Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 03-02-2007, 13:29
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Demokrasi ve Komünizm..

Bana garip gelen Dilaver kardeşimizin hem komünist hem de demokrasi aşığı olması..
Kendisine bu iki farklı ve birbirleri ile çelişkili eğilimi nasıl bağdaştırdığını soralım..


* * * *Sayın Ömer

* * * *Öncelikle aramıza hoş geldiniz diyeyim. Bizzat açan tarafından farklı mecralara taşınan konu başlıgında sorunuzu tartışmaktansa degişik bir başlıkta cevaplamayı uygun gördüm.

* * * * Benim gençlik günlerimde komünizm bir öcüydü, tabuydu ve yasaklıydı. Ögrenilmesi taraftarlarınca bile, emperyalist kültürel bombardımanın etkisiyle yozlaştırılan ortamlarda gerçekleştirildi. Bu ögreti taraftarı konumunda olan pek çok insanın, bugün kemalizmin gericiligine sürüklenmesinin nedenleri de burada aranmalıdır.

* * * * *Sizin de bu argümanı kullanırken ve bu soruyu sorarken ögrenim kaynaklarınızın birinci el degil yozlaştırılmış ikinci ellerden oldugu anlaşılıyor. O halde ögretinin sahibinin düşüncelerinden işe başlamak gerekiyor.

* * * * * Marx komünist düşünceyi manifest ederken ilham aldıgı toplum düzeni ilkel demokrasi idi. Devlet öncesi kabile demokrasilerinde görülen ortak nokta henüz sınıflaşmanın olmadıgı ve tüm kabile bireylerinin eşit katılım ve söz hakkı olmasıydı. Şef yalnızca bir idareci konumundaydı ve diger toplum bireylerinden saygınlıgı dışında bir ayrıcalıgı yoktu. Bu saygınlıgı da davranış ve eylemleri ile kazanmıştı.

* * * * * Gerçi tam da şefin şeflik konumu, özel mülkiyetin gelişimiyle sınıfların oluşmasının ön temelini oluşturmuştu ama Marx bu demokratik oluşumun temelinin mülkiyetin toplumsal olmasından kaynaklandıgını tespit etmişti. Daha sonra mülkiyetin özel nitelik haline gelmesiyle demokrasinin kullanımı alanının daraldıgını ve yalnızca mülk sahibi sınıflar için demokrasi oldugunu digerleri için ise bunun bir diktatörlük anlamına geldigini izleyebiliyoruz.

* * * * * *İşte tam da bu noktada devlet ortaya çıkar, ve toplum siyasi bir örgütlenme haline gelir. Devlet i ise, bir sınıf ya da sınıfların, diger sınıflar üzerine tahakküm aracı olarak tanımlayabiliriz.
O halde demokrasi burada devleti yöneten sınıflar için gerçek, degerleri için ise geçici olmaktadır. Atina demokrasisinde demokrasi soy üyeleri için geçerli fakat köleleri ve digerleri için geçersizdir. Roma halk meclislerinde başlangıçte hem patrisyen hem de plebler için varolan demokrasi daha sonra plebleri dıştalamıştır, kölelerin ise böyle bir hakkı toktur. Tüm bu gelişmelerin ekonomik mimarı mülk edinmenin hakim zümreler elinde birikmesidir.

* * * * * *İlk komünist siyasi örgütlenmeler sosyal demokrat partiler olarak örgütlenmişlerdir. Hem demokrat hem de sosyalist anlamını içerir bu partiler. 2 Enternasyonelden sonra ise sınıf işbirligi çizgisine karşı Lenin sosyal demokratlarla ipleri atarak RSDİP ismin Rusya Komünist *Partisi ne dönüştürmüştür.

* * * * * *Devletin bir sınıf diktatoryası oldugu tezi demokrasi açısından sosyalist bir ülkede mülk sahibi sınıflar için diktatörlük, mülksüzler ve emekçiler için demokrasi anlamına gelir. Burada çogunlugun azınlık üzerinde tahakkümü varsayılır. Uygulamaya ilişkin eleştirileri burada bir kenara bırakıyoruz, bu ögretinin saflıgını degiştirmez. Gene ögreti devletin sönmesi teziyle sınıfların ortadan kalkarak demokrasinin bir devlet biçimi olmaktan çıkıp bir sosyal yaşantı biçimi olmasını öngörür.

* * * * * *Ne var ki ilk sosyalist ülkenin kazanımları ve toplumsal örgütlenmeyi emegin verimliligi esasına göre kurması burjuva ve emperyalist ülkelerde bir panige yol açtı. Komünizmi haklı olarak baş düşman ilan ettiler ve bu ögretiye ve uygulamaya karşı yogun bir ideolojik kampanya ile yanılsama saldırıları düzenlediler. İnsanları bu kampanyaya göre şekillendirmeye çalıştılar. Geldigimiz sonuç kapitalizmin başarısını gösteriyor. Yaygın olan düşünce biçimi komünizmin astıgı astık, kestigi kestik demokrasiyi yok sayan bir ögreti oldugunun kabulü oldu.

* * * * * Komünist toplum adı üzerinde komünler halinde yaşam demektir. Herkesten yetenegine göre, herkese ihtiyacı kadar ilkesini kendine temel düstur olarak koyan bu ögreti ve toplum biçimi, kapitalist ekonominin gelişimini varsayar. Kapitalizmin gelişmedigi şartlarda ise önüne asgari ve azami program olarak iki hedef koyar. Asgari program demokrasinin gelişimi, azami hedef ise komünizme varış sürecidir. Bugünkü sosyal devlet prensipleri ve sosyal hayatımızdaki demokratik kazanımlar ideolojik önderligini komünist ögretinin yaptıgı mücadelerle burjuvaziden zorla alınan mevzilerdir.

* * * * * Son söz olarak komünist olmanın ön koşulunun sınırsız ve özgür bir demokratik anlayışı oldugunun altını çizmek durumundayım. Komünizmin özü her türlü emek sömürüsünün ve sömürü araç ile kurumlarının yadsımasıdır.


* * * * * saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:33 .