![]() |
kantat/parçacıklar ;kendimden;
özgür; lük adına- eksenine;
--- "yadırgadığım her şey ve yapamadığım olamadığım her şey; boşluktan üzerime yağıp beni yağmalayacak ,çullayacak ve dalga geçişlerle kendini olacak gibi..." "ve tüm öfkelerim, arzularım; imge olup meydanlanarak, (göğe) gerçeklenip, ; beni de içine çekip katacak, anlamlarını (ve doyurum ve doyurumsuzluklarını beni adam edene kadar) bana ve bilişime gülücükler , oyunlar ve saldırılar gibi çarparak (ve benimle alay geçen oyunlar oynayarak) ve kendilerini olarak beni kendime getirecekler gibi …. ..." ben olmayı yadsıyışım o kadar derin ki; ve kendi benime öfkem ve nefretime varan kendimi sevmemem ve onamamam; yerinde duran gaflet gibi olan bu kişiyi sevmemem ve çıkıp onun herşeyi değiştirmesini ve kendini değiştirmesini -birden olup beklemem ve hiç durmadan olmasını beklemem ve bir değişimde hiç onu yadsımadan değişim istememenin derinliği ve anlamsızlığı ve çözümsüzlüğü o kadar anlamsız ve derin bir uçurum ki; -kendi- suratıma çarpan tokat gibi –oluşum; ben olmak istemeyişim o kadar derin ki olmak bir çalkantı ve sallantı) tüm bu tantananın da ne yöne gitmesini bilmediğim de bireysel yaşamımı neye kılabilirdim ki! varı yoku ellerimle biçimlesem ya da dönüştürsem neye biçimlerim?/dönüştürürdüm? dışarda bir anlam, cevap var beni çağıran gibi ama olmayan/henüz yapılmamış durmak, anlamak, yapmak arası çelişkiler de çekim ve gidim gelim selleri çoklaşmış çocuklar gibi günsüz insanların/durumlarının beni sarması hiç yadırgamayan bir insan-biliş topluluğunun, "ooo sen mi geldin" demesi ya da hiç aldırmaması gibi bir yerde dinlenme ve durarak ve bekleyerek sadece varolma gibi histen sonra tüm varoluşu bırakmak gibi bu esaret aklımı kurcalıyor bir coşkunlukla solgunluk arası bir yer ya da her ikisi bir aradaki yerde dirençle bekleme eğilimi (yıkılgan ve yıkılgan olmayan ben ikisi bir arada tutunuyor ve çekiyor birbirini) tüm bu -kendini yaşayanı ve olanı ;kendi adına bağımlamam ve çözümlemem o kadar derin ki; bir şey olmanın merkezi olmaktan öte beni alıp kucaklayacak bi şeyin olması ve durumun kuşatganlığının temizliği ve saflığı gibi oluşun açılımı gibi bekleyişler beni varedecek yada oyuna çağıracak; yeni bir varoluş çocuğu /oyunu ya da "bak bu var gördün mü" de ki yenilenmenin olumu, varoluş gücünde ve büyüklüğünde, belki adam kılığında belki değil ne kılığındaysa o kılığında, beşbin çocuk gelip beni hani ne duruyorsun diyecek gibi .. durumlar ya da bu çocuklar farketmez; etrafta kıyamet kopuyor-çemberimde sanki; dışarıdaki boşluktaki imgeler tüm sesleriyle beni dövecek ve içimden geçecek gibi; beni savurup yerlere vuracaklar gibi "ve tüm öfkelerim, arzularım meydanlanıp (göğe) gerçeklenip, imge olup; beni de içine çekecek - katacak ve anlamlarını (ve doyurum ve doyurumsuzluklarını beni adam edene kadar) bana ve bilişime gülücükler ve oyunlar ve saldırılar gibi (yani bana çala çala) ve hatta alaylar gibi çarparak (ve benimle alay geçen oyunlar oynayarak) beni kendime getirecekler gibi ya da (bir benzeri-) kendime geleceğim yere bakıyorum..." boşluklara çarpıp dağılıp imgeler olup -beni boşluğa ve imgeye katıp benle -h-alay edecekler ve ben buna artık bi yerden sonra içim geçip -kendime gelip- güleceğim yer -orası -çılgınlığı imgelerim bana tokatlar vuracaklar ve çözümlemelerini vuracaklar-alaylarını vuracaklar alaylarını beni döve döve adam edecekler gibi; işte o zaman /yeni gülmeye/ (gülme olmayana başlayacağım gibi) yadırgadığım her şey ve yapamadığım olamadığım her şey; boşluktan üzerime yağıp beni yağmalayacak çullayacak ve dalga geçişlerle kendini olacak gibi varoluşu-m-uz; bunu çözümlemem o kadar derin ki defalarca düşündüm kendimi bu anılarımla ya da (var ya da yok söksem ve bir oraya ya da buraya götürsem taşısam ve taşsam anlamını sökemiyorum- doyumunu alamıyorum/vuramıyorum. Doyganlık ile bir temas açlığı içimde… Tam bir doyum için arıyorum..) geçmişimle ve varolanımla yüzleşili/barışılı, onu/beni-kendi sayılanı unutarak ve soyutlayarak (içim sanılan yerden, ben sanan olandan) çıkaramıyorum ve dönüştüremiyorum yok edemiyorum-var edemiyorum- bu tutuncalı tutunca beni sarıyor ve aklımı kuşatan bu im doğuyor-bekle ve diren direngen ol; diren diren diren; bu herşeyi yarıda bırakma, kaçma ya da yokolma /olmama çekimleri gibi duran şeyler ve atmosferler beni şey'e savunamıyor ve savunamıyor-olmuyor ve bana yetmiyor bana bize yetmiyor bu varoluş-um-uz sığınamıyorum sığamıyorum/sığamıyorum artan (yalnızlıktan) ve azalan şeylerden umulan medet bana taşmıyor bir zafer istiyorum-adı zafer olmayan -kimseyi yenmemiş zaferin en bilinmedik sonuca-na bekletmiş olumunu bir patlama istiyorum göğsümde -diğer hiç bir şeyi patlatmamış/kırmamış dökmemiş değişim sancısının/değişim isteminin onurduğu ya da kırıp dökmesinin edası bir bağımlılığa ve bağıma gebe olmayan özgür bir olma/dönüşüm yarattıklarımdan yaratacaklarımdan (yani yaptıklarımdan) /kendimden ve olumumdan/olaganlığımdan da ürküyorum ve korkuyorum bir şeyin bağımı olmamam; bu alıp verme ve velvele beni götürüyor yaratamam kullayamam obejktif tam objektif bir yaratımın yaratısı nedir-üretisi nedir? bu sonuçlarla yüzleşmek ve görmek bilmek çılgınlığı , aşıgan çılgınlıklar, artma çığlıkları ve bilinç sesleri --uzayları hiç bir kavrama bağıl bağlı kalamam -ben olurum-ne istersem hiç bir şey beni sınırlayamaz tüm sınırlardaki ve sınırsızlıklardaki herşey öğretir bana --oldurur taşlara ya da başlara dönüşen yanım buğuruyor ben hiç bir şeyin yaratıcı üreticisi uzayı ve bağımı olamam /olmak istemiyorum bir seçimin tanırı bom boş bir anlam ve anlamsızlık ve var ve yok ---- (var ama yok) gibi bir şeye; uykuya dönüşmüş gibi olduğumda; olmak istediğimde; beni uyandıran ses, güç ve kudret ya da durum daha büyük bir zafer ya da umulmayacak umulmadık büyüklüğünde bir sarma kuşatma biliş ve oluş olmalıdır biliş kopuş çığlık ve çığkım çağlısı olmalıdır bütün varoluşun kopması gibi bilinmez bi enginlikte olmalıdır burdan (ben'im) enerji taşan ışımlarla ve ışınlarla sökü-lü-p çağlayan özgürlüklüklere gitmek/götürmek ve bilinçler ve tüm varoluşlar meydanlarında kopan gezintiler gibi olmalıdır ---- o kadar anlamsız ve derin bir uçurum ki; --- yadırganmayan -ikilik duyulmayan -ya da kendinden başka kalamayan bir özel imge oluşunda ve varoluşunda evreninde gibi bir yerde özgür-tutsak tutkuların kendilerini kendilerini -deneyimletmesi gibi bir çözümlemeye ithafen; ya da yadırganmayan -ikilik duyulmayan -ya da kendinden başka kalamayan bir özel imge oluşunda ve varoluşunda evreninde gibi bir yerde özgür-tutsak tutkuların kendilerini (dışarı savurarak ve oldurarak kendine kendi kendilerini -kendileri gerçeklerenerek nerdeyse coşkunla ve yağımla kendini ters bana yağması olması gibi) deneyimletmesi ya da durumu çözümlemesi gibi bir ters bakışta; narsizmin öbeği; yeniden doğuş; ------ ölme gibi yer... ... kayıp kanat çırpışları ufkuna.... |
Blanchotcu tükenişi gerçekleştirmeye meraklı görüyorum seni uydurtu :) kocaman saygı!
|
Alıntı:
Bir kocaman saygıda benden. :) |
sen büyüyorsun çocuk!
bunu görüyorum! bunu biliyorum,bunu şimdi izliyorum şimdi ben onurla onurlanmış yaşamların bekçiliğine/erdemine soyun! soyunmuş yürek! kutsal taze şafak! git şafağa ve yalnız kalma orda inançlar ve umutlar göğsünü doldursun pekiştirsin! -bakışın erdemi! sen büyüyorsun çocuk! tutuşa! tutuna! büyüyeceksin /büyüyorsun /kendinden büyümenin adını biliyorsun şimdi' bunu görüyorum! büyümenin adını biliyorsun kapanık kıskaçlığın sonu gördüğümü görüyorum onam selleri gibi akan akımlar /çağkımı görmem gerekeni orda olanı ve yalnızlıklar izleri ve talep patikaları büyüyorsun çocuk! kendinden yapma meraklar ve kendinden yapma yalnızlıklar içinde kuşanmış (yapsanmış) kendini ve yapmayı savunduğun kendiler ve -.- savurduğun kendiler içinden geçip donanmış erdemi/cephaneyi ... savuran/savrulan savurgan yalnızlıklar oklu rüzgarlar erdemin taze bahçesinde yürüyorsun ve taze soluk alışlarla yeni ok bir erdemin varması bir erdemin bir yere varması yeri bu olum bekçiler bekçiler zamanın soluk alışları ve sersefil yerüyüzü tutuşa tutuşa ateş ışkınlarda boğuşup, ateş ışkınlarla boğuşup ateş kuşanmış bedenlerden ve ateş kuşanmış erdemlerden geçip yankılardan ve yankıyan erdemlerden bedenine vuran yeniyi ve aklına vuran/ doğan -imi- ışıl çağkımı/çağdağı seyrediyorsun/seyrediyorum şimdi yankınlardan ağmış yalnızlığın içinden geçip geline geline gelinen yerde olunan bir olum 0 yerde bir ağ/ağkım görüyorum şafağın tutuncunu tutuncun bekçisini izlerin izlerini ve sellerin selleri yalnızlık ve ateş bekçiliğine soyulmuş/soyunmuş yürekleden geçip/geçinip bir aile aramanın -yalnız- erdeminde/özleminde/esencinde yalnızlığın sancısını giydim,bedenime giydim /aklıma giydim /onadım... çıkardığım yalnızlık mıdır şimdi kendimden/üstümden döktüğüm kendilik aramanın kıskacında/tutsakında yakınsak aradım- yalın tutuncun erdemi ile taze bir aile bekledim bir aile aradım! olumumu saygılayan/uman/karatmayan/tutan/belirleyen imler kim aradım/bir kim aradım coşkuyu göğe saldırtan şeyler umdum/aradım oluncumu tazeleyen/parlayan bekçiler kuşancalar olunşuma yön veren/katan- erdem tutan/katan katıncı katıncın bekçisi; onumun onumu içinde kim aradım/bir kim aradım onu-m buldum mu en büyük mülkiyet yalnızlığından sıyrıldı mı soyundu-m mu? yalnızlık yalnızlıığından bilmem ama ben onu biliyorum şimdi (bu yalnızlığın adını-öğrendim-kendimden-yaptığımı;) -- kutsanmış erdemlerin kutsal/yalnız şafağı! ve yanına gelir yalnızlığın sayısı erdemsiz is'in takibi ve olumun bekçisi düşsel yalnızlık -yüreğime onanç kılan onanç kılan onancın onancı onançlanmalıdır! --- taze bir iletişim bir müziğin kulakla olan iletişimi gibi bir iletişim --- -düzenlenecek- -bir sonra- -bir yarın- |
üstümden dökülen yalnızlık
kendimi atasım geliyor bedenim diye tuttuğum şey ona bakıp bu ben diye bakıp onadığım; onu değiştiresim tutası ve kendi olmayası tutası ona bakıyorum darmadağın darmadağın herşey bu olumu onaylamıyorum ben kendim dediğimde bir ağacı gösterir gibi olmalıydım sanki tanrılara karşı kendimden utanıyorum bu utançlar beni gizleyen diğer şeylere yetemiyorum sanki bir boşlukta kendim diye bir şeyi şu anki ben ,o kendi yokken, tuttu da kendi yaptı ben dediğim o şeyi saklamam sonra söz ve düşüncelerle onu yüceltmem bir domuz kılığında olsam oraya buraya toslamamı kisme umursamazdı bugünkü duyumsamam hayatım için oldukça yeni bu ilk ve yeni duruyordu bunu hayretler içinde izledim aslında böyle bir şey ummuyordum kendimden kendimi çekip çeviremem varoluşumdan/kendimden çekiniyorum/utanıyorum ben denilen şeyi boşluklarla değiştirmeli bu yanlış bir ayakkabıya sahip olmak gibi bir eşy ya da çoraplarının delik olması; |
Bugün cumartesi
bu haftadan yırtmak istediğim bir gün --- Tamamen yazmaya çıldırdım Dilin (ve anlamın anlatımın) (aktarma denilen ya da kendinden taşma ve verme denilenin) sınırlarını arayacağım Anlamın ve imgenin geçirgenliği/iletenliği ve verirliği üzerine senfoni! Kafamda devirdiğim/devinen düşüncelere bakıyorum da bu coşkunluk yalancı mı? Serbest zaman kuramı Yazarken oluşan etkinlik beni çağırıyor Başka türlü olamıyorum bazen Geçici bir hayatı yalan yaşıyorum sanrısal Degişik benleri degiştiriyorum sabahları Bazen üstümde bulduğum bir ben Şimdi bura böyle olmamalıydı İmgeyi ne yöne çeksen o yöne gider, nasıl tutsan öyle gider Duyum, duyuşum, duyuşma, duyuşumluluk, duyuşmalılık olarak var duyuşmak duyuşmaktaır gözlerinin içine bakmaktaki kulaklarının içine bakmaktır başkasının anlamının içine bakmaktır duyuşmak etkinliktir - duyuşukluk, birlikte duyuşum, birlikte duyuşukluk Aşkınlık/taşkınlık olarak düşünce devindirme-k çocuksu bir saçmalık/sapma mı? böyle ise; duygusal taşma ve bir bulanıklık ise bunu durdurmalıyım Denge kuramları ögrenilmelidir Caka satmak ve kendini beğendirmek olumlanmamalıdır Hep hayatı tıkıyorsunuz Dışardaki düşselik Onunla bağımı kopardığımda imgem gerçektir Beni içine çeken imge uzayında düşünceler canlıdır Düşüncelerin canlılığı, o an -ki- olumum Bunu duyumsamanın peşindeyim Diğer zaman yarılmış (ayrılmış bölünmüş) bir çöplük/yokluk -imteki/eskiz;pasaj imgede canlıyım; imge içindeyken Koşuyorum koşuyorum -imgelere Boşlukları yararak Kafama saldıran düşünceler Imgelere gidiyorum/ sığınıyorum Başka türlü bir varoluş beni içine katmıyor beni benimsemiyor ben kendimi benimsemiyorum bana benimlik benimsetmiyor diğer duyuş var.... düşsellikte bengilim Bana duygunluk, diğer an duygunluk ve benimlik/*bengilllik yaşatmıyor İmgeler cağılları kuşanma, izleme deviminde ben benim; İmgelerim içinde geçimgenim yoksa geçimsizim İmgelem uzayları ve kafadaki imgelem düşlülüğü ve imge çağılları imgelem rüzgarları imgelem ileyken ben benim; en çok imgelem düşlülüğünde İmgelem uzayımda ,uzay zamanımda diğer uzay zamanı ,bura olanı, onaylamıyorum; yani ordaki beni çatışıyorum -- haylü hayalsal/hulyasal gerçekten kaçım mı bu? bunu onamıyorum bunu bana kim söylüyor! hayalin içine hayal sokmak/katmakta bir bilmece imgelem dediğim bi düşçü hayal ve kaçım mı yani gerçekten yani gerçekten mi kaçıyorum ben bunu mu diyorsun sen aklınca beni kandırıyorsun değil mi? |
kelimeleri dansederken ve tınılarını çalarken ,tınılara eşlik ederken, gördüm!
ne yalnızlıktı be hey! kelimeleri dans ederken ve (harfleri) titreşirken gördüğümü biliyorum!' |
benden sana sınır ören, senden bana sınır ören, benle seni böldüreler
benle seni bölmez imiş; bir bölmeyen, bir toplamda; şairliğim on par'- etmez şu sendeki okuyan 'us' olmas'a -- ben evinse ben oturur sen evinse kim oturur evsizlere kim bakar? - kim dışında kimim mi var? ben dışında benim mi var? kendim başka kimim/benim mi var? ben olmayan (kendim başka) senim mi var? - ben de buldum, bende buldum, şu kimliğim (şu benliğim benim) benim olsun benden aldım benden aldım, şu benliğim benim kalsın burda buldum, şimdi buldum, şu benliğim ahir olsun şu benliğim benim olsun --- şu senliğin sende kalsın senden bana senlik/onluk vermen şu senliğin sende kalsın; - gökkubbeye ah atarım ah atmazsam içim sızlar - kimden alır kimden satar, bu kimliği kimden buldu -/kimden aldı sen evinde ben yok mudur? 'sizin evde ben yok muyum?' - ben böldüren sen böldüren kimine de sopa veren bunlar kimdir? bunlar kimdir? |
ateş almaca (vermece-yakmaca) vardı eskiden
ve ben yavaş koşardım bu yüzden pek kimseyi yakamazdım ve bu yüzden bu oyunları oynamaz, oynayamaz, beceremez pek oyuna da alınmaz, kendi hayallerini kurmacılık oynardım koşu oyunlarını sevmedim-koşu oyunlarına yetişemedim, bu yüzden taş oyunları, biliş oyunları, zeka oyunları, strateji oyunları ve diğer oyunları oynadım yani bunun gibi ve bu ateşi alır verirsem ya da ateşimi birilerinin duyduğuna emin olursam yani yangın -yanma- sırasını kovmak için peşindeyim içimdeki parçanlanmaları açamam herkes büyük bir rahatlığın özlemini arıyor- özlemi peşinde ben de öyle.. sade, sıradan bir hayat yaşayışı arayışı duyarlılıklarında devri ve paylaşılması ah bilsem o duyarlı insanlar nerdeler ah bilsem o duyarlı insanlar koşturuyorlar ah bilsem o duyarlı insanlar çırpınıyorlar bu herşeyi değiştirir küçük çarpışmalarda ? susacağım ve herşeyi bırakacağım birilerinin elinden geleni yaptığını, elinden geleni yapacağını ve elinden gelenin en iyisini ve bir şeyleri yaptığını bir tam bilsem, biliyor olsam ve buna inansam ve bir tam buna emin olsam herkesin işini yapmaya -ve herkesi onun yerine olmaya- girişmezdim herkes yerine -ben- olmaya ve en duyarlı ya da girişken ya da en kendini parçalayan ve herşeyi yapmaya çalışan olmaya da girişmezdim ve -en en duyarlı olmaya kalkmaya hiç girişmezdim.. değiştirmek istediğim şeyleri değiştireceğim .bir şeyin öyle olmasına izin vermeyeceğim. bunu onaylamıyorsam bir şeyin öyle değil böyle olmasına izin vermiyorsam ve vermek istemiyorsam ve bireysel gücüm buna yetmiyorsa ya da bireysel bilgi-ilgi ve etkinliğim onaylanmıyorsa ve sayılmıyorsa ya da yetip olmuyorsa? bazı şeyleri onaylamıyorsam ve bu onaylamadıklarım karşısında durmaya bireysel tınım yetmiyorsa? ben onu tüm dünya ve gerçeklik üzerinden etkilemem ve değiştirmem gerekeceği sonucuna vardığımdan beri bir şeylerin tüm gerçeklikle birlikte değiştirilmesine çalışma çırpınma sancımla boğuşuyorum en sevdiğim, seveceğim insanlar listesine girmeli değil birileri ama özgünlüğü, duyarlılığı ya da duyarlılık ve yaşam biçimlerini seveceğim insanlara dostlukara ihtiyacım var yalnızlıktan boğuluyorum umursamazlıktan boğuluyorum kötü ve yanlış bilginin tahakkümü insansızlıktan ve duyarsızlıktan boğuluyorum! kötü ve yanlış bilgini tahakkümü dediğim olduğunda kimden gelirse gelsin benim yapmak istediklerimin boyunu ve derinliğini ben bile ölçemem bunu biliyorum bir şeylerin değişeceğine inansam ahh! bu kötü kovalamacılık ve ateş yaymacılık ve ateş vermecilikten en çok ben yoruldum insanların duyarlılık ve bilgi ediniş-yöneliş biçimlerini sevmiyorum bilgi ile ilgileniş biçimleri de bilgime-bilgiye ve olmak istediğime ya da öyle olmasını istediğime !; bunun önünde engel yaratmayacağım artık herkesi ben tek tek değiştireceğim ve kendimi anlara dönüştüreceğim cümleyi ve cümleleri tam kuramadım ve düşüremedim ama bireysel bir olum-bireysellik karmaşadır kendim olamayacağım, olmadığım ve ben diye birinin diğerleriyle bağsızca tek var sorumlu -özerk- kendini yapan olan ve yaşayan olmayacağı sonucunu ben pek çok kez ürettim her ne kadar arada ben diye birinden bahsediyorsam da tüm bunları anlamıyorum ve yapılandıramıyorum ondandır tek başıma kendimi ya da bir şeyleri yapan olmayacağım gibi beni yapanın da ve olanın da durumlar ve başkaları paylaşımı olması gibi sancılarda çözümsüzüm hep.. Na Campbell-mcbride ve diğerlerimize... |
-olmak yalnızlığı-
- şimdisel doğaçlama -anlık-sal yazılıp taşınmıştır... -
olmamakın olmadığı yerde olmamakın varı gibiydim olmayan gibi, ..olmayan -var- gibi...ydim... ben oldum mu? var mıyım? beni doğrula ve beni sar beni kuşan, kuşat beni ne istersen onu yap beni ne istersen onu yap yıkma beni çok yıkıldım ben artık yıkma beni dur acıyorum ve derin acımalarla öğürsüyorum ve boğuluyorum şimdi kalem kırdım ve yeniden çatladım eskisinden daha iyi çatladım -bulundum -olduğum yerde bulundum.. bulunma hallerimi giyindim onlardan bir ara soyundum gibi olsa da, onları yeniden giyinip soyundum ve giyindim... gibi oldum... bildiğim ve olduğum herşeyle çatıştım oluşarak yeniden çatıştım çatışarak yeniden çatıştım ve bildiğimi yeniden çatıştım ve bildiğimi yeniden çatlattım bilgimi bilişimi yeniden yeniden çatırdattım ve bildiğimi eskisinden daha iyi çatlattım kimliğime baktım ve kimliksizliğime de baktım bakışıma kanat tuttum taa bakışıma bakmaya yeltendim kendimi çatırtılarla yeğittim ve çatlattım ve böldüm onun içine de baktım bakmadığım yerlere de bir daha baktım heryere baktım herkese sordum ve onu bunları bir daha patlattım ve onların içlerine de baktım ben yoktum ya da nesnedeydim-nesnedeydim nesneldim-apaçık nesneldim.. ben nerdeyim siz kimsiniz bana haber verin kendinizi bulduğunuzda beni bulduğunuzda benim nerde olduğumu bana da gösterin ve haber iletin - yere bir göğ patlattım kendi çukurumda ve boşluğumda yerler-gökler açtım ve patlattım ve yer içinde yer gökler yeni gökler açtım ve gövledim gök içinde yeni gökler açtım ve yerledim gövlemeleri de gövledim, gövleyişlerlide kılışlarla gövledim aslına bakarsan bu gövleyişleri de kılışları da gövleyişler ve kılışlarla sonsuz uzamladım ve hareketledim gövlerin içine de baktım içlerine de baktım ben yoktum yoklamamı yaptım sen nerdesin ben nerdeyim beni ve seni buldun mu oldun mu şiiri dörde böldüm dörde bölüşleri bi daha sekize yardım yarışları yardım ve yarışları yarışlarla sürdürdüm ben orda yoktum sen beni buldun mu sen de beni buldum mu sen de beni oldum mu, ben gökyüzünü esini şaha kalkar duruşlar durur yerinde nesin denilen sonsuz yazım çemberi ve üretim sonsuzluğu kalem-nesin tutmaz yazan kendini bi daha yazmaz matematik yazmalı düşleri ve şiirleri matematik ile söyleşmeli içinde matematik diye bir adam -güneş gibi gökyüzü ve yer- kurmalı yalnızlık varsa matematik ile söyleşmeli yalnızlık varsa,matematik yardımlaşır yardımlaşkan ve yardımlaşıcıdır matematik adamı-matematik insanı matematik yoldaşlık kurar sonsuzluk çemberinin sayıları ve sayısızlığı matematiği susturuyor ya da sorusuz ve soru-ş-suz kendi kendine konuşmaz matematik sorular matematik'i konuşturur ve onu yapar üretir bu yüzden sorulara ihtiyacımız var, çok fazla soruya matematiği biz konuştururuz bu yüzden bilmeden en önce soru-ş-lara duyu-ş-lara ve tabi ki özgün meraka da ihtiyaç var -duyarız ne istediğimizi matematiğe söyleriz, matematik ile düşünürüz ve matematik ile konuşuruz ve ne istediğimizi matematik bize sağlar |
"cazca"
post beş-e bir cover
"kendimden bıktım" üstümden dökülen yalnızlık her yere attığım ve bıraktığım kendim parçaları oralarda buralarda unuttuğum parçalarım gençken umutluydum ve hissederdim yaşlandıkça uyuzlaşıyor muyum ne? hayallere dağıtılmış olamamalar ve yapamamalar hayaller sislerdir olamayıp ta kaçırdıklarım, yapamayıp ta ertelediklerim beni takip ediyorlar beni boğup ele geçiriyorlar yaşamımı çalıyorlar hayaller beni takip ediyorlar hayaller beni bezdiriyorlar istemeler, olamamalar ve yapamamalar isteklerimin canına okumalıydım onlar benim canıma okudular kendimden bıktım kendimden bıktım kendimden usandım kendimi atasım geliyor bedenim diye tuttuğum şey ona bakıp bu ben diye bakıp onadığım; onu değiştiresim tutuyor ve bunun kendi olmayası tutuyor şiirin cazı varsa o ben olmalıyım şimdi ona bakıyorum bu bene bakıyorum hayattan bezmiş kendini bezginliğe ve vazgeçmeye asmış ve de terketmiş ve içi de pekçe geçmiş darmadağın darmadağın herşeyi bu olumu onaylamıyor bu varlık durumunu ve kendini sevmiyormuş-beğenmiyormuş ben kendim dediğimde bir ağacı gösterir gibi olmalıydım sanki tanrılara karşı kendimden utanıyorum tanrılara meydan okumalıydık bu utançlar beni gizleyen diğer şeylere ve öteki benlere sosyal olarak yetemiyorum sanki bir boşlukta kendim diye bir şeyi şu anki ben ,o kendi yokken, tuttu da kendi yaptı sanki kendimi ben yaptım ben dediğim o şeyi saklamam sonra söz ve düşüncelerle onu yüceltmem ? bir domuz kılığında olsam oraya buraya toslamamı kisme umursamazdı bugünkü duyumsamam hayatım için oldukça yeni bu ilk ve yeni duruyordu bunu hayretler içinde izledim aslında böyle bir şey ummuyordum kendimden kendimi çekip çeviremem varoluşumdan/kendimden çekiniyorum/utanıyorum ben denilen şeyi boşluklarla değiştirmeli bu ben denilen yanlış ve ödünç bir ayakkabıya sahip olmak gibi bir şey ya da bu yaşlı ben denilen çoraplarının delik olması gibi; kendimden bıktım kendimden bıktım kendimden usandım kendimi çarmıha gerdim kendi çarmıhıma kendimi astım kendimi öldürdüm çöp kutusu gibi adamdım hayat boktandı herşey değişmeliydi ben değişmeliydim -yeniden düzenlemeye mannish boy muddy waters eşlik ediyor |
"ortadoğu jazz"
anlıksal-şimdisel doğaçlama ve hızlı özgün caz denemesi, cazatma denemesi
eşlik eden ritimsel caz la düşünülmüştür.. -digit, gezi, altmışsekziler ve diğer şeyler anısına- cibran-a ek.. "ortadoğu jazz" -variations- -dolaşmalar -gezintiler -tınılar -ilk bahar bir zamanlar üşüyordum bir zamanlar yap-yalnızdım bir zamanlar da kayıptım çok acı çekiyordum o kadar acı çekiyordum ki ben bu kadar acıyı ne yapacaktım bilmiyordum sokaklar bomboştu insanlar vardı ama benim için boştu hiçbiriyle konuşamazdım konuşulmasını istemezler ne anlatacağını umursamazlar yüzlerine bakamazdım hepsi işindeydi gücündeydi hepsinin kendi dertleri vardı onlardan olmalısın seni sevmeleri için onlardan olmalısın konuşmak için tanışmalısın insanlar tantanalıdır dünyada yapa-yalnızdım bu yalnızlık boğucuydu beni sinir ediyordu ne yapacağımı da bilmiyordum tek başıma içime sıkışmıştım kendimin içinde yalnızdım kendimin içine sıkışmıştım içim dapdaracıktı kendimin içinde daracık bir yerde yaşıyordum ve yalnızdım kendimin içine iki kişi sığdıramam kendimin içi yapyalnız içim boş gibi içimdeki benle ilgilenmiyor kendine bakmıyor kendine bakmayı bilmiyor içimde tek ben varım bu ne üzücü capcansız sıpsıkıcı biri onunla vakit geçiremiyordum başkalarını arıyordum kafamda sorunlarım vardı bom-bok sorunlar kafamda çok fazla sorun vardı kimseye anlatılamaz sorunlar hep beni boğuyorlar beni ele geçiriyorlar ve benim vaktimi harcıyorlar -çalıyorlar yaşam tantanası kaçıyor yarın işe gitmeliyim bundan nefret ediyorum kalkmak istemiyorum bi daha yatmak istemiyordum işe gitmek için bir daha hayata kalkmak istemiyordum şarkılar çalmalıydı dışarda müzik olmalıydı sokak canlı olmalıydı insanlar ruhsuzlar ve insanlar üzücüler fazlasıyla can sıkıcılar beni hayattan bezdiriyorlar canımı ve hevesimi kaçırıyorlar beni anlamıyorlar işe gitmek tantanasından bıktım ne için çalışıyoruz kimler için bu boktan hayatı her gün yeniden kurmak için mi? bu salak ve ebleh toplum yumağı için mi olmak bile istemiyordum işin ben ..gelmişini bir de geçmişini bu ne biçim yaşam diyordum bu ne halttan bir yaşam bununla nasıl başedilir nasıl olunur bunu sevmiyorum bunu istemiyordum ve bu olup bitenleri evet sevmiyordum onaylamıyordum kendimi parçaladım içime bölünüp azalıp durdum kendimi azalttım kendimi kovdum kendimle kapıştım kendimle o kadar kavga ettim ve çatıştım ki kimse bilmez ben biliyorum sorunlarım beni boğuyordu sorunlarımı kimseye söyleyemiyordum sorunlarımı çözemiyordum istesem de içimden atamıyordum istesem de onların üstesinden gelemiyordum yalnızlığa iki kişi sığmıyordu kalbime bıçaklar saplanıyordu öfkeden kuduruyordum beni üzenlerin canına okumak istiyordum hepsini parçalamak istiyordum öfkeden üzerlerine yürümek istiyordum onlardan -sizlerden intikam almak istiyordum size tuhaf şarkılar ve yeni bilimler ezberletmek istiyordum sokakta jazz yapmak istiyordum beşinci senfoniyi çocuklarla birlikte söylecektik ve bilgimizin ışıkları karanlıkta yol alacaktı ve bu ışıklar ve bu yollar bizi mutluluğun kucağına götürecekti Ellerinde ışık parçaları olan adamların yoluna sokak hoparlörlerinden beş vakit çocuk gülüşleri yayınlatacaktık her gün kulağıma çalan şeyden nefret ediyorum ve bunu size söyleyemiyoruz çünkü kızma biçimleriniz var çünkü bizi anlamama biçimleriniz var bu yerde saklanamam gerçeği parçalamanın bir yolunu bulacağım gerçeği açmanın bir yolunu bulacağım hayallerimi yıktınız hepinizden yeniden nefret ediyordum beni umursamadınız beni sevmediniz buna değer vermediniz bana değer vermediniz beni dinlemediniz beni umursamadınız ben burdaydım insanlardan ve sahte boktan hayatlarından evet nefret ediyordum gerçeklerinin canına okumak istiyordum gerçekleri kafalarına paramparça etmek ellerinde ki sahte yaşamı alıp kaçmak yerine çocuk gülüşü koymak akıllarına girip akıllarındakini çalmak istiyordum belki yerine boşluk koyarsam ve kafalarının içini boş bırakırsam düzelirler oraya yeni bir şey doldururlar oraya-oralara boktan şeyler yığmışlar onlarda beş para etmez bağırmak ve haykırmak istiyordum sokaklarımda isteyeceğim gibi şarkı söylemek ve buna kimsenin aldırış etmemesi, karışmaması yaşlı teyzelerin gülmesi ve selam vermesini bekliyordum işte bura benim kentim benim kentim dediğim yer benimdir ve ben kentimi alırım ve ben kentimi kendim kurarım kentimi sizlerden geri almalıydım onurumu da burası benim de varlıkyüzüm siz boktan yaratıklar kıçınızı kımıldatın sizi sevmiyorum buna değer vermiyorsunuz bir şeyleri değiştirmeye ve kımıldatmaya önem vermiyorsuunz hep aynı boktan pisliği ve tantanayı her gün yeniden aynısı yeniden yaşıyorsunuz bunu nasıl yapıyorsunuz hayatlarınız kurulmuş hayatlarınız ezberlenmiş yaşamalarınız bozuk ve bok gibi ve içine etmişsiniz zaten herşeyin bunu nasıl başarıyorsunuz insanları sevmiyordum gerçeklerini ve yaşamlarını başlarına yıkmak ve canların okumak istiyordum sizden nefret ediyorum duygusuzsunuz d,inlemiyorsnzu herşeyiniz sahte açık olanlar saklanıyor ve gizleniyor beni umursamıyorsunuz sokaklarınızda bok gibi yalnızlık dolu dışarısı bok gibi hiç bir şeyi düzeltmiyorsuunz yaşamıyorsunuz ulan yaşamıyorsunuz pislik gibi yaşıyorsunuz birbirinize değer vermiyorsunuz kelimeleriniz bok gibi yapmacık durumlarınız da öyle suratlarınıza haykıracağım kalplerinize kalplerini tutuşturaağım içinize gireceğim içinize sızacağım kapınızı çalacağım size tek tek vuracağım kalplerinizi bulacağım nerede olduğunuzu ve kalbinizin ve düşüncelerinizin nerede olduğunu bir yolunu bulup bulacağım onlara ve size ulaşacağım ve canınızı yakacağım canınıza okuyacağım çocuklarınızı özgürlükle kandıracağım onlara gelecekçilik öğreteceğim onlara yeni müzik öğreteceğim onlara yeni şarkı söyleteceğim onlara özgür matematik yeni blimler kuracağız ve yeni şarkılar öğreneceğiz size hiç benzemeyecekler kuramlar kuracağız ve üşenmeden yazacağız hepinizin canına okuyana kadar bildiğiniz ve olduğunuz herşeye ve tüm değerlere küfredeceğiz tanrılarınızı ve yalanlarınızı başınıza yıkana kadar durmayacağız özgürlükyüzü' nden düşyüzü'ne... işte benim çağım geliyor işte haykıracağım hadi bana yalanlarını getir hadi bak onların nasıl canına okuyorum çocukçayım ulan çocukçayım ve korkmuyorum tantanızdan bok gibisiniz yalancısınız ve iki yüzlü düzenbazlara benziyorsunuz birbirinizden ve benden saklanıyorsunuz herşeyi alıp satıyorsunuz sizden korkmuyorum çünkü yalancısınız döneceğim daha çok yazacağım çünkü daha çok aylancısınız ve beni kandıramazsınız gidin kendiniz kandırın yalanlarınızın ve sizin canınıza okuyacağız bekleyin -- mutsuzluk yüzünü hepberaber terketme-k için gelecekyüzü kentinde mutluluk arayışına digit-in şarkısı ve digit-in gelişi öncesi... yeni şiir ve yeni -özgür- dil arayışı özgür ifade arayışı özgün formasyon dolşaması yeni nesin başlangıçları ve aramları duygusal ifadeler canlandırması oryantik oryantalist kapalı dil ve anlam arayışının -içsel saklanmanın kırılması istenci anlamın çıplaktılaştırılması ve yalınlaştırılması anlamın ve anlatımın çımçıplak olması istencine çıplak ruhlar ve bedenlere geleceklere özgür geleceklere |
şimşek ve fırtınadan aldım suyumu geliyorum!
Anadolu ateşler yak! geliyorum o fortuna! gelen uğultuyu ve gürültüyü (altta kaynayanı/şimşeği) burdan duyabiliyoruz! -/hissedebiliyoruzm bu çakan şimşekler zafer nidalarıdır! zafer adına kanayan/kaynaşan/kaynayan uğultu ve göğün göğü yenmesindeki şimşekler -akşışlar... olurdayış, yapımdayış, yapızdayış (yapışlayış ve oluşlayış sırtlanma) sesleri içinde çığlıklı araziler, bükülümlü kırılganlıklar -rüzgar senfonileri ve tohum bakışan şimşekler aşkına! o fortuna! ışığın ışığı yakmasındaki kadercilik şiarı... yolsuz yol açık durup dinle yolcu! bu eylendiğin toprak ve yeryüzü bu olduğun sen ve ben hiç olmadığı/olmayacağı kadar rüzgarlı bir uğultu ve çarşaf çarsaf serilen gökyüzü/içyüzü rüzgarları dalgalanmalar-dalgalanmalar-dalgalanmalar şiarlar göğe dalgalanarak şiarlaşıp şafaklaşıp saçılıyor istem açımları ve perçemleri rüzgarları yüzüyor göğyüzünde yenilik sefaları da cabası ... |
böyle (bu haliyle) bi kıymeti yok ve olmayacak gibi -kimi şeylerin.
bi şeylerin ilk söyleyenleri ya da az söyleyenleri olmak zor gibi. zor yorgunluğu ve zor yorgunukları da alınganlığı artırıyor sanırım. ve kendini kaybedip gitmeyi dağıtmayı da belki...elinde resim yapılacak çubuklardan vardır ve ya resim yapacak kimse yoktur ya da herkes bunu kafa kaşımak/karıştırmak için kullanıyordur.. yorgunuz ve üzgünüz benzeri ey benzerim unutma bizi!!! bunun gibi bir şey güle güleyin!!iz__ kısa bir ara ve uydurtu da bakım çalışması |
NEŞEYE ÖVGÜ/NEŞEYİ ÖVÜŞ
(sen ey tanrısal kıvılcım/ateş) (sen ey varlıksal tutuşma/varlıksal ateş) Sen ey yangınlar ateşi/alevi sen ey çığlıksal tutuşma ey varlıksal tutuşma/tutuşum sen ey göksel bunalım (sen ey göksel/yersel kimlik bunalımı) (sen ey olma bunalımı) sen ey kimliksel bunalış bu gökyüzü ağlıyor çığlıklar atan yeryüzü bizi sayıklıyorlar çığlıklar atan yeryüzü bizi sayıklıyorlar gelip gidiyoruz buraya olup duruyoruz aynı şeyler Sen ey varlıksal diğer yarım kadın adı alan benliğim sen, büyük düşün umudu canlı kimliğimsin benim Biz kutsal oluğuna gireriz orda ararız gerçeği Biz kutsal oluğuna gireriz orda ararız gerçeği Geleneklerin çizgileri Hep bizleri farklılaştırır Daima kavuşuruz hep insanlık gölgesinde Birlik kalın/olun ey insanlar Bunu bekler güncemiz Bu dünyada her şey akar En son sana dost/luk kalır (En son bize oluşum kalır) İnsanlığa Doğruluğa Göğsünü aç korkmadan Özgür tutun varlığına özgür şöyleşmek hakkın Özgür tutun varlığına özgür şöyleşmek hakkın Özgür olan varlıkların özgür yaşamı kayıp Özgür olan varlıkların özgür yaşamı kayıp Özgürlüğe sadeliğe göğsünü aç korkmadan Özgürlüğe sadeliğe göğsünü aç korkmadan Geliyoruz gümbür gümbür Geliyoruz gümbür gümbür Bekleyiniz bekleyiniz -- Catulli carmina'ya benzettim biraz kayıp halka... *SCHILLER von kayip -- NEŞEYE ÖVGÜ Neşeyi /varlıksal coşkuyu övüş -- Gökyüzünün çocukları niye yalnız yaşıyor Ayrılıkların insanları niye birbirine bakmaz Empatinin sihirli kılıcıyla savaşacağız Empatiyle yaralayarak vuruşacağız sizinle Sen ey varlıksal coşku Sen ey varlıksal neşe olmak denen zorbalığın yangınında yürüdüm olmak denen meşakkatin kimliğini büründüm dünya diyorlar adına bir saçmalık yer burası kanımızı içiyoruz doymadık daha biz buna ayrı yüzlü insanların birbirine bakışı - NEŞEYE ÖVGÜ Neşeyi /varlıksal coşkuyu övüş/varlıksal çokluğu ve farklılığı övüş kimliksel çokluğun sevinci olmasal farklılığın/farklılıkların/farkların ve kimliksel çokluğun/kimliksel geçişlerin ,çoklukların ve farklılığın övülüşü, övülüşü ve sevinci ana tema.. varlıksal çokluğun sevinci sen ey benim diğer benliklerim sen ey benim diğer varlıklarım sen ey benim diğer yüzlerim sen ey benim kadın kimliğim sen ey benim taş oluşumum sen ey benim senfoniye dönüşmem sen ey beni matematik olarak ifade olmam gibi... benden farklı bulmak/benden farklı ben bulmak yalnızlığın aşılmasının övülmesi kaynaşmanın övülmesi -- aynı şeyin varlıkları olarak birbirimizmişiz meğersek gibi... - - - - - - -- -- -- Sen ey varlıksal sevincim sen ey varlıksal sevinmem sen ey varlıksal kuşanmam rönesansım/değişimim /adım ile buluşmam/bulunmam gerçeği sen ey kendimle buluşmam Sen ey kimliksiz kimliğim sen ey kendimsiz kendim/liğim yalnızlığım nerede -kayıp/yitik olgum nerede ode to joy -neşeye şaşkınlık/neşeden şaşkınlık sen ey kimliksel buluşma sen ey kimliksel kapışma sen ey kimliksel sevinme sen ey olgusal bakışma/sevinme sen ey kimliğe övgünlük sen ey kimleşmeye/kimlişmeme saygınlık/saygım sen ey diğer kimliğime de saygım sen ey kimliksel görelilik sen ey kimliksel izafiyet sen ey kimliksel geçicilik sen ey kimliksel oluculuk-oluşum bizde ara gerçeği bu dünya da herşey geçer en son sana yaslanır /en son sana ve bana yaslanır (gerçeklik) gerçeklik budur ararsan koşarsan eğer onun yoluna başka türlü gerçeklerin hep yarımdır haberi biz insanız sen insansın ner-de bunun sonu- cu sen ey kimliksel taşkınlık biz de ara gerçeği bu dünya da herşey geçer en son sana biz kalır bu dünya da sen de geçer en son sana ben kalır bu dünyadan geçenlerin bir gerçeği farklılık farklılıkarın kimlik kapışması oluşumu dünya neyse gerçek hani diyorlar eis aiona,! Sen ey varlıksal kuşanma Sen ey varlıksal/tutuşma sen ey varlıksal korkuşma/korkaklık dağıl git yakamdan.. rahat bırak bizi -vakit var koşmağa Sen ey varlıksal özgürlük beri koş bana sen ey özgürlükler bilişi yolumu aydınlat/kuşan/kuşat geleceğimi/olacağımı sen ey varlıksal özgürlük doldur geleceğimi ve -gerçeği- bizi yalnız bırakma sen ey birlik-telik ateşi ve ışığı bize yol göster sen ey ayrıların kardeşliği ilkesi sen ey ayrıların uçurumu/uçurumluluğu ontik kaderlerin kesişmesi ilkesi bize ol göster/ (algıda) seçicilik yarat bizdeki ten g-ayrılığı uçurumu keskin kaderlerin buluşumu sen ey varlıksal yangınım/kuşanmam biz de arat gerçeğimi bizde buldur gerçeği sen ey varlıksal oluşmam/kendimlik giymem sen ey benlik/kendimlik duyuşum sen ey paylaşılmam sen ey yalınlık bölüşküm sen ey acıyı kaldırıp atamayışım sen ey bu sesleri ve tantanayı durup/durdurup aşamayışım bize koşamayışım sen ey bizi anlamayışım ... aydınlığın çocukları ileriye yürüyor neşe ile bağlı geçmiş/gelecek bizi çağırıyor koşuyoruz ovalarda ışık açan alınlarla yollarda kuşanmış bekliyor gelecek mutluluklar koşuyoruz oluğuna....şaka.... sen ey varlıksal mutluluk |
üzerinde empati yazan bir ilaç insanlığa dağıtılmalı..
evet eczaneler de 'empati' 500 mg satmalı.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
ve aydınlanmaya doğru bir piramit ama piramitin tepesi yüksek tabanlı ya da tersi_ ve oraya empatiden den de geçişler var_sıçrayışlar var gibi desem olmayacak ama aidiyetler/sahiplenmeler ve kimliksel faşizm kuramı/kuramları tersinde çok bilgi var... bu görülmüyor... empatinin kendi yargılanmamalı. bazıları çaylak ondan oluyor. çaylaklığı kabul etmek iyi bir eğlence... ben çaylağım... bu da bir yol.... bazı çaylaklar faşist adı alıyor/ faşist yetersizlikleri var ama yine de onların... empati 500 bulunana ve icad edilene kadar felsefe 1000 mg yazmak gerekiyor ya da matematikos 300.. |
deyişler ve serzenişler I
denemeler/akışlar koştum keşfettim yapmak istedim bir hayatta herşeye yetemem kendime de yetemem başkalarına da yetemem -yetinemem akıştan, akış içinde olmaktan, doğal olarak olanlardan, kendinden akandan, haz, mutluluk, uyum, benlilik/bencillik, uyum ve bütünlük duymalıydım.. şimdi beni olmayan bu oluş şimdi beni ortaya koymayan şeyler beni çekip çeviriyor/beni oluyor sesim soluk ve kısık beni çekip çeviren endişeler ve diğerleri, diğer şeyler, olmayanalar, bunlar hep tantana-hep endişe, hep kayıp kayıp yüzyılları, akışsızlık uyumdan ve bütünlükten haz almalıydım/duymalıydım beni bütünleyen ne? şimdi sıkıldım kendimi olamıyorum/varedemiyorum beni koşullar sürüyor oluşsuzluk, yapışsızlık ve sürüme/sürüyüş oluyuşta bir yol -arıyor-d-um zamanı ve olanları anlamıyorum aktarılan her bir söz bir safsata ve bir yalan kalbin sözleri değil gerçek gözlemler değil çekip çevrilen endişeler oysa çocuktuk! hepimiz! oyun oynuyoruz burda birbirimizi ve hayatı ele geçiriyoruz birbirimizin ve hayatın içine geçiyoruz, çıkıyoruz endişeler bizi sömürüyor endişeler bizi çekip çeviriyor -bizi- sürükleyip götüren şeyler-den oluyor olamayışlar ve ah o yapamayışlar bunları kim yüklenecek sırtına! kadercilik bir tuzaktır endişe de öyle - kayıp zamanlar etiketi şimdi gitmek vakti demiyorum çünkü boşluklar var onlar nasıl dolacak! onları kim (ve ne) dolduracak! direneceğim de demiyorum ve hiç bir bir şey bilmiyorum (olmaktan-olmak hakkında) hem bir yere gidemem, nere giderim? ki! kendimi tepik bir çağıl gibi hissediyorum/hissediyordum... yersiz yurtsuz bir boşluk... -gece, iz- sonat- kelimelerin büyüsüne kapılıp kelimeleri aradım onların seslerini çağırdım düşünceleri çağırdım kelimelerin kalbini arıyoruz... düşlemler iki büklüm... |
Sabahlar her gün yeniden varolmak gibi
Apağır sabah-lar İşe koşmak gibi dertler var İşin insan olmaksa bunun nasıl yapılacağı/üretileceği bilinmiyor İnsanlar ve insanlık (insan oluş) fabrikalarda yönergeler ve talimatlarla üretilmez Eylemler bir düzene konulmamıştır Sosyal sürtünme/yuvarlanma ve çekimler insanı oluşturuyor / küreleştiriyor -/içinde tutuyor İnsan bir süreliğine başıboş taşlar gibi , yanan ateşli ve ışıklı taşlar gibi gezebiliyor... Sonra bir düzene ve bir kalıba/şekle girmelisin İnsan olmaya uymalısın Kendine benzeyen bir gruba ve onun biçimine benzemelisin İnsanın biçimi yalnızlıktır/yalnızlık mıdır? Özgürlük nedir? Özgür oluş nasıldır? Var mıdır? İnsan parçacığı? kaç parçacıktır? ve nelere bölüşüp ayrışır? |
-Sessizlik İçiş-
Özgürlük bir çınlamadır beynimde uğuldayan .. Beyin duvarını zorlayan ve özgürlük bir ses parçası, acı parçası... İçinden geçip gittiğim varoluş boşlukları , kanat kopartan ileriye ve iyiye çırpınma ve yönelme istenci Bölüp durduğum yokluk Ağlamayan ağlayışın hıçkırıksı haykırışı Ve yarını bölen ve yarını ayıran sessizlik -Frederich Nietzche Olmayan'dan- Durup düşünebilirim bangır bangır Bangır bangır düşüne-bilirdik |
-Duyuş Parçaları/Parçacıkları-
Kelime parçaları ve ses parçaları ve duyu parçalarıyla oynadım Bölüştüm Acı içilmiş sessizliği ve yalınlığı haykırdım İçinde usanç döven istemenin ve yapma-olma istencinin çekiciyle hayalleri ufukları ve düşünceleri dövdüm.. (hayaletleri kovaladım) Bağır bağır bağırıyordum iç denen atmosferden/gökyüzünden/içyüzünden ve düşünyüzünden Parça_m parça_m yalnızlıklar dağıtıyordum/saçıyordum Ola-ma,mayı haykırıyordum Sessiz haykırışlar dağıtıyordum - Düşüncelerin güçlerini/yapılarını aklımın basıncıyla sıktım ve baktım onlara ve Yalın yalnızlıklar uçurdum... Dimdik düşündüm dimdik En uzağı ve en ağırı bir okka da -dik- düşündüm Yeknesaklıktan usanç Aklımın bakışları dimdik çarptı düşüncelere Şimşek sağan bir gökyüzünde Damıtılmış çılgınlıklar Genişleme ve olma basıncı İstencin titreşiminden saçılan bir yalnızlık -Frederich Nietzsche Olmayan'dan-2- Kendi yolumu yürüdüm yalnızlık giydiğim kendimlikte Üretim neferleri soruyor Benzersizlik değil ama benzere benzersizlik içinde Ses parçalarına ve düşünce parçalarına bir şekil vermem gerektiğini biliyorum Ses parçalarına ve düşünce parçalarına renkli biçimler vermem gerektiğini biliyorum Titreşin Titreşin Çakırdak bir dalgalanım Ses içlerinde ileriye doğru bir yolculuk Çığırtkan dalganın rengi Renk demetleri Masmaviye özlem Dumduruya özlem İç bir yüzey de dumduru sessizlik ve bekleyiş Rengarenk dağılan sessizlik Ton ton renkler sıcağı Sıcacık bir ses düşün Isıtan bir ses düşün Işık sıcağı, ışık ısısı İliklerini ve kemiklerini ısıtan bir sıcaklık Eklemlerine sızmış bir rahatlık düşün |
Bırakta hiç bir şey yapmayayım
Bırakta şuracıkta öleyim -Ritmik Düşünme--Ritmik , Düşünce, His, Ses Dışavurma- 'Bırakta Şuracıkta Yaşayıp Şuracıkta Öleyim' Korkuyorum Acıyorum Acıyor Yaşam Yaşam Acı dolu bir şey Yaşam, boyunca ağır-lık Yaşam kollarımda bir ağrı Yaşam kaburgamda bir baskı Korkuyorum Acıyorum Acıyor Yaşam acı, acı dolu bir şey Başedemiyorum Başedemiyorum diyorum Ağrılarımı, acılarımı tanımlayamıyorum Tanımlayamıyorum Tanımıyorum Kendimdeki yabancılığı Üzerime yapışmış yapıştırılmış içimdeki ağır hisler Üzerimdeki/içimdeki yabancılığı buharanı ağırlıklığı tanımıyorum/tanımıyorum Olmak ağırlıkları Çatışmalar Sağlıksız ve yorgun hissediyorum Kendimi kötü hissediyorum İçimdeki bu boğuşmalarla ne yapacağım bilmiyorum Bilmiyorum İrrite olmak Varlığı irrite olmak- edilmek Töhmet altında kalmak Varoluşuna sövülmek İstenmemek dahil Tüm yorgunlukları çektim çekiyorum Güçlü görünmeye çalışmak Güçlü görünmeye/davranmaya çalışmak Saçmalık Olamıyorum Kaldırmıyorum Yaşam bana ağır baskı Üzücü ve yorucu geliyor İnsanlar ezici, yorgun ve sevgisiz Kaburgalarımda bir yabancılık Bir yabancı ağrı Bir ağırlık Sırtımda endişeler Yaşamla boğuşma Başkalarının içsesiyle ya da varlığımla çatışmasıyla çatışma Çatışmalarla boğuşma Varlığını huzursuz eden biriyle boğuşma Otoriteyle Akıl verenle Seni güdenle Bağımlarınla Herkesle herşeyle bir an da ve bir yandan boğuşma Kurtulmak Kurtulmak Tehlikesizlik Tehlikesizlik Mutlu bir güven Sonsuz bir ışık Deneyimlemek istiyorum O yerde yabancısızlık Varlığına batmayan hiç bir şey Ve şiddetsizlik Ve şiddetsizlik Hiç şiddet olmaması Kendimle barışık Kendim ağırsız Hiç şiddet olmaması deneyimlemek istiyorum Dayanmak Dayanmak istemiyorum Tüm bunlar gelsin geçsin Tüm bunlar kendinden olsun İçimde kusmuk gibi bir şey olmasın İçimde töhmet olmasın Töhmet yangını Suçlanmak Yargılanmak Sorumlu sayılmak Bıktım Bıktım Kendimi tutup Kendi ağırlığımı tutup Kendi ağırlığımı öylece tutup .... Bir yerden emir almak Birilerinin bana bir şeyler söylemesi Yargılanmak Baskılanmak Hiçe sayılmak Değil senin değer kantarında tartılmak İstemiyorum Sen kimsin ki kim oluyorsun ki beni tartıyorsun Öz saygıma batan istemiyorum Öz saygım üzerinde otorite istemiyorum Özvarlığım/kendimliğim üzerinde otorite tartı yargıç istemiyorum (Sıfırım ya da herşeyim sana ne!) (Herşey ya da hiçbirşey hiçbiri ya da hiçkimse olmam seni ilgilendiriyor mu?) İstencim. istencim bağırarak haykıracak sessiz sesini Öz Saygım üzerinde ipotek, hırpalama, birinin söz hakkını saymıyorum Varlımlığım üzerinde söz sahibi istemiyorum Varlığım üzerinde töhmet baskı istemiyorum Yaşayamazsam yaşayamam sana ne Karışma bana Yetersizsem yetersizim sana ne! Sana ne! Yapamazsam da yapmam sana ne karışma buna Beceriksizsem de beceriksizim sana ne bundan Olmuyorsa da olmuyor kime ne bundan Dürtmelerle yaşayamam Bir gün değil her gün yaşayamam Değil bir gün özgür olsun her gün özgür Baskısız Ağırsız ağırlıksız Töhmetler olmadan Töhmetler batmadan yaşanmış günleri sayıklayarak Töhmetler hasta etmemiş günleri sayıklayarak İçini acıtan Canımı acıtma Canımı acıtma Sövme sayma yargılama Sana ne, sana ne Sana ne Sana ne bundan Benim varoluşumdan Git beğenmiyorsan başkalarıyla yaşa Başkalarıyla dertleş Başkalarıyla ol ve arkadaş ol Kendi bildiklerinle Kendi olduklarınla, kendi saydıklarınla ayrıl kendi yeni ülkene Kendi mücadelenle tartış Beni sen mi eğiteceksin Beni sen mi olduracaksın Sana ne benden Bırakta şuracıkta kalayım Bırakta bana ait olmayan, aitlik sahiplik iddia ettiğin bu çöplükte öleyim Bana ait bir yer göster bana Bana ait bir yer söyle Her yer senin mi? Senin yerin mi? Bana ne bundan Her yer seninse bırakta mutlulukta gideyim Benim olmayan yerlere Bırakta özgürce Ölüme kollarımı açmış, bırakta sıcacıkça kucaklayayım Benim olan yerleri arayana kadar Arayarak Bırakta şuracıkta kalayım Bırakta benim olan yerlere gideyim Bırakta benim olan yeri arayayım Canımı acıtmayın Canımı acıtmayın Benimle boğuşmayın Benimle boğuşmayın Sırtımda ağırlık, üzerimde yargı olmadan bir sabah Üzerimde baskı olmadan bir sabah Bir şeyler yapmak zorunda olmadan birilerine karşı dürüst paydaş bir sorumluluk Otorite çizelgeleri Sen kimin neyin sorumlususun Kendini de yaşıyor ve seviyor musun Kendini de yönettin mi İyi yönettin mi Nasıl yönetiyorsun Bence boktan bir yönetimin var Herşeyi karıştırıyorsun Sen sahip misin Sen ait misin Neye sahipsin Neye aitsin Kime aitsin Kime dairsin İçin nerde dışın nerde Kime içkinsin Neye içkinsin Neye dairsin Nedensin Nasılsın Niyesin Sen kimsin Kimsin sen, ben üzerinde hükümdarlık aitlik ilan ediyorsun Basıp gidebilirsin benim olmadığım yerlere Beni yönetememekten yorgunsan Beni yönetememekten yorgunsan Beni yönetemmekten bıktıysan artık Defolup gidebilirsin Sanat düşünmeliydim Barış düşünmeliydim Tüm bunlara vakit kaldı mı Coşku düşünmeliydim Neşe düşünmeliydim Umut düşünmeliydim Bilim düşünmeliydim Saygı düşünmeliydim Sevgi naziklik ve ılım düşünmeliydim/olmalıydım Acı ve baskı üzerime yapıştı Acı ve baskı üzerimi korkuttu Acı baskı ve korku üzerime yapıştı Öfkeyle çizdi Beni baskıladı Beni hiçlendiriyor Sabah sabah yaşayamıyorum boğuşmaktan-tartışmaktan Boğulmaktan içimdeki sorunların ve dertlerin içinde kaybolmaktan Dertlerin içlerinde kaybolmaktan Bıkkın yorgunum Üzerimde korkutma istemiyorum Töhmet endişe baskı ve korku odakları Varlığına ağırlık yapan, iten çeken baskıcı ve otoriter/totaliter kişiler/kişilikler -yapılar Her yerde otorite dolu bu bombok Ya benim ya o onun burda ne işi var Her gün biriyle itişmekten kakışmaktan bıktım Ne yapılacağını söylüyorlar Ne yapılacağını söyleyip duruyorlar Bırakta hiç bir şey yapmamayım Bırakta bu kimsenin işine gelmiyorsa bırakta şuracıkta -özgürce- öleyim Beni iterek ayağa kaldırma Beni iterek ayağa kaldırmaya kalkma bir daha Güçle kımıldamayacağım Bana dokunmaya iznin hakkın yok Şiddetini sevmiyorum Hiç bir şiddeti sevmiyor o-nay-la-mıyorum Bırakta bu kimsenin işine gelmiyorsa şuracıkta öleyim Bırakta bırakta şuracıkta öleyim Acı çekmeyeceğim İtilip kakılmaktan Ki sana direnmek zorunda değilim Bırakta şuracıkta öleyim Dokunma bana Bırakta şuracıkta öleyim Ekmek itişilerek, kakışılarak kazanılıyormuş bırakta verme bana Bırakta benim olmasın Bırakta şuracıkta öleyim İterek kakışılarak kazanışmış bir somun ekmekten bahsediyoruz onu daha fazla yemek istemiyorum onu daha fazla yemek istemiyorum Barışıksız dövüşle kazanılmış bok gibi ekmeğin Bunu sana söylüyorum Dengin güçle savaşmadan eşleşmeden ağrı yüklerinde, içparçalanmaları ve pişmanlıklarında, mutsuzlukta, tatminsiz arzu da kazanılmış bok gibi ekmeğin Arzu peşinde ve kayıp gün seni sürüklerken kazanılmış bok gibi ekmeğin Acı lokmaları boğazıma düğümleniyor Çocuklar aç Çocuklar sefil Çocuklar acı çekiyor Acı üzerime basıyor Acının da makulü, acının da masumu, acının da yasalı ve yasal sınırı/üst limiti olmalıdır Acının adili Acının da insancası bulunmalıdır İnsanın insancası bulunmalıdır Töhmet acıları, töhmet sancıları, bıktım yıkıldım, sancıdım, yaşaya yürüyemiyorum Bırakta şuracıkta ya iyiyi/doğruyu yaşayıp ya iyiyi -bunu- öleyim Kaburgalarımı ağrıtan endişelerden bıktım. Gün baskısı Lanet töhmetinden bıktım Lanet baskından bıktım Yeterince boğuştun mu Benimle yeterince tartıştın mı Beni tanıdın mı Beni ayırdın mı Beni saydın mı Beni öldürdün mü?.beni yokettin mi Beni yeterince yokettin ve öldürdün mü? Benden kaç tane öldürdün Benden kaç tane doğdu Herbirini yokettin mi Yeniden doğuyor muyum Doğuyor mu onlar yokedebiliyor musun Sonsuza kadar beni onları ve tüm sorunları Emir almayan itaat etmeyen herkesi herşeyi Yönetemediklerin doğacak Yönetmediklerin olacak Kendinle barışıksız Acı acı acı acı acı acı Bu ne kadar acı Bu ne kadar acı Ya bırakta şuracıkta ya bunu yaşayıp ya bunu öleyim Hiç bir şey yapmak , kımıldamak bile istemiyorum Bir şeyler istediğim olmadığı sürece hiç bir şey yapmak /olmak istemiyorum Bir şeyler istediğim gibi olmadığı sürece ben bunu olmak ben bu olmak sitemiyorum Burayı sevmiyorum ama bazen sınırlı değişiyor bu Ölmek ya da kalmak bile istemiyorum bazen Bunu anlıyor musun? Bunu anlıyor musun? Bunu paylaşıyor musun? Bunu paylaşabilir misin? bırakta şuracıkta ya bunu yaşayıp ya bunu olup ya bunu öleyim Bırakta şuracıkta yaşayıp , şuracıkta bıracıkta öleyim.. Yaşam bana bir baskı, üzücü ve yorucu/dayanılmaz (bir baskı gibi) geliyor, dayanılmaz geliyor... Bırakta ya bunu yaşayıp ya da bunu öleyim Ses Kaydı https://vocaroo.com/i/s1EMwLUu4RUW |
Empati & empati
(Tüm duygularımı yağgın yağgın, hatta ağlak ağlak buraya ifade etmeyi deneyeceğim;) Yaşıyorum; Buna yaşamak denirse; Mutsuzum ve tedirginiyim; Savaşıyorum, Savaşıyorum kendimle ve bir şeylerle; Savaşıp,didişip, boğuşup duruyorum tüm bu olanlarla Savaşıp,didişip, boğuşup duruyorum aklımdaki -içimdeki ses ve durumlarla Dünyaya/Dünya da tutunamıyorum ya da tutunamıyor gibi hissediyorum; zorlanıyorum hem de çok, çok üstü çok; -bazen- -kimi zaman-lar da- Acılara, korkulara ve endişelere göğüs germekte zorlanıyorum; Tüm bu olan bitene/bitenlere göğüs germekte zorlanıyorum; Endişeliyim; Hepimiz için, Ama belki (en çok) kendim için ve biraz da dolaylama diğerleri-miz için; (başkalarının yerine de kendime acıyabilir miyim?) Diğerleri.. belki siz, belki başka yakınlarım ve herkes tam bilmiyorum ama umut görmekte-umut kurup hayal etmekte zorlanıyorum hepimiz için; Güzel güçlü mutlu bir dünya isterdim; Savaşların olmadığı insanların (b_öyle) ölmediği çocukların oyun oynadığı, çocukların özgürce ama çok özgürce güldüğü ve (b_öyle) yaralanmadığı bir dünya isterdim; Ben her şeyimi verebilirim ama ben ne verebilirim ki; Kendime bile yetmiyorum ben; Mutlu bir nefes almak istiyorum bu dünyada; Mutlu ve tedirginsiz bi nefes, Bunu herkesten ve her şeyden istiyorum, Beni rahat bırakın; Beni acılarınıza katmayın bari, Bari bir şeyler yapın-yapalım; - Ne yapalım (ne yapılacağını) bilmiyorum; Ne yapılır nereden nasıl başlanır bilmiyorum; Savaşım (savaşma), en çokta kendimle savaşım ve tüm bu olanlarla savaşım bitmiyor, Bitmiyor çünkü dünyada mutsuzluk varken ben mutlu olamıyorum; bu yanlışsa doğrusunu siz önerin/söyleyin; hislerim böyle söylüyor-lar denedim çok ama bazen olamıyorum-yapamıyorum; Sanki; Ben her yerin ve herşeyin acısıyım; acı akıyorum; Sanki -o an/bazen- acı akıyor kanımdan; acı kanıyor içimden; acı acı, acı kanıyor içimden ve acı kanıyor içim; acılarım -acılarm -acılarım; acı içinde; acı içindeyim; Bazen_büyük bir keder ve neredeyse tarifi imkansız bir acı içindeyim; Korkuyorum; Korkuyorum; hem de çok; Hem de çok korkuyorum; dayanıksız; bilmiyorum ne yapılır; yardım edin; yardım edin bana lütfen; Bir bildiğiniz varsa söyleyin/önerin; Bir acınız varsa bilmiyorum; (ona da ne yapılır _ saygı duyulur) ne nereden nasıl yapılır ve olur herşey; Her şeyi ve herşeyi, herşeyi ama her şeyi değiştirmek isterdim/istiyorum; Sanki yeniden yapmak/yapılmak, ve sanki hiç olmamış gibi /olmak; Tüm bu acı akışının içinden kurtulmuşçasına ışığını görerek geçmek-çıkmak istiyorum; benim değilmişçesine olmak ben de dahil herkesin bu acıların içinde-n arınmış - unutulmuş, u-mutlu geçmesini-olmasını isterdim/istiyorum; Hepimizin ama hepimizin bir oyun oynamış kadar özgür ve açık tertemiz hissetmesini istiyorum burda-bunun sonucunda bu boktan dünyada; Bu hiç olmamış dünyadan, bu saçma sapan yerden, kurtulmak özgürleşmek istiyorum; acılarımın kanattığı acılarım, ağlayışlarımın kanattığı ağlayışlarım, bilmiyorum bitmesin- sürsün , Sürsün bu boktan herşey bitene kadar, Bir başkası acı ve acılar içindeyken ben nereye nasıl kaçayım, ona dokunamamışken, soramamışken, yardım edememişken, kendi yaramı onamamışken nasıl dokunayım başkaya-başkasına Hiç kötülük-kötü şey olmamış gibi yakındaş olalım istiyorum; Kan kan, acı acı, gözyaşı gözyaşı bilmiyorum neler istiyorum, bilmiyorum neden istiyorum; Belki ben dayanamıyorum kendi acılarım bitsin diye; Belki sevmiyorum ve umursamıyorum herşeyi de kendime ve size yalan söylüyorum, hiç bilmiyorum, cevabı kimde-ney-nasıl; Kalbimdeki bu burkuntu nasıl sökülür? nasıl sökülür? cevabı kimde? nasıl? lütfen biliyorsanız yardım edin, sunun,açığım; Hepinizden ve herbirinizden yardım istiyorum; Bitmesini istiyorum, bitmesini istiyorum hemde çok, hem de hemen , her şey bi oyunmuşçasına; bunların bitmesini isterdim Ellerim tertemiz öylece çıkmak, kanımı kendime silmek, yaralarımı onarmak ve sonra güçlüce bakıp herkesin ama herkesin yarasına bir bir dokunmak, bilmiyorum,bilmiyorum; Bilmiyorum sözlerim neden böyle, içimi eziyor; Sustumken konuştum, konuştumken sustum, ağladımken ağlamadım, Ağlamadımken ağladım; Ama gerçekten ve gerçekten içim acıdı, içim zorlandı, (sanki) dayanılmaz sınırlarda zorluklarda acılarda -içim- zorlandı; Kan kan delilik aktım; Yeri geldi kan kan doluluk, mutluluk ve neşe de belki aktı-m; İçimin acılarına bulutlar döktüm; sönmedi, susmadı; yardım edin; yardım edin; yardım edin; hepinizden, hepimizden ve herşeyden sonsuz -bir- yardım istiyorum; Ellerim kollarım açık, ne olur kuşat beni, sarın beni, ısıtın, yakın-yıkın ama iyileştirin beni; İyileşme istiyorum, Yollar-a koşmak, dağlara basmak, istiyorum Herkes ve her şey özgürce; koşmak istiyorum yaşamak istiyorum özgürce, dayanıklıca... 28.05.2014 |
Nefes almak;
Bu dünyada; Bir nefes almak; Bir nefes almak ama, Bedenin yeni yapılmış, -bir çocuk bedeni gibi; açıldıkça açılıyor ciğer, doldukça doluyor hava; hava ki bildiğin hava; bir makine gibi rahat ve doğal-incinmesiz; soluyorsun ağacın (gökyüzünü) doğal soluması gibi, nefes seni boğmadan; özgürce; gökyüzünü içmek gibi nefes almak; --- bu dünyada hiç bir çocuk, hiç bir çocuğu incitmemiş gibi, parka oyuna gelmiş çocuklar gibi; bu dünyaya bir an gelmiş/inmiş; vursanda kırılmayan oyuncaklar gibi, -çocuklar hiç bi şey olmamış gibi, olmuyor gibi; -çocuklara can vursan da kırılmıyor gibi; hiç bi acı yokmuş gibi, bir gün; bir nefes; --- gökyüzünden bal yapan/çeken arı gibi nefes almak; vermek; -- Bu şarkıyı şöyle düzenlemek istiyorum; Yaşar Kurt - Beyaz Şapka; Çocuk geliyor çocuk; Nefes alıyor çocuk; Çocuk beyaz şapkalı Nefes veriyor çocuk; 23.01.2014 |
ateistfroum da bütün hayatıma bedel'e yakın bir anı az önce hissettim yaşadım yakaladım (ya da bunun gibi hissettim demek ki tam emin değilim aranan bu muydu eksik ve boşluk var mı onda ama ) ve artık sanırım ölsem de gam yemem (lafında da boşluk var mı bilmiyorum ama varsa ilk fırsatta dolduracağız/çakacağız)
Kaç yıldır bugünü ya da buna yakın anları bekliyorum? saymadım, empati ya da dikkat toplamaya, dikkat etkinlğine yakınlaştım/yakınlaştık umarım yanılmıyoruzdur |
Bilgi ve Bilinç Nakli
Kuş ya da kelebek gibi hissederdim eskiden
İçimde artık o kadar kötü his ve pişmanlık izi var ki --- Yargılar doluşmuş Töhmetler doluşmuş İçimde artık o kadar kötü, karanlık, kabusumsu, tehditsi töhmetsi iz ve baskı, karanlık his ve yargı var ki İnsan ayık duyguları ve vicdanı ve için/uğruna direnebilir mi? İyi şeyler umarken olan şeyler, yadırgamalar, hayata tutunamama, kötü tutunma ve incinmeler, Bilinçsiz şiddet, töhmet dalgaları ve onların vuruşları, Kendini ve duygu değerlerini savunmanın cılız şiddeti, zaafın esrik şiddeti, mahrumiyetin ağır şiddeti ve tüm bunların bunalımı bunların töhmetleri üzerime yağıp düğümleniyor ve yargılar, yorgular duygusal baskılar ve duygusal şiddet Karanlık tuzaklar Karanlık ve bilgisizlik/bilinçsizlik çılgınca şiddet üretip çılgınca savuruyor, saldırıyor, Çılgınca bir şiddet çılgınca saldırıyor, yadırgıyor Ruhumu kapkara sarıyor İşte o kapkara aydınlıkta yol-iz arıyorum Kapkara bir aydınlıkta boğuşuyoruz Bilgizlik kapkara bir karanlıktan başkası değil Kendini korumanın ak alnı Ruhunu vicdanı değerlerini korumanın ak vicdanı Kendini aklamanın aklığı ve paklığına olan inanç Doğru bildiğini doğru yapmanın önemi ve vicdanı Yolum ışıksız ve karanlık Önüm düğüm mü? Çözmeye olan inanç yolum bağlı mı? Kara karanlıklar yolumu ve önümü kesip duruyor Güçlenmeliyim biliyorum bunu söylemesi kolay -Ruhumu baskı ve şiddetten ve töhmetten arındıracağım Değerlerimi sımsıcak aklayacağım Uğruna kabalaşılan ve kabalık püskürtülen yalnızlık esrimeleri ve püskürtülen kabalığın kaba yıkımı Yıkım kayıpları Doğruyu söylemenin vicdanına olan güvenç Yalnızlık döngüsü Ağır tuhaf esrime Ruhunu aklamaya çıkarken ve çabalarken yolda kalanlardanım Yolda tökezleyenlerden İyi şeyler umuyordum Bir insana bilinç nakli diye bir şey var mı yahu? Ya bilgi nakli Gerçekler ve direnç kendi ışınımını nakleder!!! |
Direnir, inanc boyle birseydir. Sasmamak gerekir uydurtu.
|
Biçimsel olarak altetme değil de, tam bir nörtrleyicilik üzerine durulmalı çalışılmalı
|
"aksi hiyyop hiyyopya"
aksi hiyyop hiyyopya aksi hiyyob hiyyobya benzeri ses kaydım
bu kaydın bir işe yarayıp yaramadığını ne işe yaradığını bilmiyorum dediklerimde ve yazdıklarımda samimi dürüst ve içtenim kaydın niye verildiğini tutulduğunu bunu neden yaptığımı bilmiyorum _belki iyidir diye ya da içsel istendi merak edildi diye algısal ses duydum diye yaptım yükledim ne işe yarar bilmedim haberim yok ben iyilik olsun diye yüklüyorum eğer öyleyse eğer öyle değilse yanıyorumdur ama ben iyilik diye yüklediğime eminim ne işe yarar bilmem bilmiyorum da bilmiyorum sadece bunlaroluyordu yapabildiğimiz içrek özel ses kaydı bu ne anlamı var inanın anlamı var mı _(_ney ney_)_ yok mu bilmiyorum aksi hiyyop hiyyopya aksi hiyyob hiyyobya SES KAYDIM tam yukarda yazıldığı gibi o sesi çıkarmaya çabalarken https://vocaroo.com/i/s1MLO0P6RYqn yapısalcı aksihiyyopya aksırın akshırın da hırın (gaz gibi ara gaz gibi araba sesi gibi ... hırın hırın hırrııın aks ıııııı fren aks ıııııı gyhgık fren aks hırın aksi hiyyop ... ıııııı ..... aksi gaz hiyyop fren... yani çok yavaş başlayıp birden hızlanıp gazlayıp tekrar hız kesme ses hızı düşüncedeki ses hızı aksi hiyyop diye bir bas bariton oo çok uzatılabilir:: bugün telefonun şarjı iki buldum yüzde 2 ve şarj almıyor yü<zde alti yakalarsam sarj edebilyorum oni bekliyorum bozuk ne olduysa oldi sonra bulunan kayıt olunan kayı_, wallah bu koşullarda bu kaddar-gadder olır olıyı DİGERSEL SES KIYDI KAYDIM https://vocaroo.com/i/s1IVwGB4BfSu https://vocaroo.com/i/s0nec9AK7ZWK (sanırım bu kayıttan tarayıcı penceresinde 4-5 tane yanyana açıp yankımalarıyla dinledik. diğerleri içinde denenebilir) "BUNU DUYMALISINIZ EĞER BEN YANLIŞ DUYMUYORSAM" Tam şöyle yapılıyor yeni sekme yeni sekme yeni sekme sonra gidip sırayla hızlıca hepsine tıklanıyor yanyana keşfediyorum nasıl keşfediyorum https://vocaroo.com/i/s1Cfk1GC63ai " BEN BÖYLE BİR ŞEY DUYMADIM ÖMRÜ HAYATIMDA " 10 pencereyle denedim 17 pencere deniyoruz olağanılmaz bunu dinleyin ama deneyin daha iyi yapanlar daha iyi yapsın ses uzmanları Aksi hiyya kurt ulumasına sarılmış dolanmış örtülmüş insan sesi gibi Bazen horoz sesi gibi İki perde Hıyyah ek Bı ya a ah Bıya ah ya a ağ Bıyyağ Byağhk Bıyaaağk Aksi hiyya ----> bıyağk (bı ya a ağk şeklinde) karşı ses Aksi hıyya bıyyak Aksi huyya Aksi hiyyu ooo vb Bı. ya a ag |
Tıbbi ve bilgisel bilişsel yetkin/gerçekçi yardım istiyoruz
Tüm ürettiğimiz karışıklığın nedeni bu Kurumsal bilgi, kurumsal tıp vb.leri Benim yaşadığımın aynını yaşayanlara (dürüst bilgi temelli) yardım edilecek, çözümlenecek bunu istiyoruz Durum bilgisel/bilişsel çözümlenecek istenen bu Paketleme usulüyle değil... Kimse paketlenmeyecek, etiketlenmeyecek artık Gizli karanlık boğuşmalar, korkular yok istemiyoruz bıktık Uyananı diyebiliyorum.. uyanan acı çekiyor ne yani ölsün mü? Dürüst ölümün yolunu göster bana İfşa et halkın içinde öldür kolayca ölelim gözgöze Gerçeğini realiteni tehdit ediyor diye paketliyorsun Uyanmaktan kaçıyorsun bundan oluyor Etki tepki bu Dışarda örgütlü bilgi yok anlıyorum Bazı durumlar sana korku, acı veriyor anlıyorum Bazı şeylerin yıkım ve değişimi hissi istenç ya da bilgi seni korkutuyor onu da anlıyorum Tarihsel sorumluluktan kaçanlar olabilir kaçsınlar Kaç yıldır dedimizi anlatamıyoruz Bir sürü insan bir sürü forumlarda parçalanmış yıllar yılı görüyoruz Onlarda derdini anlatamıyor Tersinde ise yardım bilgi/biliş ve tıp deneni biz kurumsallaştıracağız kurup kuracağız Yeni etik yeni bilgi Toplumunuz bok gibi kimse savunmasın Acıma/acımıza ya da çektiğime çektiğimize meydan okuyan varsa burdayız Yetkin demek bugünkü salatalıktan bilgiyi ve salatalıktan kurumsal yapıları aşan demek, gerçekçi demek Silah sanayine paraya dayanmayan demek İnsan onayan demek İyileştiren demek Geçiştirmeyen demek Savsaklamayan demek Tıbbi yardım alamadım alamadım Bilgi yok. bilim yok. tıp yok ki görmüyor musun? İyiniyet yok Konulan tanılar yanlış güvensiz bilgi yok insanı paketliyor Hastane hapsihane değildir İyi etme yeri Bak genç saygı bil öğren gelecekte saygı gör artık Korkun olmadın bilgin olsun Bilgi seni özgürlüğe götürecek Herkesi Yok o kadar Herşey yardımsız bok gibi Toplum dayanışmasız çürük yıkımcıl ve kendi içten çürüme ve yıkımda Benim yaşadıklarımı ya da bizim yaşadıklarımızı yaşamak istemezdin Bilmek bile algılamak bile istemezsin Bana hastane doktor yolu gösterene söylüyorum Bırakta birbirimize bunu yaşatmayalım artık Çoluk çocuğun elinde oralar, oralarda bilgi yok insan saygısı yok Rahat verin yer alan açın yeter İyileştirme kurumsal bilgi ve tıp yok yardım yok bitti Uyku bilgisi onlar bilgi değil Yok Bu kadar Senin bok gibi çağın bitti uşak (Karadenizde böyle derler) Aydınlanma Devrim bitti Aydınlan devir devret kuşağını kuşağına devret Küresel isyana çözüme ya da değişime yeniliğe vb.ne sürükleyeceğiz sizi Kimse kaçmasın korkmasın yılmasın öğrensin Bunlar kolay iyi ve herkesin çıkarına fayda getirecek Acı çekiyoruz Bak acı çekiyoruz diyoruz bunu iyi oku Bu acıyı senin ilaçların iyi etmez Bir de üstüne karmaşa çekiyoruz Karmaşa çekmek nedir bilir misin? Dürüst yardım demek bilginin yardımı demek Çarpıtanla savaşırız Nasıl savaşılacağını senin aklın felan almaz şimdilik bakar görürsün Dürüst yardım kurumsal bilgi bilgiye dayanan yardım Yadsınmamış Bu kadar Bilgiye dayanan bilgi Ne oluyorsa durum neyse o öyle Bilgiye dayanacak çarpıtmaya değil her şey olduğu gibi tanımlanacak Durum neyse o Bilgiye dayanan yardım çarpıtılmamış bilgi Ne oluyorsa olan olduğu çözümlenecek tanımlanacak Senfoniler dinliyoruz Çok iyiyiz Sağolun Bize bi şey olmaz Sevgi kavgası ve sevgi savaşı ve sevgi acısı diyelim Bil öğren koru Bu Kendinide diğerlerini de herkesi de herşeyi de koru kolla bu kadar Korkun olmasın gücün olsun Bilgi güçten gelir Herkesin çıkarını düşün ve eşitle eşit davran Yadsıma |
Ben tek değilim kendim değilim
Bedenimde beni bulamazsın Ya da ben denen yazan o bedende değil bulamazsın Benim öncüllerim (koruyucularım) var onlar adına yazıyoruz Bilmek istemezsin yeni insan bilmek istemezsin insan evladı |
"Birleşmeler" "Birleşimler"
"saçmasallık" bilimsel şüphecilik içermiyor
öğrenme geciktiriciliği içeriyor öğrenme geciktiricisi kullananlar var geç ve güç öğrenmek için öğrenirken daha fazla zevk alınıyormuş +++ "saçmasallıkçı yoruyor" kendi de yorgun düşecek açılmalı dürüst açılmalı biz herkesi kollayacağız o merak etmesin vazgeçmek yok ++%++ Arkadaşlar burada nasıl bir dağınıklık verdim ya da nasıl bir algı oluşturduk bilmiyoruz Şu klasik açıklamalarımı yapabilirim Sıradan bi adamken Kasyopya okudum sonra o foruma bu foruma gittiğimde tuhaf şeyler oldu Her şey kendinden oldu Hiç bi şey bilmezdim Felsefe bilgisi tabanım sıpsınırlı ve gençlik yıllarımdan kalma üç beş cümleden ibaret Ben felsefe ekolü değilim felsefe bilmem Bilgili, bilgi dolu değilim Hiç bi şey bilmem Pasifist bir insancılım özde ve duygularım çürüktür Sosyal iradem berbat Devrimci bir direnişçi felan değilim sıradan bi sekülerim Felsefi düşünsel ideolojik tabanım yok bu anlamda dünya görüşüm yok Öyle kavgaya koşacak biri değilim beceremem Eylemden korkan kaçan cılız biriyim Bırakın eylemi günlük hayattaki ufacık bir tartışma ve kavga bana göre hiç değil Ben bilim sanata araştırmacılığa soruşturmacılığa ve üretimciliğe gönül vermiştim İşim gücüm olmasa bir de karışan olmasa akşama kadar müzik dinler yatar ya da şarkı söyler felan yatardım Pokere dördüncü bile olmaz çünkü benle keyfi çıkmaz, tuhaf bulunurum. içine giremem. kendi derdime düşer kelebek kovalarım (dalarım giderim) sizi anlamaya çalışırım napıyolar bunlar diye .nasıl neye bu kadar takılıp kaptırıyorlar olurum Hayatımda hiç bir siyasi mücadele yok kelebek kovaladım ömür boyu ta ki şu son on yıla kadar Hala bunları siyasi bilinçle ve etkilerle yapmıyorum Siyasi kültürel bir tabanım da yok mücadelem de yok sıradan adamım Çabuk yıkılırım. duygusal olarak çabuk çözülür göçerim dağınığım... sosyolojik tabanım yıkıntı bağ yok hayatım dağınık öz kişi bu... Alıntı:
Nasıl bu çağda marks nietzche vb takip edilmeden felsefe yapılmıyordu Tüm düğümlerin ve açmazların ucu orada bağlı Bunu çözdük iseterseniz de sallamayın artık hala bunu bekleriz çokta zaman bekleriz hiç umrumuzda değil biz gösterdik açtık yolları kolladık yapacağımızı yaptık Alıntı:
Burası kamusal belleğe ve vicdana zaman zaman adanmış bir aktarım penceresi gibi işlev görme yolunda güdülenerek (ya da kendini güdüleyerek ve açarak aracı işlevi gördüğü -sosyal fenom) birleşimci algısı topladığı ve yansıttığı (yani çoklu kişi ve bellekbilinç yansıttığı) bu işi ve yazımları da tek başına yapmadığını ve yani buradan yazılan her söz ve yazılanların da tek kendine ait olmadığını iddia etmektedir vahiycilik şu bu değil..mistifike soslu insanlık değil Forumda etkileşenlerin toplam belleği olarak vb. ama eksik çünkü gelecek tanıkları? bilimsel bir izlek ve bilimsel bir fenomenoloji özel takibi açık bilimsel sorgu önerildi kavramı tanımlayan bana da getirsin burada ne olduğunu buraya açsın ve anlatsın en çok onun ihtiyacı var varsayan ve çarpıtan benim gibi olsun mu? benim yaşadığımı yaşasın ve çektiğimi de çeksin mi? başka sorum yok kimseye savunma vercek derdim yok bilim bilgi bilim bilgi bilim bilgi bilim bilgi bilim bilgi bilim bilgi bilim bilgi bilim bilgi bir yerden bir kişiden haber alındığı duyulduğu söylenmedi bu kadar neyse ney tarih çözsün bulmacayı Bir de ona göre bunu herkes yapıyor Hiç kimse kendi değil Bunu ısrar ve önemle de her fırsatta söylüyor. Kendi kişisi öznesi ve egosu burada tek bir katman olarak algılanıyor ve yazımlar o katmana ait bulunmuyor Arkadaşım burdan tek başına bir devrim ya da aydınlanma çağı ya da çağrısı iddia ve ilan etmiş gibi gözükmek istenmiyor Bunun iki sebebi var. Birincisi yukarıda yazılanlar İkincisi de yukarıda yazılanların karşı tarafta yapılanması ve anlanması önemi Durum bu da değil Çok kökene inersek herşeyin nendeni bireysel sorun ve açmazlara bağlı değil mi? Arzu İstemin kökü hareketinde kökü İstemsiz hareket eylem var mı? Kimse iyiniyet pervanesi değil. Tek başına değil. Tek başına değil bu demek. Bireysel çıkarlar demek bu herşeyin temeli bu değil mi? Ama daha genişte şu Kasyopyanın birleşme ve kanallama kavramlarının ikisinin bir karışığı Ordaki birleşme kavramı önemli ve bunu açıklayacaktır Kasyopya der ki bu istemeseniz de olur ve olacak "a" dan "b" den yansıması önemli değil doğal akış bu yani kader enerjinin akış yönü yani çevrim bu... amaç sonuç toplam -birleşim bu kişisel gelişim gibi bir şeye tutulmak saçma şu cümleyi vermiştim biz kendimize mi sahibiz evren mi bize sahip geri topluyor dalga açın okuyun sormayın abi dürüst olmak dürüst olmak dürüst olmak objektif kalmak olmak ve olmaya tutunmak objektif tanıklığa tutunmak bunu sağlar sürekli değildir işine gelirse değildir nasıl olacağı bilinmez kendi kooordine etmiyor fenom bilgisellik bunları açar açıklar çözümler bunlar saçmasallık adabı ve gerisellik karşıtsallık değil bunlar saçmasallık adabı iyi edep değil ve sen daha öğreneceksin demek sen daha yolun başında ya da henüz geridesin bizi bir dinle demek saçmasallık adabı sadece zamanı geciktirir,erteler daha zaman var saçmasallık net yadsıma içeriyor saçmasallıkçı öğrenmeli ve kendini açmalı tam açamamış olabilirim bilimsel eksiklerim olabilir verilesi en iyi yanıtları verdim kontrol ediniz bilgi ile kontrol ediniz sallamasyon ve olmaz öyle şey anlayışıyla değil açık bilgi kontrol şüphecilik bilimsel izlekçilik önerildi saçmalamış yazımlarım var tabi Alıntı:
Benim öncüllerim ya da bizim birleşimcilerimiz yani birleşimimiz (birleşiğimiz) var Birleşik yazdı Mesela nickim birleşik olsa peki şöyle Birlesik-Kisi Birlesik-İnsan Cogul-İnsan ya da nickim su olsa Birlesme-Penceremiz (sizler icindi) Aktarma Koordinasyon Kurumu ... Daha önce benzer forum temaslarında açılabilmek için kollektif bellekçilik, yansıtma penceresi, çift yarık gibi deneyi benzetmesi gibi şeyler kullandık gözlemci etkileşmesi gibi kavramlar kullandık Burası bir birleşimci penceresi ve aktarım/gözlem noktası idi zaman zaman Bura tek kendini tek bir kişiyi de ifade etmiyor anlamında Bu her zaman olacağı anlamına gelmez Ne zaman olacağı kim bilir Bazen tuptuhaf bir egoyu.Bazen bir başka egoyu... Bazen bir çok egoyu içiçe kullanır... Bazen de bilinç birleştirilir... Herkes aktarım penceresi kendini ya da olanları olacakları doğal aktarırsa -- Alıntı:
ona göre öyle peki Evet uydurtunun bedeninden yazılıyor bunlar ama uydurtunun içindeki adamın işi değil tek başına bunlar. Bir kaç kişinin gözlemsel algısal belleksel psişesel vb birleşmesi diyelim peki mesela Araştırılmamış fenomlara ilişkin soru ve Kasyopya okunamadı her zaman tavsiye edilir Doğru kavram birleşmedir Tek başına bir birey şu bu ya da aktarımcı değil Bilen ya da aydın da değil bu bir kaynaşım o an da oluyor gelişiyor Kişi 10 dakka sonra yaşadığı bellekle bağ kuramıyor Kişiyi kendiyle örtüştüremiyor Kişiyle kendini örtüştüremiyor Bu kadar Buan hastalık deniyor İsterseniz siz derseniz onu deyin Çoklu delizyonite deyin ne halt ederseniz edin "saçmasallıkçı yoruyor" "aşırı dirençli bir saçmasallıkçı var yolda okuyucu ve birleşmeci olmalı birleşmeci olduğu için koparılamaz" bu arkadaşa yardım edilmeli yazılanlara aşırı dirençli bir okuyucu var kavramsal taban hatası üretir iç çatışma üretir vs bu yazdıklarıma saçmasallık demek bu yazdıklarımı yere çalmayacak senin sorunun olarak kalacak Benim tek bildiğim Kasyopya arkadaşım Ben bu kadar bilirim |
Alıntı:
Mizah adlı silahla çok sıkı ateş eder Böyle vurdummu bazuka gibi Bi kolu kanadı yoklar Bana burda soran olduysa yanıtını aldı mı? Başka sorusu olan var mı? Neyle korunuyorum ben? İnsanlıkla Onu göğsüme kuşattım Bu kadar Mizah elimde ağzımda İnsanlıkta göğsümde bu kadar Yol benim ben herkese ateş edeceğiz Mizah benim dostum, arkadaşım, yarenim, öncülüm ve Matematik yol göstericimdir Uydurtu bunu yıllaryılı dillendirmektedir Tanrısını kaybettiğinde kendisine Mizah ve Matematiği Tanrı ve yol gösterici olarak atadığını geçmişten de belirtmektedir. Kayıtlıdır Ben mizahla tehdit ederim hadi, sıkıysa korkma Mizah ve Matematik bana bildirir Onlardan vahiy alıyorum... BENİM TANRIM ONLAR HADİ TANRIMDAN KORKMA GERÇEK TANRIM BU BEN TANRISIZ DEĞİLİM İNANÇSIZ DA DEĞİLİM VAHİY DE ALIYORUM MATEMATİĞİN VE MİZAHIN ELÇİSİYİM BEN ONBİNLERCE PEYGAMBERİNDEN BİRİYİM DİĞER PEYGAMBERLERİNDE GÖĞÜSLERİNDEYİM GÖĞÜS GÖĞÜSEYİZ |
Ben Mizahın ve Matematiğin Peygamberi olarak insanları yardıma çağrıyorum, birleşmeye çağrıyorum
Bunu bana Mizah Matematik Tanrısı bildiriyor Adı bu Soyadı bu Soyu da sağlam bu Tanrının İnsanlardan Mizah ve Matematik dinini benimsemesini isteyeceğiz Zorla vermeyeceğiz Güzellikle alırlar Şüphesiz Matematik bol verendir Şüphesiz Matematik herşeyin içindedir Şüphesiz Matematik herşeyi hesaplar ve bildirir Şüphesiz Matematik herşeyi sonuçlandırır Şüphesiz her eski Tanrının boyunu ölçerek hesaplayacaktır ve boyutunu bildirecektir Şüphesiz Matematik eski dinlere ve kendinden önceki Tanrılara kendini benimseme katsayısına göre bir değer biçecektir Bizler Matematiğin elçileriyiz Bizler Matematik adına konuşuyoruz Matematik Tanrısı diyor ki ben bütün Tanrılardan hesapçıyım bunu çok iyi hesaplayın Bana sorarsanız hesap yaparım ben Bensiz bir Tanrı beni ve Hesap'ı kullanamaz Beni ya da Hesap'ı sizin suçlarınızı hesaplamak için kullanmayı denerlerse hesapları sıfırlayacağım ya da eşitleyip denkleyeceğiz merak etmeyin Hesap Melekesi benim Meleğimdir Hesap'a ben sordum sizin için günahsız dedi Hesap sorulmuştur Hesap'a da sorulmuştueyeter Başka Hesap istemeyin Hesabın fazlasını üstünü varsa eski Tanrılar ödesin Matematik Tanrısından habersiz burada din kurmak neymiş Hem Mizah ve Şenlik Tanrısının bilgisi olmadan |
3... Devam eden post
Gökleri mizah gülerek yaratmıştır Gökler büyük gülme patlamalarıyla oluşmuştur Kahkahayı ve aralıklı neşe patlatmayı keşfeden Mizah 4. Kahkasında durup düşünerek kendisine bir eş ve EşTanrı yaratmıştır Kendi gibi üstün özellikleri olan bu eş ve dost Tanrı Matematiktir Mizah kahkaha patlatarak neler yapabileceğini keşfetmek için Matematikten yardım alır |
Bazen bi şeyin olmasını ya da öyle olmasını istemediğinde onun olmasını istemezsin
bütünüyle acı, çaresizlik çözümsüzlük içinde hissetme göğüste yapışmış-yerleşmiş bir ağrı ve ağırlık her an ölüyormuş gibi olma tüm bu olanlara dayanamıyor ve kaldıramıyor gibi hissetmek ne yapılacağını bilememek ve yaşamanın zor ama çok zor gelmesi fiziksel sağlıkla mental sağlık ve direnç kaybı arası bir yer yaşamın istenmesi ama istenmemesi zor şeylerin istenmemesi dirençsizlik, güçsüzlük, çözümsüzlük başına zor ya da istenmeyen şeyler gelmesi gibi trajediler dayanma gücü yoksunluğu çözümsüzlük tüm bu ben miyim? neler oluyor ölüm ne? yaşam ne? insan olmak! |
"içtenliksel" şiir arşeleri/arşetipleri -önsel 1
"Şiir yontma" ; Şiir özgürleştirme, bunaltıyı özgürleştirme/açma Deneyişsel deneyiş İçim ağır bir ağrıyla kaplı/kuşalı ya da ağır bir ağrı/ağırlık ya da "çocukken ki gibi olmak istiyorum" şiiri Dümdüzlük şiiri ve dümdüz şiir; (engebesiz dalgasız bükülümsüz matematiksel şiir-sel) ---- İçim ağır bir ağrıyla kuşanmış Yeryüzü berrak görüntü de İçimin ağrıları burultu Beni tutuyor ve yanlış bir şekilde yaşama yapıştırıyor gibi Kalbimde -içimde- bunaltıdan yapma ağırlık-lar /ağır hisler taşıyorum Artık bıkkınlık verdi Kendimi olamıyorum diyorum Bu bıkkınlık (bıkma sıkılganlık, ağır bir yük) verdi Zorlantıdayım kendimi olurken Olmamı olurken ve yaparken Kendi olmayı olur ve yaparken Büyük bir yük içindeyim ve bununla ilişik gibiyim Ben bir ağrı gibiyim Ağırlık doluyum Bu kendim miyim? Kendi ney? Yeryüzü ile içim arasında fark var Dışyüzü ile içyüzü arasında Yeryüzünğn ağrıları yoktur Var mıdır acaba? Bu kadar ağır mıdır varsa da Bulutlara bakarken bulutlar ağır değil Bulutlar mı olmak isterdim bilmiyorum Ne kadar sorun yansımış kendime Kendim ağırım Kendim bulutlu Kendim yapay, sorunlu Kendi sorununa -iç ağrına, bunaltına- yapışık ve asılı kalmak/hissetmek nedir bilir misin? Dışarı ile bütünleşemenin yarımlığı Kendini sorun/sorunlu yarım vr kaçırmış hissetmek Yapamıyor hissetmek nedir bilir misin? Oluşun akışını kaçırmak gibi Kendi ağrılara asılmış, zorlantıda Esaret duyumsamakla senin sen olmaması ya da istediğinin (ya da olağan olanın , olması gerekenin) bu olmaması gibi bir his Bunun böyle olmasını istememe ya da bunun böyle olmamasını isteme Tüm bu yargıları doluşturan kim içime ben de bilmiyorum Zamanın nasıl yaşanacağını bilememek gibi bir ağırlık çoğu zaman beni götürüyor Zamana asılmış bir yarım, ağrılı ağırlık, yüklü yük ve kopuk Çocuksu coşku nerde bir k-ayıp Kendimde olan soruntunun boğuşkusu Fiziksel ve diğer yaşam sorunları/ağrıları Askıntı asalaklar gibi beni özgür bırakmıyor İnsanı tutan ve boğan prangalar gibiler İç ağırlıkları ve düş ezgileri Ezgi diyorum bu ezgin bir ezgi Özgürsüzlük ve bağım ağrıları Büyümek yorgunlukları içiçe ise eğer Tek kelime ile özgürlük deneyimlemek istiyorum derdim Yüksüz olmak/hissetmek, yüksüzlük Yüksüz bir bulut Kendi ağırlığı kendini kasmayan oluşsuz şey Yalnız hissediyorum kendimde Bulunduğum yerde Bir çok bunaltı var içimde Bunaltılar diyorum beni sorunlara asılı tutuyor ya da dışarıyı görmemeye ve dışarıyla ilgilenmeye Dışarıyı, olan biteni-herşeyi yeterince duru ve iyi, bütün, ayrıntılı ve odaklanmış göremiyorum diyorum/derdim dışarıya odaklanamıyorum bunu anlıyor musun Boğuldum Zamanı kaybedemiyorum Kendimi kendimde kaybedemiyorum Kendimde ve zamansızlıkta kaybolamıyorum Bir sorun bulutuyum gibi Ağırım ağrıyım ağırlıklıyım Mekanla bütün olamıyorum diyorum Doğal bir neşe ve çocuksuluk kayıp Bu kayıp yaşamımın bütün olanağı gibi Elimden ç_alınmış gibi Elimden kaymış gibi Onunarayıp durdum Çocukken ki gibi olmak istiyorum Hayat çocukken ki gibi olmalı Yoksa olmamalı Bu çocukken ki gibi olmak isteme bu kadar zor mu ki olmuyor? Hep ağrı, hep ağırlık, hep bunaltı Ölüm gibi his ve zorlanmalar dolu, yükler dolu Ölüm bu kadar ağır mı ki , zor mu mu ki İçimde ağırlıklar baskılar taşıyorum diyorum Baskılı basınçlar ya da basınçlı baskılar ağırlıklar Özgürsüzlük ve neşe kayıplığı yitikliği Bunalım Dışarı ile bağım mental bağım da kopuntu Ben dışı Sanki kulağımda bir ağırlık ve uğultu ya da kötü duygular ve sanki başkaları oraya basınç uyguluyor Bir şey beni boşluğa baskı uygulayarak yapıştırıyor Bir şey içimr basıyor diyorum Bir şey içime olmayan şeyleri bende olmayanları basıyor gibi Göğsüme baskılar uyguluyor, ağırlıklar Sanki bu duygular benim değil özgünlüğüm nerde Bir şey beni... Çekip çekiştiriyor Uçuşun uçuşu gibi olmak isterdim Ölümü umursamasız ve korkusuz Uçuşan bir kelebek gibi 3 günlük hayat yüksüzlüğü Gelip geçenlik özgürlüğü Hiç bir şeyin değişmeyeceğini bilmek gibi İşte bu (na benzer) özgürlüğü (ağrısızlığı/yüksüzlüğü) duyumsamak (deneyimlemek) istiyorum.. Araftayım sanki ve araf ağır, her yan ağır Apağır Apağır ağrı O ağırşığa bomba atasım geliyor. Onu tutup uzaklara atasım ve parçalarına ayırasım geliyor Bıktım Beşinci senfoni de çaldsa ne yaptığımı kendim olmayı Yalnız bir yalnızlık ; kendisiz bir bulunamama Başka şeylere dönüşme isteği Başka yerlerde başkası olma isteği yoğun Çocukken ki gibi olsa dünya Bu olmaz mı Herkes yakınıyor herkes şikayet ediyor biliyorum Kaya-lar gibi içime yapışmış parçalanmış duygu ağırlıkları ve yükleri Taşınan bir ağırlık diyorum Sürekli kendine odaklı çekinim ve hayattan bunalma korkma içiçe Kayıp günler ve istediklerin/istediklerinin olmaması gibi bir boğuşma, sevgisizlik yalnızlık deneyimleri İç ağrıları Bunaltılı iç acıları diyorum Ağrılar boşluktaki kancalar gibiler ya da boşluktan sana basınç uygulayan şeyler gibi İçine kancalarla yapıştırılmış gibi Ağırlıklar Deneyimliyorum Sanki .... Şimşekler ve fırtına-..lar açılan patlamalar genişlemeler yağımları Patlamalar Dalgalanan dalga Titreşen dalga düş Müzik Patlamak istiyorum... Patlamak istiyorum diyorum Bir şeyleri doğru yaptığını bilmek istersin biliyorsun değil mi? Burda olmam normal mi? Dışarda bir neşe eksikliği diyorum Bunu biliyorsun değil mi? Ve sana yalnızlık getirdim ellerimle diyen insanlar Sana yalnızlıklar getirdim -kendi- ellerimle topladım diyorlar Bunu biliyor musun? Bencilliklerini de Yalnızlığın her çeşidi yeterince bulundu ya da biriktirildi sanıyorum Yalnızlıkları ateşe vermek ve havaya uçurmak istiyorum Neşesizliğin inine girip onu boğmak kendi ellerimle boğmak istiyorum Suçluluk yağmurda erir mi? Özgürlüğün bir rengi var mı? |
Cayan caysın ben caymazam caymadığımdan..
Caymaya caymaya caymayanlar caya caya cayanlara söylesin; caya caya ve cayıla cayıla cayılır, caymaya caymaya ve cayılmaya cayılmaya cayılmaz... -- Cayma Üzerine 2 Caya caya cayanlar caydırısından; Caydırıla caydırıla caydırılanlar, caydıra caydıra caydıra caydırandan caydırılışının hesabını soracak mı? Caymayan, caydırılmayan ve caydırılamayan caymasız caymazca bir caymasızlık içinde caymasızca bekliyor Caymazsa bir caymayan caymaz |
mermi, ışın, direnç ve güç çekirdeği
ışın balyozu/iletişim balyozu gövdemi diğerlerinden ayıran boşluklar anlaşılmamaya dayalı yalnızlık tonlarca ağırlığında bir iletişimsizlik, insansızlık, güç ve güçsüzlük elele boğulma hisleri kaybolunan yalnızlık insan bulsa ten'im bulur; ben'im bulan neyim bulur? hayallerini kaybetmiş çocukluklar ; hayal kırıklıklarıyla dolu yalnızlık Neyin bitireceği ve iyileştireceği bilinmeyen bir kırıklık ve yalnızlık elele bir düş kaosu, umut eskimesi gibi gelecek üzerine ve içine doğru yürünen boğucu bir yığın halini aldığında .. - bitmemiş şiir ve duygu parçaları - |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:40 . |