İslam'da inanç hürriyeti...
"Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (2/256)
"Eğer seninle tartışmaya girerlerse de ki: «Bana uyanlarla birlikte ben kendimi Allah'a teslim ettim.» Ehl-i kitaba ve ümmîlere de: «Siz de Allah'a teslim oldunuz mu?» de. Eğer teslim oldularsa doğru yolu buldular demektir. Yok eğer yüz çevirdilerse sana düşen, yalnızca duyurmaktır. Allah kullarını çok iyi görmektedir." (3/20)
"...vazifen sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek Bize düşer." (13/40)
"Sizin dininiz size, benim dinim banadır." (109/6)
"Eğer yüz çevirirlerse, sana düşenin sadece açıkça tebliğ olduğunu bil." (16/82)
"Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki, Biz seni onlara bekçi göndermedik; sana düşen sadece tebliğdir. " (42/48 )
Hz.Muhammed döneminde İslam'ı kabul etmeyenlere inançlarını özgürce yaşayabilmeleri için tüm kolaylıklar gösterilmiştir. Mesela Necran Hristiyanları'na gönderilen mektuplar ve yapılan antlaşmalar bunun en açık örneğidir:
(sulh antlaşması'ndan...)
-Hiçbir piskopos kendi dini vazife mahalli dışına, hiçbir papaz kendi papazlık vazifesini gördüğü kilisenin dışına, hiçbir rahip içinde yaşadığı manastırın dışında başka bir yere alınıp gönderilmeyecektir.
-Onların toprakları üzerinde hiçbir askeri birlik ayak basmayacaktır.
-Onlar arasında hiç kimse, bir başkasının işlediği suç ve yaptığı haksızlıktan mes'ul tutulmayacaktır.
(Bir başka mektuptan...el-Vesa'ik'us-Siyasiyye)
-Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla!
Resulullah Muhammed'den piskopos Ebu'l-Haris'e (ve diğerleri uzun uzun sayılıyor)
-Ne olursa olsun, az olsun çok olsun, ellerinde ne bulunduruyorlarsa kiliseleri ve manastırları kendilerine aittir...
-Onların ne hak ve hukuku ve ne de onların alışılageldikleri hiçbir şey bir değişikliğe tabi tutulacaktır.
|