Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #131  
Alt 10-06-2008, 21:29
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart

Şimdi de size yeni bir soru.

"1945 yılında çok partili yaşama geçiş ve 1950 yılında yapılan demokratik seçimler ile iktidarın muhalefete geçmesiyle sorunların bitmediği anlaşılmış ve yasama meclisinin denetlenmesi gereksinimi duyulmuştur. .......

27 Mayıs 1960’da Türk Silahlı Kuvvetleri iktidarı ele aldıktan sonra 1961 Anayasası’nı hazırlayanlar, Yasaların Anayasa’ya uygunluğunu denetlemek konusunda bir Anayasa Mahkemesi kurmanın gerekliliğine karar vermişlerdir....

1961 Anayasası, 1924 Anayasası’nın “Ulusal Egemenlik” ilkesinden değişik bir egemenlik anlayışını kabul etmiştir. Bu anlayış, 1982 Anayasası’nca da benimsenmiştir. 1961 Anayasası’nın 4. maddesine göre “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir”. Maddenin bu ilk fıkrası, 1924 Anayasası’nın 3. maddesinden olduğu gibi alınmıştır. Ancak, 1961 ve 1982 Anayasalarının egemenliğin nasıl kurulacağını gösteren tümceleri, 1924 Anayasası’ndan oldukça değişik bir içeriktedir: “Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar tarafından kullanır.” Türk Anayasa tarihi yönünden ele alındığında bu kuralın temel amacının, Parlamentonun üstünlüğüne son vermek olduğu söylenebilir...
Parlamentonun üstünlüğü 1924 Anayasası’nın en temel özelliği idi. İlk kez 1961 ve ondan sonra da 1982 Anayasası’nda benimsenen bu yeni ilkenin, yani egemenliğin Anayasa’nın koyduğu esaslara göre yetkili organlar tarafından kullanılmasının öngörülmesiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi, ulus adına egemenliği kullanan tek organ olmaktan çıkmıştır. ...

Çünkü, Anayasa Mahkemesi,Parlamentonun çıkardığı yasaların Anayasa’ya aykırı olup olmadığına karar verebilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin, siyasal kurumların,özellikle Parlamentonun yetkilerini kötüye kullanması durumunda bir denge oluşturacağı ve bunu engelleyeceği düşünülmüştür...."

Yukarıda bazı bölümlerini verdiğimiz bu metin parçaları nereden alınmıştır?
Bir de ip ucu.
Çok uzağa bakmayın...
Alıntı ile Cevapla
  #132  
Alt 14-06-2008, 11:39
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart

Bu uğraşımızı boş görenlere;
Demokrasi ve insan hakları damdan düşmeyecektir. Herhangi bir yerden de verilmeyecektir.
İnsan hak ve hürriyetlerini önemsiyor, demokrasiyi içselleştirmek istiyor, çağdaş ve uygar bir ülkede yaşamak istiyorsak BİZZAT uğraşı vermemiz gerekmektedir.
Diyoruz.

Çin atasözünde: "Kızarmış ördeğin ağzına gelmesini bekleyen çok bekleyecektir." der.
Toplum olarak yaptıklarımız şu an buna örnektir...

Konumuza dönüyorum.
Bir önceki mesajımızda vermiş olduğumuz alıntıların tamamı;
http://www.anayasa.gov.tr/general/ic...ID=43&curID=45
Linkten alınmıştır.
Yani?
Bizzat Anayasa mahkemesinin resmi sitesinden!!!

Bu bize bir şeyi de hatırlattı.
http://www.cafesiyaset.com/haber/200...-o-belgesi.php

Ne düşünüyorduk!!!
Neler öğrendik!!!
Alıntı ile Cevapla
  #133  
Alt 20-06-2008, 10:57
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart

"-En fazla oyu alan kişi yerine daha az oy alan biri rektör olarak atanırsa o kişinin rektör değil, ancak müdür olacağını belirtti."

Kim?
Şimdilik açıklamayacağız.

Ancak, bu düşünceye katılıyoruz.

Şimdi, tarihin içine bir gezinti yapacağız.

"Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'la 'çete'den yargılanan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Ceylan üniversiteye rektör atadı. Sezer'in en çok oyu alan Prof. Dr. Muammer Karaavaz yerine yargılanan profesörü tercih etmesi dikkat çekti."

" 19 Mayıs Üniversitesi'ne 71 oyla sandıktan 3. çıkan Prof. Dr. Ferit Bernay'ı rektör atayan Sezer, 297 oyla birinci olan Prof. Dr. Osman Çakır'ı eledi. Dicle Üniversitesi'ne de sandıktan 186 oyla ikinci çıkan Prof. Dr. Fikri Canoruç'u atayan Köşk, 214 oyla birinci olan Prof. Mehmet Özaydın'ı eledi."

"Sezer, Uşak Üniversitesi'ne, seçimde 60 oydan 19'unu alan Prof. Dr. Adnan Şişman'ı, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi'ne 72 oydan 11'ini alan Prof. Dr. Selahattin Salman'ı, Giresun Üniversitesi'ne 41 oydan 8'ini alan Prof. Dr. Osman Metin Öztürk'ü atadı. Yozgat Bozok Üniversitesi'ndeki seçimde en fazla oyu alan, ancak daha sonra milletvekilli adaylığı (MHP Aksaray) için istifa eden Prof. Dr. Mustafa İlbaş'ı liste dışı bırakan Sezer, 39 oydan 4'ünü alan Prof. Dr. İnci Varinli'yi rektör olarak belirledi. Kastamonu Üniversitesi'ndeki seçimde en fazla oyu alan Prof. Dr. Mustafa Safran'ın yerine de, 50 oydan 2'sini elde eden Prof. Dr. Bahri Gökçebay rektörlüğe getirildi. Gökçebay seçimlerde kendisinden başka sadece 1 oy aldığı halde bu göreve getirilen ilk rektör olarak tarihe geçti. Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Safran, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in kurduğu müfredat yenileme ekibinde yer almıştı."

Baştaki görüşe göre atanan bu Rektörlerin tamamı Müdür.
Doğru mu?
Alıntı ile Cevapla
  #134  
Alt 20-06-2008, 11:19
qw19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
qw19 qw19 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Mar 2008
Mesajlar: 1.406
Standart

Sayın mhmmd;

Çok oy alan kimi rektörler arasında yolsuzluğa karışmış veya cumhuriyet düşmanlığı olan insanlar olmaktadır, Cumhurbaşkanına rektörlerle ilgili MİT raporları gelmektedir, değerlendirmelerde bunlarda rol oynamaktadır. Örneğin Hitler %50 civarında oy alsa onu başabakanlığa atarmıydınız.

Selamlar.
Alıntı ile Cevapla
  #135  
Alt 20-06-2008, 11:40
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart

Sn. vgm,

Biz demokrasiden, özgürlükten ve üniversitelerde liyakat ve özerklikten yanayız.
Bundan dolayı kim olursa olsun, seçim ile gelip seçim ile gitmesi gerektiğini düşünürüz.

Yargının işini yürütme yapamaz yapmamalı.
Bu gün yürütmenin işini yargının yaptığını kabul etmiyorsak, tersini de kabul etmememiz gerekir. Tutarlılık budur.

Sorunuz için; aktarımlarımdaki ilk paragrafa dikkatinizi çekerim.
Şayet Hitler seçilmiş ise, onu seçildiği haktan kimse mahrum edemez. Ve şayet görev süreci içinde kanunsuz harekette bulunarak suç işliyor ise de hiçbir dokunulmazlık onu yargının elinden alamamalı diye düşünürüz.
Alıntı ile Cevapla
  #136  
Alt 20-06-2008, 12:03
qw19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
qw19 qw19 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Mar 2008
Mesajlar: 1.406
Standart

Homojen ve kurumları birbirleri ile çatışmalı olmayan devlet olsa söyledikleriniz geçerli ve buna bende katılırım fakat bir tarafta seçilmiş ama cumhuriyeti ve onun kurumlarını hedef almış bir iktidar var, seçilmişliğine güvenerek her istediğimi yaparım sanıyor ve bu doğrultuda ülkeyi kaosa sürükleyecek adımlar atıyor ona dur diyen kurumlarda olacaktır, yürü diyende.

Sizin bahsettiğiniz ideal ortamdır.

Selamlar.
Alıntı ile Cevapla
  #137  
Alt 20-06-2008, 12:07
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart

Sn. vgm,

Bu mantığın karşı taraftaki görüntüsünü benden iyi bilirsiniz.
Dinsiz kabul ettiği sisteme karşı her türlü dalavera ve ikiyüzlülüğü ve hatta hırsızlığı reva gören Darül Harb...
Şimdi de sistem mi Darül Harb ilan etti?
Alıntı ile Cevapla
  #138  
Alt 20-06-2008, 12:15
qw19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
qw19 qw19 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Mar 2008
Mesajlar: 1.406
Standart

Savaştığınız zaman elleriniz temiz kalamaz. Savaşı başlatanın kim ve ne için olduğu çok önemlidir. Ne yazıkki filozoflar kral olamıyor.

Selamlar.
Alıntı ile Cevapla
  #139  
Alt 20-06-2008, 12:41
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart

Esasta tartışacağımız konu bu dahi olmamalı idi.
Üniversite gibi bir kurumun başına geçen Rektörün siyasi düşüncesinden öte bilimsel düşüncesi, yönetim becerisi ve yetiştirdiği öğrencilerin evrensel kültüre katkıları olmalıydı.

Geçmişinde hangi ... Derneğinin toplantılarına katılımından öte yurt içi yurt dışı faaliyetleri, eserleri, liyakatı, başarıları değerlendirilmeliydi. Bu değerlendirmeler de ne MİT, ne JİTEM ne de bilmem ne ile yapılmalı idi.
Ama olmadı.
Olamadı.

İlk verdiğim açıklamayı yapan kişinin Rektörün özellikleri tanımı;
"Cumhuriyetin temel değerlerine sadece inanması yetmiyor aynı zamanda savunması da lazım. Anayasamızın ilk 4 değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen maddelerini savunması gerekir, çünkü onları savunması için burada."

Enteresan bir Rektörlük tanımı.
Sizce de öyle değil mi Sn. vgm?
Alıntı ile Cevapla
  #140  
Alt 20-06-2008, 15:53
ozgur_beyin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgur_beyin ozgur_beyin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
Standart

Savaştığınız zaman elleriniz temiz kalamaz. vgm

sevgili vgm savaştan önce sağlam bir eldiven giyip savaştan gelncede en etkili deterjanla yıkasam iş hallolur mu?

sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:39 .