![]() |
İnanmanın mantıksızlığı ve fikirsel uyuma.
İslam hakkındaki bilgileri sadece'' başkalarının ağzından'' dinleyen müslümanlar,islamın kaynakları hakkında doğru dürüst hiç bir şey bilmezler. Kuranı , ya menfaat
a maçlı okurlar (mezarlıklarda veya dua amaçlı) ya *genel ritüellere uymak için camilerde *yada mevlitlerde (aralarda) dinlerler.Araştırarak veya merak ederek '' bu kutsal kitap'' bana nasıl bir mesaj vermek istiyor'' diye bir açıp bakmazlar.Sadece başkalarını ağzıyla konuşurlar.Konuştukları ''başkasının ağzıda'' islamla alakası olmadığı için '' bu tipler'' (ki çoğunluktadır) *her söylenene inanır ve islamı belletildikleri gibi olduğunu zannederler. İslamın egemenleri, halkın, kuranı ,yeterli'' bilgi birikimi'' olmadıkları için,sürekli anlayamacaklarını söylerler . Bu bahane, halkın her şeyi bilmelerini (islam hakkında) önlemek içindir. Çünkü onlara göre, kuranı anlamak için, tefsir bilmek, nuzul sebeplerini bilmek, sibakını ve siyakını bilmek gerekir. Başka türlü yanılgıya düşülüp ''allah korusun'' islamın en büyük günahlarından ''ŞİRKE'' düşerler. İmanda elden gider.(foto model imanla karıştırmayın) Bu islam egemenleri (ulema ! ,tarikat şeyhleri, cemaat önderleri) islamı kendi *''ilmihallerinden'' öğrenmesini salık verirler. Çünkü menfaatlerine en uygun şekil, budur. HATİPOĞLU,Efendi hoca! gibi *''arabistandan naklen yayın yapan!'' *hoca efendilerin ne büyük bir alim olduğunu düşünürler. bu adamların anlattıklarının kaynağı nedir? Nehir roman gibi, anlatılan bu mavalların kaynağı nerdedir? Diye, ne sorarlar nede sormayı akıl ederler.1400 yıllık *palavralara hep beraber ağlarlar. . Bu eğitimli! ulema halkımıza HZ. nuh'un gemisinini anlatırlar. Nuhun nasıl? Her hayvandan bir çift aldığını anlatırken, dinleyenler hiç merak etmezler. Bu Nuh, bu kadar cesametteki bir gemi yapmışki, her hayvandan *birer çift almış. Hadi aldığını farzedelim , bu hayvanların barınması esnasında, hiç mi kayıp olmamış? Her cins hayvana nasıl bir menü hazırlanmış etoburlara, et , otoburlara ,ot nasıl depolanmış. Her şeye gücü yeten! tanrı neden? *İnanmıyanları sonsuz gücüyle yok edeceğine, neden pratik *olmayan, zor yolu seçmiş. Bu geminin * ölçüleri nedir? Tanrı *mühendismidir? Bir güvercinin vucud yapısı örnek alınarak, böyle bir gemi nasıl yapılıpta, bütün gemi mühendisliği metotları halledilirmi? Kaç yılda böyle bir gemi yapılır? Bir rivayete(yalana) göre Nuh 950 sene yaşamış. *O'na inanmayanlardan kaçıncı, neslin yok olmasını ,gemisinden izlemiştir. Hadi nuh 950 sene yaşadı. Allah çocuklarınıda mı onun kadar uzun yaşattı? Gerçekten ,böyle bir hikaye, doğru olsa , söylenen çağlarda, (kurana göre ) bu kadar uzun yaşayan bir insan, bırak peygamber olmayı, çağının en büyük tanrısı olurdu. İnsanın zavallılığı bu tip hikayeleri ''*gerçekmiş ''gibi inanmasından sonra başlıyor. Neden? İnsan, realiteye değilde, karakuşi hikayelere daha kolay inanıyor. Çünkü belirli dini metodlarla (beyni düşünemez hale getirme) mantığı ve sorgulama kapasitesi dumura uğratılıp , haplanmış gibi, bu saçmalıkları ,kendilerine *anlatanın peşinden koşuyor. Bu, eğer insanın zavallılığı değilse ,nasıl bir tanımla açıklanır? XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX * Başlığı değiştirdim.Umarım, problem ,bu sayede yok olmuştur. (devam edecek) |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Arap bir gün güzel Türkiyemin camisindedir. İmamın okuduğu ayete ağlayanları görünce şaşkınlıkla sorar, neden ağlıyorlar diye... miras paylaşımıyla ilgi ayet okunmakta ve güzel Türkiyemin güzel insanları ağlamaktadır. :lol: olayı naklen anlatan kişi hala kuranın türkçe okunmasının günah olduğuna inanmaktadır.
Ve İnanmak, bilmeme isteğidir.(F.Nietzsche) |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Evet üzüntü veren durumlar var ama başlığınızda çok katı yaklaşmışsınız.
İnanan insanlar korkmaya daha çok açıktır bunu cehennem korkusu ile kolayca dolabildiklerinden görebiliyoruz ama korkunun neden egemen geldiğini de düşünmelisiniz. Ben de Tanrı kavramına inanmıyorum fakat sizin gibi katı yaklaşmıyorum inananlara karşı. İnanmak için aptal olmaya inanmamak için zeki olmaya gerek yok. Dinleri kabul etmese de Tanrı'nın varlığına inananlar da var. Bu durumda dinlerin saçmalığını anlatmanın bir anlamı kalır mı? Bu insanlara inanmamaları için nasıl bir sebep göstereceksiniz? İnsan inanır, çünkü..? sebepleri vardır... İnanmak isterseniz sebep boldur....Sonuçta Tanrı'nın varlığı da yokluğu da kanıtlanabilmiş değildir. Bu nedenle isteyen inansın isteyen inanmasın beni ilgilendirmiyor yeterki kendini kullandırtmasın..(Sorun burda toplumsal hal alır çünkü) |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
bence bu müslümanlar inanarak işin kolayına kaçıyorlar çünkü düşünmek sorgulamak okumak zordur akılı başında insanlar böyle şeylerle uğraşmaz *müslüman arkadaşlarım okuya okuya benim bir delireceğimi söylüyorlar malesef bizim toplumumuzda okumak araştırmak delirmekle eş anlamlı
|
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Sevgili osiris,
Yanılmıyorsam inananların aslında düşünebildikleri fakat kolaycı olduklarından inanma yolunu seçtiklerini söylüyorsun. Bence o ilk sorgu ve düşünce kıvılcımı için kapasite gereklidir; ne yazık ki Tanrıları onlara bu konuda çok cömert davranmıyor... Sevgiler... |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
thunderpoint benim yorumum için görüşünüz nedir?
|
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
sevgili thunderpoint bu konuda haklısınız bazı insanlar böyle oluyor mesela ben bir zamanlar yaşar nuri hocayı çok tutardım çünkü onun islama farklı bir bakış tarzı vardı gitdiğim nur evlerinde özelikle başörtüsü *ve kuranın türkçe okunması türkçe namaz konularında tartışırdık çünkü bunlar bana hiç mantıklı gelmezdi ozamanlarda içimde şüphe vardı ama bunu dışa vurmaktan korkar aklıma geldiğinde de hemen tövbe ederdim çünkü öyle yetiştirilmiştim ama tam anlamıylada hiç bir zaman *teslim olamadım islama bence bu insanın doğasında belkide genleride var olan bir şeydir
|
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Sevgii Liberty,
ozgur_beyin'in başlığındaki nispeten katı yaklaşımın sebebi tahminimce artık tahammül gücünün tükenmesidir. O kadar çok insan var ve siz herbirine yıllardır bir şeyler anlatmak için çırpınıyorsunuz fakat muhataplarınızın saplantılı hallerinden kurtulmadığını görünce de eriyorsunuz. Bu durum onların karşısında tevazuyu yitirmenize sebep oluyor. Şahsen ben de bu durumdayım.. İnanmak için aptallık zorunlu değil evet. Ama inanmamak için bu yönde gelişmiş bir zekaya ihtiyaç var diye düşünüyorum. Tanrı'nın varlığı veya yokluğunun kanıtlanamamış olmasına tabii ki katılıyorum fakat insanlar *tanrıları din vasıtasıyla öğreniyorlar. Ve dinlerin tanrı ürünü olmadığının ispatı kafalarda tanrının varlığını da yok ediyor... Sevgiler... |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
sevgili özgürüm yeşil şeehim *:lol:
televizyonlara, çevrene bir baksana tüm insanlar ne kadar mutlu, aptal ama mutlu bir ülkemiz var artık, hatipoğulları sülüman ateşler, bu avanaklar sürüsü sayesinde servetlerine servet katıyor. iyi tarafları yokmu ? elbette var, bu halk sayesinde köşeyi dönmek çok kolay, onlar ağlayıp dursun, rıskı veren allah deyip şükretsinler, kuru ekmeğe talime devam, iyi gidiyor iyi, amerikanın penceresinden bakınca başka bir dünyayı hayal edip bu dünyayı boşlayan bir milletten daha iyisi yoktur |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
İlk sorusunu sormaya başladığı andan itibaren annesi, babası, dedesi, ninesi, teyzesi *tarafından; araştırıcı, sorgulayıcı tüm özellikleri törpülenmeye başlayan çocuklara ve bu çocukların ileride yetiştireceği çocuklara kızmamak lâzım. Ben sadece bir 'kısır döngü' görüyorum. Gerisi teferruat...
|
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Alıntı:
|
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Bence doğru bir başlık değil bu sevgili Özgür dostum..
Bence doğru değil. Genel yargılar, içerisinde genellikle çok yanılgıyı barındırırlar. İnananlar diye vasıflandırdığın kavramın o kadar geniş bir kapsama alanı varki.. O geniş gurup içerisinde, aptal ve zavallı olarak nitelendirdiğin gurup içerisinde, inanmayanları *gerek zekada, gerek kültürde zavallıya çevirecek, elinde tesbih tanesi gibi oynayacak, çook insan çıkar. Ben senin dinleri sevmeyen, özellikle İslamiyeti iyi bilen ve *bir takım açmazları görerek inançtan dönen vasıflı bir insan olduğunu biliyorum. Bence bu başlık, biraz halk deyimi ile söyliyeyim, acemileri gaza getirecek ve kırgınlıklara sebep olabilecek bir başlık. Gene de sen bilirsin sevgili Özgür. Sen bilirsin deyince kavga çıkmaz bilirsin. |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Alıntı:
Alıntı:
Ben bir Ateistim. Burası dinlerden özgürlük fikrinin doğruluğunun savunulduğu bir site ve aramızda doğal olarak Tanrı (bulma, arama ya da bilinmezliği) inancı olanlar da var... Ve ben bunu çok doğal buluyorum; bir fikir ve düşünce olarak görüyorum... Umarım soruya cevap olmuşumdur... Sevgiler... |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Ya beni yanlış anladınız yada anlamak istemediniz şüphe de kaldım ama ben samimiyetle şunu sordum. Deist olan kişilere inanmamaları için nasıl bir sebep gösterilir? Eğer bu konuda fikriniz yoksa başkası da cevaplayabilir tabi..
Deist olan insan bu durumda zavallı mıdır? zavallı olduğunu nasıl anlıyoruz? Düşünceler hakkında görüş bildirmek çok doğru olmaz sözünüz bir forum sayfasında olmanız ile çelişmiyor mu? :D *beni yine yanlış anlayacaksınız siz ben dostum :D |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Sevgili Liberty,
Ama sormak istediğin "Bu yargılar dinlerden özgür fakat Tanrı inancı olan bireyleri de kapsamıyor mu?" idiyse bence şu haliyle kapsıyor gibi... Herhalde özgür_beyin "inanma"yla 'dini inanış'ı kastetmiş... * Sevgiler... |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Bu forumda düşüncelerin eleştirilmesi hiç bir işe yaramaz. Düşünceyi oluşturan bilgilerin tartışılmasıdır doğru olan...
|
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Teşekkür ederim zahmet edip yazıyorsunuz ama ben sadece bilmediğim birşeyi öğrenmek adına bir soru sordum. Kimin neyi kastettiğini öğrenmek değildi amacım fakat sanırım yanlış anlaşılıyorum ya da burada pek hoş görülmüyorum. Genelde yazılarıma pek cevap alamıyorum zaten. Neyse bahsettiğim konu hakkında ilgilenen ve düşünen kişiler varsa zaten yazar. Bence önemli bir nokta. Düşünülmesi gereken bir nokta. Belki bir başlık olarak açarım, belki de burası yeri değildir dediğiniz gibi konuyu açan başka bir şeyi kastetmiş olabilir....
|
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Sevgili Liberty,
"Deist olan kişilere inanmamaları için nasıl bir sebep gösterilir?" sorusunun cevabı tabii ki Tanrı'nın yokluğunun ispatıdır. "Şu ana kadar yokluğu ispatlanamadığı için bu başlık bize reva mı?" diyorsan ben de "bunu başlığı açan özgür_beyin'e sor" derim. Eğer tarzı sert bulduğundan "böyle başlık açılamaz" diyorsan mesaj raporu yazarsın. Ayrıca "sanırım yanlış anlaşılıyorum ya da burada pek hoş görülmüyorum. Genelde yazılarıma pek cevap alamıyorum zaten" yargısı bence yanlış.. Tüm bunlardan daha başka bir şey söylemeye çalıştıysan da anlayamamışım demek ki; cehaletime ver... Sevgiler... |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Sevgili Liberty, sorunu sakıncası yoksa ben de yanıtlamak istiyorum:
Alıntı:
Tanrı'ya inanan, dindar, imanlı, iyi, iyi amel sahibi insanlar öyle zamanlar geliyor ki intiharı düşünüyorlar, Tanrı kendisine inanan iyi kullarının mahvolmasına, *intiharı düşünecek kadar parçalanmasına, psikolojik olarak çökmesine, çaresiz kalmasına neden izin veriyor? Tanrı duaları duymuyor, yanıtlamıyor, Tanrı'ya inanan insanlar da psikolojik olarak çöküyor duaları duyulmuyor, yalnız bırakılıyorlar, intiharı düşünecek kadar parçalanıyorlar Tanrı'dan ses seda yok Neden? Bir yanda bolluk ve rahatlık içinde, her istediğini elde ederek yaşayan insanlar, diğer yanda talihsiz, fiziksel veya psikolojik acılar altında ezilen ve cehennem hayatı yaşayan insanlar... Neden? *Kimi insanlar Amerika’da, Avrupa’da doğuyor, kimileri Afrika’da açlık içinde… Kimi insanlar “normal” oluyor, kimiler, çok zeki, kimi insanlar ise sakat, Neden? Kimi insanlar etkileyici özelliklere sahip olarak doğarken kimi insanların önemli kusurları oluyor ve hayat boyunca bunun psikolojik baskısı altında acı çekmeye mahkum ediliyor, kimi insanlar uğraşmadan, çaba sarfetmeden elde etme imkanına sahipken kimileri ne yaparsa yapsın kaybediyor…Hiç uğraşmadan kazananlar (sadece para konusu değil), uğraşıp, gerçekten isteyip gerçekten hakkını vererek çabalayıp yine de kaybedenler ve bunun hayal kırıklığı, ümitsizliği altında ezilip yaşama sevinçlerini kaybedenler…Kimisi hiç zorlanmadan "hayatını yaşıyor" kimisi ise hiçbir konuda ne kadar çabalarsa çabalasın gün yüzü göremiyor. Neden? İyiler depremlerde ölüyor canlı canlı yanıyorlar, dünyada eziliyorlar çoğu zaman, acı çekenleri oluyor hem de çok... Öyle kötüler de var ki dünyada,, cennet hayatı yaşıyorlar Tanrı'dan ses yok? Neden? Tabi ki bir Deist olarak denebilir ki "Tanrı var ama bizi ve dünyayı evreni tamamen başı boş bırakmış" O zaman o Tanrı'nın varlığı ile yokluğu arasındaki fark nedir? Var olup olmaması bizi neden ilgilendirir? Dünyada kılını kıpırdatmayan, insanları yalnız bırakan acının hüküm sürmesini sağlayan bir tanrı öldükten sonra "paat" diye karşımıza çıkıp bizi yargılayacak mı yoksa? *veya bizi cennete ve cehenneme mi gönderecek? |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
O zaman o Tanrı'nın varlığı ile yokluğu arasındaki fark nedir? Var olup olmaması bizi neden ilgilendirir?
* * *bence meselenin özü de budur. Kendisine deist deyip te tanrı tanımı yapan bir kişi dinsiz degildir. Her şeyden evvel tanrı tanımından sonra bir yaptırım silsilesi geliyorsa bunun ismi dindir. Cennet, cehennem, imtiha, dua, vs vs. Çünkü böyle bir tanrı inanan kimseye görünmemiştir ve sözde deist ise bu yaptırımları dinden almıştır ve uygular. Bana vahy geldi ben dua ediyorum diyenler müstesna tabii ki. * * *Tanrı kutsallık ifade eder , bir yaratıcının ise kutsal olması gerektigini ve tapınılması gerektigini şayet kendisi söylememişse kimse bilemez. Tahminler ve bu tahminler üzerine oluşturulacak akaitler yeni bir dinden, ya da eski dinin kötü bir kopyasından başka bir şey olamaz. * * * *Deist olan kişi, bir yaratıcı vardır ama benimle bir ilişkisi yoktur diyen biridir. Görüşümce gayrısı deist tanımına girmemelidir. * * * *saygılarımla |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Sevgili Aldostu'm ,hiç yaşamamış İsa'ya ,Musa'ya övgüler düzmek, *uyduruk hikayeler anlatmak, eğer
faziletli davranışsa ,benim söylediklerim birilerini niye kırsın? Yüzde doksan dokuzu uydurma olan ,hadisleri eğitimi az olan insanlara ''sanki bizzat duymuş'' gibi anlatan hocaları nasıl, bir kefeye koymalı? ONLARMI DAHA MASUM? Yoksa benim yazdıklarım mı onur kırıcı? Çevrene lütfen bak ,''.Müslümanım'' diyen yüz kişiden doksan dokuzu, Kuran mealinin yüz sayfasını okumuşmudur? Türkiyede en çok satan ,ama en az okunan kitap kurandır. Yüz evden ,en az sekseninde Kuran ''sigorta poliçesi gibi '' ya yatak odasında yatak başında ,ya yeni doğum yapmış kadının yatağının başında, yada çocukların yatağının başındadır. Bu, kurana bir saygımıdır? Yoksa fayda, ummakmıdır? 124000 veya 224000 peygamberden, yaşadıklarına dair, ne bir belge, ne bir bulgu olmamasına *rağmen, *sanki birileri yaşamları hakkında günlük tutmuş gibi ,''kısası -enbiya'' diye, ciltlerle kitap yazanlar, nasıl bir kategoriye sokmalı? Onlar insanlara saygılı da ,ben saygısızmıyım? Sevgili aldostu'm sizi insan olarak hem severim hem saygı duyarım. Bunu bildiğinizide, biliyorum. Niyetim kimseyi kırmak , üzmek aşağılamak değildir. Bunu aklımdan bile geçirmem.Ama ''inançlara saygılıyım'' ayağına yatarak ''ay nurdur inilmez'' diyen bönlerede ,*müsadenle saygı duymayayım. Ben, bu dinci tarikatları ,karınca kararınca ,* iyi bilen biri olarak, her malzemeyi sonuna kadar kullanıp ,insanlara hadleri aşan, uydurmalarla manipule edenlere ,ne demeli? Günümüzde ayan beyan olmayan hiç bir şey kalmamışken ''şakkı- kameri'' bilimsel!!!! olarak ispatlamaya çalışanlar için ne demeli? Bu uydurmalar makbulda, benim başlığım ''kerih mi''. Şunu son olarak belirteyim. ben kimseyi kişisel olarak hedef almadım .Bu belli . Sadece , durum tesbiti yaptım. |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
ozgur_beyin'in başlığındaki nispeten katı yaklaşımın sebebi tahminimce artık tahammül gücünün tükenmesidir
thunderpoint. sevgili thunderpoint,artık ''tahammül gücüm tükendi'' . Tesbitin yüzde yüz doğru. |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Alıntı:
Lakin böyle olan adamların istekleri-duaları genelde tutuyor.Ben hep böyle tecrübe ettim ama bilmiyorum.Belki de çok şanslılar. Öyle bir denge var *ki inançsız arkadaşlar kendi ağızları ile ifade ediyorlar ve bana çok anlamsız hatta komik geliyor.Adam(ateist) diyor ki:Tanrı ya çok acımasız ya da duruma müdahale etmekten aciz. :cry: *:lol: gülermisin ağlarmısın?Böyle bir mantık var mı abim?Tanrı acımasızsa diğer güzellikler ne oluyor ? *ya da madem acımasız diyorsun o halde ne diye inkar ediyorsun bu da başka komik bir çelişki... Yani dual bir durum çıkıyor ortaya tablo bu...İyilik olmadan kötülüğü,kötülük olmadan da iyiliği kavrayamaz bu organizma :lol: Herşeye kadir olan ise Allah-yaratıcı-tanrı ya da her nasıl adlandırılıyorsa... Tamam herşeyin nedeni bizi nedensizliğe sürüklüyor dolayısı ile bir İLK yok.Peki bu önermenin mantık dışılığı şu görünenler ile çürümüyor mu? Bu anlamda pante abinin yazıları çok samimiyim çok hoşuma gidiyor.Dinler belli bir dereceye kadar yalan-uydurma;eskimiş-çağ dısı olabilir diyelim ki fakat bir İLK kesin var abim gören gözüm diyor bunu ve ben bunu Allah diye ifade ediyorum. |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve fikirsel uyuma.
Sevgili beel, '' bir ilk'' tabiki var. Ama bu dinlerin tarif ettiği tanrı değildir.
|
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve fikirsel uyuma.
sevgili beel
* bir ilkin olup olmaması hiç mühim degil. Önemli olan ve kötü olan o ilk adına bir takım kanun , yasa, akaitlrt bütünlügü yaratılıp insanlara dikte ettirilmesi. O ilk namına, bir takım insanların hükümranlıklarını ve egemenlik temellerini oluşturması ve insanları kandırması. * *İlk olabilir belki ama bu bizi baglamıyor, nasıl biz onu göremiyorsak başkası da göremiyor demektir. Ya da bu kadar insanoglunun içerisinde tek bir kişiye görünmesi ya da hitap etmesi son derece kuşkulu olması gerekir. Ve bu kişinin "ilk " adına bizi zorladıgı yaptırımlar kendi beyninin ürünü müdür, bir ekibin ürünü müdür sorgulanmalıdır. Bu sorgulamayaı yaparken de o dönemde yaşamadıgımız için tarihsel kayıtları ele almak zorundayız ve de arkeolojik kayıtları. * * Gen yetemedigimiz noktada tüme varım yöntemini uygulamalıyız. Sonuçları itibarıyla ele alarak yol açtıgı sonuçlar bakımından nedenini bulmalıyız. Yoksa eminim ki o ilk in bizimle bir alıp veremedigi olamaz. Hele hele bizi kendine kul etmeyi hiç bir zaman düşünmez. Her halde Abraham Lincoln den daha üstün bir şahsiyeti vardır diye düşünürüm. * * saygılarımla |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve fikirsel uyuma.
Alıntı:
Görünüşte böyle ama içinde çok gizli ve ancak gerçekten yaşayanların hissedebileceği bazı gizli unsurları da barındırıyor gibi geliyor bana |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve fikirsel uyuma.
sevgili beel
* *bir tanrıya ya da bir kutsala veyahut bir yücelige ulaşabilmek ya da onunla ilişki kurabilmek ruhi bir tatmin olsa gerek. Bunun neden tatmin oldugu, ya da neden böyle bir tatmine insanın gerek duydugu tartışması şimdilik konu dışında kalsın. Ama merak ettigim şey şudur; tamamen kendi beyninin ürünü olan bir inanışa baglanabilmek için insanoglu neden bir aracıya gerek duysun ki. Dikkat edersen aracılar her zaman emek vermeden kazanan kişilerdir. * * Sorunun temel noktası aracıyı, ya da onun adına hareket edenleri ortadan kaldırıp inancı kişinin kalbiyle yaşamasıdır. Bunun daha huzur verici oldugunu düşünüyorum. Gerçi hiç bir huzur *bilmenin verdigi huzur ile kıyaslanamaz. * *saygılarımla |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Alıntı:
Biz "Tanrı vardır ve acımasızdır" demiyoruz. "Sizin varlığını iddia ettiğiniz yaratıcının adil olmadığını, bu yüzden de 'yaratıcı' olamayacağını" söylüyoruz... Ayrıca sırf mantığınız yüzünden biz de sizlere ne kadar şaşıyoruz bir bilsen... Sevgiler... |
Re: İnanmanın mantıksızlığı ve fikirsel uyuma.
Sevgili ozgur_beyin,
Siteye birkaç günde bir girebildiğim için orijinal başlığın ne olduğunu göremedim, ama yazında inanmanın bir türlü zavallılık olduğunu ifade ediyorsun. Zaten inancın temelinde de güçsüzlük, çaresizlik, yoksulluk, adaletsizlik, yani zavallılık yatmaz mı? Bu nedenle inanç güçsüzlerin yani zavallıların dayanağı iken güçlülerin inanmak gibi bir gereksinimleri yoktur. Hepimizin bildiği bir söz vardır: Gururlanma padişahım, senden büyük Allah var. Bu sözü söyleyen zavallı, kimbilir o padişah tarafından ne zulümlere uğramıştır ve çaresizdir. Padişah güçlüdür, asar, keser, vergi salar, dolayısı ile de inanması gerekmez ama o zavallının daha büyük, adil bir gücün varlığına inanması gerekir, yoksa tutunacak dalı kalmaz. O zavallı, Allahın padişahın cezasını vereceği günü görme umudu ile yaşar ve padişahın başına gelecek her türlü olumsuzluğu "Allahın verdiği ilahi bir ceza" olarak algılar, mutlu olur. Kendisi birşey yapamamıştır ama Allah güçlünün, egemenin cezasını vermiştir. Bu nedenle inanan zavallılara değil de onların bu gereksinimlerini kullanarak egemenlerin safına geçecek güce ulaşan ve inanmama özgürlüğünü elde eden, ama o zavallıların inanmaya devam etmelerini sağlamak için her türlü üçkağıdı çeviren ruhban sınıfına-din bezirganlarına kızmak, onlarla mücadele etmek, onların rezilliklerini ortaya çıkartarak, oynanan oyunu deşifre ederek, inanma gereksinimini oluşturan adaletsiz ortamı düzeltmeye çalışarak inanan zavallıları da bu zavallılıktan kurtarma çabası göstermek daha yararlı olur kanısındayım. Yani sivrisineklerle tek tek uğraşmak değil de bataklığı kurutmak gerekir, yoksa bu düzen daha da ağırlaşarak devam edecek. Adaletsiz, gelir dağılımı bozuk, eğitim adı altında gençlerin düşünmelerini engelleyici her türlü sistemin uygulandığı, işsizliğin kol gezdiği, her türlü ahlaki değer yargısının bilinçli olarak yok edildiği bir ortam sadece bataklığı büyütüyor ve egemenler en çok bu ortamı seviyorlar. Sevgiler..... |
Re: İnanmanın mantıksızlığı ve fikirsel uyuma.
Kandirma- inanma,
* *Inanmak nedense kandirilmak kelimesini hatirlatiyor bana. Belki de onun icin bir olumsuzluk hissediyorum bu sozde. * Inan, yemin ederim ki dogru soyluyorum cumlesi, bende, kandirilmakta oldugumu, gozlerimi dort acmam gerektigini tetikleyen bir his uyandirir. Cocuklugumdan beri kandirildigim, veya kandirilmaya calisildigim icin olacak, inanmanin bir cocukluk belirtisi oldugunu zannediyorum. |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
Fırat,
Aldığım en iyi cevaptı teşekkür ederim yorumladığınız için. Üzerine düşüneceğim. |
Re: İnanmanın mantıksızlığı ve fikirsel uyuma.
Ben teşekkür ederim, "yanıt olabilen" bir yanıt verebildiysem ne mutlu bana!....
Sevgilerimle, |
Re: İnanmanın, mantıksızlığı ve zavallılığı
yazının sahibine tamamen katıldığımı söyleyebilirim. deistler hakkında yapılan yorumlara gelince deistlerin inançları çok farklılık gösterir hatta bazılarınınki inanç bile değildir tanrıyı mantıksal bir zorunluluk olarak görenlerden tutun kendilerine asıl hristiyanlar deyip incildeki saçmalıkları çıkartıp yeniden yazanlara kadar deistler vardır.ben bir deist olarak tanrı kavramını şöyle açıklıyorum örneğin
içinde bulunduğumuz evren içerisinde algıladığımız herşey kendisini oluşturan bir neden sonucu bize ulaşmıştır kısaca herşeyin bir nedeni vardır benim nedenim anne ve babam onların nedenleri anne ve babaları ilk insanın nedeni kendinden önceki canlı cansız molekül ve atomlar onların nedeni elektron proton nötron enerji onların nedeni........ diye uzayıp gider fakat bu zincirin bir yerde bitmesi mantıki bir zorunluluktur biten bu noktada bu olağanüstü nedenler zincirini başlatan daha üstün bir akıl zeka varlığı olmalı bu varlık herneyse o işte tanrı tanrı olduğu için tanrıya tapmak zorundamıyım hayır çünkü zorunda olmak ve tapmak çelişkili kelimelerdir sevgi içten gelir fakat yapmam gereken birşey varsa oda bilim yolunda gerçekte ne olduğumu bulmak. bilim bir şekilde bu amaca hizmet ettiği için tanrıya giden yoldur bu yolda mantıklı olmayan hiçbirşey kabul edilmez yoldaki yolcu olarak mantıki herşeyi öğrenmek vicdani olduğu sürece işlemekde benim görevim |
Re: İnanmanın mantıksızlığı ve fikirsel uyuma.
Flzf Tanrı'nın varlığına inanan bir deist olduğunu anlıyorum yazından. Çünkü ...ben de bir deist olarak diye başlamışsın bir cümlene. O halde inanan bir kişi olarak kendini mantıksız ve zavallı mı görüyorsun? yoksa söylemek istenilen dinlere inanan insanların zavalılığı mı? Eğer öyle ise ki öyle olduğunu görebliyorum başlığın "İnanmanın" değil de "Dine inanmanın" diye değişmesi gerekir. Bu konu sahibine bağlı tabiki ama sonuçta inananlar diyerek yanlış ve kırıcı bir genelleme yapıldığını düşünüyorum.
Ayrıca; Tarlasında bütün gün ekin eken adamın, karın tokluğuna gece gündüz çalışan insanın, evde sadece çocuk bakmaya ve yemek yapmaya mecbur bırakılan kadının inanmak için çok güçlü sebebi var. Bu insanları da mı zavallı olarak adlandıracaksınız? Onlar sizinle aynı imkanlara sahip değil. Bırakın tanrı inanacını sorgulamayı onlar kendi kimliklerinin bile farkında değil. Bilgisiz bir toplumda, eline kitaptan önce çocuk verilmiş, köyüne okul götürülmemiş, para için çalışmaktan okumaya fırsat bulamamış insanların herşeye inanması mümkün. Bu toplum bu insanların nesilleri Aydınlanmaları için çok zamana ihtiyaçları var. Siz, ben iyi imkanlara sahip(şanslıydık), okumuş kültür sahibi insanlar olabiliriz(Kendi adıma da bu konuda iddialı değilim) ama Tanrı'ya sığınan kişileri inanıyor olduklarından dolayı zavallı göremezsiniz! Zavallı olunacak bir durum varsa o da çektikleri çiledir.... Başlık değişmiş fikirlere değer vermişsiniz güzel umarım düşünceler de değişmiştir. |
Re: İnanmanın mantıksızlığı ve fikirsel uyuma.
ben bir deistim ancak inanacak kadar zavallı konumda değilim inanmak zavallıların işidir tanrının var olduğunu düşündüren mantıklı sebeblerden ötürü var olduğunu düşünüyorum hatta tanrıyı sevdiğimi bile söyleyebilirim fakat bilim %100 olarak bana tanrının olmadığını ispatlarsa ki (bu şimdilik hiçbirşey için geçerli değil yani hiçbir ihtimal %100 değil) elbetteki olmadığı ispatlanmış bişiyin olduğunu düşünmem.hatta yeryüzündeki en kötü eylemler nelerdir derseniz ilk sırada inançlar gelir derim. kısaca ben agnostik bir deistim :)
|
Re: İnanmanın mantıksızlığı ve fikirsel uyuma.
tipik orta oyunculuğu, müslüman yalakalığı, neymiş efendim bilgide kültürde inanmayanları
yerin dibine sokacak müslümanlar varmış, kimmiş o müslümanlar acaba, afganistandaki tali- banmı yoksa pakistandaki lal mesci mensuplarmı, bu tür bir tanım yapmadan önce müslüman kim, tanımı yapmak daha doğru olmazmı, sadece bayramlarda camiye gidip yere iki tos yapan ramazanda anlamını bile bilmeden akşama kadar aç kalanlar müslümanmı, müslümanlık katı kurallar olan bir din, kişi sadece bir ayetin bile kuralını ihlal etmişse islam dışı kalır. bknz."İnananlar, inananları bırakıp da kafirleri dost edinmesin. Her kim bunu yaparsa, ALLAH'tan ilişiği kesilmiş olur…." AL-İ İMRAN/28 hadi buyrun, bu durumda müslüman sayısını ve müslümanı yeniden gözden geçirmek gerekmezmi adam bırakın dost olmayı kafirin işyerinde çalışıyor kafirin memleketinde kalıyor, kafirle oturup votka tokuşturuyor, sonra çıkıp '' ben müslümanım '' hadi ya ,, başka, hayır hayır, bunlar asla müslüman değildir, bunlar kendi çıkarlarınca bir yol uydurup devam ediyorlar. bahsi geçen müslüman tipi, islamı gerçek anlamda yaşayan kurana sadık kalan, aklı bin yıl geriden gelen kişidir, yani talibandır, yani pakistandaki çaputlu koyu müslümandır. bu durumda muslüman nasıl dinsize fark atacak, zekası nasıl gelişecek, zeka gelişimine neden olacak her atak inandığı kitap tarafından engellenmekte, fizik kimya öğreneceğine kitabı boşver bunlar fani sen tüm gününü ibadete ayır, cennete gir diyor, resim çizecek heykel yapacak kitabı bunlar haram diyor, bu adam kültürde nasıl fark atacak dinsize. cübbeli sarıklı çaputlu elde kuran dünyadan bi haber her gün ibadette olan müslümandır. takım elbiseli kravatlı, elde viski kadehi tokuşturan muslüman değildir, onunki olsa olsa çevre baskısı ve gelenektir. |
Re: İnanmanın mantıksızlığı ve fikirsel uyuma.
Dün akşam TRT2 de GANGA (ganj) adlı bir belgesel seyrettim.
hindu inancına göre Ganj cennetten dünyaya *hediye gönderilmiş bir ırmakmış. bu hediyedek *sebeb, ölenlerin yakılan küllerini yıkamak bereket saçmak v.b. *gibi görevleri var. ganjın çıktığı (coğrafik değil, inanç babında) kollara hacılar gelmekte ve hacı olmaktadırlar. hac yapmanın en değerliside yaklaşık 3500 rakımı olan '' inek ağzı'' olarak nitelenen yere gelmektir. ganjın değişik bölgelerinde ''hac'' yerleri var ama zoru başararak gelinen ''inek ağzı'' bölgesinde yapılan hacın ayrıcalığı var. bunun mantığı var mı? *eğer var diyorsanız .meryem ana kilisesinde , kerbelada ,kabede veya dünyanın birçok yerinde yapılan ''hac''larda en az kabeye yapılan hac kadar kutsal ve gerçektir. |
Re: İnanmanın mantıksızlığı ve fikirsel uyuma.
Sevgili özgür_beyin;
Cennetten dünyaya gönderilmiş ırmaklar... Cennetten dünyaya gönderilen zinacılar... Cennetten dünyaya gönderilen gol de bu olsa gerek: http://www.geodergi.com.tr/soy101,16@2400.html |
Re: İnanmanın mantıksızlığı ve fikirsel uyuma.
Alıntı:
ateistler aldılkarı bilgileri nereden alıyorlar? kendi bilgileri mi yoksa sağdan soldan okudukları makale ve masallar ile mi kendini avutuyorlar ? sizler bizlerin kulakdan dolma biligiler diye nitelediğiniz kuranı kerimden bugüne kadar gelen bilgiler ışığıdır. ekstra eklemeler yokdur . ekstra eklemeleri kurana aklınca zarar verecek , islamı küçük düşürecek ,safsata hayal ürünü ve yazılan masallar dır. *ateistler bu masallara kendilerini kaptırmış ve inandırmış dır . biri çıkmış islamın hiçbir vecibesini yerine getirmemiş ,allaha peygambere karşı aklınca savaş açmış ve gene aklınca birileri bana uyar ve bana destek olur diye ve buarada farkında bile olmadan şeytanın ve nefsin oyununa gelmiş ve hayatını bir ömür boyu kendine hiçbir faydası olmayacak hatta kendini helaka sürükliyecek olan bir yola girmişdir ve bu uğraş ile hayatı son bulmuşdur . işte bu bu insanlar , kuranı kerimde de belirtildiği gibi cehenneme gidecek olan insanlar dır . sizler merak etmeyin bizim dinimizi bizler biliyoruz bugüne kadar kaç kişiyi gerçek islamı yaşayan allah korkusu olan birini ateist yapabildiniz ilminiz ile ? bizlerin de ateistler üzerinde etkisi hiç yokdur !!! ancak vesile olabilir kalplere allah hükmeder ama bunu idrak meselesi ateistleri aştığından bunu kavrayamamakda gayet doağal dır . onun için sizler bırakın bizleri sağdan soldan duyduğumuzu sizler kendi sağdan soldan duyduğunuzu doğru sandığınızı algılamaya çalışın ki hayatınız ziyan olmasın bir hiç uğruna . başınızı önünüze koyun ve akıllı ve ilim sahibi olduğunuzu zannettiğiniz ve allaha isyan ve inanmamakla direttiğiniz o gün, karşınıza geleceği gün ve o aklımızın almadığı ve bilgimizin yetersiz kaldığı gün gelip çatmadan tövbe edelim . ah ateizm ah . |
Re: İnanmanın mantıksızlığı ve fikirsel uyuma.
sevgili aspendos, yazdığımız metinleri sanada açıklamak zorunda kalırsak ,ondan *sonra örtki ölem.
''başkasının ağzı'' cuma günleri dinlenen hutbeler zikir yerleinde anlatılan palavralar ,sohbetlerde sallanan nebi masallardır. benimde kastettiğim ''başkasını ağzı'' bunlar. eğer dini ahkamı bu kaynaklardan (eğer kaynak denirse) kesiliyorsa bu ahkamı kesenler ''başkasının ağzıyla'' ahkam kesiyorlar. fethullah yetmezmiş gib birde hatip oğlu çıktı piyasaya . hatip oğlunu bir dinle gözlerini rol çalan artistler gibi çok ince bir eda ile silip ağladığını hissattirerek mavallar anlatıyor. *ey hatipoğlu ,nerde bunun belgesi, bu kadar palavrayı nerden buluyorsun diye kendine hiç sordun mu? eğer sormuyorsan sende ''başkasının ağzıyla'' savunma yapıyorsun demektir. sizler merak etmeyin bizim dinimizi bizler biliyoruz bugüne kadar kaç kişiyi gerçek islamı yaşayan allah korkusu olan birini ateist yapabildiniz ilminiz ile ? aspendos sevgili aspendos ''ilminiz ile '' serzenişinde ,kendine mal ettğin allame edası var. islamın ''ilim'' aldığınız bir tek kaynağınız var oda kuran. diğerlerinin yüzde doksan dokuzu uydurma. eğer sen dinini benden iyi biliyorsan yüce rabbim beni KAHHAR ismi- azamıyla kahretsin. allah korkusu bir kölenin sahibine uyması gereken ''olmazsa olmaz'' kuralıdır. senin o'' allah korkusu ''dediğin fenomen islam dünyasında el freni kadar bile etkili olamıyor. demekki *''allah korkusu''da kendinizi kandırmak için uydurduğunuz '' müslüman dürüstür'' *markasının, olmayan noterden onaylanmış *zavallı bir patenttir. seni allah korkusu bügüne kadar neyden alıkoydu? eğer dürüst cevap verirsen (kendine) *hiç bir şeyden alıkoymadığını göreceksin çünkü buna *imkan yok. senin D.N.A. larında formule edilmiş, aspendos neyse sen osun. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:24 . |