Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 01-06-2008, 10:40
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart

Endüstri ve Brjuva devrimleri, çıkış itibari ile Muhammed'in olayından farklıdır. Zira halk temellidir. Ve feodal beylere karşı ezilen halkın burjuvalarla ortak bir şekilde sömürüye karşı çıkmaları meslesidir. Yani ezilen kesimin ezene karşı yürüttüğü bir harekettir. Sonrasında burjuva işçi sınıfını ezmeye başladı ama bu o dönem için geçerli değildir.
Sevgili İmhotep;
Devrimler her çağda yaşanmıştır, irili ufaklı, iyi ya da kötü olarak.
Yani devrimler, İngiliz devrimiyle, Amerikan, Fransız devrimiyle başlamamıştır.
Bilinen tarihin her döneminde siyaset ve egemenlik vardır.
Birçok ülkede siyasi yönetimler ve egemenlikler ama devrimlerle ama darbelerle el değiştirmiştir. Yıkılanın yerine gelen yönetim, o ülkenin kaderini değiştirmiş, bölge ülkeleri ve halkları da etkilemiştir.

Devrime destek verenler her zaman ezilenler olmayabilir. Ezenler ve ezilenler, her iki tarafa dağılmış olabilir. Çünkü sınıf bilinciyle yapılmış devrimler değildir. Çıkarlar ön plandadır.

Devrimin tanımınının sadece işçi sınıfı ile burjuvazi arasındaki sınıf mücadelesine yönelik olarak yapılması, bana göre burjuvaziden önceki tarihi hiçe saymaktır ki bu "tarih burjuvaziyle başlar" ya da "Burjuvazi olmasaydı devrimler olmazdı" gibi bir anlam taşır.
Ama gerçek devrimleri, tarihte yaşanan sınıf bilinci olmayan devrimlerden ayırmak için, sosyal devrim olarak adlandırmak, sosyal devrim dışındakileri de tarihsel devrim olarak sınıflamak doğru olacaktır.
Tarihsel devrimlerde ise ezilenlerin, halkın yararını aramamak gerekir.
Bir zorba, bir barbar da peşine taktığı çapulcu sürüsüyle egemenliği eline geçirebilir ve bölgedeki hatta dünyadaki tarihin akışını değiştirebilir.

Muhammed'in yaptıkları da Kureyş için, Araplar için bir devrimdir ve Arapları asırlar boyunca ihya etmiştir. Araplar için bir devrim olduğu gibi dünya için de tarihsel bir devrimdir ve 1430 seneden beri dünya gündemindedir. Bugün de dünyanın süper devleti ABD'nin dış politikasında ilk sırada yer almaktadır.
Onu da geçin, sosyal devrimlere, sosyalizme alternatif olarak sunulmakta, bir ideoloji olarak uğrunda savaş verilmektedir.
Buna isterseniz karşı-devrim, isterseniz kötü devrim deyin.
Ama incelerseniz eğer, Muhammed'in bir devrim amacı vardır, strateji oluşturmuştur. Propaganda ve örgütleme yapmıştır. Kurtarılmış bölge edinmiştir, silahlı mücadleyeye başlamış ve iç savaş yaratmıştır. Sonunda da yeni bir devlet ve yeni bir din kurmuştur.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 01-06-2008, 21:32
KızıL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
KızıL KızıL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 May 2008
Bulunduğu yer: ADANA!!
Mesajlar: 3.673
Standart

muhammed kelime anlamıyla bir devrimcidir! neden? çünkü muhammed put peresliği ve bazı çok tanrılı dinleri DEVRİMİŞTİR.. bu anlamda baz alınca tabi bir devrimci olmakta ve yeni bir düzen kurmakta.. ancak devrimciliğin ve devrimlerin niteliklerine baktığımız zaman ilericiliği sınıfsal yapıları v.s hiçbir şekilde devrimci olmamaktadır gericiliğe dahada bağlanmayı getirmiştir.. hiçbirşekilde yaşanılan çağın ilerlemesine katkıda bulunmamış.. ticareti hızlandırmış.. ve zorla kendine yandaş bulmuştur... kendi egemenliği için savaşlar,taktikler propagandalar yaratmıştır.. bunada ancak 7.yüzyıl devrimciliği denir....

ÖRGÜTLENİN!!!
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 01-06-2008, 21:56
serüvenci serüvenci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 06 May 2008
Mesajlar: 917
Standart

devrimci değerlendirmesini neye göre değerlendiriyoruz. islami devrimci ve demokratik devrimci ile komünist devrimci arasında fark vardır elbette. muhammedi devrimcilik ile reformistlik arasında bir noktada asılı bırakabiliriz. çünkü önceki düzeni tamamen ortadan kaldırmamıştır. ancak köklü değişimler de yapmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 06-06-2008, 22:16
dial_ektik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dial_ektik dial_ektik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Mar 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 28
Standart

Bazı "reform" larla devrimlerin ayrı tutulmasının önemi hakkında;

Öncelikle doğadaki bir durum un devrim olarak değerlendirilebilmesi için bazı dayanaklar oluşturulması gereklidir.Bu dayanaklardan yola çıkmadan yapacağımız analizler sakatlıklar
barındırmak zorundadır.

Önümüzde sadece iki seçenek vardır,birinci yol;doğayı ve toplumları evrimsel gelişmelerinden bağımsız olarak ele alıp irade merkezli idealist yol,ikincisi maddeyi temel alıp
nicel birikimlerin nitel bir sıçramayı zorunlu kıldığını düşünmemizi sağlayan diyalektik materyalizm.Bunların dışında öne sürüldüğü iddiasındaki her tez bunların alt türevleridir ve son tahlilde bunlardan birine dayanmak zorundadır.

Biz ikinci yoldan gidince bakalım karşımıza ne çıkıyor;Her toplumsal dönüşümün temelinde üretim araçlarının gelişmesi yatar.Ok-yay-mızrak gibi savaş araçları olmadan komünal yapının savaş ve talan a dayalı köleci sisteme geçmesi düşünülemez.Tarım araçlarındaki gelişmeler olmadan köleci yapının feodal sisteme geçmesi düşünülemez.Buharlı makineler,demiryolları,matbaa gibi araçlar olmadan feodal yapının kapitalist sisteme geçişi düşünülemez.Buralardaki geçişleri devrim diye nitelemek yanlış değil,burdada sınıflar nicel farklar dışında nitelik farkı taşımasada üretim araçlarında bir değişim gözlemleriz.

Burdan yola çıkarsak;muhammette yada başka peygemlerde sembolize olan yapının bu özellikleri taşıdığını hangi verilerle öne süreriz?kendilerinden önceki üretim ilişkilerinden farklı üretim ilişkilerinin varlığına tanık olmamız gerekmezmi? Peki böyle bir tanıklığımız olmadan Muhammedi devrimci ilan etmemizin anlamı nedir?Bu sorunun yanıtı bizim sosyal bilimlerde uzun vadede yerimizi seçmemiz açısından yaşamsal önem taşır.

17.yüzyıl; anlamak için bilimsel yöntemin uygulanmaya başladığı yüzyıldır.Burada bizi iki teori beklemektedir doğa bilimleri için evrim teorisi ve Darwin,doğa ve toplum bilimleri için diyalektik materyalizm ve Marx.Günümüzde bu iki kuramı temel almadan yapılacak hiçbir analiz doğa ve toplum algılamamızı bilimsel bir temele oturtamaz.Bunu temel aldığımızda yanıtımız;doğada ve toplumlarda herşey nicel birikimlerin nitel sıçramalar yaparak geliştiğidir.İşte o nitel sıçramayı işaret etmeyen hiçbir gelişme DEVRİM özelliği taşımaz.

??????
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 20-06-2008, 22:44
yucemanitu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yucemanitu yucemanitu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
Standart

Ben de bu konuda naçizane fikrimi yazayım:

1. Arkadaşlar İslam öncesi Arap toplumu putlara tapınmıyordu. Putları Allah'la kendileri arasında aracı olarak görüyorlardı. Zaten Hz Muhammed'in babasının adı Abdullah (Allah'ın kulu) Yani putlar ilahın kendisi değil aracıydı. Hübel, Lat ve Uzza insan suretindeki Allah'ın hizmetkarı ve onunla kulları arasında aracıydı. İslam öncesinde Araplar "Bismikallahümme" (Allah'ın adıyla) diye besmele çekerken İslamdan sonra besmele "Bismillahirrahmanirrahim" (Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla) şekline geldi. Zaten Hudeybiye'de anlaşma yazılırken besmele konusunda anlaşmazlık olunca Muhammed:"Peki Ali Süheyl'in istediği gibi olsun "Bismikallahümme yaz" demiştir. Yani İslam aracı olan putları kaldırdı. Yoksa insanlar kendi yaptıkları heykellere tapınmıyordu ve Allah inancı da vardı.
2.Spartaküs ekonomisi köleliğe dayalı bir toplumda köleliği kaldırmak istedi. Hem de Muhammed'en yüzyıllar önce. Arap yarımadasının ekonomisi ise köleliğe dayalı değildi buna rağmen İslam köleliği kaldırmadığı gibi zenginler ve köle sahipleri arasında yayılmıştır. Oysa Hıristiyanlık köleler fakirler ve ezilenler arasında yayıldı.
3.Bu, Allah'la insanlar arasındaki aracılardan en çok saygı duyulan Hübel kadındı. Oysa Kur'anda Allah'tan bahsederken hep "Hüve" (müzekker-O) der hiçbir yerde "Hiye"(müennes-O) demez. Ayrıca İslamdan önce kadınlar kervanlara komuta edebiliyor (Hz Hatice gibi) evleneceği erkeği kendileri seçebiliyor(Hz Hatice gibi) veMüslüman kaynakların yazdığına göre (Suat Yalaz-"Hz. Muhammed'in Hayatı") zengin kadın da birden çok erkekle evlenebiliyordu. İslamdan sonra bunlar tamamen kadınlardan alındı. Tek kazanım mirasın üçte birini vermesi. Bununla beraber Hz Ayşe'nin bazı Kur'an hükümleri için bakıyorum da rabbin hep senin hevan için koşuyor, dediği Buhari'de de var Müslim'de de.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 23-06-2008, 00:31
imhotep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
imhotep imhotep isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
Standart

İlla ki devrim diyeceksek pante bu konuda haklı olabilir. Bir ayrım yapmak şart.

Ne kadar içimden gelmese de Muhammed'in yaptığına Sosyal bir devrim denilebilir.
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 22-09-2008, 14:07
prometheus4517 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
prometheus4517 prometheus4517 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Oct 2007
Mesajlar: 406
prometheus4517 - İCQ üzeri Mesaj gönder prometheus4517 - MSN üzeri Mesaj gönder prometheus4517 - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

her zaman söylüyorum tarihi tarihte yargılayın günümüzde değil. diyorsunuz ki kadınlara hak vermemiş. arkadaş kadınlara ilk hakkı veren Atatürk. 1400 sene sonra verebilmiş. aradan geçen 1400 senede veya 1300 hangi devrimci kadınlara hak vermiş. sosyalist devrimlerden başka. sosyalist devrimlerle kemalist devrim de zaten aynı dönemde.

tamam muhammedi sevmiyorsunuz. ben de sevmiyorum. islamı sevmiyorsunuz ben de sevmiyorum. ama yiğidi öldürün hakkını verin. kölelik o çağın devrimidir. sermaye birikimi ve kültür birikimi sağlar. şu an birçok işimizi makinalar yapmasa hanginiz kitap okumaya zaman bulabilir. o zamanın makinaları da kölelerdir. artık ürün de doğurur ki bu felsefeye götürür. boş vakit de üretir. bu da kültürel vve sosyopolitik birikime yol açar.

cihat. adı ne olursa olsun savaş toplumların itici gücüdür. sadece savaşlarda toplumlar temel haklarını askıya alır ve ilerleme görülür veya hüsran sonuca bağlı olarak. şu an kullandığınız teknolojilerin tamamı savaşların sayesinde varolmuştur. o zaman savaşlarda devrimci hareketlerdir demiyorum (kıvırmayın) ama tarihsel olayları karalamadan önce neye yol açabileceklerini neyi sağlayabileceklerini düşünün.

bilim. avrupa antik yunan medeniyetini araplardan öğrenmiştir. bütün çevirileri de müslüman bilim adamları yapmıştır. yani burjuva devrimleri, rönesanslar reformlar arapçadan geri yunancaya çevrilen daha sonra arkeolojiye yatırım yapılması ile orijinalleri açığa çıkarılan eserler sayesinde olmuştur.

karl marksın bile muhammedin devrimciliği üzerine başkalarına yazdığı mektuplar var.

devrim illa sosyalist veya komünist devrim olacak değildir. karşı devrim de devrimdir. devrim de devrimdir. ne amaçla yapılıyorsa onun ismini alır. şeriat devrimi, sanayi devrimi, soyalist devrim falan filan. şunu anlatmaya çalışıyorum. iyi ya da kötü diye birşey bizim öznel yargılamamızdır. gerçekte iyi ya da kötü yoktur. neden sonuç ve seçimler vardır. neden sonuç ilişkisi içinde incelerseniz aslında muhammedin toplumsal bir yenilik bir devlet düzeni getirdiğini görürsünüz. bu düzen size göre gericidir ama araba göre ilericidir. sonuçta yeni birşeydir. eski birçok şeyi ya değiştirmiştir ya atmıştır. toplumsal birikime hız kazandırmıştır. arap diye bir milliyet çıkmıştır. mesela. nasıl ki atatürk türk diye bir milliyetin varlığını duyurduysa muhammed de kabileleri birleştirip arap diye birşeyi duyurmuştur dünyaya.
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 22-09-2008, 16:37
meaculpa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
meaculpa meaculpa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
Standart

prometheus4517´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
kölelik o çağın devrimidir. sermaye birikimi ve kültür birikimi sağlar. şu an birçok işimizi makinalar yapmasa hanginiz kitap okumaya zaman bulabilir. o zamanın makinaları da kölelerdir. artık ürün de doğurur ki bu felsefeye götürür. boş vakit de üretir. bu da kültürel vve sosyopolitik birikime yol açar.
Fikirlerinizin tamamına katılmakla birlikte bu paragrafınızı biraz açmanızı rica ediyorum. Malum kölelik tam anlamıyla kaldırılmadı islam peygamberi; Hz. Muhammed döneminde. Azad edilenler oldu fakat köle tutmak isteyenler yine devam ettiler yollarına. Bu konuda kölelik zinhar haramdır diye bir bilgi yok sanırım islami literatürlerde.
Bahsettiğiniz " kölelik o çağın devrimidir " ibarenizi hangi ilkelere dayandırarak ifade ediyorsunuz ?
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 16-10-2008, 00:28
prometheus4517 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
prometheus4517 prometheus4517 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Oct 2007
Mesajlar: 406
prometheus4517 - İCQ üzeri Mesaj gönder prometheus4517 - MSN üzeri Mesaj gönder prometheus4517 - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

uzun bir aradan sonra cevap yazdığım için özür dilerim.

kölelik ücretsiz iş gücü demektir. mesela günümüzden bir örnek vereyim. örneğim yanlış yerlere çekilmesin orduya köleci demiyorum. ordunun yerleşkelerine bakınız ve çevresinden farkını görünüz. neden kaynaklanır bu farklar. ücretsiz iş gücünden.

kölelik bir birikim sağlar. maddi birikim ve bu maddi birikim kültürel ilerlemeye yansır. ikincisi. efendi tarlaya gitmez işe gitmez. ve kendine boş vakit kalır. bu boş vakti de başka alanlarda değerlendirir. bireyselden çıkarıp toplumsal düşündüğünüzde yani 1000 lerce kölenin yaratacağı birikimi düşündüğünüzde ne demek istediğimi anlarsınız.

yani muhammede kalkıp sovyet devrimini yapan sosyalistler devrimci diyorsa. bizim "sözde" sosyalistlerin oturup ağzını açıp bakması gerekir. başka birşey değil.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:07 .