Oruç Yahudi geleneği mi?
İslam da ilk 13 ya da 14 yıl boyunca, oruç tutma geleneği diye bir şey yoktur.
Yahudileri de kendine inandırmak isteyen Muhammed, kendi günlük siyasetinin gereksinimlerine uygunluk nedeniyle onlardan orucu almış ve bazı değişikliklerle İslami bir gelenek haline sokmuştur.
Muhammed'in Yerleştirdiği Şekliyle Oruç, insan Sağlığına Yararlı Değil, Fakat Aksine Zararlıdır; Nefse Hakim Olmak ya da Nefsi Yola Getirmek Bakımından Kişiye Yararlı Olacak Nitelikten Yoksundur
Oruç Geleneğini Sırf Kendisini Yahudilere "Peygamber" Olarak Kabul Ettirmek Amacıyla Benimser
Muhammed'in Söylemesine Göre "Oruç", Her Ne Kadar Tanrı'ya Yönelik Bir ibadet Olmakla Beraber, Aynı Zamanda O'nun "Peygamberi"ne (Yani Kendisine) Edilen Bir ibadet Şeklidir ve Tanrı Bu Tür ibadette Bulunanların "Ecrini" Verecektir (Bakara Suresi, Ayet 1834)
"(Cennet'e) yalnız oruçlular girer; onlardan başka hiç kimse giremez. (Kıyamet gününde): 'Oruçlular nerede?' diye ilan edilir. Oruçlular kalkıp girerler... Oruçlular girdikten sonra da kapı kapanır, artık hiç kimse giremez."
Buhari'nin İbni Sa'd'ten rivayeti için bkz. Sahihi ... c.VI, s.250, Hadis No: 898.
Görülüyor ki, oruç tutan kişi bu işi esas itibariyle Tanrı'yı hoşnut etmek, Tanrı'nın emirlerine boyun eğiyor olmak için yapmaktadır. Ve Tanrı'yı hoşnut ederken, aynı zamanda Muhammed'i hoşnut etmiş olmaktadır, çünkü biraz yukarıda belirttiğimiz gibi Tanrı dahi Muhammed'i hoşnut etmek için her şeyi yapmakta, hatta ona salavat getirmektedir (Ahzab Suresi, ayet 56). Muhammed'e salavat getiren bir Tanrı'yı, oruç tutarak hoşnut eden bir Müslüman kişi aynı zamanda Muhammed'i hoşnut etmiş sayılmaz mı?
Güncel bir konuyu tartışmaya açmak istedim