![]() |
Allah'ın baldırı !..
Alıntı:
Eh, dediğiniz gibi olsun efeeemm. :D Mâdem rivâyeti beğenmediniz; Âyet verelim. Alıntı:
Yaşar Nuri de dâhil, atılan taklaları saymak mümkün değil. Sadece Harun Yıldırım isimli zat, âyeti olduğu gibi çevirmiş. "Paçaların tutuşacağı" diyeni mi arasın; "Bacakların titreyeceği" diyeni mi... Âyet'in orjinalinde ne "tutuşmak" kelimesi geçiyor, ne de "titremek" Görünen o ki birilerinin "paça" o denli tutuşmuş, bacakları o kadar titremiş ki durum aynen meallere yansımış. |
Bu baldır mevzusunu arada bir duyuyordum da Kuran'da yer aldığını hiç bilmiyordum, sahiden varmış :)
Alıntı:
Alıntı:
|
Bu baldır konusunda birşeyler yazmıştık ama güncelleyelim..
Kuran'da antik Yunan'ın ne işi olabilir?Olmaz değil mi?Olur,olur:) Bu baldır konusu şöyle.. Meşhur Zeus'umuzun önünde sevgilisi(cariyesi) Semele yanarak ölür..Zeus,yanan küllerin içinde Semele'nin çocuğunu alır ve baldırına/uyluğuna koyar..Çocukta altı aylıktır..Bu da çok önemli..Sonra baldırını iyice diker ve çocuğu kendisi doğurur.. Çocuğu doğuran Zeus,babadır..Hristiyanların babası..Bu baba,aynı zamanda islamın Allah'ıdır..''Tanrı'' denilen şey budur.. Baldırdan/uyluktan doğan çocukta rabtir..Oğuldur..''Uyluktan doğan oğul'' veya ''tanrıdan doğmuş rab'' denir..Adı da DİONYSOS'tur.. Bu Dionysos,sayın Vefik Sami'nin inandığı İsa'dır..Müslümanların inandığı Muhammed'dir.. Hadi iyi geceler:) |
Alıntı:
http://www.theoi.com/image/K12.13Dionysos.jpg |
Allah seksi midir acaba, mini etek giyer mi?
|
Hadisin sözünü ettigi "Rabbimiz baldirini açar"daki sâk "rabbimiz (?)"in baldiridir;
Kalem 42'nin sözünü ettigi "Baldirdan açilacagi gün"deki sâk ise herkesin baldiri. (Her seyin paçadan döküldügü gün) Her seyin baldirdan açiga çiktigi gün Yevme yukşefu an sâk Bize onlarin elleri konusur o gün, ayaklari taniklik eder teşhedü ercülühüm (Yâsin 65). Kisacasi Kalem 42'de Allah'in "sâk"ı mâkı geçmiyor, ayette söyleneni o uyduruk hadiste söylenene emsal gösterip Kuran'a pislik sivastirmayin. Kalem 42'deki sâk, açik ve net, telaşla "ayaklarin bir birine dolanip bildiklerini ortaya döküvermesi"ni dile getiren bi DEYiM. Tipki Kıyâme 29'daki gibi: Ayak ayaga dolanmistir Velteffetis sâku bis sâk Bakin Kalem 42'deki sâk ta Kiyâme 29'daki sâk ta aynı kelime. DEYiM nedir biliyoruz degil mi. |
Bacakların dolanması anlamına gelen "baldırın açılması" diye bir deyim mi var Arap lisanında :) ayetten böyle bir anlam üretmeniz saçma.. Ayrıca zaten ayette keşf sözcüğü var, yani baldırın keşfolunması, "dolanması" veya "titremesi" değil.. Bu halde (sizin mantığınıza göre) "insanların" bacaklarının keşfolunmasıyla/açılmasıyla, secdeye davet edilmeleri arasında ne gibi bir anlam ilişkisi olabilir? Kolayca anlaşıldığı gibi bacak, İlah'ın bacağı; keşf-u sak, baldırın/bacağın keşfolunması, açılması, içinin gözükmesi, yani gizlenenin "açığa çıkması" anlamında, ki yukarıda Ahlaksız'ın da belirttiği gibi bu açılan bacak hikayesi orijinal birşey değil, antik Yunan kökenli, "ikinci doğum" kavramını betimleyen bir mitos. Kuran'da bu tip pek çok kültürel ç-alıntı görebiliyorsunuz, dolayısıyla Arapların, döneminde ağızdan ağıza dolaşarak dejenere olmuş bu hikayeleri kendilerine göre tekrar yorumladıklarını düşünmek gayet makul. Bir de Yasin 65''te "sak" sözcüğü geçmiyor, niçin onu örnek verdiniz ki? |
Alıntı:
Âyet'te, "Herkesin Allah'ı" yok ise "Herkesin baldırı" nerede ? Mâdem Allah yok, âyetin devamında bahsedilen "secde" kime-neye ? "Baldır" tekil, çoğul değil. "Baldırlar açılır" olsaydı, yaptığınız güncelleme bir anlam kazanırdı. Eğer Arap'ın İlahı gerçekten var ve bir gün hesap soracaksa ben inanmadığımın hesabını vereceğim. Sen ise hem inanıp, hem de Allah'a konuşma öğretmekten yargılanacaksın. Buna İslâmi literâürde 'Şirk' diyorlar. Senin suçun daha ağır. :D Alıntı:
Yâsin: 65 "Ağızları mühürleriz, uzuvlar konuşur"u anlatıyor. Kalem: 42 "Baldır açılır" diyor. Alıntı:
Pislikle uğraşmam. Bu ithamı, Kur'andaki çelişki ve anlamsızlıkları perdelemek için kelimelerin değişik anlamlarından "medet" umarak, Kur'an'ı güncelleyen ve bunun için hadsiz-hesapsız taklalar atan sirk palyaçoları için yapacaksın. Alıntı:
Bir itirâzım yok. Fakat; Kıyâme:29'da "deyim" çok net anlaşılıyor. Tefsire ihtiyaç yok. Kalem: 42'de "deyim" nerede ? Arap kültüründe "Baldırı açılmak" şeklinde bir deyim olsa ve bu gizli olan her şeyin açığa çıkması şeklinde anlam kazanmış bulunsaydı siz haklı olurdunuz. Kalem: 42"Baldır açılır" diyor. Kıyâme 29, "Ayakların birbirine dolanması"ndan söz ediyor. Öte yandan, Arap dili ve edebiyatına, tarihine ve kültürüne vâkıf bir kimse için Kur'an âyetlerini anlamanın iki önemli düsturu vardır. 1 - Sebeb- nüzûl 2 - İlgili âyetin öncesi ve sonrası (Siyak-sibak) Siz birincisini kabul etmezsiniz. Çünki âyetleri hâkim kültüre uydurmak için size gereken hareket alanını daraltır. Hadi bunu anladık da. Kıyâme:29 ile Kâlem:42'yi anlam açısından nasıl bir araya geitirdiniz; bunu anlamak epey zor. Kabul edelim "Hokus-pokus"da uzmanlaşmışsınız. İddianızın doğru olması için Kalem: 42 şöyle olmalıydı. "Baldırın, baldıra dolandığı gün secdeye davet edilirler ama; güç yetiremezler." Sn. Akçay, Evvelce yazdıklarınıza katılmasam da sizi, büyük bir ciddiyetle tâkip ederdim . Ama; artık, iyice komik olmaya başladınız. Alıntı:
|
Alıntı:
Benim o kadar iyi değil, hatta hiç değil, gerekince alternatif kaynaklara da bakarım, zira adamlar doğru mu diyor, yanlış mı diyor? onun ayırdında olabilecek bir bilgim yok. İlmen kıyaslama yapabilecek kapasitede değilim, o yüzden de araştırırım, kimseye güvenmem. İstesem de güvenemem zira bilmiyorum ki. Bilmediğim için doğruda olsa yanlışta olsa iş "şansa" kalır, "kumar" yani. Arapçanın fi tarihlerde 1 ay kadar kursuna da gitmiştim, saçma bir dil olduğu içinde bırakmıştım. Tabi araştırma yapabilecek kadar da tanıyorum Arapçayı, bende bir Lugât var, baktım "Sakk" kelimesine aynen yazanlar. Sakk"Baldır" diye verilen anlam zaten kafadan yanlışmış, adamlar hiç lugâta da bakmamışlar anlaşılan, tebrik etmek gerekir bu elemanları. "sakk" a ancak "incik" denilebilir, tabi o da anca 2. anlâmda. 1. anlâm verildiğinde yorumlama çok daha başka olur. Baldırı görmek, resmen takım taklavatı görmek anlamına gelir yahu, incik gene ayak fetişizmiyle filan açıklanabilir. :D Arabi de Tevilat tefsirinde "İncik" olarak almış ama yorumlarken de "Şiddet" mecazî anlamına göre yorumlamış, yoksa ayette direk şiddete dair bir şey geçmiyor, ama tabii "Sakk" kelimesinde bu anlâm da yüklüymüş. O yüzden de Arabi şiddeti işlemiş. 42- O gün, incikler açılır ve secdeye davet edilirler fakat güç yetiremezler.Görünen o ki bu baldır meselesi zoraki girmiş, mitolojik zeminide @Ahlaksız'ın dediğine görede zaten varmış, öyleyse bu baldırdır diye düşünmek, düşünmek olmasa gerektir. Baldır ve incik farklı zaten, madem öyle komple bacak deyinde olsun bitsin, insanların rontgencilik hayalleri tavan yapsın, Allahlarının takım taklavatını görmek çılgınca bir hayal. Bu Arapların kafası hep şeye çalışıyor galiba :D ama hepside öyle olmasa gerektir. Helede "yukşefu" gibi bir kelimeden sonra baldır demek, hatta incik demek bile yanlıştır. İnsanlar baldırı mı keşfedecekmiş? Müthiş gerçekten... Belkide otopsi de yaparlar. Gerçi niyet çok daha başkaya, neyse. :D Özetle Arapçam iyi değildir, bunun "farkındayım" iyi olduğum konuysa kimseye güvenmemektir, bunun da "farkındayım" İki farkındalıktan oluşan şeyleri yazdım o kadar. Yalnız bu baldır meselesini hiç bilmiyordum, acayip meseleymiş. :biggrin1: Sevgiler |
Alıntı:
İlgili meal sitesinde 41 kişiye âit meal var. 40 tanesi aynı, benim alıntıladığım farklı olsaydı, iddianızda haklı olurdunuz. Diğerleri de kendi aralarında farklı. Ayrıca gramer bilgisi denen bir şey var. Tekil, çoğul, zamir, isim, sıfat vs. bunların kullanımı her dilde aynıdır. Aksi takdirde çeviri olmazdı. Alıntı:
Ama daha Arapçayı öğrenmeden "saçma" olduğunu kavramak da ayrı bir "yetenek" olsa gerek. Haklısınız. Ben sizin kadar "yetenekli" değilim. Alıntı:
O zaman Kıyâme. 29'u mealleyin bir zahmet. "Velteffetis sâku bis sâk" Buradaki meallerin tümü "yanlış" görünüyor. Ya da Allah uygun kelimeyi bulamadığından olsa gerek, "sâk" kelimesinin ikinci anlamını seçmiş. Ama; siz, doğrusunu bildiğinize göre hikmetini de açıklarsınız artık. Ricâ edelim !.. Bu arada mevzûyu "takım-taklavat"a ya da "Ayak fetişizmi"ne kadar tafsilâtlı hâle getirmenize bakarak, bu konuda sizinle bir tartışmaya giremiyeceğimi de kabul etmiş bulunmaktayım. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:17 . |