|
Endüstri ve Brjuva devrimleri, çıkış itibari ile Muhammed'in olayından farklıdır. Zira halk temellidir. Ve feodal beylere karşı ezilen halkın burjuvalarla ortak bir şekilde sömürüye karşı çıkmaları meslesidir. Yani ezilen kesimin ezene karşı yürüttüğü bir harekettir. Sonrasında burjuva işçi sınıfını ezmeye başladı ama bu o dönem için geçerli değildir.
|
Sevgili İmhotep;
Devrimler her çağda yaşanmıştır, irili ufaklı, iyi ya da kötü olarak.
Yani devrimler, İngiliz devrimiyle, Amerikan, Fransız devrimiyle başlamamıştır.
Bilinen tarihin her döneminde siyaset ve egemenlik vardır.
Birçok ülkede siyasi yönetimler ve egemenlikler ama devrimlerle ama darbelerle el değiştirmiştir. Yıkılanın yerine gelen yönetim, o ülkenin kaderini değiştirmiş, bölge ülkeleri ve halkları da etkilemiştir.
Devrime destek verenler her zaman ezilenler olmayabilir. Ezenler ve ezilenler, her iki tarafa dağılmış olabilir. Çünkü sınıf bilinciyle yapılmış devrimler değildir. Çıkarlar ön plandadır.
Devrimin tanımınının sadece işçi sınıfı ile burjuvazi arasındaki sınıf mücadelesine yönelik olarak yapılması, bana göre burjuvaziden önceki tarihi hiçe saymaktır ki bu "tarih burjuvaziyle başlar" ya da "Burjuvazi olmasaydı devrimler olmazdı" gibi bir anlam taşır.
Ama gerçek devrimleri, tarihte yaşanan sınıf bilinci olmayan devrimlerden ayırmak için, sosyal devrim olarak adlandırmak, sosyal devrim dışındakileri de tarihsel devrim olarak sınıflamak doğru olacaktır.
Tarihsel devrimlerde ise ezilenlerin, halkın yararını aramamak gerekir.
Bir zorba, bir barbar da peşine taktığı çapulcu sürüsüyle egemenliği eline geçirebilir ve bölgedeki hatta dünyadaki tarihin akışını değiştirebilir.
Muhammed'in yaptıkları da Kureyş için, Araplar için bir devrimdir ve Arapları asırlar boyunca ihya etmiştir. Araplar için bir devrim olduğu gibi dünya için de tarihsel bir devrimdir ve 1430 seneden beri dünya gündemindedir. Bugün de dünyanın süper devleti ABD'nin dış politikasında ilk sırada yer almaktadır.
Onu da geçin, sosyal devrimlere, sosyalizme alternatif olarak sunulmakta, bir ideoloji olarak uğrunda savaş verilmektedir.
Buna isterseniz karşı-devrim, isterseniz kötü devrim deyin.
Ama incelerseniz eğer, Muhammed'in bir devrim amacı vardır, strateji oluşturmuştur. Propaganda ve örgütleme yapmıştır. Kurtarılmış bölge edinmiştir, silahlı mücadleyeye başlamış ve iç savaş yaratmıştır. Sonunda da yeni bir devlet ve yeni bir din kurmuştur.