düşmanları ortaya çıkıyor ve o bir mecnundur diyorlar. "Eskilerin uydurma masallarını söylüyor" diyorlar. Hangi masal? Henüz ortada söylenmiş hiçbirşey yok ki?

Kuran'ı nuzul sırasına göre dizip yazmış olsalardı ortaya daha ilk satırlarda böyle garip bir çelişki çıkardı. Bunu açıklayabilecek olan var mı?

sargon 14-05-2006 13:59

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Kimse bir yorumda bulunmamış.

Ben bir tahmin yapıyım mesela: Şiilerin iddia ettiği, Kuran'dan cımbızlanıp atılan 300-400 tane ayetin bir kısmı Kuran'ın başında olmuş olmasın.

sargon 14-05-2006 21:41

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
İkinci ihtimal, Hz.Osman'ın nuzul sıralamasının yanlış olması olabilir. Aklıma başka birşey gelmiyor.

ESLEMTU 15-05-2006 01:05

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Öncelikle bu 16 ayette ne dendiğini anladık. Arapsaçını çözdük. Devam edebiliriz artık.

Kuran'ın ilk ayeti Alak, sonraki ise Kalem. Alak'ta iki olay anlatılıyordu. Cebrail'in gelip Muhammed'i sıkması ve "oku" demesi, sonra da Ebu Cehil, burda da Muhammed'in bir mecnun olmadığı ve Velid. Yani Muhammed'in iki düşmanı.

Kuran'ın bu şekilde başlaması size garip gelmiyor mu? Muhammed 40 yaşında peygamber olduğunu söyleyene kadar güvenilir, sevilir biriymiş. Hacer-ül esvet taşının yerine konması sırasında onun önerisi yerine getiriliyor örneğin. Peygamberliğini nasıl ilan ediyor? Önce Alak, sonra Kalem sureleriyle. Bu durumda bir çelişki ortaya çıkıyor. Daha ortada söylenmiş 10 tane bile ayet yokken, ki Alak'ın sadece ilk 5 ayetini düşünmemiz gerek, birden düşmanları ortaya çıkıyor ve o bir mecnundur diyorlar. "Eskilerin uydurma masallarını söylüyor" diyorlar. Hangi masal? Henüz ortada söylenmiş hiçbirşey yok ki?

Kuran'ı nuzul sırasına göre dizip yazmış olsalardı ortaya daha ilk satırlarda böyle garip bir çelişki çıkardı. Bunu açıklayabilecek olan var mı?


sargon,ayetler iindikçe ilgili sureye ekleniyordu.alak sureside hepsi bir anda inmemiştir.fasıla fasıla inmiştir..benim bildiğim..ilk 4-5 ayeti falan olması lazım ilk inen ayetler..

vahyin fetret deviri vardır bunuda biliyormusun?vedduha velleyli iza seca ma veddeake rabbuke vema gale...duha suresi bu dönemle ilgilidir..mekki ayetleri gayet iyi anlayabilirsin.iman ile ilgili ayetlerdir...elbette birden düşmanları ortaya çıkmıyor sargon...İslam'ı tebliğe başladığında itirazlar başlıyor.Kur'an'ın 23 senede tamamlandığını unutma..10 sene mekke ,13 sene medine..
(-Aklımda kalan bu..-) şimdi böyle demeleri için zaman yok mu diyorsun?Kalem suresine geçmişssin Alak suresine devam etseydik..Bitti mi?

sargon 15-05-2006 14:03

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
ESLEMTU, nuzul sırasında gidiyorum. Biraz yukarı bakarsan meas'la tartışmamızda nuzul sıralaması olarak da Hz.Osman'ın sıralamasını kulandığımı yazdım. enfal.de'dedi sıralama da gördüğüm kadarıyla aynı. Kullandığım tefsirleri de Alak'la ilgili topic'de yazdım. Elmalılı, Mevdudi ve Seyyid Kutub tesirleri.

Alak/İkra suresi 19 ayettir. Yani bitti. (niye Kuran'a bakmıyorsun, yanında yoksa internetten bak. mesela http://www.biriz.biz/kuran/ ) Şimdi de Kalem'i üç bölüm halinde işleyeceğiz. Akşam 2. bölümü de açacağım.

Söylediğin şeyleri biliyorum. Kuran'ın uzun zamanda tamamlanması bir sorun teşkil etmez. Fetret devri dediğin şey de. Fetret devri bekleme, uzun zaman ayet gelmemesi demek. Yada peygamberler arasında uzun süre boşlu olması. Konumuzla ilgisi yok yani.

Nuzul sırasına gittiğimize göre ilk "gelen" ayetler Alak ve Kalem. Ancak daha ikinci surede sorun çıktı. Daha gelen ilk ayetlerde peygamber birileri tarafından mecnun ilan edilmiş. Onun boynunu vurmaya yemin eden bir Ebu Cehil ve bir Velid b. Muğire çıkıyor karşımıza.

Bunun iki açıklaması aklıma geliyor: Ya Osman'ın sıralaması yanlış ya da başta bir kısım ayet cımbızlanıp atılmış. Başka birşey aklıma gelmiyor.

Kuran bilgisi olan sorogren, Hiramusta, pante, psiko, meas, korelmis arkadaşlardan yardım bekliyorum. Devam edeceğim ama ortadaki çelişkili durumu açıklamadan geçip de meseleyi ortada bırakmak istemiyorum.

istavrit 15-05-2006 17:57

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Eslemtu yazdi:
vahyin fetret deviri vardır bunuda biliyormusun

bilmiyorum eslemtu kardes, yazarsan bizde ogrenmis oluruz,

eslemtu yazdi:

vedduha velleyli iza seca ma veddeake rabbuke vema gale..

tesekkur ederiz eslemtu kardes...arapca zaten ana dilimiz...hic anlama zorlugu cekmedik, ve cok bilgilendik..

ne guzel anlasiyoruz...ne guzel anlatiyorsunuz..
bu arapcada olmasaydi biz nasil anlasirdik sizlerle!!!

pante 15-05-2006 18:53

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Kur'an'dan mucize çıkarmaya çabalayıp senelerini bu uğraşa verenler, ya da ikilik sistem vb.çalışma yapanlar, bence Kur'anın en mükemmel düzenlemesini yapma yolunda bir çaba içinde olsalar, daha faydalı bir iş yapmış olurlar. Sadece sure bazında da değil, ayet bazında.

Böyle bir çalışmaya ve ortaya çıkarılan yeni düzenlemeye elbette şiddetli itirazlar olacaktır. Ancak amacın, Kur'an üzerinde tahrifat ya da değişiklik yapmak, Kur'an'a zarar vermek, alternatif Kur'an üretmek değil, anlaşılmasını kolaylaştırmak olduğu açıklandığında tepkiler azalacaktır.

Sargon iyi bir noktaya temas etmişsin. İhtimaller çoğaltılabilir. Sadece hadislerdeki rivayetlere bağlı kalmak doğru değil ihtimallerde. Örneğin, Ayetlerden önce tebliğ safhası yaşanmış olabilir. Bu safhada nebilik safhasıdır, resullük değil. Ebu Cehil ve Lehep'ten gelen şiddetli eleştiri ve karşı durmalar, daha sonra ilk surelerde bu nedenle dile getirilmiş olabilir.
Nitekim hadisler, ilk *3-4 sureden sonra 3 yıl boyunca ayetlerin kesildiğini ve 3. yıldan sonra yeniden başladığını yazarlar. Ama bunlar tartışmalıdır. Hadislerde öyle çok iddialar vardır ki hangisinin doğru olduğu bilinmez.

Kurra adı verilen hafızların kur'an'ı çok iyi ezbere bildikleri iddia edilir. Üstelik bunların çok büyük bir kısmı savaşta öldüğünden 3-4 kurra kalmıştır. İhtimallerden biride bunların sanıldığı kadar Kur'an'ın tümünü doğru olarak ezberlemiş olmadıklarıdır. Kurraların Kur'an'ı çok iyi ezbere bildiklerinin iddia edilmesi gayet doğaldır. Bu nasıl bir ezberdir ki, Tevbe suresinin son iki ayeti bir kişi de- Ebu Huzeyme'de bulunmuştur.

Medine yılları aynı zamanda siyaset ve ganimet yıllarıdır. Hele peygamberin ölümünden sonra siyaset ağırlığı müthiş oranda artmıştır. Yapılan birçok düzenlemenin mübah sayıldığı dönemin başlangıcıdır o yıllar. Hele Osman dönemi, bırakın eksiltmeyi, ekleme dahi yapılmış olabilir. Örneğin söylentilerin kesilmesi ve bir daha kriz yaşanmaması için;

HİCR/9. Şüphesiz o zikri (Kur'an'ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz. *
ayetinin eklenmediği ne malum!

İslamcı arkadaşlarımız bu ihtimalleri kesinlikle kabul etmezler. Edildiğinde Kur'an değer yitirecekmiş gibi düşünürler. Tevrat ve İncil, Kur'an'ın yanında Hadis özelliğindeyken bu aşırı hassasiyeti anlamak mümkün değildir? Onlar kutsal kitap değil mi? Onlar korunmaya muhtaç değil miydi?

hiramusta 15-05-2006 19:58

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Meas,İmran Musa ve Harun'un değil Meryem'in babasıdır.Bir düzeltme yapayım dedim.

pante 15-05-2006 20:52

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Alıntı:

"Meas,İmran Musa ve Harun'un değil Meryem'in babasıdır.Bir düzeltme yapayım dedim"
Hiramusta, tartışmalı bir konuya el atmışsın. Meas doğru yazmış aslında. İmran'ın İbranice'deki karşılığı Amran'dır. Musa'nın Moşe olması gibi..

1.Ta.6: 3 Amram'ın çocukları: Harun, Musa, Miryam. Harun'un oğulları: Nadav, Avihu, Elazar, İtamar.

Kur'an'da Meryem'in babası olarak geçer ama Hristiyanlarca kabul görmez. Onlar Muhammed'in Musa-Harun'un ablası Miryam'ı karıştırdığını iddia ederler..

http://www.turandursun.com/modules.p...ewtopic&p=6874

"Hiram" ise Süleyman tapınağının mimarıdır. Sur kralı olarak anılır. Masonlukta önemli yeri vardır. İlk mason üstadı olarak kabul edilir. Masonlar'ın "Dul kadının çocukları" olarak anılması, Hiram Usta'nın dul kadının çocuğu olmasından gelir.

sargon 15-05-2006 21:59

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Alıntı:

panteidar";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 32833)
Örneğin, Ayetlerden önce tebliğ safhası yaşanmış olabilir. Bu safhada nebilik safhasıdır, resullük değil. Ebu Cehil ve Lehep'ten gelen şiddetli eleştiri ve karşı durmalar, daha sonra ilk surelerde bu nedenle dile getirilmiş olabilir.
Nitekim hadisler, ilk *3-4 sureden sonra 3 yıl boyunca ayetlerin kesildiğini ve 3. yıldan sonra yeniden başladığını yazarlar. Ama bunlar tartışmalıdır. Hadislerde öyle çok iddialar vardır ki hangisinin doğru olduğu bilinmez.

Bana da şöyle yaklaşmak mantıklı geliyor. Muhammed henüz peygamberliğin ona geldiğini söylemeden önce şiirler okuyordur ve bu şiirler bazı kişileri kızdırıyordur. Tanrıları hakkında ileri geri konuşulması karşısında bugün İslamcıların bize verdikleri tepkileri veriyorlardır. Tepkilerin belli bir noktaya ulaştığı anda Muhammed kendisine Cebrail'in geldiği ve ilk ayetleri verdiğini ilan etmiştir. Ama görüldüğü gibi bu iddiayı destekleyecek veriler yok benim elimde.

Aslında Allah'tan ayet geldiğine inanmayan birisi açısından böyle bir sürecin yaşanmış olması da mantıklıdır. Bir kişi hayatında okuma yazma bilmeden şiirler söyleyebilir. Anadolu'da çoktur böyle ozanlar. Ama kimse hayatında hiç şiir falan üretmeden ortaya çıkıp patır patır şiirler okuyamaz. Muhtemelen bunlar ayetlerdir demeden önce de söylemiş olduğu şiirler de vardır.


Alıntı:

Kurra adı verilen hafızların kur'an'ı çok iyi ezbere bildikleri iddia edilir. Üstelik bunların çok büyük bir kısmı savaşta öldüğünden 3-4 kurra kalmıştır. İhtimallerden biride bunların sanıldığı kadar Kur'an'ın tümünü doğru olarak ezberlemiş olmadıklarıdır. Kurraların Kur'an'ı çok iyi ezbere bildiklerinin iddia edilmesi gayet doğaldır. Bu nasıl bir ezberdir ki, Tevbe suresinin son iki ayeti bir kişi de- Ebu Huzeyme'de bulunmuştur.
Bu hafız konusu çok anlatılıyor ama, ağaç kabuklarına, yapraklara, papirüre, bir sürü şeye ayetlerin yazıldığını biliyoruz. Olay sadece ezberleme değil yani. Ama öyle olsa bile, Kuran'ın en başında olması gereken, muhtemelen epey bir bölüm yok gibi görünüyor. Şu ayet Kuran'ın nuzul sırasına göre 20. ayetidir.

15.Kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman: "(Bunlar) Eskilerin uydurma masallarıdır" diyen.


İlk sure Alak. Alak'ın ilk 5 ayetinden sonrakiler sonradan gelmiş. İkinci sure ise Kalem. Kalemin 15. ayeti Kuran'ın 20. ayeti demektir. 20. ayette birilerinin "eskilerin uydurma masallarıdır" diyebilmesi için bundan önce bir sürü "uydurma masal" söylenmiş olması gerekir. Birkaç ayeti hafızlar unutabilir. Ama birden çok sayıda "eskilerin uydurma masalları"nın hafızlar tarafından unutulması mantıklı görünmüyor.

pante 15-05-2006 22:35

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Sargon;
Daha Kalem suresinde " eskilerin masalları" denilmesini, kurraların ezberi unutmasına bağlamıyorum. O ayrı konu. Kurra meselesine değinmemin sebebi, Kur'an'ın toplanmasındaki doğruluğun (!) bunlara bağlanmasıdır. Kemik, deri, yaprak gibi ayetlerin yazılı olduğu nesnelerin toplanarak Kur'an'ın oluşturulmasındaki doğruluğun iknaya yeterli olmayacağı düşüncesiyle kurra konusu da destekleyici bir etken olarak ileri sürülmüş olabilir. Hadislerde anlatılan bu kurraların güvenilirliği yoktur. Dolayısıyla Kur'an eksik de toplanmış olabilir, yanlış da. Sureler birbirine karışmış olabilir. Nitekim bu yönde de hadisler vardır.
Hatta vahiy katiplerinden birinin, vahiyden şüpheye düşüp ayetleri farklı surelere yazdığı ve daha sonra bunlar okunurken *Muhammed'in bunu farketmediğini görünce müslümanlığı terkedip hristiyan olduğu rivayet edilir. Bu katibin yazdığı onca karışık ayet düzeltilebilmiş midir acaba?

Bir de peygamberliğini tebliğ etmeden önce Kur'an'ı yazmaya başladığı söylenir. Birilerinden bu konuda ders alarak, Tevrat ve İncil'de yazılanları dinleyerek.. Bu iddia, senin yaklaşımınla örtüşüyor.
Bu konuda daha geniş bilgi için;

http://www.islamiyetgercekleri.org/ariftekin.html

hiramusta 16-05-2006 09:57

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Pante kardeş,Kur'an ehli kitabın doğrularını tasdik eder,yanlışlarını da nesh eder.Bu yüzden bizim inancımıza göre İmran Meryemin babasıdır.Al-i İmran denilince de;Meryem,Meryem'in annesi,İsa,Zekeriyya ve Yahya akla gelir.Hristiyanlar Kur'anın Meryemleri karıştırdığını iddia ederler ama bu onların saptırmacasıdır.O dönem de insanların atasının ismiyle zikredilmesi yaygın bir adettir.Bununla ilgili olarak eski bir yahudi olan Muhammed Esed'in ilgili ayetin dipnotunu buraya almak isterim.

27 Ve bir süre sonra, çocuğuyla beraber, kavmine döndü.

“Ey Meryem!” dediler, “Sen, gerçekten, tuhaf bir iş yaptın!
28 Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir adam değildi; ne de annen iffetsiz bir kadındı!”

Kadîm semitik ifade tarzında kişinin ismi çok defa kabilenin geçmiş ulularından, büyüklerinden birinin ya da kabilenin ilk atası olarak bilinen kimsenin adına bağlanırdı. Bunun içindir ki, sözgelimi Benû Temîm kabilesine mensup birine bazan “Temîm'in oğlu” yahut “Temîm'in kardeşi” diye hitab edilirdi. Hz. Meryem de rahipler kastına mensup olduğuna göre, Hz. Musa'nın kardeşi Hz. Harun'un soyundan geliyordu ve bu yüzden de “Harun'un kız kardeşi ya da bacısı” olarak çağırılıyordu. (Aynı şekilde, Hz Meryem'in yeğeni ve Hz. Zekeriya'nın karısı Elisa (Elisabeth), Luka i, 5'de, “Harun'un bacıları”ndan biri olarak anılmaktadır.)

Esen kalınız.

pante 16-05-2006 11:22

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Hiramusta;
Şimdi şöyle düşünelim. 620'li yıllarda yaşayan bir Hristiyanız diyelim. Tevrat ve İncil'i de iyi biliyoruz.
İsa'nın Annesi Meryem.
İsa'dan belki de 1000 yıl önce yaşamış Musa ve Harun'un kızkardeşinin adı da Meryem.
Musa, Harun ve Meryem kardeşlerin babasının adı da İmran.
İbrahim'in babası Terah.
Süleyman ise peygamber değil kral.
Bu örnekler çoğaltılabilir. Kutsal kitabımızdan biz bunları böyle biliyoruz.
----------------------------------------------
Yaşadığımız dönem Araplardan Muhammed adında bir kişi çıkıyor ve peygamber olduğunu iddia ediyor. Okuduklarının da Tanrı'dan geldiğini söylüyor. "Olabilir, belki de doğrudur" diyoruz. Ama bir süre sonra bakıyoruz ki okuduklarının içinde bizim bildiklerimizle uyuşmayan bilgiler var.
İsa'nın annesi Meryem'in babasına İmran diyor.
Yine İsa'nın annesi Meryem'in kardeşine Harun diyor.
İbrahim'in babasına Azer diyor.
Bir kral'ın peygamber olduğunu söylüyor.
Bunları söylerken bir izahta yapmıyor. "Siz yanlış biliyorsunuz, doğrusu budur" da demiyor.
Sanki herkes tarafından kabul gören, normal bilgilermiş gibi sunuyor.
----------------------------------------------
Bunun üzerine diyebilir miyiz ki " Biz yanlış biliyormuşuz. Meğer doğrusu buymuş."
Böyle birşey mümkün mü?
Şimdi bu ve buna benzer çelişkilerden dolayı inanmayanlara dönüp;
"Meryem'de Harun'un kardeşi sayılır. Aynı soydan geliyorlar" şeklindeki izah komik olmaz mı?
Farzet ki Bahai dininin kitabında;
"Muhammed'in annesi Meryem"
"Yusuf'un babası İbrahim"
" Peygamber Haman"
gibi tanımlamalar geçiyor. Hiçbir izah olmadan. Sen ne düşünürdün acaba?
"Demek ki yanlış biliyormuşuz. Meğer doğrusu buymuş" mu dersin?
Yoksa "Bakın, işte yalan söylediği buradan apaçık belli oluyor. Bu yazılanlar yanlış." mı dersin?

hiramusta 16-05-2006 11:47

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Bunları söylerken bir izahta yapmıyor. "Siz yanlış biliyorsunuz, doğrusu budur" da demiyor.

Nasıl demiyor Panteidar?Kitab-ı Mukaddesten farklı olarak verilen bilgiler,sizin söyledikleriniz yanlış,doğrusu da budur anlamına gelmiyor mu?Kur'an önceki kitaplardan doğruları tasdik ettiğini,bazı hükümleri değiştirdiğini söylemiyor mu?
Yine Esed'den bakalım isterseniz;

Ne önceki vahyin takipçilerinden hakikati inkara yeltenenler, ne de Allah'tan başka şeylere ilahlık yakıştıranlar, Rabbin tarafından sana indirilen bir hayrı görmekten hoşlanırlar; ancak Allah dilediğini rahmetine ulaştırır; zira Allah, sınırsız lütuf Sahibidir.

Biz yürürlükten kaldırdığımız veya unutturduğumuz herhangi bir mesajı mutlaka daha iyisi veya benzeri ile değiştiririz. Allah'ın her şeye kâdir olduğunu bilmez misin? (2/105-106)


Bu pasajda ortaya konulan prensip -Kitâb-ı Mukaddes öğretisinin, yerini Kur’an'ın getirdiği öğretiye bırakması- birçok Müslüman alimin yanlış yorumlarına sebep olmuştur. Bu bağlamda kullanılan âyet (“mesaj”) kelimesi, aynı zamanda Kur’an'ın bir “hükmü”nü ifade etmek için de kullanılmaktadır (çünkü bu hükümlerin her biri bir mesaj taşır). Âyet terimini bu sınırlı anlamda alan bazı alimler, yukarıdaki pasajdan, Kur’an'ın bazı ayetlerinin vahiy tamamlanmadan önce Allah'ın talimatı ile “nesh” edildiği (yürürlükten kaldırıldığı) sonucunu çıkarmaktadırlar. Bu iddianın -ki, yazdıklarını tashih için ikinci defa okurken bazı bölümleri atan veya başkaları ile değiştiren herhangi bir yazarı akla getirmektedir- saçmalığının yanısıra, Kur’an'ın herhangi bir ayetinin “nesh” edilmiş olduğunu bildiren tek bir sahih Hadis bile bulunmamaktadır. Sözde “nesh doktrini”nin temelinde bazı eski müfessirlerin Kur’an'ın bir pasajını diğeri ile uzlaştırmadaki yetersizlikleri yatmaktadır: Sözkonusu ayetlerden birinin “neshedildiği” yargısına vararak altından kalkılmaya çalışılan bir yetersizlik. Bu keyfî değerlendirme, “nesh doktrini”nin taraftarları arasında kaç Kur’an ayetinin ve hangilerinin neshedildiği, ayrıca bu sözde nesih ile, sözkonusu ayetin Kur’an'ın tertîbinden tamamen çıkarıldığı mı yoksa yalnızca o ayet ile konulan özel hükmün veya beyanın mı iptal edildiği konusunda neden hiçbir görüş birliği olmadığını da açıklamaktadır. Kısacası, “nesh doktrini” hiçbir tarihsel olguya dayanmamaktadır ve bu nedenle de reddedilmelidir. Diğer taraftan, yukarıdaki Kur’an pasajını yorumlamadaki zahirî güçlük, âyet teriminin “mesaj” olarak anlaşılması ve bu ayetin, Yahudilerin ve Hristiyanların Kitâb-ı Mukaddes'in yerini alan herhangi bir vahyi kabul etmediklerini ifade eden önceki pasaj ile bağlantılı olarak okunması halinde derhal ortadan kalkar: çünkü onu bu şekilde okumamız halinde, neshin, bizzat Kur’an'ın herhangi bir bölümü ile değil, sadece geçmiş ilahî mesajlar ile ilgili olduğunu görürüz.

[Geçmişte vahyedilenlerden] bugüne ulaşan doğru haberleri tasdik eden bu ilahî kelâmı sana safha safha indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti;(3/3)
Müfessirlerin çoğu, mâ beyne yedeyhi ibaresiyle -lafzen, “elleri arasındaki”- burada “ondan (yani, Kur’an'dan) önce gelen vahiyler”in kasdedildiği görüşündedirler. Ancak bu yorum, fazla ikna edici değildir. Her ne kadar mâ zamirinin, bu bağlamda, daha önceki vahiylere ve özellikle Kitâb-ı Mukaddes'e işaret ettiğinde (yukarıdaki ibarenin Kur’an'ın diğer ayetlerindeki paralel kullanımlarından da anlaşılacağı gibi) en küçük bir şüphe yoksa da, mâ beyne yedeyhi deyimi, bizâtihî, “ondan -zaman olarak- önce gelen” değil, tersine, (2. surenin 247. notunda işaret ettiğim gibi,) “onun önüne konulmuş olan” anlamına gelir. Çünkü “o” zamiri burada Kur’an'a yönelik olduğundan, “onun elleri arasında” veya “ondan önce” mecazî ifadesi, “bilgi”ye işaret ediyor olamaz (2:255'de olduğu gibi). Ama Kur’an'ın “karşı karşıya bulunduğu” bir nesnel gerçekliğe, yani Kur’an'ın nazil olduğu dönemde onunla bir arada yaşayan şeylere işaret ettiği açıktır. Şimdi bunu, (a) Kur’an'da sık sık vurgulanan ve objektif bilimsel araştırmaların da tesbit ettiği, Kitâb-ı Mukaddes'in, binlerce yıllık zamanın akışı içinde büyük ve çoğu zaman keyfî değişikliklere maruz kaldığı gerçeği, ve (b) Kur’an'da öngörülen kanunların çoğunun Kitâb-ı Mukaddes'in kanunlarından farklı olduğu gerçeği ile birlikte ele aldığımızda zorunlu olarak şu sonuca varırız: Kitâb-ı Mukaddes'in Kur’an tarafından “tasdik”i, yalnızca, öncekinde geçerliliğini hâlâ sürdüren temel hakikatleri kapsar, yoksa onun zamanla kayıtlı düzenlemelerini yahut şimdiki metnini değil -başka bir deyişle, onun temel hakikatlerinden, Kur’an'ın nazil olduğu dönemde geçerliliği devam edenlerin tasdiki: işte, mâ beyne yedeyhi ibaresinin, bu bağlamda ve 5:46-48 yahut 61:6'da ifade ettiği anlam budur (ki burada Hz. İsa'nın, “Tevrat'tan [kendi yaşadığı dönemde] geçerliliğini hâlâ sürdüren kısımların” doğruluğunu tasdik etmesine işaret edilmektedir).

Esen kalınız.

pante 16-05-2006 13:05

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Hiramusta;
Bu dediğin sadece İsa'nın çarmıha gerilmesi va İsa'ya Tanrı'nın oğlu denmesi hakkında vardır.
Kur'an, burada yanlışlığın olduğunu yazar ve izah eder. Ama yazdıklarımda bir itiraz ve izah yoktur.

Biz yürürlükten kaldırdığımız veya unutturduğumuz herhangi bir mesajı mutlaka daha iyisi veya benzeri ile değiştiririz. Allah'ın her şeye kâdir olduğunu bilmez misin? (2/105-106)

Ayeti ise bunlarla ilgili değil, Kur'an içindeki nesh ile ilgilidir. Yani 23 yıl içinde birçok hüküm getirilmiş, kimisi daha sonra değiştirilmiştir. Bu konuya girmiyorum, çok uzun çünkü ve yeri değil.
Bu konuda çelişkileri "Kutsal kitaplar tanrıdan mı?" başlığında yazmıştım. Allah, bunca çellişkiye gönderdiği kitapta niye müsaade etsin? Görüşlerini o başlığa yazabilirsin. Bu başlıkta konu dışına çıkmayalım.

hiramusta 16-05-2006 13:35

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Sevgili Panteidar,Bakara 106 yı 105 le birlikte dikkatlice okursan,neshin Kur'an içinde değil diğer kitaplarla ve zaman içinde tahrife uğramış İbrahim Peygamberden kalan din içinde olmuştur.Kur'an bunların doğrularını almış,yanlışlarını da düzeltmiştir.İşte bu yanlışların düzeltilmesi olayına nesh denir.Mesela zina cezası Kitab-ı Mukaddeste recmdir.Kur'an bu hükmü nesh etmiş yerine 100 sopa cezasını getirmiştir.

Esen kalınız.

sargon 16-05-2006 14:18

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Maide 110:
Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana Kitab’ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. İznimle çamurdan kuş biçiminde (bir şeyi) oluşturuyordun da (yine) iznimle ona üfürdüğünde bir kuş oluveriyordu. Doğuştan kör olanı, alacalıyı iznimle iyileştiriyordun, (yine) Benim iznimle ölüleri (hayata) çıkarıyordun. İsrailoğulları’na apaçık belgelerle geldiğinde onlardan inkara sapanlar, "Şüphesiz bu apaçık bir sihirdir" demişlerdi (de) İsrailoğulları’nı senden geri püskürtmüştüm."

Bu sureye göre İsa'ya Tevrat ve İncil öğretilmiş. Bu da bir nesh sayılır mı? Ayet değil de, mantık nesih edilebilir mi acaba. Yani hıristiyanlara göre İncil İsa'dan sonra yazılmış bir kitap. İsa'nın çarmıha gerilişini ve sonrasını da anlatıyor. Ama Kuran bunu nesh ediyor.

hiramusta 16-05-2006 14:56

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Sargon kardeş kimin mealinden alıntıladın bilmiyorum ama yanlış bir meal alıntılamışsın.
Muhammed Esed'in meali mevcud mealler arasında en itibar edilir meallerin başında gelir.Bunu iyibir meal okuyucusu olarak söyleyebilirim.Şimdi aynı ayeti birde onun mealinden okuyalım.

110 İşte o zaman131 Allah şöyle diyecek: “Ey İsa, ey Meryem oğlu! Hatırla sana ve annene bağışladığım nimetleri, seni nasıl Kutsal Ruh132 ile güçlendirerek insanlarla beşikte iken ve yetişkin bir adam olarak konuşmanı sağladığımı; ve nasıl sana Tevrat'ı ve İncil'i ihtiva eden vahiy133 ve hikmeti öğrettiğimi; nasıl Benim iznimle çamurdan, [sana uyanların] kaderini şekillendirdiğini ve sonra bunun Benim iznimle [onların] kaderi olabilmesi için ona üflediğini; ve nasıl iznimle körleri ve cüzamlıları134 iyileştirdiğini ve ölüyü ayağa kaldırdığını;135 sen İsrailoğulları'na hakikatin bütün kanıtları ile geldiğinde ve onlardan hakikati inkara şartlanmış olanların, “Bu aldatmacadan başka bir şey değildir!” dedikleri zaman onların sana zarar vermelerine nasıl mani olduğumu.


Eksik kalmasın dipnotları da vereyim;
131 Cümlenin başında kullanıldığında iz'i bazan “İşte o zaman” diye çevirmem konusunda bkz. sure 2, not 21. Bu ünlem, yukarıdaki bağlamda, dolaylı olarak, peygamberlerin ilahî mesajı tebliğ ettikleri kimselerin tepkilerinden sorumlu olmadıklarını ifade eden önceki pasaj ile bağlantılıdır: aşağıdaki 116-117. ayetlerde tam anlamıyla ortaya konulan bir bağlantı.

132 Bkz. sure 2, not 71.

133 Lafzen, “ve Tevrat ve İncil”i. Bu cümleciğin başındaki “ve” bağlacı, hem Tevrat'ın hem de İncil'in Hz. İsa'ya bahşedilen vahiyde (kitâb) kapsandıkları gerçeğini vurgulamayı amaçlar. Tevrat daha önceki bir vahiy olmasına rağmen, onun “İsa'ya öğretildi”ği belirtilmiştir; çünkü Hz. İsa'nın risalet vazifesi, İncil tarafından lağvedilmeyip sadece tasdik edilen Hz. Musa Şeriatı'na dayanmaktaydı (karş. Matta v, 17-19). “Beşiğinde” ifadesi konusunda bkz. sure 3, not 33 (ilk cümle).

134 Bkz. 3:49 ve ilgili not 37.

135 Bkz. sure 3, not 38.


Evet Hristiyanlara göre İncil isa dan sonra yazılmıştır.Ama bu İncil(içinde vahyi doğrular olmakla beraber) İsa ya inen İncil değildir.Paganist Bizansın resmi incilidir.Zaten mevcud Hristiyanlığa baktığınız zaman bu paganlığını izlerini çokça görürsünüz.Neshe dönecek olursak,İsa da tıpkı Muhammed gibi Tevrattan doğru adına kalan ne varsa tasdik etmiş ve İsrailoğullarına sapkınlıklarından dolayı haram kılınan birçok şeyi neshetmiştir.
(İsa)[Ben], Tevrat'tan günümüze kalanın doğruluğunu tasdik etmek ve [önceden] size yasak edilen şeylerin bazısını helal kılmak için [geldim]. Ve size Rabbinizden bir mesaj getirdim; öyleyse Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın ve bana tâbi olun.”
3/50

6/146 Biz [yalnızca] yahudi itikadını benimseyenlere bütün tırnaklı hayvanları yasakladık; ve onlara koyun ve ineğin iç yağlarını da yasakladık, (hayvanların) sırt tarafındaki veya bağırsaklarındaki yağlar ile kemiğin içindekiler hariç:böylece işledikleri zulümler yüzünden onları cezalandırdık; zira, unutmayın, Biz sözümüzde dururuz!

Esen kalınız

sargon 16-05-2006 15:18

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Şurdan aktardım:
http://www.biriz.biz/kuran/maide/05maide.htm

Elmalılı meali'nde de aynı şekilde geçiyor:

http://www.enfal.de/melmalili/maide.htm
110 - Allah şöyle diyecektir: "Ey Meryemoğlu İsa! Sana ve annene olan nimetimi hatırla! Hani seni Rûhu'l-Kudüs (Cebrâil) ile desteklemiştim. Beşikteyken ve kemâle ermişken insanlarla konuşuyordun. Sana yazıyı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. İznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapmış ve ona üflemiştin, o da iznimle kuş olmuştu. Anadan doğma kör olanı ve alaca hastalığına yakalanmış kimseyi iznimle iyileştirmiştin. Ölüleri iznimle (hayata) çıkarmıştın. İsrailoğulları'na âyetlerle geldiğin ve onlardan inkâr edenlerin: "Bu ancak apaçık bir sihirdir" dedikleri zaman seni, onlardan korumuştum.

Diyanet mealinde de(daha doğrusu meallerinin birinde, benim bildiğim) aynı şekilde:
http://www.enfal.de/mdiyanet/maide.htm
110. Allah o zaman şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve annene (verdiğim) nimetimi hatırla! Hani seni mukaddes ruh (Cebrail) ile desteklemiştim; (bu sayede) sen beşikte iken de yetişkin çağında da insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı (okuyup yazmayı), hikmeti, Tevrat ve İncil'i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan, kuş şeklinde bir şey yapıyordun da ona üflüyordun, hemen benim iznimle o bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle anadan doğma körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Ölüleri benim iznimle (hayata) çıkarıyordun. Hani İsrailoğullarını (seni öldürmekten) engellemiştim; kendilerine apaçık deliller (mucizeler) getirdiğin zaman içlerinden inkâr edenler, "Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir" demişlerdi.

Ayrıca Seyyid Kutub'un tefsirinde aynı yukarda verdiğim şekilde ayet aktarılıp üstüne bir de şu yorum yapılıyor:

Dünyaya geldiği zaman hiçbir şeyi bilmediği halde Allah O'na kitabı ve hikmeti belletmişti. Kendisinden önce İsrailoğullarına gönderilen Tevrat'ı okumasını, kendisine verilen ve daha önceki Tevrat'ı destekleyen İncil'i öğretmişti.

Benim ulaştığım bütün kaynaklar aynı şeyi söylüyor yani. Bu Muhammed Esed, mealini türkçe mi yazmış, türkçe biliyormuymuş?

hiramusta 16-05-2006 15:28

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Yok Türkçe bilmiyor.Meali ingilizceden çeviri.Çevireni de tanıyorsun.TMSF başkanı Ahmet Ertürk.

sargon 16-05-2006 17:50

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
O zaman onun mealini baz almak doğru olur mu? Tefsir çevirilerine tamam, ama meal çevirisi suyunun suyu olur. Ayrıca dipnotlarda da bu konu aydınlatılmamış. 133 nolu dipnotdaki açıklama bizim tartıştığımızdan farklı birşeyle ilgili. Yani "niye sadece İncil denmemiş de Tevrat da öğretildi denmiş" şeklinde bir tartışma var orda. Diyor ki, İncil Tevrat'ı da kapsadığı için böyle denmiştir, yoksa İsa'nın kitabı Tevrat'tır anlamına gelmez.

Ben burdan şu sonucu çıkarıyorum. Bu konu önemli bir konudur. Çokça tartışılmış ve bu ayet yüzünden Kuran eleştiri konusu olmuştur. Birileri de Kuran'ı eleştiri konusu olmaktan kurtarmak için biraz değiştirmekte bir sakınca görmüyor anlaşılan. Büyük ihtimalle bu değişiklik Muhammed Esed tarafından değil, ingilizceden türkçeye çeviren kişi tarafından yapılmıştır. Yoksa 133 nolu dipnotta bunlar değil asıl vahiy mi, kitap mı deniyor tartışması olurdu. Yine de doğru kararı metnin ingilizce aslı ile karşılaştırarak vermek gerekir.

Ancak bu karar Kuran'da ne yazdığı ile ilgili değil Muhammed Esed'in kitabı ve onun çevirisi ile ilgili olur. Kuran'daki ayet konusunda bence pek şüphe edecek bir durum yok. Bütün meal ve tefsirler aynı yönde. Yani Allah, İsa'ya "Tevrat'ı ve İncil'i ihtiva eden vahiy"i değil "Tevrat ve İncil"i öğretmiştir. Ve açıkça anlaşılacağı üzere yanlış bir bilgi bu. Kuran yazarı yanılıyor.

ESLEMTU 16-05-2006 19:19

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Kurraların Kur'an'ı çok iyi ezbere bildiklerinin iddia edilmesi gayet doğaldır. Bu nasıl bir ezberdir ki, Tevbe suresinin son iki ayeti bir kişi de- Ebu Huzeyme'de bulunmuştur

pante,yarım bilgiye sahipsin..yani tamamına değil.yarım olunca biliyorsun birşey ''tam'' olmuyor..Ezbere olarak biliniyor,aynı zamanda yazılı olarakta tesbit ediliyor..

HİCR/9. Şüphesiz o zikri (Kur'an'ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz. *

pante herhangibir şek ve şüpheden ari,Kur'an'a tabi ol,Peygamber ne yapmış sende onu yapmaya çalış;şahid olduğun şeyler sende şüpheye iz bıraktırmayacaktır.Doğru pusula,sırati mustakim'e,yanlış pusula gayya kuyusuna götürür..Bu pusulanın doğruluğuna, Şehidler,Mevlanalar,Yunuslar,Abdulkadir Geylaniler ve nice evliyalar şahittir..Onların şahitlikleri ise sadece tasdik edilir.Onun için bırakın tali yollarda dolanmayı,biran önce sırati mustakime gelin..

pante 16-05-2006 20:10

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Eslemtu;
Sen de yanlış yoldasın. Bu başlığa atacağın bir mesajı " Dincilerin pehlivanları gelsin" başlığına atmışsın. Normaldir, Allah bazen şaşırtır adamı böyle.:)
Ya da gözlük kullanıyorsan eğer takmayı unutma.:)
Aşağıdaki yazıyı da iyi okumamışsın herhalde. Yarım bilgi diye eleştirmeden önce, dikkatli okumalısın. Çok seviyorsunuz açık yakalamayı ama açık veriyorsunuz böyle. Dedim ya Allah şaşırtıyor işte!

Alıntı:

"Kemik, deri, yaprak gibi ayetlerin yazılı olduğu nesnelerin toplanarak Kur'an'ın oluşturulmasındaki doğruluğun iknaya yeterli olmayacağı düşüncesiyle kurra konusu da destekleyici bir etken olarak ileri sürülmüş olabilir."
Demek ki neymiş. Pante, yazılı olduğunu da yazmışmış..
Ama nereye? Çabuk yıpranacak, silinecek, deforme olabilecek deri, yaprak, kemik gibi nesnelere.
Ezbere bilindiği için mi hadislerde farklılıklardan, değişikliklerden, düzeltmelerden söz ediyor?
Madem öyle nedir bu karmakarışık ayet ve sure düzenlemesi? Bunları yanıtlayalım önce böyle tebliğde bulunmak yerine..Fikirlerimizi koyalım ortaya. Fikirlerin, bilgilerin doğruluğu ile insanlar doğru yolu bulsun. Tebliğ, bilgilendirmedir, doğruların, gerçeklerin sunulmasıdır. Zırt pırt "gelin islam'a" çağrısı değildir. Bu tür çağrılarla daha da ezikleşiyor dinin. Böyle bir tebliğ olayı hiçbir dinde yok. Bu da kibirden ileri geliyor." Ben doğruyu bulmuşum. Ben doğru yoldayım. Siz sapmışsınız. Gelin benim gibi doğru yola"
Önce doğruları koy bakalım ortaya, ahkam kesmeden ama..

ESLEMTU 16-05-2006 20:42

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Sana veya başkalrına hidayet vermek bana düşmez.Haklısın yanlış yere yazmışım sen doğru yeri gösterdin.23 senede inmiş,namazlarda devamlı okunmuş,yazı ve hafızayla ezberlenmiş bir kitapta da hangi ayetin hangi surede olduğunun bilinmesi kadar normal birşey yok..

Hangi hadislerden bahsediyorsun pante..Uydurma hadisleri,delil olarak kabul edemeyiz.Tutupta bütün hadislere inanacak olursan,keçinin ayetleri yediğini,hz.ömerin insanlardan korkup ayet söylemediğini kabul edersin.fakat cerh ve tadil denen bir ilim var,ravileri araştırmışlar;ben şundan duydum deyipte,o duyduğu kişinin ölümünden sonraki zamana denk gelen yalan hadis uyduran kişilerde olmuştur.hadisin kabulunde şartlar var..Bu bir ilim..

Surelerde bir farklılık mı var?Nuzul sırasına göre de sıralanmış,uzun surelerden kısa surelere doğruda..Dünyanın her yerinde Kur'an aynıdır.İncil gibi 4 tane değişik versiyonu mu var?

sargon 16-05-2006 20:51

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Yahu bu forumun ana sorusu ortada kaldı. Hala kimseden bir cevap gelmiş değil. Pante ile ben birtakım yorumlar yapmaya çalışıyoruz. Bu kitabı hayatının rehberi yapmış olan insanlardan ses gelmiyor. Nasıl iş bu.

Daha 20. ayete geldiğimizde sorun çıktı. Birdenbire düşmanlar ve Muhammed'e saldıranlara ilişkin ayetler, daha 20 ayet söylememişken "eskilerin masalları"nı söylüyorsun diyenler nasıl çıkıyor ortaya. Konuyu dağıtmadan, ortadaki sorun üzerine görüş belirtirseniz bence dah yararlı bir tartışma olur. Daha çok tartışma konusu çıkacak çünkü.

sargon 16-05-2006 20:56

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
eslemtu, başka topic'e cevap yazmışsın, görmedim onu. Orda cevap vermişsin. Diyorsun ki, ilk gelen ayetlerden sonra 2 yıl kadar (hatırladığın kadarıyla) ayet gelmedi. Fetret devri denir buna. Biraz belge verir misin. Bu süre 2 yıl mıdır? İlk 5 ayetten sonra mıdır? Bilmediğim için soruyorum. Söylediğin şeyi ispatlarsan sevinirim. Bunun bir açıklama olabileceğini kabul ederim.

ESLEMTU 16-05-2006 21:15

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Sargon ilk 5 ayetten sonradır..Duha suresinide arapçasından vermiştim ama arkadaş yanlış anlamış..Duha suresinin mealine bakarsan:

Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı

Vahyin bir süre kesildiğinde,peygamber efendimizin(s.av) böyle bir düşünce içine girmişti...İslam tarihi kitaplarında var bu sargon..Ayettende anlayabilirsin..

"Duha" suresinin nüzûl sebebi olarak gösterilen, Hz. Peygamber (s.a.s.)'e hıra mağarasında ilk gelen vahiy olan, sonra vahyin gecikmesi olayına da fetretü'l-vahiy, yahut fetret zamanı denir (Taberî, Camiu'l-Beyan fi Tefsiri'l-Kur'an, XXX, 148; M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'ân Dili, VII, 5885).

Resulullah (s.a.s.)'ın Kur'an-ı Kerîmi kendiliğinden söylemediğini isbat eden ve O'nu daha sonraki yıllarda yapacağı çetin mücadelelere rûhen hazırlayan fetret-i vahiy, Müddesir suresinin ilk beş ayetinin nüzulü ile sona ermiştir. Fetret-i vahyin sona ermesini bizzat Resulullah (s.a.s.) şöyle anlatmıştır: "Ben bir gün yürürken birdenbire gökyüzü tarafından bir ses işittim. Başımı kaldırdım. Bir de baktım ki Hıra'da bana gelen melek (Cebrail) semâ ile arz arasında bir kürsü üzerinde oturmuş. Çok korktum. Evime dönüp beni örtün, beni örtün dedim. Bunun üzerine Allah Teâlâ Hazretleri, "Ey örtüsüne bürünmüş, kalk (ve insanlara gelebilecek azapla) korkut. Rabbinin ismini yücelt, elbiseni tertemiz et. Kötülüğün her çeşidinden çekin (el-Müddesir, 74/1-5) ayeti kerimelerini indirdi. Artık o günden sonrâ vahyin ardı arkası kesilmedi" (Buhâri, Bedü'l-vahiy, 3).

Fetret-i vahyin süresi gerek hadislerde, gerekse İslâm tarihi kaynaklarında kesin olarak zikredilmemektedir. Kaynaklarda verilen bilgilerde bu müddet farklı olup, rivâyetlerde bildirilen en uzun süre üç yıldır. Son devir müelliflerinden Muhammed Ebû Zehra, bu konudaki rivâyetleri değerlendirdikten sonra fetret-i vahyin müddetini üç yıl olarak bildiren rivâyetleri: "Allah'ın seçtiği kulu bu kadar uzun süre sıkıntıda bırakmayacağını" ileri sürerek reddeder ve bu müddetin ancak beş ay civarında olabileceği kanaatini belirtir (Muhammed Ebu Zehra, Hâtemü'n-nebiyyin, I, 311-313

sargon 16-05-2006 21:36

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Eslemtu, verdiğin kaynak ilk 5 ayetten sonra fetret devri geldi demiyor ama. Müddesir'in ilk 5 ayetinin gelmesi ile fetret devri sona erdi diyor.

Nuzul sıralaması ise şöyle(Hz.Osman)
1.Alak
2.Kalem
3.Müzzemmil
4.Müddesir

Bunlardan Alak'ın ilk 5 ayetinden sonraki 14 ayeti saymasak bile geriye Kalem ve Müzzemmil kalıyor. Ben mi yanlış anlıyorum. Müddesir ile fetret sona erdi deniliyorsa, Alak, Kalem ve Müzzemmil geldikten sonra bir süre ayet gelmemiş demektir.

Bu durumda Müddesir'de sorun yaşamış olsak kabul ederdim ama, daha Kalem'de sorun ortaya çıktı. Eğer fetret dönemi Alak'ın ilk 5 ayetinden sonra olsa sorun olmazdı. Haksız mıyım?

soro 16-05-2006 21:55

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
sargon;
"Sorogren, nuzul sırasına göre Kuran okuma çalışması yapıyorum. Senin de katkılarını bekliyorum." * *demissin.


Davetine tesekkur ederim.
Kusura bakma.Fakat uygulamada cikis noktasi ve dolayisiyla gidis ve bitis noktalari yanlis bence.Yani cok ruhundan uzak iddialar gibi geliyor bana.

namaz kilan cemaati gorup,toplu egzersiz yapiyorlar zannetmek gibi birsey.sadece sahsen degerlendirebildigince *Kur'anin mealinden yola cikmak ruhunu hesaba katmadan pek netice veremez zannediyorum.
Yine de takip ediyorum bir katkim olabilecegi zaman topicinde yazacagim.kal saglicakla.

ESLEMTU 16-05-2006 22:51

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Sargon Alak suresinin ilk 5 ayetinden sonraki dönem vahyin fetret dönemidir..

Fetret devri
Alâk sûresinin ilk beş ayeti indikten sonra vahy bir müddet kesildi. Cebrail (s.a.s.) görünmez oldu. Aradan geçen bu müddet, Hz. Muhammed'in vahyi karşılamaya iyice hazırlanması içindi. Nitekim Peygamberimiz İlâhi vahyin tekrar gelmesini bütün gönlü ile istemiş ve onu kabule hazır duruma gelmişti.
Bunun üzerine Cebrail (s.a.s.) O'na göründü ve Müddessir sûresinin ilk ayetlerini getirdi. Bu ayetlerin anlamı şöyledir:

"Ey örtüsüne bürünen (Muhammed), Kalk da uyar, Rabbini yücelt, Giydiklerini temiz tut, Kötü şeyleri terke devam et."

Bundan sonra vahyin gelişi aralıksız devam etmiş ve Kur'an-ı Kerim 23 senede tamamlanmıştır.

Yukarıda belirtildiği üzere ilk vahiyden sonra geçici bir müddet vahyin kesildiği bu döneme "Vahyin Fetreti Dönemi" denir.

hiramusta 16-05-2006 23:05

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Bende ayet ayet nuzül sıralamasını gösteren bir kaynak var.Ama şuan yanımda değil.İnşallah yarın sıralarım.

sargon 16-05-2006 23:34

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Sevinirim. Nuzul sıralaması için hangi kaynağı kullandığımı yazmıştım. Dücane Cündioğlu'nun notlandırdığı Elmalılı mealinde yeralan Hz.Osman'a ait nuzul sıralamasını baz alıyorum. Ayrıca aşağıdaki sitede de aynı sıralama verilmiş.

http://www.enfal.de/sureler.htm

hiramusta 17-05-2006 10:00

Re: Nuzul sırasına göre Kuran okuma 2. Kalem Suresi 1-16.aye
 
Sevgili Sargon Hz. Osmanın mushafında nüzul sıralaması sure adları baz alınarak düzenlenmiştir(lakin sıralamada hatalar vardır.).Şayet Kur'an nüzule göre okunacaksa,Osmanın Mushafı çok faydalı olmaz.Eğer ayet ayet nüzule göre Kur'an okuyacaksak,bu konuda yapılan çeşitli araştırmalar var onlardan istifade edebiliriz.Benim bildiğim iki eser var bu konuda.Birincisi ilk inen ayetten son inen ayete kadar ayet ayet Hz. Peygamberin hayatını anlatan İzzet Derveze'nin Kur'an'a Göre Hz. Muhammed'in Hayatı adlı 3 ciltlik eseri.İkinciside ayet ayet nüzul sıralamasını veren Bazerga'nın
nüzul tablosu.Bu da Dr.Ömer Özsoy'la Dr.İlhami Güler'in ortak çalışması olan Konularına Göre Kur'an Fihristi adlı eseridir.Şimdi Bazergan'ın Nüzul sıralamasını vahyin 2. yılına kadar getirelim.
Sure adı * *inen ayetler
Alak * * * * * 1-5
Müddessir * *1-7
Asr * * * * * * *1-2
Zariyat * * * *1-6
Tekasür * * * 1-2
Tur * * * * * * *1-8
İhlas * * * * * *tümü
Ğaşiye * * * * 1-5,8-16
Tarık * * * * * 11-17
İnfitar * * * * *1-5
Şems * * * * * 1-10
Kevser * * * * tümü
A'la * * * * * * *1-9(7 hariç)
Buruc * * * * * 1-7,12-22
Tekvir * * * * * tümü
Görüldüğü gibi Osmanın sure adlarını baz alarak nüzul sırasına göre düzenlediği Kur'an tertibinin 2.suresi olan Kalem suresi,ayet ayet olarak düzenlenen Kur'an tertibine göre vahyin 1. yılında bile görülmemektedir.Zaten kalem suresindeki öncekilerin masalları ayeti bu surenin 2. sırada olmasını olanaksız kılmaktadır.Ayet ayet nüzul tertibine göre kalem suresinin 1-16. ayetleri vahyin 3.yılında gözüzmektedir.Sargon inşallah senin ve ilgilenenler için açıklayıcı olmuştur

Esen kalınız.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:15 .