Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Felsefik Tartışmalar (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=148)
-   -   Maddenin başlangıcı var mıdır? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=36800)

gur91 25-03-2015 22:49

Maddenin başlangıcı var mıdır?
 
Değerli forum üyeleri sizce maddenin bir başlangıcı var mıdır yoksa madde her zaman var mıydı , bu konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir ve düşüncenizin temelini ne oluşturuyor , saygılarımla..

jumanji 26-03-2015 00:15

Bilimsel olarak her zaman olması gerekiyor. Hiç yoktan birden bire varolması bilimsel bir açıklama olamaz. Enerji formunda da olsa bence zaten hep vardı ve varolacak.

kkwejr213 26-03-2015 01:02

Maddede sebep sonuç ilişkisi vardır, madde ezeli olamaz. Maddede karşıtlıklar vardır, ebedi olamaz. Çünkü ebedilik çelişkisizliktir, ezeli olanda da sebep sonuç bulunmaz.

spartacus 26-03-2015 01:49

Alıntı:

gur91´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 542778)
Değerli forum üyeleri sizce maddenin bir başlangıcı var mıdır yoksa madde her zaman var mıydı , bu konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir ve düşüncenizin temelini ne oluşturuyor , saygılarımla..

Maddenin bir başlangıcı yok - şu çerçevede-, zaman, maddenin hareket ve değişimleriyle açığa çıkar. Maddeye başlangıç tayin etmek, ancak madde ile mümkün, kısaca madde önce gelir, zaman sonra -ki zaman da maddenin hareket/değişimlerinden açığa çıkar... Kısaca sorunun muhatabı dahiliye. Yani maddenin hal ve değişimleri için ancak zaman ifade edebiliriz...

Peki en yakın tabirle ne diyebilirsin denirse, varlık neyse odur.. An itibariyle öncesi, sonrası, geçmişi, geleceği de yoktur(yani artık gözlemlenemez, sanaldır diyeyim), sadece verili koşulda, o anki hali/durumu vardır ve hal ve durum değişimi de, bizler için referans olur ve önceki, sonraki diyerek zamana ilk adımı atmış oluruz ve böylelikle geçmişinden, geleceğinden söz ede-bili-riz(neyden sonra? hareket/değişimden sonra), ama referansımız zaman değil hareket ve değişimlerdir, bunlarda zamanın referanslarıdır!.

Kısaca maddeyi zamana endeksleyemeyiz, aksine zamanı maddeye endeksleyebiliriz.

Zaman geçtiği için demir paslanmaz, demir paslandığı için zaman açığa çıkar(2 demir çubuk ve farklı ortama koyarak basit bir deney yapabilirsiniz, ya da en kolay deney peynir ile yapılır, bir parça buzdolabına, bir parça da dışarı konur, hangisi küflendi? peki etken neydi? Zaman mı? Ortam/hareket/değişim mi?). Genişletelim, madde hareketli/değişken olduğu için zaman açığa çıkar.

Sebep/sonuç ilişkisini ise zamana endekslemek hata olur, sebep sonuç ilişkisi faktörel bir ilişkidir ve ETKİ/TEPKİ, etkinin niteliğini belirleyen ortam ve bileşenleri ve etkimeyi meydana getiren maddeler arasındaki ilişki... Toparlarsak, etki/tepki, ilişki, hareket ve değişim.... Önce bunlar gerçekleşir ve sebep/sonuç bu kapsamda gerçekleşir, zaman ise sonra açığa çıkar. yani önce demir paslanır, sonra demir paslanmadan önce, sonra deriz ve önce dediğimiz artık gerçek değildir, nesnel de değildir, ne görüyorsask hali/durum ondan ibarettir, gerçek o an'dır(ki an ifadeside yeterli değil ama mecburen izah için kullanıyoruz)... Kısaca maddeyi zamana endeksleyemeyeceğimiz gibi, sebep sonuç ilişkisini de endeksleyemeyiz, aksine tam tersidir, zaman bu ikisine bağlı açığa çıkar.

Şüpheci Dinsiz 26-03-2015 01:59

Sevgili gur91,
Alıntı:

gur91´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 542778)
Değerli forum üyeleri sizce maddenin bir başlangıcı var mıdır yoksa madde her zaman var mıydı , bu konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir ve düşüncenizin temelini ne oluşturuyor , saygılarımla..

Sanırım bu soruya verilecek en dürüst cevap "bilmiyoruz" olacaktır. Bilim camiasında maddenin hiçlikten çıkabileceğine ilişkin bilimsel olduğu iddia edilen söylemler olsa da ben bu tür söylemleri şüpheyle karşılıyorum.

Big-bang teorisi evrenin, evrendeki tüm maddenin içine sıkıştığı bir küçük noktadan patlamasıyla oluştuğu iddiasındadır. Yani big-bang doğru olsa bile -evrendeki tüm maddenin içine sıkıştığı bir küçük noktanın varlığından- söz edilmektedir, ki bu dincilerin ve akıllı tasarımcıların "Tanrı big-bang ile yoktan var etti" iddialarını zaten çürütür.

Big-bang ile ilgili popüler kitapları okumuş olmama, kendimce daha teknik kaynakları araştırmış olmama ve mühendis olmama rağmen açıkçası hep şüpheyle yaklaştım. Geçen 1-2 ay içinde big-bang'i kesin doğrulayan bir bulguya rastlandığını okudum, ilk patlama anının küçük bir kesirinde oluşan kozmik arka plan ışımasından (çekim dalgalarından) bahseden ama nasıl doğrulandığına ilişkin teknik bilgi olmayan bu videoyu pek inandırıcı bulmadım. "Şu şu kanıtlandı" denilen haberlerde biraz daha ayrıntı beklemek hakkımız. Veya dine edilen türden biat etmemiz mi bekleniyor anlamadım.

Bilim dünyasında bir çok boyutluluk (11 boyut vesaire) sözü edilegelinir, açıkçası bunu da pek anlamıyorum. Bilim dünyasında henüz deneylenmemiş teorilerin çok kesinmiş gibi deklare edilmesinden rahatsızlık duyan büyük bir kesim var. Ne yazık ki, bilim tam bağımsız değil, ar-ge'ye maddi kaynakları temin edenler bilimi manipüle edebiliyor.

Kişisel fikrim ise, madde hep vardı, dönüşecek/değişecek ve hep var olacak. Big-bang doğruysa bile bu, değişimden/dönüşümden başka birşey değil.

Sevgiler

Felâsife 26-03-2015 02:07

Alıntı:

spartacus´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 542792)
Zaman geçtiği için demir paslanmaz, demir paslandığı için zaman açığa çıkar(2 demir çubuk ve farklı ortama koyarak basit bir deney yapabilirsiniz, ya da en kolay deney peynir ile yapılır, bir parça buzdolabına, bir parça da dışarı konur, hangisi küflendi? peki etken neydi? Zaman mı? Ortam/hareket/değişim mi?). Genişletelim, madde hareketli/değişken olduğu için zaman açığa çıkar.

Hahaha, bir paslı çivi zamanı ortaya çıkartıyor, oysa zaman herşeye hükmediyordu hani, öyle diyorlarya, ZAMAN TANRISI (ben zamana böyle demeyi seviyorum, tanrı gibi adeta, her yerde her filmde illa ona bağlıyorlar) bu açıklamalara çok kızacak söyleyeyim. :D

spartacus 26-03-2015 14:01

Alıntı:

Felâsife´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 542795)
Hahaha, bir paslı çivi zamanı ortaya çıkartıyor, oysa zaman herşeye hükmediyordu hani, öyle diyorlarya, ZAMAN TANRISI (ben zamana böyle demeyi seviyorum, tanrı gibi adeta, her yerde her filmde illa ona bağlıyorlar) bu açıklamalara çok kızacak söyleyeyim. :D

İşlerine öyle geliyordu :) Yani bir zaman yolu çiziyorlar, sonrada nesnelliği, bu zaman yolunda hareket eden trene çeviriyorlardı(günümüzde hala böyle düşünülüyor). Halbuki zaman o trenin üzerinde gerçekleşiyor, yani ne ardında, ne de önde bir yol yok, her şey üzerinde değişip, gerçekleşiyor. Dinlerin de işine gelmişti, çünkü ölünce gidilecek, vaad vererek böylelikle kitleleri kandırıp/uyuşturacak masal dünyaları vardı, haliyle varlığın dışında bir gidilecek yer/zamana bir de tanrıya ihtiyaçları vardı. haliyle bir yerden, bir noktadan başlatmaları gerekirdi, ama sorun şu ki tanrılarına başlangıç koyamadıkları için bu eylem hiç bir zaman gerçekleşmeyecekti. Ama kötü olan şu ki, verdikleri vaadi tutmakla mükellef değillerdi, nasılsa ölünce denmişti, kimse bunlardan hesap soramazdı!. Neden yaşarken değil?, Olur mu yaşarken de cenneti alaları vardı, bunlar cennet bahçelerinde, haremleriyle Süleyman gibi yaşardı, diğerleri bu cenneti nasıl yaşayabilir? Bir kol işareti düşünün, hani müstehcen cinsinden o hareketle, siz mi? nahhh ölünce dendiğini düşünün.

Hayli eski dönemlerde zamana bu tarz rollerde verilmezdi, yaratmak fiili dahi yoktu, dönüşmek vardı. Eski Mısır, bir lanetten bahsederdi, nereye giderseniz gidin, hangi yöne olursa olsun, içinden çıkamayacağınız, yaşadığınız her gün bugündür. Bu da sizin lanetiniz :)

Dipsiz bir kuyuya taş attığınızı düşünün, hiç bir zaman düşmeyecek ve dönüp taş ne zaman düşer diye sormanın da ne kadar saçma olduğunu düşünün... Varlığın başlangıcı deyimide böyle bir hata taşıyor. Hayır diyebiliriz, itiraz ederiz, bilimde zaman 4. Boyuttur diyebilriz! Evet diyebiliriz, çünkü boyut demek, öznenin, nesneye yöneliminde belirli noktaları, farkları referans alarak yaptığı bir koordinatlama, belirleme, referanslama işidir. Yani konuyla ilgili, hareket/değişim bize ölçme, kıyaslama, referanslama, kordinatlama olanağını verir, işte bir boyutumuz oldu -> zaman. Yok o değil, zaman da yavaş/hızlı olabiliyor denecektir, evet olabilir, bu halde biz zamanı boyut olarak belirlediğimiz asıl satıha bakmalıyız, hareket ve değişim. hareket ve değişim etki altında nasıl ki farklılık gösterirse, bundan soyutlayacağımız kıyas, koordinatlama, ölçümlerde haliyle değişir...

Neyse işin felsefik yanlarına da değindik :) Ama durun oradan birisi bir paradoks üretiyor, peki kabul, başlangıcı olmayan A tanrısı, bu güne gelemez hadi kabul, o halde varlık, madde nasıl bu güne geldi? İşte paradoks. "Şimdi" zaman kavramına sadık kalarak ifade edebileceğimiz en anlamlı tabirdir, şimdi sayılamaz, yani şimdi 2,3,4,5 şimdi olamaz... Efendim dinazorlar nerede? Burada, bizimle, şimdide(!), kemikleriyle, organik yakıtlarıyla, bir yere gitmediler, bir yerden de gelmiyorlardı, sadece dönüşüm/değişim oldu ve bu üzerlerinde gerçekleşti, canlılıklarını koruyabilselerdi, ne farkederdi ki yine şimdide olurlardı, değişen sadece hal/durum/yapı... Kestirme cevap, Yılmaz Öner derdi ki;
Her an şimdiki andayız.

Kısaca değinelim, bu Allah ve zaman paradoksunun ilkelliğini tasavvufçular farketmişti, ama sorunu tam çözemediler. Allah an itibariyledir dedilerse de, efsanenin yapısı gereği sorun devam etti(önce, sonra, zamanın bir yerinde yaratmak), sonra yaratım "an" itibariyledir dedilerse de çözemediler, zira gerçek şimdi ise, şimdi her ne ise o ise, başlangıçsız(an'ın dışında!!!) nasıl yartılsındı ki? Bu hem saçma olurdu hem de Alah'ın an itibarı çökerdi.... Neyse, Nesneli/ortadalığı/ortada olanı, salt(!) özne/iradeye bağlı hale getirirsek, elimizdeki tüm kavramlar aslında buhar olup uçar, sonra ne dersek diyelim saçmaladığımızı farkederiz, ya da farkedemeyenlerde çıkar. İşte zaman kavramında da temel sorun bu, neyden soyutladığına bakmaz(!), haliyle zamanı da böyle lineer mantığına endeksli bir cetvel ölçeği gibi çizgilere filan ayırır, kendi şahsına münhasırmış gibi bir tanrı daha yaratır!. Yine de bir çözüm yolu vardı, tasavvufçular bu sorunu çözebilirdi, lakin bir farkla, Allah faktörünü de ortadan kaldırmaları gerekiyordu, zira kendi ifadelerinden çıkan sonuç, gereği kalmamıştı... Belkide çözmüşlerdi :)

Stepal Kepton 26-03-2015 15:24

Bir şey varsa mutlaka var edende vardır. Hiç bir şey, hiç bir şeyden, hiç bir şey olmadan ya da hiçlikten olamaz. Hatta hiçlik bile kendiliğinden olamaz. Hiçliğin olması içinde hiçliğin olmamasını olduracak bir şey lazımdır. Ne kadar başa gidersen git sonuç değişmez.

spartacus 26-03-2015 15:44

Alıntı:

Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 542811)
Bir şey varsa mutlaka var edende vardır. Hiç bir şey, hiç bir şeyden, hiç bir şey olmadan ya da hiçlikten olamaz.

Bir şey var edildiğine dair bir ifade mi var? Böyle bir mutlaka saplantımız yok, zaten mantıksız, gereksiz, var edilen bir şey yok, neyse ortada olan o. Var eden de bir şey midir? :)

Stepal Kepton 26-03-2015 15:52

Alıntı:

spartacus´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 542813)
Bir şey var edildiğine dair bir ifade mi var? Böyle bir mutlaka saplantımız yok, zaten mantıksız, gereksiz, var edilen bir şey yok, neyse ortada olan o. Var eden de bir şey midir? :)

İfade yok, kanıtı var. Çünkü; var. Var olan şeyde yokluktan olamaz. En fazla neden var olduğu bilinemez ama bu onun hiçlikten olduğu anlamına gelmez. Hiçlik bile kendiliğinden olamaz. Dedim ya ne kadar başa gidersen git sonuç değişmez.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:35 .