Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji > Evrim

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #11  
Alt 15-07-2008, 02:08
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Kuzey Amerika'nın yeniden İstilası

Kuzey Amerika'nın yeniden İstilası
12.500 – 10.000 yıl önce

Amerikan Kutup bölgesi ve Kuzey Kutupaltı’ndaki kolonizasyonları, iki kıtanın geri kalan bölgelerinde yaşayanlarla Asya’dan yapılmış tek bir göç üzerinden ilişkilendirmeye çalışanların karşı karşıya kaldığı bir başka çözülmemiş sorun da, atasal gen gruplarının dağılımındaki dengesizliktir. Atasal grup analizlerinin genel ilkesine ve aynı zamanda evrimin pratik bir kuralına göre, göçün kaynağına ne kadar yaklaşırsanız, ata genlerin tümünü bulmanız o kadar güçlü bir olasılıktır. Bunun aksine, göçün başlangıç noktasından ne kadar uzağa gitmişseniz, çeşitlilik o kadar azalmıştır.

Amerika’da ise tam tersi bir durumla karşı karşıyayız. Amerika’ya göçün başlamış olması gereken yer olan kuzeybatı Alaska’nın yukarısında şu anda, atasal gen kollardan sadece bir tanesi A, A2 tipi şeklinde türemiş olarak bulunmaktadır. Dahası, B ve C ise tüm Kuzey Kutbu ve Kutupaltı boyunca tamamen kaybolmuştur. Bunun tersine, Amerika’nın geri kalanında A ve D atasal grupları çok geniş bir alana yayılmış ve çeşitlenmiş olarak bulunur. Burada bir yanlışlık varmış gibi görünmektedir. Alaska’daki giriş kapısında ve Kanada’nın buraya komşu kesimlerinde bulabildiğimiz şey sadece oldukça genç A2 maternal klanı iken, nasıl olur da, Amerika’da A, B, C ve D’nin tümü yaygın olarak bulunabilir?

Birçok bakımdan, kuzey Amerika’nın güney yarısındaki zengin genetik çeşitlilik, onunla başa baş giden güney Amerika’daki çeşitlilik ve kuzeyin en uç noktasında (Kanada ve Alaska) en alt düzeydeki çeşitlilik, dil sayılarının dağılımının tam tersi bir görüntüyü yansıtır. Eğer ilk-Clovis tezi doğru olsa ve ilk yerleşim Son Büyük Buzul Çağı’ndan sonra meydana gelmiş olsaydı, biz tam tersini bulmuş olurduk. İlkel kolonizasyon Buzul Çağı’ndan önce meydana gelmiş olsaydı, kuzey Amerika’nın geniş parçalarının nüfusu bu çağ boyunca azalmış olurdu. Kuzey Amerika nüfusu “büyük erime” boyunca yeniden genişlemişse, kuzey insanları daha düşük bir çeşitlilik gösterir ve sonuç olarak güneydekilerden daha genç bir devirde varolurlardı.

Altüst olmuş görünen bu tür genetik bulguları açıklayabilecek olan “Buz Çağı’ndan sonra kuzey Amerika’daki genişleme evresi” tezi, 1993’te ileri sürülmüştü. Alaskalı genetik bilimci Gerald Shields ve meslektaşları,
Asya’da ve Amerika’daki Kuzey Kutbu çevresi nüfusunun, genetik olarak daha genç, birbirine benzer ve her iki kıtanın daha uzak güney bölgelerindeki nüfustan farklı olduğunu fark ettiler. Özellikle, B Grubu 55. paralelin kuzeyinde hiç yoktu. Kutup çevresi halklarının, genetik çeşitlilikten yoksun tek bir kuzeyli popülasyonun daha yakın zamanlardaki genişlemesiyle meydana gelmiş olabileceğini savundular. Hatta bu genişlemenin, Amerika’nın daha zengin çeşitliliğe sahip bir popülasyon tarafından kolonize edilmesinden daha sonra gerçekleştiğini ileri sürdüler. Düşük genetik çeşitliliğe sahip popülasyonların Buz Çağı’ndan ve Amerika’nın önceki kolonizasyonundan sonra Kanada ve Alaska’daki genişlemesini ileri süren bu görüşün, bu bölgeler tarafından ortaya sürülen çözülmesi zor genetik ve dilbilimsel sorulara cevap olabilmesi için daha uzun bir yol katetmesi gerekiyor gibiydi.

Bu yeniden genişleyen uzak kuzey gruplarının nereden geldiği -Asya’dan mı Amerika’dan mı- sorusu hâlâ ortada duruyordu. Sibiryalı Inuit ve Chukchi’deki A2 varlığı olası bir Asyalı kaynağı ileri sürerken, A1 / A2 bağına işaret eden yeni genetik kanıt Amerika’yı işaret ediyor gibiydi. Yine de, bütün diğer Amerikalılar’ın olduğu gibi, eğer Na-Dene ve Inuit-Aleut de aynı orijinal genetik depodan geliyorsa, bu çağdaki bu denli büyük farklılık ve genetik, fiziksel ve dilsel olarak bu kadar derin bir ayrım, nereden geliyordu?

1996’da, Anglo-Alman genetikçi Peter Forster ve uluslararası bir ekip, bu problem yumağını tutarlı bir açıklamaya kavuşturmak yönünde ilerlediler. Bu, birçok insanın uzunca bir zamandır çözmeye uğraştığı bir satranç problemi gibiydi. Ama yanıt basitti. Forster’ın birlikte çalıştığı insanların arasında, Antonio Torroni ve bir matematikçi ve çok yönlü bir bilimci, aynı zamanda bu harita için kullandığım gerçek gen ağaçlarını yaratmakta gerekli olan analizin çoğunun yaratıcısı ve ilham kaynağı olan Alman Hans-Jurgen Bandelt vardı. Amerika bilmecesinin yanıtı, kuzeyli insanların Buz Çağı’ndaki yurtlarının Asya ya da Amerika değil, başka bir kıta, Beringia olduğu idi.

11.000 ila 25.000 yıl önce, deniz seviyesi o kadar düşüktü ki, Bering Boğazı, Asya ve kuzey Amerika arasında karadan bir köprü durumundaydı. Gerçekte, Beringia bir köprü olmaktan daha fazlasıydı; en geniş uzamıyla 1,3 milyon km2’lik (500 bin mil2) başlı başına büyük bir kıtaydı. Buzla kaplı değildi, dahası tundra otlaklarıyla otçul memeli hayvan sürüleri
için elverişli bir bölgeydi. Yazlar şimdikinden kesinlikle daha serindi,
ama aksine kışlar daha ılıman ve yumuşaktı. Kara köprüsünün varlığını
sürdürdüğü dönemin büyük bölümünde, daha güneyde sürekli olarak
buz tepeleri vardı ve 15.000 ila 20.000 yıl önce aradaki buz koridoru,
muhtemelen Amerika’nın kuzeyi ve geri kalanı ile arasındaki bağlantıyı
engelleyecek şekilde kapalıydı. Sibirya çevresi, o dönemde bir kutup çölü olan kuzey Amerika’dan daha çekici sayılmazdı. Böylece Beringia ve Alaska’nın batı kesimleri, her iki kıtadan da ayrı olarak, fiilen bir Buz Çağı sığınağı haline geldi. Amerika’ya ilk yerleşenlerin özgün genetik yapısından arta kalanları barındıran Beringia sığınağı sayesinde, şimdi, A1 / A2 grubu gen ağacı üzerinden Amerika’yla bağlantısı olan Na-Dene ve Inuit-Aleut’un, neden yoksul çeşitlilikleriyle Amerikalılar’ın geri kalanından epeyce farklı göründüğünü görebiliriz.

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:23 .