![]() |
en çok neyin özlemini çekeceksiniz.
şimdi yaşıyoruz ve ölüm gelecek sonsuzluğa karışmadan evvel ennnn çok neyin özlemini çekeceksiniz, keşke şunuda yapsaydım diyeceğiniz ne var....mesela ben...asla başka yıldız sistemlerine giden bir geminin personeli olamayacağım mesela :P bu beni çok üzecek...:)
|
Ekonomik sorunlarımı çözüp, şöyle doya sıya keyfini sürmeden gidersem gözüm açık gider.
|
Off, öyle çok ki... Ayata bam telini bulmuşsunuz :(
Doğayı seyretmek... havanın parçalı bulutlu olduğu havalarda gökyüzünü seyrettikçe hala hayatta olduğum için duyduğum sevincin yanında bir gün bunları göremeyecek olmanın üzüntüsü... aynı anda iki zıt duygu.. hüzünlü sevinçler.. hüznün ağır basması sonrasında.. Hele o gün batımları.. denizde bulutlardan sızıyorsa hele kızıl gün ışığı.. bulutlara resmedilmiş rengarenk resimler... 1000 kez görsem yine de doyum olmaz bunları seyre.. Ağaçların ilkbahardaki çiçekleri.. taze köpre yapraklar.. çam ağaçlarının yeni kozalakları, havalar ısındıkça çıt çıt açılışları kozalakların... Bir Nepal hayalim var.. onu gerçekleştiremezsem gözüm dağlarda kalacak.. bir de beyaz kumsalı olan bir adada çok uzun bir süre yaşamak isterdim. Maldivlerde mesela.. bana hayat vermeye devam eden doğaya borcumu ödeyecek şeyler yapmak isterdim.. Kitaplarım basılmadan ölürsem, benden sonrasına yaşadığıma dair hiçbir iz bırakmadan gidersem... benim en en büyük korkum bu aslında .. bu yaşama kendimden bir iz bırakmak istiyorum. :( |
Rio Karnavalına gitmek istiyorum.
Allah nasib ederse... :D |
İşte bu psikoloji olduğu için
Ahiret var yok olmayı kabullenemiyorsunuz. Binlerce yıl verselerde yine aynı şeyleri düşünecektiniz.. |
Alıntı:
Siz gerçektende cennete gidip hurilerle haşır neşir vaziyette çayırlık çimenlik alanlarda tahtlar üzerinde oturup,billur kadehlerden içkilerinizi yudumlayacağınızı falan sanıyor olmalısınız hala..Üzerinizde de ipekten yeşil giysilerle beraber..Cennet ehilleri birbirlerine selam,selam diyorlar ve başka kelime de işitilmiyor..Yahu oturup hayal ettim de,korkunç komik bir durum..Ben istemem öyle tiyatral bir cennet..:p |
Yahu oturup hayal ettim de,korkunç komik bir durum..Ben istemem öyle tiyatral bir cennet..:p
........ Bu rezillik oyun havası dünyasında zaten bir roldesiniz bence. sahiden de gerek yok sizin için. doğru tespit katılıyorum size. |
Alıntı:
Senin algiladigin sekilde bir psikoloji hic degil.:) Fakat ben asla yok olmayacagim.;) Bedenimi, besin tadlandirici fabrikaya bagisladim, ölünce direk oraya. Kemiklerimden, organlarimdan besinlere katki malzemeleri yapacaklar. Gelismekte olan müslüman ülkelerin insanlarina helal hos olayim.:D Kim demis yok olacagim diye? Ne ahiret, ne huri, ne de nuri var... Adresi belli olmayan yer olur mu? |
karadenizli kardeş siz asla anlamayacaksınız...aynı özlemi sende çekeceksin İslama göre
bu dünyaya gelmeyeceksinki....öleceksin, mezarda kıyameti bekle dur günah sevapların tartılmasını bekle, sırat köprüsünden geçmeyi dene, geçtin geçtin geçemedin 20 000 fit....düştün işte kazana, başlıyacan yanmaya...özlemlerinle birlikte yanarsın, de hadi geçtin köprüyü....saçma sapan bir cennet, tariflerinden belli değilmi... komikmi komik...neyse.... en iyisi sende yaz özlemlerini... |
Alıntı:
nasıl varlıgının burada olmasında soz sahıbı degılsen ve senın ıraden dısında gelmıs ısen, nasıl oldugunde kendı ıraden dısında ve dahılınde yok olabılcegın kesın yargısına vardın? |
Alıntı:
|
Alıntı:
yada komık olmak! mantıksızlık! cok guzel! harika ! bu duyguları nasıl tanımlıyorsunuz? olcutunuz ne? demır seker tatında olsaydı belkı o cok guzel olacaktı? agaclarla ılıskıye gırıyor olsaydık belkı agaclar cok seksı olacaktı! gorecelı kavramların kendılerıne dakı hakım olamazken guzel ve cırkın tanımlarını nasıl yapabılırız? ya bir okuzun gozunden bır ınegın ne kadar seksı oldugunu da dusunmek lazım! ıste olay burda gorcelılılık . hangı okuz o ınegın kendısı ıcın seksı olduguna karar verıyor? veya bunu yapma sansı varmı? dusunsenıze hatta bazı ınsanlar kendılerını uyusturup oyle mutlu oluyorlarkı ıste buda haz? buna ımkan veren seyne? ıste sır burada gızlı, kımse yarın kuru bır tasın kendısı ıcın seksı olamayacagını ıspat edemez. ıste burada esasın esas detayı gercek guzel ve ıyı olan ne? siz söyleyinde cennet kavramının yersızlıgınden bilimsel olarak bahsedelim:) |
Alıntı:
Alıntı:
Ağaçlarla ilişkiye girmediğimiz için sexiyetini düşünmek ne derece sağlıklıdır?..Gelin benden bunu düşünmemi de istemeyin.Zira sizden korktum ben:D.. Gördüğünüz gibi hiç bir şey göreceli değil..Biri beni güldürünce gülerim..Eğer güldürülünce ağlayan varsa doktora gider ve ruhsal sağlığı konusunda bilgi edinir..Bakar bakalım göreceli mi dünya yoksa gayet somut mu.. sevgiler |
Alıntı:
agacın size seksi gelmemesi normal anlarım, zaten banada gelmıyor:) ama sunu dıyorum bunun kararını sızmı verdınız diyorum mesele o:rolleyes: dindarlığa gelince:) nasıl anladınız dıcem:eek: süpersiniz vesselam. haz almaya gelınce , ben soruların(gercek) cevaplarının duz mantıkla yanı analıtık mantıkla tam cevabı bulunamıcanı dusunuyorum bulamıyorumda zaten. bırı benı guldurunce gulemıyorsam işte o gorecelıdır. ben essek hayvanını gorunce gulerım sızde gulermısınız? uyusturmaya gelınce; sızınde kendınızı bu sekılde uyusturmadınıza nasıl benı ıkna edebılırsınız? belkı benım bu ılkel(gorecelı) duygularım bana sızın dıger uyusturuculardan kazanabıleceğınızden daha fazlasını verıyor? her neyse ben karmasık olarak tanımlamıyorum kendımı. benım sorularım fızık sınırları ıle sınır degıl o kadar. keske olabılseydıde daha rahat daha mutlu olsaydım. akıl ıste boyle sıkıntılarada sokuyor adamı.:rolleyes: |
valla özlenecek çok şey olacak ama maalesef özliyemiyeceğiz :)
sosuz hayata kananlar ise daha kötüler ölüp bir yerde gözü açıp cennet cehennem tartı zebani melek beklıyecekler ama aa hiçbişey yokmuş kandırıldık bile diyemeyecekler.. |
ateistlerle bu konuda anlaşamıyorum işte.. ölüm sonrası bir bilinmeyendir..
bir bilinmeyen hakkında olasılıklardan birine sabitlenmek, benimsemek inançtır... bir ateist genellikle ölüm sonrası yokolacağını zanneder..(inanır:p) ölüm sonrası için yokolma dahil benim aklıma dünyanın olasılığı geliyor.. hangisinin gerçeklik olduğunu bilemeyiz.. çünkü ölüm sonrası sınanabilen bir şey değildir.. ölüm sonrası bir bilinmeyendir.. niçin bilmiyorum demiyorsunuz ki.. ben heralde pırasalı böreği çok özlerdim.. çok seviyorum çünkü.. pırasalı börek olmayan ölüm sonrası hiç bir olasılığı kabul etmek istemiyorum...:(:o |
en çok özleyeceğim şey kuşkusuz oğlum olacak ölünce.
bunun dışında şu ülkemizin adam gibi yöneticilerin elinde olduğu zamanları göremeden ölüp gidersem diye üzülmekteyim.... |
Alıntı:
Fakat mutlu, iç güdülerini tatmin eden kişinin gülme eşiği yükselir. Haz konusuna gelince haz sevginin hissedilmesiyle ilgilidir.Ağacı doğayı severseniz.Onlarla seks yapmadanda varlıkları size bir haz verir. Bir insanla seks yapmakta onu sevmektir.O da haz verir. Yani hazza ulaştıran duygu sevgidir. |
Alıntı:
Siz insanı bir bedenden öte bir varlık olarak değerlendiriyorsunuz belli ki ? |
Ölümden sonra hiçbir şey özlenmez.
Özlem, uzak kalınan yaşanmış güzelliklerin hasretinin çekilmesidir. Ölmeden önce yapılmak istenenler ise özlem değil, arzudur. İnsan arzularına gem vurabiliği, arzularını frenleyebildiği müddetçe acılardan, ızdıraplardan uzaklaşır. Aksi takdirde yaşamdan kesinlikle tatmin olamaz. Bu nedenle arzuların, elde edilebilir ölçüde olması normal ama hayale yakın olması ise ızdırap kaynağıdır. Yaşamın her anını güzelliklerle değerlendirmek varken ulaşılmaz arzularla ızdıraplar edinilmesi, insanın kendisine yaptığı bir kötülüktür. Denizi hiç görmemiş bir insanın denizi görmek istemesi doğaldır. Bunu başarabilmesi de olanaksız değildir. Ama illa Kanarya adalarından denizi görmek istemek durup dururken dert edinmektir. Asırlar önce yaşamış olan insanlar da aynı güneşi, ayı ve yıldızları seyrettiler. Her gün aynı manzarayı seyretmekteyiz. Yüzyıl daha yaşasak yine aynı manzara. Ölümsüz bir yaşama sahip olmakla farklı manzaralar edinmeyecek insanlar. Belki güneşin ölümünü, dünyanın yokoluşunu görebilecekler o kadar. Onu da sonuna dek izleyemeden veda edecekler yaşama. Sonuçta kısa yaşamış olanla, çok uzun yaşamış olan arasında önemli bir fark olmayacaktır. Önemli olan yaşamın kısalığı değil, doyasıya yaşanmış olduğudur. Ölüm, rüyasız uyku gibidir. Yaşamın tüm dertlerinden, sorunlarından arınmış olmaktır. Artık ne arzu kalır ne de özlem. Sonunda geldiği yere döner insan. En sonunda ise ilk geldiği kaynağa, ilk ateşe kavuşur, tüm varlıklar bir olur. Ve yepyeni bir yaşamın kıvılcımı çakılır. Yeniden yaşama merhaba denir. Bütün mesele egolara mahkum olmamak, illa "ben" dememektir. |
Alıntı:
Ateistler inanmaz gördüklerini bilirler o kadar..Duyu dışı algılama kesinlik ve netlik taşımadığından yok kabul edilir..Ama bunu inanç seviyesine indirmeniz büyük yanılgı sizin için..Anlamamak için nedense elinizden geleni yapıyorsunuz.. Ruhlar,dünya dışı metafiziksel varlıklar,sevimli hayaletler varsa eğer neden şu yaşadığımız dünyada da karşımıza çıkmıyorlar acaba?..Ölür ölmez sürpriizzz diye ortaya çıkıp neye uğradığımızı şaşırtmak için mi?.. Bakınız,bu sizin dediğiniz ölümden sonraki hayata inancın bilinç altı kökeni -dinlerin ortaya attığı- "öldükten sonra adaletin yerine getirilmesi","dünya da kötü olanların bir cehennemde yanacakları,iyilik işleyenlern cennete alınacakları" fikri sabitine dayanır..İlk önce bunu farkediniz.Hala bir ilahi adalet peşindesiniz,kökeni de nereden,dinlerden alınma tabii ki.. Eğer din kitapları ve biz peygamberleriz diye iddia edenler, yaşam sürdüğümüz bu dünyaya hiç gelmemiş olsalardı,sizin de bu tarz düşünceleriniz olamayacaktı..Çünkü uydurulmuş ve orasından burasından tutulup geliştirilebilecek ve oynanabilecek bir inanç mevzu-bahis olamayacaktı..Dinlere inanmıyorum deseniz de,sizin dinlerden etkilenmişliğinizinden bir türlü kurtulamayıp,zihninizde bu düşünceye sadece yeni bir şekil vererek daha kullanışlı hale getirmeye çalıştığınızın çabasını görüyorum.. Bir şey varsa vardır yoksa yoktur..Durup dururken fizik ötesi bir takım şeyleri varmış gibi kabul ediyor, inanıyor, sonra da gelip bize bunlara neden inanmadığımızdan yola çıkarak bir takım yeni kavramlar geliştiriyorsunuz..Ama bu sizin kendi kişisel sorununuzdur..İnanmak inanmamak sadece sizin düşünce yapınızla alakalı bir şeydir.. Şöyle tahayyül edin,siz bana diyorsunuz ki; beni leylekler getirdi..Ben de size bunun olamayacağını bunu hangi etkiyle düşünüpte tasarladığınızı soruyorum..Siz de bana "ben öyle zannediyorum bu bir inanç" diyor,sonra da gelip "eee sen de bizi leyleklerin getirmediğine inanmıyorsun"diyorsunuz..Bir de suçlayıcı ve garip davranıp,"sonuçta sende de bir inanmama veya inanma sorunu var" diye iddia ediyorsunuz..Komik değil mi?:D Sevgiler |
Saygideger paslicivi;
Olum sonrasi hakkinda fikir yurutebilmesi icin; o fikri yurutecek kisinin yasiyor olmasi gerekir. Olmus(olmek) bir kisinin kendi adina yasami olamayacagindan ve beyini calismiyor olacagindan;olum sonrasinin bilinip bilinemeyecegi gibi bir sorunu olmayacaktir. BIR KISI ICIN, OLUM(OLMEK) YASAM ILE AYNI BOYUTTA DEGILDIR. AYRICA; IKI BOYUTUN BIRIBIRIYLE ILETISIM KURMA OLANAGI DA, YOKTUR. Oyuzden, birinci yasam boyutunun yasami; ikinci olum boyutunda mevcut degildir. Dolayisiyle, bu sorular ve cevaplari ikinci boyut olan olum icin gecerli degildir. Saygilarimla; evrensel-insan |
sevgili placebo.. hakkımda psikoljik analiz yapmaya başlamışsınız..:)
bu sitede sizin üye olduğunuz grubun adında niye din var... grubun adı niye materyalistler grubu ya da kanarya sevenler grubu değil.. niçin felsefeyle safsatayı birbirine karıştırıyorsunuz.. 1 kilo altınla 1 kilo demirin fiyatı niye aynı değil.. nickinizden yola çıkarak tıpla ilgili biri olduğunuzu düşünüyorum.. psikiyatride egonun savunma mekanizmalarını hiç okudunuz mu.. bunları bir düşünün bakalım.. sonra devam ederiz..;) |
Alıntı:
Siz analiz görmemişsiniz..:D..Hiç uğraşamam gerçekten analizle falan.Ben gördüğümü söylerim... Alıntı:
Kanarya sevenler grubu; kanaryaları sevenleri tanımladığından bizim adımız bu şekilde anılamaz..Anılırsa bizi de kanarya seven sanırlar o yüzden.Alaaddinin sihirli lambası denilen bir lamba olması onun gerçekten var olduğu anlamına gelmez...Savunmaya çalışırken kullandığınız mantık tamamen yanlıştır..Bunu bilimsel manada ilgili kişilerle tartışmaya kalksanız,nasıl mantık kurduğunuza şaşırarak size cevap bile vermezler ve güler geçerler... Size göre "din" denilen bir -isim- varsa dinde vardır..Çok şaşırtıcı.Öcü de var bakın isim olarak.Size göre öcü de olmalı:D..Mesela;"" Ben öcüden möcüden korkmam""gibi bir cümle kurarsam, allah muhafaza sizin yanınızda kimbilir nelerle suçlayacaksınız beni.. Kişiler kendini tanımlayıp kendilerini karşı tarafa ifade etmek için bazı kelimeleri zorunlu olarak kullanmaları gerektir..Komik olmayın. Alıntı:
Bu kadar kolay mı yahu birinin ne işle iştigal ettiğini anlamak..Siz benim dö de yazılarımı okumuşsunuzdur kesin..Yoksa bu kanıya size yazdığım iki satırdan varamazsınız.. Egoların çalışmaması da kötü hastalıklar yaratır,tıpkı çok çalıştığında olduğu gibi..Ders verecekseniz "hocam"diyeyim yani..Belki size mutluluk sağlayacaktır,ego tatmini açısından..Kimbilir:rolleyes:.. Siz DÖ ye yeni girmemiş miydiniz?? sevgiler.. |
tartışma konusunda d.ö yü çıkarsak arkadaşlar nasıl olur...
|
Saygideger paslicivi;
Yasayan bir mustakil var olan varligin, olumu(olmek) demek; "yok olmak" anlamina gelmez. Sadece, yasamini yitiren; mustakil var olan varliktan; yeni yasamlarin meydana gelisinin onu acilir. Bu da; bir yasamin, baska yasamlara; donusumu ve baskalasimi anlamini tasir. Eger, yok olan bir sey arayacaksak; bu da sadece, mustakil var olan varligin; kendi butunlugune ait olan yasaminin kendi adina bitisidir. Ama, bu olum; baska canlilarin ortaya cikisi, demektir. Doga da veya evrende; ne dogum, ne de olum vardir. Dolayisiyle, yasam da doga ve evren icin; bir anlam ifade etmez. Doga ve evrenin; bunyesindeki; mustakil var olan varliklar icindir; dogum, yasam ve olum. Bu uclemin; dogum ve olumunu ise mustakil varlik kontrol edemez. Onu , kontrol edebilecegi bir tek yasami vardir. Dogum, insiyatifinde degil; olum ise; yasamina ait degildir. OLUM, OLENIN DEGIL; YASAYANIN, OLEN ILE ILGILI SORUNUDUR. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
amacımız D.Ö ye zarar vermek falan değil.. sakın yanlış anlaşılmasın.. D.Ö bir başlangıç olabilir, artık aydın insanların da teistler gibi ciddi örgütlenme ve bunları yayma konusunda bir şeyler yapma fikrinde olan bir insanım.. bizim sevgili placeboyla tartışmamız bazı konuların netleşmesi açısından düşünce-fikir sörfü diyebiliriz.. D.Ö nün özüne zarar gelmez merak etmeyin.. üyesi olmaktan keyif aldığım oluşumun zarar görmesine en azından ben müsaade etmem.. ayrıca altın çamura düşmekle değerinden bir şey kaybetmez.. |
sevgili placebo..
daha önce qw19 nickli arkadaşla tanrı kavramını tartışırken o da bana lambanın cini örneğini vermişti.. şimdi siz de ölüm sonrası için leylekler getirdi örneğini veriyorsunuz.. bakın size yukarıda bir soru sordum.. altınla demir niçin aynı değerde değildir diye.. mantık yürütme:altın demire göre doğada çok az bulunur . o yüzden altın değerlidir.. sonuç: doğada az olan şeyler değerlidir... çıkarım:dünyada kör eşek de çok azdır.. öyleyse kör eşek de değerlidir.. demek ki bir şeyin değerli olması için sadece "az olması" kriter olamaz.. insan denen canlının gözünde ona verdiği değer gerçek değerdir.. büyükçe bir elmas taşı sizi medeniyette çok zengin yapar.. bir çok şeye sahip olabilirsiniz.. ama aynı elmasla bir çölde susuz kaldığınızda o bir bardak suyu vermezler size.. ve susuzluktan koca bir elmas tanesiyle birlikte ölüp gidersiniz... tanrı, ölüm sonrası gibi kavramları tartışırken bana lamba cini, leylek gibi örnekler vermeniz felsefe yapmak değil safsata yapmaktan öteye gitmez.. tüm dünya insanlığının varolduğu zamandan beri kafasını kurcalayan ve bu uğurda binlerce yıl devam eden dinler, görüşler felsefeler üretirken siz bana "bu konular beni bağlamaz" havasında yaklaşırsanız egonun savunma mekanızmalarının ayrıntısına girmek durumunda kalıcam.. not: felsefeden çok anlamam, yukarıda verdiğim örnek bir yaklaşımı açıklama için verilmiş basit bir alıntıdır.. |
Alıntı:
Alıntı:
Sevgiler |
sevgili placebo..
amacım burda; rüzgara karşı en uzağa ben işerim, duran toplara en iyi ben vururum, tereyağından kılı en güzel ben çekerim muhabbeti değil.. eski bi teist.. eski bir ateist.. ve şu an bir agnostik olarak yazıyorum.. olayın anlaşılması için bir benzetme yapıcam.. bir uzay aracı var ve fırlatılacak.. ilk ivmenin verilmesi, yerçekimine karşı koyabilmesi, havalanması ve nihayetinde yerçekiminden kurtulmuş bir halde uzayda yolculuk yapabilmesi için ilk başta bir takım ek güç kaynaklarına ihtiyacı vardır.. izlemişsinizdir.. roketin etrafında değişik yakıt tankları ve ek bir takım donanımlar vardır.. fırlatılmadan sonra kademe kademe bu yakıt tankları ve bir takım ek donanımlardan kurtulur.. en büyük güç de ilk fırlatılmada yani yeryüzünden kopuşda gereklidir..(teizmden ateizme geçiş) havalandıktan sonraki ihtiyacı olan güç daha azalır(ateistin hala diniyle mücadelesi, kendine giydirilen inancı bir teistten çok daha iyi bilmesi, eleştirileri, kendi gibi olanlarla biraraya gelip yalnız olmadığını hissetmesi, lamba cini leylek muhabettleri vs..) ve nihayetinde uzaya ulaştığında kendi artık extra bir güce ihtiyaç kalmaz.. çünkü yerçekimi kuvvetinden kurtulunmuştur.. yerçekimsiz bir ortamda gayet güzel bir yolculuk yapılabilir.. ve uzayın sonsuz gizemlerini keşfe çıkmaya hazırdır artık..(ateistin artık bunlardan arınıp agnostizmin keyfine varması, yaşamın güzelliklerini keşfetmesi, algı sezgi dünyasına girmesi) burda uzaya kadar size mukavemet oluşturan yerçekimi kuvveti sizin özünüzün üzerine sonradan eklenmiş zihninizdir, egonuzdur.. Bu zihinden arınabilmek sizi çeperden(egodan) merkeze fırlatır.. şiddetli bir kasırganın merkezindeki ölü noktanın durgunluğunu hatırlayın.. Artık siz o şiddetli rüzgarlarda savrulmazsınız.. sadece keyifle izlersiniz... benim bahettiğim patron, orjin, tanrı vs.. adı herneyse bu binlerce yıllık ilkel dinlerin ilkel tanrıları değil.. benim bahsettiğim ölüm sonrası olasılık.. insanları her an gözetleyip ölüm sonrası hesap-kitap-infaz yapan tanrının cennet/cehennem olasılığı ya da yokoluştan birine saplanmak değil.. benim bahsettiğim varoluş.. yaradılış(akıllı tasarımcı) veya evrim teorisinden birine saplanmak değil... benim bahsettiğim.. tüm bunlardan arınmış (zihinsizlik) bir insanın her türlü olasılığı düşünerek devasa dalgalarda yaptığı anlatılmaz bir keyifli sörftür.. |
Hoş bir soru ... neyin özlemini çekeceğim?
Hiçbirşeyin özlemini çekmeyeceğim; yapmak istediğim herşeyi yapabilecek durumdayım. (Kaynak sorunları nedeniyle) Yapamayacaklarımı yapmak istemek gibi bir huyum da yok. A. |
Alıntı:
A. |
Sevgili Paslıçivi,
Verdiğiniz anlaşılabilir ve güzel örnekleriniz üzerine sizi gayet iyi anladım.Herkesin kendi görüşüdür ve saygındır.. Bakın alaycı davranılmadığında ben de davranmıyor ve sizi daha iyi anlıyorum.:). Sevgiler.. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:48 . |