![]() |
Obsesyon-kompulsiyon ve din ilişkisi
Sevgili arkadaşlar,
Bir kaç gün önce bir yakınımla doktora gittik. Oradaki konuşmada konuyla ilgisi olmamakla birlikte "obsesyon, kompulsiyon" sözleri geçti. Psikolojik hastalıklarla ilgilenmek zorunda kalmışlığımdan, bu kelimelerin ne anlama geldiğini az çok biliyordum, yine de doktorla aramızda geçen konuşmayla ne alakası var diye internetten tekrar bakayım dedim. Alıntı:
--/-- Bu forumda da bazı üyelerin "ben eskiden durduk yerde Tanrıya, peygambere, dine, kitaba söverdim" dediğini okumuştum. İşte buna dini obsesyon denirmiş, yani kişi iradesi dışında kutsal bildiği kavramlara küfredermiş. Bu işin obsesyon tarafı. Bu küfürleri telafi etmek için de boyna namaz kılar, tekrar tekrar abdest alır, gün boyu dualar eder, tesbih çekermiş. Bu da işin kompulsiyon yanı. Şurası çok açık ve net ki, bu bir psikolojik rahatsızlıktır ve şüphesiz tedavi yeri tıp doktorlarıdır. Bunlar da bakmaz olaydım dediğim 2015 yılı dinci üfürükçülerin, tarifi imkansız cahilliklerin ortaya serildiği sözde tedavi siteleri. http://www.ppd.com.tr/makale/dini-ic...-etkileri.html http://www.obsesiftakinti.com/dini-o...html#more-2500 http://www.obsesiftakinti.com/dini-o...n-caresi/.html http://www.mumsema.org/sizden-gelen-...abilir-mi.html Bu site ayrıca ele almaya değer ki, dinci cehalet iyice ortaya çıksın. http://www.obsesiftakinti.com/dini-o...obsesyon/.html Bu yazıda sözde OKB (obsesif kompulsif bozukluk) hastası olan bir kişi, doktora, cinciye, ilaca başvurmadan, hastalığı 2 ay gibi bir sürede atlattığını söylüyor ve bunun sırrını veriyor. Sır şuymuş: Obsesyon denen şey şeytanın vesvesesiymiş. Haliyle, kişi Allah'ın varlığını kendisine ispat ederse, bu hastalık geçermiş. Çünkü şeytan yenilir, vesvese vermekten vazgeçermiş. Kendisi (bilimsel olarak) ispat etmiş, "okuyun siz de ispat edin, sizin de hastalığınız geçsin" diyor. Alıntı:
Bilimsel ispatlara hiç girmeyeyim. Kısaca yuh deyip bırakayım. --/-- Yalan, cehalet, kötülük, dincilerin günlük gıdası haline gelmiş. Bari hastaların yakasını bıraksalar. Bu cehaleti, bu kötülüğü nasıl aşabiliriz bilmiyorum. Bir sonraki iletimde din ve OKB hakkında kendi kurduğum ilişkiyi anlatacak, dindarların neden gittikçe bağnazlaştıklarına cevap arayacağım. Sevgiler |
Sevgili arkadaşlar,
Önceki iletimde demiştim ki : "Bir sonraki iletimde din ve OKB hakkında kendi kurduğum ilişkiyi anlatacak, dindarların neden gittikçe bağnazlaştıklarına cevap arayacağım." Dinin (varsa) içindeki iyi ögeleri hazmedememiş, aklını dinginleştirememiş, düşüncelerini iyiliğe yönlendirememiş bir Müslümanın, sokakta tesettürsüz bir kadın gördüğünde hemen "din elden gideyoooo" diye salya saçıp naara atarak krize girmesi bence obsesyondur. Kriz sırasında bu şekli alır. http://1.bp.blogspot.com/-01kZvZ3aUb...mps-muslim.jpg Adama göre şeytan onu yoldan çıkarmak için vesvese vermektedir. Peki bu vesveselerin sonu nasıl gelecektir? Ancak bütün kadınlar örtününce ve eve hapsedilince. Bağnazlaştık mı? Hem de nasıl. Sevgiler |
Evrim Teorisinin mekanizması, Google Translate'de bile kullanılıyor.
https://books.google.co.kr/books?id=...0chain&f=false Bakınız; Markov Zinciri Teist Nekrasov, kendi fikirleriyle çelişiyor diye, Ateist Markov'a karşı geliyor ve saldırıya geçiyor. Yani onlara kalsa bugün Markov Zinciri diye bir şey olmayacaktı ve Google Translate de olmayacaktı. Markov Zinciri hem evrimi görmek için hem de Google Translate için kullanılıyor. Evrim Teorisi, kullandığımız teknolojilerde de var. MIT'deki hocalar çürütememiş evrim teorisini de, Harun Yahya'nın adamları mı çürütmüş. Alıntı:
Ek: Kusura bakmayın dayanamadım konuyu değiştirdiğim için özür dilerim. |
Belki Nekrasov'un, Markov'a saldırması da "obsesyon" sebebiyledir. Dincilerin bilim adamlarına saldırması da. Vesvese veriyorlar çünkü içlerine :)
|
Evet sevgili Boolean, iyi yakalamışsınız. :)
Vesvese verenlere saldırırlar. Hiç vesvese kalmasın diye, katı kuralları olan din devleti olmak isterler. Vesvesenin hakkından gelmek için dini ibadetlerini arttırırlar. Bence vesveselerle zihnen başa çıkamamaları obsesyon, saldırmalar, şeriat istemeler, dini ibadeti arttırmalar kompulsiyondur. Muhtemelen küçük yaşta başlayan/dayatılan yoğun dini eğitim/ibadet/baskılar günah işleme korkusunu her an kişinin zihninde aktif kılıyor. Kişi, en basit eylemlerinde bile günah işlediğini, dış etkenlerle günah işlemek zorunda kaldığını düşünüyor, kafasında zihinsel baskılar oluşturuyor. Bir zaman sonra, hiç günah işlemeyeceği bir ortama kavuşmayı zorunluluk olarak görmeye başlıyor. Bunun için yapılması gerekenler dinde açıkça belirtilmiş: Kuran, peygamber sünneti, hadisler. Yani 1400 küsur yıl öncesindeki düzen. Günümüzdeki adıyla gericileşme, bağnazlaşma. Sevgiler |
Bu obsesif-kompulsif bozukluk yani takıntı hastalığı çok kötü bişey , cinsel ve dinsel olanlarını yaşadım belki dini bu kadar araştırmamı sağlayan da bu takıntılar oldu , bu kutsala istemsiz bir şekilde küfür etme olayı dinin zırva olduğunu anladığımdan beridir yok , zaten kutsalımda yok artık :) ondan kurtuldum , cinsel olanı da ara ara geliyor ama çok büyük oranda azaldı balık yağı kullanmaya başlamıştım tam olarak bilmiyorum ama bunun etkisi olabilir , herşey kişinin kafasında bitiyor , çok rahatsız edici bir hastalıktır ama bana sorgulamayı öğretti , daha bir olgunlaştırdı yaşayanlara tavsiyem düşüncelerinin üstüne gitsinler düşünmemeye çalışınca daha çok rahatsız ediyor.
|
Alıntı:
Okb oluşmaz, anksiyete ise tetiklenir. Anksiyete ile gerginlik farklı şeylerdir. Anksiyete fazlaca stres ile yerleşip kişide yoğun baskı altında kaldığı durumlarda panik atak tarzı vücutta ısı değişikliği, zangır zangır el titremesi, algıda bozukluk, zonklama gibi etkiler yapar. Anksiyete sürekli durumlarda hayatta tatsızlık, tansiyon yüksekliği, algıda bozukluk yapar. Din ve dinsel saplantılar temelli Allah korkusu ilkokul öncesi tarikat yuvalarında çokca yerleştirilirse çocuklarda anksiyete tetiklenebilir ve ömür boyu dahi sürebilecek bir travmaya sebep olur. Bunun harici böyle bir sav geçersizdir. Okb genetik bir hastalıktır asla oluşturulamaz, hayatın belirli dönemlerinde hormonsal değişikliklerle artıp belirgin hale gelebilir ve sonra yok olabilir ya da ömür boyu sürebilir lakin sonradan gelişmez. Herkesin okb ve anksiyete belirtileri kişiye özgüdür, herkesin şizofrenisi, paranoyası, obsesyonları kişiye özgüdür. Kimisi benim gibi küresel ısınmanın çözümsüzlüğünü dahi saplantı haline getirebilirken bazısı saçma sapan mikrop kapıp ölme korkusunu obsesyon yapar. Bu kişinin düşünce yapısı, yaşam koşulları ve zeka seviyesiyle doğru orantılıdır. |
Sevgili NikolaTeslis,
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Beyni fazlaca kertilmiş kişiler derken çocukluktan itibaren tarikatların-cemaatlerin demir kıskacında büyüyen yetişkinlerden bahsediyorum. Bu durum bir çocuk istismarı değil mi, ağır stres kaynağı değil mi? Ki çocukların zihinsel istismarıyla kalmayıp cinsel istismarı bile söz konusu olabiliyor. Hele hele son yıllarda cinsel istismar çok fazla oluyor. |
Alıntı:
Psikolojik rahatsızlıklarla ilgili tecrübesiz olduğun anlaşılıyor hastanın halinden hasta anlar. Bilinçli hasta bu işin bayrağını taşır. Psikiyatr ve psikologlarla görüş alışverişi yapıyorsun. Gittiğimde psikiyatra ilaç teklifi yapıyorum kendileri yazıyor. Ki bu kişi Türkiye'de bir psikiyatri derneğinin kurucusu 90'ını aşmış. Yurtdışı yurtiçi durum böyle. Hastalığın arkaplanı kesinlikle genetik. Genetik yatkınlık olmadan ortaya çıkmıyor. Babamda var bende daha fazla ki bu da son bulgulara uyuyor. Kuzenimde ergenlikte ortaya çıktı, onun da aile geçmişinde var ama çok hafif seyretti. Genetiğin minör veya major etkisi olmadan ortaya çıkmaz. https://www.researchgate.net/publica...lugun_Genetigi Wikiyi akademik olarak referans alamazsın. Çevre etkisinden kasıt, ağır metal zehirlenmesinin genlerdeki yıkımı olabilir bunu bilemeyiz, burada kastedilen odur. Zorla sabah abdesti alınarak okb ortaya çıkmaz. |
Türkiye'de tıp her ne kadar çok gelişmiş(Dünya'da ilk 3'te) olsa da diğer bazı ülkelerdeki gibi doktorlar yaz Lustral geç(Lustral satışı durdurdu muadil) mantığıyla çalışıyor. SSRI veya SNRI'lar ile okb veya anksiyete tedavisi yapılamaz sadece baskılanır ve ertelenir. Ama literatürde ikinci veya ilk tedavi olarak bu yazıyor. Bir psikiyatra gittiğinizde büyük ihtimal size bunu yazacaktır.
Bilişsel terapi çok daha etkili ama bu da major bozuklukta işe yaramıyor. Bunun her durumda işe yaradığını iddia edenlerle çok tartıştım. Ek olarak bazal gangliyonlardaki işlev bozukluğunu gidermek için deli çalışmalar var, bölgeye bir ara bıçak kesiği atılıyordu. Sonra elektrik ve en son lazer tedavisine döndü. Bölgeyi sakatlayıp rekonstrüksiyon tetikliyorsun. Kök hücre de çözüm olabilir. Sonra ortaya çıkti ki problem sadece orada değil, çünkü sinir yolları makina öğrenmesindeki gibi train olur. Hastalıklı train olmuş bir beyin bütünüyle hastadır. Benim çok kesin bir tedavi yanıtım var ama kendim bile uygulayamıyorum. Sendrom belirtilerini yok saymak böylece beynin ödül mekanizmasını kandırmak. Aynı anda brain lock denen etkiyi kaldırmak için de ilacı sınır dozun üstünde almam lazım ama hiper tansiyon var. Bir de çok yüksek doz asetil sistein almak. Ama olabilecek uzun vadeli hasarı bilmiyorum. Asetil sistein bildiğimiz balgam söktürücü :D ama yüksek dozda kan beyin bariyerini aşıyor. Birisi tesadüfen saç yolma hastalığının geçtiğini bulmuştu bir kaç bulgu daha çıkınca oradan anladım. Sinir yıkımından sonra da iyileşme için taurin alınabilir. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:51 . |