Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 10-03-2008, 22:29
Averroes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Averroes Averroes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
Standart Nedenler, Olasılıklar ve Olanlar

Günümüz ateist-materyalist-pozitivist bakış açısının en büyük sorunsalı “en basit ifadesiyle” bir mucize beklemeleridir. İtiraf etmek gerekirse, bu dil cambazlarından düşünsel anlamda daha fazlasını beklerdim. Dünyayı görünen-algılanan-deneylenebilen- bir fotoğraflar bütünü olarak görmek isteyen ve bütün yorumlarını da bu çerçevede yapan bu arkadaşlar dünyada sadece görülebilenin olduğunu maddenin ötesinde herhangi bir sırrın falan olmadığını iddia ederler. Zor tabi… Madde ötesini kim görmüş ki ben buradan ispatına kalkışayım? Haddime mi düşmüş? Oysa altta da yazacağım gibi "salt dünyaya alışmışlıktan dolayı" herşeyi olağan gören bu arakadaşlar, güneşin nasıl oluyor da milyarlarca yıldır yakıtını kaybetmeden, ek bir yakıt desteği almadan yanabildiğini (bilimce reaksiyon gösterdiğini) açıklayamazlar. Onun yerine mezosfer derler, lezosfer derler, bizde sanırız ki, "Haaaa, demek öyleymiş, vay be ben de bi bo. var zannederdim"

Tanrı bir gizemdir ve gizemli yollardan çalışır. Ne bekliyordunuz? Kendini göstermesini mi? Tanrı kendini gösterse siz ateist olarak kalır mıydınız sanıyorsunuz? İşte Allah (ya da Tanrı) kendini göstermeden bilinmek istiyor. Ama göstermeden görebilmek İmkânsız mı? Hayır elbette değil. Allah görünmez ama ona giden ipuçları görünebilir. Zaten ona inanılmasını sağlayan şey de ipuçlarının varlığıdır. Sizle bizim farkımız; siz ipuçlarına bilim diyorsunuz ben Allah’ın varlığı diyorum. İşte tam bu noktada anlaşamıyoruz. Gelin önyargılarınızı, bilimsel saplantılarınızı, Aişe’nin yaşını, Hasan’ın üzümcüğünü, Zeyd’in evlatlığını bir tarafa bırakıp, (ama sinirlenmeden) sadece sorulara odaklanıp, şu bilim dediğiniz mucizenin nelere kadir olup olmadığını beraber inceleyelim

1-Kainatta sayısız galaksi, gezegen, yıldız, kısaca gök unsuru var. Bütün bunlar nasıl oluyor da hassas dengeler korunarak ve bu milyarlarca gök unsuru hareketli oldukları halde biribirine çarpmadan (mesela dünya güneşe yaklaşıp kendini yakmadan, ya da uzaklaşıp kendini dondurmadan) durabilmektedir? Bu hassas dengenin nasıl korunduğunu bilimsel “klostrpopospus” lara girmeden sadece anlayacağımız basitlikte açıklar mısınız?

2-Suların yeryüzündeki kara parçalarına oranı dikkat çekicidir. Eğer karalar denizlerden daha çok yer kaplasaydı, gece ile gündüz arası sıcaklık farkları artacaktı ve yeryüzündeki yaşam alanlarının önemli bir bölümü çöle dönüşecekti. Yeryüzünün %70'inden fazlasının sulardan oluşması da bilinçli bir düzenlemenin ürünüdür. Evren'de var olan her şey yaşamı mümkün kılacak şekilde tıkır tıkır işlese, sadece suyun gerilimi gibi evren'sel planda çok sıradan gözüken bir nokta göz ardı edilse yaşamımız imkansızlaşır. *Şimdi tekrardan ne olduğunu uyduranın dahi bilmediği neidüğübilimezosus’lara girmeden, bu dizaynın nasıl yürürlüğe konduğunu açıklar mısınız?

3- 21. yüzyılın başlarında olduğumuz şu dönemde, evrenin bir başlangıcı olduğu, yok iken bir anda büyük bir patlamayla var olduğu modern fizik tarafından pek çok deney, gözlem ve hesapla ispatlanmış durumdadır. Ayrıca, evrenin, materyalistlerin iddia ettikleri gibi sabit ve durağan olmadığı, tam tersine sürekli bir hareket ve değişim içinde olduğu, genişlediği de saptanmıştır. Bugün bu gerçekler bütün bilim dünyası tarafından kabul edilmektedir.
Kuran-ı Kerim'de evrenin ortaya çıkışı şöyle açıklanır:
O gökleri ve yeri yoktan var edendir... (Enam Suresi, 101)
Kuran'da verilen bu bilgi, çağdaş bilimin bulgularıyla tam bir uyum içindedir. Başta da belirttiğimiz gibi astrofiziğin ulaştığı kesin sonuç, tüm evrenin madde ve zaman boyutlarıyla birlikte, bir sıfır anında, büyük bir patlamayla var olduğudur. "Büyük Patlama", orijinal adıyla "Big Bang" teorisi, tüm evrenin yaklaşık 15 milyar yıl önce tek bir noktanın patlamasıyla yokluktan meydana geldiğini kanıtlamıştır.
Madem iddia ettiğiniz gibi Kur’an Muhammed’in sözü olsaydı ve yine iddia ettiğiniz gibi Muhammed cahil biri olsaydı bu bilgiyi nereden bilsindi?
Lütfen direkt olarak cevap alabilir miyiz?
4- Big Bang'den önce madde diye bir şey yoktur. Maddenin, enerjinin, hatta zamanın dahi bulunmadığı, tamamen metafizik olarak tanımlanabilecek bir yokluk ortamında, madde, enerji ve zaman bir anda yaratılmıştır. Modern fiziğin ortaya koyduğu bu büyük gerçek, Kuran'da bize 1400 yıl önceden haber verilmektedir.
Astronomi biliminin henüz gelişmemiş olduğu bir dönemde, 14 asır önce indirilen Kuran-ı Kerim'de evrenin genişlediğinden şöyle bahsedilir:
Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz (onu) genişleticiyiz. (Zariyat Suresi, 47)
Şimdi sorum şu: benanlamamoişlerdenosus’lara girmeden Muhammed’in nasıl olupta modern bilimin bile çok sonraları bilebildiği böyle bir şeyi 1400 yıl öncesinden bilebildiğini açıklar mısınız?
5- Nasıl oluyor da bebeğin dünyaya gelmesiyle, anne sütü de belirli bir süre uzmanların diğer tüm gıdaları yasaklayacağı bir surette meydana geliyor? İnsan fizyolojisi bunu nereden biliyor?
6- Nasıl oluyor da insanların parmak izlerinin, gelmiş ve gelecek hiç kimsenin hiç kimseye benzemediğini ve bu sayede polislerin parmak izini kullanarak suçluyu yakalayabildiklerini nealakasıvarosus’lara girmeden açıklar mısınız?
7-Arıların nasıl olupta daha doğumlarının ilk gününde bile arı yapmak için gerekli malzemeyi çiçeklerden alabildiğini, bu arıların nasıl olupta matematikçileri bile şaşırtan düzgünlükte altıgenler yapabildiklerini nerdençıktışimdibuarılarosus’lara girmeden açıklar mısınız?
8- Görme eylemi insanın beyninin küçük ve karanlık bir bölümünde meydana gelir. Nasıl oluyorda parlak cisimler beynin karanlık bir bölgesinde aydınlandığını, insan burnunun nasıl oluyorda yüzlerce değişik kokuyu birbirinden ayırt edebildiğini, neden herkesin sesinin farklı olduğunu, kaşın uzamayıp, saçın neden ayda bir kesecek kadar uzadığını bırakallahınıseversenosus’lara girmeden açıklar mısınız?

Daha yazacak çok şey var şimdilik yoruldum. Bütün bunlara isim vermek dışında bilim ne tür bir açıklama getirmiştir, lütfen bekliyorum


Selamlar
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 10-03-2008, 23:08
osmanduran osmanduran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Mar 2008
Mesajlar: 14
Standart Re: Nedenler, Olasılıklar ve Olanlar

Sevgili schopenhauer
Sorularinin bazilarini cevaplamaya calisayim. Hepsinini derinlemesine cevaplamaya su an vaktim yok. Oncelikle 5. 7. ve 8. sorularinizin cevabi cok basit. Dawkins'in kor saatci kitabini okursaniz (TUBITAK yayinlarindan cikma oldukca ucuz ama okumasi cok eglenceli bir kitap) butun bu sorulariniza cevap bulabilirsiniz. En basitinden sorularinizin cevabi evrim. Milyonlarca yil suran evrim sonucunda butun bu adaptasyonlar olustu. Bir mucize ya da akilli bir tasarim yok. Butun bu adaptasyonlar rastgele olusan mutasyonlar sonucunda faydali mutasyonlari barindiran genlerin yayginlik kazanmasiyla oluyor.
2. sorunuz. Bu soru da bence kolay. Hassas dediginiz denge neye gore hassas? Uzerinde yasami barindiracak yapida oldugu icin degil mi? Peki evrendeki milyarlarca trilyonlarca gezegeni ele alirsak 1 tanesinin boyle "hassas dengeye" sahip olma ihtimali cok yuksek degil midir? Ama siz kendinizi merkeze alirsaniz tabi ki boyle bir dunya size cok mucizevi gelecektir ama unutmayin koca bir evrende boyle bir gezegen olma ihtimali cok yuksek. Ayrica dunya sizi ortaya cikaracak kosullara sahip olmasaydi siz bu soruyu soramayacaktiniz.
3. ve 4. sorulariniz temel olarak ayni, kuran nasil bilim adamlarinin bulduklarini onceden bilebilmis. Konu hakkinda uzman degilim. Sitede kuran hakkinda bayagi bilgili arladaslar var onlar sanirim daha iyi cevap vereceklerdir size. Bence bahsettiginiz ayetlerden kuranin big bangi ya da evrenin genislemesini onceden bildigi anlami cikmiyor. Zira ararsaniz kalevela destaninda ya da sinto destaninda ya da Kral Lear'da da mucizeler bulabilirsiniz. Mesela Tolkien'in Silmarillon kitabini okursaniz orada cok siirsel bir yaradilis bolumu var. Oraya bakarak da bu gunku bilimin bulgularinin orda bir sekilde yazildigini iddia edebilirsiniz. Kaldi ki ayetlerin cevirisini soyluyorsunuz bakalim orjinal anlaminda da boyle mi denmis?
En zor sorunuz bence 1. soru. Fizik kurallari sonucunda gordugumuz evren bu halde. Ama neden bu fizik kurallari var derseniz o baska bir soru. Ama sunu belirteyim ki Tanri derseniz, Tanri icin de ayni seyleri sorabiliriz, neden tanri ya da neden bu tanri, ayni neden bu fizik kanunlari diye sorabilecegimiz gibi. Yani evrendeki fenomenlerin "nasil" oldugunu su an bilim aciklayabiliyor. "Neden" evrenin boyle oldugu uzerine henuz tamamiyla bir cevap bulunmus olma sa da cesitli teoriler var, Multiverse teorisi gibi. Ama bu noktada din hic bir cevap vermiyor.
6. sorunuz anlamsiz bence. Sizce neden parmak izi fakli? Obur dunyada tanri gunahlarimizi baskalarininkiyle karistirmamak icin parmak izlerimizi mi kullanacak? Ornegin bir tasi iki kere gole firlatin. Tamamen ayni noktaya dusurme ihtimaliniz 0 dir. Surekli fonksiyonlarda 1 noktanin 2. kere gorulme ihtimali 0 dir.
Unutmayin ki ateistligi secen insanlar sordugunuz butun bu sorular uzerinde uzun uzun dusunmus cevaplar aramis insanlardir. Ve butun bu sorulara (hemen hemen hepsine diyelim) bilim cevaplar bulabilmistir ve bulmaya da devam etmektedir.
sevgiler,
osmanduran
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 10-03-2008, 23:34
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.681

Onur Üyeliği 

Standart Re: Nedenler, Olasılıklar ve Olanlar

Tanrı bir gizemdir ve gizemli yollardan çalışır. Ne bekliyordunuz? Kendini göstermesini mi? Tanrı kendini gösterse siz ateist olarak kalır mıydınız sanıyorsunuz? İşte Allah (ya da Tanrı) kendini göstermeden bilinmek istiyor.

Kim bu gizlenen ve nasıl bunu biliyorsunuz ? Gizem olduğu ve gizemli yolla çalıştığı ? Yinede size gereksinimi neden olsun ki değil mi? Heleki BİLİNMEK istemeyi İNANMAK noktasında ele almışsınız ki pes dememek elde değil. Bu kadar aciz mi sizce bu gizlenen tanrı. Bilmek ile inanmanın farklı olduğunu bilmiyor mu yoksa cehennem, işkence diye illa inan diye baskı kurmak daha mı zevkli oluyor ? bu kadar zayıf bir istek o koca tanrı!? Muhakkak aciz olmalı, öykümüzün kahramanının daha doğrusu senaryomuzun kahramanın malesef böyle dramatik bir durumu var. Dramatik çünkü bir kelimeye binbir anlam yükleyecektik, Pinokyo bile öznellik alanında var edilmesine rağmen sanki bir burnu varmış gibi yalan söylediğinde uzayabiliyor ise : ) *tanrı'da gizlenen ve gizle çalışan ama kendisininde bilinmesini isteyen dramatik bir senaryonun baş aktörü olabilirdi... Pinokyo olmasa sizce burnu uzarmıydı ? İyi düşünelim lütfen. Peki yalan söyleyebilirmiydi ? Söyleyemezdi o halde demek ki Pinokyo vardır, çünkü burnu vardır, çünkü yalan söyleyebilmektedir :wink: *

önemli olan Pinokyo değil aslında senaryodur-ki schopenhauer zaten yazıyor-.

Not: Diğer paragraflara sonra değinmek istiyorum sırasıyla gidelim...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 10-03-2008, 23:56
EZ_TuDu EZ_TuDu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 20 Jun 2006
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 105
Standart Re: Nedenler, Olasılıklar ve Olanlar

Bu kadar çok saçma düşünceyi şimdiye kadar bir araya getirene ilk defa rastlıyorum.. Hani masaldan hikaye, hikayeden masal çıkarmaya ne kadar meraklıymış arkadaşımız.. Meğerse tanrıyı ne kadar tanıyormuşya, adeta tanrının nereye mı.....ğınıda nerdeyse söyleyecek... helal olsun.... pes doğrusu.. ama haklısın suçun büyüğü sende değil, seni bu şekilde eğitenlerde... Daha çok şeyler söylerdim ama ahhh şu ahlak denilen sosyal olguyu dinden bir ayırabilsek... işte o zaman her şey yerli yerine öyle bir oturacakki sen bile şaşıracaksın...

Saygılar....

YARATICIYA KİMİN ÜFÜRDÜĞÜNÜ VE ONUN KİMİN HEYKELİ OLDUĞUNU ÇÖZEMEDEN, ORTADA DOLANIP DURMAYA BAŞLAMIŞ.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 11-03-2008, 00:02
akropol akropol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Mar 2008
Mesajlar: 32
Standart Re: Nedenler, Olasılıklar ve Olanlar

1-Kainatta sayısız galaksi, gezegen, yıldız, kısaca gök unsuru var. Bütün bunlar nasıl oluyor da hassas dengeler korunarak ve bu milyarlarca gök unsuru hareketli oldukları halde biribirine çarpmadan (mesela dünya güneşe yaklaşıp kendini yakmadan, ya da uzaklaşıp kendini dondurmadan) durabilmektedir? Bu hassas dengenin nasıl korunduğunu bilimsel “klostrpopospus” lara girmeden sadece anlayacağımız basitlikte açıklar mısınız?

Sevgili schopenhauer, karadelikler gezegen veya yıldızların çok büyük hızlarda çarpışmalarından meydana gelir.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 11-03-2008, 00:05
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Nedenler, Olasılıklar ve Olanlar

schopenhauer

* size hayret ediyorum. Kendinize göre dogmalar üretiyorsunuz ve bunların da arkasına sıgınıyorsunuz.

güneşin nasıl oluyor da milyarlarca yıldır yakıtını kaybetmeden, ek bir yakıt desteği almadan yanabildiğini (bilimce reaksiyon gösterdiğini) açıklayamazlar

* *Güneşin yakıtı Hidrojenin yanmasıdır. Hesaplandıgı kadarıyla da beş milyar sene Hidrojenin tamamen tüketecek, Helyum yanması başlayacaktır. Daha sonra Carbon ve daha agır elementlere dogru bu ilerleyecektir. Güneşin yakıtını tüketmemesi diye bir şey yoktur, tüketmektedir ve beş milyar sene sonra bildigimiz güneş olmayacak ve en yakın iki gezegen de ortadan yok olacaklardır. Bu bilginiz ve idianız yanlış ve bunda ısrar ediyorsunuz.

1-Kainatta sayısız galaksi, gezegen, yıldız, kısaca gök unsuru var. Bütün bunlar nasıl oluyor da hassas dengeler korunarak ve bu milyarlarca gök unsuru hareketli oldukları halde biribirine çarpmadan (mesela dünya güneşe yaklaşıp kendini yakmadan, ya da uzaklaşıp kendini dondurmadan) durabilmektedir? Bu hassas dengenin nasıl korunduğunu bilimsel “klostrpopospus” lara girmeden sadece anlayacağımız basitlikte açıklar mısınız?

* * Kainatta hassas dengeler diye bir şey yok. Göreli dengeler var. Madde enerjiye dönüştükçe bu dengeler de degişir. Maddenin kütle çekim kuvveti azalır ya da artar. Örnegin 2 milyar sene sonra Andromedea Galaksisi bizim galaksimizle çarpışacak ve yeni dengeler kurulacak. Bu bilimseldir, hesaplanıyor ve burada sizin Tanrının hassas dengeleri teoriniz çürüyor. Tüm maddeyi yöneten dört adet kuvvet var ve evrenin denge ve dengesizligini bunlar saglıyor.

* *2-Suların yeryüzündeki kara parçalarına oranı dikkat çekicidir. Eğer karalar denizlerden daha çok yer kaplasaydı, gece ile gündüz arası sıcaklık farkları artacaktı ve yeryüzündeki yaşam alanlarının önemli bir bölümü çöle dönüşecekti. Yeryüzünün %70'inden fazlasının sulardan oluşması da bilinçli bir düzenlemenin ürünüdür

* * Zaten böyle olmuştur dostum. Dünyamızın yaşı 4,5 milyar sene. 200 milyon sene evvel ise tüm karalar tek bir kıta halindeydi. Bunda 156-160 bin sene evvel Afrika çölleşmeye başlamıştı ve insanlar dünyaya yayılmaya başladılar. Gene zaman zaman muhtelif devirlerde degişik iklim degişiklikleri ve çölleşmeler yaşandı, fakat her zaman insanlar sıgınacak bir yerler buldular ve oraarda geliştiler. Örnegin Alaska da bir ara yeşillik ti. Bu gelişmeleri incelerseniz geçmişte hiç bir biçimde dünya ikliminin bugünkü gibi olmadıgını ve bugün çöl olan yerlerde vahaların oldugunu görebilirsiniz. 4,5 milyar senelik dünyanın evriminde hiç bir biçimde bir ilahi kudretin eli
yoktur, tam aksine maddenin hareketi ve gelişimi, etkileşimi vardır. Bering bogazı dondugu için atalarımız yürüyerek Amerikaya geçebildiler. O zaman, buzul çaglarında dünyada sudan çok buz vardı, fakat gene de insanlar yaşamını sürdürebilecek yerler buldular. Buzul çagının ve soguk iklimin insanları olan Neandertaller ise bu gelişime ayak uyduramadılar ve yok oldular.

21. yüzyılın başlarında olduğumuz şu dönemde, evrenin bir başlangıcı olduğu, yok iken bir anda büyük bir patlamayla var olduğu modern fizik tarafından pek çok deney, gözlem ve hesapla ispatlanmış durumdadır

* Böyle bir ispat yok ortada. Bu kuramın pek çok aksayan yeri var. Örnegin karanlık madde, sadece bir varsayım, fakat henüz bilinemiyor. Bu kuramın yaygın kabul olur olmasının nedeni, kozmik arka plan fon ışınımının ölçülebilmiş olması ve evrenin genişlediginin bulunmuş olmasıdır. Ancak henüz pek çok aksayan yeri vardır. Büyük patlama kuramında dört kuvvetin de tek kuvvet olması gerekir, ama henüz bunun nasıl olabilecegi saptanamadı.

* * Ayrıca hem big bangden bahsedip hem de Kurandan örnek vermeniz büyük bir talihsizliktir. Büyük patlama kuramıyla 10-43 saniyeden sonrası bilinir ve izah edilir. O zaman da ne sizin Kuranınıza gerek kalır ne de Muhammedinize. Yani kuram sizin dininizin reddidir. 10-43 saniyeden sonra tanrıya gerek kalmaz. Ya Kuranı kabul edeceksiniz ya da big bangi. Ayrıca zaman big bang ile başlamıştır, big bangden öncesi yoktur, yani burada tanrıya gerek de yoktur.
Zaman olmadıgı için önce sorusunun da anlamı yoktur.

4- Big Bang'den önce madde diye bir şey yoktur. Maddenin, enerjinin, hatta zamanın dahi bulunmadığı, tamamen metafizik olarak tanımlanabilecek bir yokluk ortamında, madde, enerji ve zaman bir anda yaratılmıştır. Modern fiziğin ortaya koyduğu bu büyük gerçek, Kuran'da bize 1400 yıl önceden haber verilmektedir.

* * *Ben sizi biraz farklı biri zannetmiştim ama zannedersem yanılmışım. Siz de diger müslümanlar gibi olayları çarpıtıyorsunuz, ya da hiç bir şey bilmiyor ve uyduruyorsunuz. Bir kere ispat diye bir şey yok. Bu sadece bir kuram ve hala yetersiz bir kuram. İkincisi hiç bir şey yoktu degil, olaganüstü yogunlukta bir enerji var. Patlamadan kasıt bu. Bu enerjinin boşalımı ve maddeye dönüşümüdür büyük patlama. Bu da tam 370 bin sene sonra olur. Madde bu zamanda oluşur ve yaratım olayı da yoktur, E=m*c2. Hepsi bu, işte tanrı budur. *:cry:

* * * Ya bilmiyorsunuz, ya da çarpıtıyorsunuz. Umarım bilmiyorsunuzdur. Big bang bir enerji patlamasıdır. Bu gün bazı teorilere göre kara deliklerin de patlayabilecegi ve bu sonuca yol açacagı söylenmektedir. Ve bu da şu sıralar beklenmektedir.

* * *İletinizin tamamını okusaydım, cevaplandırmaya gerek görmezdim ama şu yazdıklarınızdan *sonra hakikaten inancın gözünüzü kör ettigini düşünüyorum. Bir de tüm bunları nasıl Kurana baglıyorsunuz ona hayret ediyorum. Yahu hep bu bazı şeyler bulundugu zaman mı Kuranda yazıldıgı ortaya çıkıyor. Avesta Kurandan eski bir kitap, orada da Ahura Mazda yeri gögü var edendir yazıyor. Şimdi biz Avestaya da mı Kutsal kitap gözü ile bakacagız. Gerçekten hem bilimden bahsedip hem de buna Kurandan kanıt aramak çok komik oluyor.

* * * Bakın Kuranda Mucize aramak, bizatihi Kuranla çelişmektir. Kuran bizaat Kuranın mucize oldugunu ve başka da bir mucizeye gerek kalmadıgını belirtir. Muhammed dinini yayma süresince pek çok mucize talepleri ile karşılaşmıştır ve bu mucize taleplerine verilen cevap kadercilik olmuştur. Siz şimdi o zaman Muhammedin bulamadıgı mucizeleri mi buluyorsunuz. Gerçekten inandıgınız bir kitabı nasıl bu kadar alay konusu yapabiliyorsunuz anlamakta zorlanıyorum.

5- Nasıl oluyor da bebeğin dünyaya gelmesiyle, anne sütü de belirli bir süre uzmanların diğer tüm gıdaları yasaklayacağı bir surette meydana geliyor? İnsan fizyolojisi bunu nereden biliyor?

* * * Sadece insanlar degil yumurtlayan tüm canlıların yumurtaların içerisinde yavru dogana kadar *onları besleyecek besin mevcuttur. Besin dedigimiz şey vücut hücrelerinin ihtiyacı olan elementlerin alınmasıdır. Mekanizma bunu karşı beslek olarak karşılar. Dogurgan birey ise dogum tamamlanana ve birey ayaklanana kadar yavrusunu besler. Yani siz Allahın 3,5 milyar anneye tek tek süt sagladıgını mı zannediyorsunuz. Hakkaten bunu mu düşünüyorsunuz. O zaman sütü az gelen annelere kastı ne. Ya da hemen sütten kesilenlere.

- Nasıl oluyor da insanların parmak izlerinin, gelmiş ve gelecek hiç kimsenin hiç kimseye benzemediğini ve bu sayede polislerin parmak izini kullanarak suçluyu yakalayabildiklerini nealakasıvarosus’lara girmeden açıklar mısınız?

* * İnsan genomu diye bir şey duyduysanız böyle bir soruya gerek duymazdınız. Hiç bir insan digerinin aynu degildir. Bunun en bariz yerlerinden biri de parmak uçları. Gen dizilimi, DNA diye bir şey var. İncelemenizi öneririm.

* * Bu kadar yeter. Siz bana nasıl yaratıldıgımızı, ne zaman ve nerede yaratıldıgımız ıaçıklarmısınız. Yani ol denince Göz oldu mu. Peki sizin deyiminizle o kadar mütekamil olan göz pat diye mi oldu. Pat diye mi görmeye başladı. Bir de izahı sizden alalım. Ama Allah bilir e kaçmadan.

* * saygılarımla

not : Kızgınık imajı yaratmışsam kusura bakmayın derim.

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 11-03-2008, 01:51
frodo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
frodo frodo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875

Onur Üyeliği 

Standart Re: Nedenler, Olasılıklar ve Olanlar

Benim ilave edeceğim şey ; sende mi scohopenhauerus *8O

İnsani olan her şey kabûlüm.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 11-03-2008, 02:07
mutluluk35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
mutluluk35 mutluluk35 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Feb 2008
Mesajlar: 208
Standart Re: Nedenler, Olasılıklar ve Olanlar

Saygıdeğer schopen,aslında verilen cevapların seni tatmin etmediğinin farkındayım.Verilen cevaplar senin sınırlı şekilde bahsettiğin,halbuki irdeledikçe bitirilemeyecek derecedeki kompleks ve kusursuz dengelerin neden ve bu şekilde oluştuğunu açıklamıyor.Sadece var olan bu düzenin sebep ve sonuç ilişkileri çerçevesinde tahlilini yapıyor.Sen ise sebeplerin sebepçisini bumaya çalışıyorsun.(En azından böyle düşündüğünü tahmin ediyorum).Ve sence herşeyin kendisinden kaynaklandığı bu çıkış noktası tanrı...Zaten buraya kadarki aşama birbirine zıt iki felsefenin problematiği.Benim sana sorum şu.Bahsettiğin akıllı dizaynı gerçekleştiren tanrıyı muhammed ile nasıl doğrudan ilişkilendirebiliyorsun?Eğer vereceğin cevap ''kuran bu soruların cevabını veriyor''şeklindeyse bu benim için hiç tatmin edici olmaz.İstersen yazmış olduğun örneklere bir bakalım(zaten toplam iki ayet yazmışsın).Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz (onu) genişleticiyiz. (Zariyat Suresi, 47).Aslında bu ayet big bang teorisi ortaya atılana kadar(ya da islamcılar teoriyi sahiplenene kadar)farklı şekilde tercüme ediliyordu.'Biz göğü inşa ettik ve bizim kudretimiz geniştir'vb. şeklinde.En azından yaşar nurinin çevirisi böyleydi yanlış hatırlamıyorsam.Benim elimde şaban piriş'in çevirisi var,baktım az önce.Galiba teoriyi duymadan önce çevirmiş olacak.'Göğü ellerimizle bina ettik çünkü biz çok güçlüyüz' demiş mesela.Aslında kuran mucizeyi açıklamıyor,tespit edilen bilimsel bilgi kurandaki en alakalı olabilecek ayetlere atfediliyor.Bunun yapılabilmesinin sebebi ise arapçanın esnek dil yapısından kaynaklanıyor.Senin tercümesini aldığın kişi sanırım ali bulaç...Ama o çeviriler genelde adnan oktarın eserlerine referans olacak şekilde oluşturuluyor.Başka bir yazımda bu meseleden bahsettiğim için uzatmayacağım ama yukarıda belirttiğin kainattan bazı mucize örnekleri bi tanrının varlığına delil olarak sunulabilir ama bu tanrı islamın tanrısı olmak zorunda değil.Verdiğin örneklerle isanın tanrı olduğu da ispatlanmaya çalışılamaz mı bu mantıkla.herkese mutluluklar
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 11-03-2008, 16:57
Averroes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Averroes Averroes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
Standart Materyalist İtiraf!!!

Değerli yorumcu arkadaşlar bakın sizin için ünlü materyalistlerden neler derledim. Lütfen yavaş yavaş, kızmadan ve sindirerek okuyun.


“İtiraflarda bulunmanın insan ruhuna iyi geldiğini söylerler. Ben de bir itirafta bulunacağım: Big Bang modeli, bir ateist açısından oldukça sıkıntı vericidir. Çünkü bilim, dini kaynaklar tarafından savunulan bir iddiayı ispat etmiştir: Evrenin bir başlangıcı olduğu iddiasını. Sadece evrenin bir sonunun ve başlangıcının olmadığını kabul ettiğimiz sürece, evrenin şu anki varlığının mutlak bir açıklama olduğunu savunabiliriz. Ben hala bu açıklamaya inanıyorum, ama bunu Big Bang karşısında savunmanın pek kolay ve rahat bir durum olmadığını itiraf etmeliyim.” (Henry Margenau, Roy Abraham Vargesse, Cosmos, Bios, Theos, La Salle II: Open Court Publishing, 1992, s.241)

" Sitokrom-C'nin belli bir aminoasit dizilimini sağlamak, bir maymunun daktiloda hiç yanlış yapmadan insanlık tarihini yazma olasılığı kadar azdır (maymunun rastgele tuşlara bastığını kabul ederek). " (Prof. Ali Demirsoy, Kalıtım ve Evrim, Ankara: Meteksan Yayınları, 1984, s. 61.)

"Özünde bir Sitokrom-C'nin dizilimini oluşturmak için olasılık sıfır denecek kadar azdır.

”Yani canlılık eğer belirli bir dizilimi gerektiriyorsa, bu tüm evrende bir defa oluşacak kadar az olasılığa sahiptir denebilir. Ya da oluşumunda bizim tanımlayamayacağımız doğaüstü güçler görev yapmıştır.” (Prof. Ali Demirsoy, Kalıtım ve Evrim, s. 61.)


Lewontin, "önce materyalist, sonra bilim adamı" olduğunu şöyle itiraf etmektedir: "Bizim materyalizme bir inancımız var, 'a priori' (önceden kabul edilmiş, doğru varsayılmış) bir inanç bu. Bizi dünyaya materyalist bir açıklama getirmeye zorlayan şey, bilimin yöntemleri ve kuralları değil. Aksine, materyalizme olan a priori bağlılığımız nedeniyle, dünyaya materyalist bir açıklama getiren araştırma yöntemlerini ve kavramları kurguluyoruz. Materyalizm mutlak doğru olduğuna göre de, İlahi bir açıklamanın sahneye girmesine izin veremeyiz." (Richard Lewontin, “The Demon-Haunted Word”, The New York Rewiev Books, 9 Ocak 1997, s.28)

“Bu önyargılı tutum, evrimcileri "bilinçsiz maddenin kendi kendini düzenlediğine inanmak" gibi bilime ve akla aykırı bir inanışa götürür. Materyalistlerin ve evrimcilerin bağlılıkla savunduğu "maddenin öz-örgütlemesi" kavramı da, bunun açık bir ifadesidir. Robert Shapiro'nun kabul ettiği gibi, "maddenin kendini örgütlemesi... hiçbir zaman detaylı bir biçimde tarif edilmemiş ya da varlığı gösterilememiştir. Böyle bir prensibin varlığına, diyalektik materyalizme bağlılık uğruna inanılır." (R.S. Origins: Asceptics Guide to the Creation of life on Earth, New York 1986, s.175)

“… Aklı sadece beyin fonksiyonu olarak yıllarca açıklamaya çalıştıktan sonra, bir kişinin, varlığımızın iki önemli unsurdan meydana geldiğini savunan hipotezi benimsemesinin daha mantıklı olduğu sonucuna vardım... Aklı, beynin içindeki sinirsel işlemler bazında açıklamanın oldukça imkansız olacağı kesin gözüktüğü... için, varlığımızın iki önemli unsur (madde ve ruh) açısından açıklanması gerektiği savını seçmek zorunda kalıyorum. (Wilder Penfield, Aklın Esrarı: İnsan Beyni ve Bilinç Üzerine Kritik Bir İnceleme/ The Mystery of the Mind: A Critical Study of Consciousness and the Human Brain, Princeton, New Jersey, Princeton University Press, 1975, s. 123)

“Belirli bir kimseye onun insan kimliğini veren nedir? Bir dereceye kadar vücudunu meydana getiren atomlar mıdır? İnsan kimliği atomları meydana getiren elektron, proton ve diğer partiküllerin özgün seçimine mi bağlıdır? Bunun böyle olmadığını gösteren en azından iki neden vardır. Birincisi, yaşayan herkesin bedenini meydana getiren materyalde aralıksız bir değişim vardır. Bu, her ne kadar doğumdan sonra yeni beyin hücreleri meydana gelmese de, bir kimsenin özellikle beyin hücreleri için de geçerlidir. Doğumdan beri her bir hücrenin ve vücudumuzu meydana getiren maddenin hemen tamamı defalarca değiştirilmiştir. İkinci neden kuantum fiziğinden gelir... Eğer bir kimsenin beynindeki bir elektron bir tuğladaki diğer bir elektronla değiştirilse idi, sistemin durumu bir önceki ile tamamen aynı olurdu, adeta ayırt edilemezdi. Aynı şey protonlar ve diğer bütün parçacıklar için de geçerlidir. Eğer bir kimsenin bedenindeki tüm madde bu evin tuğlalarındaki uygun parçacıklar ile değiştirilse idi, tam anlamı ile hiçbir şey fark etmezdi." (Roger Penrose, The Emperor's New Mind, Penguin Books, 1989, s. 24-25)

“Dünyada hayat başlangıcı tek hücrenin meydana gelmesiyle olmuştur. Bu tek hücre derhal harekete geçerek, hayati itilişin altında, adeta isyankar bir davranışla, ikiye bölünür ve bu vetire namütenahi bir parçalanma teselsülü ile devam eder. Ancak, bu ayrılmış hücreler serserice seyretmenin gayesiz olduğunu idrak eder, sanki bu serseri seyrinden korkuyor ve hayatı koruma insiyakının kuvveti ve itilişi altında, bu birbirlerinden ayrılmış hücreler aralarında planlı teşriki mesai yaparak, birleşerek, hayatı idame ettirebilecek uzuvların yapısı için fedakârlıkla, tam demokratik bir şekilde, ahenkle çalışır. (Albert Arditti, Hürriyet-Disiplin-Dinamizm-Statizm, Mimar Sinan, 1974, Sayı 15, s. 23)

“Evrenin gerçekten de bir başlangıcı vardır.” (Hoimar Von Ditfurth, Dinozorların Sessiz Gecesi 1, Alan Yayıncılık, Kasım 1996, İstanbul, Çev: Veysel Atayman, s.56)

“Sabit durum teorisini savunanlarla onu test eden ve bence onu çürütmeyi uman gözlemciler arasında, bir dönem çok sert çekişme vardı. Bu dönem içinde ben de bir rol üstlenmiştim. Çünkü gerçekliğine inandığım için değil, gerçek olmasını istediğim için 'sabit durum' teorisini savunuyordum. Teorinin geçersizliğini savunan kanıtlar ortaya çıkmaya başladıkça Fred Hoyle bu kanıtları karşılamada lider rol üstlenmişti. Ben de yanında yer almış, bu düşmanca kanıtlara nasıl cevap verilebileceği konusunda fikir yürütüyordum. Ama kanıtlar biriktikçe artık oyunun bittiği ve sabit durum teorisinin bir kenara bırakılması gerçeği ortaya çıkıyordu.” (Stephan Hawking, Evreni Kucaklayan Karınca, Alkım Kitapçılık ve Yayıncılık, 1993, s.62-63)

“Neden evren zamanın bir ucunda, geçmiş diye adlandırdığımız bir ucunda yüksek bir düzen durumu içinde olmalıdır? Neden bütün zamanlar boyunca tamamen bir düzensizlik içinde değildir? Düzensizlik içinde olması çok daha mümkün görülebilir. Ve neden düzensizliğin arttığı zamanın yönü neden evrenin genişleme yönü ile aynıdır? Bir muhtemel görüş Yaratıcının evrenin genişleme evresi için başlangıcında yumuşak ve düzenli bir durum seçmiş olmasıdır. Neden böyle olduğunu anlamaya çalışmamalıyız veya nedenlerini sormamalıyız, çünkü evren Yaratıcının yaratması ile başlamıştır. Aslında evrenin bütün tarihinin Yaratıcı tarafından yaratıldığı söylenebilir. Görülmektedir ki, evren çok düzenli, belirlenmiş kanunlara göre gelişmektedir. (Stephen W. Hawking, "The Direction of Time", New Scientist, vol. 115, 9 Temmuz 1987, s.47)

“Şu ana kadar bilinen hiçbir mekanizma evrenin tesadüfi bir olayla başlamasına ve şu anki yüksek düzeyine gelmesine izin vermez.” (Don Page, "Inflation does not explain time assymetry", Nature, cilt 304 (3 Temmuz 1983), s.40)

“Ama bugün sonsuz zamanın ve sonsuz mekanın hala Allah'a ait olduğunu, evrenin sonlu ve zamanlı olduğunu, Bruno'ya ters de olsa artık biliyoruz.” (Prof. Dr. Ali Demirsoy, Kalıtım ve Evrim, Meteksan Yayıncılık, Ankara, 1995, Yedinci Baskı, s.21)

“Bu noktadan önce ve onun başlangıcında neyin bulunduğunu bilmemiz olanaksız. Bu alan bilime kapalı. Niçin bir başlangıç olmuş olduğu sorusu da, yanıtı verilemez bir soru. Ayrıca bu başlangıç maddesinin ilk yapısının nereden kaynaklandığı, nasıl bir özellik gösterdiği, hidrojen dediğimiz bu ilk maddenin neyin ürünü olduğu türünden sorular da, bu sırlar alanının içinde kalmaktadır.” (Hoimar Von Ditfurth, Dinozorların Sessiz Gecesi 3, Alan Yayıncılık, Kasım 1996, İstanbul, Çev: Veysel Atayman, s.7)

“Yaratılış kavramı oldukça akla uygundur. Buna inanmakta hiçbir zorluk görmemekteyim. Daha önceki dönemde, bu evren var değildi ve bu görünümüne önceden var olan bir varlığın iradesi sonucunda ulaştı.” (Leonard Huxley, Life and Letters of Thomas Henry Huxley, MacMillan, 1938, Vol.1 s.241)

“Big Bang teorisi evrenin tek ve büyük bir patlama ile başladığını kabul eder. Ama bildiğimiz gibi patlamalar maddeyi dağıtır ve düzensizleştirirler. Oysa Big Bang çok gizemli bir biçimde bunun tam aksi bir etki meydana getirmiştir: Maddeyi birbiriyle birleşecek ve galaksileri oluşturacak hale getirmiştir.” (Fred Hoyle, The Intelligent Universe, London, 1984, s. 184-185

“Herhangi bir canlı organizma, inanılmaz derecede büyük bir "akıl" içerir. Bu, insanların en büyük mimari eserleri olan katedralleri inşa etmek için kullandıklarından çok daha büyük bir akıldır. Bugün bu akla "bilgi" (enformasyon) diyoruz, ama anlam hala aynıdır. Bu bilgi bir bilgisayarda programlanmamıştır, ama bilgisayardakinden çok daha dar bir yere, DNA'daki kromozomlara ya da her hücredeki farklı organellere sıkıştırılmıştır. Bu "akıl", hayatın "olmazsa olmaz" şartıdır. Peki ama bunun kaynağı nedir?... Bu hem biyologları hem de filozofları ilgilendiren bir sorudur ve bilim bunu asla çözemeyecek gibi durmaktadır.” (Pierre P. Grassé. The Evolution of Living Organisms, 1977. s. 168)

Şimdilik bu kadar, ama ikna olmamışsanız, siziniçin biraz daha bulabilirim.

Selamlar
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 11-03-2008, 18:16
kontdragon kontdragon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Aug 2006
Mesajlar: 6
Standart Re: Nedenler, Olasılıklar ve Olanlar

Yahu tabii ya. Bak şimdi aklım başıma geldi. Bundan önce hiç düşünmemiştim. Bütün ünlü metaryalistler sonradan gerçeği görmüşler ve inanmaya başlamışlar. Zaten zayıf bir yapıları varmış. Allah senden razı olsun Şopen.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:06 .