![]() |
ÖLÜRSEM Kabrime Gelme İstemeeeeeemm.. :)
Bugün pazar.Pazarları severim.zaten Türkiyede hayatımızın yarısı pazarya..Dünyada gelişme gayreti gösterip tatili bizim kadar fazla ülke yokmuş..Saat 10 gibi kalktık .hanım güzel bir kahvaltı hazırlamış,çocuklarla işi götürdük..yeni hastalığımız bu site ya..Girdik siteye..hani pazarları sevdiğimiz gibi gırgırı da seviyoruz.Bir iki başlığa baktım.Önce gırgırcılara..sonra gözüm sn.Psikokemoterapinin(kısaca Psiko yazsam olurmu?..terapi biraz uzatıyor işi :D ) İstanbulumuzla ilgili güzel çalışmasını okumaya başladım.Semt isimlerinde rumca-türkçe yazılımlarda biri çok ilgimi çeekti.
Klai: Poyraz limanı. Mokadion: Fil Bumu. Hieron: Anadolukavağı. Herakles "Herkül'ün Mezarı": Yuşa tepesi. Miludion: Hünkâr iskelesi. Amikos: Beykoz. bu Yuşa tepesi ismi ve ön açıklaması ilgimi çekti... hanı *duyarızya..Hz. Yuşa efendimizin mezarı 17m. imişş...hep ilgimi çekerdi..Efendimizin heralde boyu o kadar vardı ki..mezarınıda o boyda yaptılar..Yoksa efendimiz, kabrinde sıkılınca biraz volta atsın diyemi yaptılar..bilmiyorum.Ama zannederim efendimizin boyu o kadar vardı.. :lol: Gırgırın dışında,insanımızın dinlere hurafe katma yarışına bayılırım.Yalnız bu *Yuşa efendimizin boy uzunluğu konusunu sn.Psikonun anlatımından kavradığımıza göre , bizimkiler atmamış :) ) Hangi hin vaktizamanında omezarı öyle 17 metre yaptıysa,ona bir kulp takmak için,büyüklüğüne bakarak"BU MEZAR OLSA OLSA HERKÜL'ÜNDÜR" demiş Diyarı Rumun insanları. Bizimkiler sadece "yok canım ne Herkülü(tepeninmezarın adı Herkül tepesi imiş."Herkül merkül tanımam abi.Böyle bir mezar mübarek bir zata uygun düşer. Bu iş zannederim Yuşa efendimize yakışır"deyip,ismi öyle uygun görüp öyle değiştirmişler. bence de azıcık daha uygun olmuş.Herkülün olsaydı,oraya gidip dua edemez,hacetimize merhem bulamazdık. Bak işte ne güzel bir hacet kapımız daha oldu..Hastalara şifaaa...dertlileree devaaa.Evde kalmışlaraa kocaaa.. arıyacağımız,azıcıkda halhatır sorup dedikodu yapacağımız yeni bir yerimiz daha olmuş.Fenamı yani? Şimdi bu sitede ciddi araştırmaların yanında gırgırda çok prim yapıyorya..Bizde yakaladık işte bir ucundan.. :D * Google'a Yuşa yazdım..onlarca başlık çıktı.Aralarında çoğu gırgıra yatkın *epey malzeme var..Onlardan biraz derledim. Eveli açıklıyayımki Yuşa Efendimizin epey çok kerameti varmış..Önce onları bir öğrenelim,sonra gırgıra devam ederiz.Önce ciddi olalım ve hakkı yerine teslim edelim 8O Hz. Yuşa�nın gösterdiği mucizelerden önemlileri: 1- Duası üzerine Güneş'in bir gün batmayışı. 2- Hazreti Musa'yı öldürdüğü iftirası üzerine, bütün İsrailoğullarının aynı gece rüyalarında bunun yalan olduğunu görmeleri. 3- Erden (Şeria Nehri)'nden o zaman teknik ilerlemediği ve büyük köprü kurulması bilinmediği halde, yarım milyonu aşan ordusunu geçirmesi. 4- Hırsızın elinin elinde ağırlaşarak onu bulması. 5- Zina yapan askerlerine veba hastalığının gelmesi. 6- Duası üzerine münafık Belam'ın, bedduayı düşmanlara yapması ve dilinin büsbütün göbeğine kadar sarkması. * * * * * * * * * * Bak okumanın araştırmanın ne faydaları oluyor.Ben valla sadece Musa ve İsa efendilerimizin böyle büyük mucizeleri var biliyodum.Bak Yuşa efendimizde az deilmiş hani? :) * * * * * * * * * * * * * * * * * * *(Devamı var) |
Re: ÖLÜRSEM Kabrime Gelme İstemeeeeeemm.. :)
gelmemamcam gelmem..nEo ööle 17 metrelikmezar...(mubarekde büyük adammışama demi abim..valla bisde her bayramda tevelerde görürdük böle bi tepeçıkıporaya haz.Yeşuefendimise duva ediyolar.Mubarek çok büyük adammış.mezarı3selvi boyumuşfilece deyi merakederdik..Ama şindi inandımki orda mubarek filece yatmıyo..HeRkül amcam yatıyo.. :lol: ee hERKÜLEDE ÖLE Bİ MEZAR YAKIŞIR HANI.. :D
|
Re: ÖLÜRSEM Kabrime Gelme İstemeeeeeemm.. :)
sn.cemal kardeşim bak masalımız gayet tatlı devam ediyor..Akşamları çocuklar uyumadan onlara tatlı bir sesle okursan huşu içinde uyurlar,dinç kalkarlar.. :lol:
" Hayatı: Hz. Musa, Arz-i Mukaddes'e bir taş atımı adar bir mesafede vefatından önce Yuşâ Aleyhisselâmı vekil seçmiş, asırlarca süren sürgün hayatı Hz. Yuşa'nın komutanlığında sona ermiş ve İsrailoğulları topraklarına kavuşmuşlardı. Bu arada Hz. Yuşa'ya Allah tarafından peygamberlik görevi de verilmişti. (Yanı bu arada o işde unutulmamış,Yeşu efendimizin hakkı gargaraya gelmemiş.. :D ) Hz. Yuşa bu fethi, Firavun'un zulmü altında yıllarca esaret hayatı yaşayan, korkaklık ruhlarına kadar sinen, bir türlü Arz-ı Mukaddes'e girmeye cesaret edemeyen ve bundan dolayı kırk sene çölde kalmaya mahkûm kalan İsrailoğullarının gözüpek, cesur yeni nesliyle gerçekleştirmişti. Musibet de, nimet de lâyik olana veriliyordu. Babaları, Firavunun zulmünden mucizevî bir tarzda kurtaran Rablerine şükredip, dişlerini sıkıp yüreklilik gösterebilselerdi Tih Çölü'nde kırk sene kalmaya mahkûm olmaz, üstelik Hz. Musa (as) gibi ulü'l-azm bir peygamberin riyasetinde Arz-i Mukaddes'e girebilirlerdi. Ne var ki bu, gerekli mânevî eğitimden derslerini alan oğullarına nasip olacaktı. Bu yeni nesille Arz-ı Mukaddes'te bir tepede fethin plânlarını yapıp tam fethe girişeceği anda ölüm meleğinin gelip Hz. Musa'nın (AS) canını almak istemesi, ölümün işler bitmeden de gelebileceğini, görevin asıl olduğunu ve bu görevi Hz. Yuşa'nın gerçekleştirdiğini gösteriyor. (Bu laf doğru.Dini safsatalar içinde böyle doğru ve güzel çok laf var.Fakat bu lafları birsürü hikaye ve safsata içinde vermek bana çok ters geliyor..) Hz. Musa'nın vefatından üç gün sonra yola çıkan Hz. Yuşa, Şeria nehrini mucizevî bir tarzda geçmiş, Arz-ı Mukaddes'i Filistin, Ürdün ve Şam topraklarıyla birlikte fethetmişti. Bir kere daha Ilâhî kanun hükmünü icra ediyordu. Yeryüzü Allah'ın mülküydü. Allah onu zalimlerden alıp emrini tutan kullarına devrediyordu. 28 sene Israiloğullarını idare eden Hz. Yuşa (A.S)'nın 110 yaşında vefat ettiği ve kabrinin de Filistin topraklarında bulunduğu belirtilir. Makamının Yuşa Tepesi'nde yer alması ise bir süre buralara kadar gelip ikamet ettiğinden dolayı olmalı. (Efendimiz heralde çöl sıcağından bunalıp, rahat bir nefes almak için gelmişti boğaz kenarına.. :lol: ..Yani Filistin çöllerinde divane gibi dolanmış bir insanın boğazda işi ne yahu..) Hz. Yuşa'nin mezarı: Hz. Yuşa (A.S)'nın mezarı konusunda çeşitli rivayetler vardır... Kimilerine göre *Kenanili'nde, Eriha hemen kuzeyinde, Efrayim Dağı'nda medfundur... Kimilerine göre ise de İstanbul Boğazı'nın doğusu kıyısında, Karadeniz yakınında bugün Yuşa Tepesi adıyla anılan eski adı Dev Dağı olan tepede yattığı rivayet edilmektedir. Bir rivayete göre, Hazreti Musa (A.S)'nın Sancaktarı olan Yuşa, O'nun ordularıyla beraber Beykoz'a kadar gelmiş ve burada yapılan savaşta, kabrinin yakınındaki bir yerde şehid olmuştur. Anlatıldığına göre, Sarıyer'in tam karşısında bulunan Sütlüce Köyü önlerinde şehid düşmüş ve mübarek vücudu iki parçaya bölünmüştür. Belden aşağı kısmı deniz kıyısında kalmış, belden yukarı kısmı da, Beykoz sırtlarındaki tepelere doğru sürüne sürüne çıkıp, şimdiki kabrinin bulunduğu yerde ruhunu teslim etmiştir. Boyu çok uzun olan Yuşa Hazretleri'nin belden yukarı kısmı, 17 metrelik kabre konulmuştur. O zamanlar, mezarının baş tarafı Kudüs'e doğru imiş. Dünya İslam'la şereflenip, Kıble, Kabe-i Muazzama olunca, mezarın baştarafı kendiliğinden yer değiştirerek Kıble'ye yönelmiş. Kabrin yanındaki mescid ise Kanuni Sultan Süleyman tarafından inşa ettirilmiştir. (uyuuuuu bebek uyuuuu..mışılmışıl uyuu... *bak bak.. mezar nasılda şerefiye meselesine uyup Kıbleye dönmüşş.. 8O..Bak Allahın işine.. işte mucize..uzağa gitmeyin..dibimizde.. ) Bugünkü mezar yeri, Yuşa Tepesi olarak adlandırılan bölgede, Boğaziçi'nde, sahile en yakın ve en yüksek tepededir. Yuşa Camii ve Hz. Yuşa'nın türbesi, tepenin zirvesinde Karadeniz'i ve Boğaz'ı aynı anda gören bir konumdadır. *Hz. Yuşa'nın mezarının 17 metre uzunlugu konusunda çeşitli rivayetler bulunuyor. Birine göre Yusa Peygamber'e duyulan sevgi ve saygı nedeniyle büyük bir mezar yapılmış olabilir. Bir diğerine göre ise, yeri manevi bir keşifle bulunduğu için isabet eder düşüncesiyle geniş ve uzun tutulmuş olabilir. Tarihsel bir bölge: Hz. Yuşa'nın gömülü olduğu mekan, adını bir rivayete göre, Fenikelilerin kullandığı Yeşu, (kurtarıcı) kelimesinden, bir rivayete göreyse, Hz. Musa ile birlikte Mecmeal Bahreyn'e (Boğaziçi) gelip burada vefat eden Yuşa Peygamber'den almış. Chalkedonlular'ın Daphne adına yaptıkları adak yeri tarihin ilk dönemlerinden beri kutsal bir yer olarak kabul edilmiş çeşitli uygarlıklar burada kendi dinlerine göre mabet ve tapınaklar yapmışlar. Bunlardan birisi de ilk çağlarda ki Zeus sunağı olarak biliniyor. Bizans Döneminde. 6. yy da imparator I. Justinianos zamanında ise bu sunak kiliseye çevrilmiş.Osmanlı Döneminde bu tepeye Sadrazam Yirmisekiz Çelebizade Mehmet Sait Paşa ( Ö.1761) tarafından Hicri 1169 (Miladi 1755) tarihinde bir mescit yaptırılmış. Tepeye adını veren Hz. Yuşa, Hz. Yusuf'un neslinden, Hz. Musa'nın çağdaşı olan bir peygamber. Kur'an-ı Kerim'de Hz. Musa ve Hz. Yuşa'nın, 'iki denizin birleştigi noktaya kadar' yaptıkları yolculuk ve Hızır ile buluşmaları, Kehf Suresi'nin 60-65. ayetlerinde anlatılır. " Bak ne güzel,hem masal dinledik,rahat uyuduk *:? bu aradada Fenikeliler Kalkedonlular,Çelebizade falan filan tarih bilgimizi de tazelemiş olduk..Gördünmü faydayı.. :D |
Re: ÖLÜRSEM Kabrime Gelme İstemeeeeeemm.. :)
ya benim moralim sıfır buarada... çok ama çok üzgünüm kızgınım offff off...bir yerlere vurmak yada bağırmak felan istiyorum... benim durumum iyi değil ... sinirlerim yıprandı, sakinleşene kadar gelemicem siteye .. bu bir *iki günü bulabilir... siteye bildirmek istedim :evil: *:x *:x
|
Re: ÖLÜRSEM Kabrime Gelme İstemeeeeeemm.. :)
sn. habilis..aman sıcak havada kendinize dikkat edin arkadaşım... masalmı ağır geldi bilmiyorum,öyleyse özür dilerim..Dozu biraz azaltın,bazı bünyelere ağır gelebilir.. :D
|
Re: ÖLÜRSEM Kabrime Gelme İstemeeeeeemm.. :)
elbetteki hayır harun kahya !!
özel bir meseleydi..hem işle ilgili hem manevi bi durumdu. neyse bir derece olsun işleri yoluna sokmak üzereyim.. seçimlerle uğraştım ,onlarla meşgul oldum.. genel başkan deniz baykalla da görüştüm şimdi çok iyiyim.. moral yerinde..ama giden para ve zaman yerine gelmedi o ayrı bi durum..:) *şimdi iyiyim ama..,, sevgilerle.. |
Re: ÖLÜRSEM Kabrime Gelme İstemeeeeeemm.. :)
genel başkan deniz baykalla da görüştüm şimdi çok iyiyim.. moral yerinde..ama giden para ve zaman yerine gelmedi o ayrı bi durum
* * * burada baykalın şahsında bir serzeniş hissediyorum, umarım haksız bir sezidir bu. * * * *saygılarımla |
Re: ÖLÜRSEM Kabrime Gelme İstemeeeeeemm.. :)
sn.habilis,
tamam abi..sorun yok o zaman..geçmiş olsun :) |
Re: ÖLÜRSEM Kabrime Gelme İstemeeeeeemm.. :)
sn.sargonun "ilginç bulduklarımı burada yazacağım"fikri hoşuma gitti.Bende internette ilginç bulduğum şeylerde bazılarını burda yazayım dedim.
Aşağıda -deccal-ile ilgili hadisler var.Hiçbirine inanmdığım gibi,komik de geldi.Ben peyganberlerin böyle laflar söylediğine inanmıyorum açıkcası..Bunlar uydurma geliyor bana.Bakarmısınız: (Gaflete düşmemek için Deccâl'ın ba'zı alâmetlerini bildiriyorum. Boyu kısa, ayakları çarpık, saçları kıvırcık, bir gözü sakattır.) [Ebû Dâvüd] Bu, bizim ailece severek izlediğimiz "AVRUPA YAKASI-nın çarpık GAFFURunu tarif etmiyormu allasen? *:lol: *Acaba gerçekten omu?? :D ..Oysa geldi kıyamet vakti.. Ötekinlerde uyduruk bence.Peyganberler akıllı adambana göre.. (Deccâl, Mekke ve Medîne hâriç her yere girer.) [Buhârî, Müslim] (Deccâl çıkınca, ilâh olduğunu söyler. Onu tasdîk edenin îmânı gider, sevâbı yok olur. Onu yalanlıyanın da geçmiş günâhlarına cezâ verilmez.) [İ.Ebî Şeybe] (Âdemden, Kıyâmete kadar Deccâl'dan büyük fitne yoktur.) [Müslim] (Deccâl çıktıktan sonra, Îsâ aleyhisselâm inip Deccâl'ı öldürecektir.) [Müslim] (Îsâ aleyhisselâm inince Deccâl'ı öldürecektir.) [Ebû Dâvüd] (Sizin için Deccâl'dan daha çok sapık imâmlardan korkuyorum.) [İ.Ahmed] (Îsâ aleyhisselâm, Deccâl'ı öldürdükten sonra iki kişi arasında düşmanlık kalmaz.) [Müslim] (Îsâ aleyhisselâm benim yanıma gömülecektir.) [Tirmizî] Kütüb-i sitteden Buhârî, Müslim, Ebû Dâvüd, İbni Mâce, Tirmizî ve diğer hadîs âlimlerinin bildirdikleri bu hadîs-i şerîfleri ve Ehl-i sünnet âlimlerinin açıklamalarını akıl ve îmân sâhibi hiç kimse inkâr edemez. Te'vîl etmek de dinimize aykırıdır. Herkes dinin hükümlerini te'vîl etmeye kalkarsa ortada din diye bir şey kalmaz. Bu kadar açık deliller karşısında, Hz. Mehdî'nin ve Deccâl'ın gelip geçtiğini söylemek büyük câhillik veya büyük taassup olur. Hz. Mehdî ve Deccâl gelmiş olsaydı, Kıyâmet de kopmuş olacaktı |
Re: ÖLÜRSEM Kabrime Gelme İstemeeeeeemm.. :)
"Deccâl *çıkınca, *ilâh *olduğunu *söyler."
İlah olduğunu apaçık alenen söylese kim inanır ona?ve de hadisin verdiği haber doğru çıkmış olacağı için herkes daha da *müslüman olur.imtihan dünyasında zorla kimse müslüman yapılmaz.akıl ve hislerin mecburen dini *tasdik ettirilmesi de zorlama sayılır. onun ilah olduğunu söylemesi,dili ile seslendirmesi değil,hareketleriyle ve fiilleriyle bunu kasdetmesidir.mesela "bu şeriat denen,İlahi kanunlar ve toplum düzeni pek iyi olmamış,yetersiz ve gereksiz görüyorum onları.Alın ey halkım ben size Allahdan daha iyisi olan bu gayr-i şer'i ve gayr-i dini (la-dini) kanun ve kuralları yaptım.benimki daha güzel" deme anlamındaki fiiliyatı da hadisi doğrulamaktadır. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:36 . |