sen büyüyorsun çocuk!
bunu görüyorum!
bunu biliyorum,bunu şimdi izliyorum şimdi ben
onurla
onurlanmış yaşamların bekçiliğine/erdemine soyun! soyunmuş yürek!
kutsal taze şafak!
git şafağa ve yalnız kalma orda
inançlar ve umutlar göğsünü doldursun pekiştirsin!
-bakışın erdemi!
sen büyüyorsun çocuk!
tutuşa! tutuna! büyüyeceksin /büyüyorsun /kendinden
büyümenin adını biliyorsun şimdi'
bunu görüyorum!
büyümenin adını biliyorsun
kapanık kıskaçlığın sonu
gördüğümü görüyorum
onam selleri gibi akan akımlar /çağkımı
görmem gerekeni
orda olanı
ve yalnızlıklar izleri
ve talep patikaları
büyüyorsun çocuk!
kendinden yapma meraklar
ve kendinden yapma yalnızlıklar içinde
kuşanmış (yapsanmış) kendini ve yapmayı
savunduğun kendiler ve -.- savurduğun kendiler içinden geçip
donanmış erdemi/cephaneyi
...
savuran/savrulan savurgan yalnızlıklar
oklu rüzgarlar
erdemin taze bahçesinde yürüyorsun
ve taze soluk alışlarla yeni ok
bir erdemin varması
bir erdemin bir yere varması yeri bu olum
bekçiler
bekçiler
zamanın soluk alışları
ve sersefil yerüyüzü
tutuşa tutuşa
ateş ışkınlarda boğuşup,
ateş ışkınlarla boğuşup
ateş kuşanmış bedenlerden
ve ateş kuşanmış erdemlerden geçip
yankılardan ve yankıyan erdemlerden
bedenine vuran yeniyi ve aklına vuran/ doğan -imi- ışıl çağkımı/çağdağı seyrediyorsun/seyrediyorum şimdi
yankınlardan ağmış yalnızlığın içinden geçip
geline geline gelinen yerde olunan bir olum
0 yerde bir ağ/ağkım
görüyorum şafağın tutuncunu
tutuncun bekçisini
izlerin izlerini ve sellerin selleri
yalnızlık
ve ateş bekçiliğine soyulmuş/soyunmuş yürekleden geçip/geçinip
bir aile aramanın -yalnız- erdeminde/özleminde/esencinde
yalnızlığın sancısını giydim,bedenime giydim /aklıma giydim /onadım...
çıkardığım yalnızlık mıdır şimdi kendimden/üstümden döktüğüm
kendilik aramanın kıskacında/tutsakında
yakınsak aradım- yalın
tutuncun erdemi ile taze bir aile bekledim
bir aile aradım!
olumumu saygılayan/uman/karatmayan/tutan/belirleyen imler
kim aradım/bir kim aradım
coşkuyu göğe saldırtan şeyler umdum/aradım
oluncumu tazeleyen/parlayan bekçiler kuşancalar
olunşuma yön veren/katan- erdem tutan/katan katıncı
katıncın bekçisi;
onumun onumu içinde
kim aradım/bir kim aradım
onu-m buldum mu
en büyük mülkiyet yalnızlığından sıyrıldı mı soyundu-m mu? yalnızlık yalnızlıığından bilmem ama
ben onu biliyorum şimdi (bu yalnızlığın adını-öğrendim-kendimden-yaptığımı
--
kutsanmış erdemlerin kutsal/yalnız şafağı!
ve yanına gelir yalnızlığın sayısı
erdemsiz is'in takibi
ve olumun bekçisi
düşsel yalnızlık
-yüreğime onanç kılan
onanç kılan onancın onancı onançlanmalıdır!
---
taze bir iletişim
bir müziğin kulakla olan iletişimi gibi bir iletişim
---
-düzenlenecek-
-bir sonra-
-bir yarın-