Akhenaton, herseyden once forumlarda tartismalar sirasinda muhatabina dikkatli sekilde hitap etmelisin. Tartismada uslup ve hakaret forumlarin saglikli surebilmesi icin zorunludur. Bunlari ihlal etmeyi surdurmemeni diliyorum. Muhataplarini hakaret ve saldirganlikla kacirtmaya calisan bir forum uyesine forumumuzda yer yoktur.
Kyoto Protokolu ile ilgili actigin baslik ve sonra vermis oldugun iletiler tartismayi gelistirmek acisindan oldukca uygundu. Konu hakkinda ilginc kaynaklar bulmussun, ama tartismayi bilmedigin icin butun bir tartismayi berbat etmissin. Bunu duzeltip katkida bulunursan bizim icin de kendin icin de zenginlestirici olur.
Konuyla daha once ilgilenmemistim. Aslinda oldukca ilgi cekici bir konuymus. Yine de sinirli okuyabildim. Birinci alinti, yani Marksist Tutum adli sitedeki alintiyi begenmedim. Yazar objektif davranmamis. Zaten kullandigi ifadelerle de adeta bir mumin gibi hareket etmis. Kyoto Protokolu ile ilgili elestirileri ise ayni Harun Yahya'nin evrim elestirilerine benziyor. Oldukca anlamsiz carpitmalar oldugu icin yazidaki icerigin tumu de heba olmus.
Ilgilenecekler icin protokolu vereyim:
http://www.kuresel.org/kyoto-protokolu-turkce.html
Yazar 2. maddedeki agac dikme, ormanlari buyutme kismina takmis. Protokolun fosil yakitlari kullanmayi azaltmak yerine, orman dikerek karbon emisyonunu dusurmeyi hedefledigini iddia edecek kadar ucmus. Halbuki bahsettigi kisimda 8 tane daha alt baslik var. Bir dizi onlem sayiliyor orda.
Protokolde Pazar ekonomisine yeni gecen ulkelere bazi esneklikler saglanmis. Bu belki elestirilebilecek bir nokta iken, yazar burdan da anlamsiz sonuclar cikartmis. Hatta Rusya'nin 1990'da bugunkunden daha ileri bir sanayisi oldugunu ileri suruyor ki, bu hepten garip bir iddia. Gelir dagiliminin daha iyi oldugu acik da, uretimin daha fazla oldugu tamamen sacma.
Gelismis ulkelerin kirlilik yaratan teknolojilerini azgelismis ulkelere gondererek bu kirlilikten kurtulmalarini da Protokole bagliyor ki, bu hepten anlamsiz bir iddia. Kirlilikten degil, ucuz isgucunden yararlanabilmek icin zaten bu surec yasaniyor. Yazar kafayi Protokol'e takmis ya, herseyin sorumlusu olarak onu gostermesi gerekiyor. Arka arkaya mantiksiz argumanlar getirdigi icin de yazisi kolayca cop tenekesini boyluyor.
Marksistler eskiden boyle iman dolu yazilar yazmazlardi, daha objektif degerlendirmeler yaparlardi.
Ikinci yazi ise Protokol ile ilgili degil, daha cok Kuresel Isinma'nin hangi ulkelere nasil etkileri olacagi ile ilgileniyor. Bence ilginc saptamalarla dolu bir yazi. Asil olarak bu sorunun dunyanin onumuzdeki yuzyila nasil etkilerinin olacagini tartismak gerekiyor.
Son olarak konunun butun onemine ragmen, basligin neden hainlikle iliskilendirilmis oldugunu anlayamayan kisilerden birisi idim. Ama sanirim simdi biraz daha tahmin edebiliyorum. Bunun nedeni tartisma kulturumuz ile ilgili. Siddeti ve saldirganligi gecer akce olarak gorup tartisma kulturunu yok etmeye calisan bir yerlesik ve egemen kultur ile karsi karsiyayiz. Bu kulturde karsi oldugu her sey hain ve alcak, benimsedigi her sey ise kahramandir. Boyle olmasaydi be bu topicin basliginda hainlik edebiyati olurdu, ne de Marksist Tutum yazarimiz bu kadar kendinden gecerdi.