Onur2´isimli üyeden Alıntı
Peki bir kaç soru da ben sorayım o zaman evrim teorisi palavradan bir şey değil. Öyleki;
1: İlk canlı ne idi? Bitki, İnsan,Hayvan hangisi? Eğer bitkiyse nasıl insan ve hayvan meydana geldi.Hayvansa hayvan nasıl bitkiye dönüştü hadi insana maymundan dönüştü diyelim.İnsansa ilk canlı nasıl hayvan ve bitki oldu.
35 metre ve 170 tonluk bir balinayla bir bit kadar bir bit  arasındaki bağlam nedir??
2: İlk canlı cansız bir varlıktanmı meydana geldi o zaman şu ana kadar yani m.ö bilmem kaç yılından beri insanlar var o zmandan bu zaman neden başka cansız varlıklar canlanamadı?insanalr bunlara neden şahit olamadılar
3: 1400 sene önce yazılan bir kitap halen neden geçerliliğini koruyor gelişen bilimle iyice tastikleniyor?Sizler lafa geldimi universiteler bitirmiş master yapmış insanlarken millete okumayan cahil insan derken neden Kuran ı okuyup anlamak ne kadar gerçek ne kadar yalan olduğunu araştırmak gibi bir eylem içinde bulunmuyrosunuz. Boşa sallamak kolay tabi.Kuran ı okuyun içinde yaratılış hakkındaki bilgileri şuanki bilimle tasdik edeceksiniz. diyecem ama okumak size zor gelir...
|
1)Bu konuda biraz geriye gidelim bakalım:
Dünya üzerinde canlılığın oluşumundan önce, yapısı bugünkü atmosferden oldukça farklı olan bir ilkin atmosfer bulunuyordu. Serbest oksijen gazını içermeyen bu ilkin atmosferin başlıca bileşenleri amonyak (NH3), metan (CH4), su (H2O), azot (N2), fosfor (P) ve kükürtlü bileşiklerdi.
Yanardağ faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan su buharı ve sürekli yağmurlar sonucu atmosferde meydana gelen yıldırımlar, bu basit bileşiklerin belirli bir kimyasal düzen içerisinde bir araya gelmesine ve canlılığın temel taşlarını teşkil eden "organik bileşiklerin" oluşmasına neden oldu.
1953 yılında Stanley Miller isimli araştırmacı tarafından yapılan deneyde, canlılığın ortaya çıkışı ile ilgili olarak ortaya atılan bu görüşler aydınlığa kavuşturuldu. İlkin atmosferde var olduğu düşünülen gazları, yanardağ faaliyetleri sonucu atmosfere karışmış olan su buharını ve yıldırıma eşdeğer şiddette elektrik akımını kullanan araştırıcı; bu deney sonucunda çeşitli organik bileşiklerin ve özellikle de canlıların yapısında bulunan 20 aminoasitten 3 tanesinin (alanin, asparajin ve glisin) oluştuğunu gördü.
CANLILIĞIN ORTAYA ÇIKMASI HAKKINDA...
Canlılık tek bir şey değildir. Canlıları oluşturan elementlerin sayısı oldukça azdır ama, onların kendi aralarında oluşturdukları moleküller son derece karmaşık olabilir. İlk ortaya çıkan canlılarla, günümüzde yaşayan canlılar arasında bir ilişki, tabiri caizse bir köprü, kurmak istiyorsanız, evrim kuramını desteklemek zorundasınız.
Örneğin; Prion denen molekül bilimadamlarının çoğu tarafından cansız olarak kabul edilir. Ama ne zamana kadar.. Ölümcül bir hastalığı bulaştıracağı hayvan türü ve hücresi ile karşılaşmadığı sürece, kendi halinde, kimseye zararı olmayan cansız bir moleküldür, prion.. Değil mi?
Ama hücre içine girdiği an, çoğalmaya ve girdiği hücre üzerinden parazit gibi geçinmeye başlamaktadır. Yani hücreye girer girmez bir tür canlılık kazanmaktadır.
Bu mümkün müdür?
Mümkündür!
Çünkü yaşam tek bir şey değildir. Geniş bir spektrum oluşturur. Çünkü yaşam diyalektik bir fenomendir. Çünkü yaşam karşılıklı tepkileşmedir. Etkileşmedir. Prion gibi, cansız görünen bir madde, canlı olduğu kesin olarak bilinen bir varlıkla karşılaşır karşılaşmaz, canlı mikropların davranışını sergilemeye başlamaktadır. Kendisi ile ilgili hücreler içinde canlılık kazanmaktadır.
"35 metre ve 170 tonluk bir balinayla bir bit kadar bir bit arasındaki bağlam nedir?" sorusuyla biyolojiden zerre kadar anlamadığınızı ortaya koydunuz ne yazık ki.Aralarındaki bağ, ortak bir atadan gelmiş olmaları ve çeşitli genetik özellikler açısından ortak özellikler göstermeleridir.
Peki size bir soru o zaman:
"İnsanla fare arasındaki genlerin %90 oranında benzerlik gösterdiğinden ve de farelerin bu yüzden, deneylerde kobay olarak kullanıldığından haberiniz var mı???"
2) Arkadaşım lütfen git sahaflardan falan, evrimle ilgili birincil kaynaklardan kitap edin kendine.Her cansız varlık, aynı şekilde canlanacak diye bir kaide yoktur.
"İnsanlar bunlara neden şahit olamadı?" diye soru sorman senin evrimi HY cilerin çarpıtılmış sayfalarından öğrendiğini ispatlamaya yeter de artar bile.
Arkadaşım, hiçbir insan ömrü herhangi bir canlının evrim sürecini görebilecek kadar uzun değildir.Ne bekliyorsunuz? yoksa, yolda yürürken köşedeki tarihi çeşmenin canlanıp nefes almaya başlamasını falan mı bekliyorsunuz? Evrim bu değildir, lütfen biraz araştırın.Mümkünse bu araştırdığınız yerler, "evriminsonu, darwinin sonu vs." türünden siteler olmasın.
3)Kuran içinde hangi yaratılış bilgisi varmış, rica etsem söyler misin? Yeryüzündeki çamuru alıp, çiğköfte yoğurur gibi insanın yaratılmasını mı kastediyorsun yoksa?
Bu çamurdan yaratılış hadisesi ise neolitik dönemdeki insanların ilk olarak çamura şekil verebilmesiyle edindiği bir fikrin sonucudur.tanrı kutsal kitaplarda insanı, niye başka birşey kullanarak yaratmaya ihtiyaç duyar, bunu hiç düşündün mü?
sevgiler...