Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #11  
Alt 29-09-2006, 01:35
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Allahın Yokluğunun İspat Edilmesi üzerine

Ex, bak cevabımı aşağıya aldım, geç oldu ama güç olmadı


Diyorsun ki; "Sonuçta eğer bir ön-kabul ile yola çıkarsak gerçeği öğrenme şansımız kalmayacağı gibi gerçeği kendi ön-kabullerimize yamama yoluna gireriz."

Peki "tanrı bir bilinmezdir" ne demek? Tanrı var mı yok mu bunu bilmiyoruz, asla da bilemeyeceğiz, bunu bilmek mümkün değil. Benden öncekiler bilmiyordu, benden sonrakiler de bilmeyecek...

İyi gidiyorsun...

Değerli Agnostikler, sizin bu söylediğinizin "Tanrı hep vardı ve her zaman da var olacaktır" ön kabulünden tek farkı sizin ön kabulünüzün "tanrının varlığı iddiasını doğrulayan en ufak bir kanıtın bile bulunmadığı" ayrıntısını hiçe saymayacak kadar rasyonel olmasıdır.

Konunun "kanıt" ile ilgisi yok.

Ateizm basit görünür. Ergenlik çağında gençler "ben ateistim" der. Bu basit görünüş biraz antipati uyandırıcıdır. (aslında ateizm basittir ama basit olduğu için değil, basit olması gerektiği için basittir. İşin bu basit olma gerekliliği kısmı ise o kadar basit değildir)

Nereden çıktı şimdi bu psikolojik tahliller ?

Buna karşılık Agnostizm daha gelişmiş bir düşünüş gibi gelir. Sanki daha gerçekçi olabilmek için elini göğsüne koymuş ve tüm olgunluğuyla ağırbaşlı adımlar atmış gibidir.

Eeee zamanla insan büyüyor

Agnostizm gayet mağrur bir tavırla "hey ben tanrı yok demiyorum, neyim ben bir fanatik mi, yoksa dünün heyecanlı çocuğu mu? Neden tanrı yoktur diyeyim ki, elimde tanrının olmadığına dair kanıt mı var? Ben sadece tanrı'nın bilinmez olduğunu savunurum, zaten bilmediğim şeyi de savunmam ben" diyerek büyüdüğünü ve daha aklıbaşında biri olduğunu ilan eder.

Yokluğun kanıtı olmaz dedim daha önce ama..Ben yokluğu kanıtlamaya çalışmam. Diyorum ki : Yokluk bilimin ve materyalist felsefenin ortaya attığı bir kavramdır ve bence onlar kanıtlamalıdır.

Aslında büyüyen bişey yoktur. Agnostizm egosunu bir kenara bırakmış değildir, aksine ateizmin içinden çıkmış bir düşüncedir ve ateizmin içinden böyle bir düşünce çıkmasının sebebi insan egosudur.

Dedim ya tanrı kavramını sevmeyen yeni yetme gençler kendilerini ilk olarak ateist ilan eder. "Ben ateistim" demeden önce ateizmi araştırma gereği bile duymazlar. O veya bu şekilde tanrıya inanmıyor olmaları ateist olmak demektir onlar için.

Peki olgun insanlar, bu yeni yetme gençlerden çok daha kültürlü ve deneyimli insanlar onlarla aynı düşüncede yer alabilirler mi? Tabiki hayır! İnsan egosu buna izin vermez ve aynı safta dahi olsa kendi olgunluğunu daha ön plana çıkaracak bir gruba ayrılma talebinde bulunur. Böylece ateizmin Agnostizm mezhebi doğar.

Demek sana göre zaaf içindeyiz. Keşke agnostizm üzerine biraz düşünseydin. Bu söylediklerin senin agnostizmi bilmediğini gösteriyor. Bence tam tersi bu söylediklerin ateizm için geçerli. Kızlara hava atmak için kullanılan en ideal felsefe. Zaten fallardan anlamıyorsun, rüya tabirleri ile de işin olmaz, burçlar falan da sıkar bir erkeği, eee ne konuşacaksın kızlarla ? En iyisi topyekün reddiye değil mi ? Hem de ne kadar cesur olduğunu göstermiş oluyorsun Tanrı'yı bile iplemeyen cesur erkekler


Kısaca Agnostic; daha olgun ve daha ağırbaşlı ateisttir.

Eyvallah sağolasın bu övgülerin için. Biz de sizi överiz sağda solda yeri gelince

Buraya kadar yazdıklarımı bir başlık altında toplayacak olsak bu başlığın adı "Agnostizm daha olgun, daha ağırbaşlı olmak için yapar" şeklinde olabilirdi. Şimdi "ne yapar?" sorusuna geliyorum. Bu "Ne Yapar" kısmını özellikle sona bıraktım çünkü bence bu ilk kısım kadar önemli değil...

Evet agnostizm daha ağır başlı yapar ama ateizm de daha cesur yapar

Agnostizm ne yapar'ı anlamak için ateizmin ne yaptığına bakmak şarttır. Ateizm "varlığı kanıtlanmış mı?" diye sorar.

"Varlığı kanıtlanmış mıdır ?" diye sorarken Tanrı'yı bir "taş" ile aynı kefeye koyar.

Ateizmin yaptığı bu soruyu sormaktır, fazlası değil... Ateizm dogmatik bir biçimde "tanrı yoktur" demez. Ateizmin "tanrı yoktur" savı bir ön kabul değildir. Bunu anlatabilmenin en güzel yolu sanırım ünlü ateist Nietsche'nin "tanrı öldü" sözüdür. Nietsche "tanrı öldü" derken "evet bir tanrı gerçekten vardı ama artık yok, öldü zavallı" demek istemez.

Nietzche'nin felsefeye (ahlak felsefesi hariç) bir katkısını görmedim. Slogancıdır. Aforizmaları iyidir, keşke siyasetçi olasaydı. Ayrıca "Tanrı öldü" sözünün de konu ile bir bağlantısını kuramadım..

"Tanrı Öldü" kanıtsız olduğu halde reddedilmeyen savlara, en başta da "Tanrı vardır" savına bir göndermedir. "Tanrı vardır" ve "tanrı öldü" önermeleri birbiriyle aynıdır. İkisi de kanıtlanmamış ve kanıtlanamayacak önermelerdir. İkisinin de doğruluk değeri eşittir.

Ateizmin vurgulamak istediği nokta kanıtlanmamış sonsuz sayıda iddia üretilebileceğidir. Bu durumda aklı "doğru olmadığı halde doğru sanılan" savlarla doldurmamak için bir parça acımasız olup kanıt istemek en doğrusudur.

Felsefenin "kanıt" ile ilgisi yoktur. Ateizmin en büyük hatası felsefe ile bilim arasında ayırım yapamamasıdır. Aslında ateizm de materyalizm gibi tembel bir felsefeciktir. Çünkü "Tanrı yoktur" diyerek soru sormayı durdurur ve konu ile hiç ilgilenmez. Materyalizme ve bilime yaslanarak ayakta kalmaya çalışır. Ama düşünce bisiklet gibidir ve bisikletin üzerinde durmak yoktur. O yüzden ateizm Tanrı'nın olmadığını kanıtlamaya çalışmak zorunda kalır. Yani ileri süremediği bisikleti geri sürmeye başlar.

Gelelim Agnostizme...

"Tek bir şey biliyorum o da hiç bir şey bilmediğimdir"

Agnostizm'in sağ duyulu ve rasyonel maskesinin altında kocaman bir çelişki canavarı vardır. "Tek bir şey bilen" bir insan "hiç bir şey bilmiyor" değildir. Bildiği bir şey vardır.

Kelime oyunu yapıyorsun. Felsefi polemikler kurnazca yapılmaz.

"Tanrı bir bilinmezdir" savı da bir hüküm belirtir. Kişi bir hüküm vermiş ve tanrının "bilinmez" konumda olduğunu iddia etmiştir. Bu da bir bilme durumudur. Burada bilinen şey tanrı'nın ölçülemez, algılanamaz, hakkında araştırma yapılıp veri elde edilemez, dolayısıyla da "bilinemez" olduğudur.

Hayır. Akıl / mantık / fikir yürüterek ulaşabileceğin bir gerçeklik boyutunda değildir demek. İster kanıt topla, ister düşün ister hayal kur yapacağın tek şey sebepler zincirini takip etmektir ve sonunda ulaşacağın şey en fazla "ilk sebep"dir. Peki ilk sebep bıcırık bir element ise ne olacak ? O bıcırık elemente Tanrı mı diyeceksin ? Diyorum ki : Biz aklımız ile ister düşünelim ister bilimsel araştırma yapıp kanıt toplayalım sonuçta hep "sebep-sonuç" ilişkileri ağının içinde kalırız; yani akıl "zaman- mekan-nedensellik" zincirini kıramaz, hayal kurarken bile bunu kıramazsın. Benim söylemek istediğim şeyde işte bu aklın yetersizliğini bilmemize rağmen ve de bütün bilgimizin "göreli" olduğunun ve zaman-mekan-nedensellik kayıtlarına taabi olduğunun bilinmesine rağmen nasıl olurda böyle kesin bir hüküm verebildiğimizdir. Bir arabaya biniyorsun ve dağı arabayla aşmaya çalışıyorsun ve aşamayınca da dağın arkasındaki vadiyi görme şansın kalmıyor. Belki vadi yok ama sen ne "var" ne de "yok" diyecek bir bilgiye sahip değilsin. Bu durumda neden ha bire "yok yok vallahi yok" diyesin ki ?

Bir kişiye "Ahmet hakkında ne biliyorsun?" diye sorduğunda "Hiç bir şey bilmiyorum" şeklinde bir cevap alırsan aldığın bu cevap da senin için bir bilgidir. "O kişinin ahmet hakkında hiç bir şey bilmediği" bilgisine sahip olursun.

Ex, yine dönüp dolaşıp aynı nakaratı söylüyorsun.

"Tanrının varlığı hakkında somut bir bilgi sahibi değiliz" demekle "Tanrı bilinmezdir" demek farklı şeylerdir. Bunlardan ilki şu an için geçerli bir bilgi, diğeri ise genel geçer (de facto) bir tanım, kanun ya da hükümdür.

Tanrı hakkında somut bir bilgi olmaz ama Tanrı hakkında bir "sezgi" olur. Tanrı ile ilgili bütün yorumlar "sezgi"ye dayanır. Zaten somut bilgi spesifik bir bilgidir ve ancak "parça" bilgi olarak değer taşır ve doğası gereği "bütün"ü sana göstermez.

Hepimizde aynı türden dalak, karaciğer, akciğer vb. organlar var ama hepimiz farklı insanlarız. Hangi doktor senin dalağına bakarak senin kim olduğunu söyleyebilir ki ?


Peki agnostizm tanrıyı nasıl "bilinmez" ilan eder?

İşte asıl dananın kuyruğunun koptuğu an bu andır. Agnostizm tanrıyı bilinmez ilan ederken bilimin ilkelerini çiğnemiş, dolayısıyla bilimsellikten uzaklaşmıştır. Örneğin ilk mesajımda da bahsettiğim gibi bilimin "basitlik ilkesi" çiğnenmiştir.

Ex, komik olma. Bilimsel olma iddiasında olmak da ne demek ? Felsefe bilimsel varsayımları, teorileri, kanunları dikkate alarak ilerlemez. Bigbang'den yola çıkarak "parelel evrenler" varsayımı ortaya atanlar bilim adamlarıdır, felsefeciler değil. Hiç bir felsefeci bilimsel kuramlar üzerine felsefesini inşaa etmez. Bunu yaptığı anda o felsefe güdük doğar, aynı materyalizm gibi.

Şimdi çağımız bilim çağı ya, Amerikan bilim mantalitesi her tarafı kuşatmış durumda ve insanlar bilimsel teorilere yaslanmadan düşünemez hale gelmişler. Bu bir zihinsel alışkanlıktır. Dinler bile bilime yaslanarak kendilerini anlatabiliyorlar.

Agnostizm "tanrının varlığına dair kanıt var mı?" + "tanrının yokluğuna dair kanıt var mı?" sorularını sorar.

Hayır. Kanıt ile ilgili bir soru Agnostizmin konusu değildir. Bu kanıt toplama merakı "bilim"in özelliğidir.

Oysa "... yokluğuna dair kanıt var mı?" sorusu geçersiz bir sorudur. Katılıyorum Noktalı kısıma ne getirirseniz getirin cevap "hayır, yok" şeklinde çıkacaktır. Böylesi bir sorunun yukarıdaki toplama eklenmesi gereksiz bir iştir bu yüzden de yanlış bir iştir.

Son olarak "Bence hiçbir sey için yok diyemeyiz. Varlığı kanıtlanamamıştır diyebiliriz sadece." sözünün sahibi Agnostik arkadaşımdan "bir ablan var mı?" ve "bir abin var mı?" sorularını ayrı ayrı cevaplamasını istiyorum mümkünse...

Bir de düşünün lütfen sözlüğünüzden "yok" kelimesini çıkarıp yerine "bilinmez" kelimesini koymak felsefi, düşünsel, bilimsel bir işe mi daha çok benziyor yoksa Türk Dil Kurumu'nca yapılan bir kelime değişikliği işine mi?

Felsefidir. Çünkü senin "yok" üzerine söyleyecğin her şey "nesnel" olmak zorunda iken benim "bilinmez" üzerine öyleyeceğim her şey "öznel" olmaktadır.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:14 .