![]() |
Darwin'in Türk Düşmanlığı: Tipik bir yaratılışçı ahlaksızlığı
Evrim Teorisi Ve Din Bezirganları
Artık bilimsel literatürde tartışmasız bir gerçek olan, modern biyolojinin temeli olan evrim olgusunun din bezirganlarının tekerlerine çomak soktuğu için gene bu kesimler tarafından kasıtlı çarpıtma ve iftiralarla tartışmasız bir gerçek değilmiş gibi lanse edilmesi alışıldık bir durumdur. Bu bezirganlar ellerinden gelen her türlü pisliği, çirkefliği, sahtekarlığı yaparak evrim teorisinin halk arasında da kabul görmesini engellemeye çalışmaktadırlar. Halkın teoriyi benimseyip, ne olduğunu anlaması aslında bilimsel açıdan bir önem arz etmemektedir. Çünkü halk kabul etse de etmese de evrimin varlığı bir bilim insanı için çok açık biçimde her şekilde ortadadır. Karşı propaganda yapıp bilim adamları arasında evrime inanmayan bir kesim varmış gibi göstermek gayretinde olanlar ancak cahil halk kesimlerini kendilerine inandırabilirler. Gerçekte ortada evrime tümden karşı çıkan bilim insanı sayısı yok denecek kadar azdır, olanların da kimlerin maşası oldukları bellidir, bilime katkıları ortadadır. Cahil halk tabakası arasında bu şarlatanların ciddiye alınmasının tek sebebi vardır: O da halkın yüzyıllardır doğru bilip, hayatlarını onlara göre şekillendirdikleri alışkanlık halini almış olmasından gücünü alan, akli ve mantıki açıdan hiçbir dayanağı olmayan inançlarını sorgulamaya yanaşmamalarıdır. Araştırma, sorma alışkanlığı yerine inanma alışkanlığı olan toplumlarda bu yalancı propaganda işe yarayabilmektedir. Çocukluğundan itibaren beynine korku ve baskıyla kazınmış olan inancını tek gerçek kabul edenler, hiç bir şekilde sorgulamaya yanaşmayanlar önlerine sürülen üç beş yalana kanıp bakın zaten evrim yalanmış deyip kestirip atmaktadırlar. Evrim karşıtı şarlatanlar, bilimsel açıdan ortaya bir şey koyamayacaklarını bildiklerinden iftira ve çeşitli çarpıtmalarla iddialarını inandırıcı kılmaya çalışmaktadırlar. Bu yöntemler çeşit çeşittirler ve ayrı bir yazının konusudurlar. Bu adamlar evrim teorisi karşısında acizliklerinden ortaya adam gibi bilimsel açıdan kıymeti olan bir şey koymak yerine-ki zaten bu olanaksızdır- şahıslara saldırıp insanlar üzerinde tesir etmeye çalışmaktadırlar. İnsanlığa zarar verdiğini iddia ettikleri her türlü ideolojinin kaynağı olarak evrim teorisini lanse etmektedirler. Pek çok bilim adamının çoktan farkında olduğu evrimi mekanizmalarıyla bir bütün halinde sistematize eden Darwin’i ırkçı gösterip gözden düşürmek için çeşitli tahrifatlara girişmektedirler. Bunların Türkiye’deki kolu/temsilcisi olan birileri koskocaman bir yalanı büyük harflerle her yerde söylemektedir: Darwin Türk düşmanıdır! Darwin'in Türk Düşmalığıyla Evrime Dair Ortaya Koydukları Birbiriyle İlişkili midir? İşin aslı nedir? Buna bakmadan evvel şöyle bir düşünelim. Darwin'in gerçekten ırkçı olması neyi ya da neleri değiştirebilir? Farzı muhal, bugün bilimsel bir araştırmanın sonuçları Türklerin diğer milletlerden daha az zeki olduğunu ortaya koydu diyelim. Bu durum tabi ki bizim açımızdan rencide edici olacaktır. Ama bu durumun gerçek oluşu bize göre üzücü oluşundan bağımsızdır. Bilimsel açıdan tersini ispat etmeden bizim işimize gelmeyen bu durumu inkar etmemiz bu durumun gerçek oluşunu değiştirir mi? Darwin’in ırkçı sapkın fikirlerinin olmasıevrimle ilgili ortaya koyduklarının tamamını çöpe gönderir mi? Darwin evrimi sağlam temellere oturtmasaydı, bugün evrim teorisi olmayacak mıydı? Darwin’in farkına vardıklarının başkaları farkına varamayacaklar mıydı? Bu sahtekarların cahil halkın gözünde Darwin'i olumsuz bir imge olarak göstermeye çalışmaları aslında ne mal olduklarının delilidir. Aslında onlar da bilmektedirler evrim bilim dünyasının tamamında kabul görmektedir, Darwin’in ırkçı ve de aşağılık bir adam olması ortaya koyduklarının yanlış olduğunu göstermemektedir. Darwin amatör bir gözlemciydi, biyoloji bilgisi zayıftı şeklindeki diğer uydurmalar da varsın doğru olsun. Darwin olmasaydı da er ya da geç bir başkaları aynı sonuçlara varacaktı. Nitekim Darwin'den bağımsız çalışan çağdaşı Wallace evrim hakkında benzer kanaatlere varmıştır. Alfred Russel Wallace Bu açıdan Darwin üzerinden evrime saldıran şarlatanların tek yaptıkları cahil halkın işine geldiği sürece önüne sürüleni olduğu gibi doğru kabul etmesinden faydalanarak evrim teorisinin halk tarafından anlaşılmasına köstek olmaktır.Halkın kabul etmesi demiyorum dikkat ederseniz. Çünkü tavşan dağa küser; dağın haberi bile olmaz. Bu şarlatanlar birilerini iftira ve yalanlarla uyuturken her yeni bilimsel bulgu evrimin anlaşılamayan kısımlarını aydınlatmakta ve teoriyi daha da sağlamlaştırmaktadır. Darwin gerçekten de ırkçı mıydı? Önce ilgili soyarıların iddialarına (iftiralarına) bakalım: Alıntı:
Irkların birbirlerine karşı üstünlükleri meselesine gelince modern bilim, insanın yeni bir tür olması sebebiyle insan ırkları arasında diğerini genel anlamda devre dışı bırakabilecek keskin farklar olmadığını ortaya koymaktadır. Kısacası batılı toplumların gelişmişliklerinin sebebini kalıtsal materyallerinde değil, tarihsel süreçlerde aramalıdır. Şimdiyse bakalım; yukarıdaki metnin aslında gerçekten de Türk barbarlığından söz ediliyor mu? Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
s. Boş, kof, delikli, oyuk, delik, boşluktan gelen, aç, sahte, yalan, çökük, çökmüş, çukur İ. Boşluk, çukur F. Oymak, çukur açmak, kazmak Zf. Boş bir şekilde, tamamen, bütünüyle Hani nerde Türk barbarlığı? ''turkish hollow'' kısmından Türk barbarlığını çıkarmak nasıl bir tahrifattır? Bu sahtekarların şekilde görüldüğü gibi yapmayacağı ahlaksızlık yoktur. Her iddialarında mutlaka bu tarz tahrifatlar vardır, iftiralar vardır. Darwin’in geri kalmış ırkların yok olacağını düşündüğünü belirttiği ifadesinden hadi biz kendi ellerimizle aşağı ırkları yok edelim manasını çıkarmak art niyetten başka bir şey değildir. Ve ortama ayak uyduramayanların, yani zayıf ırkların yok olacak olması maalesef bir gerçektir. Bu şuna benziyor: Hitler gibilerin yaptıkları katliamlardan Darwin sorumlu tutmakMüslümanlara göre süper bir adam olan İslam peygamberini Usame bin Ladin’in yaptıklarından sorumlu tutmaya benziyor. Muhammed'in süper bir adam olup olmadığı tabi başka bir tartışma konusu, en azından müslğümanların algısı bu şekilde. Son olarak, Prof. Dr. Haluk Ertan'ın Bilim ve Gelecek dergisinin Nisan 2007 tarihli 38. sayısında yayımlanan makalesinden alıntı yapalım: Darwin, ırkçı ve Türk düşmanı mıydı? Kendisi gerçek çeviriyi şu şeklilde veriyor: Alıntı:
Bu adam bu mevkideyken geleceğimiz adına endişelenmek için yeterince sebebimiz var demektir. Sonuç: Evrimin halk tarafından anlaşılmasına köstek olmak isteyenlerin yapmayacakları ahlaksızlık yoktur. Yukarıda bunun bir örneğini gördük. Bu adamların idialarının tamamı bu tarz ahlaksızlıklardan ibarettir. Evrimin toplumumuz tarafından anlaşılması, artık bu yalanlara kanmaması için bu sahtekarlarının yalanlarını ortaya koymak ve gerçek yüzlerini göstermek ne derece güvenilir olduklarını ortaya sermek etkili bir yöntem olacaktır. Ben kendi çapımda bir tanesini ele aldım. Aşağıda bağlantılarını vereceğim sitelerin yazarları ise işin teknik kısmını bilen ve uzun zamandır bu yalancılarla mücadele eden insanlardır. Evrim lehine makalelerden oluşan Türkçe kaynakların pek bulunmadığı internette arama sonuçlarıyla kolayca ulaşılamayan bu sitelerin daha fazla insana ulaşmasını sağlamak hepimizin boynunun borcudur. Evrim teorisinin ne olduğunu gerçekten öğrenmek kaygısı güdenlerin mutlaka uğraması gereken sitelerden bir demet: (Bu sitelerin nerdeyse tamamı kapanma tehlikesi ile karşı karşıyadır.) Evrim Teorisi Sitesi http://www.evrimteorisi.org/ Evrim Olgusu http://evrimolgusu.blogspot.com/ Evrimi Anlamak http://evrimianlamak.org/e/Ana_Sayfa Harun Yahya Çarpıtmaları http://hycarpitmalari.blogspot.com/ Evrim Çalışkanları http://evrimcaliskanlari.org/blog/ Bilgehan Bengi Blog http://bilgehanbengi.blogspot.com/search/label/Evrim Yaratılışçılara Cevaplar http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/ Müsbet İlimler Blog http://muspetilimler.blogspot.com/search/label/Evrim Evrim neden bu kadar önemli peki? Evrim tanrıyı çöpe mi gönderiyor? Bu sorunun cevabı elbette hayır. Ama semavi dinlerin yaratılış masallarını, dolayısıyla da kendilerini çöpe gönderdiği kesin. Evrim olgusunun anlaşılması insanları din batağından kurtarmak ve bilimin tek gerçek olduğunun anlaşılması açısından çok ama çok önemlidir. Sevgiler... murteddd, 2008 |
evrim turnusol kağıdı gibi ayırır insanları benim için.2011'de bilgiye ulaşmanın bu kadar olduğu bir dönemde evrimi anlayamayan bir beynin diğer çalışmalarına şüpheyle yaklaşmak lazım.
|
Böyle saçmalıklara prim verilmesinn ki sebebi var.
1. çoğu zaman ne söylenildiğine değil kimin söyldiine bakan bir mantığa sahip olmamız. Bkz: Sırf Bdp.liler söylediği için "Demokratik özerklik" gibi %100 Bu ülkenin ihtiyacı olan birşeye karşı çıkmak. 2. Tarihimizin mükemmel olduğuna Hali hazırda ikna olmuş olmak. Hallbuki geçmişte Barbar olarak tanımlanabilecek yönlerimiz olduğunu kabuletmek gerekiyor, Vikinglerin de geçmişi barbarlıktır, Ama bugün Danimarka, İsveç, Norveç gibi ülkelerin ve burada yaşayan milletlerin Medeniyete olan katkısı tartışılmaz. |
Bilimsel bir gerçek olarak ırkçılık yanlıştır, kendi döneminin politik ve genel görüşlerinden etkilenen ve Viktoryen dönemi bir orta sınıf Lord'u olan Darwin'in hatası ırkların gerçekten var olduğuna inanmasıydı. Dolayısıyla Darwin'in bu konudaki görüşleri bilimsel olarak evrim kuramına uymaz. Günümüzdeki modern evrim kuramı (buna çoğu zaman Neo Darwinizm veya Yeni Darwincilik de deniliyor) Darwin'in Evrim Kuramı ile Mendel'in kalıtım kuramını birleştirerek modern moleküler biyoloji ve genetik araştırmaların ortaya çıkardığı sonuçlarla evrim kuramına yeni bilgiler getirmiştir. Özellikle son zamanlarda genler üzerine yeni edinilen bigilerle evrimin mekanizması ve doğal seçilim arasındaki bağlantı daha iyi kurulmuştur. Özellikle 1930 ve 40'larda başlayan gen araştırmalarıyla bugün DNA kopyalanmas sırasındaki hatalarla oluşan mutasyon ve rekombinasyonların işleme mekanizmaları, gen havuzunun genetik kayma ve gen akımı mekanizmaları ile ilgisi daha iyi ortaya konmuştur.
Alıntı:
Bu anlamda Darwin'in Türkler hakkındaki göreceli yorumu ve önyargısı, bunun yanında daha uygar, daha az uygar ayrımında bulunması günümüzdeki liberal düşünceler çerçevesinde savunulabilecek bir görüş de değil. Darwin Türklere veya Herhangi bir Ulusa kişisel Husumet Beslemedi Darwin'in anlatımlarında Türklere veya herhangi bir ulusa kişisel veya özel olarak belirgin bir düşmanlık veya husumet beslediği görülmüyor ama pekala çok önyargılı ve genel anlamda ırkçı düşünceleri mevcut. Belki bu önyargılı ve ırkçı düşüncelerin nedeni olarak Darwin'in yaşadığı zamanın, İngiltere'nin koloniyal projelerinin en tepede olduğu zamanlar olmasından kaynaklanıyor olabilir. Bu zamanlarda İngiliz toplumu genel olarak diğer ırklara karşı yüksekten bakan, paternalistik bir tavır içindeydile ve Darwin'in de bilimsel objektifi terk edip bu tür politik ve ırkçı önyargılara kanmış ve aldanmış olması düşünülebilir. Hatta aynı mantık ve düşünce hatası içinde aynı zaman Osmanlı Döneminde bile Avrupalıların daha üstün ırk olduğuna inanan Türkler bile olmuştur. Hepimizin görüşlerinin içinde bulunduğumuz toplum tarafından etkilenebileceğini var sayarsak, dolayısıyla Darwin'in uygarlıklar arasında ileri-geri, uygar-vahşi farkı görmesi o dönem için çok da şaşırtıcı değil. Bunun bilinmesinde ve sorunun tanınmasında objektifliklik ve bilimsellik çabası içinde olan günümüz bilim adamları için de ders çıkarılabilecek faydalar var. Bilim insanları günün siyasi görüşlerinden etkilenmemeli ve bilimde buna yer vermemelidirler. Darwin bu fikirlerini açıklayalı 120 seneden fazla zaman geçti, dolayısıyla evrim teorisinin kurucusu Darwin olsa da bugünkü çağdaş evrim anlayışımız onun anlayışıyla bir değil. Dolayısıyla Darwin bu konuda ne yazmış olursa olsun, bugün genetik araştırmalar üzerinde yoğunlaşmış olan evrimsel biyologların ırkçı olmak bir yana, topladıkları veriler ve popülasyonlar arasındaki farkları ve benzerlikleri evrim ışığınnda açıklamaları ile, bilakis ırkçılığa karşı bilimsel kanıtlar ortaya koydukları söylenebilir. Yani bilimsel veriler Darwin'in ırkların üstünlüğüne dair görüşlerini tümüyle yanlışlıyor. Bunun yanında Evrim olgusu veya Darwin bu ırkçı düşüncelerin tetikleyicisi değildir. Bu ırkçı düşünceler Darwin'den ve Darwin'in Evrim Kuramı'nı ele almasından çok daha önceleri mevcut olup günümüzde de hala vardır. 16.yy'da Afrikalı yerlilerin başka bir hayvan türü olduğu düşünülmüş, sonra insanlarla bu yerlilerin birleşiminden çocuklar olamayacağı sanılmıştı, çocukların oluştuğu görüldüğünde bu çocukların melez ve bu yüzden kısır olacakları düşünülmüştür. Mülatta ismi verilen bu melezlerin "mülat" gibi (ispanyolca; katır) kısır olacakları dahi düşünültür. Bu anlamda Darwin veya evrim ırkçılığın kendisini yaratmış değil veya oluşturmuş değil, o devirde ve ondan önce yaygın olan ırkçılıktan ve ırkçı dünya görüşlerinden etkilenmiştir. Bu düşüncelerin Evrim Kuramından ayıklanması uzun sürmüştür ve hala günümüzde de evrim ile ırkçılık arasında bilinçli veya bilinçsiz kendi amaçları için bir ilişki kuranlar, Evrim ile ırkçı görüşlerin doğruluğunu göstermek veya Irkçılığı gerekçelendirmek isteyen kişiler çıkmaktadır. Evrim Kuramı uygarlıklar ve çeşitli insan fenotipleri arasında neden kültürsel gelişim farklılıkları olduğunu insanın DNA'sı veya biyolojisi ile açıklamaz. Aksine bu farklılıkların genlere ve biyolojiye dayanmadığını söyler. Bu farklıları ancak tarihi gelişimler, insan toplumların birbirlerine olan coğrafi uzaklıkları ve kültür alışverişinde çıkan zorluklar temelinde ele alınabilir ve sosyal bilimleri ilgilendiren bu kategoriler Evrim Kuram'ın ilgi veya araştırma alanında da değildir. Bunun nedeni de biyolojide insanlar bugün artık ırklara ve alt türlere göre sınıflandırılmamaktadırlar. 1970li yıllardan beri yapılan molekülerbiyolojik ve genetik araştırmalar insanların çok zengin çeşitlilikler gösterdiğini ve coğrafi popülasyonlar arasında akıcı bir geçiş bulunduğunu, bu yüzden herhangi bir sistematiğe bağlı olarak sınıflandırılmayacaklarını ve bunun mümkün olmadığını göstermiştir. Bunun yanında insanlardaki genetik farklılıkların büyük çoğunluğunun aynı coğrafi popülasyon içinde bulunan insanlar arasında da bulanabileceği tespit edilmiştir. Yani Darwin'in ırkların üstünlüklerine dair görüşleri çürütülmüştür. Darwin Bir Hümanisti Ek olarak söylenebilir ki, Darwin bir hümanisttir. Zira eğitimini tamamlaması için tıp okuluna gönderildiğinde çok sevinmiş olmakla birlikte onun zamanında anestezikler kullanılmadığı için bir çocuk üzerinde yapılan ameliyatı izledikten sonra kan ve acı nedeniyle kaygı duyarak odadan kaçarak geri dönmemiştir. Bu nedenden dolayı da yaşamının ilerleyen dönemlerinde teşrih sanatını öğrenemediği için duyduğu pişmanlığı dile getirmiştir. Ayrıca Darwin'in Beagle gemisinin kaptanı Fitzroy ile başlangıçta son derece iyi olan ilişkilerinde sonradan sorun yaşamasının nedeni, Fitzroy'un köleliğin Kitabı Mukaddes kadar eski olduğunu savunması ve kölelere ihtiyaç duyulduğunu ileri sürmesidir. Darwin, Brezilya'dan ayrıldıktan sonra bir daha köleliğin olduğu bir ülkeye gitmeyeceği için duyduğu memnuniyeti ifade etmiştir. Darwin'in Beagle yolculuğu sırasında kız kardeşi Catherine'e yazdığı 1833 tarihli mektupta yer alan bir paragrafta: Alıntı:
Hristiyan Yaratılışçılara Göre Kölelik Neden Doğruydu? Peki bazı Hristiyan Yaratılışçılar Kitab-ı Mukaddes'in hangi bölümlerine dayanarak zenci diye tabir edilen siyahi ırkın Tanrı tarafından bir ceza olarak yaratıldığını, dolayısıyla köleliğin Tanrısal olarak da meşru olduğunu ve istenildiği düşündüler? Bu tür ırkçı görüşlere sebep olan bölümler Eski Ahit'in Yaratılış bölümünde (Genesis) Kain ile Abel'in hikayesini anlatan ayetlerin yanlış yorumlanmasında yatıyor. Buna göre Tanrı kardeşini öldürdüğü için Kain'in üzerine bir nişan koyar ve bu nişan da siyah ten renkli olmak olarak anlaşılır. Buna göre günümüz Afrikalıları Kain'in soyundan gelmektedirler ve Kain gibi lanetlilerdir. Alıntı:
Tarihler boyunca, özellikle Afrika'nın deniz yoluyla keşfedilmesinden sonra Tevrat'ın bu bölümlerinde anlatılan Kain'in soyundan gelenlere nişan yani bir alamet veya işaret konulmuş olması siyah deri rengi olarak yorumlanmış ve Kain'in soyundan geldiği düşünülen bu zencilerin öldürülmemesi ama lanetlendikleri için köle yapılabileceklerine ve bunun da dini olarak doğru bir davranış olacağına inanılmıştı. "Yeryüzünde aylak aylak dolaşacaksın"... Afrikalı yerlilerin köle alınarak Amerika, Avrupa ve Dünyanın dört bir köşesine gemilerle götürülmesiyle Tanrı'nın buna dair emrinin ve kehanetinin yerine getirileceği de savlanmıştır... Hatta pek geç değil 20.yy'da dahi Mormon kilisesi gibi bazı modern kiliseler kölelik kaldırıldığı halde kilise içindeki afro-amerikan erkek hristiyanları rahip yapmakta tereddüt etmiştir ve uzun bir süre için afro amerikanların rahip olmasını yasaklamıştır. Köleliğin Kitab-ı Mukaddes kadar eski olduğunun savunulmasının nedeni budur... |
|
Alıntı:
Yalnız zamanında yazdığım bu yazı sadece bu kısmı içermiyor. Karşı iddiaların yani ırkçılık ihtamının -ki aslında ifitirasının desek daha uygun olur.- doğru olması halinde bile bunun hiçbir şeyi değiştirmeyeceğine de nedenleriyle beraber değinilmiş (ad hominem, Wallace gibi başkalarının da benzer sonuçlara varmış olması/eninde sonunda varacak olması vs. vs.). Bu yüzden ben başlığın mükkerrer olduğunu düşünmüyorum, olsa olsa kısmen mükerrer denilebilir. |
ah bilseniz ne kadar kızgınım yıllarca evrim teorisini yalan olarak bilmek ve niçin karşı çıkıldığınız bilmeden buna destek vermek. insanın zoruna gidiyor.
bilimle aramıza duvar ören bu din olgusunun yediği nane bununla kalmıyor: -matbaayı yıllarca osmanlıya getirmeyen -avrupanın ilk rasathanesini meleklerin ayaklarını gözetliyor diye yıktıran yine bu dindir. şimdi aynı senaryo evrim teorisine yapılıyor karşımızda gene din var. uyan türk ulusu yine aynı yanlışa düşecek misin? |
Alıntı:
"Darwin sadece Türk düşmanı olmakla kalmadı; aynı zamanda hipneydi de! Tövbeler olsun, abavvvv!" |
Alıntı:
|
Guncelleme.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:36 . |