Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Felsefik Tartışmalar

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 25-03-2015, 22:49
gur91 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
gur91 gur91 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Oct 2014
Mesajlar: 834
Standart Maddenin başlangıcı var mıdır?

Değerli forum üyeleri sizce maddenin bir başlangıcı var mıdır yoksa madde her zaman var mıydı , bu konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir ve düşüncenizin temelini ne oluşturuyor , saygılarımla..
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 26-03-2015, 00:15
jumanji jumanji isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Mar 2015
Mesajlar: 198
Standart

Bilimsel olarak her zaman olması gerekiyor. Hiç yoktan birden bire varolması bilimsel bir açıklama olamaz. Enerji formunda da olsa bence zaten hep vardı ve varolacak.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 26-03-2015, 01:02
kkwejr213 kkwejr213 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 23 Sep 2009
Mesajlar: 579
Standart

Maddede sebep sonuç ilişkisi vardır, madde ezeli olamaz. Maddede karşıtlıklar vardır, ebedi olamaz. Çünkü ebedilik çelişkisizliktir, ezeli olanda da sebep sonuç bulunmaz.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 26-03-2015, 01:49
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.701

Onur Üyeliği 

Standart

gur91´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Değerli forum üyeleri sizce maddenin bir başlangıcı var mıdır yoksa madde her zaman var mıydı , bu konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir ve düşüncenizin temelini ne oluşturuyor , saygılarımla..
Maddenin bir başlangıcı yok - şu çerçevede-, zaman, maddenin hareket ve değişimleriyle açığa çıkar. Maddeye başlangıç tayin etmek, ancak madde ile mümkün, kısaca madde önce gelir, zaman sonra -ki zaman da maddenin hareket/değişimlerinden açığa çıkar... Kısaca sorunun muhatabı dahiliye. Yani maddenin hal ve değişimleri için ancak zaman ifade edebiliriz...

Peki en yakın tabirle ne diyebilirsin denirse, varlık neyse odur.. An itibariyle öncesi, sonrası, geçmişi, geleceği de yoktur(yani artık gözlemlenemez, sanaldır diyeyim), sadece verili koşulda, o anki hali/durumu vardır ve hal ve durum değişimi de, bizler için referans olur ve önceki, sonraki diyerek zamana ilk adımı atmış oluruz ve böylelikle geçmişinden, geleceğinden söz ede-bili-riz(neyden sonra? hareket/değişimden sonra), ama referansımız zaman değil hareket ve değişimlerdir, bunlarda zamanın referanslarıdır!.

Kısaca maddeyi zamana endeksleyemeyiz, aksine zamanı maddeye endeksleyebiliriz.

Zaman geçtiği için demir paslanmaz, demir paslandığı için zaman açığa çıkar(2 demir çubuk ve farklı ortama koyarak basit bir deney yapabilirsiniz, ya da en kolay deney peynir ile yapılır, bir parça buzdolabına, bir parça da dışarı konur, hangisi küflendi? peki etken neydi? Zaman mı? Ortam/hareket/değişim mi?). Genişletelim, madde hareketli/değişken olduğu için zaman açığa çıkar.

Sebep/sonuç ilişkisini ise zamana endekslemek hata olur, sebep sonuç ilişkisi faktörel bir ilişkidir ve ETKİ/TEPKİ, etkinin niteliğini belirleyen ortam ve bileşenleri ve etkimeyi meydana getiren maddeler arasındaki ilişki... Toparlarsak, etki/tepki, ilişki, hareket ve değişim.... Önce bunlar gerçekleşir ve sebep/sonuç bu kapsamda gerçekleşir, zaman ise sonra açığa çıkar. yani önce demir paslanır, sonra demir paslanmadan önce, sonra deriz ve önce dediğimiz artık gerçek değildir, nesnel de değildir, ne görüyorsask hali/durum ondan ibarettir, gerçek o an'dır(ki an ifadeside yeterli değil ama mecburen izah için kullanıyoruz)... Kısaca maddeyi zamana endeksleyemeyeceğimiz gibi, sebep sonuç ilişkisini de endeksleyemeyiz, aksine tam tersidir, zaman bu ikisine bağlı açığa çıkar.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 26-03-2015, 01:59
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.557
Standart

Sevgili gur91,
gur91´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Değerli forum üyeleri sizce maddenin bir başlangıcı var mıdır yoksa madde her zaman var mıydı , bu konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir ve düşüncenizin temelini ne oluşturuyor , saygılarımla..
Sanırım bu soruya verilecek en dürüst cevap "bilmiyoruz" olacaktır. Bilim camiasında maddenin hiçlikten çıkabileceğine ilişkin bilimsel olduğu iddia edilen söylemler olsa da ben bu tür söylemleri şüpheyle karşılıyorum.

Big-bang teorisi evrenin, evrendeki tüm maddenin içine sıkıştığı bir küçük noktadan patlamasıyla oluştuğu iddiasındadır. Yani big-bang doğru olsa bile -evrendeki tüm maddenin içine sıkıştığı bir küçük noktanın varlığından- söz edilmektedir, ki bu dincilerin ve akıllı tasarımcıların "Tanrı big-bang ile yoktan var etti" iddialarını zaten çürütür.

Big-bang ile ilgili popüler kitapları okumuş olmama, kendimce daha teknik kaynakları araştırmış olmama ve mühendis olmama rağmen açıkçası hep şüpheyle yaklaştım. Geçen 1-2 ay içinde big-bang'i kesin doğrulayan bir bulguya rastlandığını okudum, ilk patlama anının küçük bir kesirinde oluşan kozmik arka plan ışımasından (çekim dalgalarından) bahseden ama nasıl doğrulandığına ilişkin teknik bilgi olmayan bu videoyu pek inandırıcı bulmadım. "Şu şu kanıtlandı" denilen haberlerde biraz daha ayrıntı beklemek hakkımız. Veya dine edilen türden biat etmemiz mi bekleniyor anlamadım.

Bilim dünyasında bir çok boyutluluk (11 boyut vesaire) sözü edilegelinir, açıkçası bunu da pek anlamıyorum. Bilim dünyasında henüz deneylenmemiş teorilerin çok kesinmiş gibi deklare edilmesinden rahatsızlık duyan büyük bir kesim var. Ne yazık ki, bilim tam bağımsız değil, ar-ge'ye maddi kaynakları temin edenler bilimi manipüle edebiliyor.

Kişisel fikrim ise, madde hep vardı, dönüşecek/değişecek ve hep var olacak. Big-bang doğruysa bile bu, değişimden/dönüşümden başka birşey değil.

Sevgiler

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 26-03-2015, 02:07
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Zaman geçtiği için demir paslanmaz, demir paslandığı için zaman açığa çıkar(2 demir çubuk ve farklı ortama koyarak basit bir deney yapabilirsiniz, ya da en kolay deney peynir ile yapılır, bir parça buzdolabına, bir parça da dışarı konur, hangisi küflendi? peki etken neydi? Zaman mı? Ortam/hareket/değişim mi?). Genişletelim, madde hareketli/değişken olduğu için zaman açığa çıkar.
Hahaha, bir paslı çivi zamanı ortaya çıkartıyor, oysa zaman herşeye hükmediyordu hani, öyle diyorlarya, ZAMAN TANRISI (ben zamana böyle demeyi seviyorum, tanrı gibi adeta, her yerde her filmde illa ona bağlıyorlar) bu açıklamalara çok kızacak söyleyeyim.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26-03-2015, 14:01
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.701

Onur Üyeliği 

Standart

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hahaha, bir paslı çivi zamanı ortaya çıkartıyor, oysa zaman herşeye hükmediyordu hani, öyle diyorlarya, ZAMAN TANRISI (ben zamana böyle demeyi seviyorum, tanrı gibi adeta, her yerde her filmde illa ona bağlıyorlar) bu açıklamalara çok kızacak söyleyeyim.
İşlerine öyle geliyordu Yani bir zaman yolu çiziyorlar, sonrada nesnelliği, bu zaman yolunda hareket eden trene çeviriyorlardı(günümüzde hala böyle düşünülüyor). Halbuki zaman o trenin üzerinde gerçekleşiyor, yani ne ardında, ne de önde bir yol yok, her şey üzerinde değişip, gerçekleşiyor. Dinlerin de işine gelmişti, çünkü ölünce gidilecek, vaad vererek böylelikle kitleleri kandırıp/uyuşturacak masal dünyaları vardı, haliyle varlığın dışında bir gidilecek yer/zamana bir de tanrıya ihtiyaçları vardı. haliyle bir yerden, bir noktadan başlatmaları gerekirdi, ama sorun şu ki tanrılarına başlangıç koyamadıkları için bu eylem hiç bir zaman gerçekleşmeyecekti. Ama kötü olan şu ki, verdikleri vaadi tutmakla mükellef değillerdi, nasılsa ölünce denmişti, kimse bunlardan hesap soramazdı!. Neden yaşarken değil?, Olur mu yaşarken de cenneti alaları vardı, bunlar cennet bahçelerinde, haremleriyle Süleyman gibi yaşardı, diğerleri bu cenneti nasıl yaşayabilir? Bir kol işareti düşünün, hani müstehcen cinsinden o hareketle, siz mi? nahhh ölünce dendiğini düşünün.

Hayli eski dönemlerde zamana bu tarz rollerde verilmezdi, yaratmak fiili dahi yoktu, dönüşmek vardı. Eski Mısır, bir lanetten bahsederdi, nereye giderseniz gidin, hangi yöne olursa olsun, içinden çıkamayacağınız, yaşadığınız her gün bugündür. Bu da sizin lanetiniz

Dipsiz bir kuyuya taş attığınızı düşünün, hiç bir zaman düşmeyecek ve dönüp taş ne zaman düşer diye sormanın da ne kadar saçma olduğunu düşünün... Varlığın başlangıcı deyimide böyle bir hata taşıyor. Hayır diyebiliriz, itiraz ederiz, bilimde zaman 4. Boyuttur diyebilriz! Evet diyebiliriz, çünkü boyut demek, öznenin, nesneye yöneliminde belirli noktaları, farkları referans alarak yaptığı bir koordinatlama, belirleme, referanslama işidir. Yani konuyla ilgili, hareket/değişim bize ölçme, kıyaslama, referanslama, kordinatlama olanağını verir, işte bir boyutumuz oldu -> zaman. Yok o değil, zaman da yavaş/hızlı olabiliyor denecektir, evet olabilir, bu halde biz zamanı boyut olarak belirlediğimiz asıl satıha bakmalıyız, hareket ve değişim. hareket ve değişim etki altında nasıl ki farklılık gösterirse, bundan soyutlayacağımız kıyas, koordinatlama, ölçümlerde haliyle değişir...

Neyse işin felsefik yanlarına da değindik Ama durun oradan birisi bir paradoks üretiyor, peki kabul, başlangıcı olmayan A tanrısı, bu güne gelemez hadi kabul, o halde varlık, madde nasıl bu güne geldi? İşte paradoks. "Şimdi" zaman kavramına sadık kalarak ifade edebileceğimiz en anlamlı tabirdir, şimdi sayılamaz, yani şimdi 2,3,4,5 şimdi olamaz... Efendim dinazorlar nerede? Burada, bizimle, şimdide(!), kemikleriyle, organik yakıtlarıyla, bir yere gitmediler, bir yerden de gelmiyorlardı, sadece dönüşüm/değişim oldu ve bu üzerlerinde gerçekleşti, canlılıklarını koruyabilselerdi, ne farkederdi ki yine şimdide olurlardı, değişen sadece hal/durum/yapı... Kestirme cevap, Yılmaz Öner derdi ki;
Her an şimdiki andayız.

Kısaca değinelim, bu Allah ve zaman paradoksunun ilkelliğini tasavvufçular farketmişti, ama sorunu tam çözemediler. Allah an itibariyledir dedilerse de, efsanenin yapısı gereği sorun devam etti(önce, sonra, zamanın bir yerinde yaratmak), sonra yaratım "an" itibariyledir dedilerse de çözemediler, zira gerçek şimdi ise, şimdi her ne ise o ise, başlangıçsız(an'ın dışında!!!) nasıl yartılsındı ki? Bu hem saçma olurdu hem de Alah'ın an itibarı çökerdi.... Neyse, Nesneli/ortadalığı/ortada olanı, salt(!) özne/iradeye bağlı hale getirirsek, elimizdeki tüm kavramlar aslında buhar olup uçar, sonra ne dersek diyelim saçmaladığımızı farkederiz, ya da farkedemeyenlerde çıkar. İşte zaman kavramında da temel sorun bu, neyden soyutladığına bakmaz(!), haliyle zamanı da böyle lineer mantığına endeksli bir cetvel ölçeği gibi çizgilere filan ayırır, kendi şahsına münhasırmış gibi bir tanrı daha yaratır!. Yine de bir çözüm yolu vardı, tasavvufçular bu sorunu çözebilirdi, lakin bir farkla, Allah faktörünü de ortadan kaldırmaları gerekiyordu, zira kendi ifadelerinden çıkan sonuç, gereği kalmamıştı... Belkide çözmüşlerdi

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (26-03-2015 Saat 14:11 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 26-03-2015, 15:24
Stepal Kepton Stepal Kepton isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jan 2015
Mesajlar: 279
Standart

Bir şey varsa mutlaka var edende vardır. Hiç bir şey, hiç bir şeyden, hiç bir şey olmadan ya da hiçlikten olamaz. Hatta hiçlik bile kendiliğinden olamaz. Hiçliğin olması içinde hiçliğin olmamasını olduracak bir şey lazımdır. Ne kadar başa gidersen git sonuç değişmez.

İçinizde ki Yaratıcıya sıkı tutunun! – Stepal Kepton
deistim.com
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 26-03-2015, 15:44
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.701

Onur Üyeliği 

Standart

Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir şey varsa mutlaka var edende vardır. Hiç bir şey, hiç bir şeyden, hiç bir şey olmadan ya da hiçlikten olamaz.
Bir şey var edildiğine dair bir ifade mi var? Böyle bir mutlaka saplantımız yok, zaten mantıksız, gereksiz, var edilen bir şey yok, neyse ortada olan o. Var eden de bir şey midir?

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (26-03-2015 Saat 15:51 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 26-03-2015, 15:52
Stepal Kepton Stepal Kepton isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jan 2015
Mesajlar: 279
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir şey var edildiğine dair bir ifade mi var? Böyle bir mutlaka saplantımız yok, zaten mantıksız, gereksiz, var edilen bir şey yok, neyse ortada olan o. Var eden de bir şey midir?
İfade yok, kanıtı var. Çünkü; var. Var olan şeyde yokluktan olamaz. En fazla neden var olduğu bilinemez ama bu onun hiçlikten olduğu anlamına gelmez. Hiçlik bile kendiliğinden olamaz. Dedim ya ne kadar başa gidersen git sonuç değişmez.

İçinizde ki Yaratıcıya sıkı tutunun! – Stepal Kepton
deistim.com
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kaninatın başlangıcı var mı yoksa yok mu? liquid Felsefik Tartışmalar 12 28-07-2018 01:47
163. Maddenin Kaldırılması ALKA Turan Dursun 1 18-11-2012 00:57
Tanrı’nın Bir Başlangıcı Var Mı? hur-kus Hristiyanlık 15 29-05-2010 17:13

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:52 .