![]() |
Size bir mantık sorusu...
Iste bir mantik problemi
Evren bugun bu haldedir, cunku eger daha farkli sekilde gelismis olsaydi bu halde olmazdi. Bu arguman dogru mudur, yanlis midir? |
Bana yanlış göründü. Tarihte farklı şekilde gelişmeler yaşansaydı gene bu şekilde olmayacağımızı gösteren kanıtlara ulaşamayız. Deney ve gözlem yapamayız bu konuda diye düşünüyorum.
|
Bence bu kozmolojiyi çok yakından ilgilendiren bir soru. Hipotetik savlar öne sürmek; ya da Steven Weinberg, Chandrasekhar, Hawking, Friedman gibi adamların kitaplarından Big Bang ve sonrasını okuyup anlamaya çalışmak...
Başkaca opsiyon da sanırım yok. (Kuran ayetleri de evreni açıklama iddiasındadır; unuttum pardon)..Ben uslu bir öğrenci olarak kozmoloji okuyup anlama yolundayım. Hubble teleskobuna o kadar parayı boşuna saymış olmayalım en azından.. Hem işe de yarıyor meret. Magellan Nebulasından gönderdiği resimlerde bir devasa karadeliğin etrafındaki yıldız kümelerinin orbitlerini bozduğunu; ve kendi(karadeliğin kendisi) Onları etrafında helezonik bir dönüşe zorladığı (akıl dışı bir çekim kuvvetiyle) görülüyor... Resimler olağanüstü güzel. Hubble'ın kendi sitesinde var. Öneririm. Yav, ben bilimi seviyorum. |
Evren bu hale nasıl bir gelişmeyle gelmiş ki ;
Başka bir gelişme öne sürülüyor olsun da farklı gözüksün.. Büyük patlama'yı asıl model olarak alıyorsak eğer ve buna karşın başka bir gelişme olsaydı diyorsak; bu bence yanlış bir mantık olurdu... Bütün ileri sürülen modeller,evrenin görünen özelliklerinden yola çıkılarak tasarlanırlar.. Tabi evreni gözlemlenebilen bu haliyle gerçek olarak kabul ediyorsanız... Peki ya tersi bir olay var ise; Yani genişleyen evrenden söz ediyoruz.Daha sonra bu genişlemenin geri döneceğini düşünüyoruz..Ama Asıl evrenin merkezi,patlamanın merkezi,şu an gidilen yöndeyse ve bu gidiş genişlemeden sonraki geri dönüş ise... Bunun aksini,yanlış olduğunu kim söyleyebilir.. Bu benim öne sürdüğüm bir görüş,bir yerden okumuş değilim ve kendim de inanmıyorum ama neticede bir modeldir..İspatı,delili de; genişleme hızının gittikçe artmasıdır... Bigbang'e karşı bir düşünce olarak şu da söylenebilir ; İlk patlamadan itibaren patlamanın çevresine tüm koordinat noktalarına eşit bir dağılım olması gerekirdi.Merkezden itibaren de galaksi oluşumları, bir atomun yörüngesindeki elektronlar gibi sıralanmalıydı.. Patlamanın merkezi gözlemleyebildiğimiz evrende olmuş olsa, bu düzeni görebilirdik.. Yani bence evren görünenden,gözlemlenenden çok daha büyük... Yapısını bilmediğimiz için,nasıl oluştuğunu bilmemiz imkansız.. Daha biz güneş sistemini keşfedebilmiş değiliz,gezegenleri tam olarak bulamamışız, evren hakkında erken inanışlara giriyoruz herhalde... |
İyi soru da eksik öncül ama öğretmenim (bu haldedir=hangi hal?), sözlü notundan kıvırma payı bırakırsan cevaplarım :p
Kozmolojiyle alakasını çözemedim ama bir durum herhangi belirli bir halde ise o halde olmasının nedeni 1) başka halde olmamış olması ile 2) O hali oluşturan sebeplerin gelişim seyri 3) Gelişim seyrine etki eden iç-dış şeyler (faktörler lafını kullanmamak için şeyler dedim, alınmayın:) ) 4) Kahrolsun determinizm diyecem ama sebep-sonuç arasındaki ilişkiyi zorunlu görmediğim için kahrolup olmamasını da görmemem gerek aslında ama ehr neyse. Şimdi Cem bu yazxıyı anlamaz propaganda yapıyon diye siler bak görün. Bu arada Empedoklesçi kozmoloji anlayışı Bilim diye yutturulmaya çalışırsa bumerang gibi geri kafanıza fırlatırım ona göre, bilimi milimi bulaştırmayın şimdi ne alaka? |
Sen kimin kafasına bumerang gibi fırlatıyon lan öküz aliminyum. Goril. Şebelek aliminyum. Dana
|
...............................it's been edited..................................
|
Bu argumani Stephan Hawking’in sitesindeki sozlugunden aldim.
http://www.hawking.org.uk/activity/acindex.html Bu arguman bir “circular argument”tir. Buna “totoloji” de diyoruz. Peki hangi maddenin karsisina yazilmis bu aciklama. Antropic Principle.Yani su meshur “insani ilke”. Circular arguman, birseyi kendi ile aciklayan argumandir. Baska bir deyisle ispatlanmya calisilan sey zaten dogru olarak varsayilmaktadir. Descartes’in unlu sozu “dusunuyorum, oyleyse varim” sozu gibi. Descart bu argumani formule etmistir, cunku “dusunuyorum” dedigi anda zaten var oldugunu kabul etmektedir. Ve circular argumanlar yuzyillardir insanlari ugrastirir. En basit haliyle “ A dogrudur, cunku A dogrudur” Biraz daha karmasik bir ornek: “A dogrudur, cunku B dogrudur, ve B dogrudur cunku A dogrudur” Onerme daha cok bilesenden de olusabilir: “A dogrudur, cunku B dogrudur, B dogrudur, cunku C dogrudur, Ve C dogrudur cunku A dogrudur.” Bu tur argumanlar dinde ve politikada cok sik kullanilirlar: “Kutsal Kitap(KK), Tanrinin oldugunu soyler. KK tanrinin sozu olduguna gore ve tanri yanlis birsey soylemeyecegine gore, KK’da olan hersey dogru olmalidir. Demek ki Tanri vardir.” “Evrenin bir baslangici vardir. Baslangici olan hersey bir nedene sahiptir. Demek ki, evrenin Tanri denilen bir baslangici vardir.” “Idam gereklidir, cunku vahsice oldurmelere karsi caydirici bir olum cezasina ihtiyacimiz var” “Serbest ticaret bu ulke icin iyi birseydir. Nedeni acik. Ulkeler arasinda sinirlandirilmamis bir mal akisi oldugu zaman saglanan faydanin ulkenin heryerinde sinirsiz ticari iliskilerin gelismesini sagladigi acik degil midir?” Peki totoloji ve celiski nedir? Totoloji Bir önermesel formülün (veya bileşik önermenin) doğruluk cetvelindeki son değerlendirme sütunundaki bütün değerler “doğru” çıkıyorsa, bu önermesel formüle “totoloji” denir. (wikipedi) Çelişki Bir önermesel formülün (veya bileşik önermenin) doğruluk cetvelindeki son değerlendirme sütunundaki bütün değerler “yanlış” çıkıyorsa bu önermesel formüle “çelişki” denir. Totoloji ile celiskiyi birlikte aldim. Cunku bu ikisi mantikta (formel mantik) aciklama degeri olmayan argumanlardir. Bir argumanin her kosulda dogru yada her kosulda yanlis cikmasi durumudur ki, gunluk hayatta da sik sik kullaniriz bu tur argumanlari.Ornegin: “Yalnizlik paylasilmaz( paylasilirsa yalnizlik olmaz.)” Sonuc olarak circular argument’ler birer totolojilerdir ve her zaman dogru sonuc verirler. Ancak hicbir aciklama degerleri yoktur. Antropic principle’in temel yaklasimi baslangicta verdigim argumanla ozetlenebilir. Tekrarlarsak "Evren bugun bu haldedir, cunku eger daha farkli sekilde gelismis olsaydi bu halde olmazdi. " Bir sure once Panteidar'in "Bilincli Tasarim" adi altinda actigi topic'te cok sayida tasarimcilara ait arguman vardir ve hepsi de bilimsel gercekler bicimindedir. Ornekler su tarzdadir: "1. Evreni meydana getiren patlama biraz daha şiddetli olsaydı, evrendeki tüm madde dağılırdı; eğer patlama biraz daha yavaş olsaydı, bütün madde hemen kapanacaktı. Her iki durumda da ne galaksiler, ne yıldızlar, ne dünyamız, ne de canlılar oluşurdu. Patlamanın galaksileri, yıldızları, Dünya’mızı ve canlıları oluşturacak şekilde olmasının olasılığı havaya atılan bir kurşun kalemin sivri ucu üstünde durması kadar bile değildir." Bilincli tasarimcilarin bu tarzda kurduklari argumanlarin hepsini Stephan Hawking circular argumant olarak niteler. |
Hocam çok güzel yazmışsın tebrik ediyorum...
Hawking'in "ceviz kabuğundaki evren" kitabını okuyasım geldi yahu... |
Yav, ben bilimi seviyorum.
Mutezile sen bilimimi seviyorsun,yoksa kendi bildiklerini mi? Yanlış anlama illada karşı birşey söylemek için yazmadım. Ama gerçek olan şu:insanın içinde nefis denen birşey var,işte bildiklerinle aslında nefsin göğsünü şişiriyor,kabarıyor ve ''BEN'' diyor;Ben ne kadar bilgiliyim be!..Oysa,bildiklerimiz bir okyanusdan aladığımız bir damla bile değil.. torpil hızında(?) giden bir gemini içindeyiz,ama hiç hissetmiyoruz ne kadar güzel bir sanat değil mi? Gündüzleri lambamız hazır.. Yürümeye elverişli bir çekim kuvvetiyle,kolaylıkla yürüyebiliyoruz..Ya bu çekim kuvveti az olsaydı..Veya fazla... Kainat kitabı gerçekten güzel..Okunmalı..Ama manasını anlayarak..Yoksa sadece nefislerimizi,benliklerimizi şişiririz... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:34 . |