Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
|
Gözüm, seninle hakkaten zaman kaybediyoruz
Wiki kaynaklı, aksini gösterir bir url paylaşsam ne olacak ?
Yani konunun neticeye bağlanması için kaynak Wiki mi olmalı ?
Felsefe nedir bilmen, artı İslam'ın "hakikat/gerçek"e dair İnkar edilemez şeyler söyleyip söylemediğini bilmek yetmiyor mu ?
Islak zeminde patinaj ile kendine zaman kaybettiriyorsun.
İslam Felsefesi olabilemez.
NOKTA
Bilimsel düşünce vs diye habire masal okumayı bilirsiniz, ancak metodlara, terminelojiye sadakata geldi mi yan çizersiniz.
Felsefe, bir önkabulden hareketle gerçeği aramaz.
Ve yine Felsefe bir arayışın ifadesidir.
Oysa İslam bir gerçeği, üstelik bir önkabul olmadan aramamıyor.
İslam gerçeği deklare ediyor.
Hakikat bu diyor.
İslam'ın varlığa dair söylediklerini, o malum öz lügatımızda duyduğunuz antipati sebebi ile "İslami ontoloji" olarak ifade etmek, İslam Felsefesinden söz etmek değildir.
Hıristiyan yada Musevi ontolojisi demek de benzerdir.
NOKTA
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
Adem'in cennetten kovulup dünyaya gönderilmesi kimin suçu?
|
Tabi ki Adem'in
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
Adem suçluydu kovdu cennetten ee peki ademin soyunun ne suçu vardı da onlarda dolaylı olarak cennetten kovuldu?
|
Bu ne saçma mantık ?
Şimdi, farzı muhal bir aşiret, devlete karşı işlediği bir suçtan ötürü, sulak ve verimli arazilerin olduğu bir bölgeden sürülüyor.
Başka bir bölgeye.
Resmi otorite, onların çocuklarına da ceza mı vermiş oluyor ?
Sana göre "Vermiş oluyorsa" bu cezada hata kimde ?
Yasalara isyan eden atalarda mı, yoksa yasaları uygulayan otoritede mi ?
Sen, Hıristiyan teolojinin fena halde etkisinde kalmışsın.
Babaların yaptıklarından ötürü çocuklar ne günahkar doğar, nede Baba'ya verilen ceza, çocuklara, dolaylı felan denip uçuşa geçilere fatura edilmiş gibi gösterilemez.
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
Yaptığın tek şey sen sorunlu/sakat İlah tasavvurun var ondan anlamıyorsun demek.
|
Hakikat bu.
Gerçeği ifade ediyoruz.
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
Sen evine gelen misafire bak dokunacağını bile bile buzdolabına dokunma seni evden kovarım diyorsun.
|
Benim buzdolabıma dokunulmasını yasaklamam, benim irademin bileceği iş ise ve ben bunu yasakladığımıda söylemiş isem, bundan sonra bu buzdolabına dokunan mı ben mi hatalıyım ?
Şu kadarcı tahlil yeteneğiniz yok mu ?
Allah Adem'i Bakara 30'da ne için yarattığını zaten açıkça buyuruyor.
Yine ona ve soyuna, dileme/ihtiyar etme yetisi verdiğini de.
Şimdi sen, çocukça bir eda ile "
yasağı çiğneyeceğini biliyorsa neden yasak koyuyor" demekle, tıpkı yukarda dediğime benzer bir söz diyor, "
benim O'nu İnkar edeceğimi bile bile neden kendisine İman'ı zorunlu kılmış" deme gülünçlüğünü sergiliyorsun.
Bu sana yakışıyor mu
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
Benim madem anlama zorluğu çektiğimi düşünüyorsun Tam bir embesile anlatır gibi anlat
|
Kusura bakma da, zaten yaptığım biraz da öyle oluyor.
Ama görüyorum ki, seviye o noktada bile değil.
Şu senin ÖSS metaforuna dönelim.
Sen hiç bir sınavda "
neden doğru seneçek dışında 3 yanlış ilave seçenek var, neden kavamı karıştırıyorsunuz?" diye birilerine çıkıştın mı?
İnsan idraki eşyayı zıtları ile algılıyor, bir şeyin tam olarak ne olduğunu, onun önce ne olmadığını yada tam tersi/zıddının ne olduğunu anlayarak idrak ediyoruz.
İnanan ile İnkar edenin kıymet ölçüsü de bunun gibidir.
İnsan'a da uhrevi olanı, dünya ötesini, en önemlisi asıl sahibini daima hatırlatan/fısıldayan mekanizmalarla birlikte, tam aksini fısıldayanlar (Şems 7-8) verilmiş.
Herkesin bir varlık hikmeti var.
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
Antlaşma, Antlaşma deyip deyip duruyorsun nerden bu antlaşma. Eğer ben bir antlaşma yaptıysam bunun şartlarını bilmem gerekmez mi? Oyunu kurallarına göre oyna. Hani nerde kurallar?
|
İşte Kur'an karşında.
Kiminle, ne zaman ve hangi şartlarda ne anlaşması yaptığını da, buna nasıl riayet etmen gerektiğini de, riayet ettiğinde yada etmediğinde ne olacağını da açık seçik beyan ediyor.
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
Ben sana oluşacak paradokstan bahsediyorum sen bana ne diyorsun?
|
Kardeşim, en azından orada "saçmaladığını" kabul etki, ciddiye almamanın üzerine bir de saygı duymamayı eklemeyelim.
Ucube bir örnek o, çocuklar yapmaz.
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
Senin değine göre cennete gidecek. Sen seni bu zorlu sınavdan kurtarıp cennete gitmeni sağlayacak birinden duacı olmaz mısın?
|
İşte sorunlu İlah Tasavvurunuz diyorum ya, boşa konuşmuyorum.
Farz-ı Muhal, böyle bir ölümle göçüp giden ancak Rabbine şükreder, zira Nimeti veren O'dur.
Artı, imtihan sürecinde buluğa erdikten sonrasına da erişmiş, yani ceza ehliyetine malik olduktan sonra da vefat edip, Cennet'e gidecek yine Rabbine şükredecektir.
Zira İslam bize diyor ki, kişinin ceza olarak görecekleri yaptıklarının tam/eksiksiz karşılığıdır, ona bu noktada zulüm yapılmayacaktır.
Ama kazanacağı mükafatları, Allah'ın fazlu keremindendir, O'nun kulunun amelini Rahmeti ile bereketlendirmesindendir.
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
Gene kurtaramıyoruz işi.
|
@Ki-Adi,
Sen okuduğunu anlamaktan acizken, bir de haddini aşıp Kur'an tefsirine mi yelteniyorsun
Cehaletten beslenen cesaretin göz yaşartıcı.
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
Benim Muhammed peygamber değildir dememle Senin İsa tanrı değildir demen arasında ne fark var. Bana açıklayabilir misin.
|
Şimdi, yazdığını unutan, okuduğunu da anlamayan @Ki-Adi,
Sen, bana "gözüm" denmesinden nefret ettiğini söyleyince ben de sana :
hakdogan´isimli üyeden Alıntı
Ben de Allah'a, Resulüne, Dinine, Vahyine dil uzatılmasından nefret ediyorum.
Ancak tahammül gösteriyoruz, zira sizelere bu imkanı bizzat Yaratan vermiş.
|
dedim.
Ardından sen, kel alaka bir pozisyonda :
Ki-Adi´isimli üyeden Alıntı
Birde şu açıdan bak olaya. Sende sırf Müslüman olduğun için Hristiyanlara dil uzatıyorsun. İsa Tanrı değil diye. Kitaplarınız yanlış diye.
|
dedin.
Sonra ben de :
hakdogan´isimli üyeden Alıntı
"Hz. İsa İlah değildir" demenin, bu günkü Hıristiyanlık açısından, Hıristiyanlara dil uzatmamak olduğunu da kim söyledi ?
|
dedim.
Yani ?
Ya iki gözüm, hakkaten garipsin, fazla mu üzerine gittik, dengen altüst oldu.
Ben, "bana gözüm deme, tahammülüm yok" nazlanmana karşı "senin İnkarına biz tahammül ediyoruz ama" demişken, kalkıp da bana "
Benim Muhammed peygamber değildir dememle Senin İsa tanrı değildir demen arasında ne fark var. Bana açıklayabilir misin." demenin tek bir makul izahı olabilir mi ?
Yoksa sen Hıristiyan mısın da "Bir Müslüman olarak, evvel emirde sen benim İnançlarıma, Hıristiyan olmadığın için dil uzatmaktasın" demek istiyorsun ?
Bu çarpık bakış açısına göre de sen Hıristiyan olduğun için, salt bu sebeple benim İnancıma dil mi uzatmış olmaktasın.
Ha Hıristiyan felan değilsen bu muhabbet neyin nesi iki gözüm ?
Yine de es geçmeyelim, sorduğun suale cevap vereyim : Benim, hak Resul Hz. İsa'ya (A.S) edilen iftirayı reddetmemle senin İki Cihan Güneşi Hz. Muhammed Mustafa'nın (S.A.V) Peygamberliğini inkar etmen arasında şöyle büyük bir fark vardır.
Ben beşer Resul olan Hz. İsa'ya da, Hz. Peygamber'e de İman ediyorum. Sen Resul-i Ekrem'i İnkar ediyor, eğer bir Hıristiyansan artı olarak Hz. İsa'ya Uluhiyyet isnat ederek Şirke düşüyor, değilsen bir hak Resulü daha İnkar ederek, İnkarını katmerliyorsun.
Çaktın mı ?
Sanmam...