
17-12-2013, 04:22
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
|
|
Allah = Ağaç ilişkisi üzerine!
Eski çağlarda ağaçlara tapınma ve onlar birer ilah gibi görme oldukça yaygındı. Ağaçlara ilişkin böylesi inançların doğmasında etkili olan neydi peki? Toplumdan topluma değişiyor olmakla birlikte bunları şu şekilde sıralayabiliriz sanırım:
-ağaçların en başta insanlara besin kaynağı olması, onları doyurması, ağaçlardan ve yemişlerinden çeşitli ilaçların yapılıyor olması,
-insana mızrak, yay ve ok gibi hayati önemdeki savaş aletlerini sunması,
-bulunduğu yerlerde yaşam için vazgeçilmez olan su kaynakları ve yağmurlara işaret etmesi,
-kökleri ile toprağa dalları ile göğe doğru uzanarak iki bilinmez dünya olan yeraltı ve gökyüzü arasında bir köprü görevi kurması,
-“ölüm” gibi bir bilinmez karşısında kışın solup baharda yeniden yeşererek “yeniden dirilişi” gerçekleştirebiliyor olması,
-ısınmayı ve karanlıklarda aydınlığı sağlayan ateşi yaratması, onu beslemesi,
-yeryüzündeki ateşi, ışığı var ettiği gibi gökyüzündeki ışık kaynaklarını da (güneş, ay yıldızlar) var ettiğinin sanılması,
-suda batmayıp yüzmesinden dolayı mavi bir deniz sanılan gökyüzünde de onunla yol alınabileceğinin sanılması vs.
(Mitoloji ve dinlerde “Yaşam Ağacı”:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ya%C5%9Fam_a%C4%9Fac%C4%B1)
Daha önce açmış olduğum başlıklar çerçevesinde Kuran’daki anlatımlara ilişkin kavramsal olarak kurmuş olduğum ilişkileri şu şekilde özetleyebilirim;
Allah = Kuran’a göre konuşan kutsal ağaç. (Kasas -30)
Allah = Ateşi (nuru) kutsal bir ağaçtan yakılır. (Nur -35)
Meryem = Kuran’a göre “nebat, bitki” gibi “yetiştirilen” kadın. (Ali İmran -37)
Meryem = Kuran’a göre hamileyken bir ağacın (hurma) gövdesine mecbur olan, yönelen kadın. (Meryem -23)
Meryem = Myrrha (Mitolojide ağaca dönüşüp çocuk dünyaya getiren kadın)
Allah = Meryem (tanrıça) = Kutsal Ağaç
“Allah = Ağaç” ilişkisi konusunda internette rastlamış olduğum ilginç bir bilgi bulunmakta. Bu konuda yapılan bir iddiaya göre; “Allah” kelimesi Tanah’ta (Eski Ahit) “elah” olarak geçmektedir. “elah” kelimesi ise “meşe ağacı” anlamına gelmektedir. Eski Ahit’te “Elah Vadisi (Valley of Elah)” diye bir vadi adından bahsedilmektedir. Bu vadinin adını vadide bulunan meşe ağaçlarından aldığı söylenmekte. Bu vadi adı insanın aklına ister istemez Kuran’da bahsedilen ağaçtan konuşan Allah’ı getirmekte, çünkü ağaç olarak konuşan Allah Musa’ya “Tuva” adındaki kutsal bir “vadi”de olduğunu söyler. (Taha Suresi-12)
“Allah (Güzel Tanrıça / Parlak Venüs) = Meryem (Güzel Nebat) = Ağaç” ilişkisi konusunda bize Kuran’dan bir ipucu sunduğunu düşündüğüm bir ayetten bahsetmek istiyorum:
“Andolsun ki, o ağacın altında sana tâbî oldukları zaman Allah, mü'minlerden razı oldu. Ve onların kalplerinde olanı biliyordu. Böylece onların üzerine sekînet indirdi. Ve onlara yakın bir fetih nasip etti.” (Fetih -18)
Yukarıdaki ayette ağacı kasten söylenen “altında” kelimesi “tahte” kelimesidir. Bu kelime “ta – ha – ta” kökünden gelmekte olup Kuran’da toplam olarak 51 defa geçmektedir. Bunlardan 48’i isim 3’ü ise zarf şeklindedir.
“Tahte (altında)” kelimesinin isim olarak geçtiği 48 kullanımın 40’inda cenneti kasten onun “altından” akan nehirlerinden bahsedilmektedir. Burada “cennet” kelimesinin “bahçe” anlamına geldiğini akıldan çıkarmamak gerekiyor. Bahçe-ağaç ilişkisini düşündüğümüzde bu durum; “tahte” kelimesinin “ağaçla” ilgili kullanımından çok da sapmayıp Kuran’da ağırlıklı olarak bu sefer bir “bahçenin” anlatımında geçmekte olduğunu göstermektedir.
“Tahte” kelimesinin zarf olarak geçtiği 3 ayet ise şunlar:
1- Taha Suresi -6:
“Semalarda ve arzda ve ikisinin arasında ve de nemli toprağın altında olanlar, O'nundur.”
Bu ayette ”nemli toprak” olarak geçen “sera” kelimesi Kuran’da sadece bu ayette geçiyor. Bu yüzden bu kelimenin farlı kullanımlarına bakarak bir ipucu yakalayabilmek mümkün değil. Fakat bizim açımızdan dikkat çeki olan şey bir ayet sonrasındaki Allah’ın en güzel (hüsna) isminden bahsedildikten sonra Musa’nın gördüğü ateş ve Allah’ın ağaçtan konuştuğu ikaye anlatılmaya başlanmaktadır (yalnız buradaki anlatımda aynı olay anlatılsa da ağaçtan konuşma kısmına değinilmiyor). Kısacası yukardaki ayetin devamında en başta değinmiş olduğum ve bağlantılardan birisi olan “ağaçtan konuşan Allah” anlatımına geçilmektedir.
(Bu surenin başında yer alan ve sureye de adını veren “ta – ha” harfleri bu açıdan dikkate alınabilir. Böylelikle Kuran’da “hurufu mukatta” denilen ve anlamının gizli olduğuna inanılan harflere yeni bir bakış açısı getirilmiş olur.)
2- Tahrim Suresi -66:
“Allah, kâfirlere, Hz. Nuh'un ve Hz. Lut'un hanımını (imreete) örnek verdi. İkisi de, salih kullarımızdan iki kulumuzun altındaydı. Fakat ikisi de ihanet etti. Bu yüzden ikisine de, Allah'tan bir şeye karşı, onlardan bir fayda olmadı. Ve onlara: “İkiniz de ateşe girenlerle beraber girin.” denildi.
Burada önemli olan nokta “tahti” kelimesinin “kadınlara” ilişkin kullanılıyor olmasıdır ki kast edilen kadınlar aslında tanrıça veya tanrıçalardır. Ayette geçen “imreete” kelimesi yukardaki lanetlenen “kadınlara” ilişkin söyleniyor olmakla birlikte Kuran’da mucizevi bir şekilde veya sonradan çocuk edinmiş olan kadınlara ilişkin de kullanılmaktadır. Bu ayetten sonraki ayette Firavunun hanımı (emreete) ondan sonraki ayette ise “en güzeli olan (ahsenat)” Meryem’den bahsediliyor. Kelimenin geçtiği ayetlerde “kadın” devamında ise “Meryem”den bahsediliyor olması önemlidir.
3- Meryem Suresi -24:
“Doğum sancısı onu, bir hurma ağacının gövdesine mecbur etti. “Keşke ben bundan önce ölseydim, unutularak unutulmuşların.” dedi. O zaman onun (Hz. Meryem'in) alt yanından, ona “mahzun olma” diye bir nida (geldi): “Rabbin, senin alt yanından bir su yolu kıldı.” (Meryem 23-24)
Fetih Suresi 18. ayetinde “ağacın” altını kastederken söylenen “tahte” kelimesi bu ayette bu sefer Meryem’in “altını” ifade ederken geçmektedir. Ayrıca öncesindeki ayette Meryem’in bir “ağacın” gövdesine mecbur edildiğinden bahsedilmektedir.
Ayette geçen “altından” kelimesi ikinci olarak yine Meryem’in “altını” kastederek bu sefer orada var edilmiş olan “su yoluna” ilişkin söylenmektedir. “su yolu (seriyyen)” kelimesi bazı meallerde “dere” olarak çevrilmiştir. Bu söylem “tahte” kelimesinin ağırlık olarak Kuran’da geçtiği bahçenin (cennetin) “altından” akan nehirleri akıllara getirmektedir. Bir başka deyişle Kuran’da Meryem’in ve bahçenin (cennetin) altından “dere / nehir” akıtıldığı ifade edilmektedir.
Bu ara başlığımızda ele aldığımız “tahte” kelimesinin aynı zamanda “taht” kelimesi ile de bağlantılı olabileceğini düşünmek gerekiyor.
Kısaca toparlayacak olursak; Kuran’da mu’minlerin altında sükûnet bulduğu “ağaca” ilişkin söylenmiş olan bir kelimenin (Fetih -18) gerek “ağaçtan konuşan Allah“ kıssasından önce geçiyor olmasının gerekse Meryem gibi olan “kadınlarla” ve bir başka ayette ise doğrudan Meryem’e ilişkin söylenmiş olmasının “Meryem = Ağaç” ilişkisinden kaynaklanmakta olduğuna inanmaktayım.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:30 .
|