Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Kadın & İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=31)
-   -   Keşke Kadınlar Daha Güçlü Olsa (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=8365)

Ayejj 01-12-2008 13:49

Keşke Kadınlar Daha Güçlü Olsa
 
Kadının ezilmiş ,bastırılmış,pasifleştirilmiş toplumsal konumu sadece kadınlara zarar vermiyor.Vicdanlı erkeklerde bu durumdan zarar görüyor.

Örneğin;bir kız arkadaşınız var ondan ayrılmak istiyorsunuz.

Ama ayrılırsanızda kız hem ailesine karşı mahçup olacak,hem toplumda ona değişik bir gözle bakılacak.Bunu da biliyorsunuz.

Bu durumda eğer vicdanlı bir erkekseniz kızdan ayrılamıyorsunuz.Devam etmekte sizi mağdur ediyor.
Keşke şu toplumda kadının pozisyonu güçlü olsa da,
istediğimiz ve bizi isteyen kadınlarla, insana yakışır şekilde bir takım duyguları paylaşıp, sonrada ayrılabilsek.

meaculpa 01-12-2008 14:18

İlginç bir tespit olmuş. Rahat ve sıkıntısız bir ayrılık için kadının güçlü olmasını arzulayan vicdan sahibi bir erkek profili :)

Kadınlar bu konuda ciddi anlamda fazla duygusal olabiliyorlar. Çünkü karşılarında olan her erkek vicdan sahibi olma yolunda çok da sağlam adımlar atamayabilyorlarlar. Durum böyle olunca kadın, ilişkinin kaygılarını yüklenen ve hem partnerini hemde çevresini hoş tutma çabasında çırpınan taraf olup cıkıyor. Bunca sorumluluğun kadında tezahür etmesi koşulları onu daha kaygılı, daha kırılgan ve duygusal yönelişleriyle daha güçsüz kılabiliyor.

Erkeklerin bu tür durumlarda aldıkları kararları sırf vicdani esaslara dayanarak çok da uzattıklarını düşünmüyorum. Yani mağdur olmayı bir kadın kadar uzatan taraf olmuyorlar. Toplumun kendilerine sağladığı kolaycı koşulları yaşamlarına yansıtmakda da bu yüzden çok da sıkıntı çekmiyorlar. Ama aynı durum bir kadın için geçerli değil. Mutsuz bir birlikteliği yıllarca sürdüren kadınlar var. Tabi bu olayı var eden sebebler arasında ekonomik koşullarda önemli fakat bu bile kadının güçsüzlüğüne çanak tutan kesin bir varış.

Bir birliktelik yada evlilik için de ayrılma kararını erkek alıyorsa er yada gec ki cok fazla sürenin uzayacagınıda düşünmemekle beraber, ilişkinin daha kolay sonlanabileceğini düşünüyorum. Ama kadın için durum aynı değil. Kuşatılan çevre ve iç dünyası onu baskıcı bir psikoloji altında tutmakta, durum böyle oluncada kadının güçlü olsa bile güçsüz lanse edilmesi kacınılmaz oluyor.

Evlilikler ve flörtler olarak konu daha farklı değerlendirilebilir tabi ki. Benim yazdıklarım genelde evlilik minvali üzerine. Flörtlerde ayrılıklar daha kolay çünkü.

Kadınların güçlü olabilmesini sağlayacak en önemli etkenin ekonomik özgürlük olduğunu düşünüyorum. Eğer bu güç edinilirse kadınlar tarafından; toplumun bakış açısı yüzde yüzde
değişmekte. Ve alınabilecek her kararda kadına daha bir özgür tavırla yanaşılabilmekte. Ekonomik özgürlüğe rağmen alınabilecek kararlarda hala dayatmalar mevcut ise de o zaman kadının daha güçlü olabilmesini sağlayacak şey kendi içinde. Ama öncül olarak somut anlamda kadının kendine birşeyler katıp ( ekonomik özgürlük ) mevcut koşullarını değişime götürmeye hedef kilitlemesi lazımdır. Bu mücadeleyi yaşamına katma çabasında olan bir kadının daha sonraki adımları daha güçlü ve daha bilinçli atacağına inanmaktayım.

Ayejj 01-12-2008 14:33

Alıntı:

Erkeklerin bu tür durumlarda aldıkları kararları sırf vicdani esaslara dayanarak çok da uzattıklarını düşünmüyorum. Yani mağdur olmayı bir kadın kadar uzatan taraf olmuyorlar.
sevgili meaculpa,
Değişiklik yapmak için imkana sahip olan bir kişinin ne kadar süre vicdanı tarafından kontrol edilebileceği meçhul bir durum.Ve genelde kişiler kendi lehine olan değişikleri kadın olsun erkek olsun hemen yapmayı ister.
Bence bu cinsiyetle değil imkan sahibi olmakla alakalıdır.

meaculpa 01-12-2008 14:51

İşte sevgili Kapecuk, toplumumuzda imkan sahibi olan taraf genelde erkek oldugu için bende o cümleleri sarfettim.

sinner 01-12-2008 19:02

Güçlü deyince ben de fizksel güç anladım.
Güçlü olup da n'apacaklar bizi mi dövsünler istiyorsun :D

KızıL 02-12-2008 00:43

valla bende başlığı okuyunca şaşırdım yaw eyvah dedim şu vücut geliştiren kadınlar gibi mi olacaklar yani valla hepimizi döverler diyecedim :)

yucemanitu 02-12-2008 00:52

Valla ne yalan söyleyeyim başlığı okuyunca ben de keşke kadınlar daha güçlü olsa da erkekleri bir güzel dövse, gibi bir şey okuyacağımı sandım :D

Davudi 02-12-2008 16:40

zaten bu halleriyle cekilmiyolar ,bide dahamı güçlü olacaklar ,abovvvv :D:D

K.C. 21-02-2009 15:38

Aslında kadınların güçlenmesi ilişkilerin sağlıklı yürümesi için de şart.
Bir de kadınlardaki şu annelik dürtülerini, çocuk düşkünlüğünü biraz törpüledik mi daha da güçlü olurlar diye düşünüyorum.

Mesela birkaç evlilik yapmış erkekler, her eşten bir de çocuk sahibi olmuşlar ama adamlar eski karılarından her zaman daha özgür. Çünkü çocukların sorumluluğunu eşlere tamamen yıkmışlar, ayda bir ödedikleri nafakayla, hafta sonu çocukları görmekle babalık yaptıklarını sanıyorlar.

Vereceksin cümle çocuğun velayetini babalarına, bakalım o zaman erkek kolay kolay karısını boşayabiliyor mu, yoksa kadın gibi katlanma yolunu mu seçiyor. :D

evrensel-insan 21-02-2009 15:57

Saygideger arkadaslar;

En buyuk guc, dusuncenin gucudur. Erkegin, asil gucu de burdan gelmektedir. Kadinlar, dusunce olarak; erkeklere hukmettikleri zaman; erkeklerin fiziksel guclerini; kendi lehlerine kullanabilirler.

Dunya, boyle bir dusunce de; kadin hakimiyeti, donemi yasayacak mi?, bilinmez ama! Eger, yasar ve erkege de; yasatirsa, o zaman insan olmanin ve insanligin-kadin, erkek ayrimsiz temelde-vay haline!

Insanlik, enaz 10000 yildir, erkek egemenliginin elinden cekiyor zaten. Birde buna kadin egemenliginin sureci eklenirse; insanligin vay haline. Gerci; tarihte, hemde erkekten once, bir kadin egemenligi doneminden bahsediliyor ama; bu kadinin sirasini savdigi anlamina gelirmi?, bilinmez!

Saygilarimla;
evrensel-insan

Ayejj 21-02-2009 16:49

Sayın evrensel insan,

Niçin kadınların dünyayı daha kötü yapacağını düşünüyorsunuz?Belkide daha iyi yaparlar.

evrensel-insan 21-02-2009 16:55

Saygideger ayeji;

Konu fiziksel olarak; erkek kadin farki degil; dusuncenin, kokeninin erkeksel, erksel, ayrimci, bencil ve cikarci olmasi. Bu dusunce kokenini; fiziksel olarak ha kadin, ha erkek dusunmus, farketmez. Onemli olan; bu dusuncenin kokeni, insanoglunun, hangi fiziksel yapisinin-erkek veya kadin- bu dusunceyi dusunmesi ve gelistirmesi degil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

parmis 20-04-2009 14:22

Kadın, siz erkeklerin sandığından çok güçlüdür.. Bir ilşkiyi bir evliliği çoğunlukla kadın taşır ve bunu mecburiyetten çok; güçlü olduğu için yapar. Ailenin devamı, çocukların geleceği ya da beraber olduğu erkeğin geleceği için.. Ama bunu öyle mütevazi ve sessiz yapar ki erkekler anlayamaz bile:)Bu da kadının eğlencesi ve gücüdür.. Ekonomik özgürlüğü olan,üniversite mezunu, olan kariyeri olan kadınlar bile evliliklerinde,ilşkilerinde ezilmiş rolu oynarlar nedeni yukardaki saydıklarım..
Gerçekten ayakları üstünde durabilen kendini yetiştirmiş bir kadın çevrenin ve toplumun baskısına pek aldırmaz kendi karalarını yine kendisi için verir..Kadının güçsülüğüne pek inanmayın bence...
saygılar...

Parmis Güneşin_kızı

Akhenaton 20-04-2009 14:59

Kadınların güçsüz olduğunuda kim söyledi, şeytandır onlar şeytan.

mhmd 20-04-2009 15:15

Bir gün Nasreddin hoca; bir dalda duran elmaya bakmış bir de yerdeki koca karpuza.
-Hey Allahım, şu koca cüssesi ile karpuzu niçin yerde sürünmeye mahküm edersin de bu elma gibi bir ağaca nasip etmezsin??!!!
Tam o sırada başına bir elma düşmüş
:cool:

SwaN 20-04-2009 16:53

Kadın yeterince güçlüdür aslında
Tek eksiği güç birliği.

evrensel-insan 20-04-2009 16:58

Saygideger arkadaslar;

Bu gucluluk eger fiziki konudaysa; hem bilimsel hemde mantiki olarak zor.

Eger bu gucluluk, dusunsel anlamdaysa; tek bir dusunce sekli var; o da cinsiyet ayrimsiz insanoglunun.
Disinin, kendine has dusuncesini ve kavramlamasini yaratmasi gerekiyor. Bu nu zaten, basarirsa; o zaman guce de gerek kalmayacak. Cunku bu basari, insanin olacak; insanoglunun degil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

mhmd 20-04-2009 17:09

"Kadın yeterince güçlüdür aslında
Tek eksiği güç birliği."

Doğru.
Zıt kutuplar değil ki birbirini çeksin de güç birliği yapsın.
Fizik kanunları burda kendini bariz belli ediyor.
Ne kadar tesla o kadar weber...

Haaa,
Şimdi diyeceksiniz ki erkekler nasıl oluyor da güç birliği sağlayabiliyor.
Onu da konunun uzmanları anlatır herhalde.

Bizim bildiğimiz odur ki;
Tümü erkeklerden oluşan bir ordu bir arada durabilmekte lakin iki müennes aynı çatıyı paylaşamamakta...

Bir de işin biyoloji yönü var hem de tam ters sonuçta.
Hayvanat aleminde sürüyü oluşturanlar dişiler, yavrular ve baskın erkeklerdir.
Baskın erkek olmayanlara baskınlar tarafından, itina ile arka kapı gösterilir.
Bu da işin biyolojisi.

dilaver 20-04-2009 17:17

Şimdi diyeceksiniz ki erkekler nasıl oluyor da güç birliği sağlayabiliyor. Onu da konunun uzmanları anlatır herhalde.


Dinlerin ve ataerkil düşüncenin bakış açısına çıkmamız mümkün görülmüyor. Bunda zorlanıyoruz. Tarihi bize ögretildigi gibi okuyoruz ve en ufak bir çaba sarfetmiyoruz.

Sadece Amazon örnegini hatırlatmak bile bu konu için yeterlidir. Bir süredir anaerki üzerine yazmaya çalışıyor ve hala da devam ediyorm ama görebildigim kadarıyla çok az takip ediliyor. Belki uzun oldugundan, belki sıkıca oldugundan belki de gereksiz ve saçma bulundugundan. Bilemiyorum ama gönül isterdi ki verdigim tarihsel kanıtlar o başlıkta çürütülsün ve insanoglunun geçmişinde şimdiye benzer izler belgelensin.

Ancak bir kere tanrı babaya inanıldıgı zaman ve havva şartlanmasına kapılındıgı zaman kadınları da en güçsüz varlıklar olarak görmekten başka çare kalmıyor.

Sadece ilk önce neden tanrılar degil de tanrıça vardı sorusunun cevabını aramak bile bizi epey ileri götürebilir.

saygılarımla

evrensel-insan 20-04-2009 17:25

Saygideger dilaver;

O zamanlar disi; hem kendi turunu ureten bir uretken, hemde kendi turunu yetistiren bir ogretmen olarak goruluyordu. Disinin, kadinlik yonu, yani uretkenligi; cinsellik ve fahiseligi; yetistirme ve ogretmen yonude; annelige tekabul ediyordu.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Ayejj 20-04-2009 17:38

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 168558)
Saygideger dilaver;

O zamanlar disi; hem kendi turunu ureten bir uretken, hemde kendi turunu yetistiren bir ogretmen olarak goruluyordu. Disinin, kadinlik yonu, yani uretkenligi; cinsellik ve fahiseligi; yetistirme ve ogretmen yonude; annelige tekabul ediyordu.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Hocam fahişeliği kısmı biraz ağır kaçmadı mı? Neye istinaden böyle dediniz.

azınlık 20-04-2009 17:43

Alıntı:

dilaver´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 168552)
Ancak bir kere tanrı babaya inanıldıgı zaman ve havva şartlanmasına kapılındıgı zaman kadınları da en güçsüz varlıklar olarak görmekten başka çare kalmıyor.

Bu cümle bende sanki kadın veya erkeğin değil üstlenilen rollerin gücü daha önemliymiş gibi bir kanı doğurdu ... aslında bilinçli bir temele oturmasa da ...

Enteresan, sanki zor bir role çalışmış ve oynayan tiyatro oyuncusunun en azından bir süre canlandırdığı karaterden etkilenmesi gibi bir durum oluşmuş olabilir. Tabi kitlelerin birbirine olan psişik etkisi rollerin kabullenilmesi sürecini daha da etkin kılabilir.

Gerçekten ilginç bir konu bu.

A.

evrensel-insan 20-04-2009 18:00

Saygideger ayeji;

Bu benim terimim degil; tanricalara verilen unvan. Yani bir disinin, sadece uretim icin; hatta cinsel gideri icin, cesitli erkekler tarafindan kullanilmasi. Kisaca, "sahipsiz kadin" Bu, bugunku bir meslek anlaminda degil; o gunku, disinin kadinlik uretkenligi ve cinselligi anlaminda.

Bence tum sorun herhalde; kadinin bu kullaniminda yatiyor. Ama is; es veya aileye,evlenmeye gelince; degisiyor ve annelik ile erkegin disiye sahipligi basliyor. Ilk kolelerde; insanoglunun disi cinsi oluyor.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver 20-04-2009 18:19

Yani bir disinin, sadece uretim icin; hatta cinsel gideri icin, cesitli erkekler tarafindan kullanilmasi.

evrensel

Bu konuyu ve kutsal fahişelik meselesini hiç anlamadıgını düşünüyorum. Fahişe kavramı İbranilerce verilen bir tanımlamadır. Dedim ya bugünkü ataerkil mantık ve yönlendirme ile geçmişe bakıyorsunuz.

Tapınaklarda sevişen kadınlara kendi dillerinde kutsal kadınlar, lekesizler adı veriliyordu. Bu kadınların Akad dilindeki adları Qadishtu, aslında günahlarından arınmış kadınlar ya da kutsal kadınlar diye çevrilmiştir. Yani fahişe ismi tamamen ataerki dinlerin verdigi bir tanımlamadır. Lekesiz kadınlar, kutsal kadınlar fahişe olmuştur.

Bu konuyu Ensest başlıgında ayrıntılarıyla açıkladıgımı düşünüyorum. Ayrıca Anaerki başlıgında da tanrıçanın yaratılması ile İbrani dinlerinde onlardan nasıl kurtulunmaya çalışıldıgını yakında işleyecegim.

Şunu bilmek lazım. Eski toplumda soy esası örgütlenme vardı ve dıştan evlilik kuralı geregince sınırsız da bir seks özgürlügü vardı. Toplum erkek egemenligine geçmek için tek eşli evliligin saglayacagı erkegin kendi ogluna miras hakkını saglaması gerekiyordu. Bunun için de soy içi evlenme saglandı. Toplumun bu konudaki geçişini ise toplum adına yüklenen ve küme evliligini yürüten bu kadınlar aldı. Bu yüzden kutsal oldular.

Bu kadınlar ancak yabancılarla beraber olurlardı ve eski dıştan evlenme ilkesini sürdürürlerdi. Küme evliliginin bir diger kalıntısı da ilk gece hakkıdır. Bu da bir lordun tüm kız kardeşleri kendine karı olarak almasıdır.

saygılarımla

Ayejj 20-04-2009 18:29

Sn evrensel insan,
Kadının cinselliğiyle üretkenliğini bağdaştırmak çok anlamlı ve kolay anlaşılır birşey.

Fakat kadının fahişeliğinin üretkenlikle bağlantısını kuramadım. Tapınak fahişeliğiyle maddi bir çıkar fahişeliği farklı bir şey. Babil yasalarında bile bu ayrım belirtilmiş. Tapınaktaki tanrısal bir görev bir çeşit vakfedilmişlik.

Kadının ,erkeğin keyiflenme aracı olarak kullanılması dişinin üretkenliğini mi sömürülmeye müsaitliğini mi gösteri?

evrensel-insan 20-04-2009 18:48

Saygideger ayeji;

Lutfen takilip kalma, o kavrama. Bak dilaver benim demek istedigimi ne guzel aciklamis.

Toplumun bu konudaki geçişini ise toplum adına yüklenen ve küme evliligini yürüten bu kadınlar aldı. Bu yüzden kutsal oldular.

Bu kadınlar ancak yabancılarla beraber olurlardı ve eski dıştan evlenme ilkesini sürdürürlerdi.-dilaver-

Evlilik kismi; uretkenlik, sahipsiz olma kismi; kume olmasi, yani birden fazla erkek.

Simdi bir bag kurabildin mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 20-04-2009 20:28

Saygideger dilaver;

Senin tarihsel olarak gosterdigin, anaerkil toplumdaki yasam ve iliskiye, benim bir itirazim yok. Ayni seyleri soyluyoruz. Sadece farkli bir sekilde ifade ediyoruz.

Benim uzerinde durdugum konu; ayrimcilik. Ister anaerkil, ister ataerkil toplumlar olsun; insanoglunun ayrilmisligi uzerine kurulmus. Tabi ki anaerkil toplum ile; ataerkil toplum arasindaki farkin, farkina varmak gerekir.

Ama bu cins ayrimi; iste dusuncenin kokeninin bir ogesi. Benim butun gostermeye calistigim bu insanoglunun ayrimcilik uzerine toplum kurmasi. Iste dogal dusuncenin ana sorunlarindan biri bu.

Iste ben bu dusuncenin karakteristik yapisina erkeksel diyorum. Yani cins olarak erkek degil, karakter olarak, erkeksel. Erk, erkek; buradaki anlam, erkin ekilmesi, yani erkin devami. Erk ister; ata, ister ana ama bir erk ve bir cinsin, diger cinsin ustune kurdugu erk.

Saygilarimla;
evrensel-insan

KızıL 20-04-2009 20:58

bencede söyle vurdukları zaman yeri göğü inletseler :)

eylemsel 20-04-2009 22:10

kadının özgürleşmesinde ekonomik koşullar belirleyici olamakla birlikte aslında bunun tek başına yeterli olmadıgıda açıktır. çünkü pek çok ekonomik özgürlüge sahip olan kadın kötü evlilik yada sevgilik ilişkilerini devam ettirmektedir. sadece para kazanmakla ilgili oldugunu düşünmüyorum.toplumun kültürel degerleri,yetiştirilme tarzı ve beklentiler kadınların seçimlerinde etkili olmaktadır. şunu da görüyoruz erkekler güçlü kadın istemezler. kedın ne kadar aciz ve bagımlı olursa kendilerini daha güçlü ve bir işe yarıyor oldukları düşüncesine kapılıyorlar. tabiki kadının özgürleşmesi her iki cins içinde yararlı olacaktır. fakat günümüz degerleri açısında tam bir kısır döngünün oldugunu görüyoruz.

Akhenaton 20-04-2009 22:18

Alıntı:

Ayejj´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 168565)
Hocam fahişeliği kısmı biraz ağır kaçmadı mı? Neye istinaden böyle dediniz.


Marksist bakış açısının bu konuyla ilgili her türlü tezi ve düşüncesi yanlıştır, çünkü anti tezi ata-erkil yapıdan beslenir.:)

http://akhenaton.blogsayfasi.com/sev...fahiseyim-ben/

http://akhenaton.blogsayfasi.com/tur...ile-%E2%80%9C/

eylemsel 20-04-2009 22:28

tapınaklarda fahişelik sadece kadınlara özgü degildi. aynı şekilde erkek fahişelerde var. bu konunun dinsel yönünden çok toplumdaki cinsel egilimleri denetleme ve kontrol altında tutmaktan başa bişey olacagını sanmıyorum. sonuçta cinsellik temel bir güdü ve bu güdünün toplumsal işleyişi olumsuz olarak etkilemesini engellemek için, fahişelik kurumu ortaya çıkıyor. tapınakta fahişe olan kadın yada erkek bu işi gönüllü yaparken kutsallık içeren bir anlam yüklüyor, müşteriler ise cinsel dürtülerini tatmin etmiş oluyor.

Kızıl Derili 25-04-2009 22:29

Ben hiç bir tarafın birbirine üstünlük sağlamasından yana değilim .. 2 taaf da daima eşit olmalı bence .

SwaN 25-04-2009 22:53

Alıntı:

Kızıl Derili´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 170034)
Ben hiç bir tarafın birbirine üstünlük sağlamasından yana değilim .. 2 taaf da daima eşit olmalı bence .

Bir tarafın bir diğerine üstünlük sağlamaya çalışması
doğru değil zaten. Ancak, güünümüz erkek egemen dünyasında
kadınlar kendi gücünün farkına varmalı ki orantısız güç ortadan
kalkabilsin.

ilya 26-04-2009 01:49

her şeye rağmen güçlü olan kadınlar elbetteki var ve coğunlukta..Sadece bedeli ağır olurbizim gibi toplumlar da ama olsun,sorumluluk alabilmek özgürlüktur bence..Sanmamki aklı başında bir kadın "ne derler" yüzünden bir erkeğin insafına sığınsın..Böyle bir durum varsa bile iki sağlıksız insan vardır demektir..Bu sağlıksızlık oldukça yaygın ülkemizde..

paslıçivi 26-04-2009 06:32

Erkekle yarışıyorsun ve yarışmana gerek yok;

sen zaten üstünsün.

Şiir yazmana gerek yok, şiir sensin.

Senin sevgin müziğindir.

Sevgilinle birlikte çarpan kalbin dansındır!


(ç)alıntıdır..

eylemsel 26-04-2009 13:15

paslıçivi çok hoş ifade etmişsinizhttp://www.turandursun.com/forumlar/...cons/icon7.gif

uv9 26-04-2009 16:30

Atanayus iman açıklaması[athanasian creed]BABA TANRIDIR ,OĞLU TANRIDIR VE KUTSAL RUH TANRIDIR VE BUNA RAĞMEN SADECE TEK TANRI VARDIR,ÜÇ DEĞİL

K.C. 26-04-2009 18:07

Alıntı:

paslıçivi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 170216)
Erkekle yarışıyorsun ve yarışmana gerek yok;

sen zaten üstünsün.

Şiir yazmana gerek yok, şiir sensin.

Senin sevgin müziğindir.

Sevgilinle birlikte çarpan kalbin dansındır!


(ç)alıntıdır..

Ben bu alıntıya katılamıyorum.
Yine kadınları uyutuyormuş gibi bir izlenim verdi bana.
Sen zaten üstünsün sözü, "otur oturduğun yerde, yarışma, gerek yok, bulduğuna razı ol, birkaç kişi seni üstün görüyor işte, yetin bunlarla" der gibi

Şiir yazmana gerek yok, şiir sensin... sözü bir yana, öbür yanda ise neden kadınlardan iyi şair ya da okunan şair çıkmaz tartışmaları sürüyor edebiyat çevrelerinde. Bu forumlarda bile tartışıldığı oluyor bazen. Zaten şiirsin, şiir yazmana gerek yok, ne gerek var beyinciğini yormaya, edebiyat eserleri ortaya koymaya çalışmaya...

müzik ve dans için de aynı şeyleri söyleyebilirim. Kadınlar ellerini eteklerini sanattan, edebiyattan çeksinler, hiçbirşeyle uğraşmasınlar, zaten üstünler, gereksiz tüm bunlar... evlerinin kadını, çocuklarının annesi olsunlar yeter...

sevmedim ben bu alıntıyı.
kadınların kimseyle yarıştığı yok... fırsat eşitliği arayışları onlarınki, bir birey olarak kabul edilebilmek için kendilerini ispat çabaları, çaba kelimesini de yanlış kullandım aslında... içinden taşıyorsa birşeyler, varsın yapsın...
"sen zaten baş tacımsın" demekle ayaklar altındaki kadın kendini baş tacı hissedebilir mi?

SwaN 26-04-2009 23:15

Alıntı:

paslıçivi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 170216)
Erkekle yarışıyorsun ve yarışmana gerek yok;

sen zaten üstünsün.

Şiir yazmana gerek yok, şiir sensin.

Senin sevgin müziğindir.

Sevgilinle birlikte çarpan kalbin dansındır!


(ç)alıntıdır..

Erkeklerle yarışmam
Kulvarlar ayrı.
Rekabetim hemcinslerime karşı.
Ben şiirsem, sen nesirsin
Yazıldığımız kağıt aynı.
Farkımız, olsa olsa
sevgiyi ifade tarzı.

Swan (just now 2009):)

parmis 26-04-2009 23:40

Arkadaşlar,
Kadının gücü ana olmasındadır .. Hayatı kuran, geliştiren, insan yetiştirendir anne; yani kadın...Her zorluğa göğüs geren, fedakarlıklar yapan hayat verendir anne.. Bundan daha güçlü olunabilinir mi?
Birde bu açıdan bakalım kadının gücüne..

saygılar...

parmis Güneşin_kızı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:25 .