Kuranda,
Müminlerin inandığı dinden asla şüphe duymaması gerektiği ve bunun inancın gereği olduğu devamlı telkin edilmektedir :
Hak Rabbindendir. Artık, sakın şüpheye düşenlerden olma! Bakara-147
Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O halde sakın şüphe edenlerden olma! Yunus-94
Not: Burada Ehli Kitabın Muhammedin vahyini doğruladığına dair bir iddia var. Oysa Ne Hristiyanlar ne de Yahudiler Kuranı bugüne kadar doğrulamamıştır.
Varaka Bin Nevfel hariç
İman edenler ancak, Allah'a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir. Hucurat-15
Buna karşın kafirler ise inanca karşı şüphe içinde olmakla eleştirilir :
Dini inkâr edenler ise, son saat ansızın gelip çatıncaya veya o kısır gün kendilerine gelinceye kadar, Kur'ân hakkında şüphe içinde kalır giderler. Hac-55
Hayır, onların bilgileri âhiret konusunda yetersiz kalmıştı. Daha doğrusu onlar ondan kuşku duymaktadırlar. Neml-66
Dikkat edin, onlar Rablerine kavuşma konusunda bir şüphe içindedirler. Fussilet-54
Bilimsel yaklaşımda şüphe etmenin ve bilgiyi doğrulamanın yerini kimse inkar edemez herhalde...
Asıl soru şu :
Bir mümin inancına bilimsel bir yaklaşım gösterip ondan şüphe edebilir mi ?