
03-05-2011, 21:23
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jan 2011
Bulunduğu yer: Greenland
Mesajlar: 632
|
|
Dunning-Kruger Sendromu
Dunning-Kruger Sendromu
Televizyon izlerken birilerine bakıp da "Ya bu adam bu sığlıkla nasıl buralara kadar gelebilmiş" diye düşündüğünüz oldu mu hiç?
Ya da işyerinizde sizinle aynı ya da daha üst aşamada bir görevde olan bazıları, sizde büyük bir şaşkınlık uyandırdı mı? Onlara bakıp "Bu cahillik, kendini bilmezlik nasıl fark edilmez?" diye iç geçirdiniz mi?
Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD'li bu hissi çok yaşamış olacak ki, iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya attı:
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
Bitmedi...
Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin "kendilerine güvenleri" müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayanlar ise "en alçakgönüllü" deneklerdi; soruların yüzde 70'ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:
"İşinde çok iyi olduğuna" yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!
Ancak bu 'cahillik ve haddini bilmeme' karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur. 'Eksiler' kariyer açısından 'artıya' dönüşür. Sonuçta, 'kifayetsiz muhterisler' her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler...
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında 'fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler...
Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler...
Muhtemelen üstleri tarafından da 'ihtiras eksikliği' ile suçlanırlar... "Ne olur fazla mütevazi olmayın!... "Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...
Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı."
Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazıyı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:
"Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır."
Ece Temelkuran
|
Bizdeki adıyla Cahil Cesareti'ni bir yazarın kaleminden okuduk.. Sizin bu konularda ki düşünceleriniz ve yaklaşımlarınız nelerdir?
|

03-05-2011, 22:00
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Mar 2009
Mesajlar: 1.840
|
|
Cahil kesimin, kendini peygamber olarak gösteren kişilerin yaptığı 3-5 numarayı anlayamayıp "yahu bunu nasıl yaptı" şeklinde düşüncelere girmesi sonucu peygamberlere inanmasını; sosyolojik ve psikolojik olarak açıklayan bir tez olmuş...
Çokta doğru olmuş...
|

04-05-2011, 20:41
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jun 2009
Bulunduğu yer: Bermuda Allah Üçgeni
Mesajlar: 910
|
|
çok güzelmiş
|
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayanlar ise "en alçakgönüllü" deneklerdi; soruların yüzde 70'ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.
|
bu kısımla ilgili bir anımı anlatmak istiyorum. bir keresinde bir sınav yapmışlardı bize. yarısı sayısal, yarısı sözel ve her birinde yaklaşık 50 öğrenci olmak üzere, 6 grup aynı anda girmişti bu sınava. hatırlıyorum da epey de kasmıştık. bizim grup(ki hepimiz aynı bölümdendik) sınavdan çıktıktan sonra yerlerde sürünüyordu. hepimiz sınavı hazırlayanlara küfürler yağdırıyorduk. hatta bazı kızlar sınav kötü geçti diye ağlamışlardı bile! sınav harbiden kötü geçmişti ve başarısızlık da 1 seneye patlayacaktı... sınavın sonucu bir açıklandı ki: bizim grubun not ortalaması 95! benimki de kötü geçmişti ama 100 geldi
|

04-05-2011, 21:33
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jan 2011
Bulunduğu yer: Greenland
Mesajlar: 632
|
|
Sendrom için güzel örnekmiş  "Başarılı ve bilgili insanlarda daima bir şüphe olması normaldir" aynen denildiği gibi..
|

04-03-2017, 00:21
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
İnsanın kodları arasında "bilmiyorum" diye bir kod yok, bunu fark edemiyorlar, bunu kullansalar da "kerhen" kullanıyorlar, helede biraz bir şeyler bilen, bilmediği konularda azcık bir fikri bile olması yeterli geliyor, biliyor olmak dünyalara bedel oluyor.
Zaten fikri olması da cesaret ve öz güvenin de tam olmasıyla alakalıdır ki böyle biri ASLA artık bilmiyor olarak görmüyor kendini.
* Yetkin olmayan insanlar becerilerine aşırı değer biçme eğilimindedirler.
* Yetkin olmayan insanlar diğer insanlardaki gerçek beceriyi fark edememektedirler.
* Yetkin olmayan insanlar kendilerindeki yetersizliğin boyutunu görememektedirler.
* Eğer bu yetkin olmayan insanlar becerilerini geliştirmek üzere eğitilirlerse, geçmişteki eksikliklerini fark edip kabul etmektedirler.
Sonuç olarak insanlar, bir konu hakkında ne kadar az biliyorsa, o konu hakkındaki az olan bilgisi aslında ne kadar az bilgi sahibi olduğunu fark etmesini engellediği gibi, sanki konuyla ilgili her şeyi biliyormuşçasına bir özgüven kazandırmaktadır. Wiki
|
" Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır." Bertrand Russel
Bilmiyor olmak kötü bir şey değil ama biliyor görünerek, tüm ihtimal kapılarını kapatmak, bu çok ilginçtir.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

04-03-2017, 00:31
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 21 May 2010
Mesajlar: 3.123
|
|
Felâsife´isimli üyeden Alıntı
İnsanın kodları arasında "bilmiyorum" diye bir kod yok, bunu fark edemiyorlar, bunu kullansalar da "kerhen" kullanıyorlar, helede biraz bir şeyler bilen, bilmediği konularda azcık bir fikri bile olması yeterli geliyor, biliyor olmak dünyalara bedel oluyor.
Zaten fikri olması da cesaret ve öz güvenin de tam olmasıyla alakalıdır ki böyle biri ASLA artık bilmiyor olarak görmüyor kendini.
"Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır." Bertrand Russel
Bilmiyor olmak kötü bir şey değil ama biliyor görünerek, tüm ihtimal kapılarını kapatmak, bu çok ilginçtir.
|
Konu 2011de açılmış ve birden cevap vermişsiniz bunun nedeni sanırım Tasavvuf konusunda yaptığım yorumlar yüzünden bana gönderme yapmak istemeniz evet ben bildiğim şeyleri ölümüne söylerim ve hiç gocunmam bilmediğim zaman da mesela spartacusun materyalizm yorumlarında olduğu gibi onu dinlemek için susarım.
|

04-03-2017, 00:42
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
world´isimli üyeden Alıntı
Konu 2011de açılmış ve birden cevap vermişsiniz bunun nedeni sanırım ...
|
Kendinizden kurtulun desem nasıl olur, bu kadar önemsemeseniz!
Oradan cevap versem veririm de, orayı buraya taşımak anlamsız değil mi?
Bu sendromu bugün öğrendim, başka bir sitede konusu geçti, ilginçti, burada canlandırmak istedim, zaten forumda da varmış, hepsi oydu.
Öteki türlü insanın kodları arasında "bilmiyorum" kodu yok diye, daha öncede forumda demiştim bir kaç kez, bunun bir sendrom şeklinde olması ilgimi çekti, isterse 1999 yılı olsun, konu canlanamaz mı?
Hele ki böyle ölmez konular, Güzel konu nihayetinde.
Sevgiler
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

04-03-2017, 00:44
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 21 May 2010
Mesajlar: 3.123
|
|
Felâsife´isimli üyeden Alıntı
Kendinizden kurtulun desem nasıl olur, bu kadar önemsemeseniz!
Oradan cevap versem veririm de, orayı buraya taşımak anlamsız değil mi?
Bu sendromu bugün öğrendim, başka bir sitede konusu geçti, ilginçti, burada canlandırmak istedim, zaten forumda da varmış, hepsi oydu.
Öteki türlü insanın kodları arasında "bilmiyorum" kodu yok diye, daha öncede forumda demiştim bir kaç kez, bunun bir sendrom şeklinde olması ilgimi çekti, isterse 1999 yılı olsun, konu canlanamaz mı?
Hele ki böyle ölmez konular, Güzel konu nihayetinde.
Sevgiler
|
Düzenlenir de gönderme gibi geldi 6 yıl önceden konu güncelenince ve mesajınızı görünce.
|

04-03-2017, 00:52
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
world´isimli üyeden Alıntı
Düzenlenir de gönderme gibi geldi 6 yıl önceden konu güncelenince ve mesajınızı görünce.
|
Ahaha, ben her tartıştığım kişiye ait bir sendrom mu bulacağım, bu mümkün değil
Dediğim bu yeni öğrendiğim bir sendrom, daha bugün, hatta başka bir sendrom daha var ama onuda söylemeyeceğim artık, temelli üstüne alınacaksın, olmaz.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

04-03-2017, 00:56
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
|
|
Sevgili felasife konu güzel konu , her konu birbirinden daha güzel , bu durum ayrı da.
Gerçek bilgi ne ?
O testte sorulan sorular kimin doğruları?
Çoğunluğun kabul ettiği doğrudur .Cevap mıdır?
Tecrübelerden elde edilen doğru ve gerçek bilgimidir? Yanılmalar olamazmı?
Bu soruları sana , başlıkdaki iddiayı peşinen hiç sorgulamadan kabul eder gibi yazdığın için soruyorum. Kusura bakma.
Taşkın dan nasibini alan sen sorgulamadan nasıl şartsız kabullendin ona şaşırdım.
AHZAB DAN ÖNCE Zeynep mhmd'in GELİNİYDİ AHZAB DAN SONRA Zeynep mhmd'in KARISIYDI .
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:56 .
|