Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 18-05-2008, 08:27
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Demokrasi İçin Aydınlar Birligi Bildirgesi

DEMOKRASİ İÇİN AYDINLAR BİRLİĞİ


BİLDİRGESİ

"Annelerin ninnilerinden spikerin okuduğu habere kadar,
yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı,
anlamak sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,
anlamak gideni ve gelmekte olanı."

Nâzım Hikmet



Egemen sınıflar yararına politika yapanlar, çözümsüzlükleri, değişik görünümlere sokarak çözümmüş gibi sunmaktadır. Türkiye’nin can yakıcı temel sorunları işte bu aldatmaca sarmalında büyümektedir.

Aydınların, sadece tedirgin edici, küçültücü gelişmelere karşı durabilmek için değil, ülkemizde ve dünyadaki özlemlerine erişmenin yollarını, yöntemlerini yaratabilmek için de açık bir diyalog ortamına, geniş bir örgütlenmeye gereksinimi vardır.
Bugün farklı kültürlerden, köklerden gelen aydınların, bilim insanlarının oluşturacağı böyle bir birlik, aynı zamanda ABD, AB ve diğer emperyalist odakların vahşetine ve her türden sömürüsüne karşı, başta Ortadoğu olmak üzere, sömürülen ve özgürlük mücadelesi veren tüm ülkelerin halklarıyla ve aydınlarıyla dayanışmayı da amaçlamalıdır.

Yekinip kalkmanın zamanıdır…
Çünkü gereksiz bölünmelere, yapay karşıtlıklara, mutsuzluk ve karamsarlık yaratmayı amaçlayan pek çok saldırganlığa karşın, işçi ve emekçi hareketinin canını dişine takarak haklarını korumak için, güçlerini birleştirip ilerlemeye çalıştığı bir dönemden geçiyoruz.

Zamanıdır başkaldırmanın, ışık olmanın…
Çünkü özelleştirmelere, işsizliğe, mezarda emekliliği de içeren sosyal sigorta yasasına, kanlı çatışma ortamına karşı kitlesel eylemler yapılıyor; işçiler, yoksul köylüler, emekçiler ve gençlik 2008’i ülkenin baharına dönüştürmeye çabalıyor.

Zamanıdır…
Ülkesinde, coğrafyasında “güçsüz”, “zavallı” sayılanlar, bunun kader olmadığını ayrımsadığında, yenilenir umudumuz, büyür gücümüz ve ufkumuz…
Böyle bir zamanda kimse yansız, tavırsız kalamaz.
Ne demişti Ahmed Arif:
“Asıl iş anlamak durdurulmaz çığı
Sonsuz akımı”

Zamanıdır…
Başlanmış, yararı kanıtlanmış etkinliklerimiz, daha insanca bir gelecek için yenilenmeli, büyütülmeli ve yeni etkinliklere dönüştürülmeli.

Emek, barış ve demokrasi güçlerinin bir parçası olan aydınlar, bugüne dek pek çok kampanya ve eylem örgütlemiştir:
Emperyalist kültüre karşı etkinlikler; demokratik Türkiye hedefine ulaşmak için düzenlenen konferanslar; anadilde eğitim hakkına ilişkin çalışmalar; barışın savunulması ve NATO karşıtı eylemler; o ölümcül 301. maddeye karşı verilen savaşım; işgale, emperyalist hunharlığa karşı düzenlenen gösteriler…

Birliği büyütmenin zamanıdır…
Geçmiş eylemlerimizin ele aldığı ya da işaret ettiği sorunlar çözülmemiş olarak orta yerde durmaktadır. Ve bekleyemeyiz ki bizden başkası gelip çözsün!..

Zamanıdır…
Bütünlüklü bir eylem planı yapmalı, emek ve özgürlük savaşımını ilerletecek açık bir yol haritası saptamalıyız.
Yoksa devasa sorunlara anlık, parçalı ve geçici tavırlarla karşı çıkmanın, her gelişme karşısında etkisi gittikçe zayıflayan bildiriler yazmanın ötesine geçmek olanaklı görünmüyor.
Tarihten gelen pek çok sorun, günümüz sıkıntılarıyla birleşerek ağırlaşmakta ve yaşamımızı bir karabasana çevirmektedir.
Hükümet edenler emperyalist odaklara ve ülke içindeki gerici cephenin desteğine dayanmaktadır. Parlamentoda “muhalefet olduğunu” söyleyen düzen partileriyse 12 Eylül hukukuna sarılmış, şoven bir şehit severlikle mevcut baskı sistemine sığınmış durumdadır…
Oysa her iki taraf da aynı emperyalistçe düzenin değişik renge boyanmış görünümleridir. Emperyalizm ve kapitalizm karşıtı açıdan bakılınca görünen budur…

Neoliberal ekonomi, kangrenleşmeye itilmek istenen Kürt sorunu ve “laiklik” tartışmaları, bir yandan geleceğimizi belirsizleştirirken, öte yandan halk muhalefeti üzerinde bölücü etkiler yaratmaktadır.
Basın ve yayıncılık alanındaki tekelleşme haber alma hakkını gasp etmektedir. Banka ve öteki tekellerin sanat alanını dizginsizce kâr nesnesine dönüştüren tutumları ve “inceltilmiş” baskılar yazını ve sanatı piyasa koşulları altında güdükleştirmektedir.
Kısacası, temel sorunlarımız büyüyerek toplumu korkunç bir batağın dibine çekmektedir.

Zamanıdır…
Emek ve barış muhalefetinin birleşik, eşzamanlı bir kalkışma başlatması, sorunların temelden çözümünde başarılı olabilmesi için, bize düşen her zamankinden çok çalışmak, etki gücü yüksek araçlar, yöntemler geliştirmektir.

Biz aydınlar cesaretle düşünerek, açık konuşmalıyız: Kâğıt üzerinde ne yazılmış olursa olsun…
Ülkemiz “demokrasiyle yönetilen bir devlet” değildir;
“Türkiye Cumhuriyeti bağımsız” değildir;
“Türkiye laik bir sosyal devlet” değildir.

Olmazsa olmazlarımız var:
Türkiye demokratikleşmelidir…
Bu ancak, “gerçek” demokrasi isteyenlerin, 12 Eylül faşist Anayasasını kaldırmak; parasız eğitim, parasız sağlık öncelikli olmak üzere, halkın geleceğini gözeten bir Anayasa’ya erişmek için birleşmesiyle olanaklıdır.
Demokratikleşme, işçi sınıfının budanan hakları yeniden kazanılır, emek yeni özgürlükler yaratmak için iş ve örgütlenme özgürlüğüne erişirse gerçekleşir…
Kürt sorununda inkârdan ve şiddetten vazgeçilmesi dayatılırsa; on binlerce insanın ölümüne, maddi ve manevi yıkımlara, artan düşmanlıklara yol açan yaklaşımın, yerini çözüme bırakması sağlandıkça demokratik bir toplum için adım atılmış olur…






“…

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 18-05-2008, 08:28
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

Kalkmanın zamanıdır.
Sırtı yerdeyken yürüyemez hiç kimse.
Ve bekleme ki biri gelip kaldıracak seni.
Zamanıdır.”
Yannis Ritsos

Ülke, dünyanın bütün ülkeleriyle evrensel ölçekte eşit, adil ilişkiler kuracak düzeye gelmeli… Budur bağımsız olmanın ana ölçüsü.

Bağımsızlık, her alandaki emperyalist saldırganlığa, savaştan başka amacı olmayan üslere, devletler üstü tekellerin yağmasına karşı iktidar ufku olan bir muhalefet olursa elde edilir…

Bilimsel laikliğin geliştiği örnek bir toplum olmalıyız…

Herhangi bir inanç grubunun, inançsızları ve diğer inanç gruplarını baskı altına almasına fırsat tanınmamalıdır. Devletin din karşısındaki işlevlerinin başında bu gelmelidir.
Düşünce özgürlüğünün, aynı zamanda inanç özgürlüğü olduğunu kabul ettirdikçe varabiliriz bu noktaya.

Özgür bir dünya için özgür bir ülke yaratmalıyız…
“Yanındaki tutsaksa sen özgür olamazsın…” Bu düşünüyle her ulustan insanın, emekçilerin kendi dili ve kültürüyle ayrımsızca eşit, adil, özenli bir ortamda yaşaması için verilen savaşımı yükseltmeliyiz.
Kadınlar başta olmak üzere, toplumun kimi kesimlerine uygulanan çifte sömürüyü, her türden ayrımcılığı, baskı politikalarını ortadan kaldırmayı etkin bir biçimde savunabilirsek erişiriz özgürlüğe…

Ülkemizin doğası acımasızca kirletilip yok edilmekte, tarihi yağmalanmakta, “Kentsel Dönüşüm” adı altında kentlerimizdeki farklı kültürler silinmektedir.
Kentlerimiz, değeri sadece paranın gücüyle ölçülen “markalara” dönüştürülmektedir. ..
Doğayı, çevreyi, tarihsel mirası korunmayı ve demokratik kentleşmeyi ülkenin “olmazsa olmazları” arasına sokmalıyız.
İşte bütün bu ana konular başta olmak üzere, yaşamın her alanında süren özgürlük savaşımına daha etkin katılmak için toplanmalıyız.
BİRLİĞİMİZLE sanat, bilim ve politika arasındaki yapay kopuşlara karşı sorumluluk bilincini yenilemeli ve yükseltmeliyiz.

Zamanıdır…









ÇAĞRICILAR



Adnan Özyalçıner-Yazar


Ahmet Say-Yazar


Arif Nacaroğlu-Prof. Dr. Gaziantep Üniversitesi


Ata Soyer-Yar.Doç .Dr. Halk Sağlığı Uzmanı


Aydın Çubukçu-Yazar


Bülent Habora-Yazar


Cavit Nacitarhan-Yayı ncı


Cem Somel-Prof. Dr. ODTÜ


Cem Terzi-Prof. Dr. Dokuz Eylül Üniversitesi


Cengiz Bektaş-Mimar, Şair


Gülsüm Cengiz-Şair


Güngör Gençay-Şair


İbrahim Çiftçioğlu-Ressam


Metin Boran-Tiyatro Yönetmeni


Murat Arslan-Prof. Dr. İst. Veteriner Hekimleri Odası Başk.


Mustafa Köz-Şair (TYS)


Nuray Sancar-Evrensel Kültür Dergisi


Onur Hamzaoğlu-Prof.Dr. Kocaeli Üniversitesi


Önder Çakar-Senarist


Özgür Müftüoğlu-Doç. Dr. Marmara Üniversitesi


Ragıp Zarakolu-Gazeteci


Sennur Sezer-Şair


Şebnem Korur Fincancı- Prof.Dr. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi


Taner Timur-Prof. Dr.


Tevfik Taş-Şair (TYS)


Tülin Tankut-Yazar


Üstün Akmen-Yazar


Yılmaz Onay-Yönetmen, Yazar


Zeki Gül-Dr. İzm. Tabip Odası Eski Başkanı

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 18-05-2008, 10:29
meaculpa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
meaculpa meaculpa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
Standart

Tamam iyi güzel çağrılar da, bu bildirgelerin işlevselliği ne kadardır acaba hemde medyanın güzide metodlarla bu bildirgelere yer vermeme yöntemleri pek sık kullanılıyor oluyorken. Ya da bu aydın diye adını geçirdiklerimiz barış elçiliği yaparken, gercekten de istiyorlarmı kalıcı bir barışı. iyi niyetli düşünmek istriyorum ama bir yerde bu soruları sormadan da edemiyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 18-05-2008, 10:39
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

bu aydınların barışı istedigine dair veriler var olan aydınların eylemlerinde gizli ve saklıdır. Onlar araştırılabilir. Aslında bu bir nevi imza kampanyası ve destek mesajı idi, ama ben herhalde gerisini beceremedim, niyetim de zaten bir imza kampanyası duyurmak degildi.

Şimdi toplumda münferit olarak birbrimizden habersiz olarak yer alıyoruz En büyük eksiklik ve güçsüzlügümüz de buradan kaynaklanyor, en azından bu tarz bildiriler bazı girişimciler nezdinde birbirimizden haberdar olmamızı saglıyor. Amip gibi bölünüyoruz, ama aydın insanın görevi her demokratik girişime sahip çıkmak olmalıdır.

Bildirilerin herhangi birişlevselligi olmaz, daha dogrusu işlevsellik sokakta belli olur. Bir bildiri sokaklara adamları, insanları toparlayabiliyorsa işlevi var demektir ve egemenleri de korkutur. Tayin edici olan alanlardir. Bu yüzden 1 Mayıs alanını herkese açık tutan devlet işçilere kapalı hale getirmek istiyor.

Bildiriler ise bir anlamda güçlerini onlara verilen tepkilerden alırlar. Destek alan bildireiler hem bir muhalefet örgütlülügünde yardımcı olurlar, hem de yazanlara daha da direnme ve mücadele gücü aşılarlar.

Toplumsal olaylarda işlevsellik ve etki sınıf mücadelesi pratiginde kendini belli eder. Pratik en büyük ögretmendir. İnsanlar ancak kendi deneyimleri ile ögrenirler.

saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 18-05-2008, 10:54
AKHENATON
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Demokrasi her yüze uyan bir maske olup.tek gerçek ordu'dur.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 18-05-2008, 10:57
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

bu ne anlama geliyor akhenaton, açıklayabilir misiniz. Bu laf her iki tarafa da çekilebilir.

saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 18-05-2008, 10:59
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

tamam, kusura bakmayın, imzanızı araştırınca ne demek istediginiz anladım.

saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 18-05-2008, 11:03
meaculpa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
meaculpa meaculpa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
Standart

dilaver´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bu bir nevi imza kampanyası ve destek mesajı idi,
Böyle bir zamanda kimse yansız, tavırsız kalamaz.


Elbette oldugumuz taraf demmokratik sistemlerin varlğının oluşturulmasından yanadır. Bu anlamda asmış olduğun bildirgeye senin sebebiyetin ile bizlerde destegiz.

Bu bildirgelerin işlevselliği olmaz mı diyorum; yada aydınlarımızın biraz daha cesur davranmaları mı gerek diyorum. Nitekim bundan önce yayınlanan bildirgelerde hem bir devlete bir teslimiyet ardından da gerceklerin sorgulanması gereken kısımlarında örtünmeler mevcuttu. Bir tarafdan yerer iken öte yandan da ne istediklerini, bu kaosun gercekliginin sebeblerini net biçimde ortaya koyamadılar. 301 in reddeilmesi konusunda çekimser ifadeler olduğu gibi aynı zaman da kürt sorunu adına da barış elçiliği yapılırken, savaş çığırtganlığı yapan sistem ve taraftarları elzem olan bilinçle yargılanmadı zihinlerinde yada yansıması olan yazılarında.

Bu yazı belki biraz daha cesur nitelendirilebilir. Özellikle 12 eylül anayasısın faşistliğinden ifadeleri barındıyor vaziyette iken. Ya da milistarist ve şoven güçlerin ülkenin demokrasi ilerleyişinin önünde en önemli mayınlar oldğu dillendirilirken.

Cesurca ve tutarlı adımlar atmak herhalde aydın olan kesimin tarışılmazlarından olması gereken kavramlardır. Ve bu ölçüde daha büyük adımlar atılmalı ve demokratikleşme yolunda işlevsellikler kazandırılmalıdır. 301 için de, kürt sorunu içinde ve diğer rahatsızlık arz eden uygulamlar için de.

Teşekkürler dilaver, bildirgeyi sunmak adına gösterdigin çaba için.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 18-05-2008, 11:04
AKHENATON
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

dilaver´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
tamam, kusura bakmayın, imzanızı araştırınca ne demek istediginiz anladım.

saygılarımla
Yahu imzada ne var.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:11 .