Neva´isimli üyeden Alıntı
Pekala, iradeden bagimsiz olan gozlem verir mi? Verirse nasil? Ornegin, elmayi, Elma diye tanimliyor olusumuz, elma'ya dair nitelik ve nicelik birlikteligi ( dile getirilisi)degil mi? O halde neden sey'i kullaniyoruz? Cunku vasif denilen de nitelik!?
|
Gözlem dediğimiz etki-tepkiyle ilgilidir, duyular ilişki halinde anlam kazanır. Elbette o maddi ilişki, etkileşim iradeden bağımsız, fizikseldir-kimyasaldır, özne burada
ilişkiden edindiği etkiye, verdiği tepki ile yorum yapar. hayal, kurgu dünyası dahi bu biçimde gelişir ve temelde etki-tepki, reaksiyon vardır. İradeden bağımsız olan "gözlem verir mi" değil de, soru, iradeden bağımsız olan şey'ler(!) hareket eder mi, etkileşir mi diye sorulmalı, cevap evet, etkileşir, bu sayede iradeden de, özneden de, gözlemden de söz edebiliyoruz.
Vasıf-özellik yapıyla, reaksiyonlarla vb anlam kazanır, yapıyla değişir. Bu yapı çok çeşitli form-yapıların bileşimiyle anlam kazanır.
Örneğin, madde saltık olarak, ne sıvıdır, ne katıdır, ne plazmadır, ne de gazdır. Bizim sıvı, katı,gaz vb dediğimiz
yapıyla -dolayısıyla değişen etkisiyle- ilgilidir, bu sebeple bu duruma "hal" deriz. Yapının bileşenleri, örgüsü, oranı, dizilimi vb önem arzeder, etkisi-tepkisi de farklı olur, bu fark sayesinde şu ya da bu deriz, aldığımız etkiye görede gaz sıvı, katı, sert, yumuşak vb deriz, ama aslında burada belirleyici olan, bizim ne dediğimiz değil, ilgili form-yapıyla ilişkilerden -özne veya nesneler- açığa çıkan tepkidir.
Elmaya neden elma deriz de, biber demeyiz? konu elmayı tartışmak ise, o halde elmaya, elma dememizi, yerine göre onu tatlı, ekşi vb olarak nitelememizi sağlayan nedir(kimyasal bileşikler -> yapı ve etkleşim, reaksiyonlar)? Peki konu madde zemininde ise, elma da, biber de maddedir, elmanın özellikleri öne sürülerek, biberin maddeliği nasıl ki ret edilemez ise, maddi zeminde şu ya da buna
has-dair özelde konuşmadığımızda "şey"ler ifadesi kullanılır, şu ya da buna, şu ya da bu kişiye indirgenemez zeminde, madde temel alınır. Bu bağlamda "e görelik" de "zemine, neye görelik" halini-sıralamasını alır. Kısaca temelden, tavana, yapıyı da esas alarak bir yol izlemek gibi. örneğin bir biberin acılığı, içerdiği(yapı!) kapsaisin miktarıyla(kapsaisin nesnel iken miktar nicel ifadedir) ilgilidir, kapsaisin'de maddedir, diğer kimyasallar da, elma da(demek ki burada fom-yapı önem arzediyor... etkisi de farklı olduğu için farklı tepkime ve yorum meydana geliyor -> "acı" diyoruz, biz "acı" dediğimiz için biber var olmuyor, form-yapı, bileşik yapıya ve böylece organizmaca, ilişkiye girilen noktadaki form-yapılara, farklı etki-tepki, reaksiyonlara yol açtığı için "acı" diyoruz ve kapsaisin miktarı(!) etkinin şiddetini de belirliyor. ne kadar fazla ise o kadar etki ediyor ve form-yapılarda ister farkedilir, ister edilemez düzeyde(ki miktar belirleyici) değişime yol açıyor.
Madde kütlesi olan diye tololojik bir tanım vardır, "madde, madde miktarı olan" demeye gelir -ki böyle tanım olmaz... Kütle, madde miktarıdır(!) zaten, madde şu ya da bu forma göre sınırlanamaz-saltıklaştırılamaz. Bana göre madde tanımlanamaz -şu ya da buna-bu özelliğine vb saltıklaştırılamaz- olandır. tanımladığımız form-yapılardır(farklar, biçimler, çeşitlilik, etkileşimler vb burada anlam kazanır),o sebeple o zeminde "şey" ifadesini kullanırım, yani şu ya da bu nesneye-isime has olmayan temel... O zeminde, temelde iken, şey yerine Ahmet, Ayşe, elma vb diye bir ayrım, dar öznel, özel zemin kullanılabilir mi? Madde olmak atıyorum elmaya has bir özellik-vasıf değil ki, şey-madde yerine elma diyeyim... kaldı ki elma dediğimiz nedir? Neden elma dedik, nesine göre ayırdık, bu etki neye göre alındı da yorumlandı... Elma maddedir de diğerleri değil midir? İşte nitelik dediğimiz elmayı, diğer şeylerden(!) farklı-ayrı tutmamızı sağlayan biçime-etkilere nazarandır, bu etkinin kaynağında da form-yapı gelir bileşimdeki çeşitli form-yapıların varlığı ve bileşimi, oranı da farklı etkiler edinmemizi sağlar.