Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #91  
Alt 07-05-2009, 03:33
Ki-Adi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ki-Adi Ki-Adi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2009
Bulunduğu yer: Sakarya
Mesajlar: 717
Standart

Birde türkçe konuşsan çok güzel olacak ama neyse zorlamayayım senin. (istidat,tenakuz,Ram olmak,Falili Muhtar,tevil etmek bunlar nedir?) Hani böyle yazarak bişiler yazmış gibi gözüküp nasıl olsa karşıdaki anlamayacak hiç yokundan aklı karışsın diye düşünen insanlardan olmadığını umuyorum o yüzden yazdığın kelimelere birazcık dikkat edersen sevinirim.


Senden iyi bildiğime eminim, sadece ben değil, sende eminsin, eminim

Felsefenin bir disiplin olarak Ontolojiyi içermesi, konularından birisi olması başka, "Varlık/Varoluş bilimi" olması bam başka bir durum.

Bilgiye dair bilgiyi, bilginin kaynağını ele alan Epistemoloji de öyle.

Konuşulanları anlama istidadın anlaşılan yok.
Ontoloji : Varlık bilimi. Temel sorunu varlığın ne olduğu olan felsefi disiplindir.
Epistemoloji : Bilginin doğası, kapsamı ve kaynağı ile ilgilenen felsefe dalıdır. Bilgi felsefesi olarak da adlandırılmaktadır.

Bunlar felsefenin birer dalı olduğu için bunları felsefe olmadan düşüneyemeyiz.

Bu Paleantolojiyi jeoloji olmadan ele almaktan farksız olur.


Kul olan Adem.

Ram olması gereken Adem.

Dolayısı ile Helal&Haram tayininde onun değil elbet Alemlerin ve Adem'in de Rabbinin ne dediği muhim.

Adem yasağa uymalıydı, uymadı.

Allah uymayacağını bildiği için değil, kendi iradesi ile hata ettiği için yasağı çiğnedi ve kesilen cezaya da müstehak oldu.
Tamam da cezayı çeken bir tek adem değil ki? Adem yüzünden dünyada olan Adem soyu. Ne zamandır Babalarının günahlarını evlatları çeker oldu?

Allah Ademin o meyveyi yiyeceğini bile bile yasak ediyor. Burda tam anlamıyla bir tuzak söz konusudur. Güvercin yakalamışsındır belki. Önce tuzağı hazırlarsın. Güvercinin yiyeceğini bildiğin için yemi Tuzağın içine yerleştirirsin. Sonrada beklersin güvercin tuzağın içine düşsün. Bir güvercine göre insan ne kadar üstünse. Ademe görede Tanrı okadar üstündür.


Sorunlu bir "eşitlik/adalet" anlayışınız var.

Zaten bu işler bir bütündür, sorunlu İlah tasavvurunu olanın, sorunsuz "eşitlik/adalet" tasavvuru olabilemez.

Sana daha önce dediğim gibi, O Falili Muhtardır, Mülk O'nundur.

Ayrıca kul ile Rabbi arasında nasıl bir sözleşme olduğunu bilmiyorsun/bilmiyoruz.

Burada kıskançlığa girip "ona niye ayrıcalık tanıyor?" diyeceğine, "bazı İnsanların küçük yaşta göçüp gitmesi ile, benim tabi olduğum İmtihan sürecinin nasıl bir bağı var? Bu durumun(yani küçük çocuk ölümünün) benim İmtihanımda/kendi Sınavımda bana menfi bir etkisi/ zararı var mı?" sorusunu kendine sor.
Hayır hiçte sorunlu bir adalet anlayışım yok. Eğer dünya bir imtihan yeri ise bu imtihana giren herkeze eşit şartlar uygulanmalıdır. Bahsettiğim eşit şartlar herkez aynı zenginlikte, fakirlikte, aynı dinde vb eşitlik değil. Herkez bu yada şu şekilde bu sınavı sonuna kadar götürmelidir.
Ben konuyu sadece kendim için değil bu sınava tabi olan bütün insanlar için söylüyorum. Ben varayım sonsuza kadar yanayım işkence göreyim umrumda değil. ( Böyle bir Tanrı inancını hiç bir şekil ve surette kabul edemem orası ayrı konu)
Öss sınavında salona girdin oturdun başladın sınava. Bulunduğun sınıfta hatta anfi, sınava giren öğrencilerle dolu. Sınavda zor mu zor. Birden bire gözetmen geliyor ve sen sen sen deyip bir grup adayları yerinden kaldırıyor ve onlara diyor ki
- tamam sizin sınavı yapmanıza gerek yok sizi sınavı kazanmış sayıyoruz. Sende hemen soruyorsun doğal olarak neden onlara böyle bir ayrıcalık tanıyorsun diye. Gözetmende sus soru sorma soru sorarsan atarım seni sınavdan ve hiç bir zamanda kazanamazsın sınavı ömrün boyunca sürünürsün diye cevap veriyor. Bu gözetmenin adil olduğundan bahsedebilir miyiz?

Şimdi aklından zoru olan biri alsa eline dakikada 1 milyon kurşun atan silahını ve 23 nisan çocuk bayramında binlerce çocuğun üzerine kurşun yağdırıp binlerce çocuğu öldürse. Ölen çocuklar haliyle otomatikman cennete gidiyor. Adamda binlerce çocuğu cennete yolladım aslında onlara iyilik yaptım. Bu dünyada yaşasalardı belki çok büyük kötülükler yapcaklardı. Bu şüpheden kurtardım onları derse. Ne olacak? Aile kısmını bu işin dışında tutarsak biri beni ufakken öldürseydi kıyamet günü ben o adama allah senden razı olsun senin sayende cennete giriyorum diye dua ederdim. sence bu işte doğru olmayan birşeyler yok mu?


Arkadaş, dediğim gibi acaba seni muhatap almakla hata mı ediyorum ?

Ben "geçmiş İnsanlar anlasın" diye değil, tam tersi "Kur'an'ın kimi ayetleri geçmişte bazı İnsanlara kapalı gelmiş, tevil etmişler. Sebep, o İnsanların o dönemde sahip oldukları bilinç/idrak düzeyinin ve İlmin söz konusu dönemde, kapalı gördükleri ayetlere dair söylediklerinin yetersizliği" dedim ve "bu durum Kur'anın mübinliğine helal getirmez" diye de ekledim.
Çaktın mı ?
Zorla muattap al diyen yok. İşine gelmiyorsa cevap veremeyeceksen muattap almayabilirsin benim için bir sorun yok.

Hala anlamamakta ısrar ediyorsun. Eğer ayet apaçık kuran diyorsa o Kuran herkez için apaçıktır. Ayetin şimdi anlaşılması sonra anlaşılmaması gibi birşey olamaz. Ayette ne yazıyorsa anlatılmak istenilen odur.
Yıl 1500 Dünya 6 günde yaratılmıştır
Yıl 2009 Dünya 6 günde değil 6 evrede yaratılmıştır.
Böyle birşey olamaz. Ayetler Kuranda yazıldığı gibi apaçıktır. Ne yazıyorsa anlatılmak istenilen odur. Ayeti başka yerlere çekmenin tek anlamı vardır oda Kuranın zaaflarını örtme istediğidir.


Ben sadece İslam noktai nazarından değil, aklen de bir beşere İlahlık isnat edilemeyeceğini düşünüyorum. Dolayısı ile söz konusu Hz. İsa'ya (A.S) edilen iftira olduğunda Müslüman olmayanların da aynı noktada buluşacaklarını düşünürüm.

Ayrıca "Hz. İsa İlah değildir" demenin, bu günkü Hıristiyanlık açısından, Hıristiyanlara dil uzatmamak olduğunu da kim söyledi ?

Bir başka nokta da, senin konuyu neden bu noktaya çektiğin.

Doğrusu, bu tip ortamlarda, bir çok kez tanık olduğum bir durumla tekraren karşı karşıyamıyım diye düşünmedim değil
Konuyu bu noktaya çektim çünkü sadece senin Tanrına dil uzatılmıyor aynı zamanda sende başkalarının tanrılarına dil uzatıyorsun.

Bir hristiyan için İsa'nın tanrılığı kesindir, İspatlanmıştır. Şimdi ben Muhammed peygamber değildir,Tanrıdan vahiy filan almamıştır deyince dil uzatmış oluyorum Ama sen dil uzatmış olmuyorsun. Bu sadece hristiyan içinde geçerli değil. Bir yahudi,bir budist yada bir hindu içinde geçerli. Onların dinlerinin yanlış senin dininin doğru olduğunu gösteren şey nedir?

...sonuç olarak, şu ya da bu, bir zamanlar yoktan varolmuş zorundaydı...
Alıntı ile Cevapla
  #92  
Alt 07-05-2009, 04:57
cigi cigi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 28 Jun 2009
Bulunduğu yer: Rotterdam
Mesajlar: 1.714
Standart

Cok fazla lafa gerek yok. Izleyelim bakalim Allah yemin edermiymis?

Derleyen: atlas
Müzik, animasyon, erisim: cigi

Allah Yemin Eder mi?

Alıntı ile Cevapla
  #93  
Alt 07-05-2009, 05:05
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart

eline saglik Cigi, guzel ve etkileyici olmus, hele muzik ....

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #94  
Alt 07-05-2009, 13:40
hakdogan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
hakdogan hakdogan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yazar
 
Üyelik tarihi: 05 Apr 2009
Bulunduğu yer: Şehr-i güzin
Mesajlar: 717
Standart

Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Birde türkçe konuşsan çok güzel olacak ama neyse zorlamayayım senin. (istidat,tenakuz,Ram olmak,Falili Muhtar,tevil etmek bunlar nedir?)
Bunlar zaten Türkçedir, Türkçemizin malıdır. Yüzlerce yıllık dilimizde mazisi vardır.

Ben sana "Türkçe öğren öyle gel" demiyorum da, sen bana "Türkçe konuş" diyorsun, ironinin zirvesi hakkaten

"Bunlar nedir?" dediğin şeylerin ne olduğunu, bir forumda üyelik ve post atabilmek gibi şeyleri başarabildiğine göre, bir arama motoru vasıtası ile öğrenebilirsin.

Unutma, Allah tembelleri sevmez.

Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ontoloji : Varlık bilimi. Temel sorunu varlığın ne olduğu olan felsefi disiplindir.
Epistemoloji : Bilginin doğası, kapsamı ve kaynağı ile ilgilenen felsefe dalıdır. Bilgi felsefesi olarak da adlandırılmaktadır.

Bunlar felsefenin birer dalı olduğu için bunları felsefe olmadan düşüneyemeyiz.
Felsefenin o disiplinleri içermesi başka bir şey, "İslam Felsefesi" diye bir şeyin olamayacağı başka bir şey.

Bu nüansı atlama.

Ben, "İslam'ın ontoloji ve epistemolojiye dair söyledikleri" gibi bir cümle kullandığım zaman, İslam Felsefesinden bahsetmiş olmam.

Bu muhabbet buradan çıktı, hatırla bunu.

Felsefe, daha önce dediğim gibi, aradığı şeye, hakikate dair bir önkabulden hareket etmez, nötrdür bu noktada.

Fakat İslam, kainatın başı ve sonuna dair kesin bilgi veriyor. Bu sebeple, İslam'ın Varlığa(Ontoloji) dair söylediklerini İslami ontoloji, İslam'ın Bilginin Kaynağına(Epistemoloji) dair söylediklerini İslami Epistemoloji olarak ifade etmek, İslam Felsefesi yapmak değildir.

Bilmiyorum, an itibari ile anlayabildin mi ?

Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tamam da cezayı çeken bir tek adem değil ki? Adem yüzünden dünyada olan Adem soyu. Ne zamandır Babalarının günahlarını evlatları çeker oldu?
Bir Hıristiyanla değil, Müslümanla yazışıyorsun.

Dolayısı ile, Adem'in günahını bütün Ademoğullarına yükleyen bir telakkiye bağlı fertle değil, "her doğan masumdur" telakkisine bağlı birisi ile yazışmaktasın.

Konuştuğunuz sahada gram malikiyetiniz yok, defaatle bunun altını çiziyorum.

İnkar etmek için bile asgari bilgiye muhtaçsınız.

Allah Adem'e dair ne buyuruyor Kur'an'da ?

"Muhakkak Ben, yeryüzünde bir halife tayin edeceğim." Bakara 30

İnsanoğlunun varlık sahnesine çıkma gayesi bu halifelik sırrıdır.

Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah Ademin o meyveyi yiyeceğini bile bile yasak ediyor. Burda tam anlamıyla bir tuzak söz konusudur.
İnsanın kendisini tekrar etmesi pek hoş bir durum değil.

Bu argümanın boşluğuna yukarda değinmedik mi ?

Allah, haşa helal/haram tayininde Kullarının nefsine ram olacak değil.

Bu bakış açısıyla "benim İnkar edeceğimi bile bile neden kendisine İmanı şart koştu, banane banane ben oynamıyorum" türü mızıkçılıklarda yapılabilir.

Dediğim gibi, bunların tamamı "sorunlu/sakat İlah tasavvurunun" yansımalarıdır.

Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Öss sınavında salona girdin oturdun başladın sınava. Bulunduğun sınıfta hatta anfi, sınava giren öğrencilerle dolu. Sınavda zor mu zor. Birden bire gözetmen geliyor ve sen sen sen deyip bir grup adayları yerinden kaldırıyor ve onlara diyor ki
- tamam sizin sınavı yapmanıza gerek yok sizi sınavı kazanmış sayıyoruz. Sende hemen soruyorsun doğal olarak neden onlara böyle bir ayrıcalık tanıyorsun diye. Gözetmende sus soru sorma soru sorarsan atarım seni sınavdan ve hiç bir zamanda kazanamazsın sınavı ömrün boyunca sürünürsün diye cevap veriyor.
En başa dönüyoruz, "bilmiyorsunuz" dediğim İslami Varlık ve Bilgi Teorisi/Bilgisi meselesi.

1- Mülk O'nun. Dilediği Tasarrufta bulunur.

2- Mülk'ün sahibinin söz konusu kullarla arasındaki ahidin içeriğine şahit misin? Değilsin. Söz konusu kullar hayatiyetlerini devam ettirseler ve farzı muhal en az senin kadar ömür sürseler, tabi oldukları imtihanda alacakları neticenin ne olacağına dair sende bir bilgi var mı ? Yok. Peki onları Yaratanda var mı ? El-Cevap Var.

3- Mülk sahibi (senin ÖSS metaforundan hareketle) İmtihan arenası için nasıl bir şartname/kılavuz deklare etmiş?

4- Mülk sahibi soru sorulmasına bırak müsade etmemeyi, kendisini İnkar edebilme selahiyetini bile İnsanoğluna bahşetmiş.

Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Şimdi aklından zoru olan biri alsa eline dakikada 1 milyon kurşun atan silahını ve 23 nisan çocuk bayramında binlerce çocuğun üzerine kurşun yağdırıp binlerce çocuğu öldürse. Ölen çocuklar haliyle otomatikman cennete gidiyor. Adamda binlerce çocuğu cennete yolladım aslında onlara iyilik yaptım. Bu dünyada yaşasalardı belki çok büyük kötülükler yapcaklardı. Bu şüpheden kurtardım onları derse. Ne olacak?
Vah vah.

Ciddi ciddi yanıtlar yazdığım muhatabımın tahlil yetisine!, örneklem gücüne! meseleleri ele aldığı düzeye! bakın.

Sorduğun soruya İslam'ın "Bir masumu öldüren bütün İnsanlığı öldürmüş gibidir" dediğini bilmiyorsan, İslam üzerine kelam etme cüretini nereden alıyorsun ?

Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Zorla muattap al diyen yok. İşine gelmiyorsa cevap veremeyeceksen muattap almayabilirsin benim için bir sorun yok.
Zorla seni bana muhatap aldıracak mekanizmalar olduğunu vehmetmiyorsundur da, yine de söyliyeyim "zaten öyle bir şey diyen olursa da kaale alacağımı sanma."

Senin yada forumdaki herhangi bir üyenin yazdıklarının işime gelip gelmemesi gibi bir durum söz konusu olamaz, benim konuya baktığım açı "söylenen/yazılan doğru mu değil mi?" açısıdır.

Tabi bu açıdan bakarken, bir de sözü söyleyen dikkate alınır, sözü dinlenir, meseleleribilir, kısacası konuştuğu konudan haberdar mıdır değil midir diye de bakarım.

Bu söz konusu kriterler açısından durumun pek parlak değil, onu söyleyeyim.

Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yıl 1500 Dünya 6 günde yaratılmıştır
Yıl 2009 Dünya 6 günde değil 6 evrede yaratılmıştır.
Böyle birşey olamaz.
1- Eğer Kur'an'da geçen "gün" kavramı izafi ise, İnsanoğlu'nun "24 saatlik gün anlayışından" farklı kullanımlar içeriyorsa

2- Ve eğer Beşer İdraki zamanla Kur'an'ın işaret ettiği zirveye yaklaşabiliyor, mesafe katediyorsa

olmaz dediğin "bal" gibi olur ve olmuştur.

Bakınız "direksiz yükseltilen" ve "feleklerde akıp giden" gök cisimleri.

Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Konuyu bu noktaya çektim çünkü sadece senin Tanrına dil uzatılmıyor aynı zamanda sende başkalarının tanrılarına dil uzatıyorsun.
O vakit kimseye "bana iki gözüm deme" deme hak ve selahiyetine malik değilsin.

Kaldı ki "iki gözüm" demek, dil uzatmak da değildir, dimi iki gözüm ?

Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Şimdi ben Muhammed peygamber değildir,Tanrıdan vahiy filan almamıştır deyince dil uzatmış oluyorum Ama sen dil uzatmış olmuyorsun.
hakdogan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ayrıca "Hz. İsa İlah değildir" demenin, bu günkü Hıristiyanlık açısından, Hıristiyanlara dil uzatmamak olduğunu da kim söyledi ?
En kısa zamanda bir göz doktoruna görün iki gözüm.

Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Onların dinlerinin yanlış senin dininin doğru olduğunu gösteren şey nedir?
Kur'an-ı Kerim...
Alıntı ile Cevapla
  #95  
Alt 07-05-2009, 15:03
sahozgur sahozgur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 134
Standart

Sayın Hakdoğan,


“Kur'an'da da bu belagat kullanılmış, somutlar üzerinden (Güneş,Ay,Yıdızlar vs) Kur'an tebliğ ettiğini takviye etmiştir. Bunu yaparken de o yeminlerle yine beşeriyete büyük mesajlar vermiştir. İdrak krizi içindeki bazılarının iddiası hilafına yemin edilen şeylere baktığınızda zikredilmelerinde büyük hikmetler olduğunu görüyoruz...” demişsiniz.

Bu zikredilen şeylerdeki hikmet nelerdir?

“Bilinmeyi murad eden Yüce Mevla bu varlık sahnesini inşaa ediyor ondan sonra da yeryüzünde halifesi olarak İnsanı görevlendiriyor.” Demişsiniz.

Gerçekten böyle mi oluyor? İnsan, Evren, Dünya, cennet, cehennem hangi sırada yaratılmıştır? Ayrıca Adem ilk insan mıdır?
Alıntı ile Cevapla
  #96  
Alt 07-05-2009, 15:09
sahozgur sahozgur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 134
Standart

EnvyMe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu düşmanlık neden?
Neden bir ateist, bir hristiyan için, bir yahudi için bu kadar düşmanlık göstermez de, islam için gösterir, neden?
Ortada benim düşmanlık ettiğimiz kimse yok. Kimseyi de bir dine inanıyor diye katletmiş değilim. Ama dinsiz olmakla suçlanan ve katledilen birçok insan var. Yani kimin düşmanlık beslediği açık.

İslamın egemen olduğu bir toplumda yaşayan bir ateistin, hristiyan veya yahudilerle problemi olma olasılığı sizce ne kadardır? ABD'de yaşayan bir ateist hristiyanlığı eleştirir, İsrailde yaşayan ise yahudiliği, haliyle Türkiye'de yaşayan da islamı eleştirir. Ama unutma ateistler kimseye düşman olmaz. Kimseye de zarar vermez. Ölüm, şiddet, kan, katliam, hepsi dindarlarda mevcuttur. Tarih bunun örnekleriyle doludur.
Alıntı ile Cevapla
  #97  
Alt 07-05-2009, 15:55
hakdogan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
hakdogan hakdogan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yazar
 
Üyelik tarihi: 05 Apr 2009
Bulunduğu yer: Şehr-i güzin
Mesajlar: 717
Standart

sahozgur´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu zikredilen şeylerdeki hikmet nelerdir?
Sizleri fena halde tembelliğe alışmış gördüm.

Bu başlıkta daha önce Kasem'e dair geçen bir örnek vermiş, Tekvir Suresinde neye niçin kasem edildiğini anlamak için, bir adres vermiştim.

Rahmetli Nurbaki hoca, göz açıcı şeyler söylüyordu orada.

"Hikemti ne ola?" diye samimi düşünen kişi bir göz atar, bakıverirdi

Biz, paste ederek nakeledelim : "Evrendeki tüm maddi varlıklar, özlerinde mevcut cazibe gücüyle ayakta durur. Ne varki, eğer bir başka etki olmasa idi tüm madde evreni biri birine hızla yapışır, tek bir cisim haline gelirdi. Maddesel evrenin dengesi jiroskobik hareketin, itme gücüyle sağlanır. Bu yüzden, tüm maddi varlıklar, sonu gelmez bir dönme hareketini devam ettirir durur.

Elektron, atom çekirdeği etrafında, güneş, saman yolu ekseni etrafında aralıksız dönmekte, böylece cazibeye (Gravidasyon) karşı koyarak hayatını sürdürmektedir.

Eğer cazibe olmasaydı hareket eden bir cisim evrenin sonsuzluğuna fırlar kaybolurdu. Jiroskobik itme gücü olmasaydı bir kitleye yapışır yok olurdu.
İlerde bahislerde de göreceğimiz gibi, maddi evrenin yaratılışındaki parçacıklar teorisi, bu iki gizli kudreti maddi evrenin var olma şartı kabul etmektedir.

Şimdiye kadar Gravidasyonu; yani cazibeyi gereğince tanımlamak mümkün olmamıştır.

Kur'an, cazibe için Jiroskobik itme gücünün zıddı anlamına gelen bir tanım getirmiştir. Bundan güzel bir fizik kavramı olamaz.

Sûre-i Tekvir (81), Âyet 15: Fela uksımu bi'l Hünnes

Yok artık, Hünnese kasem ederim (Ondan daha örnek işaret olamaz).
Hünnes'den önemli misal olamaz. Burada Hünnes'in iki anlamı vardır: Tek başına Hünnes, pusan içine çekilendir. Ancak, lûgatta Hünnes, harekete kıyas edilerek kullanılırsa; tersine hareket ederek içine büzülme anlamına gelir. Nitekim bu âyetten sonraki âyet, açıkça akıcı bir orbit hareketten bahsetmektedir (Aynı sure Âyet-16):

El Cevaril Künnes

Künnes: Bir hareketin amacı, güzergâhı, yörüngesi, orbiti, mekan çizgisi demektir.

Âyetin anlamı: Mahrekinde hareket edene demektir ki; tam anlamı ile Jiroskobik hareket gücünü tarif etmektedir. O halde iki âyet birlikte: Özüne dönüp pusan kudrete (Gravidasyon-cazibe) ve mahrekinde akıp gidene kasem ederim şeklinde çevrilir.

Burada ve Kur'an'da sık sık «Kasem» deyimi geçmektedir. Başka lisanlarda pek karşılığı olmayan «Kasem» tanımını açıklamak isterim.

Kur'an'da ve genelde Arapça'da Kasem yemin demektir. İki tarzda geçer,ya bizzat kasem kelimesi ile veya cümlenin başına (ve) harfini alarak. Ancak Arapça'daki bu tarz Kasemler bizim lisanımızdaki yemin kavramından farklıdır.

Arap Edebiyatında Kasem, özellikle şahid ve delil anlamında kullanılır, Vallahi demek dahi, Allah'a yemin ederim değil, Allah şahid olsun demektir.

Yine Arap Edebiyatında bir çok önemli konuların anlatılmasında bilimsel gerekçelere Kasemle başlanır. Kur'anda Kasem genellikle bilimsel gerçeklere örnek anlamındadır. Allah bir emri verirken, yıldızların, güneşin nizamını delil göstermek, bu gerçekleri vurgulamak için Kasem sözcüğünü kullanır.

İşte bu âyette de Allah, sûre içinde kıyamet olayını anlatırken evrendeki en önemli fizik yasasını örnek bir anlamda şahid gösteriyor. Yani mahşer nasıl olabilir ki? Sorusuna otomatik bir cevap olarak maddi evrenin en büyük fizik yasasını örnek gösteriyor: Cazibeye (Gravidasyon) ve jiroskobik hareketin itme gücü gerçeğine Kasem ederim, buyuruyor.

Fela uksimu” ile perçinlenmiş Kasem deyimleri, çok büyük gerçekler için kullanılır. Ayetin böyle başlaması, gösterilen örneğin evrendeki en önemli olaylardan biri olduğunu göstermektedir. Ve de, fizik ilmi bu sırrı bugün aynen kabul etmektedir.

İki Âyet-i Kerimede beş kelime içinde bildirilen bu önemli fizik yasasının inceliklerini yine bu beş kelime için de bulmak mümkündür:

a - Evren dengesini simgeleyen iki önemli olaydan; yani Gravidasyon ve Jiroskobik hareketten önemli ve asıl olanı cazibedir (Gravidasyon). Bu yüzden âyet önce Hünnes'i zikretmiştir.

b - Cazibe gerçeğini kavramak mümkün değildir. Ancak onun, hareket enerjisinin iten sırrının tersine bir kavram içinde sezilmesi gerekmektedir ki, âyet, önce tamamen bilinmez olan Hünnes' i zikrederek sonra mahrek- teki bu hareketin; yani jiroskobik hareketin tersi kavram olan Gravidasyona yaklaşımımızı sağlamaktadır.

c - Bugün yer yüzünün tüm fizik laboratuarları Gravidasyonun sırrını çözmek istemektedir. Halbuki Kur'an bu sorunun cevabını 15 asır evvel vermiştir. Hünnes : yani pusan, kendi içine ters bir hareket eylemiyle dönen kudrettir.

İşte, kıymetli okuyucularım, Kur'an'ın en önemli mucizevî hikmetlerinden biri; ciltlerce kitapların ifade edemeyeceği gerçekleri kendi sistemi içinde birkaç kelime ile anlatmış olmasıdır.

Kur'an'ın ilâhi kitap oluşundaki hikmet böylesine açıktır.

Kur'an âyetleri arasında öyle hükümler vardır ki, onların uygulanmasını zor sanırız. Halbuki gün gelecek bu hükümler beşeriyeti içine düşeceği çıkmazdan kurtaracaktır. Bu âyetle Arapça deyimler arasındaki bağlantıyı bir kez daha vurgulamak istiyorum.

16.ncı âyetteki Elcevaril kelimesi temel yorum maddesidir; zira Elcevaril, mutlaka belli bir güzergahda tekrarlanan hareketi temsil eder. Künnes bu hareketi yürüten faildir. Kesinlikle Jiroskobik hareketi temsil etmektedir. 15. âyetteki Hünnes kelimesi Elcevaril kelimesine kinaye hareketin tersi, kendi içinde pusma, tersine hareket demektir; ki tam anlamı ile Gravidasyonu temsil etmektedir.

Fela Uksimu bi'l Hünnes
El Cevaril Künnes


İşte bu harikalar harikası fizik yasalar topluluğu, bu iki: kelimede gizlidir.
"

http://www.nurbaki.com/?p=762

Bu tek bir örnektir.

İşte kasemlerin, böyle hikmetleri vardır.

sahozgur´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Gerçekten böyle mi oluyor? İnsan, Evren, Dünya, cennet, cehennem hangi sırada yaratılmıştır? Ayrıca Adem ilk insan mıdır?
Bu sualler bu başlığın konusu mu ?

Değil.

Cevapları bilinmez mi ?

Değil.

O halde ?
Alıntı ile Cevapla
  #98  
Alt 07-05-2009, 16:05
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart

Hakdogan,"inkar" kelimesini sik sik kullaniyorsun; Bir ateistin tutumunun "inkar" oldugunu soyleyebilmen icin, onun da senin kadar inandigini, dini masallara gercek gozuyle baktigi, kabul ettigine emin olman lazimdir.
Ben ve diger bircogumuz, din masallarinin yine insanlar tarafindan uyduruldugu, tarihte bircok tanrilar yarattigini, ve bunlarin kendi zamaninda, ayni sizin allah ve kuraniniz kadar, imanla savunuldugu, iddia ediyor, ve bunu tarihle ispat edebiliyoruz. Sizin, bu masallarin daha gelismisine, komplike hale gelmisine sizlerin inaniyor olmaniz bizi "inkar"ci yapmayacagi gibi, gecmisten ders cikaramayan sizleri, bizlerin gozunde, gercegi "inkar" ediyor durumuna dusurdugunu bilmem anliyabilir misiniz. Benimki de bosuna bir umit; Bu lisani anlasaniz bu turden yazmazdiniz zaten.

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #99  
Alt 07-05-2009, 16:08
Ki-Adi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ki-Adi Ki-Adi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2009
Bulunduğu yer: Sakarya
Mesajlar: 717
Standart

hakdoğan

Malesef senin dediğin gibi Türkçemizin malı filan değildir. Arapça kelimeleri bizim diye diye yüzyıllar boyunca arapçalaştırdınız Türkçeyi.

1931 yılında Türkçedeki kelimelerin %35 Türkçe % 51 Arapça % 2 Farsça % 6 Osmanlıca %6 kalan dillerden gelen sözcüklerden oluşuyordu.
Bugün ise %14 e düşmüştür yabancı kökenli sözcükler.

Fakat nedense bir kesim bu düşen arapça oranını sürekli yükselme amacındadır. Ben hiç bir şekilde yabancı kelime olmasın demiyorum. Fakat kullancağın sözcüğün türkçesi varsa türkçesini kullanmaya özen göstermeliyiz.


Felsefenin o disiplinleri içermesi başka bir şey, "İslam Felsefesi" diye bir şeyin olamayacağı başka bir şey.

Bu nüansı atlama.

Ben, "İslam'ın ontoloji ve epistemolojiye dair söyledikleri" gibi bir cümle kullandığım zaman, İslam Felsefesinden bahsetmiş olmam.

Bu muhabbet buradan çıktı, hatırla bunu.

Felsefe, daha önce dediğim gibi, aradığı şeye, hakikate dair bir önkabulden hareket etmez, nötrdür bu noktada.

Fakat İslam, kainatın başı ve sonuna dair kesin bilgi veriyor. Bu sebeple, İslam'ın Varlığa(Ontoloji) dair söylediklerini İslami ontoloji, İslam'ın Bilginin Kaynağına(Epistemoloji) dair söylediklerini İslami Epistemoloji olarak ifade etmek, İslam Felsefesi yapmak değildir.
Cevap veriyorsun ama verdiğin cevaplar benim sorularımla alakları bile yok.
Ontoloji ve Epistemoloji birer felsefe dalıdır. Bunları felsefesiz düşünemezsin.
Sen öyle düşüncesen bile yaptığın iş İslam felsefesinden başka birşey değildir.

İstersen şu linke bakta islam felsefesi diye birşey var mı yok mu öğren!

http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0slam_felsefesi

Bilmiyorum, an itibari ile anlayabildin mi ?

Bir Hıristiyanla değil, Müslümanla yazışıyorsun.

Dolayısı ile, Adem'in günahını bütün Ademoğullarına yükleyen bir telakkiye bağlı fertle değil, "her doğan masumdur" telakkisine bağlı birisi ile yazışmaktasın.

Konuştuğunuz sahada gram malikiyetiniz yok, defaatle bunun altını çiziyorum.

İnkar etmek için bile asgari bilgiye muhtaçsınız.

Allah Adem'e dair ne buyuruyor Kur'an'da ?

"Muhakkak Ben, yeryüzünde bir halife tayin edeceğim." Bakara 30

İnsanoğlunun varlık sahnesine çıkma gayesi bu halifelik sırrıdır.

Adem cennetten kovulmadı mı? Eğer adem cennetten kovulmasaydı ne olacaktı? Adem'in cennetten kovulup dünyaya gönderilmesi kimin suçu? Adem suçluydu kovdu cennetten ee peki ademin soyunun ne suçu vardı da onlarda dolaylı olarak cennetten kovuldu?


İnsanın kendisini tekrar etmesi pek hoş bir durum değil.

Bu argümanın boşluğuna yukarda değinmedik mi ?

Allah, haşa helal/haram tayininde Kullarının nefsine ram olacak değil.

Bu bakış açısıyla "benim İnkar edeceğimi bile bile neden kendisine İmanı şart koştu, banane banane ben oynamıyorum" türü mızıkçılıklarda yapılabilir.

Dediğim gibi, bunların tamamı "sorunlu/sakat İlah tasavvurunun" yansımalarıdır.
Eğer sorularımı laf gevezeliği yapıp geçiştirmek yerine düzgün bir cevap verebilseydin beni kendimi tekrar etmek zorunda bırakmazdın. Yaptığın tek şey sen sorunlu/sakat İlah tasavvurun var ondan anlamıyorsun demek.

Bana Ademe yapılanın tuzak olmadığını anlat.

Sen evine gelen misafire bak dokunacağını bile bile buzdolabına dokunma seni evden kovarım diyorsun. Bu da yetmezmiş gibi başka birinin evine girip misafirini buzdolabına girip birşeyler yemesi için kandırmasına göz yumuyorsun.

Benim madem anlama zorluğu çektiğimi düşünüyorsun Tam bir embesile anlatır gibi anlat ozaman bunun bana bir tuzak olmadığını.



En başa dönüyoruz, "bilmiyorsunuz" dediğim İslami Varlık ve Bilgi Teorisi/Bilgisi meselesi.

1- Mülk O'nun. Dilediği Tasarrufta bulunur.

2- Mülk'ün sahibinin söz konusu kullarla arasındaki ahidin içeriğine şahit misin? Değilsin. Söz konusu kullar hayatiyetlerini devam ettirseler ve farzı muhal en az senin kadar ömür sürseler, tabi oldukları imtihanda alacakları neticenin ne olacağına dair sende bir bilgi var mı ? Yok. Peki onları Yaratanda var mı ? El-Cevap Var.

3- Mülk sahibi (senin ÖSS metaforundan hareketle) İmtihan arenası için nasıl bir şartname/kılavuz deklare etmiş?

4- Mülk sahibi soru sorulmasına bırak müsade etmemeyi, kendisini İnkar edebilme selahiyetini bile İnsanoğluna bahşetmiş.
Antlaşma, Antlaşma deyip deyip duruyorsun nerden bu antlaşma. Eğer ben bir antlaşma yaptıysam bunun şartlarını bilmem gerekmez mi? Oyunu kurallarına göre oyna. Hani nerde kurallar? Söylemem.

Öss'ye giren bütün öğrenciler aynı şartları kabul ederler. Şartlarda sınav kağıdının üstünde gayet açık bir şekilde yazar. Bu şart sınava giren her öğrenci için aynıdır. Hiç bir kişiye ayrıcalık gösterilmez.Adil olan sınavda bu şartlar olmalıdır.
Her insan o sınava aynı şekilde hazırlanamaz. İmkanı olan dershaneye gider özel ders alır, imkanı olmayan dershane ye gidemez buna itirazım yok. Fakat sınav günü sınava girecek bütün öğrenciler aynı sınav kağıdı aynı şartlar aynı kurallara göre sınav edilirler.

Fakat nedense Senin Tanrın kimseye sınav şartlarını göstermiyor?

Vah vah.

Ciddi ciddi yanıtlar yazdığım muhatabımın tahlil yetisine!, örneklem gücüne! meseleleri ele aldığı düzeye! bakın.

Sorduğun soruya İslam'ın "Bir masumu öldüren bütün İnsanlığı öldürmüş gibidir" dediğini bilmiyorsan, İslam üzerine kelam etme cüretini nereden alıyorsun ?
Ben sana oluşacak paradokstan bahsediyorum sen bana ne diyorsun? Yine aynı şeyi yapıp cevap vermeyerek konuyu başka yere yerlere çekiyorsun. İslamın ne dediğini elbet bende biliyorum fakat ben konuya öldürülen çocuklar bakımından bakıyorum. Senin değine göre cennete gidecek. Sen seni bu zorlu sınavdan kurtarıp cennete gitmeni sağlayacak birinden duacı olmaz mısın?

Lütfen sorularıma kıvırmadan başka yerlere çekmenden cevap ver.



Senin yada forumdaki herhangi bir üyenin yazdıklarının işime gelip gelmemesi gibi bir durum söz konusu olamaz, benim konuya baktığım açı "söylenen/yazılan doğru mu değil mi?" açısıdır.

Tabi bu açıdan bakarken, bir de sözü söyleyen dikkate alınır, sözü dinlenir, meseleleribilir, kısacası konuştuğu konudan haberdar mıdır değil midir diye de bakarım.
Sen yazılanlara doğru mu değil mi diye değil yazılanları yalanlayığ kendince doğru saydıklarını gene kendince doğru göstererek kendini tatmin etme çabasındasın.
Tabi bu sözleri söyleyenler bizim gibi dinsizler olunca ister istemez bunlar islamı karalamak için yalan söylüyorlar önyargısıyla baktığın için biz ne desek boş.

1- Eğer Kur'an'da geçen "gün" kavramı izafi ise, İnsanoğlu'nun "24 saatlik gün anlayışından" farklı kullanımlar içeriyorsa

2- Ve eğer Beşer İdraki zamanla Kur'an'ın işaret ettiği zirveye yaklaşabiliyor, mesafe katediyorsa

olmaz dediğin "bal" gibi olur ve olmuştur.

Bakınız "direksiz yükseltilen" ve "feleklerde akıp giden" gök cisimleri.
Bak bakalım sevgili peygamberin 6 gün için ne demiş

"Allah toprağı cumartesi günü yarattı. Ondaki dağları pazar günü yarattı; ağaçları pazartesi günü yarattı. Mekruhları salı günü yarattı. Nuru çarşamba günü yarattı ve onda hayvanları perşembe günü yaydı. Hz. Adem (a.s)´i cuma günü ikindi vaktinden sonra, ikindi ile gece arasındaki gündüz vaktinin en son saatinde en son mahluk olarak yarattı."

Hadi senin dediğini kabul edelim 1 gün bildiğimiz 1 gün olmasın.
Bunun için tekrar kurana bakalım 1 gün kaç gün müş

Bir de senden acele azap istiyorlar. Hâlbuki Allah asla va’dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir. ( Hacc 47)

Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O’na yükselir. ( Secde 5)

Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir. ( mearic 4)

Ayetlere baktığımızda insanlar için 1000 günün Allah için 1 gün olduğunu anlıyoruz.
Bu durumda da değişen pek birşey olmuyor. 6 gün 6000 gün oluyor.
Gene kurtaramıyoruz işi.

O vakit kimseye "bana iki gözüm deme" deme hak ve selahiyetine malik değilsin.

Kaldı ki "iki gözüm" demek, dil uzatmak da değildir, dimi iki gözüm ?
Ben söylerim. Sen istersen demeye devam edersin istemez söylemezsin.
Ayrıca ben iki gözüm demek dil uzatmaktır diye birşey söylemedim.


En kısa zamanda bir göz doktoruna görün iki gözüm.
Bence sen en kısa zamanda bir göz doktoruna görün.

Benim Muhammed peygamber değildir dememle Senin İsa tanrı değildir demen arasında ne fark var. Bana açıklayabilir misin.

Kur'an-ı Kerim...
Ee aynı şey onlar içinde geçerli. Onların dinin gerçek doğru din olduğunu gösteren onlarında kitapları/öğretileri.
Kimin kitabı gerçek peki? Belki ortada doğru kitap diye birşey yoktur.

...sonuç olarak, şu ya da bu, bir zamanlar yoktan varolmuş zorundaydı...
Alıntı ile Cevapla
  #100  
Alt 07-05-2009, 16:11
hakdogan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
hakdogan hakdogan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yazar
 
Üyelik tarihi: 05 Apr 2009
Bulunduğu yer: Şehr-i güzin
Mesajlar: 717
Standart

vartor´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hakdogan,"inkar" kelimesini sik sik kullaniyorsun; Bir ateistin tutumunun "inkar" oldugunu soyleyebilmen icin, onun da senin kadar inandigini, dini masallara gercek gozuyle baktigi, kabul ettigine emin olman lazimdir.
Yanlış değerlendirme.

Zira benim "İnakrcı" tanımlamam, kabul ettiğim doğrulardan hareketle yapılıyor. Güneş'in her gün doğup batması kadar gerçek/realite olarak kabul ettiğim şeylere "İnanmayan" birisi, gözümde "İnkarcıdır".

Dolayısı ile, bu şahsın, dün yada bu gün, İnandığım şeylere benim kadar İnanması değil, dün yada bu gün, benim İnandıklarıma İnanmamış olması onu benim gözümde "İnkarcı" kılmaktadır.

vartor´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bizlerin gozunde, gercegi "inkar" ediyor durumuna dusurdugunu
Bak, tam da gözümdeki pozisyonunuz bu.

vartor´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu lisani anlasaniz bu turden yazmazdiniz zaten.
Her nekadar uydurukçayı, İslam'i olan, İslam'ı hatırlatan, ait olduğumuz büyük medeniyetin kültürel izlerini taşıyan herşeye düşmanlığınız sebebiyle, sırtınızı çevirdiğiniz öz lisanımıza tercih etseniz de, yazdıklarımı bal gibi anlıyorsunuz.

Tansiyonunuzu fırlatmasından belli.

Hörmetler...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tayyip Erdoğan: İşte O Yemin ! NedimYilmaz Politika 9 09-07-2017 13:40
Tanrı Kullarının ibadet etmesi sonucunda ne alır? atheist87 İslam 12 10-07-2013 13:37
CHP'nin yemin etmeme tavrı hakkında... Violadagamba Politika 25 13-07-2011 09:23
AKP'ye oy için yemin ettirip altın verdiler atheist87 Multimedya 7 22-06-2008 16:36
ALLAH'ın adı K.C. Önerdiğimiz Başlıklar 125 05-01-2007 14:04

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:33 .