Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 21-07-2017, 21:49
Vefik Sami Vefik Sami isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
Standart Allah'ın baldırı !..

Rivâyet Diyor ki
"Rabbimiz baldırını açar, her mümin erkek ve her mümin kadın O'na secde eder. Dünyada iken kendisine riya ve gösteriş olarak secde edenler geri kalırlar. Onlar da secde etmeye kalkarlar, ancak sırtları bükülmeyen yekpare bir tabakaya dönüşür (ve secde edemezler.)."

Buhari, Tefsir, Nun ve Kalem 2, Nisa 8, Tevhid 24; Müslim, İman 302
Gâyet net biçimde görülüyor ki İslâm'ın Allah'ının baldırı vardır ve bu "Baldır açma" rivâyete göre âhirette olacaktır. Dünyada ettikleri secde esnâsındaki gerçek niyetleri riyâ-gösteriş olanlar, çok isteseler de bu defâ secde edemiyecekler. Şimdi bu rivâyete light müslümanlar "uydurmadır, rivayetle dinde hüküm olmaz" derler.

Eh, dediğiniz gibi olsun efeeemm.
Mâdem rivâyeti beğenmediniz;
Âyet verelim.

Kalem: 42 Diyor ki
Baldırın açılacağı o günde onlar secde etmeye davet edilecekler de, buna güç yetiremeyecekler.
Şimdi bu "Baldır" muhabbeti mealcilere kaç takla attırmış;Buradan bakınız lütfen...
Yaşar Nuri de dâhil, atılan taklaları saymak mümkün değil.
Sadece Harun Yıldırım isimli zat, âyeti olduğu gibi çevirmiş.

"Paçaların tutuşacağı" diyeni mi arasın;
"Bacakların titreyeceği" diyeni mi...

Âyet'in orjinalinde ne "tutuşmak" kelimesi geçiyor, ne de "titremek"
Görünen o ki birilerinin "paça" o denli tutuşmuş, bacakları o kadar titremiş ki durum aynen meallere yansımış.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 21-07-2017, 22:13
pianola - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pianola pianola isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: 22 Oct 2014
Bulunduğu yer: Platon'un Mağarası
Mesajlar: 1.906
Standart

Bu baldır mevzusunu arada bir duyuyordum da Kuran'da yer aldığını hiç bilmiyordum, sahiden varmış

Sorularla İslamiyet Diyor ki
Kalem suresinin 42. ayetinde "Keşfu's-sak" tabiri geçmektedir. Lügat olarak baldırın açılması manasına gelir.
İlyas Yorulmaz Diyor ki
Onlar, o hesap günü, secde etmeye davet edildiklerinde, bacaklarının titremesinden tanınırlar.




Ben de içgözlemin kurbanıyım.
Sylvia Plath

Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi...
Samuel Beckett

Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece...
Aşık Veysel

Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür.
Maurice Blanchot

İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir.
Lacan

Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..?
Marilyn Monroe

ex nihilo nihil fit
il n'y a pas de hors-texte
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 21-07-2017, 23:37
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

Bu baldır konusunda birşeyler yazmıştık ama güncelleyelim..

Kuran'da antik Yunan'ın ne işi olabilir?Olmaz değil mi?Olur,olur

Bu baldır konusu şöyle..
Meşhur Zeus'umuzun önünde sevgilisi(cariyesi) Semele yanarak ölür..Zeus,yanan küllerin içinde Semele'nin çocuğunu alır ve baldırına/uyluğuna koyar..Çocukta altı aylıktır..Bu da çok önemli..Sonra baldırını iyice diker ve çocuğu kendisi doğurur..

Çocuğu doğuran Zeus,babadır..Hristiyanların babası..Bu baba,aynı zamanda islamın Allah'ıdır..''Tanrı'' denilen şey budur..
Baldırdan/uyluktan doğan çocukta rabtir..Oğuldur..''Uyluktan doğan oğul'' veya ''tanrıdan doğmuş rab'' denir..Adı da DİONYSOS'tur..

Bu Dionysos,sayın Vefik Sami'nin inandığı İsa'dır..Müslümanların inandığı Muhammed'dir..

Hadi iyi geceler
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 22-07-2017, 00:08
pianola - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pianola pianola isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: 22 Oct 2014
Bulunduğu yer: Platon'un Mağarası
Mesajlar: 1.906
Standart

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Çocuğu doğuran Zeus,babadır..Hristiyanların babası..Bu baba,aynı zamanda islamın Allah'ıdır..''Tanrı'' denilen şey budur..

Baldırdan/uyluktan doğan çocukta rabtir..Oğuldur..''Uyluktan doğan oğul'' veya ''tanrıdan doğmuş rab'' denir..Adı da DİONYSOS'tur..
Altından böyle birşey çıkacağını tahmin ediyordum Ahlaksız, sağol O halde "baldırın açılacağı gün", insanın Baba'dan doğacağı gün, yani baldırın açılması, üzerinden örtünün kalkması değil, baldırın "kendisinin açılması" anlamında.. Biliyorsun ki Dionysos da "iki(nci) kere doğan" (ikincisi , Hera'dan gizlenen), yani klasik Hristiyan teolojisindeki "ikinci doğum" aynen islama da geçmiş. Bu doğumu «acılı bir doğum haline getiren» olarak Tanrı'ya karşı işlenen günahların ağırlığı ise, Arap kültüründe "secde edememek" olarak karşılık buluyor sanırım.




Ben de içgözlemin kurbanıyım.
Sylvia Plath

Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi...
Samuel Beckett

Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece...
Aşık Veysel

Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür.
Maurice Blanchot

İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir.
Lacan

Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..?
Marilyn Monroe

ex nihilo nihil fit
il n'y a pas de hors-texte

Konu pianola tarafından (22-07-2017 Saat 11:29 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22-07-2017, 00:40
Dusunen adam Dusunen adam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Sep 2015
Mesajlar: 379
Standart

Allah seksi midir acaba, mini etek giyer mi?
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 22-07-2017, 10:12
Hasan Akçay Hasan Akçay isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Feb 2011
Mesajlar: 2.372
Standart

Hadisin sözünü ettigi "Rabbimiz baldirini açar"daki sâk "rabbimiz (?)"in baldiridir;
Kalem 42'nin sözünü ettigi "Baldirdan açilacagi gün"deki sâk ise herkesin baldiri.

(Her seyin paçadan döküldügü gün)

Her seyin baldirdan açiga çiktigi gün
Yevme yukşefu an sâk

Bize onlarin elleri konusur o gün,
ayaklari taniklik eder
teşhedü ercülühüm (Yâsin 65).

Kisacasi Kalem 42'de Allah'in "sâk"ı mâkı geçmiyor,
ayette söyleneni o uyduruk hadiste söylenene emsal gösterip
Kuran'a pislik sivastirmayin.

Kalem 42'deki sâk,
açik ve net,
telaşla "ayaklarin bir birine dolanip bildiklerini ortaya döküvermesi"ni dile getiren bi DEYiM.

Tipki Kıyâme 29'daki gibi:

Ayak ayaga dolanmistir
Velteffetis sâku bis sâk

Bakin
Kalem 42'deki sâk ta
Kiyâme 29'daki sâk ta
aynı kelime.

DEYiM nedir biliyoruz degil mi.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 22-07-2017, 11:16
pianola - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pianola pianola isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: 22 Oct 2014
Bulunduğu yer: Platon'un Mağarası
Mesajlar: 1.906
Standart


Bacakların dolanması anlamına gelen "baldırın açılması" diye bir deyim mi var Arap lisanında ayetten böyle bir anlam üretmeniz saçma.. Ayrıca zaten ayette keşf sözcüğü var, yani baldırın keşfolunması, "dolanması" veya "titremesi" değil.. Bu halde (sizin mantığınıza göre) "insanların" bacaklarının keşfolunmasıyla/açılmasıyla, secdeye davet edilmeleri arasında ne gibi bir anlam ilişkisi olabilir? Kolayca anlaşıldığı gibi bacak, İlah'ın bacağı; keşf-u sak, baldırın/bacağın keşfolunması, açılması, içinin gözükmesi, yani gizlenenin "açığa çıkması" anlamında, ki yukarıda Ahlaksız'ın da belirttiği gibi bu açılan bacak hikayesi orijinal birşey değil, antik Yunan kökenli, "ikinci doğum" kavramını betimleyen bir mitos. Kuran'da bu tip pek çok kültürel ç-alıntı görebiliyorsunuz, dolayısıyla Arapların, döneminde ağızdan ağıza dolaşarak dejenere olmuş bu hikayeleri kendilerine göre tekrar yorumladıklarını düşünmek gayet makul.

Bir de Yasin 65''te "sak" sözcüğü geçmiyor, niçin onu örnek verdiniz ki?


Ben de içgözlemin kurbanıyım.
Sylvia Plath

Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi...
Samuel Beckett

Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece...
Aşık Veysel

Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür.
Maurice Blanchot

İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir.
Lacan

Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..?
Marilyn Monroe

ex nihilo nihil fit
il n'y a pas de hors-texte
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 22-07-2017, 11:37
Vefik Sami Vefik Sami isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
Standart

Hasan Akçay´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hadisin sözünü ettigi "Rabbimiz baldirini açar"daki sâk "rabbimiz (?)"in baldiridir;
Kalem 42'nin sözünü ettigi "Baldirdan açilacagi gün"deki sâk ise herkesin baldiri.
Sorularlaislâmiyet sitesinde hadis ile ilgili olarak yapılan açıklamada, baldır kelimesinin "sâkehu" şeklinde zamir olarak verildiği anlatılıyor. Hadislere inanmıyorsun ama; Türkçe anlamındaki "Rabbimiz"e balıklama atlamışsın.

Âyet'te, "Herkesin Allah'ı" yok ise "Herkesin baldırı" nerede ?
Mâdem Allah yok, âyetin devamında bahsedilen "secde" kime-neye ?
"Baldır" tekil, çoğul değil.
"Baldırlar açılır" olsaydı, yaptığınız güncelleme bir anlam kazanırdı.
Eğer Arap'ın İlahı gerçekten var ve bir gün hesap soracaksa ben inanmadığımın hesabını vereceğim.
Sen ise hem inanıp, hem de Allah'a konuşma öğretmekten yargılanacaksın.
Buna İslâmi literâürde 'Şirk' diyorlar.

Senin suçun daha ağır.

Hasan Akçay´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Baldirdan her seyin açildigi gün
Yevme yukşefu an [B]sâk[/B)

Bize onlarin elleri konusur o gün, ayaklari taniklik eder (Yâsin 65).
İddianızın yarısı Kalem: 42'den, diğer yarısı Yâsin: 65'ten.
Yâsin: 65 "Ağızları mühürleriz, uzuvlar konuşur"u anlatıyor.
Kalem: 42 "Baldır açılır" diyor.

Hasan Akçay´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kisacasi Kalem 42'de Allah'in "sâk"ı mâkı geçmiyor,
ayette söyleneni o uyduruk hadiste söylenene emsal gösterip
Kuran'a pislik sivastirmayin.
Ben Kur'an eleştirisi yaparım.
Pislikle uğraşmam.
Bu ithamı, Kur'andaki çelişki ve anlamsızlıkları perdelemek için kelimelerin değişik anlamlarından "medet" umarak, Kur'an'ı güncelleyen ve bunun için hadsiz-hesapsız taklalar atan sirk palyaçoları için yapacaksın.

Hasan Akçay´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kalem 42'deki sâk,
açik ve net,
telaşla "ayaklarin bir birine dolanip bildiklerini ortaya dökmesi"ni dile getiren bi DEYiM.

Tipki Kıyâme 29'daki gibi:

Ayak ayaga dolanmistir
Velteffetis sâku bis sâk

Bakin
Kalem 42'deki sâk ta
Kiyâme 29'daki sâk ta
AYNI kelime.

DEYiM nedir biliyoruz degil mi.
Evet, kelime aynı kelime.
Bir itirâzım yok.
Fakat; Kıyâme:29'da "deyim" çok net anlaşılıyor.
Tefsire ihtiyaç yok.

Kalem: 42'de "deyim" nerede ?

Arap kültüründe "Baldırı açılmak" şeklinde bir deyim olsa ve bu gizli olan her şeyin açığa çıkması şeklinde anlam kazanmış bulunsaydı siz haklı olurdunuz.
Kalem: 42"Baldır açılır" diyor.
Kıyâme 29, "Ayakların birbirine dolanması"ndan söz ediyor.

Öte yandan, Arap dili ve edebiyatına, tarihine ve kültürüne vâkıf bir kimse için Kur'an âyetlerini anlamanın iki önemli düsturu vardır.

1 - Sebeb- nüzûl
2 - İlgili âyetin öncesi ve sonrası (Siyak-sibak)

Siz birincisini kabul etmezsiniz.
Çünki âyetleri hâkim kültüre uydurmak için size gereken hareket alanını daraltır.
Hadi bunu anladık da.
Kıyâme:29 ile Kâlem:42'yi anlam açısından nasıl bir araya geitirdiniz; bunu anlamak epey zor.
Kabul edelim "Hokus-pokus"da uzmanlaşmışsınız.
İddianızın doğru olması için Kalem: 42 şöyle olmalıydı.

"Baldırın, baldıra dolandığı gün secdeye davet edilirler ama; güç yetiremezler."

Sn. Akçay,

Evvelce yazdıklarınıza katılmasam da sizi, büyük bir ciddiyetle tâkip ederdim .
Ama; artık, iyice komik olmaya başladınız.

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu Dionysos,sayın Vefik Sami'nin inandığı İsa'dır..Müslümanların inandığı Muhammed'dir..

Hadi iyi geceler
Yaw he, he...

Konu Vefik Sami tarafından (22-07-2017 Saat 12:30 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 22-07-2017, 12:24
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sadece Harun Yıldırım isimli zat, âyeti olduğu gibi çevirmiş.
Bu kadar tercih arasından bu seçimi yapabildiğinize göre Arapçanız bayağı iyi olmalı, helede baldırı bu kadar öne çıkarttığınıza ve bu doğru/yanlış diye de ayırdığınıza göre, çok iyi olmalı.

Benim o kadar iyi değil, hatta hiç değil, gerekince alternatif kaynaklara da bakarım, zira adamlar doğru mu diyor, yanlış mı diyor? onun ayırdında olabilecek bir bilgim yok. İlmen kıyaslama yapabilecek kapasitede değilim, o yüzden de araştırırım, kimseye güvenmem. İstesem de güvenemem zira bilmiyorum ki.
Bilmediğim için doğruda olsa yanlışta olsa iş "şansa" kalır, "kumar" yani.
Arapçanın fi tarihlerde 1 ay kadar kursuna da gitmiştim, saçma bir dil olduğu içinde bırakmıştım.

Tabi araştırma yapabilecek kadar da tanıyorum Arapçayı, bende bir Lugât var, baktım "Sakk" kelimesine aynen yazanlar.
Sakk
1. anlam: Bir şeyin aslı.
2. anlam: Topuktan baldıra doğru bacağın incik yeri.
Mecazi anlam: Şiddet.
"Baldır" diye verilen anlam zaten kafadan yanlışmış, adamlar hiç lugâta da bakmamışlar anlaşılan, tebrik etmek gerekir bu elemanları. "sakk" a ancak "incik" denilebilir, tabi o da anca 2. anlâmda.
1. anlâm verildiğinde yorumlama çok daha başka olur.

Baldırı görmek, resmen takım taklavatı görmek anlamına gelir yahu, incik gene ayak fetişizmiyle filan açıklanabilir.

Arabi de Tevilat tefsirinde "İncik" olarak almış ama yorumlarken de "Şiddet" mecazî anlamına göre yorumlamış, yoksa ayette direk şiddete dair bir şey geçmiyor, ama tabii "Sakk" kelimesinde bu anlâm da yüklüymüş. O yüzden de Arabi şiddeti işlemiş.
42- O gün, incikler açılır ve secdeye davet edilirler fakat güç yetiremezler.

"O gün incikler açılır..." yani, işin iyice şiddetlendiği günü hatırla.
Şiddeti o kadar artar ki, bu günü, bedensel alışkanlıklardan, maddi lezzetlerden ayrılık, dehşet sahnelerinin zuhuru, korkunç heyetlerden ve eziyet veren suretlerden dolayı nefsin acılar çekmesi gibi hadiselerle açıklamak, vasfetmek bile imkânsızdır.
Görünen o ki bu baldır meselesi zoraki girmiş, mitolojik zeminide @Ahlaksız'ın dediğine görede zaten varmış, öyleyse bu baldırdır diye düşünmek, düşünmek olmasa gerektir.
Baldır ve incik farklı zaten, madem öyle komple bacak deyinde olsun bitsin, insanların rontgencilik hayalleri tavan yapsın, Allahlarının takım taklavatını görmek çılgınca bir hayal. Bu Arapların kafası hep şeye çalışıyor galiba ama hepside öyle olmasa gerektir.

Helede "yukşefu" gibi bir kelimeden sonra baldır demek, hatta incik demek bile yanlıştır.
İnsanlar baldırı mı keşfedecekmiş? Müthiş gerçekten... Belkide otopsi de yaparlar. Gerçi niyet çok daha başkaya, neyse.

Özetle Arapçam iyi değildir, bunun "farkındayım" iyi olduğum konuysa kimseye güvenmemektir, bunun da "farkındayım"
İki farkındalıktan oluşan şeyleri yazdım o kadar.

Yalnız bu baldır meselesini hiç bilmiyordum, acayip meseleymiş.

Sevgiler

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 22-07-2017, 12:52
Vefik Sami Vefik Sami isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
Standart

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu kadar tercih arasından bu seçimi yapabildiğinize göre Arapçanız bayağı iyi olmalı, helede baldırı bu kadar öne çıkarttığınıza ve bu doğru/yanlış diye de ayırdığınıza göre, çok iyi olmalı.
Bu tür ironiler şık kaçmıyor.
İlgili meal sitesinde 41 kişiye âit meal var.
40 tanesi aynı, benim alıntıladığım farklı olsaydı, iddianızda haklı olurdunuz.
Diğerleri de kendi aralarında farklı.

Ayrıca gramer bilgisi denen bir şey var.
Tekil, çoğul, zamir, isim, sıfat vs. bunların kullanımı her dilde aynıdır.
Aksi takdirde çeviri olmazdı.

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Benim o kadar iyi değil, hatta hiç değil, (...) Arapçanın fi tarihlerde 1 ay kadar kursuna da gitmiştim, saçma bir dil olduğu içinde bırakmıştım.
Bir ayda Arapça öğrenilmez.
Ama daha Arapçayı öğrenmeden "saçma" olduğunu kavramak da ayrı bir "yetenek" olsa gerek.
Haklısınız.
Ben sizin kadar "yetenekli" değilim.

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tabi araştırma yapabilecek kadar da tanıyorum Arapçayı, bende bir Lugât var, baktım "Sakk" kelimesine aynen yazanlar.
Sakk
1. anlam: Bir şeyin aslı.
2. anlam: Topuktan baldıra doğru bacağın incik yeri.
Mecazi anlam: Şiddet.
Mâdem "Sâk" kelimesinin birinci anlamı "Her şeyin aslı" oluyor.
O zaman Kıyâme. 29'u mealleyin bir zahmet.
"Velteffetis sâku bis sâk"
Buradaki meallerin tümü "yanlış" görünüyor.
Ya da Allah uygun kelimeyi bulamadığından olsa gerek, "sâk" kelimesinin ikinci anlamını seçmiş.
Ama; siz, doğrusunu bildiğinize göre hikmetini de açıklarsınız artık.

Ricâ edelim !..

Bu arada mevzûyu "takım-taklavat"a ya da "Ayak fetişizmi"ne kadar tafsilâtlı hâle getirmenize bakarak, bu konuda sizinle bir tartışmaya giremiyeceğimi de kabul etmiş bulunmaktayım.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:19 .