![]() |
İncil'deki çeviri hataları!!!
Alıntı:
|
Bu yazıyı dawkins amca yazmışsa zerre kadar bu konularda bilgili değil demekki.
|
Sayın uv9
Bakire dogum sadece Hıristiyanlık teolojisinde degil pek çok kültürde ortak mitolojik ögedir. Örnegin Remus/Romulus efsanesi şöyledir : Troya’dan Aenas ve oglu Procas, Latinium sahillerine gelirler. Aenas bu ülkelerin kralı Latinus ile anlaşır ve onun kızı Lavinia ile evlenir. Oglu Procas ise yukarılarda Alba kentini kurar. Procas ölünce taht onun oglu Numitor ve Amulius’a kalır. Amulis agabeyi Numitos’u tahttan atar, tek başına kalır. Agabeyinin kızı Rhea Slyvia’yı Vesta tapınagına rahibe yapar. Alınan tüm önlemlere ragmen bu kızın savaş tanrısı Mars’tan iki oglan çocugu olur. Remus ve Romulus. Amulius bunu anlar. Çocukları bir sepete koydurur ve Tiber nehrine attırır. Çocukları bir dişi kurt emzirir, besler. Sonra bir çoban büyütür. Delikanlı olunca bu çocuklar Alba kentine gidip Amulius’u öldürürler. Numitor’u yeniden krallıga getirirler. Numitor’dan Tiber nehrinde kıyıya sürüklendikleri yerde bir kent kurma izni alırlar. İşe başladıklarında anlaşmazlık çıkar. Romulus, Remus’u öldürür. Romulus savaşçıdır, şahinlerle savaşır. Sonra şahin kralı Tatius ile anlaşır. Şahin kavmi ve kendi kavmi üzerinde birlikte kral olurlar. Tatius ölünce Romulus tek başına kalır. Halkı tam hukuk sahipleri ve yarı hukuk sahipleri olarak ikiye ayırır. Daha sonra bir fırtınada kaybolur. Halk onu tanrı yapar. Adı da Quirinius olur. Türk, Mogol, Altay mitolojik ögelerinde de bunu buluruz. Aslında olayın temeli erkegin dogumdaki fizyolojik rolünün bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Eski kültürdr Ay dölleyen ögedir ve kadınları dölleyen Ay tanrıdır. Bu yüzden de bizim şimdi bakire dogum olarak adlandırdıgımız mit eski toplumun temel anlayış biçimiydir. Örnegin Malinowski'nin Trobriad adaları araştırmasında kadınlar suda hamile kalırlar. Erkegin burada dogumda rolü bilinmemektedir. Suda köpükler üzerinde gezen blomalar (ölülerin ruhu) kadın vajinasının içine girerler ve hamilelik gerçekleşir. Şİmdi dogumda erkegin rolünün bilinmedigi şartlarda bir kutsalın bir tanrıdan hamile kalması son derece anlaşılır bir şey olmalıdır. Dünya çapında hemen her kültürde yer alan bakire-dogum ögesini salt bir çeviri hatasına baglamanın dogru olamayacagını düşünüyorum. Asırlardı süre gelen bir kültürün yeni dönemlere bir uyarlanışıdır sadece. saygılarımla |
Alıntı:
Sevgilerimle.. |
Ufak atında civcivler yesin.En iyi çeviri yapılıyor yapılırken uzman kişiler yapıyor.Tipik bir ateist düşüncesi. işte.
|
Alıntı:
En iyi çeviri yapılıyor dediğin Kutsal Kitap'ta bir sürü hatalı yerler mevcuttur. Bu sadece benim değil, yıllarını kilise hizmetine adamış olan bir vaizin şu yazısı, gerçekçi bir şekilde herşeyi gözler önüne sermektedir. Şimdi bu yazıyı yazan insanın, imanlı biri olmadığını da düşünebilirsin.:) Ama şunu tüm samimiyetimle söylüyorum ki; bu yazının sahibi yıllarını Tanrı'ya hizmetle (kendisine göre) geçirmiş olan birisidir. Aranızdaki tek fark; bu insan olaylara sizin gibi at gözlüğüyle bakmamakta, gerçek acı da olsa bunu açıklamaktan esirgememiştir. Neyse, yazıyı aynen aktarıyorum. Ağustos 2001 tarihli Kutsal Kitabın sözüm ona “modern” tercümesinde, Teolojik bir çok bozukluklar olduğu halde; bunu doruk noktasına ulaştıran Sül. Özdeyişleri 8:22 ayetinin tercümesi olmuştur. Bu ayetin tercümesi, korkusuzca cüret ederek hem Tanrıyı aşağılamakta, hem de Kutsal Kitaba saldırmaktadır. Ayet şöyle çevrilmiştir: “Rab yaratmaya başladığında İLK BENİ YARATTI.” İşte Kutsal Kitaba saldırmanın ve Tanrıya hakaret etmenin veya aşağılamanın GÜNÜMÜZDEKİ KANITI! Bildiğiniz gibi Sül. Özdeyişleri tüm 8. bölümünde, “Tanrının BİLGELİĞİ” konuşmaktadır. Bu tercümeye göre, Tanrı hiçbir şeyi yaratmadan, İLK YARATTIĞI ŞEY, “BİLGELİĞİ” olmaktadır. Bu tercümeye göre, bilgeliğini yaratmadan önceki zamanlarda, Tanrı BİLGELİKTEN YOKSUN, BİR ZOMBİ gibi bulunmaktadır!!! Bilgeliksiz “zombi” gibi bir tanrı nasıl kendine bilgelik yaratabilir? Bu da ayrı bir sorun! Diğer bir sorun, bu ayet aynı zamanda Rab İsa Mesih’e işaret (referans) ettiğinden, Rab İsa Mesih’i de bir “yaratık” durumuna indirgeyerek, kutsal üçlüğü de yıkmaktadır. Oysa bendeki iki yüz, yüz elli, seksen, elli... yıl önceki eski Kutsal Kitap tercümeleri, bu ayetin GERÇEĞİNİ şöyle verirler: “Rab yaratmağa başladığında, BANA MALİK İDİ” VEYA, “Rab yaratmaya başladığında BANA SAHİP İDİ.” Doğru olan da bu değil mi? Tanrının BİLGELİĞİ, Tanrısal bir özellik olarak, başlangıçsız vakitlerden önce, yani ezelden Tanrıda olması gerekmez mi? Tanrının bir özelliği, hele “bilgeliği” hiç yok olabilir ve yoktan yaratılabilir mi? Bu ne korkunç bir hakaret ve bu ne dehşet bir saldırı! Bu uydurma tercümeye asla karşı çıkmadınız! Buradaki Kutsal Kitaba saldıranları ve Tanrıyı (haşa) bir zombiye benzetip aşağılayanları hiçbir zaman kınamadınız! Ama bu gibi kirli çamaşırları ortaya döken beni suçladınız! Bu yüzden yukarıda dedim ki, “öküzün yerine gıcırdayan tekerlekli kağnı arabasını ağlattınız! Şimdi sorarım size, sizin tanrınız, kendine bilgelik yaratmadan önce bir zombi gibi miydi? Kendine bilgelik yarattı mı? Bu Kanıtla Da, Maalesef, Kutsal Kitap Tercümelerinin, Tanrısal Koruma Altında Olmadığının Canlı Örneğinin Kanıtını Görmüş Oldunuz! |
Haberin asparagas olmadığı ne malum?Kaynak istiyorum.Vaizin ismini istiyorum.Nereli?Nerde yapılmış bu konuşma?Asparagas haber o kadar çok var ki.
|
Alıntı:
Sen bırak ateistleride Eski ve yeni ahite hakimmisin onu söyle. Hakimsen sıfırdan karşılıklı tartışalım.Fakat tamamen hakimsen, yoksa yoruluyorum.:) |
Yeni Ahit için diyebilirim.Ama Eski Ahit için tam o seviyede sayılmam.Orta sayılır.Sizde önce iftira atmamayı öğrenin.
|
Alıntı:
Yenisi eskisi benim için fark etmez. İsterseniz başlarız tartışmaya. Yenisinide eskisinide tarihin tozlu raflarına gönderirim.:) |
Genel olarak dedim.O kişiler kendisi biliyor zaten.Rabbin izniyle elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım.
|
Alıntı:
O vaizi çok yakından tanıyorum. Ama onun ismini vererek, kendi çevresinden de büyük bir tepki almasını istemiyorum. Zaten o da, isminin bu konuda geçmesini istemiyor.. Ama takma adını söyleyeyim istersen; Murat Arman.:) |
Onun dediği ne malum peki?Belki başkası demiştir.Onun ismine uydurmuştur dediklerine.Bu kanıt sayılmaz.
|
Konu sapmaya baslamıs , baslık bir süre sonra kendiliğinden :) temizlenecektir ..
Çeviri hatalarını alalım.. |
Bakire dogum sadece Hıristiyanlık teolojisinde degil pek çok kültürde ortak mitolojik ögedir. Örnegin Remus/Romulus efsanesi şöyledir :
Yaşar Nuri Öztürk'ün peygamber kızı Fatma'yı konu alan bir kitabını okumuştum aradan yaklaşık 15 yıl geçmiştir şu anda kitaplıkta duruyor mu emin değilim. Orda da aynı kutsiyet sanırım eşlere pek uyarlanamadığından peygamber kızına atfedilmişti. Fatma'nın kadınlara ceza olarak öngörülen ay halinden muaf tutulduğu, bunun artı bir özellik olduğunu ve Allah tarafından temiz doğum gerçekleştirme özelliği ile ödüllendirildiğini kaynaklı bir şekilde anlatıyordu. Bunları anlatırken de hiç aklına gelmiyordu sanırım peygamberin annesinin böyle bir özellikten neden mahrum bırakıldığını. Doğumu ile ilgili o kadar hikayenin yanında bu temizlik peygamber annesine çok görülmüş olmalıydı.:rolleyes: Not: Süpermodım temizlikten bahsedince çağrışım yaptı herhalde:) |
Alıntı:
söz konusu İSA olmalı. bilgelik değil. bilgelik kişileştirilmiş olabilir. |
Alıntı:
|
İsevilik din değildir.RABBİ izlemek ve ONUN gibi olmaktır.İsevilikte kötü birşey yok.Kötü olan insanların hatasıdır.
|
Alıntı:
|
Sayın uv9
Öncelikle altını çizmek istiyorum ki, insanlık tarihi boyunca toplumların gelişmişlik derecesine uygun olmayan kiç bir kültürel biçim başarılı olamamış ve yok olup gitmiştir. Kutsal kitap dediklerimiz, içlerinden çıktıkları toplumların o anki kültürlerinin ifadelerinden başka bir şey degildirler. Erkegin dogumdaki fiziksel rolünün ögrenilmesi ile tarımda ilkel çapacılıktan çift sürmeye geçişin bulunması kabaca aynı döneme denk düşer. Nasıl ki toprak dölleniyorsa kadın da döllenmelidir. Çİft sürmek ile çiftleşmek deyimlerini karşılaştırarak düşünmenizi öneririm. Şİmdi dogumda erkegin rolü bilinmiyorsa dogum elbette bakire dogum olacaktır, yani bir kutsal tarafından döllenme gerçekleştirilecektir. İlkel düşüncede ölüm ve yaşam birdi. Ölüm yaşamdı, yaşam ise ölüm. Ölen kişi yaşamını farklı bir mekanda sürdürmeye giderdi. Bizim kavradıgımız şekide bir yok olma yoktu. Var olsa bile defalarca sonra olurdu bu. Ki bu defalarca kısmının da kültürün daha ileriki evrelerine tekabül etmesi gerekiyor. Ölülerin öte dünyadaki yaşamları belli bir süre sonra tekrar dirilerin dünyasına geri dönmeyle sonuçlanırdı. Bu da genellikle suyun etkisiyle olurdu. Yaşama dönecek ölülerin figürlerini kadın vajinasından içeri girmesini saglayan, onları taşıyan ana etmen su idi. Deniz, akarsu vb. Bu anlayış ilerleyen ekonomi ile birlikte bir tanrının dogumu gerçekleştirdigine ve tüm kadınların dölleyicisi olduguna dogru evrildi. Bu yüzden ay tanrısı tüm kadınların dölleyicisi idi. Rahme çocugu o düşürüyordu. Nitekim bunu İslam anlayışında daha da evrilmiş halini buluruz. Ana rahminde çocugun cinsiyetini belirleyen, onun yaşamını tayin eden gene Allah'tır. Toplumların içinde bulundukları evreden daha ileri bir söylem zaten yaşama şansı bulamazdı. Bu yüzden Akhenaton'un tek tanrıcı güneş kursu tapımı o öldükten sonra taraftar bulamadı ve rahiplerin darbesiyle tüm tapım yok edildi ve toplum gene alışık inançlarıyla yaşamaya devam etti. Şimdi bu şekilde inanmaya şartlanmış ya da inanan bir topluluga kendi inançlarından başka bir söylemle giderseniz zaten şansınız da kalmaz va ögretiyi oturtamazsınız. O halde ögreti toplumun yaşadıkları ile bire bir örtüşecek bir şekil almalıdır. Bakire dogum tüm dünyada ortak bir mittir. Toplumlar bu şekilde düşünüyor ve inanıyorlardı. İsa nın kutsallıgı ise ancak böyle sunularak desteklenebilirdi. saygılarımla |
MESİH İSSAAAAAAA her zaman kutsaldır.Bakireden dünyaya gelmesinin nedeni günahlı insanda gelmemek için böyle bir plan yapmıştır.Asırlar öncesinden
Sn Paolo ; Büyük harf kullanımı için son uyarıdır.Anlayısla karsılayacağını umuyorum.. Madde 49. |
Sayın Dilaver ,
Alıntı:
İsa gerçekten bakire bir anneden doğduysa,Yusuf'un soyuyla,Mesih'in Davut'un soyundan gelmesi gerektiğini belirten eski ahit'teki kehanetle uyumlu olmaz değil mi? |
Sayın uv9
Burada bir noktanın altını çizmek durumundayım. İbrani şeraiti ataerkildir ve göçebe hayvancıların anaerki üzerindeki egemenliginin ideolojisidir. Anaerki başlıgında astaroh ile ilgili bilgiler vermiştim. Yeni dinler ise bir halk hareketi olarak dogarlar ve devrimci özellikleri vardır. Dionysos tapımı toprak soylularına karşı mücadele içinde şekillenmiştir ve sonraPesistratos tarafından içi boşaltılarak devlet dini haline gelmiştir. İsevi haareket bir paylaşımcı Esseni hareket olarak gelişmiştir ve 4 yüzyıl boyunca gerçekten paylaşımın sembolü olmuştur. İçinde çok fazla komünal özellik taşır. İslam'daki mülk Allah'ındır söylemleri vb bu temelde ele alınmalıdır. Tüm bu dinler de devlet dini olduktan sonra farklılaşmış ve devrimci özleri boşaltılmıştır. Halk dini ile devlet dini ayrımını iyi yapmak gerekiyor. Bu yüzden İsa hareketini ele alırken Tevrat'ın ne dediginden çok halkın ne düşündügünü izlemek daha dogru olacaktır. Evet bu şerait vardı ama halk hala astorte denilen putlarla ilgileniyordu. (ana tanrıça tapımı ve bakire dogum). Tevratta bu konuda çok fazla anlatım vardır. İsa ile aynı dönemlerde Roma, Yunan dininde herşeyi yaratan Gaia bakire dogumla Uranos'u yaratır. Halkın düşündükleri dinin esas yönünü oluşturur. Bu yüzden Davut ve mesih motifini temel almak dogru olmaz diye düşünürüm. Kaldı ki mesih inancı yahudi şeriatında da geç dönemde ortaya çıkan bir olgudur. Elbetteki tüm bu yazımlar birer abartmadır. O halde gerçekten bakire dogum diye bir şey olamaz. Ama gel bunu o zamanki anlayışlara izah etmeye çalış. :eek: saygılarımla |
MESİH İSA Eski Ahitteki kehanetlerin tamamını yerine getirmiştir.RAB için herşey mümkündür.Bakireden bebek olmasıda.Önce o idda ettiğiniz sözde tanrıların yaşadığını ispat edinde sonra konuşuruz))))))))
|
Önce o idda ettiğiniz sözde tanrıların yaşadığını ispat edinde sonra konuşuruz
Paolo Sen ispat ettin mi ki. Bence sen buradan uzak dur, sen farkında degilsin ama biz farklı şeylerden konuşuyoruz ve bu konular seni aşacaktır. saygılarımla |
Ettim.Ne o zoruna mı geldi gerçekler?Yok uzak dur falan?Şuna çamur atıyorum ispat edemiyorum de en azından.Yalan söylemeye gerek yok!
|
Alıntı:
babacan bize inancındaki erdem ahlak ve güzellikleri anlatmayı neden denemiyorsunki kendi inancından %100 emin isen tartışmalara dahil olmana gerek yokkii ol bir sevgi insanı pozitiflik saç ışık saç iyilik güzellik ve fenalıklar arasında olan ince çizgileri kendi inancının sevgisel anlayışı dogrultusunda yaz çiz ne işin var tartışmalarda başkalarını yalancılıkla suçlamakta , şimdilik kolay gelsin isa mesih seni bol ve bereketlesin |
Buraya geliş amacımın nedeni tartışmak değil.İnsanların Mesih İsaya inanmalarına yardımcı olabilmektir.Rab Müjdeyi bütün dünyaya yayın demiştir.
|
Alıntı:
yolunun neler olabilecegi konusunda bir önceki mesajımın hala geçerliliğini korudugunu zatialinize arz ederim dininizi yaymak istiyorsanız aydınlatmalıdsınız kutsal kitabın tanak bölümünü lütfen gözden geçirip bize ışık saçınız kalp gözü açık olanlar ile akıl gözü açık olanlar arasındaki temel fark onlara rasyonel ikna doneleri sunmanızdır , beni ikna ederseniz vaftizi sizin kilisede olacagıma söz veriyorum |
Bizim için önce Yeni Ahit sonra Eski Ahite gelir.Genellikle Yeni Ahiti örnek alırız.Eski Ahiti önemsemediğimiz anlamına gelmez tabi.Onuda alırız.Ama daha çok Yeni Ahitten faydalanırız.Matta 5'i okumanızı tavsiye ederim.
|
Kiymetli Paola
Yeni Ahit Okunmadan once abdest benzeri birsey gerekli mi,yada uzanarak okunabilir mi,yada bacaklarimi uzatip okuyabilir miyim..Saygi olmali mi?Hatim etmek gerekiyor mu..Hristiyanlarda Cuz lere bolup ortaklasa okuyor mu,yada hastalara sifa olsun diye Kuran gibi,2-3 ayet okunur uflenir mi ? Papaz ,Mattadan ornegin cevsen-muska yaziyormu? Yada okurken duygu veriyor mu,okunurken aglayanlar oluyor mu? Karsilasmadigim durumlar.Merak.. |
İlahi sayın paola, bana lisedeki amerikalı ingilizce öğretmenimi hatırlattınız. Adam benim müslümanlıkla alakam olmadığını görünce hemen kendini eve davet ettirmişti. Valide hanımda öğretmenim geliyo diye pasta börek falan. Bizimki elinde incil mincil bi sürü benim zaten okuduğum safsatayla geldi, çay kahve falan. Sonra günahkar doğma mevzusunu açtı, çocukların bile birbiriyle kavga ettiğini örnek verdi, bende "yıkayınca geçiyo mu?" dedim. Sanırım o saniye bittim adamın gözünde :)
Yani demek istediğim, ateist sitesi misyoner faliyet için pek verimli bir yer değlldir. :) |
Alıntı:
zatıaliniz dinlerden özgürlük üyesi olunca dinlerin tabularından kurtulmuş oluyormu olmuyormu ? bu 1 ---- zatıaliniz hala etksinden kurtulamadıgı dinler ve allah kavramına karşı varolan son saygısını kendi kendisine nefret kıvılcımları saçarak bi şekilde kafayı yememek için inançlı insanlara alay lı yaklaşınca ; alay ettiği kişiler üzerinde nasıl bir etki oluşturuyordur? bu 2 ----- zatıaliniz aydınlık ve akılcılık adına bu tutumlarla yaklaşırken muhattablarını sıradan bir inançlı insan iken yobaz olmaya sevk edecek dirençlerini arttıracak sonuçların mumkun olabilecegini tahmin edebiliyormu buda 3 -------- ateistliğinizin temel özeleştirisini yapmanız istenseydi neler demek isterdiniz? buda 4 ---- eminimki bu sorduklarım site tüzüğünüzün içinde mevcut olan herşeyden üstün kavram insan kavramıdır şeklindeki denk anlamlı bir yasa hukmuyle çatışmaz lütfen cevaplarmısınız |
Sheyhzade bizde dediğiniz şeyler yoktur.Cüz okuma,abdest alma vs.Bunların hepsi gereksiz.Önemli olan önce insanın için temiz olması.Rab Mesih'te insanı kirletenin küfür,iftira yani yüreği olduğunu söylemiştir.Saygı elbette duyulması lazım Kelam okunurken.Milomanara hadi banyo yaptın.İçini nasıl temizleyeceğin peki?Küfür,Hakaret kötü düşünce hep yürekten çıkar.Bunun banyosunu nasıl yapacağın peki?Bunun tek çözümü İsa Mesihe iman etmek ve Yüce ruhuyla yıkanmak.
|
Alıntı:
Ister tabularin etkisinden kurtulmus olsun bu ''sifat'' ister kurtulmamis olsun, onu bana degil yonetime sor.Kabul sartlarini daha iyi biliyorlar.Yanlis birsey yapmislarsa geri alirlar. Makarnayi sevmiyorum,anlatirken ballandira ballandira mi anlatayim, hakkinda soru sorayim?Inancli insanlara saygisizligim yok,ama inanclara ''saygi duyma'' zorunlulugumda yok.Tam tersine Asil saygisizlik genelde inananlardan geliyor..Ornegin Ilimbiim islam adina ne ozel mesajlar atti biliyormusun,ben ateistim var mi bir kisiye dolayli dolaysiz satasmam?Sevmiyorum ne yapiim,ah cici Islam,ah sevimli Hristiyan mi diyeyim zorlaya zorlaya?Hem nefret kivilcimlarini nerden aldin. Nefret kivilcimi bende degil inananlarda var,Sitenin ismi ornek buna. Ben birseyi aydinlik ve akilcilik namina yapiyorum demedim.Altinada yazdim bak,merak.Sitede tek Hristiyan o,ona sordum.Karadenizliye mi sorsaydim? Kimisi Ateizmin tanimini guzel ,etkileyici-yumusak bir tavirda anlatmaya,kendi gerceklerini gostermeye calisir,kimisi onlar kadar hosgorulu-anlayisli degildir.Bireysel bir durum. Sevgili Paolo,gercekten tesekkur ederim. |
Birşey değil.Görevimi yaptım sadece.Yardımcı olabildimse ne mutlu bana.
|
Dipnot'un ne olduğunu bilmeyenler olduğunu görüyorum. Dawkins iki yazarın görüşlerini dile getirmiştir.
1. A.N. WILSON'ın - JESUS : A LIFE adlı kitabı. 2. Ibn Warraq adlı pakistanlı laik humanist yazarın, The Guardian ve Free Inquiry'deki makalesi Daha fazla ayrıntıya girebilmek için A.N. wilson'un isa kitabını aradım ama bulamadım. Onun dipnotlarından belki daha sağlam temelli birşeyler çıkabilirdi. Her neyse, hizmetçinin bakire olması beni pek şaşırtmaz zaten :) |
Alıntı:
Tanrı denen varlık herşeyi gücü yeten biriyse, neden kendisi müjdeyi tüm uluslara duyurmuyor. Duyurmayı bırak, o insanların yüreklerini,fikirlerini değiştirip kendisine iman etmesini sağlayamaz mı? Yine beni güldürdün sevgili paolo. Sen beni güldürdün İsa'da seni güldürsün..:) |
İsevilikte üç kuruşa beş köfte yoktur.Ben kurtuldum diğerleri ne halleri varsa görsün demek değildir!Elbette Müjdeyi paylaşmak vardır.Ona hizmet etmektir.Ve Onun sözünü paylaşmaktır.Rab tabiki sağlar.Ama böyle olmasını daha uygun görüyor demektir.
|
Alıntı:
Senin İncil'deki Tanrın, ''ölen ölür kalan sağlar (yani kurtulanlar) bizimdir.'' mantığıyla hareket etmiyor mu? :) Hristiyanlık'ta seçilmişlik yok mu? Seçilenler, Tanrı'nın inayetiyle kurtulmuyor mu? (incil'e göre) Yuhanna 15:16'da İsa; ''Siz beni seçmediniz, ben sizi seçtim'' demiyor mu? Bütün dinlerde olduğu gibi, Tanrı kendi kafasına, keyfine göre birilerini seçiyor, kurtarıyor. Diğer kurtulmayanları ise; cehenneme atacağını söylüyor. Peki bu tanrı sadist mi? Tanrı seçmediği birisine yardım etmiyor ve onun kurtuluşunu sağlamıyorsa, bunda Tanrı'nın mı yoksa, insanın mı suçu var?? Seçilmeyen ve dolayısıyla Kurtulamayan bir insan, hangi hakla cehenneme gidebilir? sevgilerimle. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:02 . |