Son olaylarda bir gariplikle daha karşılaştım ve onu buraya eklemek istiyorum.
http://www.samanyoluhaber.com/haber-146666.html bu haberde Haberal'ı Ecevit'i devre dışı bırakmak için kullanılan,onu daha da hasta eden birisi olarak gösteren bir saçmalık yazıyorlar ama başkalarını sazan olmakla itham edenler esas sazanın kendileri olduğunu görmüyorlar.
Aynı kirli zihniyetlerin görmesi gereken şey kendi yayın organlarında çıkan şu röportaj:
http://arsiv.zaman.com.tr/2003/12/07/roportaj/butun.htm
Aşağıda alıntıladığım bölümde görüleceği gibi yazarları çok çabalıyor Ecevit'e istediği şeyleri söyletmek için ama Ecevit bu numaraları yutmuyor.
Ecevit'in kendi ağzından konuya dair verdiği cevap:
N.A---Uygulanan birtakım tedavilerle, kasıtlı olarak sizde bir güçsüzleşme yaratıldığı yolunda bazı haberler okuduk, doğru muydu?
B.E---Hayır, hiç öyle bir iddiam yok.
N.A---Hiç kuşkulanmadınız mı, size uygulanan tedaviden?
B.E---Hayır. Ben doktorlara inandım.
N.A---Neden Başkent Hastanesi’nden tedaviniz bitmeden ayrıldınız?
B.E---Ben bel ağrısı sıkıntısıyla geldiğimde acele bir hastaneye gitmem gerekti. Genel Merkez’e en yakın hastane de Başkent Hastanesi. Oraya gittim. Daha sonra, tedavinin gereği kalmadığını düşündüm. Ve ayrıldım Başkent’ten.
N.A---Size iş göremez raporu verdireceklerine dair bir kuşkunuz olmadı mı?
B.E---Bu basında işlendi, bazı tıp çevrelerinde öyle kuşkular ileri sürüldü ama ben öyle bir kuşkuya kapılmadım. Çıktıktan sonra, Rahşan’ın sağlık durumu dolayısıyla bir hastaneye gitmemiz gerekti. GATA’ya gittik ve kısa sürede, ikimizin sağlık durumuna çok olumlu katkılarda bulundular.
N.A---Başkent’e devam etseydiniz, tam tersi mi olacaktı?
B.E---Ne bileyim, bunu söyleyemem. Uzunca bir tedaviden sonra, artık hastaneden ayrılabileceğim umudunu duydular doktorlar. İşte şu tarihte gelin duruma bakalım dediler. Fakat aylardan beri, öylesine baskıyla karşı karşıyaydık ki, evin önünde karargahlar kurulmuştu. Önce ben haber verseydim, yine birtakım söylentiler çıkacaktı. Onun için böyle ansızın bıraktım. Çünkü artık iyileştiğime inanıyordum.
N.A---Hangi ilaçları alıyorsunuz şimdi?
B.E---İsim vermek istemiyorum. Şimdi iyiyim.
Şimdi tutup bunların üzerine birilerini hala suçlamak nasıl bir şeydir,anlayan var mı?