Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Saidi-nursi, din ve yalan! (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=3086)

ozgur_beyin 09-11-2006 02:42

Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Herhangi bir dinden, inançlı *bir kimse,aslı astarı olmayan , yalan bir haberi belge olarak kabul edebilir mi? acaba!
* * * eğer ederse ,bu insanın inançlarında samimi olduğuna inanılırmı?
* * * saidi nursi yeni asya tarafından1994 *te yayınlanan saidi nursi külliyatı (toplu eserleri)nda diyorki.
* * * *Tevrat, İncil , Zebur'un peygamberimize(as) *ait(geleceğine) ayetlerin bir kaç numunesini vereceğiz.
* * * *birincisi zebur da şöyle bir ayet var: Allahım bize fetretten sonra(yeni peygamber gelene kadar) *bize sünneti ihya edecek olan zatı gönder.
* * * * zeburda böyle bir ayet kesinlikle yoktur. onun yazdığındada ayet numarası yoktur sallamışt
* * * * *devam ediyor , zeburdan bir ayet daha:
* * * * *Ya davut: senden sonra ahmed,muhammed. sadık,seyyid olarak anılacak bir peygamber gelecek. onun ümmeti allahın rahmetine mazhar olacak.
* * * * * *bundada * ayet numarası yok bir ayet diyor.
* * * * * * geçtik tevrat a, 3 cü ayet * Musa dediki : eyrabbim,ben tevrat ta iyiliği emredip onları kötülükten sakındırmak için çıkarılmış,allaha iman eden hayırlı bir ümmetin vasıflarını gördüm. onu benim ümmetim yap. allah buyurduki. : o muhammed ümmetidir.
* * * * * *kaynak üçüncü ayet ,tam *bir kurnazlık sarı cizmeli memet ağa.
* * * * * * oda biliyorki zaten bunları okuyanlar *mal bulmuş mağribi gibi bu yazdıklarıma sarılacak
kaynağı nerde diye *sormayacaklardır
* * * * * * *custoyu *müslüman *yapanda aynı kafa ,ayda ezan duyduranda aynı kafa
* * * * * * *ben bir müslüman olsam bunlara isyan ederdim. beni dinim bu kadar zavallımiki ,böyle ne idüğü belirsiz hikayelere ihtiyaç duysun diye.
* * * * * * *merak ediyorum bu yalancıya nasıl *bediüzzaman titri ni yakıştırıyorlar. yalan ayetlerin devamıdavar
* * * *

* * * * not:yukardakiler adı geçen kitabın 432 *. sayfasındadır

istavrit 09-11-2006 08:34

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
sevgili ozgur,

biz sasiriyoruz ama onlar sasirmiyorlar..biz merak ediyoruz, onlarin umrunda bile degil..

apacik oldugunu iddia ettikleri kurana alternatiftir risaleler..
hadisleri sahih diye kabul etmeyenler risalelere kuran gibi sarilmislar,
nursinin adinin basina hz. koyarak onu peygamberlikle odullendirmislerdir..

islama gore sirkte olanlar kendileri!!!

boyle olduklari icin ortodoguda sunniler ile siiler kan golunde yuzuyorlar..

kuvvaci 09-11-2006 09:33

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Sevgili Özgür!

Uydurulan ipe sapa gelmez yüzlerce hikaye birgün gerçeğin yerini alır.
Tarikat siyayet ticaret gelsin dolarlar. Sormadan soruşturmadan körü körüne bu gerçek sanılan hikayelere inanış. Özellikle gençlerin bu bigilere sarılması.... yakında Amerikadaki şeyh te aynı olacak hele bi yüz yıl geçsin eğer bu sitedeki bilgiler saklı kalırsa yeni nesil açıp burdan okuyacak.. Herzaman derim Para para allahmısın yoksa alla ile kardaş mısın? *:lol: *Saygılarımla

ozgur_beyin 09-11-2006 13:29

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
yahu arkadaşlar ayak takımının bunlara inanması zoruma gitmiyor. zoruma giden üniversite bitirmiş ,.kariyeri olan tipler.
* * * * ilkokul üçte okumaya başladım. okuduklarım komşunun benden büyük oğlunun ,texas ,tommix kitaplarıydı. bir seneye yakın bunları okudum. bu tipler demekki ömür boyu texas, tommix okumaya devam ediyorlar. heyhat!!!

soro 09-11-2006 21:28

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
sevgili ozgur beyin,
bahsettiginiz meselelerle ilgili,
envar nesriyat,piyerloti cad.hacibey ap.10/3 tel.212 516 2014
adresli firmaca basilmis olan Risale-i Nurun Kudsi Kaynaklari (tesbitleri,delilleri,mealleri) adli eserde tum kaynaklar verilmistir.lutfen o eseri edinip inceleyiniz ve daha sonra elestirilerinizi yapiniz.
tum iddialariniz orada kaynaklariyla ele alinmistir.
sayfa 631den baslar konunuz.
tesekkur ederim.

pante 09-12-2006 00:38

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Özgür Beyin yarım bırakmış, ben devam ettireyim;

Said Nursi yalanlarına devam ediyor:

Tevrat'ın bir ayeti daha : Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Mekke onun doğum yeri, Medine hicret yeri, Şam onun mülküdür. Ümmeti ise hamd edici kimselerdir.
Syf. 433

Tevrat'ın hiçbir bölümünde, Muhammed'in adı geçmediği gibi, Mekke onun doğum yeri, ifadesi de yoktur.

Bir başka yalan, yine Tevrat'tan;

Sen benim kulum ve Resulümsün, Sana Mütevekkil adını verdim.
Syf.433

Tevrat'ta böyle bir ayet de yoktur.

Gene aynı yerde sözde Tevrat'ın ayeti ;
Hazret-i İsmail'in validesi olan Hacer, evlat sahibesi olacak. Ve onun evladından öyle birisi çıkacak ki, o veledin eli, umumun fevkinde olacak ve umumun eli huşu ve itaatle ona açılacak.
Said Nursi bu ayetin Tekvin Bap 17'de olduğunu söylüyor. Tekvin Bap 17'de böyle bir ayet yok. Ancak buna benzer bir ifade Tekvin Bap 16'da 11 ve 12. ayetlerde var ;
11. Ve Rabbin meleği ona dedi : İşte sen gebesin ve bir oğul doğuracaksın ve onun adını İsmail koyacaksın çünkü Rab sana olan cefayı işitti.
12. Ve o insanlar arasında yabani adam olacaktır, onun eli herkese karşı ve herkesin eli ona karşı olacak ve bütün kardeşlerinin şarkında sakin olacaktır.


Tevrat'ın ayeti açık bir şekilde İsmail'den bahsetmekte. *Said Nursi, ayetteki İsmail adını kaldırıp onun yerine Muhammed'i düşündüren ifadeler koyuyor.

Said Nursi Efendi devam ediyor,
'Tevrat'ın bir başka ayeti :
Beni İsrail'in kardeşleri olan Beni İsmail'den senin gibi birini göndereceğim. Ben sözümü onun ağzına koyacağım ; Benim vahyimle konuşacak. Onu kabul etmeyene azap vereceğim.'Ayetin aslı şu şekildedir,
Tesniye Bap 18
15. Allah'ın Rab senin için aranızdan kardeşlerinden benim gibi bir peygamber çıkaracak, onu dinleyeceksin
16. Nasıl ki, Horebde toplantı gününde, bir daha Allah'ım Rabbin sesini işitmiyeyim ve artık bu büyük ateşi görmiyeyim ve ölmiyeyim diye Allah'ın Rab'den istedin.
17. Ve Rab bana dedi, Söylediklerini iyi dediler.
18. Onlar için kardeşleri *arasından senin gibi bir *prygamber çıkaracağım ve sözlerimi onun ağzına koyacağım ve ona emredeceğim her şeyi onlara söyliyecek. *


Musa burada Tevrat'da yazan, *aranızdan kardeşlerinden ifadesini Yahudilere karşı kullanmaktadır. *Muhammed Yahudi olmadığına göre, hangi mantık bu söylemin Muhammed'e ait olduğunu kabul edebilir ?

Said Nursi, ayette hiçbir şekilde sözü geçmediği halde salt Muhammed ile irtibatlandırabilme gayesi ile *ayetin içine Yahudilerin kardeş kolu sayılan İsmailli'leri ilave ediveriyor.

Ayrıca, Tevrat'ın Tesniye Bölümü Bap 17 deki, 15. ayete baktığımız zaman,
Mutlaka Allah'ın Rabbin seçeceği adamı üzerine kral koyacaksın, kardeşlerin arasından birini üzerine kral koyacaksın, kardeşlerinden olmayan yabancı bir adamı kendi üzerine koyamazsın.
dediğini görüyoruz. Bu ayetin hükmüne göre, Yahudiler kendi krallarını da İsmailli'lerin içinden seçmeleri gerekirdi.


Gene Bap / 17 ayet 17 şu şekilde devam eder,
Ve yüreği sapmasın diye kendisi için karılar çoğaltmayacak, ve kendisi için fazla gümüş ve altın çoğaltmayacak.
Bu tanımlama belki İsa'ya uymakta, ancak bilinir ki, Muhammed'in 13-15 karısı ve bir sürü cariyesi olmuştur. Ayrıca yaptığı gece baskınlarında ganimet olarak bir çok kadın, altın ve gümüş almıştır.

Kaynak: *İncil ve Tevrat/Geocities.com/İslam pencereleri

soro 09-12-2006 00:53

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
pante yazdiklarini kulliyatimda arattim bulamadim.kelimeler degisik yazilmis sanirim.dogrusunu kulliyattan kaynakli alabilir miyim mumkunse tabi?

pante 09-12-2006 01:32

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Soro, ben aradım mı buluyorum. Üstelik senin gibi Risale-i Nur'un deneyimlisi de değilim.
Örnek: mütevekkil yazıp arattığında;

http://www.risaleinurenstitusu.org/i...tubat&Page=167

devam edelim:

Said Nursi 433. sayfada devam ediyor,
'Eşiya Peygamberin Kitabında, kırkikinci babında şu ayet vardır :
Hak Sübhanehu ahirzamanda kendinin istifa gerde ve bergüzidesi kulunu ba's edecek ve ona Ruhu'l Emin Hazreti Cibril'i yollayıp din-i ilahisini ona talim ettirecek. Ve o dahi Ruhu'l eminin talimi vechile nasa talim eyleyecek ve beynennas hak ile hükmedecektir. O bir nurdur, halkı zulümattan çıkaracaktır. Rabbin bana kablelvuku bildirdiği şeyi ben de size bildiriyorum.- İşte bu ayet, gayet sarih bir surette, ahırzaman Peygamberi olan Muhammed Aleyhissalatü Vesselamın evsafını beyan ediyor.'

Şimdi aynı ayetin değiştirilmemiş şekline bir bakalım,
İşaya Bap / 42
1. İşte kendisine destek olduğum kulum, canımın kendisinden razı olduğu seçme kulum. Ruhumu onun üzerine koydum, milletler hakkı için meydana çıkacaktır.
2. Bağırmayacak, sesini yükseltmeyecek, ve onu sokakta işittirmeyecek.
3. Ezilmiş kamışı kırmayacak ve tüten fitili söndürmeyecek, hakkı hakikate erdirecek.
4. Ve dünyada hakkı pekiştirinceye kadar zayıflamayacak ve cesareti kırılmayacak ve adalar onun şeriatini bekleyecekler.

Her iki anlatımdaki ifadelerin birbirlerine ne kadar benzedikleri meydanda.
Ayet açıkça sesini yükseltmeyecek, tüten fitili söndürmeyecek diyor. Oysa biliyoruz ki, Muhammed silahlı saldırılarında bir çok ocağı söndürmüştür.

Kaynak: Aynı

sargon 09-12-2006 01:34

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
http://www.risaleinurenstitusu.org/i...tubat&Page=167

Yukardaki bölüm Mektubat sayfa 167.

1 "Yâ Davud! Senden sonra, Ahmed, Muhammed, Sâdık ve Seyyid olarak anılacak bir peygamber gelecek. Onun ümmeti Allah’ın rahmetine mazhar olacak." Halebî, es-Sîretü’l-Halebiye, 1:353; Kandehlevî, Hayâtü’s-Sahâbe, 1:18; İbni Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye, 2:326; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:739; Nebhânî, Hüccetüllah ale’l-Âlemîn, 122.

2 "Ey Peygamber! Muhakkak ki Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir sakındırıcı ve ümmîler için bir dayanak olarak gönderdik. Sen Benim kulumsun ve sana Mütevekkil ismini verdim. Sen ne katı kalbli, ne huysuz ve ne de sokaklarda böbürlenerek yürüyen biri değilsin. Sen kötülüğe kötülükle de karşılık vermezsin. Sen affeden ve bağışlayan bir peygambersin. Eğriliğe girmiş olan halk onunla yolunu doğrultuncaya ve ’Lâilâhe İllallâh’ deyinceye kadar Allah o peygamberin ruhunu almaz." Buharî, Büyû’: 5; Burhâneddin Halebî, es-Sîretü’l-Halebiye, 1:346; Dârîmî, Mukaddime: 2; Kandehlevî, Hayâtü’s-Sahâbe, 1:17; İbni Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye, 2:326; Nebhânî, Hüccetüllah ale’l-Âlemîn, 105, 135; el-Acurrî, eş-Şerî’a, 444, 452; Kastalânî, el-Mevâhibü’l-Ledünniye, 6:192.

3 "Muhammed, Allah’ın Resulüdür. Mekke onun doğum yeri, Medine hicret yeri, Şam onun mülküdür. Ümmeti ise hamd edici kimselerdir."Dârîmî, Mukaddime: 2; Halebî, es-Sîretü’l-Halebiye, 1:346-351; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:739; Nebhânî, Hüccetüllah ale’l-Âlemîn, 116; Ebû Naîm, Delâilü’n-Nübüvve, 1:72.

4 Meâli: "Sen benim kulum ve Resûlümsün. Sana Mütevekkil ismini verdim." Buharî, Büyû’: 5; Burhâneddin Halebî, es-Sîretü’l-Halebiye, 1:346; Dârîmî, Mukaddime: 2; Kandehlevî, Hayâtü’s-Sahâbe, 1:17; İbni Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye, 2:326; Nebhânî, Hüccetüllah ale’l-Âlemîn, 105, 135; el-Acurrî, eş-Şerî’a, 444, 452; Kastalânî, el-Mevâhibü’l-Ledünniye, 6:192.


Yani işin özü şu. Said-i Nursi'nin eline Tevrat geçmemiş demek ki. Ya da şu kitaplarda böyle yazıyo, yahu bir açıp bakayım, gerçekten de böyle bir ayet varmıymış diye düşünememiş. Bakmaya lüzum bile duymamış, oı duymayınca onun ipine sarılanlar niye baksın. Onlar da bakmıyorlar. Yalan sürüp gidiyor işte böyle.

Yukardaki ayetlerin hepsi uydurmadır. Zaten o yüzden de Tevrat'tan ayet numarası verilmemiştir. Buna gerek yok çünkü müslümanlar Tevrat, Zebur falan okumazlar. Ama yine de ben yiğidim, bu ayetleri Tevrat'tan, Zebur'dan *bulurum diyen varsa, aşağıdaki linkten Tevrat'a da Zebur'a da bakabilir.

http://www.kutsalkitap.com/kkitap/

sargon 09-12-2006 01:36

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
:D

Pante, aynı anda bakmışsız.

pante 09-12-2006 01:43

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Evet Sargon, hem de aynı adrese. Soro nasıl oldu bulamadı hayret! :)

Devam edelim:

Tevrat ve Zebur'u yeterli bulmayan Said Nursi, efendisini biraz daha yüceltmek için, bu sefer de, İncil'e ayetler yerleştirmekten geri kalmıyor.
İncil'de de şöyle bir ayet vardır,
Onun demirden bir asası, yani kılıcı olacak ve onunla savaşacak. Ümmeti de onun gibi olacak.
İncil'in de hiç bir yerinde böyle bir ayet yoktur.

Aynı kitabın gene 432. sayfasında,
'İncil'in ayeti :
-Ben gidiyorum, ta ki size Faraklit gelsin- Yani Ahmed gelsin. İncil'in ikinci ayeti : -Ben Rabbimden, hakkı batıldan fark eden bir peygamber istiyorum ki, edediyete kadar beraberinizde bulunsun- Faraklit, el-fariku beyne'l-hakkı ve batıl manasında, Peygamberin o kitaplarda ismidir.
Bu ayetin aslı ise aşağıdaki gibidir ;
Yuhanna Bap 14
15. Beni seviyorsanız, buyruklarımı yerine getirirsiniz.
16. Ben de Baba'dan dileyeceğim ve O, sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhunu verecek.
17.Dünya O'nu kabul edemez. Çünkü O'nu ne görür, ne de tanır. Siz O'nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.
18. Sizi öksüz bırakmayacağım, size geri döneceğim.


Ayette Görüldüğü gibi İsa, bir peygamberden değil, inandığı kutsal ruhtan söz etmektedir. Ancak Said Nursi Efendi, burada da ufak tefek saptırmalarla Muhammed'i, *Hristiyanların Kutsal Ruh tanımlamasına uydurma gayretleri *içerisindedir. Ayrıca, *Said Nursi'nin Faraklit dediği Parakletos'dur ve Yunanca, Tesellici anlamındadır.

pante 09-12-2006 02:06

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Soro'dan ses yok! Hep böyle olur zaten :)

Biz yine devam edelim.

Dünyanın egemeni şeytan mı Muhammed mi?

Said Nursi gene yarım yamalak okuyup, yalan yanlış anladıklarını *Mektubat adlı kitabında şöyle sürdürmektedir;

Yuhanna İncil'inin ondördüncü Bab ve yirminci ayeti şudur : -Artık sizinle çok söyleşmem, zira bu alemin reisi geliyor. Ve bende O'nun nesnesi asla yoktur!.- İşte 'Alemin Reisi tabiri Fahr-ı Alem demektir. Fahr-ı Alem ünvanı ise, Muhammed-i Arabi Aleyhissalatü Vesselam'ın en meşhur ünvanıdır. *
Syf. 154


Öncelikle Yuhanna Bap 14 ayet 20 bu değildir. 20. Ayetin aslı aşağıdadır:

O gün anlayacaksınız ki, ben Babamdayım, siz bendesiniz, ben de sizdeyim.

Said Nursi'nin anlatmak istediği ayet, Yuhana Bap / 14'de 30. ayettir.

Artık sizinle uzun uzun konuşmayacağım. Çünkü bu dünyanın egemeni geliyor. Onun benim üzerimde hiçbir yetkisi yoktur.

Said Nursi'nin dediği şekilde kabul edelim. İncil, bu dünyanın egemeni ya da reisi demekle Muhammed'i *işaret ediyor diyelim. Bir başka ayette egemen olan dışarı atıldığı zaman ne olacaktır. ? O zaman da Muhammed'in dışarı atılması Nurcular tarafından kabul görecek mi ?

Yuhanna Bap / 12
31. Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.

Ya da Muhamed'in işlediği suçlardan dolayı yargılanmış bulunduğu kabul edilecek mi ?

Yuhanna Bap / 16
11. Yargı konusunda - çünkü bu dünyanın egemeni yargılanmış bulunuyor.

Bu ayetlerde anlatılmak istenen şeytandır. Dünyanın egemeni, ya da reisi geliyor ifadelerinden kast edilen, şeytanla birlikte geldiğine inanılan kötülüklerdir.

Ama okuduğunu yarım yamalak anlayan, ya da bir çok İslamcı da görüldüğü gibi, okuduklarını arzu ettiği şekilde anlamak isteyen Said Nursi Efendi, hem kendisi çelişkiler içinde kalmış, hem de takipçilerini yanlış bilgilendirmekten öte bir şey yapmamıştır.

Bütün bu karşılaştırmalar, Said Nursi'nin yalan ve saptırmalarını açıkça göstermektedir. Bu yazılanları araştırma zahmetine katlanmayan Nurcular'da (örneğin Soro) inandıkları efendileri Said Nursi'nin dediklerini aynen kabul etmektedirler.

Burada açıkça karşılaştırılması yapılan *yanlışlar ve doğrular, onları bu yanlış ve sabit inançlarından vaz geçirebilir mi sorusuna gelince ise, cevap hayır'dır. Hiçbir Said Nursi inanırı, hiç bir şekilde aklını kullanmak zahmetine katlanmayacak ve bu ispatı meydanda olan *doğruları kabul etmeyecek, neye inanıyorsa ona inanmaya aynı şekilde devam edecektir. Soro gibi. :)

Kaynak: Aynı

ozgur_beyin 09-12-2006 02:34

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
sevgili soro sana insan olarak saygım var ama lütfen apaçık şeylerdede takiyye yapıp bendeki devam edecek sana olan saygıyı
erezyona uğratma.
* * * *senin şu anki tavrın şu bizden olan yalancı ,hırsız ,takiyyeci, iyidir. *
* * *senin külliyatında yokmuş . bu risaletçiler kişiye göre külliyatmı yazıyorlar. ben sahsıma yaşamım sürece menfaat için çamur atmadım
* * *diğer arkadaşlarında en az benim kadar dürüst olduklarını görüyorum.
saide de iftira atma gibi bir niyetim yok. * * sevgili soro: * ben senin gibi belirli bir mantık silsilesi olan bir adamın bile ,bu zır cahil saide inanıp büyük alim sanıp ,onun yalanlarını örtmeye
çalışmasını anlayamıyorum.
* * * yarın bu nurcuların daha büyük bir yalanını yazacağım. merak ediyorum, buna nasıl bir kılıf uydurmak zorunda kalacaksın.

* * * sevgili soro şunu desen anlarım. bediüzzaman hz.leri *peygamberimiz zamanında kurulmuş *müellefe-i kulub gibi insanları doğru yola iletmek için bazı biraz abartılı şeyler yazmış olabilir. desen biraz daha sana hak veririm.
* * * senden rica ediyorum bari benim gibi pante gibi sargon gibi ar-
kadaşlara inanmayıp güleceğimiz savunmalar yapma ,yada hiç yorum yapma.

sargon 09-12-2006 03:22

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Saff suresi ayet 6

6.Hani Meryem oğlu İsa da: "Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi "Ahmed" olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim" demişti. Fakat o, onlara apaçık belgelerle gelince: "Bu, açıkça bir büyüdür" dediler.

Tevrat'ta Ahmet adında kimse geçmiyor. Muhammed, kendinin bir adının da Ahmet olduğunu iddia edip, işte ben oyum diyor. Ama ne eski ne yeni Ahit'te Ahmet yok. Birileri de Kuran'ı yalancı çıkartmamak için böyle bir ayet uydurup Tevrat'a sokmaya çalışıyorlar. Ancak ne yazık ki bu kitap dünyada en çok basılmış olan kitap. Öyle kolayca bir iki uydurmayla değişecek durumda değil.

Uydurmacılar ekolünden farklı bir ekol de var tabii. Bunlar da kelimelerle ve fikirlerle oynayanlar ekolü. Elmalı'ya göre "Âkıb, kendisinden sonra Peygamber gelmeyen "son Peygamber" demektir". Ama Ahmet "hamd"dan geldiğine göre kolayca "Akıb"a dönemez. Lafı evire çevire *"ihbar"a kadar getirir. Haber verici, müjdeci falan gibi bir son peygamber olayına çıkarır sonunda. Yani Ahmet, müjdecidir, bundan bahsediliyor der. Çünkü adam biliyor ki Tevrat'ta Ahmet diye biri yok. Ne yapsın, evirip çeviriyor.

Olayın bence Muhammed'in de Tevrat'ı yarım yamalak bilmesinden kaynaklı. Bahsedildiği gibi birşey Yeşaya (yada eski çevirideki adıyla İşaya) kitabında geçiyor. Aslında peygamberlerin kitapları olarak geçen kitaplarda benzer başka ifadeler de vardır. Bunu daha önce İbrani tarihinde anlatmıştım. Yahuda ve İsrail devletlerinin Babil ve ardından Asur tarafından yıkılmasının ardından bu tür çokça peygamber/kahin çıkıp kurtarıcılık iddiasında bulunurlar. Bunlar gelecekten haber veren ve kurtarıcı bir peygamberi müjdeleyen kişilerdir. Bu müjdecilik halkın eziyet görmesinden, köle hale geti-rilmesinden kurtuluş olmanın da ötesinde ilahi anlamlar eşliğinde verilir. Sonraki yüzyıllarda bu kültür sürer ve hıristiyanlık da bunun üzerine kurulur zaten.

İşte bunlardan Yeşaya kitabında geçen öyküler üzerine çokça tartışılmış. Bu bölümü aktarıyım size:

Kulun Acı Çekmesi ve Yücelmesi

13 Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.
14 Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;
15 Pek çok ulus ona şaşacak, Onun önünde kralların ağızları kapanacak. Çünkü kendilerine anlatılmamış olanı görecek, Duymadıklarını anlayacaklar.

1 Verdiğimiz habere kim inandı? RAB`bin gücü kime açıklandı?
2 O RAB`bin önünde bir fidan gibi, Kurak yerdeki kök gibi büyüdü. Bakılacak biçimden, güzellikten yoksundu. Gönlümüzü çeken bir görünüşü de yoktu.
3 İnsanlarca hor görüldü, Yapayalnız bırakıldı. Acılar adamıydı, hastalığı yakından tanıdı. İnsanların yüz çevirdiği biri gibi hor görüldü, Ona değer vermedik.
4 Aslında hastalıklarımızı o üstlendi, Acılarımızı o yüklendi. Bizse Tanrı tarafından cezalandırıldığını, Vurulup ezildiğini sandık.
5 Oysa, bizim isyanlarımız yüzünden onun bedeni deşildi, Bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti. Esenliğimiz için gerekli olan ceza Ona verildi. Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk.
6 Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık, Her birimiz kendi yoluna döndü. Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi.
7 O baskı görüp eziyet çektiyse de Ağzını açmadı. Kesime götürülen kuzu gibi, Kırkıcıların önünde sessizce duran koyun gibi Açmadı ağzını.
8 Acımasızca yargılanıp ölüme götürüldü. Halkımın isyanı ve hak ettiği ceza yüzünden Yaşayanlar diyarından atıldı. Onun kuşağından bunu düşünen oldu mu?
9 Şiddete başvurmadığı, Ağzından hileli söz çıkmadığı halde, Ona kötülerin yanında bir mezar verildi, Ama öldüğünde zenginin yanındaydı.
10 Ne var ki, RAB onun ezilmesini uygun gördü, Acı çekmesini istedi. Canını suç sunusu* olarak sunarsa Soyundan gelenleri görecek ve günleri uzayacak. RAB`bin istemi onun aracılığıyla gerçekleşecek.
11 Canını feda ettiği için Gördükleriyle*fu* hoşnut olacak. RAB`bin doğru kulu, kendisini kabul eden birçoklarını aklayacak. Çünkü onların suçlarını o üstlendi.
12 Bundan dolayı ona ünlüler arasında bir pay vereceğim, Ganimeti güçlülerle paylaşacak. Çünkü canını feda etti, başkaldıranlarla bir sayıldı. Pek çoklarının günahını o üzerine aldı, Başkaldıranlar için de yalvardı.


Bu metin yüzyıllardır Hıristiyanlar tarafından İsa'nın gelişinin önden haber verilmesi olarak yorumlanmış. Halbuki İsa efsanesi de bu öykülerin üzerine kurulmuş durumda. Bir tür efsane olarak Ortadoğu'da anlatıla gelen bu hikayelerden Muhammed de kendisine bir pay çıkarmış. Zaten ondan önceki yüzlerce peygamber de işte gönderilecek olan biziz diyorlardı. Ancak bu bir Yahudi geleneği iken Muhammed olayı Arap'lara da taşımış.

dilaver 09-12-2006 05:13

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Dante İlahi Komedya 'da Muhammed'i cehennemliklerin en altında gösterir ve bir Hırıstiyan olarak ona nefreti aşikardır.

* * * Kitab'ı Mukaddeste geçebilecegi söylenen bu müjdeyi ne enteresandır ki bu kitabı hatmeden ,onbinlerce tartışma ve yorum yazan bir tek Hırıstiyan teologu farkedememiştir.

* * * Ama bahane hazırdır, İncilin aslı kaybolmuştur denecektir, tahrif edilmiş denecektir.


* * * * saygılarımla

soro 09-12-2006 11:39

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
pante gecenin saat 1 inden sonra kargalar mi gagaladi beni de seni okuyup cevap yazayim.


ozgur ne diyom babam sen.?

mesgulum simdi.

soro 09-12-2006 11:44

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
pante ozgur sargon

alintiladiginiz linkte,
sozkonusu kutub-u sabikadaki i ayetlerin kaynaklari da belirtilmektedir.her ayetin altina bakin.goremediniz heralde.her ayette kaynakcasi var.

pante 09-12-2006 12:49

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Alıntı:

"alintiladiginiz linkte,
sozkonusu kutub-u sabikadaki i ayetlerin kaynaklari da belirtilmektedir.her ayetin altina bakin.goremediniz heralde.her ayette kaynakcasi var."
Vardır, vardır! Hatta Said'in dahi vardır ismi Kutub-u Sabıka'da. Ya da Risale-i Nur'ların hikmetinden bile bahsedebilirler Kur'an'ın bahsettiği gibi.
Bak ne diyor Mehmet Akif üstadın için;

Lisân-ı pâk-i Nebî’den yalanlar uyduruyor:
Sıkılmadan da "sevâb işledim" deyip duruyor!
Düşünmedin mi girerken şerîatin kanına?
Cinâyetin kalacak zanneder misin yanına?
Sevâb ümid ediyor ha! Deyin ki nâmerde:
"Sevâbı sen göreceksin huzûr-ı mahşerde!
Tepende gezdirecek ra’d-ı intikamını Hak,
Ki yıldırımları beyninde kaynayıp duracak.
Yakandan inmeyecek dest-i kahrı husrânın...
Nasıl iner ki, önünden kaçıp da nîrânın,
Civâr-ı nûr-ı nübüvvette mültecâ bulsan;
Bu türlü kurtuluş imkânı yok ya... Kurtulsan;
Şu izdihâmın elinden -ki belki bir milyar
Nüfûs-ı hâsiredir- kaçmak ihtimali mi var?
Bugün fesâdına kurban olan zavallıların
Vebâli boynuna yüklenmesin mi yoksa, yarın?
Kolay mı ümmeti idlâl edip sefîl etmek?
Kolay mı dîni hurâfât içinde inletmek?
Niçin Kitâb-ı İlâhî’yi pâyimâl ettin?
Niçin şerîati murdâr elinle kirlettin?
Çıkıp tepinmeye yok muydu başka bir sâha?
Nedir bu salladığın çifte, Kâbetu’llâh’a?
Herif! Şu millet-i mâsûmeden ne isterdin,
Ki doğru yol diye tuttun, dalâli gösterdin!"

pante 09-12-2006 13:00

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Said Nursi bilindiği gibi 1876-1960 yılları arasında yaşamıştır.. Kitaplarını da 1900 yılından sonra yazmaya başladığına göre, İncil ve Tevrat’dan yaptığını söylediği alıntıları da bu yıllar arasında yapmış olması gerekmektedir.

Nurcu İslamiler, efendileri Said Nursi’nin, ayetlerinde Muhammed’den adıyla bahseden hakiki İncil’den alıntılar yaparak Muhammed’in geleceğinin İncil’de yazılı olduğunu gösterdiğini iddia etmektedirler. Gene bu iddialara göre, Muhammed’in gelişini bildiren ayetler güya İncil’in içinden çıkartılarak değiştirildiği için, bugün elimizde bulunan İncillerde Muhammed’le ilgili herhangi bir ifade bulunmamaktadır.
*
Bu durumda öyle görünmektedir ki, Said Nursi Efendi, İncil’in, M.S.200 yılından beri yazılan, ya da matbaanın icadından sonra çeşitli ülkelerde milyonlarca basılan orjinallerinden birini bulmuş ve alıntılarını bu orjinal İncillerden yapmıştır. :) Daha sonra, yüzyıllardır İtalya, Fransa, Almanya gibi, onlarca Hristiyan ülkede yüzyıllardır basılmakta olan milyonlarca İncil, hiçbir ülkede iz bırakmadan birdenbire dünyadan yok edilmiş ve yerlerine, içinden Muhammed’le ilgili ayetlerin çıkartıldığı sahteleri geçirilmiştir. :) Ve bu yüzden Nurcu İslamilerimiz bu iddialarını ispatlayamamanın sıkıntısını çekmektedirler. *:wink:

İşte, tipik İslam mantığına uygun bir hikayedir bu.. Bütün Müslümanlar’da bu hikayelerle büyür ve hiçbir araştırmaya gerek duymadan, kulaktan dolma yalan yanlış bilgilerle *İncil’in değiştirilmiş olduğunu iddia ederler. *Pek tabidir ki, buradaki asıl amaç, Muhammed’in varlığının İncil’de geçiyor olduğuna insanları inandırarak, buradan İslam’a ve peygamberine prim yapmaktır. Böylesi bir amaç uğruna her türlü yalan mübahtır onlar için..

Bugün, bir çok müze ve özel kolleksiyonlarda, İncil’in M.S.200 lü yıllara kadar dayanan *eski Yunanca, el yazması nüshaları bulunmaktadır. Bu nüshaların en önemlilerinden biri, Sina Dağı’nın eteğindeki bir manastırda bulunan *4. yüzyıla ait, Kodeks Sinaitükus’tan alınan Eski Yunanca el yazması örneklerdir.
Bütün bu eski İnciller’e de baktığımız zaman, içlerinde Muhammed’le ilgili herhangi bir ayet görememekteyiz. Zaten, dikkat edilecek olursa, Said Nursi’nin, Yuhanna 14. Bap / 30.ayetden başka ayet numarası vererek gösterebildiği bir ayet yoktur. Örnek olarak verdiği bu ayet’de, gerçekte şeytan’ın anlatıldığının *farkında mıdır bilmiyoruz. Muhammed'i şeytan yerine koymuştur. Çünkü bu ayetle ilgili diğer iki ayet, Yuhanna 12. Bap / 31. ve Yuhanna 16.Bap / 11. ayetleri *farklı bap'larda bulunmaktadır. Yuhanna 14. Bap / 30 ayeti örnek olarak vermesinin sebebi, insanları burada kullanılan "alemin efendisi yada egemeni" ifadesi ile kandırabileceğini düşündüğündendir.

Görüldüğü gibi, Said Nursi Efendi hazretleri, Muhammed’i tanımlamasına yardımcı olabileceğini düşündüğü benzer bir *ifade bulduğunda, hemen bap ve ayet numaralarını vermektedir, ancak verdiği diğer örnekler için, Tevrat’ın bir ayeti, Zebur’un bir ayeti veya İncil’in bir ayeti diyerek, kaynak belirtmekten kaçınan anlatımlar kullanmaktadır. Çünkü bilmektedir ki, ayet numarası verirse insanlar verilen bu ayet numaralarına göre söylediklerini kontrol etmek isteyebilirler. Başka türlü, onca ayetin içinden bu ayetleri arayıp bulmaları zordur. Bu ucuz yaklaşımı açıkça göstermektedir ki, bu Said Nursi Efendi, iddialarını kuvvetlendirmek için inandırdığı insanları aptal yerine koyarak yalan söylemekten çekinmemektedir.

Kaynak : Aynı

spartacus 09-12-2006 13:09

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
[quote:fdcdf8d5d0="panteidar"]Çünkü bilmektedir ki, ayet numarası verirse insanlar verilen bu ayet numaralarına göre söylediklerini kontrol etmek isteyebilirler. Başka türlü, onca ayetin içinden bu ayetleri arayıp bulmaları zordur.[/quote:fdcdf8d5d0]

Sevgili Panteidar, yanıltmak, bağlamak olarak bir yöntem görüyorum burada, ama bir soru geliyor aklıma, zaman kazanmak da dahil olabilir mi buna? Eninde sonunda ortaya çıkacaktı nasılsa, günü kurtarmak önemli olsa gerek :)

soro 09-12-2006 13:58

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
pante,
sahsi felsefik yorumlarina yorum katmak istemem,ne istersen onu dusunebilirsin.
kafadanne olaylar cozulur nede yukardan bakip tarih kayitlara gecirilir.

fakat seni,yakin zamanda siteden giden bir arkadasin tarzina sahip cikmandan uyarmak isterim.2 satir okuyup,2 sayfa yarum yaparak tarih yazamazsin,yazarsinda tarih olmaz o.

ayrica mehmet akifin zamanin tagutu,deccali hallinda yazdigi siirsel yaziyi bizlere hatirlattigin icin de tesekkur ederim.
bediuzzamanla alakasini nerden kurdun anlamadim ama,dedigim gibi kafadan yorumla tarih yeniden yazilirsa iste boyle olur.

anyayi konya yapmak bu heralde.

pante 09-12-2006 14:16

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
"Günü kurtarmak" yani kendi dönemini kurtarmak diyebiliriz tabi Spartacus.
Bu yöntemlere hiç te yabancı değiliz. Din de, bilim de, siyaset de, sanat ta, edebiyat ta hep karşımıza karşımıza çıkıyor.

Örneğin başka bir kitaptan yaptığı alıntının farkına varılamayacağına inanır alıntı hırsızı. Öyle ümit eder. Ya da farkına varılana kadar istediğimi elde ederim diye hesaplar.

Said de hoca takımının ve çevresindekilerin İncil ve Tevrat hakkındaki cehaletini görerek cesaretlenmiştir muhakkak. Onun döneminde ne bilgisayar var ne internet. Hangi bilgili kişi çıkacak da hem onun tüm yazdıklarını okuyacak hem de İncil ve Tevrat'ı araştıracak? Farzedelim ki 1-2 kişi çıktı farketti bu yalanı. Kime, nasıl anlatacak? Üstelik "kafir" suçlamasıyla karşı karşıya kalacak. "Kur'an'da dahi yazıyor inanmıyor musun ?" diyecekler. Bu, bugün dahi böyle..

Ayrıca inananlarını öyle bağlamışlardır ki gerçekleri tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğunuzda dahi *peşinden gitmeyi sürdürürler. Akıllarına düşen bir şüpheyi, çelişkiyi şeytandandır diye düşünüp kafalarından atmaya çalışır, ondan uzak dururlar.
Sonuçta günü kurtarmayı da başarırlar. Emellerine ulaşamasalar da hala bu çağda kutsal-saygın biiymiş gibi anılır, haklarında kitaplar yazılır, günler düzenlenir, çizgi flimler yapılır.

pante 09-12-2006 14:41

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Alıntı:

"fakat seni,yakin zamanda siteden giden bir arkadasin tarzina sahip cikmandan uyarmak isterim."
Soro, Sodomo'yu kastediyorsan eğer, ikimizi de yeterince tanımış olman, tarzlarımızın da farklı olduğunu bilmen gerekirdi. Ama senin bu yanılgılarına alışığız. Sen ki 3 gün siteden uzak kaldığımda yeni üye olan K.C. arkadaşımızın farklı nickle yazan Pante olduğunu iddia etmiştin. Yeterince ders almamışsın.
Ben de sana derim ki, belgeli, ispatlı konularda varsa geçerli bir iddian bilginle, fikrinle savun.
Düşünceye, fikre karşı böyle ucuz laf ve politikalarla yaklaşma. Bana sökmeyeceğini iyi bilirsin.
Yazdığım her yazının, her konunun arkasındayım. Bugüne kadar 2000 küsur mesajım var, tarayabilir varsa bir yalan, yanlış ortaya koyabilirsin, bulabilirsen eğer.

Yazdıklarım alıntıysa eğer kaynağını veririm. Alıntı içindeki ifadeler beni değil kaynağı ilgilendirir.
Gelelim mehmet Akif'in şiirine. Bunu da ben iddia etmiyorum. Çok uzun bir yazı, seni hayli meşgul edecek ama üzülerek de olsa linkini vermek zorundayım. Buyur:

http://www.suleymaniyevakfi.org/modu...alerresail.doc

Neyse vicdanım elvermedi. :) 403. sayfaya inebilirsin.

ozgur_beyin 09-12-2006 18:45

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
soro nurcular akifi hiç sevmezler , bunu da kabul etmiyorsun.
* * * ben artık iman ettimki said o kadar büyük bir alimki muhammed,
* * *onun ancak ibrikçi başısı olur. mehmet akif zaten onun dergahında
ancak odun taşıyabilir.
* * * jayjay senin için ,o nurcu değil diyor . onu tasdikliyorsun.ama savunmana bakıncada bir numaralı nurcu gözüküyorsun .bu nasıl iştir anlamadım.
* * * soro olay belli lütfen cavap verme.

soro 09-12-2006 19:11

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
pante,madem musluman olacaktin,tevrattan incilden haber ariyordun ki,bulamadin diyorsun.o halde o verdigin linkin sayfasindan musluman mi oldun simdi anlamadim.



olayi cozmussun iste .bravo.

senin yazdigin hangi ayette kaynak vermis bediuzzaman ki,sen o sayfa sayfa kafadan atma seyleri yazdin.

ortada bir kurum var,link veriyorsun ve verdigin linkte de aslinda sordugun kaynaklar yaziyor.daha hala israrla bu tarzini devam ettirmenin adi nedir bilmiyorum.
kardesim,vedigin linkte var iste kaynakcalar baksana onlara.

konuyu da dagitma istersen.

sargon 10-12-2006 19:10

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Arsızlığın böylesi de görülmüş şey değil. Adama kaynak veriyoruz, gözüne sokuyoruz. Hala diyor ki altında kaynak yazıyor. Biz sana hangi Tevrat ayeti diyoruz, cevap yok. Bir de üste çıkmaya çalışıyor. Altında kaynak yazıyormuş. Cehalet desem değil, bu düpedüz arsızlık.

Soro, sen fitne fesat sokma işlerine devam et. Böyle tartışmalara seni aşıyor belli ki. Arsızca sitede dolaş, herkese biraz laf at, alay et, yalan söyle. Belli ki başka becerin yok.

soro 10-12-2006 19:23

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
sargon,

kus bakalim.karismiycam sana.

pante 10-12-2006 19:52

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Dilim varmamıştı yazmaya. Kelimesi kelimesine Sargon yazmış benim yazmadıklarımı.
Hakediyorsun bunu Soro. Yağ gibi üste çıkmaya çalışıyorsun ama boş laflarla. Said'in yalanları ortada. Eminim yalanların sen de farkındasın ama yalanlara dahi hak veriyorsun. Çünkü mübah görüyorsun. Bunu yazamıyacağın için demogoji yapıyorsun. Susman daha doğru iken.

soro 10-12-2006 20:20

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
arkadasim,

1-yazin ve dokun iclerinizdekileri.
2-ben bu topic ile ilgili yazmisim bakin ilk mesajlara
3-alintiladiginiz paragraflarin altinda,verdiginiz kendil inkte hem de kaynakcalar var.
4-ben her tas atana kufredemem ki.sizin gibi bin kisi ugrasiyo benle hanginize yar oluyum.
5-verdiginiz kendi linke bakin.daha ne diyim.hem ben bir kitap adi verdim.adresiyle beraber alinkitabi.bakin.linki yok ki internette ben koca kitabi sizin sehvani zevklerinizi tatmin etmek icin hafizlayamam.merak eden baksin.
6-uslublarinizin ve kisiliklerinizin bilmeyenlerce de ogrenilmesi acisindan bana olan hitaplariniz ve yazilariniz baya faydali oluyor.gun gelir bunlari tek tek hatirlarim gerekirse.
7-kimsenin keyfine gore yazmam.gerek gorursem yazarim.ogrenipte napicaksiniz,musluman mi olucaksiniz nurcu mu olacaksiniz.bosverin rahatinizi bozmayin.
8-ne zaman ki uslubunuz bilimsel bir sekil alir,karsinizdaki ezmeden,hakaret etmeden,kufretmeden,uzmeden,kucumsemeden,insan olma ozelliklerini one alarak yazmaya cabalarsiniz ben de sizinle daha fazala muhatap olurum.
her yalana ben nasil cevap yetistireyim,vasat bir evcil adamim ben,strese gelemem.anlayis gormeyi ve insanca muhatap kabul edilmeyi hakederim.

pante 10-12-2006 20:59

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Soro hiç zorlama kendini. Sebebin belli. Siz Risalelere kimden ne tür bir itiraz gelirse gelsin asla kabullenemezsiniz. Peygamber efendinizden dahi itiraz olsa asla sarsılmaz, onu saygı ile selamlar yine bildiğinizi okursunuz. Onun için bizim amacımız sen değilsin. Sen saplanmışsın o batağa çıkamazsın. Amaç henüz batmamış olanlara bir el uzatmak...

soro 10-12-2006 21:02

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
iyi.

pante 10-12-2006 21:13

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
İyi değil mi? Anladın ne yazacağımı iyi deyip geçiştirmeye çalışıyorsun..
Yok öyle yağma. Yazayım ki diğer müslümanlar bilsin üstadının ve Risalelerin ne olduğunu..

Evet. Said Nursi hazretleri diyor ki Hizmet Rehberi'nde;
Risalelere itiraz edilemez. İtiraz eden peygamber bile olsa itibar edilmez. İspatı mı? İşte:

http://www.risaleinurenstitusu.org/i...hberi&Page=163

"Mekke-i Mükerremede dahi-farz-ı muhal olarak-Risâle-i Nur’un aleyhinde bir îtiraz kutb-u azamdan dahi gelse, Risâle-i Nur şakirtleri sarsılmayıp, o mübarek kutb-u azamın îtirazını iltifat ve selâm sûretinde telakkî edip, teveccühünü de kazanmak için, medar-ı îtiraz noktaları o büyük üstadlarına karşı izah etmek, ellerini öpmektir."

Kutb-u azam : peygamber ya da zamanın dinde en yüce öğreticisi, rehberi.

soro 10-12-2006 21:16

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
teblig isini aldin benden sagol.yaz ne varsa.yoruldum ben .risaleleri ilan et aleme.herkes merak edip ulassin onlara.Allah kimlere hizmet ettiriyor.Yarabbi buyuksun.
hapislerde kibrit kutularina yazilan risaleler dinsizlerce aleme ilan edilir hale geldi.benim de sanki mesaim bitiyo gibi artik.pante kardes isi aldi benden.

sargon 10-12-2006 22:00

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Sağol Pante,

ben de bu topic'i yakip ederek Said'i Nursi hakkında birşeyler öğrenmiş oldum. Bir de Soro'nun arsızlıklarından ve yukardaki açıklamasından "reklamın iyisi kötüsü olmaz" felsefelerini de öğrenmiş oluyoruz.

Demek ki peygamber gelip itiraz etse bile bunlar Said'in dediği doğrudur diyecekler, hiç yılmayacaklar. Bunun için insanın düşünmemesi ve papağanlığı kabul etmesi gerekiyor. *En uygun müridler ise sanırım Soro gibi olanlar. Fikir tartışması yok çünkü fikir yok, ama her söze karşılık var. Fikir yok ama alay, fitne fesad, kışkırtma bol maşallah. Yukardaki her bir satır yazısı bunların kanıtı.

soro 10-12-2006 22:29

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
sargon beni betimlemen bittiyse tekrarlayip durma.yeni sifatlar yaz.rahatlar kendini,bak sodomo kardesimiz herseyi soylerdi bana rahatlardi,sen de cekinme soyle.merak etme bende aynen karsilik bulamazsin,dilim donmez bir insanla bu kadar ugrasmaya,
anladik ve anliyoz herkesin ne oldugunu iste.konusun susmayin.dokun taslarinizi.
ne guzel paslasiyorsunuz ucunuz.ortada ben.vurun.nasilsa yalanin iftiranin masrafi yok.
ama ben *inmem oraya.
sizin dediklerinizi ben desem size ekip olarak attirirsiniz beni siteden.
bu yaptiklarinizi dinsiz olmanizin avantaji olarak kabul ediyorum bu sitede.yani aramizdaki olmasi normal olan ayrimcilik geregi bu hakkiiniz var.ama fazla da ileri gitmeyin.

disiplin kuruluna girmenize az kaldi gibi .zaten siz dk na girin ben fazla barinamam burada.bu dusmanlikla 2 gunde postalarsiniz beni sanirim.

10-12-2006 23:03

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
insanlık neden bu tür insanlardan medet umar anlamış değilim, ne kadar zayıf bir canlı şu insan, ölümden, ebediyen yokolmaktan ne kadarda korkuyor, neden bu tuhaf insanlar itibar görüyor bu zayıf insanlarda,
tanrı nın elçisi olduğunu ilan eden ruh hali pek iyi olmayan ve aynı zamanda sara hastası olan bir adam, ve onun tebligatçısı rölünde bir deli neden itibar görür, insan neden bu kadar zayıf

10-12-2006 23:09

Re: Saidi-nursi, din ve yalan!
 
Abdülhamid'e bir de kızıl sultan falan derler. Koyun şunu koğuşa biraz da kendine gelsin demiş. Osmanlı Sultanları arasında en dindarlardan biridir halbuki. Demek görememiş bu Bahai şeyhindeki cevheri.

timsah 13-09-2008 00:48

Said-i nursi yalanlarına devam.

rana 18-09-2008 10:59

ya anlamadığım bir şey var. neden hem inkar ediyorsunuz hemde yüceltiyorsunuz. sadidi nursi gibi bir isyancırisalelerini abartmıştır. zaten türkçesi yok ne dediği belli değildir. sizler bu yalan yanlış sözlerin esiri olmaktan kaçınmalısınız

aşil 19-09-2008 15:22

"Evet. Said Nursi hazretleri diyor ki Hizmet Rehberi'nde;
Risalelere itiraz edilemez. İtiraz eden peygamber bile olsa itibar edilmez. İspatı mı? İşte"............
Sayın Pante
ispat diye gösterdiğin cümlede "bir kutb-u azam" olarak geçiyor
Kutbu azam sıfatının da en alt tabaka müslümandan en derin alimlere kadar bilinen anlamı ise , din sahasında en derin bilgilere vakıf abdul kadir geylani imam ı rabbani gibi zatlardır
hatta bazı büyük şeyhler bu sıfatla anılır olmuş, geylani gibi........
hal ve durum böyleyken kalkıp bu sıfatla peygamber kastediliyor demek ya cahillikten ya saflıktan ya da bile bile konuyla ilgili bilgisi olmayanları iğfal etme gibi bi istekten doğar.
Bunun la birlikte alimlerin öyle sıfatları vardır ki bunlar pegambere de yakıştırılabilir hatta bazen Allah ın ismi de olabilir .mesela "alim" ismi gibi... ne yani orda bu kavramı kullansaydı Peygamberi yahut Allah ı kastettiğini mi iddia edecektiniz
Bu gerçekten çok tuhaf ve ironik bi yaklaşım
sahi şaka olsun diye mi yazdınız yoksa


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:03 .