![]() |
Dunning-Kruger Sendromu
Alıntı:
|
Cahil kesimin, kendini peygamber olarak gösteren kişilerin yaptığı 3-5 numarayı anlayamayıp "yahu bunu nasıl yaptı" şeklinde düşüncelere girmesi sonucu peygamberlere inanmasını; sosyolojik ve psikolojik olarak açıklayan bir tez olmuş...
Çokta doğru olmuş... |
çok güzelmiş :)
Alıntı:
|
Sendrom için güzel örnekmiş :) "Başarılı ve bilgili insanlarda daima bir şüphe olması normaldir" aynen denildiği gibi..
|
İnsanın kodları arasında "bilmiyorum" diye bir kod yok, bunu fark edemiyorlar, bunu kullansalar da "kerhen" kullanıyorlar, helede biraz bir şeyler bilen, bilmediği konularda azcık bir fikri bile olması yeterli geliyor, biliyor olmak dünyalara bedel oluyor.
Zaten fikri olması da cesaret ve öz güvenin de tam olmasıyla alakalıdır ki böyle biri ASLA artık bilmiyor olarak görmüyor kendini. Alıntı:
Bilmiyor olmak kötü bir şey değil ama biliyor görünerek, tüm ihtimal kapılarını kapatmak, bu çok ilginçtir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Oradan cevap versem veririm de, orayı buraya taşımak anlamsız değil mi? Bu sendromu bugün öğrendim, başka bir sitede konusu geçti, ilginçti, burada canlandırmak istedim, zaten forumda da varmış, hepsi oydu. Öteki türlü insanın kodları arasında "bilmiyorum" kodu yok diye, daha öncede forumda demiştim bir kaç kez, bunun bir sendrom şeklinde olması ilgimi çekti, isterse 1999 yılı olsun, konu canlanamaz mı? Hele ki böyle ölmez konular, Güzel konu nihayetinde. Sevgiler |
Alıntı:
|
Alıntı:
Dediğim bu yeni öğrendiğim bir sendrom, daha bugün, hatta başka bir sendrom daha var ama onuda söylemeyeceğim artık, temelli üstüne alınacaksın, olmaz. |
Sevgili felasife konu güzel konu , her konu birbirinden daha güzel , bu durum ayrı da.
Gerçek bilgi ne ? O testte sorulan sorular kimin doğruları? Çoğunluğun kabul ettiği doğrudur .Cevap mıdır? Tecrübelerden elde edilen doğru ve gerçek bilgimidir? Yanılmalar olamazmı? Bu soruları sana , başlıkdaki iddiayı peşinen hiç sorgulamadan kabul eder gibi yazdığın için soruyorum. Kusura bakma. Taşkın dan nasibini alan sen sorgulamadan nasıl şartsız kabullendin ona şaşırdım. |
Alıntı:
Yanılmalar elbette hayatın bir gerçeği, mesele yanılmada değil, iddia etmekte, hatayı kabullenmemekte. Bilgi dediğimiz şeyde, zilyon çeşitli bir şey, sonu yok, ne kast edildiği önemli. Bugün tamda böyle bir şey oldu, biri geldi bir konu hakkında bilmediğini söyledi, yardım istedi, yol gösterdik, tabi hatalarını da gösterdik. Bu ilk kez yaptığımız da bir şey değildi, çok yaptık. Bu seferde döndü, yardım istediği şeyin doğruluğunu savundu. Detayına girmeye gerek yok, insan sıkışınca bilmiyorum modundan, hoop biliyorum moduna geçiyor. Bilmediğini biliyoruz, hata ettiğini görüyoruz, ama anlamsız şekilde savunmaya girince, sıkışınca, güyâ akıl oyunları ile başka taraftan saldırmaya girişiyor. oysa mesele belli, konu belli. Alıntı:
Bilgiye gelince, neye göre, kime göre, hangi bilgi vs. detayı konuyla belli olur, gerçek bilgi deyince, bunu zemini olmalı, zemini olmadan gerçek bilgi zaten kafadan muğlak olur. O sorular kimin doğrularına gelince, insanlığın ortak bir hafızası vardır, orada toplanır aslında bu tip bilgiler, ve oradan da çıkartılırlar. Yani zaten varlardır, dolayısıyla da insanlara da şak diyede uyarlar bazen bu bilgiler. Hataları eksikleri de vardır illaki. Gözlemlerde bu işlerin bir yönü ama çok kısıtlı bence, dahada gelişmeleri gerekiyor ama gelişiyorlarda. Sevgiler |
"İnsanlar başaklara benzer, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler.." demiş Montaigne.
|
Kimin için başımı eğeceğim? BEN
Eğilmek mağlup olmaktır. YİNE BEN Dolup da baş eğeceğime boş dik dururum.BEN Mütevazi olmak için baş eğmeye gerek yok.YİNE BEN |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:16 . |