Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Konu-dışı (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=12)
-   -   Dinsizlik topluma ne kazandirir? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=3321)

dolfen 24-12-2006 10:15

Dinsizlik topluma ne kazandirir?
 
Dinsel inanışlar pek çok toplumda büyük zaman ve emek israfına ve maddi kayıplara yol açmaktadır. Örneğin ülkemizdeki cami sayısını, avrupadaki kilise sayısını göz önünde bulundurup toplam maliyetini hesaplayın. Onbinlerce diyanet çalışanına verilen ücreti, Hacca gidişler nedeniyle her yıl dünyada harcanan milyarlarca doları gözönünde bulundurun. Dinlerin olmadığı dünyada bunca para bugünkünden daha fazla olarak eğitim, sağlık, yoksulların doyurulması gibi alanlara aktarılabilecektir.
Ateistlerin ve dinsizlerin manevi değerleri dinler haricindeki her şeydir. Aşk, dostluk, çocuk sevgisi, genel olarak insan sevgisi, hayvan ve doğa sevgisi, sanat, edebiyat, mizah ve insan ruhuyla ilgili diğer ne varsa hepsidir. İnsan maneviyatı dinden ibaret değildir. Bir insan dini inancı olmaksızın da kendine ve topluma faydalı, ahlaklı bir yaşam tarzı seçebilir. İyi insan olabilmek için illaki içimizde allah korkusu yaşatmamız gerekmez. İyilik yapmak ve kötülükten uzak durmak için tanrının kurallarına, yasaklarına ihtiyacımız yok. İnsanın özünde zaten sevgi tohumları vardır.

commandante 24-12-2006 12:03

Re: Dinsizlik topluma ne kazandirir?
 
Dinin olmadığı bir toplumsal düzende bilim ve felsefenin ilerlemesinde ve hayata dair olanların sorgulanmasının önünde hiçbir engel yoktur.
Avrupa toplumu ne zaman ki dinin doğruluğunu sorgulamaya ve dinde reformlara girişti o zaman ilerlemenin öünüdeki barikatları birbir yıktı.Bizim toplumumuzda ise dinin önünde engeller kaldrılarak ilerlemenin önne engeller konuldu.

Anadolunun bazı yerlerinde doğru dürüst eğitim binaları olmayan yerlerde birden fazla camii ve ortalama bir köy okulunun kadrosundan fazla imam var din kurumlarına aktarılan kaynakalrın eğitim alınına aktarıldığı düşünülürse türkiye ulusal eğitiminin şuandaki durumundan ileriye gideceği açıktır.

Özellikle heryerde çoğalmaya başlayan ve çoğunlukla idare kanalıyla yürütülen dini eğitim oraya aktarılan kaynaklar ve cahil ve körpe beyinlere doldurulan hurafeler düşünülürse durumun ciddiyeti ve dinlerin olmadığı bir toplumsal yaşamın gerekliliği anlaşılır.

maddeoz 24-12-2006 14:53

Re: Dinsizlik topluma ne kazandirir?
 
soru silinmelidir çünkü sitenin sık sorulanlar kısmındaki 2 paragrafım kopyasıdır metin
yoksa, güzel bir soru aslında..

UlulElbab 17-02-2010 05:21

Haksızda sayılmazsınız "Din" adına yapılan haksızlıklar ve yapılması engellenen iyi şeyler var.
Bu doğru ama konu "Dinsizlik ne sağlar?"

Önce bireye sonraTopluma ne sağlar? Özgürlüğü anladık.Yeni birşey?

evrensel-insan 17-02-2010 05:40

Saygideger UlulElbab;

Dogal dusuncenin tum ayrimci, inancsal degerleri, tabulari gibi; din de insanoglunu belirli bir kaliba ve yonlendirmeye sokmakta, kisiyi yasamiyla birlikte teslim almakta, kendi mentalitesi temelinde kisiyi degerleri ugruna mucadele ettirmektedir.

En sakincali yani da; toplumsal icerigi, kisileri zorlamasi kisilere bir etiksel misyon yuklemesi ve hak ve ozgurlukleri tanimamasidir. Sadece teslimiyet degil; kisinin yasam ve iliskilerini de kontrol altina almasi, kisiyi, bir emir kulu, kukla durumuna getirmesidir.

Ustelik tamamen korku ve mistizm temelli bir icerikle, kisileri bilinc vermeden disipline etmeye calismasi kisileri, belirli bir dogma temelinde egitmesi ve yetistirmesi, ustelik dini amaclar icin kisileri bir arac olarak kullanmasi

Kisaca KISININ TEK KONTROL EDEBILECEGI YASAMINI KISININ ELINDEN ALMASIDIR.

Bunun yaninda bilim ve bilimselligin onune oyle ya da boyle bir set cekmesi, SORGULANMAZ bir inanc temelli olmasidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 17-02-2010 05:47

Saygideger UlulElbab;

Herhangibir konuda oldugu gibi; dinsizlikte eger bilincli bir secim ve farkindalik degilse, topluma sadece yukumsuzluk ve bireyci akilciligin yani nihilizmin hic boslugunu ve bireyin bencilligi ugruna egoizmini one cikarmayi saglar.

Ama bilincli dinsizlik ise, birey bilinci hak ve ozgurlukleri evrensel/insansal bir dusunce ve davranis sekli, bireyin kendine oz guvenini ve kendi kendini sorgulamasini, yasamini kendi kontrolu altina almasini, antiayrimciligi, farklara saygiyi ve bos hayaller pesinde, oteki dunya pesinde ve olum sonrasi pesinde kosmamayi ve de yasamin en onemli bir olgu oldugunu ve bilimselligi saglar.

Saygilarimla;
evrensel-insan

LJLJLJ 17-02-2010 06:15

Tek basina bir dinsizlik topluma hicbirsey kazandirmaz, dinsizlerin bu yönde bir idaasi varmi, onu da bilmiyorum. Dinsiz bireyler öncelikle kendi aralarinda din disinda ortak bir dogrulari olmali ki, bu ortak dogrulari ile diger insanlarin hayatina herhangi bir zenginlik katabilme idaalari olsun.
Bireysel olarak dinsizlik, insani tatmin edebilir, ama toplumsal hayati "dinsizlestirmenin" yasanmis sosyalist devletlerde görüldügü gibi hic bir katma degeri olmadi, olamaz. Yetmis yil ateistce egitim sisteminde yetisen insanlar, ilk firsatta akim akim kiliselerin yolunu tuttular ve tepkilerini meydanlarda dile getirdiler.
Herkese özgürlük ve mutlu bir yasam idaasi ile kurulan ateist, sosyalist sistemlerde, sifirlasmis bir bireysel özgürlügün mutsuz insanlar olmasina vesile oldu, o mutsuz insanlar ise materialistce yetistirilmelerine ragmen kiliselerde "umut" bulabildiler.

errata 17-02-2010 15:02

Değerli LJLJLJ, evrim var diyor isek? İnsan bilinç olarakta evrimleşiyor diyoruz. Aksi düşüncede bu günkü teknoloji, yaşam sisteminin oluşabilmesi belkide daha binlerce yıl öncesinden mümkün olacaktı. Bunu fiziksel doğa evrimi gibi değilde, beyinlerde oluşan soyut insan bilinci evrimi olarak algılayın şimdilik.

Sosyalist ateist sistemlerden ve nasıl var olamadıklarından, yıkıldıklarında insanların akın akın kiliselere koştuklarından bahsediyorsunuz. Haklısınız, insanlar somut baskıya, despotluğa gelemezler. Katlanabilecekleri tek şey bu dünyada kolayca suistimal edebilecekleri ruhani despotluklardır.

Şimdi çevrenize bir bakın bakalım "ben müslümanım" deyip henüz "dinin kesin emirlerini" bile yerine getirmeyen ne kadar insan göreceksiniz. Türkiye deyseniz lütfen buraya bakın zira burası %99 müslüman bir ülke olduğu iddiasında. Yahu namaz kılmayan, oruç tutmayan adam müslüman olabilir mi? Hırsızlık yapan, kötülük eden, insan öldüren, ona tokat atana öteki yanağını çevirmeyip birde yumruk atan adam hristiyan olabilir mi? Bunları neden diyorum. Bunlar bu dinlerin kesin ve apaçık emirleri. Bunları gerçek manasıyla kim uyguluyor?

Şöyle örneklendireyim; Benim adım X, sen gelip benden iş istiyorsun, "tamam ne yapabilirsin?" diyorum, sen "ne verirseniz onu yaparım" diyorsun, sana "masa başında oturup depoya girip çıkan kutuları sayman gerekiyor, sonrada bana akşam rapor vermelisin"(ilahi emirler) diyorum. "tamam" deyip işe başlıyorsun, ama sen aslında başka bir işte daha çalışıyorsun, benim işimi savsaklıyorsun, akşam olduğunda ben ne rapor alıyorum senden ne de sen depoda kutuları adam gibi sayıyorsun, seni diğerlerine sorduğumda arada bir gelir giderdi başkada birşey yapmazdı diyorlar. Ama benden alacağın paradan ve benim iyi biri olduğumdan çok eminsin, beni aklınca keriz yerine koymaktan başka bana bağlılığın nedir ki?

Bunları biraz düşün bence. Etrafını, dünyayı biraz gözlemle neden herşey rayından, zıvanasından çıkmış gibi? Hakikaten o beraberce ALLAH-U EKBER dediğiniz adamlar gerçekten ALLAH-U EKBER adamlar mı? yoksa bir koyunluk durumu, bir tanrıyı kimse görmeden aldatma durumu mu var ortada.

Bizim umudumuz bir gün insanlık gelişecek, bir takım mevzuları aşıp bilgiyle tanışacak, herkes olmasada büyük çoğunluk bilgiyle, sevgiyle gerçek birer birey ve toplum olacak yönündedir. Dinsizlikten başka da bir beklentimiz yok. Ezoterik din tarikatlarını, gözü dönmüşcesine dünyayı yönetme, parçalama, yoketme, parsellere ayırma planlarını ancak tanrının oğlu olduğunu düşünebilen akıllar yapabilir.

ALKA 17-02-2010 16:14

Alıntı:

Dinsizlik topluma ne kazandirir?
-Isil isil parlayan beyinler
-Sosyal proplemlere daha cabuk ve kalici cözüm yollari
-Daha kaliteli bilim kurgu eserler ve felsefe düsünüsleri
-Bilimsel aydinlanma
-Bilimin nihayet dinin gölgesinden yirtilip bilimsel paylasimin ve bilgi aktarilisinin hizlandirilmasi, bunun neticesinde insanlarin hayatlarinda kolayliklar ve saglik alanlarinda iyilesmeler
-Daima bir cikmaza götüren kisir döngünün kirilip özgür düsüncenin özgür düsünceyi yaratmasi sonucu daha cok bilimin yaratilmasi ve bir bilim döngüsünü olusturmasi
-Rasyonel düsüncenin dünyanin icini karartan irrasyonel düsünüsleri ve buna bagli olan anlamsiz ve de manasiz davranislari savmasi, bu sekilde huzurlu bir toplum yaratmasi
-Kadin ve insan haklarinin genisletilmesi
-Cevrenin ve doganin korunmasi, insan merkezli evrende insanin diger canlilar üstünde egemenlik ve üstünlük düsüncesinin kirilmasi ve hayvan haklarinda gelisme, zekanin insanmerkezlilikten kurtulmasi ve dogada diger türlerin de zeaksinin olmasi anlasilmasi, daha dogrusu dogadaki gercek zekanin ne oldugunun ortaya cikmasi, insan zekasi diye isimlendirdigimiz bir cok seyin syout ve irrasyonel bir zeka oldugunun kavranmasi
-Topluma bagli etik anlayisin ve sahte ahlakin terkedilip bireyin kendi ahlak ve etigini gelistirmesine izin vermesi ve kendini Tanri/cehennem korkusu icinde sevap yapma zorunlulugunda görmeyip kendisi ve insanlik icin karsiliksiz sevap yapmaya yönlendirmesi
-Politik kararlarda dinsel ve gerici görsülerin degil bilimsel ve yenilikci görüslerin benimsenmesi ve bu sekilde toplumlari ilerletmesi
-Insanlarin bilime ve özgür felsefeye yönelip daha yaratici ve kreatif olmasi
-Liderlik anlayisina dayali devletler ve milliyetcilik dahil siyasi hiyersik yapilarin kaldirmasi
-Askerlik ve savas harcamalarinin gereksizlesmesi veya anlamini kaybetmesi
-Her türlü sanat ve müzikinin gelismesi
-Cinsiyet ayrimlarinin ve dini seksizmin sonu, dogada sadece disi erkek degil ayni zamanda az da olsa escinseller, biseksüeller, transgender ve ciftcinsiyetliler, psoyda ve gercek hermafroditler gibi baska hibrit cinsiyetlerin de oldugunun anlasilmasi ve bir cok ülkelerde bu insanlara uygulanan ölüm cezalarinin kaldirilmasi, bundan böyle dogal degil gerekceleriyle asil dogaya karsi suc isleyenlerin engellenmesi
-Dinlerin de ölüm ötesi icin kurulmus bir bilim kurgu oldugunun anlasilmasi ve bu bilim kurgu ugrunda yapilan savas, kiyim ve kan dökülmesi sacmaliginin önlenmesi, insanlarin bu kurguya zorlanmamasi, bu kurguyu benimsemeyenlerin toplumdan dislanmamasi veya cezaya tabi olmamalari
-Özellikle bir cok ülkelerde kadinlarin da toplumda hakkettigi konumlara kavusmasi ve sadece annelik, es veya kizkrdes konumundan kurtulup bütün insanlar olarak algilanmasi ve neticesinde insanin üretici ve kreatif potansiyelin cogalip artmasi ve topluma yeni bir ivme vermesi.

......

güneşinzaptıyakın 17-02-2010 16:25

Alıntı:

LJLJLJ´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 289325)
Tek basina bir dinsizlik topluma hicbirsey kazandirmaz, dinsizlerin bu yönde bir idaasi varmi, onu da bilmiyorum. Dinsiz bireyler öncelikle kendi aralarinda din disinda ortak bir dogrulari olmali ki, bu ortak dogrulari ile diger insanlarin hayatina herhangi bir zenginlik katabilme idaalari olsun.
Bireysel olarak dinsizlik, insani tatmin edebilir, ama toplumsal hayati "dinsizlestirmenin" yasanmis sosyalist devletlerde görüldügü gibi hic bir katma degeri olmadi, olamaz. Yetmis yil ateistce egitim sisteminde yetisen insanlar, ilk firsatta akim akim kiliselerin yolunu tuttular ve tepkilerini meydanlarda dile getirdiler.
Herkese özgürlük ve mutlu bir yasam idaasi ile kurulan ateist, sosyalist sistemlerde, sifirlasmis bir bireysel özgürlügün mutsuz insanlar olmasina vesile oldu, o mutsuz insanlar ise materialistce yetistirilmelerine ragmen kiliselerde "umut" bulabildiler.

Yanlış tespit ve önerme içermektedir, ilk önce söz konusu ülkelerin başında Sscb'de tam laiklik uygulanmış fakat iç savaş esnasında kilise mevcut rejime karşı açık bir cephe alıp halkı yönetime karşı kışkıtınca ve üstelik silahlı direnişin ana ekseninde olunca, birincil olarak laiklik dereden kaldırılmış ve ardından bilinen gerçek yaşanmıştır, tıpkı şu anda yaşadğımız ülkede din kurumunun siyasete karışması gibi o denemde de yaşanan budur, dinsizlik tanımlaması vatandaşların değil rejimi sürdüren hükümetlerin iddiasıdır ve tabandan yani halktan böyle bir gereksinim duyulmadığı içinde bildiğimiz sonuç yaşanmıştır, bu arada ise normalda olamıyacak kadar çok dinlerden özgür bireyde yetişmiştir, tepeden gelen her türlü baskı elbet dirençle karşılaşır, süreç içerisinde karşı koyabilen tüm sistemler kazanır.

Soru ise tamamıyle boşlukta kalan bir sorudur, ancak kişisel önermelerde yada niyetlerde bulunabiliriz, daha önce yaşanmamış bir deneyimdir çünkü, ortaya çıkacak görüş ise tamamen bir tez olacaktır, reel b ve somut bir içerik olmadan sadece soyut bir tezden/tezlerden birisi olacaktır.

Bence Dinlerin kazandırdığından çok daha fazla şey kazandıracağı kesindir topluma...

vartor 17-02-2010 16:57

Alka'nin iletisinin muhteviyati benim de beklentilerimdir.Asirlardir var olan organize dinin ne faydasi olmustur insanlara zararindan baska? Umut mu dediniz?

Engse Hohol 28-02-2010 22:36

Dogmaya kazandırdıklarını önlemek bile Türk bodunu için yarardır. Çünkü diyanet kadrosu ülkemizin seçmen kimliğinde dengesizlik yarattığınca başka sahalarda da dengesizlik yaratıyor. 2010 yılı diyanet bütçesinin 2 milyar 650 milyon 530 bin TL olmasını ilkin görünüre almıyorum bile; Akp'nin aldığı oylarda din eğilimi yüksek olan kişilerin payının büyüklüğü, orasının önemini azaltıyor.

Türkiyede çarpıklığa neden olan olgulardan yalnızca bir tanesine bakalım!

Diyanetten geçişlerin Milli Eğitim gibi kritik bakanlıklara yönelmesi ise dikkat çekiyor. Tekel işçilerine kadro bulamayan hükümetin Diyanet’e 15 bin kadro ayırması...Tıklayınız

Ratiönalism 01-03-2010 23:04

Bence Türkiye için hiçbirşey kazandırmaz :)
Bizde Türban ateistliğe falan aykırı mı gibi konular bile olur :) Bilim ve sanatta da gelişme olmazdı.İlber Ortaylı Hocamız ne diyor
''Türk askeri sanatından, askeri toplum özelliğinden insanlar rahatsız oluyor ama ne yapalım bu Türklerin en önemli vasfı. Bizde de resim, heykel sanatı yok, musikiyle uğraşılmaz, filozof yoktur, fakat ölmeyen sanatımız, vasfımız askerliktir''

Ama zararı olurdu.Mimar Sinan'ın el emeği göz nuru camiler yıkılırdı ya da kaderine terk edilirdi.

Natan 23-10-2012 21:24

Evet ne düşünüyorsunuz?

Dinsizlik topluma ne kazandırır? Ne kaybettirir?

Bu; bilimsel, eleştirel yaklaşımda etki bırakır mı?

Sesli 23-10-2012 22:40

Dinleri bu denli faydasız görmek ve din olmayınca da insanların mutlu olabileceğine inanmak oldukça saf bir bakış sergiler.Çünkü aslında gerçek olan insan zihninin yarattığı karmaşadan ve çalkantıdan insanın kendini kurtarmasında yatar.

Bu karmaşa bazen bir dine inanmakla, bazen de tanrısız olmakla belki mümkün gibi gözükürse de, aslında zihninin hapisanesinden kurtulmayan insan ister tanrısız olsun, ister dinsiz olsun, isterse dindar olsun, yine de mutsuz olabilmektedir.

Burada önemli olan kişinin kendini bilmesi ve ona göre bir yol izlemesidir. Seçilen yol sizce uygun değilse de seçen için bir fayda sağlıyorsa çok uygun demektir. Sizi mutlu eden hangi yolsa, o yol sizin için en uygunudur. Sadece sizin için!

FARKINDALIK / FARKINDALIK / FARKINDALIK

angel333 24-10-2012 00:46

Dinsizlik topluma hiç birşey kazandırmaz.............

Ama İslamın var olmaması çok şey kazandırır.......

guide 24-10-2012 01:06

İyi din kötü din diye bir şey yoktur; zira iyi insan kötü insan vardır.
Dinin topluma bir şey kazandırmadığı gibi, dinsizlik de topluma bir şey kazandırmaz.

Kölesi değilse hiçbir düşüncenin;
insan düşünecekse, düşünür!
insan ilimi öğrenecekse, öğrenir!

Saplantılı her düşünce, insana zarar verir..neticesinde topluma da zarar verir.
Özgür düşünce insanı insan yapar! O toplumun cevheri de faydalı insandır.

sefaqwzx 24-10-2012 02:49

Herkese merhaba,
İyi hoş da sayın guide, dinler yüzyıllarca ve günümüzde tutsak ve emir kulu etmemiş mi insanları. Bağnaz baskılar ilmin gelişmesine fırsat vermiş mi.
Galileo yu kim yargılamış, örneğin. Din elden gidiyor ayaklanmalarıyla kanlar dökülmemiş mi?
"Gavur icadıdır" diye matbaa'yı ülkeye sokmuşlar mı? Okumaya, aydınlanmaya izin verilmiş mi?
Dinlerden kurtulan insan soru sorar, nakilden ve ata yadigarı gelenekçi emir ve baskılardan kurtulduğu için gelişir.
Din topluma bir şey kazandırmaz, ancak çağdaşlaşmanın önündeki bariyerdir, bu nedenle çok şey kaybettirir. İtaatkar, ezik ve gelişmemiş, "biat"çı kitleler oluşturur.
Din tabusundan kurtulan kişi ise gerçek anlamda sosyalleşir ve toplumun üretken bir parçası olması gerektiğini kavrar. Dindaş değil insan ortak paydası, ön yargıların kırılmasına ve günümüz tehdit ve güvensizlik coğrafyasına hoşgörü sunabilir.
Topluma din hem karanlığı hem de en ahlak dışı yaşantıları sunabiliyor.
Bir link vereceğim. Bu linkteki videonun 1.33.00 (1 saaat, 33 . dakikasından itibaren izleyiniz, ben buraya konuşmaların yazılı metnini de koyacağım, izlemek istemeyen arkadaşlar dinin topluma neler yaptığını okuyabilir.
İzleyin ya da okuyunuz mühendislerimizin durumunu, bırakın onu bakanlarımızın, generallerimizin durumunu; dinin bir toplumu ne hale sokabileceğini buyrun görün.
Diyanetin Fetva Kurulunun başında prof Abdulaziz bayındır varken yaşanan bazı olayları Ali Akın açıklıyor. Öyle dedi kodu değil, yüz yüze. Önemli isimler; ikisi prof. Y.Nuri Öztürk ve Abdülaziz Bayındır, en az onlar kadar konunun uzmanı Ali Akın, Ülke tv de sıradışı programında İmam-ı Azam konusunu tartışırlarken ne diyor:

http://www.youtube.com/watch?v=87hRi...hannel&list=UL

ALİ AKIN : Muhittin Arabi 1240 ta vefat etti. Ondan önce, ondan çok önce, 874 te vefat eden Bayazit İslami vardır. O da Ebu Ali Es Sındi denilen zatla görüşüyor, Ebu Ali O'na birşeyler öğretiyor. Halbuki Ebu Ali Es Sindi namaz dualarını bilmiyor. Bayazitle görüştüğünde diyor ki '' Sen bana namaz dualarını öğret, ben de sana marifetullah ilmini öğreteyim. '' Bak bak bak namaz dualarını bilmeyen neler biliyormuş! Öyle anlaşıyorlar, ondan sonra ne yapıyor Bayazit, o Ebu Ali Es Sındi 'den o marufetullah ilmini öğrendikten sonra, bir süre sonra diyor ki: '' Peygamber bir miraç yaşadıysa ben de bir miraç yaşadım. '' diyor. Ondan sonra Horasan Alimleri en ağır fetvayı veriyorlar ona. Sen nasıl peygamber gibi nasıl Miraç yaşıyorsun sen!
Ve o Bayazit İslami ömrününsonuna kadar münzevi bir hayat yaşıyor, kimse onunla görüşmüyor. Bayazit İslami 'nin ölümünden seksen yedi sene sonra doğan, dünyaya gelen Ebu Hasani Karkani diyor ki: '' Ben onun halifesiyim ! '' diyor. Sen nerede onun halifesisin ? Sen onun ölümünden seksen yedi yıl sonra dünyaya geldin. Şimdi bununla, rüyayla, kerametle...
E peki o kimden almıştı İmam Cafer-i Sadık 'tan. Yahu onunla görüştüğü vaki değildir. İmam Caferi-i Sadık kimden almıştı? O da efendim Kasım Bil Muhammet Bin Ebubekir 'den, o kimden, o da Selman-i Farisi 'den. Yahu Kasım Bil Muhammet Bin Ebubekir 655 Miladi yılında doğmuştur, Selman_i Farisi ise 653 yılında vefat etmiştir. Yani onun vefatından üç sene sonra bu doğmuştur. Bu nasıl onun halifesi oluyor? İşte diyor siz bunu anlamazsınız...
Siz zahiri, siz işin kabuğundasınız, biz özündeyiz. Siz zahirdesiniz biz batındayız. Onun için bize itibar etmiyor, toplum onlara itibar ediyor. Onun için de ne durumlara düşüyor? Bugün bütün islam dünyası, perişan, ilimden uzak, ahlaktan da uzak... Ya diyebilirsiniz ki '' Ya ilimden uzak da ahlâki bir toplumdur. '', hayır... Ahlaken de çöküntü içindedir, islam alemi. En büyük sahtekarlık en büyük yalan islam dünyasında, ahlaki bir toplum da değildir. Ne yüzden, yahu siz hiç bir kural tanımıyorsunuz ki... Siz diyorsunuz ki: Bu kural zahire göredir, biz batın ehline göre değil, hatta eğilmiş bir kadının edep yerine bakıyor, müritleri yakalıyor, münakıp kitaplarında. Ondan sonra diyorlar ki Efendi hazretleri kadının edep yerine bakmak haram değil mi? Aaa diyor ben oraya bakmıyordum, oradan bir çocuk doğacak, onun gelecek uğuruna bakıyordum, diyor. Her şeyin tevili var. Yani tevili olmayan hiçbir şey en gayri ahlaki olan şeyleri bile siz anlamazsınız, sizin gördüğünüz gibi değil diyor. Bunun bir izahı var diyor. E şimdi böyle bir din olur mu? Böyle bir dinin mensupları ahlaki olur mu? Baştan başa tutun bütün islam dünyası çöküntü içinde. Yani yalnız gelişmemişlik olarak değil, ahlâki olarak da çöküntü içinde. Çünkü belli bir kaideye kurala bağlı kalmıyor.
A.Bayındır. : Şimdi bizim asıl yapmamız gereken bir şey var. Biz, tabi bir Allah'ın indirdiği din var, bir de uydurulmuş olan bir din var. Siz bu uydurulmuş dini haklı olarak tenkid ediyorsunuz. Ama Allah'ın indirdiği din bütün güzelliğiyle duruyor, Kur'an-ı Kerim ortada. Peygamberimiz (s.a.v.) in örnekliği de ortada. Allah'a şükürler olsun ki, bir mucize olarak büyük ölçüde korunmuş bugüne kadar. Onun için yapacağımız şey gayet açık. E şimdi böyle büyük zatlara yapılan iftiralar da ortada

ALİ AKIN: E büyük zatlara, Peki senin arkadaşların, (Abdülaziz Bayındır’ı kastederek) fetva eminiyken sen, yanında çalışanlar vardı, sen de orda mıydın bilmiyorum, senin arkadaşların bana anlattı. Tamam mı ? Gelmiş bir genç mühendis, karısı müteseptire ve gelmiş fetva danışmaya, arkadaşların bana anlattı. Kimler olduğunu biliyorsun sen. Fetva komisyonunda çalışanlar. Dediler ki geldi bu mühendis, dedi ki: “Bu benim müteseptire hanımım şeyhimle zina ediyor.
İki tane çocuğum vardır ve ondan sora şimdi bu çocuklar perişan olacak, ben onu yola getirmek için size getirdim, verin fetvayı '' diye. Ondan sonra diyor, biz diyor, Abdulaziz Bey 'in arkadaşları diyor ki biz dedik '' Ya hanımefendi bu çok ağır suçlamalarda bulunuyor, kendini savunsana. ''
Dedi ki: '' Doğru söylüyor! Doğru söylüyor ben şeyhimle zina ediyorum ama, niçin, çünkü şeyhim bana dedi ki: '' Zamanın en büyük mürşidi bu bizim ilişkimizden dünyaya gelecek! ''
Bana diyor ki mühendis, siz bu hocalar, alimler niye bu toplumu aydınlatmıyorsunuz? Ne yapiyim dedim, e siz bu toplumun, bu devletin Ankara’dan yönetildiğini zannediyor bu toplum, e peki nereden yönetiliyor, Düzce 'den dedi. Yahu Düzce 'de ne var dedim. Benim şeyhim Düzce 'de diyor, kainat oradan yönetiliyor diyor... Mühendis bu.
Ben bakanlardan size misal getireyim. Generallerden size misal getireyim. Bürokratlardan size misal getireyim. Ben de '' Hürafeler ve Gerçekler '' diye kitap yazdım. Hepsinin örnekleri var orada. Yani sen şimdi aa efendim kendini bilmezin teki... hayır, ben öyle biliyorum ki, Kıbrıs müzakeresi ile görevli olan bakan, 11 yaşında bir çocuk var. Ve bu çocuğun keşif keramet sahibi olduğu iddia ediliyor. Vilayetini söylemeyeyim. Ege bölgesinde. O bakan özel olarak o çocuğu getirttirdi. Ve bu günlerde biz kıbrıs müzakeresiyle masaya oturacağız, bize ne tavsiye edersin !!! Çocuk 11 yaşında.... 11 yaşında çocuk... Toplumun nasıl bir bataklık içinde olduğuna bak !!! Kapkara bir tablo... Zaten öyledir. Yani şey bir tablo mu çizelim yani. Toplum niye bu haldedir? İslam gibi en mükemmel din, dünyanın en mükemmel dininin mensupları Moritanya 'dan tut, Endonezya 'ya kadar hepsi perişan.
...
Sağlıcakla kalınız.

guide 24-10-2012 12:20

İstisnaları ayıracaksınız sayın sefaqwzx.. Nasıl her dinsiz insan ilmin fenin gelişmesine katkı sağlamıyorsa, her dinini benimsemiş insan da dediğiniz gibi bagnaz değildir. Haklısınız, müslümanlar konusunda. Aydınlanmaya izin vermemişler. Bu dinci oldukları için değil; cahil oldukları içindir. İnsanlar bilinçlendiği zaman sorular sorar, cevaplar arar ve gelişir. Yine söylüyorum, dinsizlik topluma bir şey kazandırmaz; şüphesiz bilinçlenme yolundaki en önemli adımdır. Sadece din(sizlik) değil, din de dahil olmak üzere, tüm tabular aydınlığın önünde birer barikattır. Hal böyleyken birey kaybeder, toplum kaybeder. Ben de size burada onlarca link verebilirim karşıt görüşe dair, kopyala yapıştırlık bir başlık olmadığını düşünüyorum.

sefaqwzx 24-10-2012 18:25

Sayın guide merhaba,
Orada şeyhlerden, mühendislerden, hatta 11 yaşında çocuklardan medet uman "Kıbrıs" görüşmelerine gidecek bakanlardan sözediliyor.
Ben pek de münferit olmayan bir bağnazlık kabusunun özellikle dini rehber edinmiş tüm toplumların üzerini sarıp kuşattığını düşünüyorum.
Kopyala yapıştıra gelince, keşke bu ön yargıya varmasaydınız.
O videonun tamamını günlerce uğraşarak yazıya döktüm ve ilk kez dün bu sayfaya koydum.
Herhangi bir yerden kopya olmadığı gibi, yazım yanlışları varsa tümüyle bana aittir.
Saygımla.

guide 24-10-2012 19:25

Merhaba Sayın sefaqwzx,

Emek vermiş,hazırlamışsınız.. paylaşımınızı gördüğüm an izledim. Emeğinize yanlış bir laf söylediğimi sanmıyorum, ben size karşıt görüş bildirecek olsaydım kopyala yapıştır yapmak durumunda kalacaktım,bahsettiğim buydu.Gayet açık yazmıştım oysa, nereden önyargımın olduğu kanısına vardınız bilemedim. Sanırım buna açıklık getirdik. Konuya dönelim..

Rehberi 'din' olan hiçbir toplumun aydınlanacağını düşünmüyorum. Sizinkinden farklı söylediğim şudur : Dinsiz toplumlarda bilinci açık birey yoksa, topluma kazancı kim sağlayacak? Bir toplumun din olmadan refaha ereceğini düşünmek ne tuhaftır. Asıl olan, insan zihnidir, özgür düşüncedir, aydınlanma arzusudur. İnsan kendisini ve toplumunu bağnazlıklardan kurtarmalıdır elbette, ama bunu dinsizlikle bağdaştırmak kolaya kaçmaktır.

Sesli 24-10-2012 22:50

Alıntı:

guide´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463102)
Merhaba Sayın sefaqwzx,

Emek vermiş,hazırlamışsınız.. paylaşımınızı gördüğüm an izledim. Emeğinize yanlış bir laf söylediğimi sanmıyorum, ben size karşıt görüş bildirecek olsaydım kopyala yapıştır yapmak durumunda kalacaktım,bahsettiğim buydu.Gayet açık yazmıştım oysa, nereden önyargımın olduğu kanısına vardınız bilemedim. Sanırım buna açıklık getirdik. Konuya dönelim..

Rehberi 'din' olan hiçbir toplumun aydınlanacağını düşünmüyorum. Sizinkinden farklı söylediğim şudur : Dinsiz toplumlarda bilinci açık birey yoksa, topluma kazancı kim sağlayacak? Bir toplumun din olmadan refaha ereceğini düşünmek ne tuhaftır. Asıl olan, insan zihnidir, özgür düşüncedir, aydınlanma arzusudur. İnsan kendisini ve toplumunu bağnazlıklardan kurtarmalıdır elbette, ama bunu dinsizlikle bağdaştırmak kolaya kaçmaktır.

Sayın Guide,

O kadar yanlış bir inanca sahipsiniz ki, hiç çekinmeden
''Rehberi 'din' olan hiçbir toplumun aydınlanacağını düşünmüyorum.''


diyebiliyorsunuz. Size yanlışınızı MUSEVİ dini gösteriyor ama siz onu da göremezsiniz. Dünyadaki hemen en büyük buluşların sahibi MUSEVİ dininden olanlardır.

Yani aslında yanlış olan sizin kişisel inancınızdır.


Herkes bakar ancak görebilen çok azdır.

murted 24-10-2012 23:50

Heee, o saydığınız Yahudiler, Museviliği çok ciddiye alıyorlar, değil mi? Bu saydığınız başarıları elde etmek için dini rehber ediniyorlar, değil mi?
O zaman biz de Museviliği benimseyelim, ne uğraşıyoruz ki?

Alıntı:

guide´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463102)
Rehberi 'din' olan hiçbir toplumun aydınlanacağını düşünmüyorum.

Bunun aksini gösterebilecek tek bir örnek dahi yoktur.

Jingo 24-10-2012 23:55

Alıntı:

Sesli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463128)
Sayın Guide,

O kadar yanlış bir inanca sahipsiniz ki, hiç çekinmeden
''Rehberi 'din' olan hiçbir toplumun aydınlanacağını düşünmüyorum.''


diyebiliyorsunuz. Size yanlışınızı MUSEVİ dini gösteriyor ama siz onu da göremezsiniz. Dünyadaki hemen en büyük buluşların sahibi MUSEVİ dininden olanlardır.

Yani aslında yanlış olan sizin kişisel inancınızdır.


Herkes bakar ancak görebilen çok azdır.

Hiçbir bilim adamı, "din"ini ön planda tutarak birşeyler yapmamıştır.

Bilim "Tanrı'sız" ilerlemek zorundadır.

Yahudi bile olsalar, din'i bir kenara bırakarak "bilim adamı" olmuşlardır. Yoksa Yahudi'liğin "öğretisi" ile yol aldıkları falan yok.

Hatta bana göre, dindar bile değiller, sadece "tepki" görmemek için öyle gözüküyorlar.

Ateist olmayan bir kişinin bilim adamı olması zordur. Uzun konu, detaylara girmeyelim, ama böyle.

Dolayısıyla...

''Rehberi 'din' olan hiçbir toplumun aydınlanacağını düşünmüyorum.''

Bu söz yanlış değildir.

Dinler "kitlesel" olarak fayda sağlamaz. Daha ziyade, zararları vardır.

Diyanet'e ayrılan bütçe ile ilgili konu açılmıştı bugün, oraya bakabilirsiniz "maddi" zararlar için.

Din'i "ön planda" ve hatta "tamamen" hayatın içinde tutanlar, mesela Müslümanlar/İslam ülkeleri, "geri kalmışlığın" birer temsilidir.

Canlı birer kanıttır.

Bunu görebilmek gerekir, diye düşünüyorum.

Sesli 25-10-2012 00:02

Musevi Dinine karşı olan oldukça çokmuş. Yani burada dinlere karşı olanlar oldukça çok.

İyi de Arkadaş iddia etti. Ben de gerçeği ona gösterdim. Musevilere bak bir de, diğer dinden olan Müslümanlara bak.

Musevilik sizin bildiğiniz gibi değil. Muhammed bile ondan kopyeyi tam çekemedi. Neden? Musevilikde pek çok cilt cilt kutsal kitap var. Sadece TEVRAT ile iş bitmiyor.

Neden Museviler hem dinlerine sahip çıkarlarken hem de bilime sahip çıkıyor?

Nasıl oluyor da binlerce yıldan beri orada burada yaşayan bu insanlar daha sonra bir araya gelip de İsrail'i kuruyor.

Bunların sebebi onların dini olan MUSEVİLİK...

Gerçekleri örtecek kadar örtüye kimse sahip olamış ki sizler olabilesiniz. Dinlere karşı düşman olacak yerde onlardan istifade etmeye çalışmak daha akıllıca olmaz mı?

Sesli 25-10-2012 00:06

Bilim tanrısız yürüseydi, CERN de aranan HIGGS BOSON'una TANRI PARÇACIĞI
ismini bilim adamları vermezdi!

Tanrıya ve dine karşı olmak kendinize karşı olmaktır. Eleştirmek başka düşman olmak daha başka olduğu gibi...

Jingo 25-10-2012 00:10

Alıntı:

Sesli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463148)

Musevi Dinine karşı olan oldukça çokmuş. Yani burada dinlere karşı olanlar oldukça çok.

İyi de Arkadaş iddia etti. Ben de gerçeği ona gösterdim. Musevilere bak bir de, diğer dinden olan Müslümanlara bak.

Musevilik sizin bildiğiniz gibi değil. Muhammed bile ondan kopyeyi tam çekemedi. Neden? Musevilikde pek çok cilt cilt kutsal kitap var. Sadece TEVRAT ile iş bitmiyor.

Neden Museviler hem dinlerine sahip çıkarlarken hem de bilime sahip çıkıyor?

Nasıl oluyor da binlerce yıldan beri orada burada yaşayan bu insanlar daha sonra bir araya gelip de İsrail'i kuruyor.

Bunların sebebi onların dini olan MUSEVİLİK...

Gerçekleri örtecek kadar örtüye kimse sahip olamış ki sizler olabilesiniz. Dinlere karşı düşman olacak yerde onlardan istifade etmeye çalışmak daha akılıca olmaz mı?

Musevilik ne veriyor hocam bu insanlara?

Ona bakarsanız, Kabala'nın da bir sürü öğretisi olduğu ve bilim adamlarının bundan faydalandığı söylenir.

Buna mı inanacağız yani?

Bu, insanların emeğini ve zekasını küçümsemek değil mi?

Musevi oldukları için mi başarılı oldular?

Ateist/deist olsalardı o icatlar/buluşlar olmayacak mıydı?

Yaklaşımınızı gerçekçi bulamıyorum.

Alıntı:

Sesli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463148)

Bilim tanrısız yürüseydi, CERN de aranan HIGGS BOSON'una TANRI PARÇACIĞI
ismini bilim adamları vermezdi!

Tanrıya ve dine karşı olmak kendinize karşı olmaktır. Eleştirmek başka düşman olmak daha başka olduğu gibi...

Bu iddianıza göre Tanrı "kanıtlanmış" oluyor sanırım, yanlış anlamadıysam.

Ancak şu an, bilim adamlarının %90'ından fazlası ateisttir, yani biz öyle biliyoruz.

Yeni bir gelişme varsa, bizi haberdar edin, deist olalım hep beraber.

Tanrı'nın kanıtlanmasından rahatsızlık duymam şahsen.

Daha iyi olur hatta.

Burada eleştirdiğimiz şey "din" zaten, Tanrı'dan ziyade.

Neva 25-10-2012 00:16

Alıntı:

guide´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463102)
Merhaba Sayın sefaqwzx,

Emek vermiş,hazırlamışsınız.. paylaşımınızı gördüğüm an izledim. Emeğinize yanlış bir laf söylediğimi sanmıyorum, ben size karşıt görüş bildirecek olsaydım kopyala yapıştır yapmak durumunda kalacaktım,bahsettiğim buydu.Gayet açık yazmıştım oysa, nereden önyargımın olduğu kanısına vardınız bilemedim. Sanırım buna açıklık getirdik. Konuya dönelim..

Rehberi 'din' olan hiçbir toplumun aydınlanacağını düşünmüyorum. Sizinkinden farklı söylediğim şudur : Dinsiz toplumlarda bilinci açık birey yoksa, topluma kazancı kim sağlayacak? Bir toplumun din olmadan refaha ereceğini düşünmek ne tuhaftır. Asıl olan, insan zihnidir, özgür düşüncedir, aydınlanma arzusudur. İnsan kendisini ve toplumunu bağnazlıklardan kurtarmalıdır elbette, ama bunu dinsizlikle bağdaştırmak kolaya kaçmaktır.

Cok dogru yazmissin sevgili guide;

Rehberi din olan bir toplum aydinlanmaz. Ancak din oldugu halde, aydinlanmayi rehber edinmis bir toplum, daha ileri gider.

Dinsiz toplumlarda, aydinlanmayi hedeflememis insanlar, ileri gidemezler. Ayni bagnazlikla kalirlar.

Hedefinizde gelisim gosterme amaciniz yoksa, dinli de olsaniz, dinsiz de olsaniz hicbir sey farketmez.

murted 25-10-2012 00:16

Alıntı:

Sesli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463150)
Bilim tanrısız yürüseydi, CERN de aranan HIGGS BOSON'una TANRI PARÇACIĞI
ismini bilim adamları vermezdi!

Tanrıya ve dine karşı olmak kendinize karşı olmaktır. Eleştirmek başka düşman olmak daha başka olduğu gibi...

O parçacığın esas adı "Tanrı'nın belası parçacıktır". Gerçi sizin mantığınızla bilim Tanrısız yürüseydi, Tanrı'nın cezası parçacık da denmezdi.

Sesli 25-10-2012 00:25

Alıntı:

Jingo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463154)
Musevilik ne veriyor hocam bu insanlara?

Ona bakarsanız, Kabala'nın da bir sürü öğretisi olduğu ve bilim adamlarının bundan faydalandığı söylenir.

Buna mı inanacağız yani?

Bu, insanların emeğini ve zekasını küçümsemek değil mi?

Musevi oldukları için mi başarılı oldular?

Ateist/deist olsalardı o icatlar/buluşlar olmayacak mıydı?

Yaklaşımınızı gerçekçi bulamıyorum.



Bu iddianıza göre Tanrı "kanıtlanmış" oluyor sanırım, yanlış anlamadıysam.

Ancak şu an, bilim adamlarının %90'ından fazlası ateisttir, yani biz öyle biliyoruz.

Yeni bir gelişme varsa, bizi haberdar edin, deist olalım hep beraber.

Tanrı'nın kanıtlanmasından rahatsızlık duymam şahsen.

Daha iyi olur hatta.

Sayın Jingo,

Duygusal davranış ve duygusal düşünce ile gerçeklere varamayız. Ben sadece burada bir arkadaşa bir örnek verdim. Musevilerin hemen pek çok alanda ileri gitmiş olmalarını siz belki başka bir şekilde açıklayabilirsiniz.

Ancak bir gerçek var ki bunların hepsi küçük yaştan, MUSEVİ ÖĞRETİSİ ile yetişmekte. Önemli olan bu öğretinin ne olduğudur. Bana göre Musevi olmaları oldukça değişik düşünmelerini sağlamış görünüyor. İslamdaki gibi bunların dinleri resim yapmayı, heykel yapmayı müzik ile uğraşmayı yasaklamıyor. Bu öğreti bu kişilerin düşünce ufkunu genişletmiş oluyor
ki bunlar da, diğer dinler içinde en önde oluyorlar. Söylediğim bu gerçeği göstermekte.

Siz tanrı deyince ne anlıyorsunuz bilmiyorum ama, belli ki bilim adamlarının tanrı anlayışları sizinkinden oldukça değişik. Siz bu nüansın farkında olmadan, kendi tanrı anlayışınızı her yerde de aynı sanınca daima yanılmaya mahkum ediyorsunuz kendinizi.

Ben bir iddiada bulunmadım. İddiada bulunanlar sizlersiniz bakınız sizin istatistiklerinize göre bilimadamlarının % 90 dan fazlası ateistmiş.

Tabii siz bilim adamlarından önemli olanlarının PANTEİST olduğundan habersizsiniz. Bir araştırma yapın internette, bakın kimlerle karşılaşacaksınız...

Sevgilerimle,

Sesli 25-10-2012 00:31

Alıntı:

murted´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463159)
O parçacığın esas adı "Tanrı'nın belası parçacıktır". Gerçi sizin mantığınızla bilim Tanrısız yürüseydi, Tanrı'nın cezası parçacık da denmezdi.

Sayın Mürted,

Benim mantığımın önemi yok. Bilim insanlarının mantığı önemli olan, onlar TANRISIZ söz edemiyorsa bir bildikleri vardır değil mi?

Tabii ki bilim ile din beraber yürümez. Ancak konu tanrı olunca iş bir hayli değişiyor sanırım...Çünkü Tanrı kavramını herkes kendine göre algılıyor. Panteist bir tanrı kavramı pek çok önemli bilim insanında var...

sirhot 25-10-2012 00:32

Rabb , şükretmesem halime girer miyim günah a
Ben seçmedim ki gelmeyi fani dünyaya
Hiç bir şey yolunda gitmiyor desem mesela
Yüceliğinden ne eksilir , değilim zaten umurunda
Annem küçüklüğümden beri hasta
Sabır sadece ona mı reva
Babam desen kıt kanaat , cebinde ha bitti ha bitecek bir para..
Ben desem hala zorluk çekiyorum bir baltaya sap olmakta
Anlayacağın Rabb , anlarsın ya ne gerek var anlatmaya…

Sesli 25-10-2012 00:38

Buradaki arkadaşlar tanrı deyince ne anlıyor? Ve panteist bilim insanları kimler oluyor?

http://www.pantheism.net/

Önemli olan kendi düşüncemizin dışına çıkabilmek ve başkalarının düşüncelerine de girmeyi başarmaktır.

Sevecenlikle,

istatistik 25-10-2012 00:38

Kavramlar yine birbirine girmiş. Öncelikle Mürted de belirtmiş gerçi ama o parçacığın kamuoyunda bilinen ismi olan "Tanrı Parçacığı" uydurmadır. "Tanrının cezası parçacık" söyleminin dejenere edilmiş halidir. Kaldı ki bu da sadece bir lakaptır. Asıl ismi ise "Higgs Boson"u. Bu sebeple, olmayan kavramlar üzerinden konuyu çarpıtmanın bir anlamı yok.

Konuya şu açıdan bakalım: "Din topluma hangi pozitif katkılarda bulunmuştur?" Bugüne kadar herhangi bir dini kitaba bakıp dünyaya fayda sağlayacak bir buluşa imza atılmış mıdır? İnsanların düşüncelerinin gelişmesi sağlanmış mıdır? HAYIR!

Din, bugüne kadar milyonlarca ölüme ve sayısız savaşa sebep olmaktan başka dünya için ne yapmıştır? İnsan hayatına bu kadar zararlı bir şeye düşman olmanın neresi yanlış? Bakın, inanır kişiye olan düşmanlıktan bahsetmiyorum. Bahsettiğim, onun kafasına doldurulan, hayatını zindan eden saçmalıklar.

Sesli 25-10-2012 00:51

Alıntı:

istatistik´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463166)
Kavramlar yine birbirine girmiş. Öncelikle Mürted de belirtmiş gerçi ama o parçacığın kamuoyunda bilinen ismi olan "Tanrı Parçacığı" uydurmadır. "Tanrının cezası parçacık" söyleminin dejenere edilmiş halidir. Kaldı ki bu da sadece bir lakaptır. Asıl ismi ise "Higgs Boson"u. Bu sebeple, olmayan kavramlar üzerinden konuyu çarpıtmanın bir anlamı yok.

Konuya şu açıdan bakalım: "Din topluma hangi pozitif katkılarda bulunmuştur?" Bugüne kadar herhangi bir dini kitaba bakıp dünyaya fayda sağlayacak bir buluşa imza atılmış mıdır? İnsanların düşüncelerinin gelişmesi sağlanmış mıdır? HAYIR!

Din, bugüne kadar milyonlarca ölüme ve sayısız savaşa sebep olmaktan başka dünya için ne yapmıştır? İnsan hayatına bu kadar zararlı bir şeye düşman olmanın neresi yanlış? Bakın, inanır kişiye olan düşmanlıktan bahsetmiyorum. Bahsettiğim, onun kafasına doldurulan, hayatını zindan eden saçmalıklar.

Soruyu sorup da yanıtı HAYIR diye veren sizsiniz. Tartışma değil de kendinizi teyide yönelik bir edim sizinki

Size örnek veriyorum. Siz bir MUSEVİ nasıl yetişiyor biliyormusunuz? Biliyor olsaydınız, Musevilerin geniş bir bakış açısına daha çocukluktan sahip olmalarının nedeninin MUSEVİ DİNİ olduğunu da görecektiniz.

Bir basit örnek vereyim size, 1949 yılında ilkokullarda din dersleri, velilerin iznine bağlı olarak başlatıldı. EDİRNEDEYİM ve 4. sınıftayım. Yahudi arkadaşlar var sınıfta, bunlar içinde bazıları çocuklarını bu din derslerine göndermeye başladı. Ben de bunlardan birinin bakkal olan babasına sordum; sizin dininiz MUSEVİLİK neden bizim dinimize çocuğunu yolluyorsun ? diye.

Dediki; görsün ve öğrensin, kıyas yapsın, hangisi daha kendisine uygun düşüyor! Bunu bir Müslüman baba sizce yapar mı?

Bu geniş görüşü MUSEVİLİK sağlayınca, adamlar her konuda ileri gidiyorlar.
Biraz inceleyin Museviliği...

istatistik 25-10-2012 00:56

Alıntı:

Sesli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463170)
Soruyu sorup da yanıtı HAYIR diye veren sizsiniz. Tartışma değil de kendinizi teyide yönelik bir edim sizinki

Size örnek veriyorum. Siz bir MUSEVİ nasıl yetişiyor biliyormusunuz? Biliyor olsaydınız, Musevilerin geniş bir bakış açısına daha çocukluktan sahip olmalarının nedeninin MUSEVİ DİNİ olduğunu da görecektiniz.

Bir basit örnek vereyim size, 1949 yılında ilkokullarda din dersleri, velilerin iznine bağlı olarak başlatıldı. EDİRNEDEYİM ve 4. sınıftayım. Yahudi arkadaşlar var sınıfta, bunlar içinde bazıları çocuklarını bu din derslerine göndermeye başladı. Ben de bunlardan birinin bakkal olan babasına sordum; sizin dininiz MUSEVİLİK neden bizim dinimize çocuğunu yolluyorsun ? diye.

Dediki; görsün ve öğrensin, kıyas yapsın, hangisi daha kendisine uygun düşüyor! Bunu bir Müslüman baba sizce yapar mı?

Bu geniş görüşü MUSEVİLİK sağlayınca, adamlar her konuda ileri gidiyorlar.
Biraz inceleyin Museviliği...

Tamam da yukarıda anlatmış olduğunuz bilimsel yöntemin uygulamasıdır. Dinleri eleştirirken ezbere eleştirdiğimi mi sanıyorsunuz? Peşin hüküm veren sizsiniz. Bir şeyi eleştirmek için onu incelemek gerekir. Bilimsellik bunu gerektirir.

İsterseniz ben sorumu yenileyeyim ve siz de cevap verme şansı yakalamış olun:

1) Bugüne kadar, kutsal kitaplara bakan bir tane bilim insanı, burada yazanlara dayanarak bir buluşa imza attı mı?

2) Dinlerin, dünya tarihine vermiş oldukları katkı nedir?

3) Kutsal kitabı okuyan bir kişi, kitabın içeriğine paralel bir düşünsel gelişimi sağlamış mıdır ve bu gelişim bilim ile de paralel ve aynı yönde midir?

Jingo 25-10-2012 00:59

Alıntı:

Sesli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463170)
Soruyu sorup da yanıtı HAYIR diye veren sizsiniz. Tartışma değil de kendinizi teyide yönelik bir edim sizinki

Size örnek veriyorum. Siz bir MUSEVİ nasıl yetişiyor biliyormusunuz? Biliyor olsaydınız, Musevilerin geniş bir bakış açısına daha çocukluktan sahip olmalarının nedeninin MUSEVİ DİNİ olduğunu da görecektiniz.

Bir basit örnek vereyim size, 1949 yılında ilkokullarda din dersleri, velilerin iznine bağlı olarak başlatıldı. EDİRNEDEYİM ve 4. sınıftayım. Yahudi arkadaşlar var sınıfta, bunlar içinde bazıları çocuklarını bu din derslerine göndermeye başladı. Ben de bunlardan birinin bakkal olan babasına sordum; sizin dininiz MUSEVİLİK neden bizim dinimize çocuğunu yolluyorsun ? diye.

Dediki; görsün ve öğrensin, kıyas yapsın, hangisi daha kendisine uygun düşüyor! Bunu bir Müslüman baba sizce yapar mı?

Bu geniş görüşü MUSEVİLİK sağlayınca, adamlar her konuda ileri gidiyorlar.
Biraz inceleyin Museviliği...

Ya hocam, sizin şu yaptığınız şey neye benziyor biliyor musunuz?

Şimdi Müslümanlar da Kuran'dan bilimsel şeyler arayıp "1400 yıl önce bildirilmiş bu." falan diyorlar ya,

Ya da bilim adamları bir keşif yaptığı zaman "Bunu zaten İslam alimleri söylemişti." falan diyorlar...

Hah işte, sizin yaptığınız da aynı mantık.

O kişiler Musevi olmasalardı, demek ki "bilim adamı" olamayacaklardı.

Ben bunu anladım yazdıklarınızdan.

Şimdi böyle birşeyi mantıklı bulmamızı mı bekliyorsunuz?

Oldu olacak "Musevi olmayanlar, gerçek bilim adamı olamazlar." deyin, tam olsun.

Sizin yaptığınız bu şeyi bütün din'ler yapıyor zaten. Belli bir din'e has değil.

Hepsi de "Biz yaptık." diyor.

"Kesin öyledir." diyorum ben de.

İyi geceler.

guide 25-10-2012 15:22

Alıntı:

Sesli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463148)
İyi de Arkadaş iddia etti. Ben de gerçeği ona gösterdim. Musevilere bak bir de, diğer dinden olan Müslümanlara bak.
Gerçekleri örtecek kadar örtüye kimse sahip olamış ki sizler olabilesiniz. Dinlere karşı düşman olacak yerde onlardan istifade etmeye çalışmak daha akıllıca olmaz mı?

Alıntı:

Sesli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463150)
Tanrıya ve dine karşı olmak kendinize karşı olmaktır. Eleştirmek başka düşman olmak daha başka olduğu gibi...

Alıntı:

istatistik´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463166)
"Din topluma hangi pozitif katkılarda bulunmuştur?" Bugüne kadar herhangi bir dini kitaba bakıp dünyaya fayda sağlayacak bir buluşa imza atılmış mıdır? İnsanların düşüncelerinin gelişmesi sağlanmış mıdır? HAYIR!
Din, bugüne kadar milyonlarca ölüme ve sayısız savaşa sebep olmaktan başka dünya için ne yapmıştır? İnsan hayatına bu kadar zararlı bir şeye düşman olmanın neresi yanlış? Bakın, inanır kişiye olan düşmanlıktan bahsetmiyorum. Bahsettiğim, onun kafasına doldurulan, hayatını zindan eden saçmalıklar.


Sn. Sesli, hepimiz burada bildiklerimizle iddia etmeye kalkarız, ta ki biri gelip yanlışımızı gösterene kadar. Tabi ki kendi doğrusuyla değil, salt doğruyla muhalefet olursa ciddiye alırız. Siz böyle üsluplarla devam ettiğiniz sürece, ''İyi de çok arkadaş iddia eder.'' Gerçekler dinle mi örtülür peki? Bana dinlere düşman olmamamız için tek mantıklı bir sebep söyler misiniz? gerçeği görelim :) (Bu arada kendi adıma,dinlere düşmanlığım yok; haz etmiyorum o kadar) Sn.İstatistik de tam anlamıyla ifademi güçlendirmiş: İnanır kişiyi değil, inandığı,buyruğu altına girdiği saçmalıkları baz alıyorum Dinsizlik/Din topluma ne kazandırır'ı kendime sorarken.



Alıntı:

Neva´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463158)
Cok dogru yazmissin sevgili guide;
Rehberi din olan bir toplum aydinlanmaz. Ancak din oldugu halde, aydinlanmayi rehber edinmis bir toplum, daha ileri gider.
Dinsiz toplumlarda, aydinlanmayi hedeflememis insanlar, ileri gidemezler. Ayni bagnazlikla kalirlar.
Hedefinizde gelisim gosterme amaciniz yoksa, dinli de olsaniz, dinsiz de olsaniz hicbir sey farketmez.

Sn. Neva'nın da söylediği gibi, toplum yaşadığı diniyle birlikte aydınlanma gösterirse, ne de güzel olur!


Sevgiler,

Sesli 25-10-2012 21:06

Gerçekleri yadsıyarak bir yere varamayız.
 
Bence her konuda, olumlu ve de, olumsuz yanlar mevcuttur. Olumsuzlukları görmek ve onları eleştirmek başka, olumsuzluklar nedeniyle o konuya düşman kesilmekse, daha başka bir olaydır.

Dinleri ben de eleştirmekteyim. Ancak her dini aynı kefeye koyarsak, yanlış yaparız. Buna en güzel örnek de, MUSEVİ dini olmaktadır. Binlerce yıldan beri ayrı ülkelerde değişik kültürler altında kaldıktan sonra dahi, yine birleşerek bir bütün oluşturanlar bunu bilim sayesinde değil de, dinleri olan MUSEVİLİK ÖĞRETİSİ sayesinde gerçekleştirebildiler.

Musevilerin bilimde, teknolojide ileri gitmiş olmalarında da, dinleri olan MUSEVİ ÖĞRETİSİNİN etkisi yadsınamaz. Araplarla aynı ırktan geldikleri söylenir. Gelgelelim Araplardan çok farklı bir zihne sahiptir bu insanlar.Bunun nedeni de sadece ve sadece dinleri olan MUSEVİLİĞİN öğretisinde gizlidir.

Ama siz eğer dinlere olan kızgınlığınızdan bir türlü kurtulamaz da, gerçekleri örtebileceğinizi sanırsanız, bu deve kuşu örneğindeki gibi bir durumu anımsatmaktan öte gerçeklik taşıyamaz.

Hrıstiyan dininde de, eleştirilecek pek çok yan bulunabilir. Ancak MÜZİK olsun, HEYKEL olsun, RESİM olsun, KİLİSELERİN bu yöndeki etkisiyle size yine bir gerçeği sergilemektedir. En güzel müzik eserleri ve RESİMLER ve de HEYKELLER Hrıstiyan dininin etkisiyle oluşmuştur. Bu gerçekleri yadsıyamazsınız.

Din sadece bilimle kıyaslanacak bir kavram içermez. Aynı şekilde, dinlerin sanatla da insanlarda etkinlik oluşturan bir yapısı olduğu gerçeklik taşır. Çünkü mabetlerde bu sanatı açıkça görmeniz mümkündür.

Yani bir konuda tek yönlü bakarak eğer salt olumsuzlukları görmek ister de genellemeler yaparsak, o konuda açıkça, yanılmaya kendimizi mahkum etmiş oluruz.

Söylediklerim bunlar. Ama sizin inancınız o denli katılaşmışsa, yani dinlerin olumsuz oldukları sizce zihninize kazınmışsa, ki bu da bir inanç olup zihninizin sizi hapis ettiği bir durumu göstermiş olur.

Olumlu yanlar herşeyde vardır, yeterki gören gözler olsun!

Sevecenlikle,

Corpse Bride 27-10-2012 23:51

Alıntı:

Sesli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 463277)
Bence her konuda, olumlu ve de, olumsuz yanlar mevcuttur. Olumsuzlukları görmek ve onları eleştirmek başka, olumsuzluklar nedeniyle o konuya düşman kesilmekse, daha başka bir olaydır.

Dinleri ben de eleştirmekteyim. Ancak her dini aynı kefeye koyarsak, yanlış yaparız. Buna en güzel örnek de, MUSEVİ dini olmaktadır. Binlerce yıldan beri ayrı ülkelerde değişik kültürler altında kaldıktan sonra dahi, yine birleşerek bir bütün oluşturanlar bunu bilim sayesinde değil de, dinleri olan MUSEVİLİK ÖĞRETİSİ sayesinde gerçekleştirebildiler.

Musevilerin bilimde, teknolojide ileri gitmiş olmalarında da, dinleri olan MUSEVİ ÖĞRETİSİNİN etkisi yadsınamaz. Araplarla aynı ırktan geldikleri söylenir. Gelgelelim Araplardan çok farklı bir zihne sahiptir bu insanlar.Bunun nedeni de sadece ve sadece dinleri olan MUSEVİLİĞİN öğretisinde gizlidir.

Ama siz eğer dinlere olan kızgınlığınızdan bir türlü kurtulamaz da, gerçekleri örtebileceğinizi sanırsanız, bu deve kuşu örneğindeki gibi bir durumu anımsatmaktan öte gerçeklik taşıyamaz.

Hrıstiyan dininde de, eleştirilecek pek çok yan bulunabilir. Ancak MÜZİK olsun, HEYKEL olsun, RESİM olsun, KİLİSELERİN bu yöndeki etkisiyle size yine bir gerçeği sergilemektedir. En güzel müzik eserleri ve RESİMLER ve de HEYKELLER Hrıstiyan dininin etkisiyle oluşmuştur. Bu gerçekleri yadsıyamazsınız.

Din sadece bilimle kıyaslanacak bir kavram içermez. Aynı şekilde, dinlerin sanatla da insanlarda etkinlik oluşturan bir yapısı olduğu gerçeklik taşır. Çünkü mabetlerde bu sanatı açıkça görmeniz mümkündür.

Yani bir konuda tek yönlü bakarak eğer salt olumsuzlukları görmek ister de genellemeler yaparsak, o konuda açıkça, yanılmaya kendimizi mahkum etmiş oluruz.

Söylediklerim bunlar. Ama sizin inancınız o denli katılaşmışsa, yani dinlerin olumsuz oldukları sizce zihninize kazınmışsa, ki bu da bir inanç olup zihninizin sizi hapis ettiği bir durumu göstermiş olur.

Olumlu yanlar herşeyde vardır, yeterki gören gözler olsun!

Sevecenlikle,

insanların düşünce ve hayal gücüyle anlam bulan kılıflanan dinlere ve onlara ithaf edilen yine hayal gücü ve düşünceyle yapılan sanat eserlerini;sanki öncesinde hayal gücüyle uydurdukları dine borçlularmış gibi, dinlerin iyi tarafını gösterir demeniz insandaki hayal gücü ve düşünceyi yok saymaz mı? sonuçta hepsi insanın hayal gücünün eseri.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:31 .