![]() |
Ke Ceee
Uzun süre ekrana baktım... baktım...
Giriş, gelişme, sonuç bölümü tasarlamadan sadece neresinden başlayacağımı düşündüm. Hiç de mümin olmayan bir ailenin kızıydım. Daha çocukken dine çok ilgim vardı. Ailemden habersiz Kur'an Kursuna yazılmış, gizli gizli camiye gitmiştim. Sonra bir gün yakalandım iyi bir azar işittim ve bir daha gidemedim. Orta okul sıralarında kendi isteğimle tesettüre girdim. Yine ailemin haberi olmadı. Büyüdükçe onları kafir ve ziyanda kişiler olarak görmeye başladım. Hatırlıyorum da babamı imana getirmek için ona sürekli dini kitaplar okurdum, yatsı namazımı onun geleceği saate denk getirmeye çalışırdım ki o da etkilensin ve içinde Allah sevgisi oluşsun. Ama hiç olmadı bu isteklerim. Fakültedeyken de beş vakit namazında niyazında biriydim. (dönem dönem aksatmış olsam da yine aynı yere binbir tövbe ve pişmanlıkla dönerdim). Bir hayalim vardı, kitap yazmak, roman yazmak. Ama tam da kitabımı yazmaya başladığım bir dönemde sevdiğim bir arkadaşımdan Haluk Nurbakinin pekçok kitabını aldım ve Cennet-Cehennem-Ahiret isimli bir başka kitap daha. O kitabı okurken (ki şu anda düşündüğümde kaynaksız bir kitap olduğunu hatırlıyorum sadece) çok etkilendim. Haluk Nurbaki'nin Kur'an mucizeleri de beni derinden etkiledi ve o dönem bir tevsir külliyatı ile birkaç Kur'an meali aldım. Önümde Kur'an gibi mükemmel, semavi ve benzeri yazılamaz bir kitap varken benim kitap yazmam şirk koşmak olur diye düşünerek kitap yazmayı bıraktım ve 18 yıl kadar sadece Kur'an ve dini kitap okudum. Çok nadir roman okudum, onlar da bana birşey katan kitaplar değildi. Dünya görüşüm ve her şeye, her insana, her olguya, her oluşuma bakış açım yıllar yılı hep din penceresinden oldu. Bir, benden olanlar vardı, yani müslümanlar ve diğerleri. Tüm dostlarım cemaat arkadaşlarımdı ve neredeyse tamamı tesettürlü hanımlardı. Atatürkçü arkadaşlarımla bağlarımı çoktaaaan koparmıştım. İnterneti doğru dürüst kullanmayı bilmezken forumlarla tanıştım. İki ayrı forumu ziyat etmeye ve okumaya başladım. Oradaki görüşleri ve bilgileri okudukça ne kadar eksik ve dünyadan bihaber olduğumu gördüm. Bu bana koymaya başlamışsa da ben islamı öylesine iyi yaşıyordum ki islami bilgilerimle pekçok soruya cevap verebilir olarak hissediyordum kendimi. (İslamı iyi yaşamaktan kastım ortalama bir müslümandan daha fazla sakınmaktır. Mesela en büyük özlemim denize girmekti yıllar yılı. Ve hep cennette bir gün denize girebileceğimi düşünür buna inanmak isterdim. Bir iki kez eşofmanla denize girmiştim ki az kalsın boğuluyordum. Her başım sıkıştığında veya kafam bir şeye takıldığında ilmihallere ve fetvalara bakıp ona göre hareket ediyordum) Nerde kalmıştım. Hah, forumlardakiler bilgiliydiler, bu dünyadan haberleri vardı, felsefe biliyorlardı, kendilerine ait hayat görüşleri vardı, siyaset biliyorlardı, tarih biliyorlardı ama bunlar neye yarardı ki (kanımca) önemli olan öbür dünya ise, öldükten sonraki yaşam ise, ben de (güya) onu biliyor ve sadece o tarafa kanalize oluyordum. Bir gün, üye olduğum forumlardan birinde bir budistin islamdaki kader konusuyla ilgili yazılarını takip etmeye başladım. Yıllar önce bu konuyu kendi kafamda çözmüş ve o zaman için bulduğum cevaplar beni tatmin etmişti. Ama bu kez, aynı cevapları düşünmeye çalışsam da bir türlü tatmin olmuyordum. 8 Mart 2006 dünya kadınlar gününde kadınlar aleyhine olan pekçok hadis ve ayet asmıştı biri. Ben o imanlı halimle öyle bir çıkışmıştım ki (şu anda o halime biraz kırgın gülümsüyorum) anında savunmaya geçmiş ve gelen sorular ve yanıtlarla ilk kez birşeyler araştırmaya başlamıştım. Kütübü sitte ile ve online kur'anla o araştırmalarım esnasında tanıştım. Bir diğer forumda turandursun'un adı geçmişti ve pek de imanlı olmayan (bizden olmayan) bir arkadaş onun eski müftü olduğundan bahsetmişti. Bu ismi ilk kez duymuştum ve marakım uyandı. İşte o zaman bu siteyle tanıştım. Forumlara girdiğimde genellikle islami tebliğler vardı. Sitenin ne olduğunu tam olarak çözemedim ama zaman zaman girip okudum. Sorularım ve çözümsüzlükleri git gide arttı. Diğer forumda küfre sapmadan bu sorularıma yanıtlar aramaya koyuldum. Ama bana ateist gibi düşünüyorsun diyenler de oldu, dikkat et küfre sapıyorsun diyenler de oldu. Yani soru sormak için ve bunu özgürce istediğim kelimelerle yapabilmek için öncelikle bu dinden çıkmam gerekiyordu. Aslında galiba, o dönem kendime itiraf etmemiş olsam da ben bu dinden çıkmıştım ama kesin bir karar verilmiş değildi. Haftalarca göz yaşlarıyla dua ettim. Bu sorularıma cevap bulamamış veya verilen cevaplarla tatmin olamamış olmak sanki bana aklımı kaybettirecekti. Doğru yola iletilmek için sürekli dua ettim. Ama baktım, bu dualarıma karşılık ben doğru yola (yani islama) iletileceğime ondan uzaklaşıyorum... Bir gece yatmadan önce nihai kararımı verdim. Ve sabah müslüman olmayan bir kadın olarak uyandım. Öfkem büyüktü. Bu siteye o zaman üye oldum, ki kafam hala karışıktı ve gidip geliyordu. Beni Pante'ye benzettiklerinden Pante'nin yazılarını okumaya başladım. Sonra panteizmi ve pananteizmi okudum. (tatmin olmadım) Dinimi kaybetmiştim ama Yaradan inancımı kaybetmek istemiyordum... şimdi... Geçen yaşadığım bir olay kafamın hala ne denli karışık ve Yaradan (ya da Tanrı) inancımın ne denli müphem olduğunu bana düşündürdü. Müslümanlar derler ya hani, düşen bir uçakta bir tek ateist kalmaz, çaresiz zamanlarda yalvardığınız bir varlık muhakkak vardır diye. Ben bunun tam aksini yaşadım. Bir gece kendimi deniz kenarında ellerimi dua edercesine semaya açmış ve "neden yoksun, neden" diye bağırırken buldum. Ateist mi olmuştum bilmiyorum. Hala ne olduğum belirsiz sanırım. :)) Bu sitedeki ilk kadın admin olmak bana büyük bir onur vermişti. O onuru hala Onur üyesi olarak taşımak güzel bir lezzet... |
Re: K(ara) C(ahil)
Sevgili * K.C., daha önceki yazılarından anladığım kadarıyla, islamın, kadına bakış açısına karşısın.
Ve elinde olmadan *kendi kendine kurduğun ''dar alanlarda yaşama'' fenomeninede çok kızgınsın. Doğru anlamışmıyım? |
Re: K(ara) C(ahil)
Alıntı:
Benim panteist-panenteist ya da Diyalektik tasavvuf düşüncelerim Agnostik müslümanlığımın yansımasıdır belki de. ( Buradaki müslümanlık- Tanrının var olduğuna inanma hali- Ama dinlerin nitelendirdiği anlamda bir Tanrının değil) |
Re: K(ara) C(ahil)
O dönem (1 yıl önce) öyle çok kızgınlığım vardı ki Özgür beyin,
Bana öğretilen İslamın kadına hiç bir dinin vermediği kadar değer verdiğiydi. Okuduğum pekçok kitap da hep bunu işledi bana. Kendime kızıyorum, niçin o kitaplara inanıp Kur'an ve hadislere bakmadığıma. Niçin Kur'an'da kadınlar aleyhine bulduğum her ayeti "vardır bir hikmeti" diyerek kabul edip, o hikmetleri desteği olmayan kitaplarda aradığıma... Dar alanda yaşama fenomeni?? Belki bu şekilde tarif edilebilir, emin değilim. Ama özgürlüklerimin elimden alınışı, attığım her adımı islama göre yorumlayışım, (tırnağımı hangi sırayla kestiğimden, yatarken ne tarafa döneceğime, yabancısı olduğum bir şehirde kıbleyi bulmak için sokak sokak cami arayışıma, harita inceleyişime kadar, yatmadan önce sünnettir diye saç taramaktan, iki parmakla yemek yememeğe, ekmeği iki parmakla tutmamaya kadar) ve islama göre yaşamaya çalışışım, tökezlediğim yerlerde duyduğum muazzam iç huzursuzluğu, kendini suçlama v.s. duyguları... evet, insanı kızdırıyor bunlar... tüm bunların yalan olduğunu öğrendikten sonra geride kalmış yaşanmamış ve huzurluzlukla, öz güven yoksunluğuyla geçirilmiş heba yılların varlığı insanı gerçekten kızdırıyor... |
Re: K(ara) C(ahil)
Sevgili K.C.
*Tekrar hidayete! erip , o *saçma ritüellere dönme ihtimalin varmı? Yoksa o defteri tamamen kapatma gücüne eriştinmi?(psikolojik olarak) |
Re: K(ara) C(ahil)
Sevgili Özgür Beyin,
En çok istediğim şey sanırım dua kabul edebilen bir Tanrı'nın olmasıydı. Ama gördüm (ve yaşadım) ki benim çabalarım ve çevrenin etkisi olmadığı sürece hiç bir dua veya istek gerçekleşmiyor. Bir yüce güce sığınma ihtiyacı duyduğum çok şey oluyor. İşte o anlarda isyan ediyorum olmayışına. Dua kabul etmedikten sonra, yani bizim isteklerimizi, acılarımızı umursamadıktan sonra bir Tanrı veya Yaratıcının ona inanmışızla veya inanmamışızla ilgileneceğini zannetmiyorum. Evrensel ahlak diye bir şeyin varlığına inanmıyorum ama evrensel ahlak kurallarının çok az da olsa (yani ortak ahlak kuralları) varlığına inanıyorum. Bu kuralları kendi hayatımda da uyguladığım sürece beni Yaratan bir güç varsa onunla sorun yaşamamam gerektiğini düşünüyorum. Hidayet'le kastın eğer DİN ise, o mevzuyu kesin olarak kapattım sanırım. |
Re: K(ara) C(ahil)
KC hanımefendinin yazdıklarını şefkat dolu gözlerle okudum.
Burada bence asıl sorun biz insanların kendi başımıza bir inanç oluşturma konusundaki yeteneksizliğimiz. Hep bize sunulanlara eklemliyoruz kendimizi. Düşünsenize bütün herkesin kendisine ait Tanrısı olsaydı kim Tanrı adına bizlere fetva verme ve onun adına bizi yönetme cürretini gösterebilirdi ki? Biraz kendimize güvenelim. Kötüler Tanrıyı, Tanrı ise iyileri kullanır (Bruno) |
Re: K(ara) C(ahil)
''kötüler tanrıyı, tanrı ise iyileri kullanır''
* *çok güzel ya ! bu ve benzer cümleleri birleştirip bir arşiv yapmayı düşünüyorum...hazırladığım zaman siteye eklerim... |
Re: K(ara) C(ahil)
Alıntı:
Yaşadığınız süreci benzer şekilde ufak değişikliklerle *bende yaşadım. Sizi ilk bu forumda kara cahil nick'i ile yazdığınız yazılarla anımsıyorum Sadece şunu söyleyeceğim Yazık oldu geçen yıllarımıza,gençliğimize Saygılar |
Re: K(ara) C(ahil)
Küçükken her gece TanrIya bana bi bisikLet vermesi ichin dua ederdim...
bi gün TanrInIn çhaLIsma tarzInIn bu olmadIgInI farkettim... ertesi gun gittim ve kendime bir bisikLet çaLdIm... o gunden beri her gece TanrIya gunahLarImI affetmesi ichin dua ediyorum... |
Re: K(ara) C(ahil)
Alıntı:
|
Re: K(ara) C(ahil)
Alıntı:
Bizim Tanrımız nasıl bir Tanrı? Sahip olduğu sıfatlarının kaynağı nedir, nereden gelir bu sıfatları? O sıfatları ona inanmadığımız dinlerden mi alıp yakıştırmışızdır, aklımız öyle mi buyurmuştur yoksa? "Bir Tanrı varsa bu İslamiyetteki 99 ismin sahibi olan Tanrı değil, o isimlerden sadece İYİ sıfatları betimleyen isimleri taşıyan Tanrıdır" yargısına varışımız ne kadar doğrudur? |
Re: K(ara) C(ahil)
Alıntı:
Sadece şöyle bir benzetme yapabilirim; Bir okyanustan taşmış su damlaları gibiyiz ve sonuçta okyanusa tekrar kavuşacağız. Belki de bu sonsuzdan beri böyle sürüyor ve sürecek. Tahtında oturan, yarattıklarını sınayan ve onlar için bir cennet-cehennem hazırlayan Tanrı ve bu Tanrıya ait sıfatlar ise bana inandırıcı gelmiyor. |
Re: K(ara) C(ahil)
KC tamamen zırva hadislere inanarak islamiyete inanmamış,bu da onun hatası ama saygılıyız...
|
Re: K(ara) C(ahil)
K.C. Hadislerinde yazıldığını görmüş, ve okumuş, Kitap olarak ve sanırım Ayetlerinde yazıldığını görmüş ve okumuş, Kitap olarak, her halükarda K.C. inanmadığına göre, her ikiside zırva mıdır?
|
Re: K(ara) C(ahil)
nerde görmüş,rüyasında mı ? kc bildigim kadarıyla hadisleri inceleyerek islamdan cıkmıs,ben ayetlere zırva yada hadislere zırva dediğim olay,hadislerin doğru şekillerinin belgesiyle nasıl bir yapıya sahip olduklarını anlamak
bunun için: Prof.Dr.Yaşar Kandemir (mevzu hadisler) *adlı kitabını okudum. "uydurma olduğunu bildiği halde böyle bir sözü bana nisbetle rivayet eden,iki yalancıdan biridir" Tirmizi,ilim 9;İbn mace,mukaddime 5;Ahmed b.Hanbel,Müsned V,14,20 ............. neyse bosver,Kc nin konuları benim yuzumdem katlediliyor. sonra tartısırız bunları hocam. şimdi gelip kızcak yine bize. |
Re: K(ara) C(ahil)
spartan-troy yaşamdın bilmiyorsun
Uydurma hadisler dediğin anda aşırı genelleme olur ve bende döner derim ki Bu Uydurma hadisler sayesinde sende aksine İnanmışsın. Sen inandığında doğru başkası innamadığında mantıksal olarak mantıksız bulduğunda, yanlış olmaz, kendimize göre değerler üretmekten vazgeçmeliyiz farkında olmadan bana göre saygısızlıkda yapmış oluyorsun, bu kadar basit olmamalı... |
Re: K(ara) C(ahil)
sayın K.C. ,
Siz sadece birkaç okuduğunuz şey yüzünden mi ateist olmaya karar verdiniz? Yoksa İslam dininde kadınlara verilen önem yüzünden mi ateist olmaya karar verdiniz? |
Re: K(ara) C(ahil)
tamam bu konuda haklısın bir sey demiyorum..ben kc ye zırva demedim ki zaten...kendisine buyuk saygım var...neyse kapatalım hocam bu konuyu...kargaşa çıkmasın...haklısın özür dilerim
|
Re: K(ara) C(ahil)
Troyya ; Sevgili K.C belki kızacak ama sana tek bir soru soracağım. İslamışığı sitesinde iken Fatih Sultan Mehmet denildiğinde ağzının suları akar "Fetihle müjdelenmiş" Fatih deyip dururdun. Eğer Allah'a İTAAT şartsa ve bu şart Kur'an ayetleri ile oluyorsa,Nisa 59 da sıralamayı önce ALLAH yani AYETLER eğer orada yok ise Peygamber yani HADİSLER ile anlaşmazlıklar çözülüyorsa ki " ...ALLAH'A ve AHİRETE GERÇEKTEN İNANIYORSANIZ .." denmesine rağmen,nasıl oluyorda Nisa 92 ve 93 e göre APAÇIK bir şekilde KARDEŞ KATİLİ ve CEHENNEMLİK birini övebiliyorsunuz ? NEYE DAYANARAK ? Ayet KATİL ve CEHENNEMLİK diyor.Hadisler ile işi götürüyorsunuz.Nasıl oluyor bu ? Tevil hakikaten ZIRVA götürmüyor. İnsan ilk önce aynada kendine bakar sonra millete laf söyler Ya Hu. Siz GERÇEKTEN inanıyor musunuz ? Veya siz neye inanıyorsunuz Ya Hu ? Peygamberi yere göğe koyamıyorsunuz. Daha kafadan bıraktığı emanete hıyanet ediyorsunuz. Kağıt kalem diyor getirmiyorsunuz. Damadını ve torunlarını "Bulduğunuz yerde öldürün" mantığı hiç bitmiyor. Benden korkun diyenden korkmayıp "ADALET" için ayet var iken tam tersini yapıp "Türklere durup durduk yerde" saldırıyorsunuz. Ya Hu ne olur bu inancın adı ne birisi söylesin bana. |
Re: K(ara) C(ahil)
Alıntı:
öncelikle ben "ateist olmaya karar" vermedim. İslamiyeti sorgulayabilmek için islamdan çıkmaya karar verdim. İlk mesajımdan "birkaç okuduğum şey" yüzünden bir çıkış yaşadığım anlaşılmıyordur sanırım.. Aslında okuduklarımız da önemli ama, onları okurken düşündüklerimiz, sorguladıklarımız, duygu ve inanç dünyamızı nasıl etkiledikleri, yaptığımız iç muhakeme daha önemli. edit: Spartan, söylemeyi unuttuğum birşey varmış, sizin yazılarınızı okuyunca fark ettim. Önce hadis inkarcısı oldum. Bazılarının (özellikle Ebu Hureyreden nakledilen ve kadınları aşağılayan hadislerin) uydurma olduğuna inanmak istedim. (Edip Yüksel'in izinden gittim yani) Bir yerde bunu dile getirdiğimde kafirlikle suçlandım. İmanı kurtarmak için hadis inkar etmek en güzeliydi tabii ama, o zaman da imanı külliyen batırmış olduk birilerinin gözünde. İnançtaki hiçbir değişim uzun yıllar İslam'ı en ince ayrıntısıyla yaşamaya çalışmış biri için öyle birden bire, bir tek olayla, bir tek gecede olacak bir şey değil. Bunun için ciddi bir süreç gerekiyor. O süreç boyunca baş vurulabilecek ne varsa onlara başvurduğumu düşünüyorum. |
Re: K(ara) C(ahil)
Sevgili kc. sanırım 1 yıl kadar önceydi. Turan Dursun odasında rastlamıştık... Yardım istiyordunuz. Bir arkadaş daha vardı.. Biraz tartıştıktan sonra size yardımcı olmaya çalışmıştık.. Ama o zamandan bu zamana çok aşama kaydettiğinizi sanıyordum.. Ama bu yazınızdan sonra fazlaca bir aşama kaydettiğinizi sanmıyorum. O zamanda çelişkiler içindeydiniz şimdide aynı çelişkiler içinde yaşıyorsunuz..
Bence henüz beyninizde karanlık noktalar var. *Ama bu tabiki tamamen senin suçun değil.. Yaşamış olduğun mazin peşini kolay kolay bırakmayacak. Yeterince araştırma yapmamışsın yada kuranı yeterince anlayarak okumamışsın gibi geliyor.. Biraz daha inceleyerek kuranı okumanı tavsiye ederim.. |
Re: K(ara) C(ahil)
kc acele etme,dön dolaş biraz.
en sonunda yanlış anladıklarını doğru anlarsın nasılsa,akıllı kadınsın. vicdanını yitirmedikten sonra hak yolu bulacaksın. o kadınlar aşağılanmış felan,geçeceksin onları.bak bakalım etrafına hakketen dindar olup da (sevaptır,sünnettir diyerek,din adına ve dindendir diyerek= karısını,kızını dediğin gibi aşağılayan,sömüren,ezen kaç kişi var ? gördüklerin yöresel ve tarihsel erkek egemenleşip ama kadına hakettiğini vermeyenlerdendir.aha ben 17 senedir evliyim,hiç sevaptır hau diye karıma kötü bir fiil veya laf etmedim.böyle bir sevaptan da haberim yok. bunu anlayacaksın,Allah uzun ömür versin sana daha vaktin var. |
Re: K(ara) C(ahil)
KC ebu hureyre kim ? hicretin 7.yılında yani peygamberin ölümünden 3 yıl önce gelip müslüman olmuş biri...3 yılda tonla hadis naklediyor bu adam...hz.ömer bu adamın hadis nakletmesini yasaklıyor.cunku yahudi kökenli masallar uyduruyor.iyi biri,iyi niyetinden şüphe duyamayız ama çok masalcı.
|
Re: K(ara) C(ahil)
Sevgili K.C. Müslümanlarin Peygamberi 40'indan sonra Peygamberlik veriliyorsa, daha umut var demketir :-) tabi sor , sorgula, arastir, ve sunu unutmak ki sen bin kere Allahi inkar edecek olursan bile o seni bir kere bile olsun inkar etmeyecektir..... Din de reform olurdu olmazdi burasi tartisilir, ama müslümanda reform olmali ki buda sorgulamadan olmaz.... Hadisleri hayatimizdan bertaraf edecegiz Dini bir amac degil , sadece bir arac olarak degerlendircegiz Allahin tevhidini zaman ve mekana sigmayan bir dogma bilip Kurandaki Seriati sadece zaman ile sinirli bir seriat olarak kavrayacagiz. Allah üzerine Kul yoruma, *kulluk degil eger kulluk edeceksek sadece ona kulluk edecegiz.... Peygamberler ve onlarin devrinde yasayan inanlar gibi Mezhepsiz yasamayi dogru bulacagiz.... Monoteist dinlerin Allahi tekse ki tek olduguna iman ediyoruz müslümanlar olarak tek olan Allahin ayri ayri bir birine zit "sünneti" olamyacagini düsünecegiz... (Eger Allahin cidden kadinin basindaki sac ile bir derdi olsa idi....kel yaratirdi....ve kapanmalari gerektigi emrini bundan once yahudilere de verirdi.....ve biz biliyoruz ki yahudiler dinlerindeki "sekilcilik" fetisizimi acisindan cok sagdiklar) Allaha imani bir toplumsal histeri olarak degil bireysel bir nefis terbiyesi olarak algilaycagiz tüm bunlara ragmen "Allah yoktur" diyeceksek Benimde sana sözlerim..... Allah amellerine göre degilde....niyetlerine göre versin demek olacaktir.... |
Re: K(ara) C(ahil)
Sevgili K.C.
Bunu söyleme salahiyetim var mı bilmiyorum ama bence doğru yoldasınız; lütfen devam ediniz... Sevgiler... |
Re: K(ara) C(ahil)
Sanki K.C.'nin yazdıklarından bazıları kafa karışıklığı, arayış içindeymiş mesajı almış gibiler.
Yanıtlar da kafa-kol tarzını andırıyor. Halbuki K.C.'nin anlatmak istedikleri çok daha farklı. O dinlerden özgürlüğe ulaşmış. Artık dinlerüstü düşünüyor. Onun yazdıklarını ben de yazabilirdim. "Keşke bir Tanrı olsa, kuşkularımızda, inkarlarımızda yanılmış olsak, dualarımıza yanıt verecek, sığınabileceğimiz bir Tanrı" Bunu düşünmek, istemek çelişkileri olmak demek değil. Ki bu konuda noktayı koymuş zaten. Ne diyor: "Hidayet'le kastın eğer DİN ise, o mevzuyu kesin olarak kapattım sanırım." Tebliğciler avucunu yalar.:) |
Re: K(ara) C(ahil)
Ateist mi olmuştum bilmiyorum. Hala ne olduğum belirsiz sanırım. Smile) @K.C
(tırnağımı hangi sırayla kestiğimden, yatarken ne tarafa döneceğime, yabancısı olduğum bir şehirde kıbleyi bulmak için sokak sokak cami arayışıma, harita inceleyişime kadar, yatmadan önce sünnettir diye saç taramaktan, iki parmakla yemek yememeğe, ekmeği iki parmakla tutmamaya kadar) ve islama göre yaşamaya çalışışım, tökezlediğim yerlerde duyduğum muazzam iç huzursuzluğu, kendini suçlama v.s. duyguları... evet, insanı kızdırıyor bunlar... tüm bunların yalan olduğunu öğrendikten sonra geride kalmış yaşanmamış ve huzurluzlukla, öz güven yoksunluğuyla geçirilmiş heba yılların varlığı insanı gerçekten kızdırıyor... @KC bunlarin Kurani Kerimde yeri yok ....o yillari (heba olan) *Islama tabi olmak degil. sadece allaha kulluk etmek ile degil ...hadisleri hayatimizin merkezine koymaktan geliyor..... eger tirnak kestigin oda ayindinlik ise, ne zaman kesersen kes... simdi sen "geceleri tirnak kesme günah" zirvaliklarina kizdin diye....allahi mi inkar ettin :)? hadislerin yalan olup olamdigi degil burada konu hadislerin kayitsiz sartiz kabulu ! Bir isin sünnet olmasi Islamin farzi acisindan hic birsey ifade etmiyor... |
Re: K(ara) C(ahil)
Alıntı:
Dolayısıyla K.C. ile dinlerin doğruluğundan önce tanrının varlığını bir konuşup netleştirmelisiniz önce. Yoksa " Sen hadislere takılma, gel İslam'a" türü çağrıları K.C. aşmış artık. |
Re: K(ara) C(ahil)
Deizm, ateizm, agnostizm arasında bir yerdeyim. (bunların aralarında bir yer varsa tabii. , eğer "ara bir yer" yoksa bunlar arasında gezmekteyim)
|
Re: K(ara) C(ahil)
Sevgili Pante,
benim kendisini cagirdim felan yok...kararini vermis , hayirli islere vesile olsun, ama hadisleri sorgulamadan hayatimizin ortasina koyarsaniz, olacagi budur... Islama cagri degil...olsa olsa kendi özüne bir cagri olur ki bu...kendi özünün pak oldugndan kuskum yok.... Not: InVitatio = Davetiye / Cagri InVitatio ad Veritatem = Gercege Cagri :) |
Re: K(ara) C(ahil)
hayatta en tehlikeli olay ne biliyor musun KC
ne oldugunu bilmemektir. |
Re: K(ara) C(ahil)
Alıntı:
O sadece Agnostlkliğin Tanrının olabileceği olasılığında "Nasıl bir Tanrı" konusunda bilinmezlik içinde. Bu eğer ne olduğunu bilmemek ise, tehlikeli olan bu değil. Asıl tehlikeli olan büyük gizemi herşeyiyle bilir geçinenlerin yanılgısı. Yanılgıda olup, bir yalanın-yanlışın peşinde sürüklenmektense bilimin ışığında arayış içinde olmak çok daha doğru. Hem Tanrı katında hem de insani boyutuyla. |
Re: K(ara) C(ahil)
pante agnostiklik boyle bir sey zaten bu kelimeyi ilk kullanan yanılmıyorsam huxley,var mı yok mu tanrı iki arada bir derede gider dururlar...iyi de pante biz bilimden bahsetmiyoruz ki...tehlikeli olan gel git dusuncelerdir.ben bunu anlatıyorum
|
Re: K(ara) C(ahil)
Çok sevdiğim bir arkadaşım var kendisinin Allah ile konuştuğunu söylüyor son zamanlarda.
Anlattığına göre oldukça mucizevi şeyler yaşıyormuş. Mesela bir şeyi arzuladığnda o şey hemen oluyormuş. Allah'tan ilk duyduğu söz: "biz bizi sevenleri bize kavuştururuz" olmuş. Rüyasında oldukça canlı ve güçlü bir ses olarak duymuş bunu çok irkilmiş. Ondan sonra ne arzulasa o olur hale gelmiş. Yine rüyasında mahşeri gördüğünü falan söylüyor. İnansam mı inanmasam mı karar veremedim. Sonuçta arkadaşımdır, yalan söylemez falan ama ya kafayı yediyse? Ya şizofren bir durum var ise? Nasıl yaklaşsam ona acaba? Tuhaf bir durum. İnsanın arkadaşı böyle olunca ne yapacağını bilemiyor. İnanmayıp dalga geçsen alınır, kızar inansan başka dert. Ne yapayım a dostlar? |
Re: K(ara) C(ahil)
şarkıcı tayfun olmasın o
:D *:D |
Re: K(ara) C(ahil)
İyi mi bir de gidip oyunu AKP'ye verdi, onca yılın CHP'lisi :)
O andan itibaren gözümden de düştü hırbo :) |
Re: K(ara) C(ahil)
Evet, son zamanlarda böyle vakalar artıyor. Acaba iklim değişimlerinden mi?
Yaşar Alptekin de hidayete erdi. Arkadaş bu konuda da "marjinal" kaldık iyi mi :) |
Re: K(ara) C(ahil)
yok parasızlıktan,,para bitince reklamın en güzel yolu saçmalamaktır.
|
Re: K(ara) C(ahil)
Bu insanlar hep hayatının son demlerinde hidayete eriyorlar.
Genellikle gençliklerini hızlı yaşamışlar ve bir nevi "günahkarlık" psikozu başlıyor. Bir de tükenmişlik var. Hayatı tüketmişler. Artık tad alamaz hale gelmişler. O noktada daha ruhani tadlara yöneliyorlar. Dinsel anlayışları da bu "tükenmişlik" üzerine oluşuyor. İlginçtir, bütün ilişki ve yaşam biçimlerinde de olağanüstü bir altüst yaşanıyor bu aşamalarda. İleri yaşına rağmen adam eşini boşayabiliyor ve kendisine "kapalı" bir eş bulmak istiyor veya namazı niyazı yerinde olmayan eski arkadaşları ile ilişkisini kesiyor vb... Bu çok hazin bir tükeniştir çünkü *onca yılın sevgi ve dostluk birikimleri de heba olup gidiyor. Halbuki o eşinin ve dostlarının kıymetini daha iyi anlamaları gerekir. * Yoksa *sevdiğin insanları bir kenara iterek hidayete ersen ne olur ki? Asıl hidayet yaşayan canlı dostça ilişkilerdedir halbuki. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:25 . |