Levh-i mahfuz - ecel ve şehit çelişkisi
Levh-i mahfuz nedir ?
olmuşların ve olacakların, zamandaki bütün anların ve mekandaki bütün varlıkların, kısacası, her şeyin yazılı bulunduğu bir İlâhî muhafaza levhası; İlahi ilmin aynası, kaderin defteri, kâinatın programıdır.
muhammede göre, tanrısının kuralları önceden belirlenmiş işleyen bir kainat programı var.
bu program sayesinde olmuşlar ve olacaklar önceden tayin edilmiş, buraya kadar güzel.
şimdi ecel hakknda bir kaç ayet sunalım
Allah'ın izni olmaksızın hiç bir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır. Kim dünyanın yararını (sevabını) isterse ona ondan veririz, kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz. * (AL-İ İMRAN SURESİ / 145)
Sizi çamurdan yaratan, sonra bir ecel belirleyen O'dur. Adı konulmuş ecel, O'nun katındadır. Sonra siz (yine) kuşkuya kapılıyorsunuz. * (EN'AM SURESİ / 2)
Her ümmet için bir ecel vardır. Onların ecelleri gelince, ne bir saat ertelenebilirler ne de öne alınabilirler (tam zamanında çökerler.) * (A'RAF SURESİ / 34)
bakınız ali imran 145 de ne diyor, allahın izni olmaksızın hiç bir nefis için ölüm yoktur, yani
tüm kainat ve tüm canlılar Levh-i mahfuz programına dahil olduğu için allah istemedikçe
kimse ölmeyecektir.
şimdi gelelim çelişki kısmına, bakınız ne diyor ayetler
ali imran157 - Eğer Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allah'ın bağışlaması ve rahmeti, (sizin için) onların topladıkları (dünyalıkları)ndan daha hayırlıdır.
''öldürülür ve ölürsenir '' ee hani program, hani allah istemedikçe kimse ölmezdi, öldürülür ve
ölürseniz diyorsa allah demekki olacakları bilmiyor, demekki bir öngörü yok.
Süphesiz hicret edenlerin, yurtlarindan çikarilanlarin, benim yolumda kendilerine eziyet edilenlerin, çarpisanlarin ve öldürülenlerin kötülüklerini örtecek ve kendilerini altindan irmaklar akan cennetlere sokacagim. Bu Allah katindan bir karsiliktir. Karsiligin en güzel olani Allah katindadir." (Ali Imran, 3/195)
ve bol ödüllü ayetimiz, şehitlik mertebesine ermek için kişi kendi özgür iradesi ile ölüme koşmalı
yani tanrının kulunu sınaması için, tanrının da kulunun kendini feda edip etmeyeceğini bilmemesi
lazım. ama kainat programına göre o insanlar o zaten öleceklerdir, o halde ortada bir adam kayırma var, zaten ölecek olan bir adam neden cennete herşey dahil tatil hakkı kazanıyor,
zaten ölecekse neden adamın iradesini kırmak için onca başdöndüren vaad, ortada *adam kayırma yokmu.
"Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyin. Aksine onlar diridirler ancak siz fark edemiyorsunuz." (Bakara, 2/154)
"Allah yolunda hicret edip sonra öldürülen veya ölenlere gelince; Allah onlari muhakkak güzel bir rizikla riziklandiracaktir. Süphesiz Allah rizik verenlerin en hayirlisidir." (Hacc, 22/58)
eğer program işliyorsa, herşey önceden tayin edilmişse, * özgür irade yoktur, ve dolayisiyle şehid de yoktur.
|