|
Bu yıllara kadar yada soguk savaş dönemine kadar Abd de sınıf mücadelesi son derece yaygın. Pek çok uluslararası kutlama ve günün menşei Abd ve oradaki sınıf mücadelesi ile ilgili.
Bu kadar sınıf bilincinden yoksun olmalatını işçi aristokrasisi ile açıklamak mümkün. Abd tüm dünyadan gaspettiklerini kendi ülkesi çalışanlarına sus payı olarak veriyor ve bu da onları susturuyor. Oraki insanların kaybedecek çok şeyleri var ve hallerinden memnunlar gibi görünüyor.
|
Bu durum Marks-Engels döneminde İngiltere için de aynıydı.
Marks ve Engels, devrimin en ileri kapitalist ülkelerden birinde kriz sonunda başlayacağını ve bütün kapitalist ülkelere yayılacağına inanıyorlardı. Ancak, 1850'lerden sonra İngiliz işçilerinde oluşan aristokrasi ve işçi hareketlerindeki gerilemeden dolayı İngiltere'den ümidi kestiler. Paris Komünü ile Fransa umudu da ortadan kalkınca devrimin Almanya'da gerçekleşmesini beklediler.
Yanılmışlardı ve devrim hiç ummadıkları, kapitalizmin ileri olmadığı *Rusya'da gerçekleşti.
2. yanılgı da diğer kapitalist ülkelere bir sıçrama yapmadı, yayılmadı.
Ve Marks'tan beri İngiltere, Fransa, Almanya ve ABD aynıdır, üstelik de 2 dünya savaşına rağmen.
Sonuçta şunu açıklamaya çalışıyorum;
Marks'ın kapitalizm tahlilleri, sosyalizm teorisi doğru olabilir.
Ama bu tahlil ve teorilere ilaveten tüm öngörülerinin doğru olacağı anlamına gelmez, gelmemeli.
Lenin'in, Stalin'in de öyle.
Darwin'in evrim teorisinin doğru olmasının, zürafaların boyunlarının yüksek dallara uzanmasından dolayı uzun olduğu savının da doğru olacağı anlamı taşımadığı gibi.
Ya da bu başlığın konusu olan "Tüfek, mikrop ve çelik" in yazarı Jared Diamond'un toplumların gelişimi ile ilgili tüm savlarının doğru olamayacağı gibi.
Bu tür savlar insanları kalıpçı anlayışa sürükler. Bu kalıpçılıktan dolayı gerçekleşmeyen ve yanlışlanan savlar, insanları asıl teorinin doğruluğunda şüpheye, güvensizliğe götürür.