Saygideger arkadaslar;
Inanc kavrami uzerine dusunce ve davranis sunarken, neden hep dini bakis acisi kullaniliyor? Inanc kavramini algilamak icin, olaya sadece dini bakis acisiyla bakmak yetmez.
Inancin kokeni, soyuttur. Cunku, inanc, bes duyuyla degil; sezgi ve duyumla ilgilidir. Elle, tutulup, gozle gorulmeyen tum kavramlarin temeli inanctir.
Dogru, guzel, iyi ve karsitlari, demokrasi, hurriyet,v.s., yani tum sosyal, siyasal, etiksel, estetik, mistik, dogaustu, dunyaotesi v.s. kavramlar ancak inancla ifade edilir.
"Bu dogru" dendiginde, bu cumleyi kullanana gore, onun dogruluguna inanilmistir. Cumleyi kullanan, bunun dogrulugunu, kendine gore sezmis ve duyumunu almistir. O yuzden inanclar; degisken, goreceli, soyut ve ozneldir.
Sadece inanc iceren kavram, o kavramin inancini tasiyan ve ona paralel dusunenler icin inanclilik gecerlidir. O kavramin inancini tasimayan icin ise aksi, yani inancsizlik gecerlidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|